Sudan ordusu, Etiyopya sınırında tansiyonun düştüğünü açıkladı

Tuğgeneral Amer Muhammed el-Hasan
Tuğgeneral Amer Muhammed el-Hasan
TT

Sudan ordusu, Etiyopya sınırında tansiyonun düştüğünü açıkladı

Tuğgeneral Amer Muhammed el-Hasan
Tuğgeneral Amer Muhammed el-Hasan

Sudan ordusu, Etiyopya ile ortak sınır bölgesine sakin bir atmosferin hakim olduğunu ve tüm sınır bölgelerinin açıldığını açıkladı. Etiyopya ordusunun desteklediği milislerin doğudaki Kadarif eyaletinin sınır hattına düzenlediği saldırıda 1 yüzbaşı ile 1 çocuk hayatını kaybetmiş, 6’sı asker 9 kişi de yaralanmıştı.
Sudan ordu sözcüsü Tuğgeneral Amer Muhammed el-Hasan, 29 Mayıs’ta Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, iki ülkenin sınır hattındaki durumun sakinleştiğini belirtti. Hasan, iki ülkenin komutanları arasında eskiden beri var olan temasların, sınırın her iki tarafını da sakinleştirmeyi başardığını ifade etti. Ordu sözcüsü, “Bu temaslar eskiden beri mevcut. Sınırları ve güvenliklerini korumayı amaçlamaktadır” dedi.
Etiyopya milislerinin bölgede yol açtığı birçok karışıklığa rağmen Sudan, her zaman Etiyopya ordusunu ‘topraklarına saldırmakla’ suçlamaktan kaçındı ve ülkenin sınırlarına nüfuz eden güçleri ‘Etiyopya hükümetinin kontrolü dışındaki milisler’ olarak tanımladı.
Bu çerçevede Tuğgeneral Amer el-Hasan, sınırda konuşlanan Sudan kuvvetlerinin yüksek komutanlık tarafından yayınlanan talimatları bekleyerek, mevziilerine konuşlandığını açıkladı.
Ordu sözcüsünün bürosundan yayınlanan bir bildiriye göre bir grup Etiyopyalı milis, Atbarah nehrinin doğu bölgesine ulaşarak, nehirden su almalarını engelleyen Sudan ordusuyla çatışmaya girdi. Nihayetinde bir grup milis yaralanırken, milisler doğuda Etiyopya’ya bağlı kampa geri çekildi.
Geçtiğimiz Perşembe günü gece geç saatlerde Atbarah nehrinin doğu kıyısında, Piyade Tugayı olduğu tahmin edilen Etiyopya ordusuna bağlı bir grup ve nehrin batı kıyısındaki Sudan ordu mensupları arasında çatışmalar patlak verdi. Çatışmalar sırasında bir subay hayatını kaybetti, 6 subay da yaralandı.
Şarku’l Avsat’ın kaynaklardan edindiği bilgilere göre çıkan çatışmada Etiyopya kuvvetleri saflarından 7 milis ölürken, daha sonra ordu ölen ve yaralananları teslim alma talebinde bulundu. Kaynaklar, Sudanlı güçlerin Etiyopya’nın bu talebine olumlu yanıt verdiğini söyledi. Tuğgeneral Hasan’a göre iki ülkenin orduları arasındaki aralıklı çatışmalar Perşembe günü boyunca devam etti. Etiyopyalı milisler makineli tüfek ve RPG türü roket güdümlü el bombası kullandı. Çatışmalarda 3 sivil yaralandı ve 1 çocuk hayatını kaybetti. Daha sonra ise Etiyopyalı milisler geri çekilirken, Atbarah nehrinin doğu kıyısının güvence altına alınması amacıyla bazı keskin nişancılar bölgede bırakıldı.
Öte yandan Sudan Hükümeti ve Birleşmiş Milletler’e bağlı Dünya Gıda Programı (WFP), Sudan hükümetinin aileleri destekleme programını desteklemek ve Sudanlı ailelerin yüzde 80’ine doğrudan nakit transferi yoluyla yardım sağlamak için bir mutabakat imzaladı.
Sudan Maliye Bakanı İbrahim el-Bedevi ve WFP temsilcisi Hamid Nuru, Başbakan Abdullah Hamduk ve WFP İcra Direktörü David Paisley’nin de katılımıyla gerçekleştirilen bir toplantıda anlaşma imzaladı.
Sudan, savunmasız aileleri desteklemek için hükümet tarafından doğrudan nakit transferi sağlayarak ve ülkenin karşı karşıya olduğu ekonomik zorlukların neden olduğu etkilerin üstesinden gelmelerine yardımcı olarak aileleri desteklemeyi amaçlayan bir program ortaya koymaya çalışıyor.
‘Çok Bakanlık Programı’ olarak adlandırılan ve Maliye Bakanlığı tarafından yürütülen programın, Sudan hükümetinin ve bazı ortakların finansman yardımıyla bu yılın ikinci yarısında yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Maliye Bakanı İbrahim el-Bedevi, mutabakat anlaşmasını imzaladıktan sonra, Aile Destek Programı’nın Sudan geçiş hükümetinin en büyük projelerinden ve Aralık 2018’deki devrimin meyvelerinden biri olduğunu açıkladı.
Öte yandan Hamid Nuru, programın açlık tehlikesiyle karşı karşıya olan insanları korumada kilit bir faktör olacağını söyledi. Nuru, ortakların ABD Uluslararası Kalkınma Ajansı (USAID) gibi bağışçılarla kritik öneme sahip yardımlar sağlayabileceğine de dikkati çekti.
WFP, program faydalanıcılarını desteklemek için bir çağrı merkezi dahil olmak üzere, nakit transferinin erişimi ve ödenmesi için bir sistem, şikayetleri almak ve yanıtlamak için bir mekanizma geliştirmek amacıyla Sudan hükümetine destek veriyor.
Nuru, Sudan Aile Destek Programı için geliştirilen platformun, Sudan halkına ‘çok çeşitli sosyal koruma ve diğer devlet hizmetleri sağlamak için verimli ve hesap verebilir bir dijital erişim’ sağlayacağını vurguladı.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.