Malta, önümüzdeki günlerde Trablus büyükelçiliğinin yeniden açılacağını ve Libya ile uçuşların başlayacağını duyurdu

Başbakan Dibeybe, savaşın yeniden patlak vermesine izin vermeyeceklerini ve seçimin zamanında yapılacağını söyledi

Dibeybe dün Trablus'ta Malta Başbakanı'nı resmi törenle karşıladı (Dibeybe’nin basın ofisi)
Dibeybe dün Trablus'ta Malta Başbakanı'nı resmi törenle karşıladı (Dibeybe’nin basın ofisi)
TT

Malta, önümüzdeki günlerde Trablus büyükelçiliğinin yeniden açılacağını ve Libya ile uçuşların başlayacağını duyurdu

Dibeybe dün Trablus'ta Malta Başbakanı'nı resmi törenle karşıladı (Dibeybe’nin basın ofisi)
Dibeybe dün Trablus'ta Malta Başbakanı'nı resmi törenle karşıladı (Dibeybe’nin basın ofisi)

Malta Başbakanı Robert Abela, dün Libya'nın başkenti Trablus'ta Ulusal Birlik Hükümeti Başbaşkanı Abdulhamid Dibeybe ile yaptığı görüşmenin ardından yaptığı açıklamada, ülkesinin önümüzdeki günlerde Trablus büyükelçiliğini ve konsolosluğunu yeniden açacağını duyurdu. Abela’nın duyurusu, Avrupa ülkelerinin Libya'daki yeni yönetime olan desteğinin artmasının yeni bir işareti olarak görüldü. Öte yandan Arap Mağrip Birliği Genel Sekreteri Tayyip el-Bekkuş, Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Yunus el-Menfi ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde Libya'yı en kısa sürede ziyaret etmek istediğini söyledi.
Menfi’nin ofisinden yapılan açıklamaya göre Bekkuş, Menfi’yi Başkanlık Konseyi Başkanı olarak göreve başlamasından ötürü tebrik etti. Yine açıklamaya göre Bekkuş ve Menfi, Menfi’nin başta Tunus Cumhurbaşkanı Kays Said ve Moritanya Dışişleri Bakanı ile görüşmeleri olmak üzere son dönemde gerçekleştirdiği temaslar çerçevesinde Arap Mağrip Birliği'nin aktifleştirilmesinin bölge ülkeleri için önemini ele aldılar.
Malta Başbakanı Abela, Libya Başbakanı Dibeybe ile dün Trablus'ta yaptıkları görüşmenin ardından düzenlediği ortak basın toplantısında, önümüzdeki günlerde Malta ile Libya arasında uçuşların başlayacağını duyurdu. Dibeybe ise iki ülkenin çıkarlarına ulaşmak ve yatırım alanında iş birliğini artırmak için Malta ile iş birliği halinde olduklarını vurguladı. Dibeybe, Libya vatandaşlarının vize işlemlerinin kolaylaştırılması ve iki ülke arasındaki bankacılık işlemlerinin normale döndürülmesi konusunda Abela ile anlaştıklarını da sözlerine ile ekledi.
Libya Başbakanı, ülkesinin yatırım alanında ve bankacılık hareketlerinde Malta bankalarında Libyalılara verilen hizmetlerde yaşanan aksaklıkları gidermeye hazır olduğunu ifade etti. Dibeybe, pazar akşamı Libya halkına hitaben yaptığı bir konuşmada, seçimlerin planlandığı gibi 24 Aralıkta düzenlenmesi için çaba göstereceğini vurgulamıştı. Libya’nın günlük 1,3 milyon varile ulaşan petrol üretiminin ülkedeki durumun düzeldiğinin bir göstergesi olarak gören Dibeybe, Libyalılara bu yılın ‘onlar için güzel bir yıl olacağını’ müjdeledi.
Libya halkının taleplerini yerine getirme çabasıyla devlet kurumlarını daha hızlı bir şekilde birleştirmeye devam ettiğini açıklayan Başbakan Dibeybe, ülkenin doğusundaki Bingazi şehrine ve savaştan etkilenen diğer şehirleri yakında ziyaret edeceğini söyledi.
