Riyad ve Pekin arasında konut, madencilik ve endüstri sektörlerinde iş birliği

Riyad ve Pekin konut, madencilik ve endüstri projelerini güçlendirecek

Veliaht Prens ve Çin Devlet Başkanı’nın da katılımıyla iki ülke bakanları, mutabakat zaptı alışverişinde bulundu. Fotoğrafta Suudi Enerji Bakanı, Çin Devlet Kalkınma Komitesi Başkanı ile birlikte görünüyor (SPA)
Veliaht Prens ve Çin Devlet Başkanı’nın da katılımıyla iki ülke bakanları, mutabakat zaptı alışverişinde bulundu. Fotoğrafta Suudi Enerji Bakanı, Çin Devlet Kalkınma Komitesi Başkanı ile birlikte görünüyor (SPA)
TT

Riyad ve Pekin arasında konut, madencilik ve endüstri sektörlerinde iş birliği

Veliaht Prens ve Çin Devlet Başkanı’nın da katılımıyla iki ülke bakanları, mutabakat zaptı alışverişinde bulundu. Fotoğrafta Suudi Enerji Bakanı, Çin Devlet Kalkınma Komitesi Başkanı ile birlikte görünüyor (SPA)
Veliaht Prens ve Çin Devlet Başkanı’nın da katılımıyla iki ülke bakanları, mutabakat zaptı alışverişinde bulundu. Fotoğrafta Suudi Enerji Bakanı, Çin Devlet Kalkınma Komitesi Başkanı ile birlikte görünüyor (SPA)

