Suudi Arabistan, Filistin halkına desteğini yineledi

Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmet Ebu Gayt sanal ortamda gerçekleştirilen Arap Ülkeleri Dışişleri Bakanları toplantısında (AFP)
Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmet Ebu Gayt sanal ortamda gerçekleştirilen Arap Ülkeleri Dışişleri Bakanları toplantısında (AFP)
TT

Suudi Arabistan, Filistin halkına desteğini yineledi

Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmet Ebu Gayt sanal ortamda gerçekleştirilen Arap Ülkeleri Dışişleri Bakanları toplantısında (AFP)
Arap Birliği Genel Sekreteri Ahmet Ebu Gayt sanal ortamda gerçekleştirilen Arap Ülkeleri Dışişleri Bakanları toplantısında (AFP)

Suudi Arabistan Krallığı dün gerçekleştirilen Arap Ülkeleri Dışişleri Bakanları Toplantısı’nda “Filistin meselesi Araplar ve Müslümanlar için temel bir meseleydi ve hala da böyle olmaya devam ediyor. Aynı zamanda merhum Kral Abdülaziz tarafından kurulduğu günden bu yana Krallığın ele aldığı ilk sorundur ve dış politikasının da başında gelir. Zira Krallık yasal haklarını geri almaları ve 1967 yılının sınırları çerçevesinde Filistin toprakları üzerinde tam egemenliğe sahip, başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir Filistin devletinin kurulması için her yol ve araçla kardeş Filistin halkını desteklemekten yılmadı ve geri kalmadı. Bu noktadan hareketle Krallık, ilgili uluslararası yasal kararlar tarafından tanınan Filistin topraklarına karşı yapılan herhangi bir hareketi ya da işgal biçimini kabul etmiyor” ifadelerini kullandı.
Söz konusu bildiride Suudi Arabistan “Arap topraklarının birliğini, egemenliğini ve güvenliğini koruma konusunda gösterdiği önem ve azimden ve Filistin otoritesini destekleme konusunda gösterdiği tutumundan hareketle, Filistin halkının yanında olduğunu ve emelleri ile beklentilerini gerçekleştirmek için yaptığı seçimleri desteklediğini tekrar vurguluyor. Aynı zamanda İsrail işgal makamlarının, otoritesini dikte etmek ve Batı Şeria’nın tamamını ya da bir kısmını egemenliği altına almak için yaptığı planların tehlikesinin altını çiziyor. Aynı şekilde Ürdün Vadisi ve Batı Şeria’nın (C) olarak sınıflandırılan bölgesi de dahil olmak üzere 1967 yılından beri işgal edilen Filistin toprakları üzerinde kurulan yasadışı İsrail yerleşim birimlerini de reddediyor.” Suudi Arabistan “kardeş Filistin halkına ve uluslararası düzeyde tanınan topraklarına karşı yapılan tüm ihlalleri kınıyor. Aynı zamanda uluslararası topluma, koronavirüs (Kovid-19) salgınının, Filistin halkının çektiği acıları ikiye katlaması ve bölgenin istikrarı ve güvenliğine yansıyan etkilerinin yanında İsrail’in devam eden ihlallerini durdurmak için sorumluluklarını yerine getirmeleri çağrısında bulunuyor” ifadeleri yer aldı.
Krallık “adalete dayalı barış çabalarının tümüne verdiği desteği tekrar vurgulayarak Filistin halkının seçimlerini ve 1967 sınırları çerçevesinde ve başkenti Doğu Kudüs olan bağımsız bir devlet kurma hayallerini gerçekleştirmeleri için adil ve kapsamlı bir çözüm bulmanın tek yolunun müzakereden” geçtiğini belirtti.



Suudi Arabistan, dünyanın çeşitli ülkelerinden 1000 umreciyi ağırlayacak

İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)
İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, dünyanın çeşitli ülkelerinden 1000 umreciyi ağırlayacak

İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)
İki Kutsal Caminin Koruyucusu Kral Salman bin Abdulaziz (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdülaziz, dünyanın çeşitli ülkelerinden 1000 kadın ve erkek umrecinin kendi özel himayesinde ağırlanmasını onayladı. Söz konusu program, Suudi Arabistan İslami İşler, Davet ve İrşad Bakanlığı tarafından yürütülen “Haremeyn-i Şerifeyn Hizmetkârı Hac, Umre ve Ziyaret Misafirleri Programı” kapsamında gerçekleştirilecek.

Programın 1448 Hicri yılı boyunca dört aşamada uygulanacak ilk etabında, 16 Asya ülkesini temsilen 250 kadın ve erkek umreci yer alacak. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre katılımcılar; Endonezya, Doğu Timor, Filipinler, Malezya, Kamboçya, Tayland, Vietnam, Myanmar, Laos, Singapur, Çin, Japonya, Güney Kore, Hong Kong, Tayvan ve Moğolistan’dan gelecek.

Programa genel koordinatör olarak nezaret eden İslami İşler Bakanı Şeyh Dr. Abdüllatif Al eş-Şeyh, Kral Selman bin Abdülaziz ile Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman’a teşekkür ederek, Suudi yönetiminin İslam’a ve Müslümanlara hizmet konusundaki kararlılığını takdir etti. Al eş-Şeyh, dünyanın farklı ülkelerindeki Müslümanların umre ve ziyaret ibadetlerini kolaylık ve huzur içinde yerine getirebilmeleri için gösterilen sürekli çabanın önemine vurgu yaptı.

