Nükleer radyasyonla çalışan kablosuz internet geliştirildi

Uzmanlar yeniliğin geleneksel kablosuz internetin yeterli olmadığı durumlarda kullanılabileceğini belirtiyor

Araştırmacılar verileri herhangi bir izotopu radyoaktif olarak etkinleştirmeden ve çok az radyasyon kullanarak ilettiklerini belirtiyor (Unsplash)
Araştırmacılar verileri herhangi bir izotopu radyoaktif olarak etkinleştirmeden ve çok az radyasyon kullanarak ilettiklerini belirtiyor (Unsplash)
TT

Nükleer radyasyonla çalışan kablosuz internet geliştirildi

Araştırmacılar verileri herhangi bir izotopu radyoaktif olarak etkinleştirmeden ve çok az radyasyon kullanarak ilettiklerini belirtiyor (Unsplash)
Araştırmacılar verileri herhangi bir izotopu radyoaktif olarak etkinleştirmeden ve çok az radyasyon kullanarak ilettiklerini belirtiyor (Unsplash)

Birleşik Krallık'taki Lancaster Üniversitesi'nden ve Slovenya'daki Jožef Stefan Enstitüsü'nden araştırmacıların yer aldığı bir ekip verileri nükleer radyasyon kullanarak ileten yeni bir kablosuz internet türü geliştirdi. 
Bilim insanları bu sayede Bluetooth ve Wi-Fi gibi mevcut kablosuz iletişimde kullanılan elektromanyetik dalgalara bir alternatif sundu. Uzmanlar üzerine verilerin eklenebileceği bir darbeli kaynak (ya da pulse'lı kaynak, tutarsız yan unsurları ortadan kaldırmak amacıyla kullanılıyor) oluşturmak için nükleer kaynak ve kolimatörden (X veya gama ışını demetlerinin, kaynaktan hedefe doğru -etrafa dağılmaksızın- birbirlerine paralel seyretmelerini sağlayan araç) elde edilen radyasyonu kullandı. 
Ciddi güvenlik riskleri nedeniyle araştırmacılar nötronların uzun süre iletişim aracı olarak göz ardı edilmelerinin şaşırtıcı olmadığını belirtiyor. Nötronlar genellikle ikincil gama radyasyonu üretiyor ve ışınların tutarlılığı saçılma nedeniyle hızla bozulma riski taşıyor. 
Araştırma ekibi risklere rağmen harf ve rastgele sayılar dahil olmak üzere ASCII (American Standard Code for Information Interchange, Bilgi Değişimi İçin Amerikan Standart Kodlama Sistemi) kodlu sinyalleri göndermeyi ve almayı başardı.  
Üniversitenin yaptığı basın açıklamasına göre mühendisler verileri Kaliforniyum-252 adlı radyoaktif izotoptan elde edilen "hızlı nötronları" (kinetik enerjisi yaklaşık 1 kilo elektron voltun üzerinde olan nötronlar) kullanarak aktardı. Sözcükler ve rastgele oluşturulmuş bilgiler nötron alanına kodlandı ve başarılı bir şekilde bilgisayara iletildi. 
Çalışma, Nuclear Instruments and Methods in Physics Research adlı bilimsel yayında yayımlandı. Araştırmacılar bu yeniliğin gerçek hayatta birçok farklı alanda kullanılabileceğini düşünüyor. 
Araştırmanın başyazarı Prof. Malcolm Joyce basın açıklamasında şunları dile getirdi:
"Geleneksel elektromanyetik iletimin mümkün olmadığı veya doğası gereği sınırlı olduğu uygulamalar için kablosuz iletişim ortamı olarak hızlı nötron radyasyonunun potansiyelini gösteriyoruz."
Joyce, hızlı nötronların elektromanyetik radyasyonun kullanılamadığı ve kabloların çalıştırılamadığı ortamlarda, "güvenlik açısından kritik senaryolarda" güvenilir veri iletimini sağlayabileceğini ekledi. Söz konusu senaryolara örnek olarak gemi ve denizaltı bölmeleri ve nükleer rektör kalkanları gösteriliyor. 
Araştırmacılar bu çalışmanın nötron kaynaklarının varsayımsal olarak akıllı sistemlere entegre edilebileceğini gösterdiğini ifade ediyor. 
Öte yandan çalışma hızlı nöronların teşkil ettiği riskli durumları doğrudan ele almıyor. 
Araştırmada potansiyellere dikkat çekilse de uygulamanın yakın zamanda hayata geçirilmesi beklenmiyor. 
 
