Türkiye 2022'de yaklaşık 110 bin düzensiz göçmeni sınır dışı etti

AA
AA
TT

Türkiye 2022'de yaklaşık 110 bin düzensiz göçmeni sınır dışı etti

AA
AA

Göç İdaresi Başkanlığı Düzensiz Göçle Mücadele ve Sınır Dışı İşleri Genel Müdürü Ramazan Seçilmiş, "Bu yıl dün itibarıyla 109 bin 816 düzensiz göçmen sınır dışı edilmiş durumda. Bu bizim açımızdan bir yılda en fazla sınır dışı yapılan yıl oldu. Bu anlamda bir rekor kırdık." dedi.
Seçilmiş, düzensiz göçmenlerin, kolluk kuvvetlerince yakalandıktan sonra sınır dışı işlemleri tamamlanana kadar barındırıldıkları geri gönderme merkezlerinden biri olan Akyurt Geri Gönderme Merkezi'nde basın bilgilendirme toplantısı yaptı.
Geri gönderme merkezlerinin 2015'te 1740 kişi kapasitesine sahip olduğunu belirten Seçilmiş, bu yıl itibarıyla 30 geri gönderme merkezinin kişi kapasitesinin 20 bin 540'a ulaştığını söyledi.
Seçilmiş, "Şu an halihazırda geri gönderme merkezlerimizde yaklaşık 18 bin düzensiz göçmen bulunuyor." dedi.
Türkiye'nin düzensiz göçle mücadelesini 2015'ten bu yana Düzensiz Göçle Mücadele Strateji Belgesi ve Ulusal Eylem Planı'ndaki 4 stratejik öncelik çerçevesinde sürdürdüğünü dile getiren Seçilmiş, bu stratejik önceliklere ilişkin şu bilgileri verdi:
"Öncelikli amacımız, düzensiz göçü kaynağında durdurmaya yönelik faaliyetlerimiz var. Sınırda çok ciddi tedbirler almış durumdayız. Bu sene sınırlarımızda yüzde 36'lık baskı azalması söz konusu. Yani sınırlarımızda engellediğimiz yabancı sayısında geçen yıla kıyasla yüzde 36'lık düşüş var. Van'da yakalanan düzensiz göçmen sayısında yaklaşık yüzde 20 düşüş var. Ülke içinde etkin yakalamalar yapıyoruz. 2019'da 454 bin yabancı yakalamıştık, 2020 ve 2021'de pandemi nedeniyle bu rakamlar düştü, 122 bin ve 162 bindi. Bu yıl ise 263 bin 136 düzensiz göçmen yakaladık. Mükerrerlikten arındırdığımızda bu rakam 219 bin 495."
Etkili ve sağlıklı işleyen geri gönderme sistemi kurduklarını ifade eden Seçilmiş, "2016'da yüzde 9 olan sınır dışı başarı oranımız, bu yıl Suriyelilerden ve mükerrerlikten arındırdığımızda yüzde 65'i bulmuş durumda. Halihazırda geri gönderme merkezlerinde sınır dışı edilecek 18 bin yabancıyı da hesaba kattığımızda yüzde 70'lere varan bir sınır dışı başarı oranımız var." dedi.

