Koronavirüs mutasyonları hakkında merak edilenler

Yeni varyantların çoğu, hastalığın şiddeti ile değil virüsün bulaşma hızıyla ilgili.

Koronavirüs mutasyonları hakkında merak edilenler
TT

Koronavirüs mutasyonları hakkında merak edilenler

Koronavirüs mutasyonları hakkında merak edilenler

Koronavirüs (Kovid-19) ikinci yılında 219 ülkeye ve bölgeye yayılmaya devam ediyor. Salgın ülkeleri sağlık, ekonomi ve sosyal açılardan etkilemeyi sürdürürken vaka sayısı 110 milyona, virüse bağlı can kaybı ise 2,5 milyona yaklaştı. Birleşmiş Milletler’in coğrafya taslağına (UN Geoscheme) göre dünya genelinde en fazla vakanın tespit edildiği ülkeler arasında, ABD, Hindistan, Brezilya, Rusya, İngiltere, Fransa, İspanya, İtalya, Türkiye ve Almanya geliyor.

Tehlikenin boyutu
Yeni koronavirüsün neden olduğu tehlike üç kriter ile değerlendiriliyor.
İlk kriter, tek bir vakadan, yeni enfekte olan kişi sayısını belirleyen bulaşma oranı (Ro). Dünya Sağlık Örgütü (WHO) bu oranı (23 Ocak'ta) 2,5-1,4 arasında tahmin ederken bu veri diğer çalışmalarda 4,0-3,6. Bu oran 1’in altında olduğunda salgın aşamalı olarak ortadan kayboluyor.
İkinci kriter, vakaların ölüm (CFR) ve buna neden olan yüzdelik oranı. Bu oran daha önce yüzde 3 olarak tahmin ediliyordu. Şu an tahminlee yüzde 2.
Üçüncü kriter ise asemptomatik bulaşmanın mümkün olup olmadığının belirlenmesi.
Her gün dünya çapında tahmini olarak 795 ila bin 781 kişi mevsimsel grip virüslerinden kaynaklanan komplikasyonlardan sebebiyle ölüyor. “SARS” virüsü (2002 Kasım’dan 2003 Temmuz’a kadar) 29 ülkede 8 bin 96 kişinin enfekte olmasına ve 774 kişinin yaşamını yitirmesine (ortalama yüzde 9,6) neden olurken, Orta Doğu Solunum Sendromu (MERS) (2012’de) 2 bin 494 kişinin enfekte olmasına ve 858 kişinin ölümüne yol açtı.

Virüs mutasyonu
Bilimsel bakış açısına göre virüslerin mutasyonu doğal bir olaydır ve yayılmalarına ve bulaşmalarına yardımcı olur. Bu durum, dünya genelinde yayılması ile daha fazla mutasyonların ortaya çıkmasını beklediğimiz, mevcut küresel pandemi (SARS-Cov-2) için de geçerli. Mutasyona uğramış virüs içgüdüsel olarak korkutucu gelebilir ancak yaptıkları şey değişimdir. Çoğu zaman, ya anlamsız bir değişiklik olur ya da virüsün bizi enfekte etme gücünü azaltacak bir yönde ilerler. Ardından da virüs kaybolur.
Burada ortaya çıkan sorular ise şunlar:
Bu değişiklikler ve mutasyonlar virüsten kaynaklanan hastalığın şiddetindeki artışla ilişkili midir? Ve eğer enfeksiyonun şiddetinde artış gözlemlenirse, bu mutasyona uğrayan virüsten mi kaynaklanır yoksa başka koşullar ve katkı sağlayan faktörler de var mıdır?