Bakan Al eş-Şeyh, söz konusu davetin Suudi Arabistan liderliğinin İslam dünyasındaki kardeşlik bağlarını güçlendirme vizyonunu yansıttığını, ayrıca Krallığın âlimler, din adamları ve İslam toplumlarında etkili şahsiyetlerle iletişim köprüleri kurmaya yönelik insani ve dini misyonunun bir göstergesi olduğunu ifade etti.

Programın başlangıcından bu yana önemli başarılara imza attığını belirten Al eş-Şeyh, 140’tan fazla ülkeden misafirin bu girişimden yararlandığını, gelişmiş bir operasyonel sistem çerçevesinde sunulan kapsamlı hizmetlerin programın hedeflerine ve Suudi Arabistan’ın İslam’a ve Müslümanlara hizmet etme vizyonuna katkı sağladığını kaydetti.


Umman, Hürmüz Boğazı’nda gemilere geçici bir deniz koridoru açıyor

Geçici koridordan geçmek isteyen gemiler, Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon sağlıyor, (Umman)
Geçici koridordan geçmek isteyen gemiler, Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon sağlıyor, (Umman)
TT

Umman, Hürmüz Boğazı’nda gemilere geçici bir deniz koridoru açıyor

Geçici koridordan geçmek isteyen gemiler, Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon sağlıyor, (Umman)
Geçici koridordan geçmek isteyen gemiler, Uluslararası Denizcilik Örgütü ile koordinasyon sağlıyor, (Umman)

Umman Sultanlığı, dün yaptığı açıklamada Hürmüz Boğazı’ndan geçecek tüm gemiler için Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) ile yerel yetkili makamlar tarafından belirlenen koordinatlar çerçevesinde geçici bir deniz koridoru sağlandığını duyurdu.

Açıklamada, Umman’ın bu seçenek üzerinde IMO ile birlikte çalıştığı ve boğazdan geçmek isteyen gemilerin geçiş için ilgili kurumlarla koordinasyon sağlaması gerektiği belirtildi. Bu adımın, Umman’ın Hürmüz Boğazı’na ilişkin sorumluluğu ve küresel ekonomi açısından taşıdığı önem doğrultusunda, uluslararası hukuk ve deniz hukuku ilkelerine bağlılık çerçevesinde atıldığı ifade edildi.

Ayrıca söz konusu düzenlemenin, boğazda geçiş serbestisini garanti altına aldığı ve herhangi bir geçiş ücreti uygulanmadığı vurgulandı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre açıklama, ABD ile İran arasında yürütülen girişimlerin ve çabaların sonucuyla uyumlu olduğu şeklinde değerlendirildi.


Suudi Arabistan, BM Güvenlik Konseyi'nde Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğini yineledi

Dr. Abdülaziz el-Vasıl (arşiv - Birleşmiş Milletler)
Dr. Abdülaziz el-Vasıl (arşiv - Birleşmiş Milletler)
TT

Suudi Arabistan, BM Güvenlik Konseyi'nde Suriye'nin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne desteğini yineledi

Dr. Abdülaziz el-Vasıl (arşiv - Birleşmiş Milletler)
Dr. Abdülaziz el-Vasıl (arşiv - Birleşmiş Milletler)

Suudi Arabistan, Arap Grubu adına yaptığı açıklamada, Suriye'nin birliği, egemenliği ve toprak bütünlüğüne destek verdiğini, ayrıca Suriye devletinin ülke genelinde egemenliğini tesis etmeye yönelik çabalarını desteklediğini vurguladı.

Bu açıklama, Suudi Arabistan'ın Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi Dr. Abdülaziz el-Vasıl tarafından, BM Güvenlik Konseyi'nin Suriye'deki insani ve siyasi durumu ele almak üzere düzenlediği oturumda yapıldı.

Arap Grubu, Suriye'nin teröre destek veren ülkeler listesinden çıkarılması çağrısında bulunarak, uluslararası toplumun ülkede devam eden geçiş sürecine destek vermesinin istikrarın güçlendirilmesine ve insani koşulların iyileştirilmesine katkı sağlayacağını belirtti.

Grup ayrıca, Suriye hükümetinin DEAŞ terör örgütü ve terörizmin tüm biçimleriyle mücadelesine destek verdiğini ifade ederken, bu süreçte gerekli desteğin sağlanabilmesi için uluslararası toplumun ortak çaba göstermesinin önemine dikkat çekti.

Arap Grubu, uluslararası toplumu Suriyeli sığınmacılara ev sahipliği yapan ülkelere yönelik desteği artırmaya ve genişletmeye çağırarak, bu ülkelerin insani ve ekonomik yükü tek başlarına üstlenmemesi gerektiğini vurguladı.

Öte yandan Arap Grubu, İsrail'in Suriye topraklarına yönelik tekrarlanan askeri müdahalelerini ve saldırılarını en sert ifadelerle kınadı. Bu eylemlerin Suriye'nin egemenliği ve toprak bütünlüğünün açık bir ihlali olduğu belirtildi.

Açıklamada ayrıca, İsrail'in 1974 tarihli Kuvvetlerin Ayrıştırılması Anlaşması'na tam olarak uyması, işgal altındaki Suriye toprağı Golan'dan derhal ve koşulsuz şekilde çekilmesi gerektiği yönündeki çağrı yinelendi.