Dünya yıldızları Riyad Joy Awards Ödül Töreni’nde buluştu

Joy Awards ödül töreninde Suriyeli sanatçıların da bulunması umut verdi

Suriyeli aktris Assala (Riyad Sezonu)
Suriyeli aktris Assala (Riyad Sezonu)
TT

Dünya yıldızları Riyad Joy Awards Ödül Töreni’nde buluştu

Suriyeli aktris Assala (Riyad Sezonu)
Suriyeli aktris Assala (Riyad Sezonu)

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad'da sanatın ve sanatçıların onurlandırıldığı Üçüncü Joy Awards ödül töreni gündemdeki yerini koruyor.
Türünün, bölgede düzenlenen en büyük örneği olan tören; sinema, televizyon ve spor dünyasının devlerini tek çatı altında buluşturdu.
Bölgedeki en büyük ödül törenlerinden biri olan bu Joy Awards, her yıl Suudi Arabistan Eğlence Kurumu tarafından Riyad Sezonu etkinlikleri kapsamında düzenleniyor. Aynı zamanda ödül töreni, dünyanın dört bir yanından önemli sanatçıların Suudi Arabistan’ı tanıması ve genç Suudi yetenekleri keşfetmesi için de bir fırsat.

Hayat Al-Fahd ve Suad Abdullah, onurlandırıldıkları esnada (Riyad Sezonu)
Çeşitli alanlardaki sanatçılar ve yapımcılar için 15 farklı alanda ödül veriliyor. Birçok onursal ödülün yanı sıra, sanat dünyasının en önemli isimleri için de ödüller veriliyor.

Onur Ödülü
Eğlence Kurumu, geçtiğimiz yıllardaki çalışmalarının takdir edildiğinin bir göstergesi olarak, çeşitli alanlardaki birçok sanat öncüsünü onur ödülü ile onurlandırdı. Onur ödülü alanlar arasında, dünyanın en önde gelen aktörlerinden biri olan ve iki Oscar kazanan Hollywood kralı Mel Gibson’ın yanında, 40 yılı aşkın süredir Bollywood'un en ünlü simalarından biri olan Hintli aktör Amitabh Bachchan da yer alıyor. Bachchan, 180'den fazla sinema filminde yer aldı ve Yaşam Boyu Başarı Ödülü’ne layık görüldü.
Kolombiya asıllı ABD’li aktris Sofia Vergara, Yılın Kişiliği ödülüne layık görüldü. Vergara’nın, kariyeri boyunca yer aldığı yapımlar arasında en ünlüsü; Arap coğrafyasında izleyiciler tarafından çokça tanınmasını sağlayan ve kendisine Ortadoğu'da birçok izleyici kazandıran “Modern Family”. Böylece Vergara, Arap hayranlarını, ilk kez bu törende görme fırsatı yakaladı. Kurum ayrıca Körfez ekranlarının iki hanımefendisi ve Kuveyt'in iki yetenekli ismi Hayat Al-Fahd ve Suad Abdullah'a da onur ödülü verdi. Kurum, Arap (Basra) Körfezi bölgesi ve bir bütün olarak Arap dünyasında ekranların en önemli iki sembolü olarak tüm nesillerin hafızalarına kaydedilmelerini sağlayan Körfez dramasındaki onlarca yıllık kariyerlerini göz önüne aldığında iki sanatçıyı onur ödülüne layık gördü.

İspanyol aktris Esther Acebo (Riyad Sezonu)
Ayrıca Ahmed Hilmi, Muna Zeki ve ABD’li yönetmen Michael Bay de onur ödülüne layık görüldü. Suudi şarkıcı Reşid el-Macid, Kuveytli sanatçı Neval ve İspanyol aktris Esther Acebo, medya alanında gösterdiği çabalar ve sanata verdiği sürekli destek için MBC Grubu Başkanı Velid Al İbrahim ve Rotana’nın CEO’su Salim el-Hindî onur ödülüne layık görülenler arasında yer aldı.