Suudi Arabistan - Çin ortaklığı, 8 Aralık’ta imzalanan anlaşmalarla daha geniş ufuklara doğru ilerliyor. Ayrıca iki ülke arasında ‘Ticaret ve Yatırım Alt Komitesi mekanizması içinde konut alanında işbirliğine ilişkin ortak bir çalışma grubu oluşturulması, hükümet düzeyinde alışverişin artırılması, politikaların ve planlamanın koordinasyonu, Riyad ile Pekin arasında barınma alanında iş işbirliğinde karşılaşılan sorunların belirlenmesi, bu sorunların zamanında ele alınması, iki taraf arasındaki iş birliğini sürekli olarak genişletmek ve pekiştirmek için işbirliği ve ortak projelerin uygulanması fırsatlarına ek olarak, iki ülkedeki şirketlerin, finans kuruluşlarının ve araştırma kurumlarının bilgi alışverişi ve iletişiminin kapsamını genişletmeye teşvik edilmesi’ için çalışmalar devam ediyor.
İş birliği alanları; kentsel gelişim ve konut inşaatı, Çin, Suudi Arabistan veya üçüncü bir ülkede ortaklaşa belirli konut projelerinin uygulanması, tasarım, inşaat, şantiye yönetimi, sağlık, güvenlik ve çevre, inşaat malzemeleri ve enerji tasarruflu binalar ile modern bina teknolojileri, finansman yenilikleri, yeşil bina, inşaat sektöründe bilgi ve veri teknolojilerinin uygulanması, inşaat sektöründe ve akıllı şehirlerde sanayileşmenin yanı sıra konut, yapı ve inşaat araştırmaları alanında iki ülkede ilgili mühendis ve teknisyenlerin yetiştirilmesi meselelerini içeriyor.
Öte yandan Riyad ve Pekin, altın ve bakır arama ve madenciliği alanındaki iş birliğini artırmayı planlıyor. Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender el-Harif, iki ülke arasında sanayi ve madencilik alanlarında artan stratejik ortaklığın, ülkesinin madencilik alanında Çin ile işbirliğini artırma konusundaki istekliliğini doğruladığını dile getirdi.
Bakan Harif, özellikle de Çin’in ‘Kuşak- Yol Girişimi’ ile birçok hedefe entegre edildiği için Suudi Arabistan’ın iki ülke arasında ortaklık amacıyla umut verici endüstriyel fırsatlar sunan 2030 Vizyonu çerçevesinde, sanayi ve madencilik alanlarındaki ilişkileri güçlendirme planlarını açıkladı. Bakan ayrıca, Çin’in bazı mineral kaynaklarında büyük rezervlere sahip ülkelerden biri olduğunu, fosfat, nadir toprak elementleri, kuvars ve bakır üretiminde ileri bir konuma sahip, elmas üreten ülkelerden biri ve çok çeşitli maden endüstrilerinde gelişmiş olduğunu dile getirdi.
Bakan Bender el-Harif’in belirttiğine göre madenler, petrokimya ile birlikte Suudi Arabistan’ın Çin’e yaptığı ihracat listesinin başında yer alırken, Çin’in Krallığa yaptığı en önemli ihracat ürünleri ise ağır makine, elektronik, araç ve yedek parçalar oldu. Suudi Sanayi Fonu’nun 6 ortak projenin finansmanına katkı sağlaması nedeniyle projelerin iki ülke arasındaki işbirliği hacminin önemli bir bölümünü oluşturduğuna işaret eden Harif, Veliaht Prens Muhammed bin Selman’ın Şubat 2019’da Çin’e yaptığı ziyaret sırasında imalat sanayileri, petrokimya, ilaç endüstrileri ve diğerleri dahil olmak üzere bir dizi sektörde imzalanan anlaşmalar dahil Pekin ve Riyad’ın ortak girişimler kurmak için çeşitli anlaşmalar imzaladığını söyledi.
Bakan, Suudi Sanayi Şehirleri ve Teknoloji Bölgeleri Kurumu’nun plastik, metal, seramik, beton ve gıda endüstrilerinin yanı sıra çeşitli planlama, inşaat ve uygulama aşamalarındaki yaklaşık 10 fabrikaya ek olarak çeşitli alanlarda faaliyet gösteren Çin merkezli 7 fabrikaya ev sahipliği yapması nedeniyle yatırım alanının iş birliği hacminde büyük bir paya sahip olduğunu ifade etti.  Ayrıca Jubail ve Yanbu Kraliyet komisyonu (RCJY) için Çinli şirketlerle farklı aşamalarda yaklaşık 12 proje olduğunu söyleyen bakan, şirketlerin bazılarının faaliyette, diğerlerinin ise prosedür veya tasarım aşamasında olduğunu kaydetti.
Harif, Çin’in sanayi yatırımları alanında küresel bir ağırlığı temsil ettiğini belirterek, iki ülke arasında gelecekteki iş birliği alanları için büyük fırsatlara dikkati çekti. Ülkesinin petrokimya, imalat ve madencilik endüstrileri, yenilenebilir enerji ve diğer alanlarda bir dizi yatırıma sahip olduğuna atıfta bulunan Harif, bakanlığın endüstriyel teknolojileri yerelleştirmeyi, mevcut yatırımları geliştirmeyi ve endüstriyel alanlara yatırım yaparak Çinli şirketlerle iş birliğini geliştirmeyi hedeflediğini aktardı. Harif ayrıca, Suudi Arabistan’daki Çin yatırımlarının GSYİH’ya katkıyı arttıracağını ve yeni iş fırsatları yaratacağını söyledi.
Suudi-Çin İş Konseyi Başkanı Muhammed bin Abdulaziz el-Aclan ise Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Pekin’in Krallık’ta Çin endüstrileri için bölgesel bir merkez kurmayı planladığını söylerken, başta bakır ve altın olmak üzere maden arama ve sondaj alanındaki iş birliğinin, Suudi- Çin işbirliği için önemli ve teşvik edici olacağını belirtti.
Aclan, Suudi madencilik stratejisinin Çin ile ortak çıkarları olan yatırımları ve endüstrileri cezbettiğine dikkati çekerken, stratejinin Suudi stratejisi ve 2030 Vizyonu çıktıları ile uyumlu yatırım fırsatlarını hedeflemeye dayandığını ve 3 eksen içerdiğini söyledi.
Aclan, birinci eksenin maden arama faaliyetlerine dayandığını, ikinci eksenin çıkarılan mineralleri kullanan gelişmiş metal endüstrileri ekseni olduğunu ve üçüncü eksenin ise laboratuvarları ve sondaj operasyonlarını içeren madencilik destek hizmetleri olduğunu belirtti. Muhammed bin Abdulaziz el-Aclan, Suudi şirketlerinin bu konuda büyük başarılar elde ettiğine dikkat çekti.
Öte yandan Suudi Arabistan ‘Maaden’ şirketi, ülkedeki en büyük 10 şirketten biri ve dünyanın en hızlı büyüyen madencilik şirketleri arasında yer alıyor. Öyle ki 2021 yılı için gelirleri 26,7 milyar doları buldu. Ayrıca sanayi sektörüne madencilik sektörü aracılığıyla büyüme ve genişleme fırsatı vererek yerel ekonomiyi desteklemenin yanı sıra madencilik sektöründe uzun vadeli ortaklıklar kurmayı amaçlıyor.
Şirket, modern teknolojilere ve sürdürülebilir madencilik yöntemlerine yatırım yaparak mineral kaynakları ve gelişmiş bir yerel madencilik sistemi geliştirmeyi hedefliyor. Şirket ayrıca, 17 maden ve saha işletirken, ürünlerini 30’dan fazla ülkeye ihraç ediyor. Aynı şekilde gelecek 18 yıl boyunca fosfat, alüminyum, altın ve bakırın her birinde iş hacmini artırmaya çalışıyor. Krallık topraklarında 1,3 trilyon dolar olarak tahmin edilen gizli ve değerli maden zenginliğini harekete geçirmek amacıyla da yeni mineraller keşfetmeye çabalıyor.



