​Cezayir’de Kurban Bayramı

Hayvan satış noktalarına giren simsarlar müşterileri kendine çekiyor (Independent Arabia)
Hayvan satış noktalarına giren simsarlar müşterileri kendine çekiyor (Independent Arabia)
TT

​Cezayir’de Kurban Bayramı

Hayvan satış noktalarına giren simsarlar müşterileri kendine çekiyor (Independent Arabia)
Hayvan satış noktalarına giren simsarlar müşterileri kendine çekiyor (Independent Arabia)

45 yaşındaki Cezayir vatandaşı Baya, Kurban Bayramı'nı ailesi ve akrabalarıyla geçirmek, sokaklarda ve pazarlarda bayram öncesi yaşanan coşkuya tanık olmak için Fransa’dan Cezayir’e gitmeye karar verdi.
Cezayir’deki Kurban Bayramı'nın özel bir tadı olduğunu, bu günlerde ülkesinden uzak kalamayacağını belirten Baya, böyle düşünen sadece kendi olmadığını ve Cezayir’de aynı duyguyu paylaşan onlarca kişinin var olduğun vurguladı.
Ailelerin bayram hazırlığı
“Büyük bayrama” hazırlık, bazı geleneksel tatlıların yapımının yanı sıra ev temizliği, yeni yatak satın alma ve bayram sabahı çay servisi gibi geride bırakmadıkları farklı gelenek ve ritüellerle başlıyor.
Independent Arabia’nın başkentte, Belkur sokağında bir araya geldiği Nadiye eve dönmeden önce ihtiyaç duyduğu malzemeleri almak için alışveriş yaptığını ve üç kızının da evi temizlediğini belirtti. Nadiye açıklamasında şunları söyledi:
 “Bayram, kalplerimizin değerli bir misafiridir. Onu gerektiği gibi karşılamalıyız. Erkekler, sünneti yerine getirmek, çocukların kalplerini neşe ile doldurmak ve fedakarlıkta bulunmak için özen gösterir. Biz kadınların rolü ise evi temizlemek, tatlı yapmaktır.”
Şarku'l Avsat'ın Independent Arabia kaynaklı haberine göre, Cezayirli aileler, alım gücündeki düşüş ve yerel para biriminin değer kaybetmesi nedeniyle fiyatların makul olduğu halk pazarlarını tercih ediyor.
Başkentteki Bab El Oued de bu halk pazarlarından biri. Pazarda Mustafa’nın tezgahında çeşitli ürünler var. Müşterilerin dikkatini çekerek mallarının satılması için “Gel gel, her şey ücretsiz” ve benzeri sloganlar kullanıyor.
Tezgahlar çeşitli ebatlarda bıçaklar, deri kaplama malzemeler ve kesici aletlerle dolu. Kesim işleminden sonra evin dezenfekte edilmesinde tercih edilen temizlik malzemeleri ve aile üyelerinin akşam oturmalarında aynı masada toplanarak yaptıkları barbeküler için de kömür mevcut. 
 Pazar ve dükkanlar arasında dolaşıldığında karabiber ve kırmızı biber gibi lezzetli yemeklerin hazırlanmasında gerekli çok sayıda baharatın kokusu da kadınların ilgisini çekiyor. Satıcılardan biri Independent Arabiya’dan İman Aouimeur’a yaptığı açıklamada, bayram için değerli olan, kurbanla ilgili her şeyin kolay ve zahmetsiz bir şekilde satıldığını ifade etti. Satıcı ayrıca “Bugünlerde pazardaki atmosfer harika” ifadelerini kullandı.
Bolluk ve pahalılık
 Cezayirlilerin Kurban Bayramı’na olan düşkünlükleri ve ekonomik refah umutları, bu yıl özellikle de düşük gelirli vatandaşlar açısından kurban bedeliyle çakıştı. Zira kurban fiyatları, 320 ila 500 dolar arasında değişiyor. Bu durum aileleri dini günlerin yaz tatiline denk gelmesi ve yeni eğitim yılının yaklaşması dolayısıyla maddi sıkıntıya soktu. Kurban, bu bayramın odak noktası olduğu için hayvan satışı, rastgele satış noktalarından pazara giren simsarlar ve rakipleri kendine çekiyor. Fiyatlar, ürünün bolluğuna rağmen çarpıcı bir şekilde yüksek. Cezayir Tüketiciyi Koruma Derneği’nin rakamlarına göre 129 resmi satış noktası karşısında rastgele satış yapılanların sayısı 500’den fazla.
Cezayirliler bu bayram 5 milyona yakın kurban kesti. Bu da hızlı kâr arayanlar için büyük bir fırsat oldu. Cezayir’de çeşitli türlerde 26 milyon sığır bulunuyor.
Başkentin 300 km uzağındaki el-Celfa bölgesinden Mustafa, “Kurban fiyatları, hayvan bolluğu göz önüne alındığında simsarların son birkaç gündür piyasaya adım atması sonrasında fırladı” aöıklamasında bulundu. Yapılan açıklamalar El-Celfa'nın hayvancılıkta birinci sırada olduğu yönünde.
Çocukların sevinci
Vatandaşlar, yüksek maliyete rağmen kurban satın almak için birbirleriyle mücadele ediyor. Bu, başkent Cezayir’de kurban satış noktalarının birinde fiyatları sonra Valid Muhammed için de geçerli. Independent Arabiya’ya konuşan Valid Muhammed, “Tereddütlüydüm. Maddi sıkıntım yüzünden kurban kesmemeyi bile düşündüm. Ama çocuklarımı bayramda sevindirmek ve bu sünneti yerine getirmek için borç almaya karar verdim” dedi. Her ne kadar bazı düşük gelirli ailelerin kurban satın alması zor olsa da bu günler, bazıları açısından kurban satın alarak gösteriş yapmak için de bir fırsat haline geldi.
Halen halka açık meydanlarda iki koçun güreşmesi halkı satın almaya çekiyor. Satıcıya da kazanmasında yardımcı oluyor.
Cezayir'de hayvanların güreştirilmesi yıl boyunca popüler bir biçimde sürse de Kurban Bayramı’nın gelmesiyle benzer sahneler daha da artıyor. Ancak birçok kişi bu eylemi, hayvanın “haince sömürülmesi” olarak kabul ediyor ve kınıyor.
Sadaka ve hediye
Değişen topluma ve hız kazanan teknolojiye rağmen Cezayirliler açısından Kurban Bayramı’nın amacı değişmiyor. Bu bayram, sünneti yerine getirmek, yoksul ve ihtiyaç sahiplerine et vermek için bir fırsat olarak kabul ediliyor. Ancak aynı zamanda kurban etiyle hazırlanan lezzetli geleneksel yemeklerin tadını çıkarmak ve Cezayirli ailelerin büyüklerin evinde toplanması için de güzel bir fırsat yaratıyor. Bayramda yeni gelin olanlara  meyve sepetinden, parfümden, elbiseden veya altından farklı hediyeler sunuluyor. Bu Cezayir geleneğinin amacının ise iki aile arasındaki ilişkiyi güçlendirmek ve eşinin ailesinin evindeki durumu iyileştirmek olduğu belirtiliyor.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.