Yerel yetenekleri onurlandırma gecesi
Şarku’l Avsat muhabirinin aktardığına göre tüm kategorilerdeki ödüllerde en büyük pay Suudi sanatçıların oldu. İbrahim Al-Haccac “Minhu Veledna” dizisindeki olağanüstü rolüyle dizi kategorisinde en iyi erkek oyuncu ödülünü kazandı. Program sunucusu Ahmet Şugayri, En İyi İlham Veren Kişi ödülünü alırken, Juri Kattan, ödül töreninde ilk onurlandırılması olduğu için Yeni Ses ödülünü gözyaşları içinde aldı. Müziğin Prensi Abdulmecid Abdullah da müzik kategorisinde En İyi Sanatçı ödülünün sahibi oldu. Abdullah, Fas’tan Umman’a kadar geniş kitlelerce tanınan birçok albüm seslendirdiği 50 yılı aşan uzun kariyerinin anısına bu ödüle layık görüldü. Meryem Salih bin Ladin En İyi Sporcu ödülünü alırken En İyi Yeni Yüz ödülüne Helda Yasin sahip oldu.

Tüm Arap Ödülleri
Birçok Arap sanatçı çeşitli dallarda çeşitli ödüller kazandı. En İyi Erkek Oyuncu ödülünü Ahmed Ezz, En İyi Kadın Oyuncu ödülünü Kira & El Gin filmindeki rolüyle Hend Sabri kazandı. Kira & El Gin filminin kendisi ise En İyi Film ödülüne layık görüldü.
Dizi kategorisinde En İyi Kadın Oyuncu ödülünü “Salon Zehra” dizisindeki rolüyle Lübnanlı yıldız Nadine Necim’e, En İyi Şarkı ödülü ise Suriyeli şarkıcı Assala'nın “Şükran” şarkısına gitti. En İyi İlham Veren Kişi Ödülü ise Abîr es-Sağir’in oldu.
Joe Bou Eid’ in yönetmenliğini üstlendiği Salon Zehra En İyi Dizi ödülünü alırken, En İyi Şarkıcı ödülünü Mısırlı sanatçı Angham aldı. Faslı yıldız Eşref Hakimi törene damgasını vuran güzel bir kare oluşturacak şekilde annesiyle birlikte En İyi Sporcu ödülünü aldı.

Vefat edenlere selam
Kurum, insani bir jest olarak, 2022'de hayatını kaybeden sanat, medya ve eğlence öncülerini onurlandırdı. Onurlandırılan isimler şöyle: Cezayirli yazar ve yönetmen Yemine Beşir, eski Kuveyt Enformasyon Bakanı Muhammed el-Senusi, Mısırlı spor eleştirmeni İbrahim Hicazi, Katarlı futbolcu Adil el-Mulla, Lübnanlı aktör Pierre Chamoun ve Mısırlı aktris Aida el Aziz. Ayrıca Mısırlı Şef Usame el Seyyid, Suudi program sunucusu Galip Kamil, Suudi aktör ve yönetmen Ali El Huyerini, Kuveytli sanatçı Ganim el-Hammadi ve Kuveytli sanatçı Süleyman el Molla da anılan sanatçılar arasındaydı. Bunun yanında Mısırlı aktris Reca Hüseyin, Suudi aktör Halid Sami, Kuveytli aktör Casim Abbas ve Lübnanlı aktör Joseph Abboud’ da onurlandırdı. Kurum ayrıca, Suriyeli şarkıcı Ziyab Meşhur, Faslı komedyen Nureddin Bakr, Lübnanlı şarkıcı Georges El Rassi, Mısırlı film yapımcısı Muhsin Alamüddin, Mısırlı yönetmen Ali Abdulhalık, Suriyeli aktris Antoinette Necip, Mısırlı yönetmen Celal el Şerkavi, Ürdünlü yönetmen Eşref Telvah ve Mısırlı yönetmen Leyla Nasr’ı da andı. Suriyeli sanatçı Nasır Verdiyani ve dünya üzerinde sanatsal etki bırakan ve sevenleri tarafından unutulmayan daha birçok büyük Arap sanatçı da bu törende onurlandırıldı.