Bilimsel istişareler
Kovid-19 hastalığına neden olan virüsten kaynaklanan varyantların ortaya çıkarılması, bunların anlaşılması, tanı, tedavi ve mevcut aşılara yanıt üzerindeki etkileri, dünyada genelinde uzmanları ve yetkilileri endişelendiren, bilim adamlarını konuyu yakından takip etmek için bir araya getiren bir nokta haline geldi. Bu durum, WHO’nun, bilimsel iş birliğinin kapsamını genişletmek için 124 ülkeden bin 750'den fazla bilim insanının ve uzmanın bir araya geldiği sanal bir forum düzenlemesini, Kovid-19 pandemisine neden olan virüs çeşitlerini gözlemlemesini, virüs varyantlarındaki kritik bilgi boşluklarının belirlenmesini ve araştırmada önceliklerin tartışılmasını sağladı. Araştırmacılar arasında koordinasyon sağlanırken yeni varyantları araştırmalarına dahil etme ve küresel çalışmaları yeniliklere entegre etmenin önemi konusunda fikir birliği vardı.
Uzmanlar, bildirilen varyantların çoğunun hastalığın şiddeti ile değil, bulaş hızının artışı ilgili olduğu görüşündeler.  Bu nedenle, söz konusu varyantların halihazırda önerilen halk sağlığı araçlarını ve şu anda önerilmekte olan tedbirleri etkileyip etkilemeyeceğini görmek için araştırmalara devam ediliyor. Genom dizilimi (genomun DNA diziliminin tamamını belirleme işlemi), yeni varyantların tanımlanmasında ve yanıt verilmesinde çok önemli bir süreç olarak görülüyor.
WHO'nun Kovid-19 teknik ekibi lideri Maria Van Kerkhove’e göre 350 bin genom dizilim paylaşıldı ancak bunların çoğu az sayıda ülkeden geldi. Dizilimlerin coğrafi dağılımı, virüste meydana gelen varyantların izlenmesi için son derece önemli.
Forumdaki uzmanların amacı, endişe verici varyantları belirlemek, hızla incelemek ve hastalık kontrol çabaları üzerindeki etkilerini anlamak için küresel bir mekanizmaya ulaşmaktı. İstişarelerin odak noktası epidemiyolojiyi kapsayan 6 noktaydı. Bunlar; matematiksel modeller, evrimsel biyoloji, hayvan örnekleri, tanı, klinik yönetim, tedaviler ve aşılar olarak sıralanıyor. Bilim adamları ayrıca, “SARS-Cov-2” virüsünün yeni varyantlarının ortaya çıkarılması ve değerlendirilmesini kolaylaştıran virüs ile ilgili kritik klinik vakaları, epidemiyolojik verileri belgeleyen ulusal veri platformlarının önemine dikkat çekiyorlar.

Tür ve mutasyon arasındaki fark
Yeni bir tür mü ortaya çıktı yoksa virüs mutasyona mı uğradı? Kovid virüsünün yeni türü daha ölümcül olabilir mi?
Yeni varyantın, Kovid-19’un yeni bir türü (New strain) olmadığı kesin. Bu yeni bir mutasyon. Mutasyon, yeni bir varyantın oluşmasıdır. Yeni tür farklı bir yapı anlamına gelir ve farklı bir yapıya sahiptir. Mutasyona uğramış kopyaya gelince; bazı küçük farklılıklar ve çok küçük varyantlar içeriyor. Virüsün mutasyonu, işlevinde mutlaka bir değişikliğin olacağı anlamına gelmez. Bu yeni mutasyonun da sağlık için daha tehlikeli ve orijinal virüsten daha şiddetli hasta edici olduğuna dair herhangi bir kanıt yok. Koronavirüsün genetik açıdan stabil olduğu açıkt. Mutasyona uğrar ancak bu süreç influenza virüsüne göre daha yavaş bir hızda ilerler.
Vaka sayılarının artmasında hava sıcaklığının da bir etkisi var gibi görünüyor ve bu, önemli bir faktör olarak görülüyor. Bazı ülkelerin şu an enfeksiyonlarda keskin bir artış yaşaması, genellikle hafif öksürme ve hapşırma ile birlikte burun akıntısı gözlemlenen soğuk kış mevsiminin yaşanmasına bağlanıyor. Bir kişi enfekte olduğunda, öksürme ve hapşırma sonucu oluşan damlacıklar, özellikle kapalı ve yetersiz havalandırmanın olduğu yerlerde virüsün kolaylıkla bulaşarak yayılmasını sağlıyor. Bunun yanı sıra bağışıklık sisteminin gücünü korumada önemli bir role sahip olan D vitamini eksikliğinden muzdarip bazı kişiler, hastalığa yakalanma konusunda daha fazla risk altındalar. D vitamini seviyesi kışın azalıyor. Bu vitaminin eksikliği vücudu virüsle enfeksiyona karşı daha da savunmasız hale getiriyor. Ayrıca toplumda diyabet, kalp hastalığı, yüksek tansiyon ve obezite hastaları gibi diğerlerinden daha fazla enfeksiyon riski altında olan grupların olduğu unutulmamalı. Evet; Kovid-19 virüsü, influenza virüsüne karşılaştırıldığında ayda bir veya iki kez, çok yavaş bir şekilde mutasyon geçiriyor. Sonuç olarak tür ve mutasyona uğramış varyant arasında büyük bir fark bulunuyor.