Suudi Arabistan’dan Hürmüz Boğazı çağrısı: Seferler savaş öncesi düzene dönmeli

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Madrid’de İspanyol mevkidaşı José Manuel Albares ile yaptığı görüşmeler sırasında (İspanya Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Madrid’de İspanyol mevkidaşı José Manuel Albares ile yaptığı görüşmeler sırasında (İspanya Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan’dan Hürmüz Boğazı çağrısı: Seferler savaş öncesi düzene dönmeli

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Madrid’de İspanyol mevkidaşı José Manuel Albares ile yaptığı görüşmeler sırasında (İspanya Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Madrid’de İspanyol mevkidaşı José Manuel Albares ile yaptığı görüşmeler sırasında (İspanya Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al Suud, Çarşamba günü Madrid ziyareti sırasında yaptığı açıklamada, ülkesinin bölgesel krizin çözümünde diplomatik süreci desteklediğini ve Hürmüz’ün güvenliğinin küresel ekonominin istikrarı için temel unsur olduğunu söyledi.

Stratejik ortaklık belgesi

Suudi Arabistan ile İspanya, Çarşamba günü ikili ilişkilerde yeni bir döneme girerek ilişkileri stratejik ortaklık seviyesine yükseltti. Taraflar, Stratejik Ortaklık Belgesi’ni imzalarken diplomatik ve özel pasaport sahiplerine karşılıklı vize muafiyeti anlaşmasına da imza attı.

Prens Faisal bin Ferhan, iki ülke liderleri düzeyinde kurulacak Ortaklık Konseyi’nin, ilgili kurumlar arasında koordinasyonu güçlendirecek kurumsal bir çerçeve oluşturacağını ve Riyad ile Madrid arasındaki ilişkileri ileri taşıyacak girişim ve projelere zemin hazırlayacağını ifade etti.

Barışa destek

Suudi Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, bugün (Çarşamba) yaptığı açıklamada, 28 Şubat’ta başlayan bölgesel kriz konusunda Suudi Arabistan’ın diplomatik çözümden yana tutumunu yineledi.

Madrid’de İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares ile düzenlediği ortak basın toplantısında konuşan Suudi Bakan, Riyad yönetiminin Ortadoğu’da tansiyonun düşürülmesi ve gerilimin tırmanmasının önlenmesi yönündeki desteğini sürdürdüğünü belirtti.

Prens Faysal bin Ferhan, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz ulaşımının yeniden normal seyrine dönmesinin önemine dikkat çekerek, boğazın güvenliği ve seyrüsefer serbestisinin küresel ekonomik istikrar açısından kritik olduğunu vurguladı.

fdvfdfdb
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan ile İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares, “Stratejik Ortaklık” belgesinin imza töreni sırasında (İspanya Dışişleri Bakanlığı)

Ayrıca Suudi Arabistan ile İspanya arasındaki ilişkilerin sürekli gelişim gösterdiğini ifade eden Bakan, Riyad ile Madrid arasındaki bağları daha ileri seviyeye taşımak amacıyla stratejik ortaklık belgesinin imzalandığını söyledi.

Albares: Suudi Arabistan’ın rolü merkezi öneme sahip

İspanya Dışişleri Bakanı José Manuel Albares ise ülkesinin Suudi Arabistan ile ikili ilişkileri güçlendirmeye kararlı olduğunu belirterek, Suudi Arabistan’ın İspanya’nın Ortadoğu’daki önemli ticari ortaklarından biri olduğunu söyledi.

