'Türkiye Tek Yürek' kampanyasında ne kadar yardım parası toplandı?

Kahramanmaraş merkezli 11 ili etkileyen deprem için ortak yayınla ekranlarda ve radyolarda gerçekleştirilen kampanyada 115,1 milyar liralık bağış rakamına ulaşılırken, 9 milyon adedi aşkın SMS gönderildi

AA
AA
TT

'Türkiye Tek Yürek' kampanyasında ne kadar yardım parası toplandı?

AA
AA

TRT1, ATV, FOX, Kanal D, Kanal 7, Show TV, Star TV ve TV8 başta olmak üzere yurt içi ve yurt dışından 213 televizyon kanalı ile 562 radyoda yayınlanan kampanyada, Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen vatandaşlara bağış toplamak için ortak canlı yayını yapıldı.
Programın moderatörlüğünü Nihat Hatipoğlu, Pelin Çift, Deniz Bayramoğlu, Nazlı Çelik, Acun Ilıcalı, Didem Arslan Yılmaz, Çağla Şikel ve Tümer Doğru üstlendi.
Ünlü dizi ve program yüzlerinden Barış Arduç, Berk Oktay, Burak Özçivit, Alişan, Deniz Baysal, Hande Erçel, Engin Akyürek, Esra Erol, Afra Saraçoğlu, Burak Deniz, Alp Navruz, Aslı Enver, Merve Dizdar, Barış Falay, Selahattin Paşalı, Özge Özpirinçci, Uğur Güneş, Murat Yıldırım, Mehmet Özgür, Birkan Sokullu, Cem Öğretir, Eda Ece, Melisa Aslı Pamuk, Serdar Tuncer, Hüsnü Şenlendirici, İsmail Hacıoğlu, Kadir Doğulu ve eşi Neslihan Atagül Doğulu, Seda Sayan, Sibel Can, Hasan Can Kaya, Yılmaz Erdoğan, Eser Yenenler, Aras Bulut İynemli, Demet Özdemir, Ezgi Mola, Halit Ergenç stüdyoya gelen isimler arasında yer aldı. Ekranın ünlü isimleri bağış için gelen telefonlara baktı.
Yayının devamında Kıvanç Tatlıtuğ, Murat Boz, Ebru Gündeş, Erkan Petekkaya, Sedef Avcı, Engin Altan Düzyatan, Serenay Sarıkaya, Esra Ketenci, Sümeyye Aydoğan, Hilal Anay, Mert Ramazan Demir, Mehmet Yalçınkaya, Zuhal Topal, Barış Kılıç, Feyyaz Şerifoğlu, Rojda Demirer, Kaan Urgancıoğlu, Kubilay Aka, Pınar Deniz, Canan Ergüder, Doğa Rutkay ve Binnur Kaya kampanyaya destek vermek üzere gelen telefonları yanıtladı. 

Erdoğan ortak yayına bağlandı
Ortak yayına telefonla katılan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, devletin tüm kurumları, personeli ve ekipmanıyla, milletin de yediden yetmişe tüm fertlerinin seferberliğiyle depremzedelerin yanında yer almak için anında harekete geçtiğini, çetin kış şartlarıyla, şiddetli yıkımın yol açtığı alanın büyüklüğüne rağmen fevkalade bir mücadeleyle başlattıkları arama-kurtarma ve yardım çalışmalarına devam ettiklerini söyledi.
İlk günlerdeki eksiklik ve aksaklıkların kısa sürede önemli ölçüde giderildiğini anlatan Erdoğan, şunları söyledi:
"250 bin görevlimizin ve topyekun milletimizin gayretleriyle çalışmalar hızlandırılmıştır. Asrın felaketini birlikte omuzladığımız, kamu personeliyle, sivil toplum mensubuyla, gönüllüsüyle herkese şükranlarımızı sunuyoruz. Hem arama kurtarma faaliyetleri hem bugünkü yardım kampanyası hem de taziye ve geçmiş olsun mesajlarıyla yanımızda yer alan dost ülkelere teşekkür ediyorum. Önce arama kurtarma çalışmalarını tamamlayacak, enkaz altında tek bir insanımızı bırakmayacak, bununla birlikte iaşe ve ibate hizmetlerini hiç kimsenin mağduriyetine meydan vermeyecek şekilde yürüteceğiz."
Enkaz kaldırma ve şehirlerin yeniden kurulmasına yönelik çalışmalar için hemen kolları sıvadıklarını, mart ayı başı itibarıyla ön çalışmaları tamamlanan yerlerde 30 bin konutun temelini atarak inşaya başlayacaklarını belirten Erdoğan, şunları kaydetti:
"Amacımız 1 yıl içinde, yıkılan her binanın yerine, insanımızın güvenle, huzurla oturabileceği konutları teslim etmeye başlamaktır. İnşallah el birliğiyle bu imtihanın da üstesinden geleceğiz. Dünkü Kabine Toplantısı'nda oradaki arkadaşlarımızla kendi aramızda 136 milyon 589 bin liralık bir yardım topladık. Bu meblağın içinde bizim katkımız da elbette var. Bugünkü kampanyada toplanacaklarla birlikte yurt içinden ve yurt dışından AFAD hesaplarına gelecek her kuruş, depremzedelerimiz için kullanılacaktır."
Erdoğan, ilk anda 100 milyar lira olarak Hazine ve Maliye Bakanlığından destek verdiklerini, bundan sonraki süreçte de Hazine ve Maliye Bakanlığının bu konutların yapımı sırasında ne gerekiyorsa vermeye devam edeceğini aktardı.
"Ben halkımdan 1 yıl müsaade istedim. 1 yıl içinde inşallah biz bu konutları tamamlayacak ve sahiplerine teslim edeceğiz." diyen Erdoğan, katkıları olan herkese şükranlarını sundu. 

Kampanyaya ülke genelinden çok sayıda iş insanı, sanatçı, siyasetçi, STK yetkilisi ve bürokratlar katıldı
Kampanyaya en yüksek bağışı 30 milyar lirayla Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası yaparken, Ziraat Bankası 20 milyar lira, VakıfBank 12 milyar lira, Halkbank 7 milyar lira, Savunma Sanayi Başkanlığı ve bağlı şirketler 3,6 milyar TL, Turkcell 3,5 milyar lira, Cengiz Holding 2,5 milyar lira, Türk Telekom, TMSF, Borsa İstanbul Grubu ile Türkiye Sigorta 2'şer milyar lira bağışladı.
Kampanyanın ikinci saat diliminde THY ve Baykar 2'şer milyar lira, Ziraat Katılım 1 milyar lira bağışladı.
"Türkiye Tek Yürek" kampanyasına Vakıf Katılım ve Emlak Katılım bankaları ile Emlak Konut 1'er milyar lira bağışladı.

KKTC Cumhurbaşkanı Tatar ve TBMM Başkanı Şentop'un açıklamaları
Ortak yayına telefonla bağlanan KKTC Cumhurbaşkanı Ersin Tatar, KKTC'deki kampanyalarda 1000 konteyner konut için bağış toplandığını vurgulayarak, "Bu vesileyle Türk halkına 'geçmiş olsun' diyorum. Adıyaman'da voleybol takımımız da enkaz altında kaldı. 24 çocuğumuz, toplamda 50 insanımızı orada kaybettik. Dualarımız Türkiye iledir. Bu akşam kendi adıma 3 aylık maaşımı bağışlıyorum. İnşallah bu yaraları hep birlikte saracağız. Biz güçlü bir milletiz, her zaman olduğu gibi Türkiye'nin kopmaz parçasıyız." diye konuştu.
TBMM Başkanı Mustafa Şentop da ortak yayına telefonla bağlanarak, iki maaşını bu kampanyaya bağışladığını açıkladı.
Depremin ardından yapmış olduğu nakdi ve ayni yardımların yanı sıra 3 aylık maaşını AFAD'a bağışlayan ve Meclis'te görev yapan tüm milletvekillerine ''birer maaşlarını bağışlama'' çağrısı yapan Şentop, toplamda 5 maaşını bağışlamış oldu.
Deprem bölgesinde olduğunu ve yayına Şanlıurfa'dan bağlandığını kaydeden Şentop, depremden etkilenen bölgelerde çalışmalarına devam edeceğini aktardı.
Şentop, başsağlığı temennisini ileterek, tek yürek olunarak bu zor dönemin aşılacağını vurguladı.

Siyaset dünyasından katılımlar
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Türkiye Tek Yürek" kampanyasına katılarak, ''İmkanım dahilinde bir maaşımı daha bağışlamak istiyorum. Sizlere teşekkür ediyorum bu kampanya dolayısıyla. Başarılar diliyorum. Milletimizin başı sağ olsun. Hepimize sabır diliyorum." ifadelerini kullandı.
İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, Allah'ın Türk milletine başka acılar göstermemesi temennisinde bulunarak, ''Birimiz hepimiz, hepimiz birimiz için diyerek ben ve eşim birer maaşımızı bağışlıyoruz. İnşallah bundan sonra da yardımlarımız sürecek.'' dedi.
DEVA Partisi Genel Başkanı Ali Babacan, yerel yönetimler, merkezi hükümet, sivil toplum kuruluşları ve gönüllüler olarak omuz omuza çalışarak bu zorlukların üstesinden gelineceğini vurgulayarak, kendisi ve eşinin birer maaşlarını yardım kampanyasına bağışladığını kaydetti.
BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, bu acılı günlerin birlik, beraberlik ve dayanışmayla aşılacağını vurgulayarak, ''Daha önce bir maaşımı bağışladığımı ifade etmiştim. Şimdi ilave olarak hanımım adına bir maaşımı, çocuklarım adına bir 50 bin lira, ayrıca 500 bin lira bağışladığımı buradan ifade etmek istiyorum." dedi.
Demokrat Parti Genel Başkanı Gültekin Uysal, birlikte geçirilen bir felaket kadar insanları birbirine bağlayan hiçbir şey olmadığını ifade etti.
Uysal, ''Bu felaket gönüllerimizi birlikte atar hale getirdi. Ben de 3 maaşımı bağışlıyorum." diye konuştu.
Eski Maliye Bakanı Mehmet Şimşek bir yıllık maaşını bağışlarken, Memleket Partisi Genel Başkanı Muharrem İnce ve Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ birer maaşlarını bağışladıklarını açıkladı.
Eski başbakanlardan Tansu Çiller, kampanyaya 1 milyon lira bağışlayarak destekte bulundu. 

En yüksek bağış TCMB ve kamu bankalarından
Gecede en yüksek bağış Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'ndan (TCMB) geldi. Programa bağlanan TCMB Başkanı Şahap Kavcıoğlu, 30 milyar TL bağışladıklarını açıkladı.
Kampanyaya Ziraat Bankası 20 milyar TL, VakıfBank 12 milyar TL, Halkbank 7 milyar TL ile katıldı. Turkcell 3,5 milyar TL bağış yaptı.
Cumhurbaşkanlığı Savunma Sanayii Başkanlığı ve bağlı firmaların bağış rakamı 3,6 milyar TL olarak açıklandı (Türk Silahlı Kuvvetlerini Güçlendirme Vakfı'nın şirketleri olan ASELSAN, TUSAŞ, ROKETSAN, HAVELSAN, İŞBİR ve ASPİLSAN ile Savunma Sanayii Başkanlığı iştirakleri STM ve SSTEK firmaları).
Cengiz Holding daha önceki 500 milyonluk yardıma ek olarak 2,5 milyar TL, Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), Türk Telekom, Borsa İstanbul Grubu, THY ile Türkiye Sigorta 2'şer milyar TL bağışladı.
Programa telefonla bağlanan Baykar Genel Müdürü Haluk Bayraktar, yaptıkları toplam yardım miktarını 2 milyar TL'ye yükselttiklerini söyledi.
Ziraat Katılım, Vakıf Katılım ve Emlak Katılım bankaları ile Emlak Konut 1'er milyar lira bağış yaptı. 

İş dünyasının önde gelen şirketleri katkı sundu
Kalyon Holding 950 milyon TL, Doğuş Grubu 500 milyon TL, Limak Holding bugüne kadar sağladığı 400 milyon liralık yardıma ek olarak 100 milyon TL bağış yapıldığını açıkladı.
Limak Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ebru Özdemir, depremden ve yangından zarar gören İskenderun Limanı'nın tekrar ulaşım üssü yapılması için 2 milyar TL bütçe ayıracaklarını söyledi.
İş insanı Cihan Kamer daha önce yaptığı 80 milyon liralık ayni yardımın yanı sıra 220 milyon TL'lik daha yardımda bulundu.
Kampanyaya LC Waikiki ve Türkiye Esnaf ve Sanatkarlar Kredi ve Kefalet Kooperatifleri Birlikleri Merkez Birliği (TESKOMB) 200'er milyon TL; Çelikler Holding 150 milyon TL; iş insanı Fettah Tamince 120 milyon TL; Trendyol ile Botaş International Company 100'er milyon TL; Orient World ile Türksat 60'ar milyon TL; Boyner Grup, Demirören Holding ve Kibar Holding ile iş insanı Neşet Koçkar 50'şer milyon TL katkı sundu.
Akzirve, Taşpınar Mağazacılık ve Akmercan Holding 30'ar milyon TL; Kıran Holding ve Papara 25'er milyon TL; Nadir Metal, Türkiye İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Özdilek, Bakyapı, Çalık Holding, Tay Grup, Sancak Golding ve Torunlar Grup 20'şer milyon TL; Metgün Grup ve Torku Grup 15'er milyon TL oldu; Mesa Holding 13 milyon TL; Başkent İnşaat 11,5 milyon TL bağışladı.
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu (DEİK), Eti Gıda, Ölmez Madencilik, Dap Yapı, Kuzu Grup, Alshaya Grubu, Boğaziçi Savunma, MÜSİAD, Vitamin Gübre Tarım AŞ, Astaş Holding, Atış Yapı, Metgün Grup, Enerji Piyasaları İşletme AŞ ve Gamador İnşaat ile iş insanları Necati Çetikaya ile Ahmet Fuat Türkmen 10'ar milyon TL yardım açıkladı. 

Bağış yapan diğer şirketler ve iş insanları
Yetkilileri canlı yayına telefonla bağlanarak yaptıkları yardımlara ilişkin bilgi veren şirketlerden bazıları şunlar:
"Altur Turizm, Ekşioğlu Vakfı, Birleşmiş Markalar Derneği, Sunny Atmaca Elektronik, Belbeton AŞ, Kutlu Holding, Özyurtlar Holding, Tudors Gömlek, Orkun Grup, Kaltun Madencilik, Kent Şirketler Grubu, Abay Holding, SC Grup Kozmetik, Bonna Porselen, Gülle Tekstil, Güzel Metal Sanayi, Assu, Armada İnşaat, Çelenlioğlu Gıda, Özyapıcılar Grup, Çağ Un ve Çağ Taşıt, İstanbul Spor Ayakkabıcıları Derneği, NN Grup, Dünya Ticaret Merkezi, Sancaktepe Otomer, Estetik International, Murat Holding, GKN Kargo, Yeni Çamoluk Otomotiv, KFZ Büyük Filo, Genç Demiryol Asfalt, Maher Holding Sigorta Grubu, GCM Yatırım, Tavuk Dünyası, Medine Kıymetli Madenler, Usta İnşaat, Özbek İnşaat, Yeşilyurt Çelik, Akansu Grup, Ercan Orman Ürünleri, Toprak Turizm, Astor Enerji, Socar Türkiye, Avşar Sağlık Hizmetleri, Midpoint, NZR Group, Hicri Ercili Denizcilik, Skala Medya, Smart Enerji, Mirzaoğlu Holding, GLM Grup, Mutlucan Şeker.
ASKON, Seyidoğlu Gıda, Uzmar Denizcilik, Çelikler Holding, Gürsu Grup, Tavusbay Metal, Besa İnşaat, Peynirci Baba Kahvaltılık, Akdemir Teknik Makina, Flo Mağazacılık, Can Holding, Dönerci Celal Usta, Artem Mobilya, Koton Mağazacılık, Redstone Gayrimenkul, Oses Çiğköfte, Poll Production, İpekyol, SDF Group, Kuzey Marmara Sanayi ve Teknoloji Vadisi çalışanları, MBM İnşaat, Çilek Konsept, Ece Holding, Bambi Yatak, Selvi Halıcılık, Demirkırgız International Bankası, Çevre Koleji, Dinç Şirketler Grubu, Ergünler Lojistik, Mobil İletişim Aksesuarları İş Adamları Derneği (MOBASDER), Pınar Kuruyemiş, Dilan Polat Kliniği, Roge İnşaat, Azim Grup, Topuzlar Hafriyat, Artı Değer İnşaat, Revar Otomotiv ve Şanlıtürk Grup."
İş insanları Mustafa Aktaş, Kenan Kıran, Mehmet Şerifoğlu, Aytekin Karahanlı, Cahit Öztok, Ali Salman, Erbakan Malkoç, Alaadin Massah ve avukat Rezan Epözdemir de telefonla canlı yayına bağlanarak destek açıklamasında bulundu.
Ekşioğlu Vakfı Başkanı Süleyman Ekşi, vakıf olarak 2.5 milyon lira AFAD’a, 2,5 milyon lira da Kızılay’a bağışta bulunduklarını duyurdu.
Skala Medya Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Buladı, yayına bağlanarak 1,5 milyon lira ile destek oldu.
Türk-İş Başkanı Ergün Atalay 20 milyon lira, Memur-Sen Genel Başkanı Ali Yalçın 10 milyon lira, HAK-İŞ Genel Başkanı Mahmut Arslan 10 milyon lira ve Türkiye KAMU-SEN Genel Başkanı Önder Kahveci, 2 milyon lira bağışta bulundu.
Adalet Teşkilatını Güçlendirme Vakfı Genel Müdürü Mehmet Kocatepe, vakıf adına 5 milyon lira bağışladıklarını kaydetti.
Cumhurbaşkanlığı Koruma Dairesi'nde çalışan koruma memurları programa gönderdikleri mesajla aralarında topladıkları 3 milyon 300 bin lirayı bağışladıklarını bildirdi. 

Kırgızistan ve Ahıska Türklerinden gelen destekler
Kırgızistan Acil Durumlar Bakanlığı çalışanları, maaşlarının bir günlük kazancını oluşturan toplam 4 milyon 622 bin 407 somu (1 milyon 23 bin TL) bağışladı.
Ortak canlı yayına Kırgızistan'daki ulusal televizyon kanalları da katkı sağladı.
Kırgızistan hükümeti, Türkiye'deki depremzedeler için başlattığı yardım kampanyalarına devam ediyor. Maliye Bakanlığı resmi internet sitesinden, Türkiye'deki depremzedeler için yardım toplamak amacıyla açılan banka hesabına 15 Şubat'a kadar 210 bin dolar yattığı bilgisi paylaşıldı.
Dünya Ahıska Türkleri Birliği Başkanı Ziyatdin Kassanov, 1 milyon dolar ile kampanyaya destek verdiklerini açıkladı.

Süryani Cemaati ve Türkiye Ermenileri Patrikhanesinin bağışları
Süryani Kadim Cemaati Patrik Vekili Yusuf Çetin, İstanbul Süryani Kadim Cemaati Vakfı adına kampanyaya 1 milyon 250 bin lira bağış yaptıklarını açıkladı.
Türkiye Ermenileri Patrikhanesi de kampanyaya 3 milyon liralık bağışla katıldı. 
Nihat Hatipoğlu: Zekat ve fitreler ramazan gelmeden kampanyaya gönderilebilir
Öte yandan, Nihat Hatipoğlu, yayın sırasında vatandaşlara seslenerek zekat ve fitrelerin ramazan ayı gelmeden kampanya aracılığıyla Kızılay ve AFAD'a gönderilebileceğini söyledi.

Spor camiasının desteği
Depremzede vatandaşlara bağış toplamak için yapılan ortak canlı yayına spor camiasından da destek geldi.
Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) Başkanı Mehmet Büyükekşi, şahsı adına 1 milyon lira bağışladığını duyurdu.
TFF olarak ilk gün 20 milyon lira yardımda bulunduklarını ifade eden Büyükekşi, "Kulüplerimizle topladığımızın üzerine 50 milyon lira ilave ettik ve konteyner kent yapıyoruz. Amatör futbolcular aralarında topladıkları 200 bin lirayı bağışlıyor. Şahsi olarak 10 tır gönderdik. Ben de şahsım adına 1 milyon lira bağışlıyorum." ifadelerini kullandı.
Beşiktaş Kulübü Başkanı Ahmet Nur Çebi, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ve Trabzonspor Kulübü Başkanı Ahmet Ağaoğlu, stüdyoda telefonla bağış toplanmasına destek oldu.
Öte yandan Beşiktaşlı Cenk Tosun, Fenerbahçeli Altay Bayındır ve Galatasaraylı Kerem Aktürkoğlu da stüdyoda gelen yardım telefonlarına cevap verdi.
Trabzonsporlu futbolcu Edin Visca, Türkiye'nin ülkesi Bosna Hersek'i hiçbir zaman yalnız bırakmadığını belirterek, "Geçmişte benim ülkemde de benzer şeyler oldu, zor zamanlar yaşadık. O zamanlar Türkiye bizi hiç yalnız bırakmadı. Biz onu unutmadık, unutmayacağız. Ben 12 senedir burada yaşıyorum, bu benim ülkem diyorum her zaman. Bu kampanyaya 2 milyon lira bağışlamak istiyorum." dedi.
MKE Ankaragücü Başkanı Faruk Koca, kulüp adına 10 milyon lira, İstanbul Başakşehir Futbol Kulübü Başkanı Göksel Gümüşdağ, kulübü adına 2 milyon lira bağış yaptı.
Medipol Başakşehir Teknik Direktörü Emre Belözoğlu bu yılki tüm maaşını bağışlarken, eski Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç ailesi adına 1 milyon lira, eski Çaykur Rizespor Kulübü Başkanı Hasan Kartal da 10 milyon lira yardım etti.
Ayrıca Bölgesel Amatör Lig ekibi Adana 1954 FK 200 bin lira, Kuzey Makedonya'nın Gostivar kulübü 1 milyon 453 bin lira, Ankara Keçiörengücü Başkanı Sedat Tahiroğlu 500 bin lira ve Karaman FK 3 milyon lira bağışta bulundu.
Galatasaraylı eski yönetici Abdurrahim Albayrak da Altur Turizm adına 5 milyon lira, kızı ve vefat eden torunu Batuhan Bostancı adına da 2 milyon lira yardımda bulundu.
Türkiye Jokey Kulübü Başkanı Serdal Adalı, 15 milyon lira bağış yaptığını duyurdu.
Alagöz Holding Iğdır FK Başkanı Cantürk Alagöz 30 milyon lira bağışlarken, Ataşehir Golf Kulübü Başkanı Cüneyt Sapmaz da 500 bin lirayla destekte bulunduklarını ifade etti.
Sarıyerspor Kulübü Başkanı Saffet Akkoyun ve Manisa FK Başkanı Mevlüt Aktan 1'er milyon lira bağışta bulundu.
Ercan Saatçi'nin stüdyoya getirdiği Volkan Demirel forması 300 bin liraya satıldı.

Başkanlar bir arada
Beşiktaş, Fenerbahçe, Galatasaray ve Trabzonspor'un kulüp başkanları, yardım kampanyası için ortak canlı yayına katıldı.
Beşiktaş Kulübü Başkanı Ahmet Nur Çebi, Fenerbahçe Kulübü Başkanı Ali Koç, Galatasaray Kulübü Başkanı Dursun Özbek ve Trabzonspor Kulübü Başkanı Ahmet Ağaoğlu, stüdyoda telefonla bağış toplanmasına destek oldu.
Öte yandan Beşiktaşlı Cenk Tosun, Fenerbahçeli Altay Bayındır ve Galatasaraylı Kerem Aktürkoğlu da stüdyoda gelen yardım telefonlarına cevap verdi.

Visca: "Türkiye bizi hiç yalnız bırakmadı"
Trabzonsporlu futbolcu Edin Visca, Türkiye'nin ülkesi Bosna Hersek'i hiçbir zaman yalnız bırakmadığını ifade etti.
Canlı yayına bağlanan tecrübeli oyuncu, şunları aktardı:
"Türkiye'nin başı sağ olsun. Geçmişte benim ülkemde de benzer şeyler oldu, zor zamanlar yaşadık. O zamanlar Türkiye bizi hiç yalnız bırakmadı. Biz onu unutmadık, unutmayacağız. Bosna'da herkes yardım topluyor onu söylemek istiyorum. Ben 12 senedir burada yaşıyorum, bu benim ülkem diyorum her zaman. Bu kampanyaya 2 milyon lira bağışlamak istiyorum."
MKE Ankaragücü Başkanı Faruk Koca, kulüp adına 10 milyon lira, İstanbul Başakşehir Futbol Kulübü Başkanı Göksel Gümüşdağ, kulübü adına 2 milyon lira bağış yaptı.
Medipol Başakşehir Teknik Direktörü Emre Belözoğlu bu yılki tüm maaşını bağışlarken, eski Gençlik ve Spor Bakanı Suat Kılıç ailesi adına 1 milyon lira, eski Çaykur Rizespor Kulübü Başkanı Hasan Kartal da 10 milyon lira yardım etti.
Ayrıca Bölgesel Amatör Lig ekibi Adana 1954 FK 200 bin lira, Kuzey Makedonya'nın Gostivar kulübü 1 milyon 453 bin lira, Ankara Keçiörengücü Başkanı Sedat Tahiroğlu 500 bin lira ve Karaman FK 3 milyon lira bağışta bulundu.
Öte yandan Galatasaraylı eski yönetici Abdurrahim Albayrak da Altur Turizm adına 5 milyon lira, kızı ve vefat eden torunu Batuhan Bostancı adına da 2 milyon lira yardımda bulundu.
Pendikspor kaptan Erdem Özgenç'te 500 bin lira bağışladı.

BM Genel Sekreteri Guterres: "Tüm dünyayı size destek olmaya çağırıyorum"
Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, ortak yayına gönderdiği mesajda, "Türkiye, en fazla sayıda mülteciye ev sahipliği yapan ülke ve Suriyeli komşularına benzersiz bir cömertlik örneği sergilemekte. Şimdi tüm dünyayı size destek olmaya çağırıyorum." ifadelerini kullandı.
Türk halkına en derin taziyelerini ilettiğini ve büyük bir dayanışma içinde olduklarını kaydeden Guterres, Türkiye'nin tüm zamanların en büyük doğal afetlerinden biriyle karşı karşıya olduğunu ama yalnız olmadığını söyledi. 

Edi Rama: "Arnavutluk halkı adına 1 milyon avro bağışlıyoruz"
Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, ortak yayına bağlanarak, Türkiye'nin ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 2019 depreminde kendileri için yaptıklarını unutmadıklarını belirtti, ''Türkiye Tek Yürek'' kampanyasına Arnavutluk halkı adına 1 milyon avro bağışladıklarını açıkladı. 

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş da ortak yayına bağlandı
Ortak yayına bağlanan Diyanet İşleri Başkanı Ali Erbaş, Türk milletinin güçlü bir millet olduğunu vurgulayarak, şöyle konuştu:
"Bu kardeşlik ruhuyla inşallah yaralarımızı saracağız. Diyanet İşleri Başkanlığı olarak depremin yaşandığı ilk andan itibaren binlerce kadın ve erkek görevlimizle, 600 civarında tır dolusu insani yardım malzemesiyle 500'ü aşkın hizmet aracımızla arama-kurtarma ekiplerimizle milletimizin yanındayız. Geçen hafta cuma günü bir kampanya yaptık. Bu kampanyamızda 310 milyonluk nakdi bir yardım oluştu ve AFAD'a aktarıyoruz bu yardımı. Türkiye Diyanet Vakfımız şu ana kadar 400 milyon lira harcadı. Ayrıca üç maaşımı da bağışlıyorum."
Diyanet İşleri Türk İslam Birliği (DİTİB) Danışma Kurulu Başkanı Dr. Muharrem Kuzey, yayına Almanya’dan katıldığını belirterek, "Buradaki hayırseverlerimiz çok kısa sürede DİTİB'e olan güvenleriyle 25 milyon avro topladı. Diyanet Vakfımızla birlikte çalışıyoruz. Bu paranın 20 milyonunu Diyanet Vakfına havale etmiş durumdayız. Bu akşam da programda 1 milyon avro bağışlamak istiyoruz." dedi. 

Sanat dünyasının desteği
Yayına telefonla bağlanan Beyazıt Öztürk, yaşanan afet dolayısıyla baş sağlığı dileğinde bulunarak, ailesi adına bağış yaptı.
Hülya Avşar'ı telefonla arayan sanatçı İbrahim Tatlıses de çocukları adına bağışta bulundu.
Volkan Demirel'in formasını yayına getiren Ercan Saatçi, şunları kaydetti:
"Volkan benim kardeşim gibi. Aynı zamanda sportmenliğini de sevdiğim birisi. Çok özel bir maçtan sonra bana hediye etmişti. Evimin duvarında asılıydı. Bu acı kayıpları yaşadığımız dönemde Volkan'ın katkısının da manevi olarak özellikle çok büyük olduğunu biliyorum. Dolayısıyla belki bu formayı almak isteyen olur. Bunu almak isteyen kişinin verdiği ne olursa olsun katkı sağlar diye düşündüm. Tabii çıplak elleriyle soğukta canlarını enkazdan çıkarmaya çalışan depremzedelerin yanında bizim burada telefon başında yaptığımızın esamesi okunmaz belki ama bir dirhem katkıda bulunursak, ne mutlu bize."
Oyuncu Tolgahan Sayışman da afet bölgesinde birçok yardım faaliyeti yaptığını belirterek, "Mutluluğun Adresi Derneğiyle beraber bölgede 300 gönüllü arkadaşımla 7/24 elimizden geleni yapmaya çalıştık. AFAD'la koordineli biçimde, şu ana kadar bölgeye 25 erzak ve su tırı ulaşmasına vesile olduk. Yine 3 bin kişilik bir çadır kentin kurulmasına, Antalyalı İş Adamları Derneği ile konteynır şehri inşa etme projesinde bazı şeylere vesile olduk. Antalya'da 40'ın üzerinde otel sponsoru bulduk depremzedelerimiz için ve şu anda alanda özellikle çocuklara yönelik çalışmalar devam ediyor." dedi.
Ahbap Derneğinin kurucusu sanatçı Haluk Levent'in, 500 bin lira bağış ile kampanyaya katıldığı belirtildi. 

Duygulandıran bağışlar ve dayanışma
"Türkiye Tek Yürek" kampanyasına vatandaşlardan çok sayıda duygulandıran bağış ve dayanışma mesajları geldi.
11 yaşındaki Rumeysa İncedağ, doğduğu günden beri annesinin onun adına biriktirdiği 100 bin lirayı, depremzedelerin yaralarının sarılması için bağışladı.
Kırıkkale'den çiftçi İbrahim Karaçalı, devletten mazot ve gübre desteği olarak aldığı yaklaşık 89 bin lirayı afetzedelere bağışladığını açıkladı.
Konya'dan çiftçi Orhan Koçak, tüm birikimi olan 40 bin lirayı bağışladı.
Hurdacılar Erdal ve Mustafa Yerlikaya, 100 bin lira bağış yaptı.
Çoban Şaban Us, "Paylaştığın senindir, biriktirdiğin değil." diyerek, koçunu sattığını ve 5 bin lira bağışladığını bildirdi.
Necmettin Kaya, zekat parası olan 15 bin lirayı bağışladı.
Hac ve umre firması sahibi Dr. Erkan Aydın, Balıkesir'in Sındırgı ilçesine bağlı Yüreğil Mahallesi'nde yaşayan ve umre için biriktirdiği parayı depremzedelere bağışlamasıyla gündeme gelen 74 yaşındaki Mehmet Çakırhan'ı bedelsiz olarak umreye göndermeyi taahhüt etti. 

Toplanan yardımlar AFAD ve Türk Kızılaya
Ünlü dizi ve program yüzlerinden Barış Arduç, Berk Oktay, Burak Özçivit, Alişan, Deniz Baysal, Hande Erçel, Engin Akyürek, Esra Erol, Afra Saraçoğlu, Burak Deniz, Alp Navruz, Aslı Enver, Merve Dizdar, Barış Falay, Selahattin Paşalı, Özge Özpirinçci, Uğur Güneş, Murat Yıldırım, Mehmet Özgür, Birkan Sokullu, Cem Öğretir, Eda Ece, Melisa Aslı Pamuk, Serdar Tuncer, Hüsnü Şenlendirici, İsmail Hacıoğlu, Kadir Doğulu ve eşi Neslihan Atagül Doğulu, Seda Sayan, Sibel Can, Hasan Can Kaya, Yılmaz Erdoğan, Eser Yenenler, Aras Bulut İynemli, Demet Özdemir, Ezgi Mola, Halit Ergenç stüdyoya gelen isimler arasında yer aldı. Ekranın ünlü isimleri bağış için gelen telefonlara da baktı.



Erdoğan, İran'la savaşın sonuçları konusunda uyarıda bulunarak Türkiye'nin tarafsızlığını teyit etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
TT

Erdoğan, İran'la savaşın sonuçları konusunda uyarıda bulunarak Türkiye'nin tarafsızlığını teyit etti

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan dün, İran'da savaşın genişlemesine karşı uyarıda bulunarak, hükümetinin önceliğinin bölgedeki mevcut aşamayı zarar görmeden atlatmak ve ülkeyi gerilimin ateşinden uzak tutmak olduğunu hatırlattı.

Erdoğan, “gayrimeşru” olarak nitelendirdiği bu savaşın ana sorumluluğunu İsrail hükümetine yükleyerek, “bu savaşın sadece bölgeyi bir çatışma alanına dönüştürmekle kalmayıp, tüm insanlığı ekonomik yükler altında ezdiğini” söyledi.

Erdoğan, “Bu savaşta dökülen her damla kanın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun iktidarını uzatacağını unutmamalıyız” ifadesini kullandı.

fdbfdb
Erdoğan, dün Adalet ve Kalkınma Partisi'nin (AKP) meclis grubu toplantısında yaptığı konuşmada (Türkiye Cumhurbaşkanlığı)

Erdoğan, iktidardaki Adalet ve Kalkınma Partisi’nin meclis grubu toplantısında yaptığı konuşmada, bölgenin karşı karşıya olduğu en büyük tehlikelerden birinin sadece savaşın devam etmesi değil, aynı zamanda bunun daha geniş çaplı bir bölgesel çatışmaya dönüşme riski olduğunu belirtti; zira enerji, ulaşım ve sivil altyapıyı hedef alan misilleme saldırıları ne yazık ki bu olasılığı artırmaktadır.

Erdoğan, 28 Şubat'ta bölgede başlayan ABD, İsrail ve İran arasındaki çatışmanın ilk ayını geride bıraktığını ve tehdit ve tehlike düzeyinin giderek daha da artarak devam ettiğini belirtti.

İran ile savaşın küresel barış vizyonuna hizmet etmediğini, aksine onu baltaladığını belirten Erdoğan, diplomasi, diyalog ve uzlaşmanın bu çıkmazdan kurtulmak için mevcut en iyi araçlar olduğunu vurguladı ve aşırı taleplere sarılmak yerine ortak bir zemin aranması gerektiğini ifade etti.

Barış Yolu

Cumhurbaşkanı, daha fazla kan dökülmeden barış yolunun açılacağına dair umudunu dile getirerek, "Bu nedenle, kendimizi tehlikeye atmamız gerekse bile elimizden gelen her şeyi yapmaya devam edeceğiz" dedi.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Suudi Arabistan, Mısır ve Pakistan dışişleri bakanlarıyla yapılan dörtlü toplantıya katıldığını ve toplantıda İran savaşıyla ilgili endişeler ile savaşı sona erdirme adımlarının müzakere edildiğini belirtti.

Ayrıca, Savunma Bakanı Yaşar Güler, İstihbarat Teşkilatı Başkanı İbrahim Kalın ve diğer yetkililerin kendi alanlarında yoğun çaba sarf ettiklerini belirterek, “Kan dökülmesini durdurmak, silahları susturmak ve sorunları diplomatik yollarla çözmek için bir umut ışığı varsa, bu fırsatı değerlendirmek bizim görevimizdir” dedi.

İncirlik'in kullanımı

Aynı bağlamda, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan çarşamba günü Mısır, Ürdün, Katar ve Japonya'daki mevkidaşlarıyla bölgedeki savaşın son gelişmelerini ve savaşı sona erdirmek için gösterilen çabaları görüştü.

Türkiye Cumhurbaşkanlığı İletişim Direktörlüğü'ne bağlı “Medya Dezenformasyonla Mücadele Merkezi”, X hesabından yaptığı açıklamada, Türkiye'nin Adana'daki İncirlik Hava Üssü'nün ABD'nin “B-1 B Lancer” bombardıman uçakları tarafından kullanıldığı iddialarını yalanladı.

Açıklamada, bu iddiaların yanıltıcı bilgiler içerdiği, bu konuda dolaşan fotoğraf ve videoların eski olduğu, daha önceki rutin eğitim faaliyetlerine ait olduğu ve güncel olmadığı, ayrıca mevcut bölgesel çatışmalarla hiçbir şekilde bağlantılı olmadığı belirtildi.

Açıklamada, kaynağı belirsiz iddialara veya resmi olmayan kaynaklardan gelen kışkırtıcı içeriklere itibar edilmemesi çağrısında bulunuldu.


Türkiye’den Kürt gruplara uyarı: İran’da savaşırsanız müdahale ederiz

PJAK unsurlarının gerçekleştirdiği tatbikattan bir kare (Reuters)
PJAK unsurlarının gerçekleştirdiği tatbikattan bir kare (Reuters)
TT

Türkiye’den Kürt gruplara uyarı: İran’da savaşırsanız müdahale ederiz

PJAK unsurlarının gerçekleştirdiği tatbikattan bir kare (Reuters)
PJAK unsurlarının gerçekleştirdiği tatbikattan bir kare (Reuters)

Türk yetkililer, İran’a yönelik bazı cephelerde PKK’nın İran uzantısı PJAK aktif rol alması halinde, Ankara’nın Suriye tecrübesini referans göstererek Kuzey Irak’a müdahale tehdidinde bulunduğunu açıkladı.

Kaynaklar, ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının 28 Şubat’tan bu yana başlamasıyla birlikte Türkiye’nin, PKK ve PJAK unsurlarının Batı İran’da operasyonlar düzenlemesine yönelik planlar konusunda tüm taraflara uyarılarda bulunduğunu belirtti.

Hükûmete yakın Türkiye gazetesine göre kaynaklar isim vermeden, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, İran Savaşı’nın hemen ardından ABD Başkanı Donald Trump ile telefonda görüştüğünü ve Türkiye’nin “saldırı için ‘terör örgütlerinin’ kullanılmasına izin vermeyeceğini” vurguladığını aktardı. Erdoğan’ın Türkiye’nin toprak bütünlüğü konusundaki tutumunun açık ve net olduğu ifade edildi.

Ankara’nın hamlesi ve Öcalan’dan uyarı

Kaynaklar, bu görüşmenin ardından Türkiye Dışişleri ve İstihbarat teşkilatlarından heyetlerin, Kürdistan Bölgesel Yönetimi yetkilileri ile görüşmeler gerçekleştirdiğini ve onlara “Suriye’de yaptığımız gibi müdahale edeceğiz” mesajını ilettiğini belirtti.

Ayrıca, PKK lideri Abdullah Öcalan’ın, Türkiye’deki İmralı cezaevinden, Kuzey Irak’taki Kandil Dağı’ndaki parti yöneticilerine iletilen bir uyarıda bulunduğu ve İsrail’in oyununa kanmayın dediği aktarıldı. Bu uyarının bölgedeki güç dengelerini değiştirdiği ifade edildi.

Trump ve Türkiye’nin tutumu

Analistler, Türkiye’nin İsrail destekli Kürt örgütlerinin herhangi bir hareketine karşı tutumunu, Trump’ın bir ay sonra Miami’deki “Gelecek Yatırım Girişimi” zirvesinde yaptığı konuşmada Türkiye’ye övgüde bulunmasıyla ilişkilendirdi. Trump, “Bence Türkiye harikaydı, gerçekten etkileyiciydiler ve bizden beklenen alanların dışında kaldılar” ifadelerini kullanarak Erdoğan’ı “muhteşem lider” olarak nitelendirdi.

Yazar ve siyasi analist Murat Yetkin, bu övgünün, başka koşullarda Türkiye’de büyük tartışmalara yol açabileceğini belirterek, övgünün Türkiye’nin İran Savaşı sırasında attığı adımlar ve İsrail ile NATO arasında doğrudan çatışmayı önlemedeki rolüne duyulan takdiri gösterdiğini belirtti.

Yetkin, NATO’nun İran’dan Türkiye hava sahasına yönelen üç füzeyi püskürttüğünü, Türkiye’nin hava savunmasının “Patriot” sistemleriyle güçlendirildiğini ve Adana’daki İncirlik üssünde, altıncı tümen komutasında çok uluslu bir tugay kurulması projesinin açıklanmasının, İran Savaşı’nın Türkiye-NATO ilişkilerini yeni bir düzeye taşıdığını ortaya koyduğunu ifade etti.

Yetkin, bunun, Türkiye’ye yönelik herhangi bir saldırıya cevabın önce NATO’dan geleceği, Türkiye’nin doğrudan çatışmaya girmeden, güney ve doğudaki tehditlere karşı koruma sağlanacağı anlamına geldiğini ve bunun İsrail’in herhangi bir provokatif adımını da kapsadığını belirtti.

Analiste göre, Trump’ın Erdoğan’a övgüde bulunarak amaçladığı şey, Türkiye’yi İsrail ile doğrudan çatışmadan uzak tutmak ve olası felaket senaryolarının NATO’nun tarafı olmasını önlemekti.


İran'ın ardından Türkiye'yi ‘bir sonraki düşman’ olarak gören İsrail neden korkuyor?

Ortadoğu'da son yıllarda tırmanan gerginlikler, Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkileri büyük ölçüde etkiledi (Twitter)
Ortadoğu'da son yıllarda tırmanan gerginlikler, Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkileri büyük ölçüde etkiledi (Twitter)
TT

İran'ın ardından Türkiye'yi ‘bir sonraki düşman’ olarak gören İsrail neden korkuyor?

Ortadoğu'da son yıllarda tırmanan gerginlikler, Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkileri büyük ölçüde etkiledi (Twitter)
Ortadoğu'da son yıllarda tırmanan gerginlikler, Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkileri büyük ölçüde etkiledi (Twitter)

Ragida Atme

Ortadoğu’nun tamamının, bölgedeki güvenlik ve siyasi dengeleri yeniden şekillendirebilecek açık bir çatışmaya sürükleneceğine dair endişeler artarken Türkiye, ulusal güvenliğini etkileyebilecek her türlü gelişmeye karşı askeri hazırlık seviyesini yükseltti. Türkiye, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ndeki (KKTC) askeri varlığını altı adet F-16 savaş uçağı konuşlandırarak güçlendirirken Milli Savunma Bakanlığı, gerginliğin tırmanmasıyla hava sahasını etkileyebilecek olası tehditlere karşı hava ve füze savunma kapasitesini güçlendirmek amacıyla güneyde Malatya'ya gelişmiş uzun menzilli Patriot Hava Savunma Füze Sistemi konuşlandırdığını duyurdu. Türkiye'nin askeri hazırlık düzeyini artırmaya yönelik açık eğilimleri, NATO ile koordinasyon çerçevesinde gerçekleşmiş olsa da İsrail nezdinde ciddi güvenlik ve askeri imalar taşıyor. Onlarca İsrailli bakan, yetkili ve analist, Türkiye'yi İran'ın ardından ‘bir sonraki düşman’ olarak görmeye başladı. Ancak insansız hava araçlarından (İHA) tanklara ve deniz toplarına kadar çeşitli alanlardaki gelişmiş savunma yetenekleri, Türkiye'yi son yıllarda küresel silah pazarının başlıca aktörlerinden biri haline getirdi.

İsrail hükümetine bağlı Ulusal Güvenlik Riskleri Değerlendirme Danışma Kurulu (Nagel Komitesi) raporunda, Ankara'nın bölgedeki nüfuzunu yeniden tesis etmeye yönelik politikasının İsrail için ‘artan bir stratejik tehlike’ oluşturduğu uyarısında bulunuldu. Raporda, Tel Aviv hükümeti, Türkiye ile doğrudan bir çatışma çıkma olasılığına hazırlıklı olması uyarısı yapıldı. Sosyal araştırmalar şirketi Areda Survey tarafından ‘Dış Politika ve Savunma Sanayii’ başlığı altında yapılan bir kamuoyu araştırmasına göre katılımcıların yüzde 60,1'i İsrail'in bir gün Türkiye'ye saldırabileceğini düşünürken, yüzde 54,7'si geçtiğimiz yıl İstanbul'da düzenlenen Uluslararası Savunma Sanayii Fuarı'nın kendilerine dış tehditlere karşı güven verdiğini belirtti.

Gerginliklerin tırmanması

İsrail'in eski Başbakanı Naftali Bennett'in, Türkiye'nin bölgede “yeni bir İran” haline geldiğini söylediği ve Ankara'nın, kendi ifadesiyle ‘İsrail'i kuşatmayı amaçlayan düşmanca bir Sünni eksen oluşturma’ çabalarına karşı uyarıda bulunduğu tartışmalı açıklamalarına rağmen Milli Savunma Bakanı Yaşar Güler, Türkiye ile İsrail arasında doğrudan bir çatışma çıkma olasılığının son derece düşük olduğunu vurguladı. Güler, özellikle herhangi bir tırmanışın veya istenmeyen bir durumun ortaya çıkmasının önlenmesi amacıyla İsrail tarafıyla iletişim ve koordinasyon kanalları oluşturulduğunu belirtti.

Olası gerginliklerin veya çatışmaların, doğrudan bir çatışmaya yol açabilecek herhangi bir tırmanışı önlemek amacıyla diplomatik ve askeri kanallar aracılığıyla son derece dikkatli bir şekilde ele alındığını belirten Güler, son yıllarda Ortadoğu’da tırmanan gerginliklerin Türkiye ile İsrail arasındaki ilişkileri büyük ölçüde etkilediğinin altını çizdi. Siyaset, Ekonomi ve Toplum Araştırmaları Vakfı’na (SETA) göre Ankara, Batı ile ilişkileri ile bölgesel çıkarları arasında hassas bir denge kurmaya çalışırken, uygun koşullar sağlandığında diplomatik arabulucu rolünü üstlenme olasılığını da açık tutuyor.

dfrvfdv
Türkiye, askeri bağımsızlığını sağlama konusunda olağanüstü bir yetenek sergiledi ve dünya pazarında en önemli silah ihracatçılarından biri haline geldi (TSK)

İsrail Ulusal Güvenlik Araştırmaları Enstitüsü'nden (INSS) İsrailli araştırmacı Gallia Lindenstrauss, bu ayın başlarında kaleme aldığı bir makalede, bazı bölgesel alanlarda İsrail'in stratejik rakibi olarak görülen Türkiye'nin, İran'a karşı doğrudan askeri müdahaleye ya da rejimin devrilmesine, Kürt sorununun tırmanmasına ya da bölgesel dengelerin bozulmasına yol açabilecek olası güvenlik sonuçlarından korktuğu için istekli olmadığını belirtti.

İsrail gazetesi Yediot Aharonot tarafından yayınlanan karamsar İsrail tahminlerine göre Türkiye'nin söylemi Tel Aviv'e yönelik sert eleştirilerle dolu olmaya devam ediyor. Türk yetkililer İsrail'i bölgedeki istikrarı bozmakla suçlamaya devam ederken, İran’dan Türkiye topraklarına atılan 3 füze düşürüldü. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da NATO'nun devam eden savaş sırasında İran'dan fırlatılan üçüncü bir füzeyi önlemesinin ardından, savaşa karışmaktan kaçınacağını ve kendi ifadesiyle ‘provokasyonlara ve komplolara kapılmayacağını’ taahhüt etmekle yetindi.

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre ABD merkezli Hudson Enstitüsü'nden araştırmacı Zeynep Rabee, İran'a karşı bir savaşın Türkiye'nin konumunu şüphesiz büyük ölçüde değiştireceğini düşünüyor. Rabee’ye göre İran'ın gücünün azalması, Ankara'ya bölgesel ve uluslararası nüfuzunu güçlendirmek için geniş bir alan açacak ve bu da İsrail'de, Türkiye'nin çeşitli bölgelerdeki varlığını genişletmesi konusunda gerçek endişeler yaratacak.

Stratejik ortaklar

Türkiye’nin askeri kapasitesini gözden geçirip hava savunma, füze ve siber güvenlik alanlarını güçlendirmesinin ardından, ileri düzey caydırıcılık kapasitelerine sahip olmak için çaba sarf etmesiyle, güç dengesini İsrail’in lehine yeniden ayarlamak amacıyla Tel Aviv, Türkiye’nin rakiplerini sadece sınırlı ortaklardan stratejik ortaklara dönüştürmeye çalışıyor.

İsrail'in Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) ve Yunanistan ile son dönemde yaptığı iş birliği, sadece Akdeniz'de üçlü ortaklığı güçlendirmek ve Türkiye'nin nüfuz alanını daraltmak amacıyla değil, aynı zamanda bu iki ülkenin İsrail'e Türkiye kıyılarına yakın bir askeri varlık kurma fırsatı sunması amacını da taşıyor. Ankara ile Washington arasında son aylarda olumlu bir ilişki olmasına rağmen İsrail, ABD nezdindeki nüfuzunu kullanarak Türkiye'nin silahlanma programlarını ve siyasi ve ekonomik projelerini engellemeye çalışıyor. Türkiye'nin 2016 yılında Rus yapımı S-400 Hava Savunma Sistemi’ni satın almasının ardından Tel Aviv, Ankara'nın ilk altı savaş uçağının bedelini zaten ödemiş olduğu ABD'nin F-35 savaş uçağı programından çıkarılması için çabaladı.

Dersler ve çıkarımlar

İsrail ile İran arasında geçtiğimiz yılın haziran ayında başlayan ve 12 gün süren savaşla ilgili kapsamlı analizlerin ardından, Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) bünyesinde kurulan Millî İstihbarat Akademisi (MİA), Türk hükümeti için önemli bir çalışma yayınladı. Çalışmada, İsrail'in son savaşta mutlak hava üstünlüğü sergilemesi üzerine çok katmanlı bir hava savunma sistemi kurulmasının gerektiği belirtildi. Çalışma, Türkiye'nin balistik ve hipersonik füzelere yönelik yatırımlarını artırmasını ve hızlandırmasını, savunma silahı üretiminde bunlara en yüksek önceliği vermesini tavsiye etti. Bu öneri, İran'ın 12 günlük savaşta gösterdiği, çok sayıda olmasına rağmen İran'ın ‘hipersonik’ füzelerine karşı koymaya yetmeyen İsrail hava savunma sistemlerini delme gücünden kaynaklanıyor.

vfdvfd
Türk savunma ve havacılık sanayisi, geçen yılın sonunda eşi benzeri görülmemiş tarihi bir sıçrama kaydetti (İsrail Ordusu)

İran ile İsrail arasındaki 12 günlük savaşta İran'ın geleneksel savunmasının İsrail'in elektronik savaşına karşı koyamadığının ortaya çıkmasının ardından, insansız sistemlere ve elektronik savaş teknolojilerine öncelik verilmesi gerektiğini tavsiye eden çalışma, Türk hükümetinin dikkatini, olası hava saldırılarına karşı erken uyarı sistemlerinin kurulması ve stratejik tesislerde gerekli teknik donanıma sahip sığınaklar ile özellikle büyük şehirlerde erişimi kolay toplu sığınaklar inşa edilmesi gerektiğine dikkat çekti. İsrail'in İran'a yönelik saldırılarında iç kaynaklı unsurların önceki savaşta büyük rol oynaması nedeniyle çalışma, Türkiye'nin iç güvenliğini etkileyebilecek ekonomik, siyasi ve sosyal faktörlere özel önem vererek, benzer operasyonların önünü kesmenin önemini vurguladı. Çalışmada geçtiğimiz yıl yaşanan 12 günlük savaş, kara, hava ve deniz ile siber ve elektromanyetik alanları bir araya getiren ve sivil teknolojinin yoğun kullanımıyla geleneksel olmayan savaş yönetimi yöntemlerinin uygulandığı karmaşık bir ‘çok boyutlu operasyon’ örneği oluşturduğu belirtildi.

Büyük bir gelişme

İsrail’deki araştırma merkezleri, medya kuruluşları ve yetkililer, son on yıldır, Türkiye’nin savunma sanayi alanında kaydettiği dikkat çekici gelişmeyle ilgili ciddi endişelerini gizlemediler. Türkiye, askeri bağımsızlık konusunda üstün bir yetkinlik sergilemiş ve dünya pazarında en önemli silah ihracatçılarından biri haline geldi.

Türkiye Savunma Sanayii Kurumu Başkanı Haluk Görgün'ün açıklamasına göre Türkiye'nin savunma ve havacılık sanayisi, geçtiğimiz yılın sonlarında eşi benzeri görülmemiş tarihi bir sıçrama kaydetti.

İhracat değeri tarihinde ilk kez 10 milyar dolar barajını aşan sektör, 2024 yılında 7,1 milyar dolar olan ihracatına kıyasla yüzde 48'lik muazzam bir büyüme kaydetti. Gözlemcilere göre bu durum, Ankara'nın silah pazarında güvenilir bir küresel tedarikçi olarak konumunu pekiştiriyor.  Resmi verilere göre savunma sektörünün Türkiye'nin toplam ihracatındaki payı 2022'de yüzde 1,7'den 2025'te yüzde 3,7'ye sıçradı. Bu sıçrama, sektörün Türk ekonomisinin temel bir ayağı olarak artan stratejik önemini yansıtıyor. Gözlemcilere göre toplam ihracatın yüzde 56'sını NATO, AB ülkeleri ve ABD'nin oluşturması, büyük askeri güçlerin Türk savunma teknolojisine duyduğu güveni teyit ediyor. Türk savunma sanayisinin kaydettiği hızlı ilerlemeyi yansıtan dikkat çekici açıklamalardan biri de Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tarafından yapıldı. Bir televizyon röportajında, Türkiye’nin dünya çapında askeri insansız hava aracı pazarının yüzde 65'ini tekelinde tuttuğunu açıklayan Kacır, bu konumun Türkiye'yi, dünya çapında ilginin giderek arttığı insansız sistemlerin geliştirilmesi ve üretimi alanında en deneyimli ve öne çıkan ülkeler arasına yerleştirdiğini vurguladı.

Analistler, mevcut savaşın sonuçlarının bir yandan İsrail ve ABD ile diğer yandan İran arasındaki güç dengesi ile sınırlı kalmayacağını, aksine bu savaşın gidişatını izleyen tüm bölgesel güçlerin ve ülkelerin tutumlarına da yansıyacağını düşünüyor. Bu yüzden Tel Aviv’in, başta Türkiye olmak üzere söz konusu ülkelerin tutumlarını ve çevresindeki ve çatışmalardan etkilenen bölgesel aktörleri dikkate alarak, siyasi ve güvenlik hesaplamalarını yeniden gözden geçiren uzun vadeli analizlere girişeceğine şüphe yok.