İngiltere’de ortaya çıkan varyant
İngiltere’nin güneydoğusundaki Kent bölgesinde gözlemlenen koronavirüsün yeni varyantının daha kolay bulaşabileceğine, daha ciddi semptomlara neden olabileceğine veya aşıyı etkisiz hale getirebileceğine dair net bir kanıt bulunmuyor. Burada dikkat çeken nokta ise vaka sayılarında artış gözlemlenen yerlerde söz konusu varyantın yayılma seviyesinin yüksek olması. Bazı bilim adamları bunu bir uyarı işareti olarak görüyorlar ve bu durumu virüsün daha kolay yayılması ve daha fazla enfeksiyona neden olmasına olanak sağlayan bir mutasyona uğramış olması ihtimali ile açıklıyorlar.
Yaz mevsiminde insanların tatilde virüse yakalandıkları, ardından da bunu ülkelerine geri dönerek bulaştırdıkları belirtiliyor. İspanya’da ortaya çıkan varyanta bağlı vakaların artışı ile karşılaştırıldığında, mutasyona uğramış virüsün en fazla risk altında olan kesimleri enfekte etmekte başarılı olmasını tesadüf olarak açıklayanlar var. Bu varyantın yayılma olasılığının diğerlerine göre daha yüksek olup olmadığını doğrulamak için laboratuvar deneylerinin yapılması gerekiyor.
İngiltere’deki Kovid-19 Genomik Vakfı’nda (Covid-19 Genomics Foundation) Profesör Nick Loman’ın belirttiğine göre virüsün mutasyona uğrama şekli bilim adamlarını şaşırttı. Loman virüsün beklenenden çok daha fazla varyantı olduğunu ve bazılarının çok ilginç göründüğünü belirtti.
Varyantlar arasında, virüsün hücrelerimize nüfuz etmek ve onları kontrol etmek için kullandığı anahtar olan spike proteininde bulunan iki farklı mutasyon grubu bulunuyor. İlk varyant grubu, virüsün ilk kez hücrelerimizin yüzeyiyle temas ettiği yer olan ve “reseptör bağlanma alanı” olarak bilinen spike proteininin en önemli bölümünde değişiklik yapıyor. Profesör Loman’ın belirttiği üzere, virüsün girişini kolaylaştıran herhangi bir değişikliğin, virüse ek bir avantaj sağlaması ve “önemli bir mutasyon” haline gelmesi mümkün.
İkinci önemli mutasyon grubu ise vizonların enfeksiyonu ile ilgili virüsler. Bu daha önce birkaç kez ortaya çıktı ve milyonlarca vizon ölüsü incelenmeleri için gömüldükleri yerden çıkarıldı.
Bilim adamları, virüs ile enfeksiyonu atlatan kişilerin kanından alınan antikorların, virüsün bu varyantına saldırmada daha az etkili olmasından endişe duyuyorlar. Gerçekten neler olduğunun anlaşılması için daha fazla laboratuvar testinin yapılması gerekiyor. Virüsün yeni varyantı biyolojik açıdan daha gizemli ve konunun önemi açısından bir sonuca varmak için henüz çok erken.