Kapanış: Suriyeli sanatçılar
Suudi Arabistan Eğlence Kurumu Başkanı Turki Âl-i Şeyh, törenin kapanış konuşmasını yaparak, Suudi Arabistan Kralı Selman bin Abdulaziz ile Veliaht Prens ve Başbakan Prens Muhammed bin Selman'a, tüm dallarında sürekli bir yükseliş yaşayan Suudi Arabistan eğlence sektörü için verdikleri büyük desteklerinden dolayı teşekkür etti.
Ödül kazananları tebrik ederek, kazanma ve kaybetme kültürünün önemini vurgulayan Âl-i Şeyh, herkesin meslektaşlarının onurlandırılmasından mutluluk duyması gerektiğini vurguladı. Ayrıca, törende Suriyeli sanatçıları görmekten duyduğu mutluluğu da dile getirdi. Başkan, Arap televizyon ekranlarının ön sıralarında yer alan Suriye dramasına izleyicilerin özlem duyduğunu da kaydetti.



Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Suudi Arabistan ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.

Suudi Veliaht Prensi’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan aldığı telefon görüşmesi sırasında iki ülke arasındaki ikili ilişkiler gözden geçirilirken, bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında da görüş alışverişinde bulunuldu.


Yaser Ebu Şebab'ın öldürülmesinden sonra Gazze'deki çeteler çöktü mü?

Yaygın olarak paylaşılan bir videodan alınan bir karede, Ebu Şebab'ın ölümünden sonra Halk Güçleri’nin komutasını devralan Gassan el-Dahini görülüyor (sosyal medya)
Yaygın olarak paylaşılan bir videodan alınan bir karede, Ebu Şebab'ın ölümünden sonra Halk Güçleri’nin komutasını devralan Gassan el-Dahini görülüyor (sosyal medya)
TT

Yaser Ebu Şebab'ın öldürülmesinden sonra Gazze'deki çeteler çöktü mü?

Yaygın olarak paylaşılan bir videodan alınan bir karede, Ebu Şebab'ın ölümünden sonra Halk Güçleri’nin komutasını devralan Gassan el-Dahini görülüyor (sosyal medya)
Yaygın olarak paylaşılan bir videodan alınan bir karede, Ebu Şebab'ın ölümünden sonra Halk Güçleri’nin komutasını devralan Gassan el-Dahini görülüyor (sosyal medya)

İzzeddin Ebu Ayşe

İsrail, Gazze Şeridi'nde kimliği belirsiz saldırganlar tarafından Halk Güçleri olarak bilinen silahlı milis grubunun lideri Yaser Ebu Şebab'ın öldürüldüğünü duyurur duymaz, grubun birçok üyesi onlara af kapısını açan Gazze hükümetine teslim olmaya başladı.

İsrail'in Hamas’a karşı mücadele etmek için Gazze Şeridi'nde kurulmasını denetlediği silahlı bir milis grubun lideri olan Ebu Şebab, aralık ayı başında öldürüldü. Ölümü, grubunun üyeleri arasında iç anlaşmazlıklara yol açtı.

