Cezayir'in cumhurbaşkanı adayları kimler?

Cezayir cumhurbaşkanlığı için aday olan beş isim
Cezayir cumhurbaşkanlığı için aday olan beş isim
TT

Cezayir'in cumhurbaşkanı adayları kimler?

Cezayir cumhurbaşkanlığı için aday olan beş isim
Cezayir cumhurbaşkanlığı için aday olan beş isim

Cezayir’de bugün yapılan cumhurbaşkanlığı seçimlerine katılan beş adayın halk protestolarının baskısıyla istifa eden eski Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika’yı destekleyen isimler olması genel bir memnuniyetsizliğe yol açtı.
Cezayirli seçmenler, ülkede patlak veren halk gösterilerinin ardından istifa eden eski Cumhurbaşkanı Abdulaziz Buteflika'nın katılmadığı ilk cumhurbaşkanlığı seçimi için 20 yıl sonra bugün sandık başına gitti.
Cumhurbaşkanlığında yarışan adayların profilleri şöyle:
Abdulmecid Tebbun (74)
Kariyerinin büyük kısmını üst düzey siyasetçi olarak geçiren Tebbun, Buteflika tarafından 1999 yılında bakan, 2017 yılında ise Başbakan olarak görev yaptı.
Cumhurbaşkanının etrafında yer alan ve çoğu yolsuzluk suçlamasıyla cezaevinde olan iş adamlarına yönelik tepkisi nedeniyle 3 ay sonra başbakanlık görevinden alındı.
Tebbun, Buteflika’nın yanında siyaset yaptığı uzun yılları görmezden gelerek, insanları etkilemek için görevden alınma meselesini kullanmaya çalıştı.
Abdulmecid Tebbun, hala Cezayir Ulusal Kurtuluş Cephesi (FLN) Merkez Komitesi’nin bir üyesi ancak kendisini Buteflika’nın partisinden uzak tutarak bağımsız bir aday olarak nitelendiriyor.
Ali bin Flis (75)
Avukat ve eski bir yargıç olan Flis, 1988-1991 yılları arasında Adalet Bakanı olarak görev yaptı.
1989’da FLN Siyasi Büro üyesi olan Flis, 2000'den 2003'e kadar başbakan olarak görev yaptı.
Flis, Buteflika tarafından 2004 cumhurbaşkanlığı seçimlerine aday olması için görevden alındı.
Ancak Buteflika’nın yüzde 85 oy aldığı seçimde yüzde 6.42 oy alabilen Flis, Buteflika'nın liderliğindeki partiden ayrıldı.
Flis, tekrar aday olduğu 2014 seçimlerinin ilk turunda Buteflika karşısında yüzde 12 oranında oy alarak yine kaybetti.
Ali bin Flis, 15 yıldır kendisini ‘Cezayir’deki ana muhalif’ olarak tanıtsa da, kendisine mesafeli duranlar tarafından ‘rejimin eski yoldaşı’ olarak görülüyor.
İzzeddin Meyhubi (60)
Gazeteci, yazar ve şair olan Meyhubi, 1997'den 2002'ye kadar Parlamento üyesi olarak görev aldı.
Buteflika döneminde, 2008-2010 yılları arasında İletişim Bakanı olarak görev yapan Meyhubi, 2015 yılında Kültür Bakanı olarak atandı. Meyhubi, 31 Mart 2019’a kadar görevini sürdürdü.
Temmuz ayında FLN’nin ana müttefiki Demokratik Ulusal Birlik Partisi Genel Sekreteri olan İzzeddin Meyhubi, parti içerisinde yolsuzluk suçlamasıyla hapis cezasına çarptırılan eski Başbakan Ahmed Uyahya’nın yanında başarılı şekilde görevini sürdürdü.
Askeri liderler hiçbir adayı desteklemedikleri konusunda ısrar etse de, Meyhubi ordunun tercih ettiği aday gibi görünüyor.
Abdulaziz Belıyd (56)
Bu seçimdeki en genç aday olan Beliyd de ‘rejimin eski bir yoldaşı’ olarak kabul ediliyor.
1989’da FLN’ye katılan Belıyd, FLN Merkez Komitesi’nin en genç üyesi oldu. 1997-2007 arasında Parlamento üyesi olarak görev aldı.
2011’de Müstakbel Cephesi Partisi’ni kurmak için FLN’den ayrılsa da, her zaman Buteflika’yı destekledi.
2014 cumhurbaşkanlığı seçimlerinde yarıştı ancak oyların sadece yüzde 3'ünü alabildi.
Abdulkadir bin Karine (57)
Karine, eski Cumhurbaşkanı Liamin Zerval döneminde (1995-1999) Müslüman Kardeşler’e (İhvan) yakın Barış Toplumu Hareketi’ne katıldığı 1997 ve 1999 yılları arasında Turizm Bakanı olarak görev aldı.
Abdulkadir bin Karine, Temmuz ayından bu yana İslami eğilimli Ulusal Bina Hareketi Başkanı olarak görev yapıyor.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.