Mutasyonlar ve aşıların etkinliği
İngiltere’deki Birmingham Üniversitesi Mikrobiyoloji ve Enfeksiyon Enstitüsü Direktörü Profesör Alan McNally’ye göre spike proteinlerinde mutasyonların ortaya çıkması, aşıların etkinliği hakkında soru işaretlerinin oluşmasına neden oldu.
Üç ana aşı (Pfizer, Moderna, Oxford), virüsteki spike proteinine saldırmak için bağışıklık sistemini eğitiyor. Sağlık yetkilileri, vücudun spike proteinin çeşitli bölgelerine saldırmayı öğrenmesi sebebiyle aşının halen bu varyanta karşı koymada başarılı olacağını öngörüyorlar.
Yaklaşık bir yıl önce virüs önce hayvanlarda mutasyona uğradı ve ardından da insanlara bulaşmaya başladı. Virüs söz konusu zamandan bu yana da iki kez mutasyona uğradı. Mevcut virüs, Çin’in Wuhan eyaletinde ilk ortaya çıkanla virüs ile karşılaştırıldığında yaklaşık 25 farklı varyant görülüyor. Koronavirüs, insanları enfekte etmek için (virüsün hayatta kalması için) farklı varyant kombinasyonlarını denemeye devam ediyor.
Dünyada genelinde yürütülen toplu aşılama çalışması, yakında virüse yeni bir tür baskı uygulayacak ve virüs aşı olanları enfekte edebilmek için mutasyona uğramak zorunda kalacak. Bu nedenle her yıl grip için de yapıldığı gibi aşıları düzenli olarak güncellemek zorunda kalınabileceği belirtiliyor. 
-Toplum sağlığı danışmanı



V for Vendetta tartışması bitmiyor: 20 yıllık kırgınlık yeniden gündemde

2006'da vizyona giren V for Vendetta, terör olaylarında büyük kayıplar verdikten sonra kurtuluşu baskıcı bir yönetimde bulan Britanya halkının uyanış öyküsünü anlatıyor (Warner Bros. Pictures)
2006'da vizyona giren V for Vendetta, terör olaylarında büyük kayıplar verdikten sonra kurtuluşu baskıcı bir yönetimde bulan Britanya halkının uyanış öyküsünü anlatıyor (Warner Bros. Pictures)
TT

V for Vendetta tartışması bitmiyor: 20 yıllık kırgınlık yeniden gündemde

2006'da vizyona giren V for Vendetta, terör olaylarında büyük kayıplar verdikten sonra kurtuluşu baskıcı bir yönetimde bulan Britanya halkının uyanış öyküsünü anlatıyor (Warner Bros. Pictures)
2006'da vizyona giren V for Vendetta, terör olaylarında büyük kayıplar verdikten sonra kurtuluşu baskıcı bir yönetimde bulan Britanya halkının uyanış öyküsünü anlatıyor (Warner Bros. Pictures)

Çizgi roman dünyasının en sert mizaçlı dehası Alan Moore'la V'nin (V for Vendetta) yönetmeni James McTeigue arasındaki buzlar, aradan geçen 20 yıla rağmen erimiyor.

Tüm zamanların en başarılı uyarlamalarından biri kabul edilen 2005 yapımı V for Vendetta, çizgi romanın yaratıcısı Moore'un takdirini kazanmayı hiçbir zaman başaramadı. 

Filmin yönetmeni James McTeigue, Hollywood Reporter'a verdiği son röportajda, Moore'un filme yönelik yıllardır değişmeyen memnuniyetsizliği hakkında dikkat çekici açıklamalar yaptı.

58 yaşındaki Avustralyalı yönetmen, hazırlık sürecinde Moore'la yaptıkları görüşmeyi şu sözlerle aktardı:

Alan Moore'la çekimler başlamadan önce konuşmuştuk. Hollywood'dan nefret ettiğini ve bizim de eserinin kötü bir uyarlamasını yapacağımızı düşündüğünü son derece açık bir dille söylüyordu. Ben de biraz şöyle düşünüyorum: 'Eğer işlerinin Hollywood'a satılmasından bu kadar nefret ediyorsan, bunu durdurmak için temsilcilerinle konuşmalısın.'

"Taylor Swift yöntemini uygulamalı"

Yönetmen, Moore'un hakları üzerindeki kontrolü kaybettiği yönündeki açıklamasını pop müzik dünyasından bir örnekle eleştirdi:

Bence biraz şu savunmanın arkasına saklanıyor: 'Ben bu işi çizgi romanı ilk yayımlayan yer için yaptım, onlar da DC'ye sattı, kontrol benim elimden çıktı.' Eğer durum gerçekten buysa, tıpkı Taylor Swift'in yaptığı gibi harekete geçmeli ve eserlerinin haklarını geri almaya çalışmalı. Yine de onu tamamen suçlayamam; daha önce yapılmış birkaç çok kötü uyarlama yüzünden dili yanmıştı. Ama bence hâlâ filmi sevmemesinin asıl sebebi, uyarlamanın çizgi romanı sayfa sayfa birebir izlememesi.