Af ve diğer girişimler

Gazze'de Hamas yönetimindeki İçişleri Bakanlığı bu durumdan yararlanarak, silahlı milis gruplar ile iş birliği yapanlara “af kapısını” açtı ve onlara af sözü verdi. Bu durum, Filistinli ailelerin ve aşiretlerin, Tel Aviv'in yönlendirmesiyle Gazze sakinlerine karşı suçlar işleyen çetelere katılan evlatlarına verdikleri desteklerini geri çekmeleriyle aynı zamana denk geldi. Hamas’a bağlı güvenlik güçleri de silahlı grupların üyelerine karşı çeşitli operasyonlar düzenledi.

sd
Yaygın olarak paylaşılan bir videodan alınan, Husam el-Astal'ın Hamas'ı tehdit ettiği bir görüntü (sosyal medya)

Tüm bu faktörler, silahlı milis grupların bir dizi üyesinin Gazze hükümetine teslim olmasına katkıda bulundu. Peki bu, İsrail ordusu tarafından korunan Gazze'deki çetelerin dağılmasını hızlandıracak mı? Mevcut bilgilere göre, İsrail destekli bir çetenin 60 üyesi, Gazze'deki güvenlik güçlerine gönüllü olarak teslim oldu ve güvenlik güçleri davalarını yasal çerçevede işleme koydu. Bu haber İsrail Yayın Kurumu tarafından da doğrulandı.

Teslim olma eylemi, aranan kişilerin ailelerinin doğrudan teması ve aşiret liderlerinin açık desteğiyle gönüllü olarak gerçekleşti. İçişleri Bakanlığı, davalarını ele almak ve yargılama süreçlerini kolaylaştırmak için çalışacağına dair söz verdi.

Ebu Şebab'ın öldürülmesinin ardından

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre Siyasi analistler, Yaser Ebu Şebab'ın öldürülmesinin ardından, yerel çeteleri savaşta alternatif araçlar olarak kullanmaya dayanan İsrail projesinde önemli bir değişimin yaşandığına inanıyor.

Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi Müdürü İsmail es-Sevabite, “Bu suç çetelerinin başarısızlığına katkıda bulunan faktörler her geçen gün artıyor ve İsrail'in hedeflerini gerçekleştirmekte başarılı olamayacaklar. Bu çeteler, sadece güvenlik güçleriyle değil, Filistin toplumunun tüm kesimleriyle çatışmaya giriyor. Bu da zamanla dağılan bu çetelerin zayıflamasına yol açtı. Güvenlik güçleri, teslim olan tüm üyelerle sorumlu bir şekilde ve hukuka uygun olarak ilgileniyor” dedi.

Aşiret denetimi

Gazze Şeridi'ndeki Yüksek Aşiret Komitesi Başkanı Hüsnü el-Muğni, “Halk Güçleri” grubuna mensup yaklaşık 60 silahlı kişinin Hamas'a teslim olduğunu belirtti. Teslim olma süreci, Ebu Şebab'ın öldürülmesinin ardından birkaç aşamada gerçekleşti. Muğni, “Yüksek Aşiret Komitesi bu sürecin organizasyonunu denetledi, onlara af sağladı ve güvenliklerini garanti altına aldı. İsrail, sabıkalı bir grup kişiyi kullanarak onlara kabile veya aşiret temelli bir görünüm kazandırmaya çalıştı, ancak bu başarısız oldu” diye ekledi.

Muğni, “Aşiretler, bu çetelere katılanların tümünün aileleriyle iletişime geçti ve halklarına dönmek isteyenlere yardım teklif etti. Aileleri ve aşiretleri aracılığıyla birçoğunu geri getirmeyi başardılar” diye açıkladı.

Liderliğin ardından çöküş

Siyasi araştırmacı İlham Kreys, “Yaser Ebu Şebab'ın öldürülmesi bu çeteler için bir iç sarsıntı oluşturdu, ancak bu mutlaka tam bir dağılmanın başlangıcı anlamına gelmez. Bununla birlikte, bu, yapılarının kırılganlığının açık bir göstergesi çünkü doğaları gereği bir ideoloji veya gerçek bir örgütlenmeden yoksun gruplardır” diye ekliyor. “Bu çeteler kilit figürlere dayanır, bu nedenle ağırlık merkezini oluşturan liderin öldürülmesi içsel bir boşluğa ve güç mücadelelerine yol açar. Birleşik bir vizyonun yokluğu da buna katkıda bulunurken, liderlik yapısının zayıflığı içsel bir boşluğa ve güç mücadelelerine yol açarak bağların hızla çözülmesine neden olur.”