"Afganistan'a 61 bin 617, Pakistan'a 12 bin 914 kişiyi sınır dışı ettik"
Seçilmiş, "2019'da 107 bin düzensiz göçmen sınır dışı etmiştik. En fazla sınır dışı edilen yıldı 2019. Bu yıl dün itibarıyla 109 bin 816 düzensiz göçmen sınır dışı edilmiş durumda. Bu bizim açımızdan bir yılda en fazla sınır dışı yapılan yıl oldu. Bu anlamda bir rekor kırdık." ifadelerini kullandı.
Bu yıl Afganistan'a 230 charter seferi düzenledikleri bilgisini paylaşan Seçilmiş, 61 bin 617 Afganistan uyruklu yabancıyı ülkesine gönderdiklerini ve bu uyruktan yabancıları sınır dışı etmede yaklaşık yüzde 70 bir başarı oranları olduğunu aktardı.
Seçilmiş, bu yıl sınır dışı edilen Pakistan uyruklu yabancı sayısının ise 12 bin 914 olduğunu belirterek, bu yıl Pakistan'a 2 charter seferi düzenlediklerini ve bu uyruktan yabancıları sınır dışı etmede başarı oranlarının ise yüzde 94 olduğunu söyledi.
Türkiye'nin geri gönderme ve sınır dışı başarı oranında dünyadaki en başarılı ülke olduğunu vurgulayan Seçilmiş, şunları kaydetti:
"Avrupa Birliği ülkelerinde bu oranların yüzde 10'larda olduğunu ifade edeyim. Sınır dışı işlemlerinde insan odaklı göç yönetimi anlayışımızdan taviz vermiyoruz. Bizim bu sınır dışı başarı oranlarımız arttıkça geri gönderme merkezleriyle ilgili zaman zaman haksız ithamlarla karşı karşıya kalıyoruz. Gerek Yunanistan'ın gerek Avrupa Birliği'nin insanlık dışı, insan haklarını hiçe sayan muamelelerine ses çıkaramayanların, göz yumanların geri gönderme merkezlerimizle ilgili bazı iddialarını görüyoruz. Bu iddiaları tamamen reddediyoruz. Rakam vereyim, 2020'den bu yana Yunanistan'ın geri itmelerinden kaynaklı 170 göçmen hayatını kaybetti."

"Türkiye Cumhuriyeti korunma ihtiyacı içinde olan hiç kimseyi göndermez"
Geri gönderme merkezlerinde düzensiz göçmenlerin tüm temel ihtiyaçlarının karşılandığını, insan haklarına saygılı muamele gördüklerini, kötü muameleye maruz kalmadıklarını anlatan Seçilmiş, "Türkiye Cumhuriyeti korunma ihtiyacı içinde olan ya da ülkesine gönderildiğinde zulüm ya da ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalacak hiç kimseyi göndermez. Onlara gerekli korumayı sağlar. Bizim mücadelemiz, bu korunma ihtiyacı içinde olmayan, ülkemizde bulunan kaçak göçmenlerin ülkelerine geri gönderilmesidir." diye konuştu.
Düzensiz göçmenlerin sınır dışı işlemlerine ilişkin de bilgi veren Seçilmiş, "Sınır dışı işlemleriyle ilgili bizim geri gönderme merkezlerinde tutma süremiz 6+6 olmak üzere 12 ay. Bu sürede yabancıyı sınır dışı etmemiz gerekiyor. Yabancının sınır dışı edilmesiyle ilgili en önemli unsur, seyahat belgesi var mı, yok mu. Seyahat belgesi varsa kanunda beklenmesi gerek süreler var, dava açma süresi gibi. Bu süreler takip edildikten sonra 7 günden sonra hemen sınır dışı ederiz. Yabancı da gönüllüyse feragat dilekçesiyle 7 günden önce de gönderebiliriz." diye konuştu.
Sürecin seyahat belgesi olmaması durumunda farklı işlediğine işaret eden Seçilmiş, "Yabancının uyruk tespitine yönelik teknik gelişmeler sağladık, burada onu da ifade edeyim. Dışişleri Bakanlığımız 78 ülkede vize verirken parmak izi almaya başladı. Bir düzensiz göçmen ülkeye geldiğinde uyruğunu gizlese ya da başka bir uyruktan olduğunu ifade etse bile çok rahat bir şekilde parmak izi eşleşmesiyle uyruğunu tespit edebiliyoruz." dedi.

"Seyahat belgesini temin edip ülkesine gönderiyoruz"
Seçilmiş, yasa dışı yollarla sınırdan geçenlerin yakalandıktan sonra sınır dışı edilmelerine ilişkin soru üzerine, "Ülkemize yasa dışı girenler Afganlar ve Pakistanlılar genelde doğu sınırlarımızda. Detaylı mülakat sonrası gerçek kimliğini tespit ettikten sonra konsolosluğuyla temasa geçip şahsın seyahat belgesini temin edip ülkesine gönderiyoruz." diye konuştu.
Türkiye ile Pakistan arasında 2019'da bir mekanizma kurulduğunu dile getiren Seçilmiş, Türkiye'de yakalanan tüm Pakistanlıların parmak izi verilerini Pakistan makamlarıyla paylaştıklarını, bilgi teyidine ilişkin kendilerine kısa sürede yapılan geri dönüş sonrası seyahat belgesi temin ederek ilgili kişinin sınır dışı edildiğini aktardı.
Seçilmiş, aynı şekilde Fas ve Cezayir ile de kurulan biyometrik veri paylaşımı yöntemiyle bu iki ülke vatandaşı olup Türkiye'de yakalananların sınır dışı oranlarında ciddi artış yaşandığını söyledi.