Ayrıca yarın (çarşamba) ikinci part 300 ila 400 bin doz aşının gelişiyle Libya’nın önümüzdeki hafta bir milyon ek yeni tip koronavirüs (Kovid-19) aşısı alacağını açıklayan Dibeybe, hükümetin aşının uluslararası standartlara uygun olarak depolanması için yer sağlamada büyük zorluklara karşılaştığına işaret etti.
Dibeybe, bazı vatandaşların Ramazan ayında ihtiyaç duydukları ürünlere ulaşılamamasına ilişkin endişeleriyle ilgili olarak ise devletin genel bütçesi henüz onaylanmamış olmasına rağmen, Ulusal Birlik Hükümeti’nin Ramazan ayında ürün tedarik etmek için bir dizi tedbir aldığını, Temsilciler Meclisi ve devletin bu tedbirleri hızlı bir şekilde onaylanmasını istediğini söyledi.
Libya Merkez Bankası ile bu aydan itibaren her ayın başında maaşların düzenli bir şekilde ödenmesi konusunda uzlaştıklarını açıklayan Dibeybe, “Hükümet, sosyal dayanışma şemsiyesi altında toplumun bazı kesimlerinin çektiği sıkıntıları hafifletecek bir dizi önlemler aldı” ifadelerini kullandı.
Başbakanlığın yanı sıra Savunma Bakanlığı görevini de yürüten Dibeybe, pazar akşamı Libya ordusunun 51. Bölüğü mezuniyet töreni vesilesiyle yaptığı konuşmada,  ‘Libyalıların Libyalılarla savaşmasının utanç verici’ olduğunu belirterek, ne olursa olsun yeni bir savaşın çıkmasına izin verilmemesi gerektiğini bir kez daha vurguladı. Dibeybe, “Yetkililer olarak, derin yaraları sarmak ve ülkeyi bir güvenlik ve barış diyarı haline getirmek için ezilenlerin haklarını güvence altına alan, ülke ve halkı için adaleti garanti eden ciddi bir duruşa ihtiyacımız var” şeklinde konuştu.
Öte yandan Libya Başkanlık Konseyi Başkanı Muhammed Yunus el-Menfi, Libya Ulusal Diyalog Forumu (LSDF) çıktıları çerçevesinde Ulusal Uzlaşı Komisyonu’nun kurulduğunu duyurdu. Komisyonun bir başkan ve altı üye olmak üzere 7 kişiden oluşacağını açıklayan Menfi, komisyonun tüm şehir ve bölgelerde çeşitli komitelerle birlikte çalışacağını söyledi. Menfi ayrıca ‘tüm Libyalılar için tazminat sağlama ve yasaların güvence altına aldığı şekilde aralarındaki adaleti sağlama’ sözü verdi.
Diğer yandan Avrupa Birliği (AB) Konseyi Başkanı Charles Michel, Libya’daki tüm paralı askerlerin ve yabancı orduların ülke topraklarından derhal çıkması çağrısında bulundu. Libya Ulusal Birlik Hükümeti'nin Dışişleri Bakanı Necla el-Menguş da aynı çağrıyı yineledi.
AB’nin ülkeyi on yıldır tanık olduğu kaos ve istikrarsızlıktan kurtarmaya çalışan Ulusal Birlik Hükümeti’nin çabalarını desteklediğini ifade eden Michel, AB'nin Libya'daki büyükelçisinin önümüzdeki haftalarda Trablus'a kalıcı olarak geri döneceğini duyurdu.
Bir başka gelişmede ise Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis’in altı yıldır kapalı olan Yunanistan’ın Trablus büyükelçiliği açılış törenine katılmak üzere bugün Libya’yı ziyaret etmesi bekleniyor. Bu gelişme, İtalya’nın yeni Başbakanı Mario Draghi'nin yaklaşan ziyaretiyle aynı zamana denk geldi. Fransa’nın geçtiğimiz Pazartesi günü Trablus büyükelçiliğini yeniden açmasıyla, diğer Avrupa ülkelerinin de Trablus büyükelçiliklerini önümüzdeki haftalarda açmaya başlamaları bekleniyor.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.