Kreys, “milislerin saflarındaki hızlanan çöküş, İsrail'in vekalet savaşlarına oynadığı bahsin sınırlarını ortaya koyuyor ve Filistin toplumunda sosyal bir temel veya destekleyici bir ortam oluşturmada yapısal bir başarısızlığı gösteriyor” diye açıklıyor. “Ebu Şebab'ın öldürülmesi, güvenlik ortamını yeniden şekillendiren ve sahada yeni bir gerçeklik yaratan, bu milislerin saflarında psikolojik bir çöküşe yol açan ve birçok üyesinin teslim olmasına neden olan çok önemli bir an oldu. Teslim olanların sayısının artması bekleniyor” diye ekliyor.

Kreys, “Ebu Şabab'ın öldürülmesine yönelik halkın tepkisi, bu gruplara yönelik toplumsal desteğin eksikliğini yansıtıyor. Bu durum da silahlı grup üyelerinin birçoğunun, genel ortamın kendilerine herhangi bir koruma sağlamayacağını fark ettikten sonra teslim olmalarına yol açtı” diye açıklıyor.

Silahlı gruplar güçlerini koruduklarını vurguluyorlar

Buna karşılık, “Halk Silahlı Gücü” Gassan el-Dahini'yi yeni lideri olarak atadığını duyurdu. Dahini, Hamas'a karşı grubunun mücadelesine devam edeceğine söz vererek, “Hamas'tan korkmuyorum. Halk ve özgür kimseler adına, onlarla savaşıyorum, evlatlarını tutukluyorum ve teçhizatlarına el koyuyorum. Liderinin ölümüne rağmen grup halen aktif. Yokluğu acı verici, ancak terörle mücadeleyi durdurmayacak” dedi.

Han Yunus'taki bir diğer silahlı grubun lideri Hussam el-Astal da Yaser Ebu Şebab'ın mezarı başında Dahini ile birlikte bir videoda göründü. Hamas'ı tehdit ederek, “Yaser Ebu Şebab'ın mezarından Hamas'a ve yandaşlarına mesajımızı gönderiyoruz: Mücadeleye devam edeceğiz ve Yaser'in ölümü bizi zayıflatmadı, aksine gücümüzü ve birliğimizi artırdı. Devam edeceğiz ve Hamas'ın sonu gelecek” dedi.

İsrail Ordusu Sözcüsü Nadav Şoşani ise, “Hamas'ın sözde İçişleri Bakanlığı, kendisine karşı çıkmaya cesaret eden her Gazzeliye işkence uyguluyor, infaz ediyor ve zorla kaybettiriyor. Tel Aviv, daha iyi bir gelecek isteyen ve Hamas'ın zulmünü reddeden Gazellilerle birlikte çalışacak. Uzun zamandır Hamas'ın baskıcı pençesinden kurtulmak isteyen birçok Filistinli var” dedi. Şoşani, “Hamas karşıtı grupların başarısız olduğu iddiaları, gerçekliği yeniden yazmaya çalışan çökmekte olan bir hareketin son çırpınışlarından ibarettir” diye de ekledi.


Suudi ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 4,8 büyüdü... Petrol dışı faaliyetler büyümenin yüzde 50'sini oluşturuyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (SPA)
TT

Suudi ekonomisi üçüncü çeyrekte yüzde 4,8 büyüdü... Petrol dışı faaliyetler büyümenin yüzde 50'sini oluşturuyor

Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (SPA)
Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ın genel görünümü (SPA)

Suudi Arabistan ekonomisi, 2025’in üçüncü çeyreğinde yıllık bazda yüzde 4,8’lik reel büyüme kaydetti. Bu büyüme, ülkenin olumlu ekonomik performansının devam ettiğini gösterirken, petrol dışı faaliyetlerin ana itici güç olduğu gözlendi. Mevsimsel olarak düzeltilmiş reel gayri safi yurt içi hasıla (GSYİH) ise bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,4 arttı.