"Sınır dışı ettiğimiz yabancıların tekrar Türkiye'ye gelmelerine ilişkin oran yüzde 0,01"
Türkiye tarafından yakalanan bir yabancının düzensiz göç ortak veri tabanına kaydının yapıldığını ve daha sonra tekrar yakalanması halinde mükerrerliğini bu sayede görebildiklerini aktaran Seçilmiş, "Sınır dışı ettiğimiz yabancıların tekrar Türkiye'ye gelmelerine ilişkin mükerrerlik oranı sadece yüzde 0,01." bilgisini verdi.
Yabancıların sınır dışı işlemlerinin maliyetli bir iş olduğunu dile getiren Seçilmiş, bu maliyetin sadece milli bütçeden karşılanmadığını, ilgili kanun maddesi uyarınca sınır dışı edilen yabancının masraflarının kendisi tarafından karşılanmasının esas olduğunu ve iş birliği içinde olunan bazı ülke ve uluslararası kuruluşların da seyahat masraflarını karşıladığını kaydetti.
Seçilmiş, geri gönderme merkezlerinde sadece vize, ikamet ihlalinde bulunan yabancıların tutulmadığını, kamu düzeni ve güvenliği açısından sakıncalı olan yabancıların da tutulduğunu ve bunların da daha sonra sınır dışı edildiğini anlattı.
Kamu düzeni ve güvenliğini bozan ya da cezaevinden tahliye edilen istisnasız her yabancının, sınır dışı edilmek üzere geri gönderme merkezlerine teslim edildiğini kaydeden Seçilmiş, geçmişte vatandaşlıktan çıkarılan Avustralyalıyı dahi sınır dışı ettiklerini söyledi.

Uluslararası koruma statüsünün bozulma hali
Bu yıl yakalanan, mükerrerlikten arındırılmış 219 bin 495 düzensiz göçmen sayısına Suriyelilerin dahil olup olmadığıyla ilgili soruya Seçilmiş, şu yanıtı verdi:
"Suriyelilere iki nedenle kolluk tarafından işlem yapılır. Birincisi, suç işlemiştir, kamu düzeni ve güvenliğini bozmuştur, cezaevine girmiştir, o yüzden düzensiz göç ortak veri tabanına kaydedilir. Bu Suriyelilerle ilgili sınır dışı etme kararı alınır ve geri gönderme merkezine alınırlar. Suriyeliler suça bulaştığı anda geri gönderme merkezine alınır. İkincisi, normalde ülkemizde kayıtlı, geçici koruma altında ama Avrupa'ya geçmeye çalışan, Yunanistan'ın geri ittiği, Batı'da başaramayıp kolluk tarafından yakalanan Suriyeliler de düzensiz göç ortak veri tabanına kaydedilir ama bu Suriyelilerle ilgili sınır dışı etme kararı almayız. Çünkü bu şahıs ülke içinde geçici koruma altında, uluslararası koruma statüsündeki bir Suriyelidir.
Uluslararası koruma statüsü ne zaman iptal edilir? Kamu düzeni ve güvenliği açısından sakıncalı olduğunda. Suç işlediklerinde statüleri iptal edilir, illegal çıkıştan yakalandıklarında statüleri iptal edilmez, kayıtlı oldukları illere yönlendirilirler, imza hükümlülüğüne tabi tutulurlar. Üç kez imza yükümlülüğüne de uymazsa o zaman statülerinin iptaline kadar bir noktaya gidebilirler."