İspanyol Bakan, Suudi Arabistan’ın yalnızca Körfez ve bölgesel güvenlik açısından değil, uluslararası düzeyde de son derece merkezi bir rol oynadığını ifade etti.

Ayrıca İspanya’nın, İran’daki savaş konusunda Suudi Arabistan’ın “sağduyulu tutumunu” takdir ettiğini dile getirdi.

İspanya Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Dışişleri Bakanı José Manuel Albares’in Çarşamba günü Madrid’de Suudi mevkidaşı Prens Faysal bin Ferhan’ı ağırladığı ve görüşmede bölgesel ve uluslararası önemli meselelerin yanı sıra ikili ilişkilerin stratejik ortaklık seviyesine yükseltilmesinin ele alındığı belirtildi.

Dayanışma ve iyimserlik

İspanya, İran’ın “gerekçesiz saldırılarının” ardından Suudi Arabistan’la dayanışma içinde olduğunu yineleyerek, Riyad yönetiminin Ortadoğu’daki çatışmaların sona erdirilmesine katkı sağlayan rolünü desteklediğini açıkladı.

cbgfbgf
İspanya Dışişleri Bakanı, Suudi mevkidaşını Madrid’de karşılayarak ağırladı (İspanya Dışişleri Bakanlığı)

İspanya Dışişleri Bakanlığı, iki ülke arasında Stratejik Ortaklık Konseyi’nin kurulmasına ilişkin anlaşmanın imzalandığını belirterek, bu mekanizmanın siyasi, ekonomik, kültürel ve savunma alanlarının yanı sıra enerji ve ulaştırma sektörlerinde iş birliğini geliştireceğini kaydetti.

Açıklamada ayrıca, diplomatik, özel ve hizmet pasaportu sahiplerine karşılıklı vize muafiyeti anlaşmasının da imzalandığı bildirildi.


Suudi Arabistan gayrimenkul piyasasının dengelerini yeniden şekillendiriyor

Sakani konut programı projesinden bir kare (SPA
Sakani konut programı projesinden bir kare (SPA
TT

Suudi Arabistan gayrimenkul piyasasının dengelerini yeniden şekillendiriyor

Sakani konut programı projesinden bir kare (SPA
Sakani konut programı projesinden bir kare (SPA

Suudi Arabistan emlak piyasasında yıllık boş gayrimenkul vergilerine ilişkin uygulama yönetmeliğinin yürürlüğe girmesi bekleniyor. Suudi Arabistan Belediyeler ve İskân Bakanlığı, uygulamaya geçmeden önce görüş ve önerileri almak amacıyla yönetmelik taslağını “İstitlaa” platformunda kamuoyuna sundu. Düzenleme kapsamında, şehir sınırları içinde atıl durumda bulunan gayrimenkuller için mülk değerinin yüzde 5’ini aşmayacak şekilde yıllık ücret uygulanması öngörülüyor. Amaç ise piyasadaki arzı artırmak ve spekülatif birikimi sınırlandırmak.

Yeni düzenleme, gayrimenkul varlıklarının daha verimli kullanılmasını ve mülk sahiplerinin boş duran taşınmazlarını ekonomiye kazandırmasını hedefliyor. Böylece arz-talep dengesinin desteklenmesi ve emlak sektöründe istikrarın sağlanması amaçlanıyor. Bu adım, Veliaht Prens ve Başbakan Muhammed bin Selman’ın piyasayı düzenlemeye yönelik talimatlarının devamı niteliğinde değerlendiriliyor.

“Amaç sadece gelir elde etmek değil”

Raoud Emlak şirketinin CEO’su mühendis Abdülnasır el-Abdüllatif, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, boş gayrimenkullere yönelik uygulama yönetmeliğinin emlak piyasası açısından önemli bir düzenleyici adım olduğunu söyledi. Özellikle kiralık konut ve ticari alanlara yüksek talep bulunmasına rağmen uzun süre kapalı tutulan çok sayıda birim olduğuna dikkat çekti.

El-Abdüllatif’e göre bu ücretlerin temel amacı yalnızca mali gelir sağlamak değil; kullanılmayan gayrimenkullerin piyasaya kazandırılmasını teşvik etmek. Düzenlemenin, önümüzdeki dönemde kiralık konut arzını artırmasının beklendiğini belirten El-Abdüllatif, boş tutulan mülklerin artık mal sahiplerine doğrudan maliyet oluşturacağını, bunun da yatırımcıları kiralama veya satışa yönelteceğini ifade etti.

