Suudi Arabistan umre sezonu hazırlıklarını tamamladı

Suudi Arabistan umre sezonu hazırlıklarını tamamladı
TT

Suudi Arabistan umre sezonu hazırlıklarını tamamladı

Suudi Arabistan umre sezonu hazırlıklarını tamamladı

Suudi Arabistan'daki umre güvenlik güçlerinin liderliği yaptığı açıklamada, 2023 yılı umre sezonu hazırlık planını sundu. Bu plan güvenlik, kalabalıkları yönetme ve düzenleme, trafiği yönetme, insani yardım sağlama, planın uygulanmasına katılan tarafları destekleme, güçlendirme ve insan gücünü dağıtma dahil olmak üzere birçok unsuru içeriyor.
Kamu Güvenliği Direktörü Muhammed bin Abdullah el-Bessami, konuya ilişkin şunları söyledi: “Mekke girişlerinde, 3. Çevre Yolu civarında ve Mescid-i Haram'ın yanındaki toplu taşıma istasyonlarında beklenen yoğunluğun Harem'in her tarafına dağıtılması için çalışmalar yürütüldü. Giriş ve çıkış yolları kalabalığın güvenliğini sağlayacak şekilde yeniden düzenlendi. İnsanların sağlıklarını korumak için maske takmaları, koruyucu tedbir talimatlarına ve sağlık yönetmeliğine uymaları konusuna önem verildi.”
Bessami ekibi, El-Mataf avlusu, zemin kat, Kral Fahd Kapısı, Umre Kapısı, Kral Abdülaziz Kapısı, Barış Kapısı ve Merve girişinin umre yapanlar için tahsis edildiğini bildirdi. İki rekatlık namaz ise Makam-ı İbrahim’in arkasında kılınacak ve yoğunluk olması durumunda kalabalıklar Merve ile Kral Abdullah Kapısı arasındaki zemin kata yönlendirilecek. Birinci kat, üçüncü Suudi genişletmesi ve açık hava meydanları da namaz için tahsis edildi. Dilenme gibi olumsuz olayların faillerine kararlı bir şekilde muamele edilecek ve kural onlara katı bir şekilde uygulanacak.
Kamu Güvenliği Direktörü, Mekke-i Mükerreme'deki Birleşik Operasyon Merkezi 911'de düzenlenen basın toplantısında, “Umre yapabilmek için “Tevekkelna” veya “Nusuk” uygulamasından randevu alınması gerekmektedir. Sayıların müsait ve yeterli olması, organizasyonun kalitesinin bir parçası olduğu için umre yapacaklar randevularına uymak zorundadır. Bu çalışmalar, Hac Bakanlığı ve Mescid-i Haram ve Mescid-i Nebevi İşleri Genel Başkanlığı ile koordineli olarak yürütülmektedir.” bilgisini paylaştı
Sivil Savunma Genel Müdürü Dr. Hamud bin Süleyman el-Farac ise şunları söyledi: “Sivil Savunma Genel Müdürlüğü, yangın önleme ve yangından korunma için çalışmalar yaparak umre yapanların ve ziyaretçilerin uğrak yeri olan tüm alanlarda hazırlıklarını tamamladı. Özellikle ziyaretçilerin yoğun olduğu tesislerde ilgili merciler ile koordineli bir şekilde yönetmelikleri uygulayarak yasal tedbirleri uygulayarak ihlalleri kontrol altına almak için hazırlıklar tamamlandı. Müdürlüğümüz, Mekke ve Medine'deki güvenlik müfettişleri ve destek güçleri aracılığıyla Mescid-i Haram, Mescid-i Nebevi ve önemli yerlerin çevresinde yoğun bir şekilde konuşlanmaya hazır. Yangından korunma konusunda hazırlıklar tamamlandı ve kazaları azaltmak için ziyaretçilere, namaz kılanlara ve orada bulunan herkese yönelik yanlış davranışlardan kaçınmak amacıyla önleyici bilinçlendirme programları uygulanması konusunda çalışmalar yapıldı. Mekke, Medine ve önemli merkezlerde itfaiye ve kurtarma hizmetlerinin önemine dikkat çekildi, mobil birimlerin duruma göre belirli zamanlarda konuşlandırılması ve çok sayıda hızlı müdahale ekiplerinin oluşturulması konusunda çalışmalar tamamlandı.”
Pasaport Genel Müdür Yardımcısı Dr. Salih bin Sad el-Murabba ise şunları söyledi: “Pasaport Genel Müdürlüğü, umre sezonunun insani ve teknik düzeydeki hazırlıkları, plan ve yürütme programlarının oluşturulması, umrecilerin medya bilincinin artırılması ve onlarla iletişimin güçlendirilmesi, işletmeci acentelere destek ve yardım sağlanması konularında çalışmalar yapmıştır. Hac ve Umre Bakanlığı ile ziyaretçilere hizmet verilmesi için çalışan makamlar arasında iş birliği ve koordinasyon alanlarının sağlanması konusunda da çalışmalar yapılmıştır.” 
Müdürlük çeşitli noktalarda operasyonel hazırlıklarını tamamladı. Tüm uluslararası limanlarda umrecilerin işlemlerinin kolay bir şekilde tamamlanması için insan gücü ve modern teknolojiler sağlandı. Birçok dilde yetkin insan kadroları aracılığıyla umreciler ile iletişim kurmak, onları yönlendirmek ve umre düzenleme talimatlarına uyma konusunda bilinçlendirmek için hazırlıklar tamamlandı.



Kahire, İran Savaşı gündemli Dörtlü Mekanizma toplantısına hazırlanıyor

Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanları, ABD–İran müzakere sürecini ele almak üzere düzenlenen bir görüşme sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanları, ABD–İran müzakere sürecini ele almak üzere düzenlenen bir görüşme sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Kahire, İran Savaşı gündemli Dörtlü Mekanizma toplantısına hazırlanıyor

Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanları, ABD–İran müzakere sürecini ele almak üzere düzenlenen bir görüşme sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanları, ABD–İran müzakere sürecini ele almak üzere düzenlenen bir görüşme sırasında (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır; bölgedeki gerilimi düşürmeyi amaçlayan ortak istişarelerin devamı niteliğinde, önümüzdeki dönemde Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan'ın katılımıyla düzenlenecek olan "İran Savaşı" konulu "Dörtlü Mekanizma"nın dördüncü toplantısına ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Mısır Dışişleri Bakanlığı tarafından Perşembe günü yapılan açıklamaya göre; Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Pakistanlı mevkidaşı Muhammed İshak Dar arasında gerçekleşen telefon görüşmesinde, "ortak istişarelerin sürdürülmesi ve gerilimi düşürmeye yönelik çabaların güçlendirilmesi" amacıyla Kahire'de yapılacak dördüncü toplantının hazırlıkları ele alındı.

Bölgede yaşanan tehlikeli gelişmeler karşısında dört ülke arasındaki yakın koordinasyonun sürdürülmesi konusundaki kararlılıklarını vurgulayan iki bakan, ayrıca ABD-İran müzakere sürecini desteklemeye yönelik çabaları da masaya yatırdı.

Önceki toplantıların kronolojisi

Dörtlü Mekanizma'nın daha önce gerçekleştirdiği toplantıların takvimi şu şekilde gelişti:

1. Toplantı: 20 Mart'ta Suudi Arabistan'ın başkenti Riyad'da yapıldı.

2. Toplantı: 29 Mart'ta Pakistan'ın ev sahipliğinde düzenlendi.

3. Toplantı: 17 Nisan'da "Antalya Diplomasi Forumu" marjında Türkiye'nin Antalya kentinde gerçekleştirildi.

Son toplantının gündemi ve katılımcılar

"Dörtlü"nün son toplantısında; bölgedeki hızlı gelişmeler karşısında ortak koordinasyonun güçlendirilmesi yolları, ABD-İran müzakerelerinin seyri ve gerilimi düşürme çabalarının sürdürülmesi gibi kritik başlıklar ele alınmıştı. Toplantıda ayrıca, mevcut savaşın sona ermesinin ardından bölgesel düzenin geleceği, tansiyonun düşürülmesi ve bölgede güvenlik ile istikrarın yeniden tesisi konuları tartışılmıştı.

Söz konusu toplantıya şu isimler katılmıştı: Mısır Dışişleri Bakanı: Bedir Abdulati, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı: Prens Faysal bin Ferhan, Türkiye Dışişleri Bakanı: Hakan Fidan ve Pakistan Dışişleri Bakanı: İshak Dar

Bakanlar, savaşın küresel ekonomi üzerindeki yansımalarının yanı sıra uluslararası seyrüsefer, tedarik zincirleri, gıda güvenliği, enerji güvenliği ve petrol fiyatları üzerindeki etkilerini sınırlama ve bu zorlukların üstesinden gelme yollarına ilişkin değerlendirmelerde bulunmuştu.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın o dönemki açıklamasına göre taraflar, gelecek süreçte yakın koordinasyon ve istişareyi sürdürme ve müzakere sürecinin başarıya ulaşması için çaba sarf etme konusunda mutabık kalmıştı.

Diplomasiye Öncelik Vurgusu

Mısır Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Büyükelçi Tamim Hilaf, iki bakanın son telefon görüşmesinde bölgesel gelişmelere ilişkin görüş alışverişinde bulunduğunu belirtti. Sözcü; bakanların, bölgedeki mevcut tırmanışı dizginlemeye yönelik siyasi ve diplomatik çabaların sürdürülmesinin önemini vurguladıklarını aktardı. Bakanlar, gerilimi azaltacak, savaşı sonlandıracak ve bölgesel istikrarı destekleyecek uzlaşılara varılması için ABD ile İran arasındaki müzakere sürecinin tamamlanması gerektiğinin altını çizdi.

Mısır Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre iki bakan; savaşın bölge ve dünya üzerinde yarattığı ciddi güvenlik, ekonomi ve jeopolitik sonuçlar karşısında, çatışmanın yayılmasını önlemek ve mevcut gerilimi kontrol altına almak adına diplomatik çözümlere öncelik verilmesi için ortak çabaların sürdürülmesinin önemini teyit etti.


Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman önceden planlanmış programı nedeniyle G7 Zirvesi'ne katılamayacak

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
TT

Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman önceden planlanmış programı nedeniyle G7 Zirvesi'ne katılamayacak

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman (SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, önceden planlanmış programları nedeniyle gelecek hafta Fransa'nın ev sahipliğinde düzenlenecek G7 Zirvesi'ne katılamayacağını bildirdi.

Prens Muhammed bin Selman, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından yapılan davete teşekkür ederek, zirve kapsamında gerçekleştirilecek çalışma toplantısı ve öğle yemeğine katılma davetini memnuniyetle karşıladığını belirtti.

Veliaht Prens, Cumhurbaşkanı Macron'a gönderdiği teşekkür mesajında, 16 Haziran Salı günü Fransa'nın Evian kentinde düzenlenecek G7 Zirvesi kapsamındaki toplantıya önceden belirlenmiş programları nedeniyle iştirak edemeyeceğini ifade etti.

Mesajında Suudi Arabistan ile Fransa arasındaki stratejik ilişkilerin gücüne vurgu yapan Prens Muhammed bin Selman, iki ülke arasındaki iş birliğinin sağlam temellere dayandığını belirterek zirvenin başarılı geçmesi temennisinde bulundu.

Veliaht Prens ayrıca, zirve çalışmalarının başarıyla sonuçlanmasını dilediğini ve Fransa'ya ev sahipliği için teşekkür ettiğini kaydetti.


183 yıllık mushaf, Mekke’de Kur’an-ı Kerim’e gösterilen özenin tarihini anlatıyor

Mushafın tarihi 1843 yılına kadar uzanıyor. (SPA)
Mushafın tarihi 1843 yılına kadar uzanıyor. (SPA)
TT

183 yıllık mushaf, Mekke’de Kur’an-ı Kerim’e gösterilen özenin tarihini anlatıyor

Mushafın tarihi 1843 yılına kadar uzanıyor. (SPA)
Mushafın tarihi 1843 yılına kadar uzanıyor. (SPA)

1843 yılına tarihlenen nadir bir mushaf, Mekke’deki Hira Kültür Bölgesi’nde bulunan Kur’an-ı Kerim Müzesi’nin koleksiyonunda yer alan en önemli eserlerden biri olarak öne çıkıyor. Eser, tarih boyunca Kur’an-ı Kerim’e gösterilen ihtimamın ve mushaf yazımı ile tezhip sanatlarının önemli tarihî tanıklarından biri kabul ediliyor.

Müze, Allah’ın kitabına gösterilen ilginin tarihî serüvenini belgeleyen çok sayıda nadir Kur’an nüshasını ziyaretçilere sunuyor. Bunlar arasında 1843 (H. 1259) tarihli söz konusu nadir mushaf da bulunuyor. Eser, 19. yüzyılda mushaf yazımında ulaşılan sanatsal ustalığı ve ilmî titizliği gözler önüne seriyor.

fefrb
Kur’an-ı Kerim Müzesi, Mekke’deki Hira Kültür Bölgesi’nde sunduğu bilgi ve kültür içeriği kapsamında Kur’an-ı Kerim sergisi düzenliyor. (SPA)

Mushaf, harekeleri titizlikle işlenmiş siyah mürekkeple yazılmış metniyle dikkat çekiyor. Sayfaları, ayetler arasına yerleştirilen altın yaldızlı çerçeveler ve ayraçların yanı sıra dönemin tezhip sanatındaki gelişmiş seviyeyi yansıtan ince bitkisel motiflerle süslenmiş durumda.

Eserde ayrıca Kur’an’ın bölümleri ve hiziplerine ilişkin işaretlere özel olarak yer verilmiş olması öne çıkıyor. Bu düzenleme, tilavet, ezber ve tekrar süreçlerini kolaylaştırırken, dönemin müstensihleri ve âlimlerinin ilmî doğruluk ile estetik unsurları bir arada koruma konusundaki hassasiyetini de ortaya koyuyor.

Eserle ilgili bilgilendirme notlarında, mushafın zaman içinde yıpranmasını önlemek amacıyla restorasyon ve yeniden ciltleme çalışmalarından geçirildiği belirtiliyor. Bu çalışmalar sayesinde nadir Kur’an nüshası korunarak günümüze ulaştırılırken, bir buçuk asrı aşan medeniyet ve kültür mirasının önemli bir tanığı olmayı sürdürüyor.

cdfghyju
Mushaf, bölüm ve kısım işaretlerini göstererek Kur’an’ın bölümlerine özel bir özen gösteriyor. (SPA)

Söz konusu mushaf, Hira Kültür Bölgesi’ndeki Kur’an-ı Kerim Müzesi’nin ziyaretçilere sunduğu kültürel ve bilgi içerikli koleksiyonun önemli parçalarından birini oluşturuyor. Müze, ziyaretçilere ve hacı adaylarına tarihî mushaflar ile nadir el yazması eserlerden örnekler sunarken, Kur’an-ı Kerim’in yazımı, çoğaltılması ve tezhip edilmesinin İslam tarihi boyunca geçirdiği aşamaları yakından tanıma imkânı veriyor.

Müze, Mekke’deki önde gelen kültür ve bilgi merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kurum, Müslümanların tarih boyunca Kur’an-ı Kerim’e hizmet etmek ve onu korumak için ortaya koyduğu çabaları gözler önüne sererken, Allah’ın kitabıyla bağlantılı İslami mirasın değerine ilişkin farkındalığın artırılmasına da katkı sağlıyor. Modern müzecilik uygulamaları ve etkileşimli eğitim deneyimleriyle ziyaretçilere zengin bir içerik sunan müze, onların Mushaf-ı Şerif’in tarihiyle bağlarını daha da güçlendirmeyi hedefliyor.