Geri gönderme merkezi basına tanıtıldı
Seçilmiş, açıklamasının ardından gazetecilerle birlikte geri gönderme merkezini gezdi.
Kolluk kuvvetlerince yakalanarak geri gönderme merkezine getirilen düzensiz göçmenlerin ilk olarak parmak izleri alınarak veri tabanındaki verilerle eşleştirmesi yapılıyor.
Daha sonra üzerleri ve eşyaları el dedektörü ve X-ray cihazlarıyla aranan göçmenlerin, yanlarındaki yasaklı eşyaları tutanakla emanete alınıyor.
Özel sağlık durumları da dahil olmak üzere diğer bilgileri kayıt altına alınan düzensiz göçmenlere, temel ihtiyaç malzemeleri teslim ediliyor.
Güvenlik tedbirleri kapsamında, odalar, tuvalet ve banyolar hariç olmak üzere 302 kamerayla 7 gün 24 saat izlenen merkezde, düzensiz göçmenlere günlük en az 2 bin 500 kalorilik 3 öğün yemek veriliyor.
Düzensiz göçmenlerin kıyafet ihtiyacının karşılanması için kıyafet alanı ile sosyal faaliyetlerin gerçekleştirildiği alanları da barındıran merkezde, sağlık hizmetinin sunulması için bir de poliklinik bulunuyor.
Günde en az 1 saat havalandırma alanına çıkarılan düzensiz göçmenler, zamanını resim ve spor yapıp, masa tenisi oynayarak da değerlendirebiliyor.



Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan’ın ziyareti sonrası Ankara-Riyad hattında ekonomik sıçrama

3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
3 Şubat’ta Riyad’da Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan arasında yapılan görüşmeden bir kare (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Suudi Arabistan’a gerçekleştirdiği ziyaret, iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilerde yeni bir ivme sağladı ve ticaret, enerji ile ortak yatırımlar alanlarında yeni iş birliği ufukları açtı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın çarşamba günü Riyad’a yaptığı ziyaretin ardından yayımlanan ortak bildiride, iki ülkenin siyasi ve ekonomik ortaklıklarını ileriye taşıma konusundaki kararlılığı vurgulandı.

Bildiride, Riyad’ın Suudi Arabistan 2030 Vizyonu ile Ankara’nın Türkiye Yüzyılı Vizyonu’nun sunduğu fırsatlardan yararlanarak ekonomik ve yatırım ortaklığını derinleştirme konusunda mutabık kaldığı belirtildi. Bu çerçevede, petrol dışı ticaretin geliştirilmesi, özel sektörün rolünün güçlendirilmesi ve Suudi-Türk İş Konseyi’nin etkinleştirilmesi öncelikler arasında yer aldı.

Enerji alanında iş birliği

Enerji alanı, iki tarafın da özel önem verdiği başlıklar arasında öne çıktı. Ortak bildiride; petrol, petrokimya ve yenilenebilir enerji alanlarında iş birliğinin yanı sıra elektrik enterkoneksiyonu, temiz hidrojen ve enerji tedarik zincirleri konularının ele alındığı, bunun enerji güvenliği ve sürdürülebilirliğini güçlendireceği vurgulandı.

xdfvgthy
Erdoğan’ın ziyareti kapsamında Riyad’da yenilenebilir enerji alanında iş birliği anlaşmasının imzalanması sırasında Suudi Arabistan ve Türkiye enerji bakanları (Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı’nın X hesabından)

Taraflar ayrıca, küresel enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla madencilik ve kritik mineraller alanında iş birliğini teyit etti. Ziyaret kapsamında toplanan Suudi-Türk Koordinasyon Konseyi toplantısında enerji, adalet, uzay ile araştırma-geliştirme alanlarını kapsayan çok sayıda anlaşma ve mutabakat zaptı imzalandı.

Bu çerçevede, enerji alanındaki stratejik iş birliğini somutlaştırmak amacıyla Suudi Arabistan Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman ile Türkiye Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar arasında, 2 milyar dolarlık yenilenebilir enerji yatırımlarını kapsayan bir anlaşma imzalandı. Anlaşma, yenilenebilir enerji santrali projelerinde iş birliğini öngörüyor.

Anlaşmanın; yenilenebilir enerji, yeşil teknolojiler alanlarında iş birliğini güçlendirmeyi, yüksek kaliteli projelerin geliştirilmesi ve hayata geçirilmesini desteklemeyi, enerji arz güvenliğini artırmayı ve düşük karbonlu ekonomiye geçişi hızlandırmayı hedeflediği belirtildi.

dfgthy
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’da Suudi ve Türk heyetlerinin katılımıyla gerçekleştirilen geniş kapsamlı toplantıda (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Bu kapsamda, Türkiye’de toplam 5 bin megavat kurulu güce sahip güneş enerjisi santrali projelerinin iki aşamada geliştirilmesi planlanıyor. İlk aşamada Sivas ve Karaman illerinde toplam 2 bin megavat kapasiteli iki güneş enerjisi santrali kurulacak. İkinci aşamada ise taraflar arasında belirlenecek çerçeve doğrultusunda 3 bin megavat ilave kapasite hayata geçirilecek.