Zamanın ötesinde bir distopya

Alan Moore, David Lloyd ve Tony Weare'in imzasını taşıyan eserden uyarlanan film; faşist bir hükümetin kontrolündeki distopik Londra'da geçiyor. 

Hugo Weaving'in canlandırdığı gizemli V ve Natalie Portman'ın hayat verdiği Evey karakterleri üzerinden otoriterliğe karşı verilen savaşı anlatan hikaye, güncelliğini hâlâ koruyor.

McTeigue, filmin eskidiğini neden düşünmediğini ise şu sözlerle özetliyor:

Sürekli aynı siyasi döngülerin içine düşüyoruz, bu da filmi bir bakıma zamansız kılıyor. İnsanlar etraflarına baktıklarında, filmdeki paralelliklerin her zaman farklı formlarda karşılarında olduğunu görebiliyor.

Independent Türkçe, GamesRadar, Hollywood Reporter


Adolescence'ın senaristinden yeni dizi: Yayın tarihi duyuruldu

Jack Thorne, Sineklerin Tanrısı için "oğlan çocuklarına yazılmış gerçekten sevgi dolu bir portre" ifadelerini kullanıyor (BBC/Netflix)
Jack Thorne, Sineklerin Tanrısı için "oğlan çocuklarına yazılmış gerçekten sevgi dolu bir portre" ifadelerini kullanıyor (BBC/Netflix)
TT

Adolescence'ın senaristinden yeni dizi: Yayın tarihi duyuruldu

Jack Thorne, Sineklerin Tanrısı için "oğlan çocuklarına yazılmış gerçekten sevgi dolu bir portre" ifadelerini kullanıyor (BBC/Netflix)
Jack Thorne, Sineklerin Tanrısı için "oğlan çocuklarına yazılmış gerçekten sevgi dolu bir portre" ifadelerini kullanıyor (BBC/Netflix)

William Golding'in edebiyat dünyasında iz bırakan eseri Sineklerin Tanrısı (Lord of the Flies), modern bir dokunuşla ekranlara dönüyor. 

Rekortmen dizi Adolescence'ın başarılı senaristi Jack Thorne imzalı 4 bölümlük mini dizi, 4 Mayıs'ta Netflix izleyicisiyle buluşacak.

Golding'in 1954 tarihli kült romanından uyarlanan mini dizi, hayatta kalma mücadelesini bu kez 4 ana karakterin gözünden anlatıyor. 

Dizinin her bir bölümü; Ralph (Winston Sawyers), Jack (Lox Pratt), Piggy (David McKenna) ve Simon (Ike Talbut) karakterlerinden birine odaklanarak, ıssız bir adada mahsur kalan çocukların karanlık dönüşümünü mercek altına alıyor.

Şubatta Birleşik Krallık'ta BBC ekranlarında prömiyerini yapan dizinin yönetmen koltuğunda Büyük Hazine'yle (National Treasure) tanınan Marc Munden oturuyor. 

Dizinin müziklerinde ise Oscar ödüllü efsanevi besteci Hans Zimmer, Kara Talve ve Cristobal Tapia de Veer'in imzası bulunuyor.

Jack karakterine "Tommy Shelby" ve "Otomatik Portakal" ilhamı

Jack'i canlandıran Lox Pratt, geçen ay Hollywood Reporter'a verdiği röportajda rolüne hazırlanırken başvurduğu sıradışı referanslardan söz etmişti.

14 yaşındaki Pratt, yönetmen Marc Munden'la birlikte Jack'in otoriter yapısını kurgularken, Otomatik Portakal'daki (A Clockwork Orange) Malcolm McDowell'ın tavırlarından ve Peaky Blinders'ın ikonik lideri Tommy Shelby'nin ekrandaki baskın duruşundan ilham aldığını anlatmıştı. 