Bu gelişmenin özellikle büyük şehirlerde kira fiyatları üzerindeki baskıyı zamanla hafifletebileceğini söyleyen El-Abdüllatif, etkinin kısa vadede değil, kademeli biçimde hissedileceğini vurguladı. Bunun ise uygulama mekanizmasının başarısına, boş durumdaki mülklerin doğru şekilde tespit edilmesine ve mülk sahiplerinin kurallara uyumuna bağlı olacağını kaydetti.

Piyasa daha olgun bir döneme giriyor

El-Abdüllatif ayrıca Suudi Arabistan emlak piyasasının yeni yasalar, konut programları ve kentsel dönüşüm projeleri sayesinde daha düzenli ve olgun bir aşamaya geçtiğini söyledi. Önümüzdeki yıllarda kullanılmayan gayrimenkulleri elde tutmak yerine, ekonomik olarak değerlendirme ve verimli işletme anlayışının öne çıkacağını belirtti. Bunun da arzı artırarak piyasa dengesine olumlu katkı sağlayacağını ifade etti.

Mülk sahipleri üzerinde baskı oluşacak

Öte yandan Mansat Emlak şirketinin CEO’su Halid el-Mübeyyid da Şarku’l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, yeni düzenlemenin mülk sahiplerini daha fazla konutu kiraya sunmaya zorlayacağını söyledi. Böylece ücretlerden kaçınmak isteyen mal sahiplerinin piyasaya yeni konut arzı sağlayacağını, bunun da fiyatların düşmesine katkıda bulunacağını belirtti.

El-Mübeyyid, geçmişte mülk sahiplerinin daha yüksek kira bedeli beklentisiyle kiralama kararını geciktirdiğini, bunun da arz sıkıntısı ve fiyat artışlarında etkili olduğunu ifade etti. Ayrıca bazı tekelci uygulamaların da piyasadaki dengesizliği artırdığını söyledi.

“Artık yeni bir dönemin eşiğindeyiz” diyen El-Mübeyyid, önümüzdeki süreçte piyasaya daha fazla konut arzı sunulacağını ve mülk sahipleri ile kiracılar arasındaki uygulamaların daha sağlıklı hale geleceğini dile getirdi. Ayrıca Suudi Arabistan’ın bölgesel merkezlerini Riyad’a taşıyan büyük şirketler için cazip bir pazar haline geldiğini, bunun da kiralama piyasasında hareketlilik ve talep artışı yaratacağını sözlerine ekledi.


Avrupa Ticaret Odası: Suudi Arabistan küresel enerji akışını güvence altına aldı

Yanbu Endüstri Limanı (SPA)
Yanbu Endüstri Limanı (SPA)
TT

Avrupa Ticaret Odası: Suudi Arabistan küresel enerji akışını güvence altına aldı

Yanbu Endüstri Limanı (SPA)
Yanbu Endüstri Limanı (SPA)

Avrupa Ticaret Odası’nın Suudi Arabistan’daki Başkanı Kristijonas Gidevillas’a göre uluslararası deniz taşımacılığının dalgalandığı bir dönemde Suudi Arabistan’ın Kızıldeniz üzerinden sağladığı ihracat kapasitesi, küresel enerji fiyatlarını kontrol altında tutan stratejik bir denge unsuru haline geldi. Gidevillas, Avrupa için alternatif petrol akış yollarının gerçek değerinin, arz sürekliliğini sağlamak ve enflasyon baskılarını hafifletmek olduğunu söyledi.

Gidevillas, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, 2025 yılında 88 milyar avroyu aşan Avrupa–Suudi Arabistan ticaret hacminin, krallığın Avrupa enerji güvenliğinde yapısal bir ortak haline geldiğini gösterdiğini ifade etti. Suudi Arabistan’ın dünyanın en esnek lojistik altyapılarından birine sahip olduğunu vurguladı.

Tek koridor bahsinin Sonu

Gidevillas’a göre Suudi Arabistan’ın hem Basra Körfezi hem de Kızıldeniz üzerinden çift yönlü ihracat kapasitesi geliştirmesi, fiilen tek koridor bahsini ortadan kaldırdı. Bu durum, bölgesel gerilimlerin en yoğun olduğu dönemlerde bile enerji akışının kesintisiz sürmesini sağlıyor.