İlk aşama projelerinin, Türkiye’deki diğer yenilenebilir enerji santrallerine kıyasla son derece rekabetçi elektrik satış fiyatları sunacağı belirtilirken, yaklaşık 2 milyar dolarlık yatırımla hayata geçirilecek bu santrallerin 2 milyondan fazla Türk hanesine elektrik sağlayacağı ifade edildi. Üretilen elektriğin, devlete ait bir Türk şirketi tarafından 30 yıl süreyle satın alınacağı, projelerin uygulanması sırasında yerli ekipman ve hizmetlerden azami ölçüde yararlanılacağı kaydedildi.

Türkiye’ye doğrudan yatırımlar ivme kazandı

Türkiye Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, anlaşmanın imzalanmasına ilişkin değerlendirmesinde, bunun Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırım akışına önemli bir katkı olduğunu söyledi.

Şimşek, çarşamba günü X platformundaki paylaşımında, Türkiye’ye yönelik doğrudan yabancı yatırımların hızlandığını ve bunun uygulanan ekonomik programa duyulan güveni yansıttığını belirtti. Suudi Arabistan ile imzalanan anlaşma kapsamında yenilenebilir enerji projelerine yönlendirilecek 2 milyar dolarlık yatırımın, yeşil dönüşümü hızlandıracağını, enerji güvenliğini güçlendireceğini ve enerji ithalatına olan yapısal bağımlılığı azaltacağını vurguladı.

Şimşek, 2025 yılının ilk 11 ayında Türkiye’ye gelen doğrudan yabancı yatırımların 12,4 milyar dolara ulaştığını, bunun 2024’ün aynı dönemine göre yüzde 28 artış anlamına geldiğini kaydetti.

Son iki yılda Suudi Arabistan-Türkiye ekonomik ilişkilerinde kaydedilen hızlı gelişme, ticaret hacmine de yansıdı. Türkiye’nin bu ilişkilere verdiği önemin bir göstergesi olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad ziyaretine, Suudi Arabistan ile ticari ve ekonomik ilişkileri geliştirmekle ilgilenen yaklaşık 200 şirket temsilcisinden oluşan geniş bir iş heyetiyle katıldı.

Özel sektörün iki ülke arasındaki ortaklıkta kilit rol oynadığı vurgulanırken, Erdoğan’ın ziyareti kapsamında toplanan Suudi-Türk Ekonomi Forumu Konseyi’nde, ortak projelerin uygulanmasında yeni bir aşamaya geçilmesi hedefi dile getirildi.

Ticarette hızlanan büyüme

Türk şirketlerinin Suudi Arabistan’daki doğrudan yatırımları 2 milyar doları aşmış durumda. Bu yatırımlar; imalat, gayrimenkul, inşaat, tarım ve ticaret gibi çeşitli sektörlere yayılıyor.

Türkiye Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK) Başkanı Nail Olpak, Suudi Arabistan ile ticaretin hızla büyüdüğünü belirterek, yurt dışında Türk müteahhitlik şirketlerinin faaliyetlerinde bir miktar yavaşlama görülmesine rağmen, Suudi Arabistan’da hâlen çok önemli projeler yürütüldüğünü söyledi.

Şarku'l Avsat'ın Suudi Arabistan’ın resmi kurumlarından aktardığı verilere göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılında yaklaşık 8 milyar dolara ulaştı ve bir yıl içinde yüzde 14 büyüme kaydetti. Geçen yılın sonuna kadar Suudi Arabistan’da faaliyet gösteren Türk şirketleri için 1473 yatırım kaydı düzenlendi.

fgt
3 Şubat’ta Riyad’da gerçekleştirilen Suudi-Türk Yatırım İş Birliği Forumu’ndan bir kare (Türkiye Ticaret Bakanı Ömer Bolat’ın X hesabından)

Suudi Arabistan, Türkiye’ye ham petrol ve petrokimya ürünleri ihraç ederken; Türkiye’den halı, inşaat amaçlı işlenmiş taşlar, tütün ürünleri, gıda ve mobilya gibi çeşitli ürünler ithal ediyor.

Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2015’te 5,59 milyar dolar, 2016’da 5,007 milyar dolar, 2017’de 4,845 milyar dolar, 2018’de 4,954 milyar dolar ve 2019’da 5,107 milyar dolar oldu.

Kovid-19 salgını nedeniyle 2020 ve 2021’de yaşanan düşüşün ardından ticaret yeniden yükselişe geçti; 2022’de 6,493 milyar dolar, 2023’te 6,825 milyar dolar olan ticaret hacmi, 2024’te 7 milyar doların üzerine çıktı.

2025’te Türkiye’nin Suudi Arabistan’a ihracatı 3 milyar 149,6 milyon dolara ulaştı; toplam ticaret hacmi ise yaklaşık 8 milyar dolar olarak kaydedildi.


Suudi Arabistan ve Türkiye’den bölgesel ve küresel gelişmeler üzerine görüşme

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)
TT

Suudi Arabistan ve Türkiye’den bölgesel ve küresel gelişmeler üzerine görüşme

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir araya geldi (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bugün (Salı) Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda bir araya geldi. Görüşmede bölgesel ve küresel gelişmeler ile bu konularda yürütülen çalışmalar ele alındı. Ayrıca liderler, iki ülke arasındaki ikili ilişkilerin durumu ve iş birliği fırsatlarını değerlendirdi.

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, görüşmenin başında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı karşılarken, Erdoğan da ziyaretten ve Suudi yetkililerle bir araya gelmekten duyduğu memnuniyeti ifade etti. Erdoğan, Riyad’a gelişinde El-Yemame Sarayı’nda resmi törenle karşılandı.

fedvfedv
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Salı günü Riyad’daki El-Yemame Sarayı’nda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı (SPA)

Görüşmeye Suudi tarafında Enerji Bakanı Prens Abdülaziz bin Selman, Devlet Bakanı ve Bakanlar Kurulu Üyesi Prens Turki bin Muhammed bin Fahd, Riyad Bölge Valisi Prens Muhammed bin Abdulrahman bin Abdulaziz, Spor Bakanı Prens Abdülaziz bin Turki bin Faysal, Ulusal Muhafızlar Bakanı Prens Abdullah bin Bandar, Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan, Kültür Bakanı Prens Badr bin Abdullah bin Farhan, Devlet Bakanı ve Güvenlik Danışmanı Dr. Musaad el-‘Aiban, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasbi, Maliye Bakanı Muhammed el-Ced’an, Yatırım Bakanı Müh. Halid el-Falih, Ulaştırma ve Lojistik Hizmetler Bakanı Müh. Saleh el-Casser ile Türkiye Büyükelçisi Fahd Ebü’n-Nasr katıldı.

bgtbhgt
Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ile Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın huzurunda tokalaştı. (SPA)

Türk tarafında ise Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Alparslan Bayraktar, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Sağlık Bakanı Kemal Memişoğlu, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır, Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Adalet ve Kalkınma Partisi Başkan Yardımcısı Efkan Ala, milletvekili İsmet Büyükataman, Türkiye’nin Riyad  Büyükelçisi Emrullah İşler, Milli İstihbarat Başkanı İbrahim Kalın, Savunma Sanayii Başkanı Haluk Görgün, Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Cumhurbaşkanlığı Ofisi Müdürü Hasan Doğan ve Cumhurbaşkanlığı Başdanışmanı Akif Çağatay Kılıç hazır bulundu.

dcdc
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Riyad’a ulaştığında bölge valisi yardımcısı tarafından karşılandı. (SPA)

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Riyad’a resmi ziyaret kapsamında bugün (Salı) geldi. Havalimanında kendisini Riyad Bölge Valisi Prens Muhammed bin Abdulrahman, Riyad Belediye Başkanı Prens Faysal bin Abdulaziz bin Ayaf, Ticaret Bakanı Dr. Macid el-Kasbi, Türkiye Büyükelçisi Emrullah İşler  ve Suudi yetkililer karşıladı.