Independent Türkçe, Futurism, The Register, Data Center Dynamics



Kostüm ödüllerine üç film damga vurdu

2018'de Suyun Sesi'yle (The Shape of Water) 13 dalda Oscar'a aday gösterilen Guillermo del Toro, son filmi Frankenstein'la 9 dalda Oscar adaylığı almıştı (Netflix)
2018'de Suyun Sesi'yle (The Shape of Water) 13 dalda Oscar'a aday gösterilen Guillermo del Toro, son filmi Frankenstein'la 9 dalda Oscar adaylığı almıştı (Netflix)
TT

Kostüm ödüllerine üç film damga vurdu

2018'de Suyun Sesi'yle (The Shape of Water) 13 dalda Oscar'a aday gösterilen Guillermo del Toro, son filmi Frankenstein'la 9 dalda Oscar adaylığı almıştı (Netflix)
2018'de Suyun Sesi'yle (The Shape of Water) 13 dalda Oscar'a aday gösterilen Guillermo del Toro, son filmi Frankenstein'la 9 dalda Oscar adaylığı almıştı (Netflix)

28. Kostüm Tasarımcıları Birliği Ödülleri (Costume Designers Guild Awards/CDGA) dün (12 Şubat) Los Angeles'taki Wilshire Ebell Tiyatrosu'nda düzenlenen törenle sahiplerini buldu. 

Frankenstein, Wicked: İyilik Uğruna (Wicked: For Good) ve Savaş Üstüne Savaş (One Battle After Another) gecenin en önemli payelerini toplayan filmler oldu. 

Dönem Filminde Mükemmellik ödülü, Guillermo del Toro'nun Netflix için hazırladığı Frankenstein'da çıkardığı işle Kate Hawley'e gitti. Hawley, bu performansıyla Oscar'a da aday gösterilmişti. 

Fantezi Filminde Mükemmellik ödülü, Ariana Grande ve Cynthia Erivo'nun başrollerinde yer aldığı Wicked: İyilik Uğruna'yla Paul Tazewell'in oldu. 

Çağdaş Filmde Mükemmellik ödülünüyse Paul Thomas Anderson'ın Savaş Üstüne Savaş'ıyla dikkat çeken Colleen Atwood aldı. 77 yaşındaki Atwood, 4 Oscar alırken 8 kere de aday gösterilmişti. 

Tazewell ve Atwood'un bu yıl Akademi Ödülleri'nin aday listesine alınmaması dikkat çekiyor. 

Bu sene En İyi Kostüm Tasarımı dalında Oscar adayları şunlar: Avatar - Ateş ve Kül (Avatar: Fire and Ash), Frankenstein, Hamnet, Muhteşem Marty (Marty Supreme), Günahkârlar (Sinners).

16 adaylıkla Oscar tarihinin en çok dalda aday gösterilen filmi olan Günahkârlar'ın kostümcüsü Felipe Sanchez'e CDGA tarafından Kostüm Tasarımında Mükemmellik ödülü verildi. 

Çağdaş Dizi Mükemmellik ödülünü Seth Rogen'in Apple TV dizisi The Studio aldı. CinemaCon bölümündeki performansıyla Kameron Lennox'a bu ödül verildi. 

Alix Friedberg ve Leigh Bell, yine Apple TV'de yayımlanan komedi dizisi Palm Royale'in Maxine Is Ready to Single Mingle bölümüyle Dönem Dizisi Mükemmellik ödülünü aldı. 

Bilimkurgu/Fantezi dizisi dalında ödül, Andor'un Harvest bölümüyle Michael Wilkinson'ın oldu.