Bu stratejinin geçici bir tepki değil, küresel ölçekte Suudi Arabistan’ın stratejik değerini artıran yapısal bir hamle olduğunu belirtti.

Avrupa için enerji ve dönüşüm boyutu

Gidevillas, kısa vadede bu koridorun Avrupa için en önemli etkisinin enerji arz güvenliğinden çok fiyat istikrarı olduğunu, uzun vadede ise Suudi Arabistan’ın Avrupa enerji dönüşümünün kilit ortağı haline geldiğini söyledi.

Neom ve Yenbu gibi yeni ihracat merkezlerinin, geleceğin yeşil yakıt tedarik zincirlerinde Suudi Arabistan’ı merkez konuma taşıdığını ifade etti.

cdvfdfd
Avrupa Ticaret Odası’nın Suudi Arabistan’daki Başkanı Kristijonas Gidevillas. (X)

Ayrıca Suudi Arabistan’ın hidrojen ve amonyak ihracatını Avrupa’ya yönlendirdiğini, bunun da Avrupa’nın sanayide karbonsuzlaşma programını desteklediğini belirtti. Mısır üzerinden Avrupa elektrik şebekelerine entegrasyonun da düşük karbonlu enerjiye geçişi güçlendirdiğini ekledi.

Avrupa enerji maliyetlerine yapısal katkı

Gidevillas, Avrupa Birliği’nin Körfez bölgesinden petrol ithalatının yaklaşık yüzde 10 seviyesinde olduğunu hatırlatarak, Hürmüz Boğazı gibi kritik geçişlerde yaşanan aksaklıkların fiziksel arz kıtlığı yaratmaktan çok fiyatları yukarı çektiğini söyledi.

Suudi Arabistan’ın sağladığı koridorun temel katkısının piyasa akışının sürekliliği olduğunu ve bunun Avrupa ekonomisini fiyat şoklarından koruduğunu vurguladı.

Enerji Krizleri ve Avrupa’nın Kırılganlığı

Analizde, 2022’deki Rusya-Ukrayna savaşı sonrası yaşanan enerji krizi hatırlatıldı. O dönemde gaz arzındaki düşüşün Avrupa hükümetlerini yüz milyarlarca avroluk destek paketleri açıklamaya zorladığı belirtildi.

Bugün Hürmüz Boğazı gerilimiyle birlikte Avrupa’nın yeniden yüksek fiyat baskısıyla karşı karşıya olduğu, Suudi Arabistan’ın ise bu süreçte tüketiciyi enflasyon riskinden koruyan bir rol üstlendiği ifade edildi.

Egemen güvenilirlik ve Suudi rolü

Gidevillas, Suudi Arabistan’ın OPEC içindeki konumu ve günlük 12 milyon varile ulaşan üretim kapasitesi sayesinde küresel enerji piyasalarında istikrar sağlayan kilit aktör olduğunu söyledi.

Çift ihracat koridoru sayesinde tek bir deniz yoluna bağımlılığın ortadan kalktığını ve bunun yapısal bir güvenlik avantajı oluşturduğunu vurguladı.

Avrupa’nın kırılganlığına karşı Suudi esnekliği

Avrupa’nın dizel ve jet yakıtı tedarikinde dalgalanmalar yaşadığı, enerji bağımsızlığı konusunda zorluklarla karşı karşıya olduğu belirtilirken, Suudi Arabistan’ın hem üretim hem de petrokimya altyapısıyla en esnek enerji ortaklarından biri haline geldiği ifade edildi.

fdvfdb
Yanbu Ticari Limanı, Suudi Arabistan’ın önemli deniz geçitlerinden biridir. (Mawani)

Gidevillas’a göre Suudi Arabistan yalnızca fiziksel enerji arzını değil, aynı zamanda küresel piyasalardaki jeopolitik baskıyı da dengeleyen bir “sigorta mekanizması” işlevi görüyor.

Gelecek perspektifi: Enerji dönüşümünde Suudi liderlik

Geleceğe ilişkin değerlendirmelerde Gidevillas, Suudi Arabistan’ın hidrokarbonlar alanındaki geleneksel rolünün yanı sıra yeşil hidrojen ve sürdürülebilir enerji üretiminde de küresel liderliğe ilerlediğini söyledi.

Bu dönüşümün, krallığın Avrupa için uzun vadeli stratejik ortak konumunu güçlendireceğini ve küresel enerji sisteminin geleceğinde merkezi bir rol oynayacağını belirtti.