Şarku'l Avsat'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bölgesel barış ve istikrar için stratejik öneme sahip

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)
TT

Şarku'l Avsat'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan: Türkiye-Suudi Arabistan ilişkileri bölgesel barış ve istikrar için stratejik öneme sahip

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cidde’de gerçekleştirilen önceki bir görüşmeden bir kare (Arşiv - SPA)

Suudi Arabistan’a resmi ziyaret gerçekleştiren Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinin bölgesel barış, istikrar ve refah açısından stratejik öneme sahip olduğunu vurguladı. Erdoğan, İran ve ABD arasında arabuluculuk yapmaya hazır olduklarını belirterek, gerilimi artıracak adımlardan kaçınılması gerektiğini ifade etti.

Bölgesel güvenlik mekanizmaları önerisi

Erdoğan, krizlerin önlenmesine yönelik bölgesel güvenlik mekanizmalarının kurulması çağrısında bulundu. Ziyaretinin gündeminde, başta Gazze’deki ateşkes ve Suriye’deki durum olmak üzere bölgesel meselelerin görüşülmesi, ikili ilişkilerin güçlendirilmesi ve somut adımlar atılması hedeflerinin bulunduğunu aktardı.

Türkiye-Suudi Arabistan İşbirliği

Şarku'l Avsat'a konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan Türkiye ve Suudi Arabistan’ın tarihi ve köklü ilişkilere sahip iki dost ülke olduğunu belirterek, savunma sanayii işbirliğinin güven tesis etmeyi, kapasiteyi artırmayı ve teknolojiyi geliştirmeyi amaçladığını söyledi. Erdoğan, “Bu ilişkiyi yalnızca ikili gündemle sınırlı görmedik; bu değerli dostluk, bölgemizde barış, istikrar ve refah için stratejik öneme sahiptir” dedi.

fergb
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Haziran 2022’de Ankara’daki görüşmeleri sırasında (SPA)

Erdoğan, ekonomik ilişkilerin ötesinde, koordinasyon ve ortak akılla istikrar sağlayacak bir yaklaşımın benimsendiğini ifade ederek, Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile önceki görüşmelerde bölgesel ve uluslararası meselelerin ele alındığını ve ortak çalışmanın artırılmasına yönelik kararlılığın teyit edildiğini söyledi.

İkili ve bölgesel gündem

Cumhurbaşkanı, ziyaretin temel amacının bölgesel konularla ilgili istişareleri derinleştirmek ve ikili ilişkileri ileriye taşımak olduğunu belirtti. Ziyaret kapsamında iş dünyasıyla toplantıların da yapılacağı, ekonomik işbirliğinin güçlendirilmesinin hedeflendiği vurgulandı.

Gazze’de kalıcı ateşkesin sağlanması, sivillerin korunması, insani yardımların kesintisiz ulaştırılması ve zorunlu göçlerin sona erdirilmesi gerektiğini ifade eden Erdoğan, ikinci aşama barış planının başarısının ateşkesin güçlendirilmesine ve yeniden imar çalışmalarına bağlı olduğunu söyledi. Türkiye’nin BM Güvenlik Konseyi üyesi olarak bu süreçte aktif rol oynayacağını belirtti.

efgthju
Erdoğan, geçen ekim ayında Gazze’de barış için Şarm El-Şeyh Anlaşması’na katılmıştı (Mısır Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, İsrail’in Gazze’deki saldırıları ve yerinden edilmeleri sona erdirmeden herhangi bir çözümün mümkün olamayacağını vurguladı. Ateşkesin güçlendirilmesi, insani yardımların ulaştırılması ve yeniden imarın acilen başlatılması gerektiğini söyledi. BM Güvenlik Konseyi kararına uygun olarak İsrail’in Gazze’den kademeli şekilde çekilmesi gerektiğini belirten Erdoğan, Türkiye’nin bu süreçte aktif rol oynayacağını ifade etti.

Güvenlik ve insanî önlemler

Erdoğan, barış gücü veya uluslararası misyon tartışmalarına ilişkin olarak, bu tür mekanizmaların yalnızca sivilleri koruma, insani yardımları ulaştırma ve kalıcı barışı sağlama amacıyla anlamlı olacağını ifade etti. Türkiye’nin gerekli koşullar sağlandığında, Gazze’de barışı sağlamak için askerî katkı da dahil olmak üzere her türlü desteğe hazır olduğunu söyledi.

Cumhurbaşkanı, çözümün tek bir ülkenin veya tarafın varlığıyla sınırlandırılamayacağını belirterek, barış planının doğru koşullar, doğru otorite ve doğru hedefler üzerine kurulması gerektiğini vurguladı. Erdoğan, çözümün meşruiyet kaynağının yalnızca Filistin halkının iradesi olduğunu ifade etti.

Türkiye’nin rolünün, kalıcı ateşkes, adil barış, insani yardımlara erişim ve yeniden imar ile siyasi çözümü desteklemek olduğunu söyledi.

Suriye’de barış ve birlik

Erdoğan, Suriye’de hükümet ile “Suriye Demokratik Güçleri” arasındaki uzlaşma çabalarına değinerek, ülkenin savaş ve bölünme yıllarının ağır bedellerini ödediğini belirtti. Türkiye’nin önceliğinin Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak, ulusal birliği güçlendirmek ve devlet otoritesini tüm ülkeye yaymak olduğunu vurguladı.

evfedrv
Erdoğan, 24 Mayıs 2025’te Dolmabahçe Sarayı’nda Şara’yi kabul ederken (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Cumhurbaşkanı, çatışma bölgelerinin daraltılması ve sağlanan anlaşmaların ilerleme kaydettiğini, ancak saha gelişmelerinin tek başına kalıcı kazanımlar için yeterli olmadığını ifade etti. Toplumsal uzlaşının sağlanması ve merkezi hükümete destek verilmesinin önemine işaret eden Erdoğan, bunun kuzeydoğu Suriye’den güneyine, sahil bölgelerinden tüm ülkeye uygulanması gerektiğini söyledi.

Erdoğan, Suriye’nin komşularına tehdit oluşturmayan, terör örgütlerine alan açmayan ve tüm toplumsal bileşenlerini eşit vatandaşlık temelinde kucaklayan bir ülke olmasının bölgesel istikrar açısından kritik önemde olduğunu vurguladı. Türkiye’nin bu sürece Suudi Arabistan ve diğer dost ülkelerle birlikte aktif destek sağlayacağını belirtti.

Sudan’da barış çabaları

Sudan’daki savaşın bininci gününe yaklaşılırken Erdoğan, Türkiye’nin diplomatik çabalarla barış ve istikrarın sağlanmasına katkıda bulunduğunu söyledi. Türkiye’nin Sudan’da güvenilir bir dış aktör olarak mevcut çabaları güçlendirdiğini belirten Erdoğan, TİKA ofisinin ve Türk Ziraat Bankası şubesinin açılması, THY seferleri ile bölgesel bağlantının artırıldığını ifade etti.

Türkiye’nin insani yardımlar kapsamında Sudan’a 12 bin 600 ton malzeme ve 30 bin çadır gönderdiğini hatırlatan Erdoğan, tarım, madencilik ve enerji alanlarındaki iş birliğinin sürdüğünü ve yeniden imar çalışmalarının değerlendirildiğini söyledi. Erdoğan, Türkiye’nin Suudi Arabistan, ABD ve Mısır ile iş birliğine de önem verdiğini belirtti.

Somali ve İsrail’in tanıma kararı

Erdoğan, İsrail’in Somaliland’ı tanıma kararının meşruiyetinin olmadığını ve Türkiye’nin Somali’nin toprak bütünlüğünü savunmaya devam edeceğini vurguladı. Erdoğan, Netanyahu hükümetinin eylemlerinin Afrika Boynuzu’nda istikrarı tehdit ettiğini ve bu adımların tüm Afrika kıtasına risk oluşturduğunu belirtti. Erdoğan, bölgesel aktörlerin ve uluslararası kuruluşların bu karara karşı tavır almasını desteklediklerini ifade etti.

İran ve bölgesel arabuluculuk

Erdoğan, ABD-İran geriliminin önlenmesine yönelik olarak Türkiye’nin, Suudi Arabistan ve Pakistan gibi bölge ülkeleriyle yürüttüğü istişare ve koordinasyon girişimlerine değindi. Türkiye’nin herhangi bir savaşın çıkmasına izin vermeyeceğini, diplomasi ve ortak akılla çözüm üretme ilkesini benimsediğini vurguladı. Erdoğan, Türkiye’nin İran’daki gelişmeleri yakından takip ettiğini ve istikrarın sağlanmasına önem verdiğini belirtti.