Independent Türkçe, Deadline, Variety


Yıldızların dövüştüğü video, ünlü sinemacıyı şaşırttı: İşimiz bitti

Ses getiren videolardan birinde "Epstein'i öldürdün seni hayvan! O iyi bir adamdı!" diyen Pitt'e Cruise'un "Rusya operasyonları hakkında çok şey biliyordu. Ölmek zorundaydı, şimdi sen de öleceksin" dediği duyuluyor (Seedance 2.0)
Ses getiren videolardan birinde "Epstein'i öldürdün seni hayvan! O iyi bir adamdı!" diyen Pitt'e Cruise'un "Rusya operasyonları hakkında çok şey biliyordu. Ölmek zorundaydı, şimdi sen de öleceksin" dediği duyuluyor (Seedance 2.0)
TT

Yıldızların dövüştüğü video, ünlü sinemacıyı şaşırttı: İşimiz bitti

Ses getiren videolardan birinde "Epstein'i öldürdün seni hayvan! O iyi bir adamdı!" diyen Pitt'e Cruise'un "Rusya operasyonları hakkında çok şey biliyordu. Ölmek zorundaydı, şimdi sen de öleceksin" dediği duyuluyor (Seedance 2.0)
Ses getiren videolardan birinde "Epstein'i öldürdün seni hayvan! O iyi bir adamdı!" diyen Pitt'e Cruise'un "Rusya operasyonları hakkında çok şey biliyordu. Ölmek zorundaydı, şimdi sen de öleceksin" dediği duyuluyor (Seedance 2.0)

İrlandalı sinemacı Ruairi Robinson'ın yapay zekayla hazırladığı videolar viral oldu.

TikTok'u da bünyesinde barındıran Çin şirketi ByteDance'in sahip olduğu Seedance 2.0'la hazırlanarak iki gün önce paylaşılan görüntülerde Tom Cruise, Brad Pitt'le dövüşüyor. 

Çektiği bir kısa filmle 2002'de Oscar'a aday gösterilen yönetmen, yalnızca iki satır komutla bu dikkat çeken videoları hazırladığını söylüyor. 

47 yaşındaki sinemacı, kendisine gelen sert tepkiler üzerine şu ifadeleri kullandı:

Günün sorusu şu: İki satır komut yazıp bir tuşa bastığım için öldürülmeli miyim?

Bu videoyu Deadpool filmlerinin senaristi Rhett Reese de yorumladı. Bir internet kullanıcısı "Bunu söylemekten nefret ediyorum ama muhtemelen işimiz bitti" diyen 45 yaşındaki sinemacıya, videonun o kadar da iyi olmadığını söyledi. Bunun üzerine Reese şu yanıtı verdi:

Çok kısa süre içinde bilgisayar başında oturan biri, Hollywood'un şu anda piyasaya sürdüğü filmlerden ayırt edilemeyecek işler hazırlayabilecek. O kişi iyi değilse işin kötü olacağı doğru. Ancak o kişide Christopher Nolan'ın yeteneği ve zevki varsa (ki böyle bir kişi kısa süre içinde gelecek) müthiş bir iş çıkaracak.

Başka Seedance kullanıcıları da Titanik (Titanic), Stranger Things, Yüzüklerin Efendisi (Lord of the Rings), Örümcek-Adam (Spider-Man) ve Şrek (Shrek) gibi farklı yapımlar üzerinde oynayarak hazırladığı çalışmaları paylaştı.  

Bunun üzerine Amerikan Sinema Filmleri Derneği (The Motion Picture Association of America/MPAA) perşembe günü ByteDance'i kınayan bir açıklama yayımladı.

"Tek bir günde Çin yapay zeka hizmeti Seedance 2.0, ABD'deki telifli eserleri devasa ölçekte izinsiz kullandı" ifadesinin yer aldığı açıklamada ByteDance'den telif hakları ihlallerini derhal durdurması istendi. 

MPAA geçen yıl da Sora 2'yi kullanıcılarla buluşturan OpenAI hakkında benzer bir açıklama yapmıştı.