Suudi Arabistan Genel İstatistik Kurumu’nun (GASTAT) nihai verilerine göre, yıllık büyüme oranı, ekim ayında açıklanan ön tahminlerdeki yüzde 5’lik seviyenin biraz altında kaldı. Buna rağmen 2025’in en hızlı büyümesi olarak kayda geçti.

Yıllık toplam büyümeye en büyük katkıyı, 2,4 puan ile petrol dışı faaliyetler sağladı; bu oran, toplam yüzde 4,8’lik büyümenin yüzde 50’sini oluşturuyor. Petrol faaliyetlerinin katkısı ise 2 puan oldu. GASTAT, petrol dışı faaliyetler için büyüme tahminini yüzde 4,5’ten yüzde 4,3’e düşürürken, petrol faaliyetleri büyüme tahminini ise yüzde 8,2’den yüzde 8,3’e yükseltti.

Büyümede, ağustos sonunda OPEC+ ittifakının gönüllü üretim kesintilerinin sona ermesinin ardından petrol üretimindeki kademeli artışın etkisi oldu. Suudi Arabistan, eylül ayından itibaren günlük 547 bin varil artışla üretimini yükseltti ve kasım ayında buna ek olarak günlük 137 bin varil artış gerçekleştirdi.

Bunun yanı sıra, kamu faaliyetleri ve ürünler üzerinden alınan net vergiler de büyümeye her biri 0,2 puanlık sınırlı katkı sağladı.

Mevsimsel düzeltmelerle (çeyreklik bazda) bakıldığında, petrol ve petrol dışı faaliyetler sırasıyla büyümeye 0,8 ve 0,3 puanlık katkı sağladı.

Faaliyet türlerine göre performansa bakıldığında, tüm ekonomik faaliyetler yıllık bazda pozitif büyüme kaydetti. Üçüncü çeyrekte en hızlı büyüyen sektör, yıllık yüzde 11,9 ve çeyreklik yüzde 3,9 artışla petrol rafinajı oldu. Bunu, ham petrol ve doğalgaz faaliyetleri izledi; bu sektörler yıllık yüzde 7,3, çeyreklik yüzde 3,2 büyüme gösterdi. Elektrik, gaz ve su faaliyetleri ise yıllık yüzde 6,4, çeyreklik yüzde 1 oranında büyüme kaydetti.

Harcamaların bileşenlerine gelince, yıllık ve çeyreklik karşılaştırmalarda farklılıklar gözlendi. Özel nihai tüketim harcamaları yıllık yüzde 2,6 artarken, çeyreklik bazda yüzde 0,6 geriledi. Buna karşın, devletin nihai tüketim harcamaları yıllık yüzde 3,1 düşerken, çeyreklik bazda yüzde 1,4 arttı.

Toplam sabit sermaye oluşumu yıllık bazda yüzde 0,7 azaldı; ancak çeyreklik bazda güçlü bir artışla yüzde 6,2 yükseldi. Bu durum, üçüncü çeyrekte yatırım harcamalarının bir önceki çeyreğe kıyasla arttığını gösteriyor.

Dış ticarette ise performans, ihracattaki güçlü artışla desteklendi. İhracat yıllık yüzde 18,4, çeyreklik yüzde 7,5 yükseldi ve Suudi ürünlerine yönelik dış talebin güçlü olduğunu ortaya koydu. İthalat ise yıllık yüzde 4,3 artarken, çeyreklik bazda yüzde 1,2 azaldı.