Genç oyuncu, röportajda Malezya'daki çekim sürecinden ve oyuncu arkadaşlarıyla kurduğu yakın bağdan da söz etmişti.

Senaryoyu kaleme alan Jack Thorne, son dönemde Adolescence'la adından söz ettirmesinin yanı sıra Enola Holmes, His Dark Materials ve Harry Potter ve Lanetli Çocuk'un (Harry Potter and the Cursed Child) tiyatro oyunu gibi dev projelerle tanınıyor. 

Thorne aynı zamanda Britanya Yazarlar Birliği (Writers' Guild of Great Britain) başkanlığını yürütüyor.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Cinema Express


100'den fazla ülkede zirveye çıkan diziye yeni sezon onayı geldi

Cross'un 39 yaşındaki yıldızı Aldis Hodge, Black Adam ve Gizli Sayılar'daki (Hidden Figures) rolleriyle de tanınıyor (Amazon Prime Video)
Cross'un 39 yaşındaki yıldızı Aldis Hodge, Black Adam ve Gizli Sayılar'daki (Hidden Figures) rolleriyle de tanınıyor (Amazon Prime Video)
TT

100'den fazla ülkede zirveye çıkan diziye yeni sezon onayı geldi

Cross'un 39 yaşındaki yıldızı Aldis Hodge, Black Adam ve Gizli Sayılar'daki (Hidden Figures) rolleriyle de tanınıyor (Amazon Prime Video)
Cross'un 39 yaşındaki yıldızı Aldis Hodge, Black Adam ve Gizli Sayılar'daki (Hidden Figures) rolleriyle de tanınıyor (Amazon Prime Video)

Alex Cross geri dönüyor. Amazon Prime Video, başrolünde Aldis Hodge'un yer aldığı iddialı gerilim dizisi Cross'un üçüncü sezon onayını aldığını duyurdu. Açıklamanın, dizinin ikinci sezon finalinin yayımlandığı gün gelmesi dikkat çekti.

Küresel bir fenomen

Dünyaca ünlü yazar James Patterson'ın yarattığı ikonik karakterlere dayanan dizi, yayımlandığı ilk günden itibaren izlenme rekorları kırdı.

Prime Video verilerine göre Kasım 2024'te izleyiciyle buluşan yapım, ilk 20 gününde dünya çapında 40 milyon izleyiciye ulaştı. 100'den fazla ülkede listenin bir numarasına yerleşen Cross, 2025'te platformun en başarılı üçüncü açılışını da yaptı.

Dizinin başarısından duyduğu memnuniyeti dile getiren yazar James Patterson, karakterin modern bir yorumla ekrana taşınmasını takdirle karşıladığını belirtti. 

"Bu kitap serisinin geçmişi çok eskiye dayanıyor" diyen Patterson, geçen ay Hollywood Reporter'a verdiği röportajda şöyle demişti: 

Bu dizide en sevdiğim şey, günümüz Washington'ında çalışan bir polisin hayatına dair çok daha gerçekçi bir tablo çizmesi. Alex'in daha karmaşık, daha çatışmalı bir karakter olarak ele alınmasını da çok sevdim.

İkinci sezonda bir milyarder playboy'un cinayetini aydınlatmaya çalışan Aldis Hodge'a Matthew Lillard, Jeanine Mason ve Wes Chatham gibi isimler eşlik etti.

"Hafızalardan silinmeyecek bir yorum"

Amazon MGM Stüdyoları Küresel Televizyon Başkanı Peter Friedlander, Hodge'un performansı hakkında şunları söyledi:

Aldis, derinliği, zekası ve kalbiyle Alex Cross karakterine hafızalardan silinmeyecek bir yorum kattı. James Patterson'ın ikonik dünyasını küresel izleyicimizle buluşturmaya devam edeceğimiz için heyecanlıyız.

Cross'un yaratıcılığını ve dizi sorumlusu görevini üstlenen Ben Watkins'e yapımcı koltuğunda Craig Siebels, James Patterson ve Aldis Hodge gibi isimler eşlik ediyor. 

Üçüncü sezonun hikaye akışına dair detaylar henüz gizemini korusa da yapımcılar "yüksek tempolu ve sürükleyici hikaye anlatımının" katlanarak devam edeceği sözünü veriyor.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter