Salih Müslim: Dünya Türkiye’nin operasyonlarına için yeşil ışık yakmayacak

Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eş Başkanı Salih Müslim (Şarku’l Avsat)
Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eş Başkanı Salih Müslim (Şarku’l Avsat)
TT

Salih Müslim: Dünya Türkiye’nin operasyonlarına için yeşil ışık yakmayacak

Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eş Başkanı Salih Müslim (Şarku’l Avsat)
Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eş Başkanı Salih Müslim (Şarku’l Avsat)

Demokratik Birlik Partisi (PYD) Eş Başkanı Salih Müslim, Türkiye'nin İsveç'in NATO'ya üyeliğini kabul etmesi karşılığında Kürtlere yönelik operasyonlarının desteklenmesinin de aralarında bulunduğu şartlarını, Kürtlerin bekasına yönelik bir savaş ilanı olarak değerlendirdi. Müslim, Şarku'l Avsat'a yaptığı açıklamada, Türkiye, tarafların tarafsızlık politikasını reddetmelerinden ötürü Kürt halkının çektiği sıkıntıları anlayan uluslararası güçlere her türlü baskıyı uyguluyor. Öyle ki Ankara, Kürtlerin bekasına karşı yürüttüğü savaşta, başta NATO olmak üzere tüm güçleri kendi tarafına çekmeye çalışıyor” ifadelerini kullandı.

PYD ile başta İsveç olmak üzere Avrupa ülkeleri arasında herhangi bir düşmanlık olmadığını vurgulayan Müslim, Ankara'nın, Suriye'nin kuzeydoğusunda Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi ve PYD liderliğindeki askeri güçlerin kontrolü altındaki bölgelere yönelik operasyonlarına yeşil ışık yakılması ihtimalini dışladı.

Müslim, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Türkiye'nin Kürtlere yönelik saldırılarının karşılığında müzakerelerden bir şey kazanabileceğini düşünmüyorum. Çünkü Erdoğan, tüm dünyanın onun bombardımanlarına razı olacağına inanıyor, ama beklediğini alamayacak.”

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, İsveç Başbakanı Ulf Kristersson ve NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg arasında 11 Temmuz’da Litvanya'nın Vilnius kentinde gerçekleşen üçlü görüşme sırasında, Türkiye’nin İsveç'in NATO'ya katılımını onayladığını duyurdu. Müslim, bu kararın Suriye'nin kuzeydoğusundaki Kuzey ve Doğu Suriye Özerk Yönetimi bölgelerine ilişkin beklenen sonuçları hakkında yaptığı değerlendirmede, Özerk Yönetim tecrübesi ve bu bölgelerin 10 yıl önce Suriye yönetiminin kontrolü dışında örgütlenmesi sayesinde Rojava'da (Suriye Kürdistanı) başarılı bir model oluşturduklarını belirterek, “Güçlerimizin disiplini sonucunda, ABD ve Uluslararası Koalisyon güçlerini bizimle askeri ortaklık yapmaya iten halkımızın kazanımlarını savunacağız” dedi.

Kürt halkını hedef alan saldırılara karşı Kürtlerin ulusal birliğinin sağlanmasını isteyen ve tüm Kürt tarafları, Kürt birliğinin önündeki en büyük engel olan partizanlık ve tek taraflı çıkarlardan uzak durmaya çağıran Müslim, “Ulusal birliği sağlamak isteyen Kürt partileri çıkarlarını bir kenara bırakmalı” şeklinde konuştu. Suriyeli siyasetçi, ulusal birliği sağlamaya ve muhalefetteki Kürt Ulusal Konseyi de dahil olmak üzere tüm Kürt taraflarla diyalog kurmaya hazır olduğunu da sözlerine ekledi.

Müslim, Özerk Yönetimin ve askeri güçlerinin kontrolü altındaki bölgeleri yönetmek için Suriye Kürt Ulusal Konseyi (ENKS) ile birlikte çalışmak istediklerini, ancak ENKS’nin Türkiye destekli Suriyeli muhalefet koalisyonundaki varlığının buna engel olduğunu söyledi. Müslim, diyalog kapısının bir şeyler yapmak ve bu cesareti göstermek isteyen tüm siyasi güçlere açık olduğunun da altını çizdi.

Türk siyasetine ve Kürtlerle savaş politikasına karşı uyarıda bulunan PYD Eş Başkanı, “Türkiye, Türkiye'deki Kürt şehirlerini ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) topraklarındaki Kürt şehirlerini yakıp yıkıyor. Bunun DEAŞ'ın Rojava bölgelerine yaptıklarından hiçbir farkı yok. Bu politikalar, bir iç ekonomik krizin yansımasıdır” şeklinde konuştu.

PYD’nin resmi internet sitesi üzerinden pazar günü konuyla ilgili yaptığı açıklamada, Suriye sorununun çözümüne yönelik arabuluculuk çalışmalarında önemli rol oynayan İsveç halkına ve kurumlarına saygı ve takdir ifade edildi. Açıklamada, “Partimiz (PYD), İsveç'in ve halkının çıkarlarına zarar verecek herhangi bir eylemde bulunmamıştır. Türkiye'nin, İsveç'in tüm dünyada demokrasiye destek veren insani duruşunu etkilemek için uyguladığı baskıyı kınıyoruz” denildi.

Türkiye’nin artan operasyonları

Türkiye, geçtiğimiz haziran ayı başlarından bu yana DEAŞ'e karşı savaşında ABD liderliğindeki Uluslararası Koalisyon güçleri tarafından desteklenen Özerk Yönetim ve Suriye Demokratik Güçleri’nin (SDG) kontrolündeki bölgeleri hedef alan hava saldırılarını artırdı.

Geçtiğimiz haziran ayının sonlarında silahlı insansız hava aracı (SİHA) ile Özerk Yönetimin önde gelen isimlerinin bulunduğu bir araç hedef alındı. Araçta Kamışlı Kantonu Eş Başkanı Yusra Derviş ile yardımcısı Liman Şiveş ve aracı kullanan Fırat Tuma öldü, Kamışlı Kanton Eş Başkanı Gabi Şamun ise ağır yaralandı.



İsrail'in şafak vakti güney Lübnan'a baskınları... Ölüler, yaralılar ve büyük hasar

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Arnun köyüne düzenlediği hava saldırısının ardından duman yükseliyor (DPA)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Arnun köyüne düzenlediği hava saldırısının ardından duman yükseliyor (DPA)
TT

İsrail'in şafak vakti güney Lübnan'a baskınları... Ölüler, yaralılar ve büyük hasar

İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Arnun köyüne düzenlediği hava saldırısının ardından duman yükseliyor (DPA)
İsrail'in Lübnan'ın güneyindeki Arnun köyüne düzenlediği hava saldırısının ardından duman yükseliyor (DPA)

Lübnan’da Hizbullah’ın silahlanmasına ilişkin tartışmalar, Cumhurbaşkanı Joseph Avn ve Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım’ın ateşkes anlaşmasına dair açıklamalarının ardından yeniden alevlenirken, İsrail ordusu ülkenin güneyini yoğun biçimde hedef aldı.

İsrail topçu atışları, şafak vakti Güney Lübnan’daki Burc Kalaviyye çevresi ile Deyr Kifa, Kafr Reman, Yukarı Nəbatiye ve Şukin ile Mifdun beldelerinin çevresini vurdu.

Ayrıca İsrail savaş uçaklarının Şukin, Aba, Nəbatiye ve Habuş bölgelerine düzenlediği hava saldırılarında bir motosikletin hedef alındığı bildirildi.

Öte yandan, İsrail’in Cebel Emel Hastanesi çevresine düzenlediği bir hava saldırısı, “Audi Bank” binasının yıkılmasına yol açtı. Saldırıda 12 kişinin orta ve hafif şekilde yaralandığı, yaralıların Sivil Savunma ekipleri tarafından Cebel Emel Hastanesi’ne sevk edildiği bildirildi.

Gece saatlerinde ise İsrail savaş uçaklarının Deyr ez-Zehrani beldesindeki jandarma karakolu çevresinde bulunan bir binayı hedef aldığı ve yapının tamamen yıkıldığı bildirildi. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgiye göre saldırıda bir kişi öldü, bir kişi de yaralandı.

Cumhurbaşkanı Joseph Avn, dün yaptığı açıklamada, “ateşkesin uygulanmasının nihai onayın ardından 24 saat içinde başlayabileceğini” belirterek, tüm iç tarafların —özellikle Hizbullah’ın— yanıtlarının alınmasının ardından Lübnan’ın tutumunun ABD tarafına iletileceğini söyledi.

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım ise İsrail’in Lübnan köylerini bombalamaya ve sivilleri öldürmeye devam etmesi halinde, kuzey İsrail’in de güvende olmayacağını vurguladı. Kasım, örgütün kimseye İsrail’e karşı direnişten vazgeçme taahhüdü vermediğini belirterek, “Köylerimiz güvende olmadığı sürece yerleşimler de olmayacak" diye vurguladı.


Avn: İsrail ile yapılan anlaşma son şans... ateşkesin uygulanması 24 saat içinde başlayabilir

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (DPA)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (DPA)
TT

Avn: İsrail ile yapılan anlaşma son şans... ateşkesin uygulanması 24 saat içinde başlayabilir

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (DPA)
Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn (DPA)

Lübnan Cumhurbaşkanı Joseph Avn bugün yaptığı açıklamada, "Nihai onayın verilmesinin ardından ateşkesin uygulanması 24 saat içinde başlayabilir" dedi.

Baabda Sarayı'nda gazetecilerle gerçekleştirdiği sohbette açıklamalarda bulunan Avn, ilgili tüm iç taraflardan, özellikle de Hizbullah'tan yanıtların alınmasının ardından Lübnan'ın tutumunun ABD tarafına iletileceğini ve sürecin buna göre şekilleneceğini belirtti.

Avn, "Dünkü müzakereler son derece zorluydu" ifadelerini kullanarak, Lübnan müzakere heyeti başkanı Büyükelçi Simon Karam'ın kararlı bir tutum sergilediğini söyledi. Müzakerelerin kritik bir aşamaya geldiğini belirten Avn, Karam'ın kapsamlı ateşkes konusunda uzlaşma sağlanmadan başka herhangi bir başlığın görüşülmesini reddederek, müzakere turunu askıya aldığını ifade etti.

Bu durumun ardından ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio'nun devreye girdiğini ifade eden Avn, görüşmelerin yeniden başladığını ve sonunda Lübnan'ın talebi doğrultusunda kapsamlı ateşkes konusunda mutabakata varıldığını söyledi.

ABD, İsrail ve Lübnan tarafından yayımlanan ortak açıklamaya göre, Lübnan ile İsrail tam kapsamlı bir ateşkesin uygulanması konusunda anlaşmaya vardı. Anlaşma, Hizbullah'ın saldırılarını durdurması ve güçlerini Litani Nehri'nin güneyindeki bölgeden çekmesi şartına bağlandı.

Mutabakat kapsamında, Güney Lübnan'da Lübnan ordusunun tek yetkili güç olarak görev yapacağı ve Hizbullah unsurlarının bulunmayacağı "pilot bölgeler" oluşturulması; buna karşılık İsrail ordusunun bu bölgelerden çekilmesi öngörülüyor.

Pilot bölgelerle ilgili olarak Avn, başlangıç noktası olarak Doğu ve Batı Zutar, Yahmur ve Şakif Kalesi çevresinin önerildiğini belirterek, bölgenin sembolik önemine ve Nebatiye kentine yakınlığına dikkat çekti.

ABD'nin garantör rolüne güvendiklerini vurgulayan Avn, dün varılan anlaşmanın kalıcı nitelik taşıdığını ve 27 Kasım'daki anlaşmadan farklı olduğunu ifade etti.

Lübnan Cumhurbaşkanı, "Varılan anlaşma son fırsattır; aksi takdirde her taraf kendi sorumluluğunu üstlenmelidir" dedi.


Naim Kasım: Kimseye "saldırıya direnmeyeceğiz" diye taahhütte bulunmadık

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın bir konuşmasından
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın bir konuşmasından
TT

Naim Kasım: Kimseye "saldırıya direnmeyeceğiz" diye taahhütte bulunmadık

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın bir konuşmasından
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım'ın bir konuşmasından

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, bugün yaptığı açıklamada, Lübnan köylerinin bombalanması ve sivillerin öldürülmesi sürdüğü sürece İsrail'in kuzeyinin güvenli olmayacağını belirtti.

Televizyonda yayımlanan konuşmasında Kasım, Hizbullah'ın herhangi bir tarafa saldırılara karşı direniş göstermeyeceğine dair taahhütte bulunmadığını vurgulayarak, “Köylerimiz güvende olmadığı sürece, yerleşim birimleri de güvende olmayacaktır” ifadesini kullandı.

Kasım ayrıca, “Lübnan için anlamsız ve aşağılayıcı” olarak nitelendirdiği doğrudan müzakerelerin sonuçlarını bütünüyle reddettiklerini ifade etti.

Doğrudan görüşmelerin temel amacının, herhangi bir anlaşmanın ön koşulu olarak “direnişin silahsızlandırılması” olduğunu öne süren Kasım, bunun “Lübnan'ın caydırıcı gücünün ortadan kaldırılması ve direnişçi halkının varlığına yönelik bir tehdit” anlamına geldiğini savundu.

Bu talebin, “İsrail'e savaşta elde edemediğini siyaset yoluyla kazandırmayı amaçladığını” belirten Kasım, bunun mümkün olmadığını söyledi.

Hizbullah lideri konuşmasının sonunda Lübnanlı yetkililere çağrıda bulunarak, “Doğrudan müzakereler adı verilen bu komedi ve aşağılanmaya son verin. Böylece halkınızın tamamının, yönetiminiz altında düşmanların da boyun eğeceği egemen bir devlet seçeneği etrafında birleşmesini sağlayarak daha güçlü olursunuz” ifadelerini kullandı.