Bunun üzerine harekete geçen OpenAI, hem telif hakları ihlallerinin önünü kesmeye çalışmış hem de Disney'le anlaşma sağlayarak 200 karakterin Sora 2'de kullanılması için izin almıştı. 

Konuyla ilgili yorum taleplerini yanıtlamayan ByteDance'in benzer bir yolu izleyip izlemeyeceği henüz bilinmiyor. 

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Variety


Gizli ritüellere ev sahipliği yapan Ortaçağ tüneli keşfedildi

Kazı alanında Ortaçağ'dan kalma geçit bulundu (Almanya Devlet Miras Yönetimi ve Arkeoloji Ofisi / LDA)
Kazı alanında Ortaçağ'dan kalma geçit bulundu (Almanya Devlet Miras Yönetimi ve Arkeoloji Ofisi / LDA)
TT

Gizli ritüellere ev sahipliği yapan Ortaçağ tüneli keşfedildi

Kazı alanında Ortaçağ'dan kalma geçit bulundu (Almanya Devlet Miras Yönetimi ve Arkeoloji Ofisi / LDA)
Kazı alanında Ortaçağ'dan kalma geçit bulundu (Almanya Devlet Miras Yönetimi ve Arkeoloji Ofisi / LDA)

Arkeologların bir Alman köyünün altında keşfettiği Ortaçağ'dan kalma yeraltı tüneli, muhtemelen kült ritüellerine ev sahipliği yapıyordu.

Araştırmacılar, Almanya'nın Dornberg köyü yakınlarında Taş Devri'nden kalma gömü alanını açığa çıkaran kazılar sırasında bu tünele rastladı.

İlk olarak MÖ 4. binyıla ait yamuk biçimli bir hendek ve Geç Neolitik dönemde ait MÖ 3. binyıldan kalma iyi korunmamış birkaç kalıntı bulundu.

Kazıların devamında Taş Devri mezar hendeğini dik açıyla kesen, yaklaşık 2 metre boya ve 75 santimetre genişliğe sahip uzun, oval bir çukur ve bir taş levha ortaya çıkarıldı.

Araştırmacılar, önce başka bir mezar sanılan çukurun uzayıp gittiğini ve aslında bir tünel sistemi olduğunu kısa sürede anladı.

Bu tür oda benzeri uzantıları olan Ortaçağ'da yapılmış geçitler, Almanya ve çevresindeki sert ama kolay işlenen topraklara sahip bölgelerde daha önce de bulunmuştu.

Araştırmacılar bu tünellerin muhtemelen saklanma yeri veya kült faaliyetlerine ayrılan alanlar olduğunu düşünüyor ancak tam olarak ne için kullanıldıklarından emin değiller.

Tüneldeki kazılar sırasında metal bir at nalı, seramik çömlek parçaları, bir kömür tabakası ve kıvrımlı geçitlerden birinde bir tilki iskeleti tespit edildi.

Almanya Devlet Miras Yönetimi ve Arkeoloji Ofisi'nden (LDA) araştırmacılar yaptıkları açıklamada şöyle diyor: 

Kömürün altındaki tabakada kırmızı renk bulunmadığı ve sadece sertleşme görüldüğü için bu kısa süreliğine yanmış bir ateşin kalıntıları olmalı.

fvgfvf
Tünelde bulunan eserler (Almanya Devlet Miras Yönetimi ve Arkeoloji Ofisi / LDA)

Tünelin girişi de bir grup büyük taşla bir noktada kasten kapatılmış görünüyordu. Araştırmacılar, bunun geçitteki esrarlı faaliyeti gizlemek için yapıldığını düşünüyor.

Arkeologlar, "Girişin en dar noktasında, üst üste yığılmış büyük bir taş yığını göze çarpıyordu. Bu, girişin kasten kapatıldığı anlamına gelebilir" diye yazıyor.

Araştırmacılar, tünelin amacından tam emin değil.

Ekip "Ancak belki de pagan mezarı olması nedeniyle yerel halk buradan genellikle uzak durduğu için bu mekan özellikle çok iyi bir saklanma yeriydi" diye yazıyor.

Independent Türkçe