Nijer'de darbeyle karşı karşıya kalan Muhammed Bazoum kimdir?

Girişim başarılı olursa, ilk kaybeden Fransa olacak. Fransa, Sahel bölgesindeki son güçlü müttefikini de kaybedecek

Bazoum, Nijerya parlamento seçimleri için yarıştığı dört seçimde başarılı oldu / Fotoğraf: AFP
Bazoum, Nijerya parlamento seçimleri için yarıştığı dört seçimde başarılı oldu / Fotoğraf: AFP
TT

Nijer'de darbeyle karşı karşıya kalan Muhammed Bazoum kimdir?

Bazoum, Nijerya parlamento seçimleri için yarıştığı dört seçimde başarılı oldu / Fotoğraf: AFP
Bazoum, Nijerya parlamento seçimleri için yarıştığı dört seçimde başarılı oldu / Fotoğraf: AFP

Nijer'de devam eden darbe girişimi, ülkedeki ilk Arap cumhurbaşkanı ve çoğunluğu güney ve orta Libya'da yoğunlaşmış olan Arap 'Evlad Suleyman' kabilesinden gelen Muhammed Bazoum hakkında sorular doğuruyor.

Peki Muhammed Bazoum hakkında ne biliyoruz? Cumhurbaşkanı olduğundan beri neden tüm dikkatler üzerinde? Yurtiçi ve yurtdışı müttefikleri kimler?

Nijer'de iktidara gelen ilk Arap lider

63 yaşındaki Bazoum, yalnızca uluslararası nüfuz rekabeti için bir arena olan Sahel bölgesindeki aşırılık yanlılarının artan tehdidiyle karşı karşıya olan Nijer'in başına geçtiği için değil aksine bu ülkede lider olan ilk Arap olduğu için ünlü oldu.

1 Ocak 1960'ta dünyaya gelen Bazoum'un kökenleri, üyelerinin çoğu güney ve orta Libya'da yoğunlaşan Evlad Süleyman kabilesinden Mayasa'ya kadar uzanıyor.

Bu nedenle, Nijer'de Arapların çok zayıf varlığı göz önüne alındığında yönetimi bir azınlık yönetimi olarak kabul ediliyor.

Bazoum daha önce yaptığı açıklamada, büyük büyükbabasının 19. yüzyılda Nijer'e geldiğini söyledi.

Bazoum'un kökeni özellikle 2021 yılındaki cumhurbaşkanlığı seçimlerinde rakiplerinin elinde güçlü bir silah oldu.

Evlad Süleyman kabilesinin kökleri ise Arap Yarımadası'ndan gelen Beni Süleyman kabilelerine kadar uzanıyor.

Bazoum, Fransızca, Arapça, İngilizce, Hausa ve Kanuri gibi birçok dile hakim olduğu için geniş kültürüyle tanınıyor.

Bu, darbeye maruz kaldığı ve Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nda askerler tarafından alıkonulduğu günden bu yana yabancı müttefikleriyle ilişkilerini güçlendirmesini sağlamış olabilir. Bazoum, daha önce de darbe girişimine maruz kalmıştı.

Nijer Cumhurbaşkanı Nisan 2021'de cumhurbaşkanı olarak göreve başlamasından önce bu girişimin amacını veya arkasında kimin olduğunu bilmeden hükümetin durdurmayı başardığı bir darbe girişimine maruz kaldı. 

Yıllardır Afrika Sahel bölgesi, Mali, Çad, Burkina Faso gibi ülkeler ordunun yönetmesine zemin hazırlayan ülkeler olarak biliniyordu.

Nijer, ise sivil yönetime geçen ilk ülke oldu çünkü bu ülkedeki son darbe 2010 yılına dayanıyor.

Eski cumhurbaşkanının gölgesi

Bazoum, 30 yaşına gelmesinden kısa bir süre sonra 1991'den 1993'e kadar Başbakan Amadou Chefou'nun geçici hükümetinde İşbirliğinden Sorumlu Devlet Bakanlığı görevi yürütmesi sebbeiyle zengin bir siyasi kariyere sahip.

1993 yılında parlamento seçimlerinde Bazoum Ulusal Sosyal Demokrat Parti'den milletvekili seçildi. 1995 yılında ise Başbakan Hama Amadou hükümetinde Dışişleri Bakanı olarak görev yaptı.

Bazoum, 2004'te milletvekili seçilmeden önce 1990'da Sosyal Demokrat Parti'nin kuruluş sürecini birlikte yönettikleri Mahamadou Issoufou çok yakın bir isim. Issoufou'nun iktidara gelmesinden sonra Bazoum 2011'de Ulusal Sosyal Demokrat Parti'nin başına geçti.

Bazoum, Nijer'in güneydoğusundaki Zinder bölgesinde bulunan Tisker seçim bölgesi için 1993, 2004, 2011 ve 2016 yıllarında yapılan parlamento seçimlerinde 4 kez milletvekili seçildi. Daha sonra Ulusal Meclis başkan yardımcılığına ve partisinin parlamento bloğunun başına seçildi.

2015 yılında Cumhurbaşkanlığı'nda Devlet Bakanı olarak görev yaptı. 2016'da ise radikallerin Nijer ve Sahel bölgesinde meydan okumaya başladığı dönemde İçişleri, Asayiş, Ademi Merkeziyet ve Örf ve Din İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı olarak atandı.

Omar Chiani / Fotoğraf: Twitter
Omar Chiani / Fotoğraf: Twitter

Bazoum, Cumhurbaşkanlığı seçimlerine hazırlanmak için istifa ettiği 2020 yazına kadar bu görevi sürdürdü. Özellikle felsefe öğrettiği eğitim çevrelerinde filozof olarak anılan Bazoum'un siyasi arkadaşları, Bazoum'un Nijer'in dışişleri ve diplomasisini yönetmede yetenekli olduğunu ve tüm bölgedeki çalkantılı bir dönemde İçişleri Bakanlığı'nı devralmasına rağmen güvenlik durumu da yönetebildiğini söylüyor.

Fransa'nın güçlü müttefiki

Cumhurbaşkanlığı muhafızları komutanı General Omar Chiani liderliğindeki isyancıların darbe girişiminin başarılı olması durumunda ilk kaybedecek Sahel bölgesindeki son güçlü müttefikini de kaybedecek olan ve yaşadığı krizlere rağmen sadık bir müttefik olan Fransa olacak. Fransa, koronavirüs salgınının şiddetlendirdiği ağır bir ekonomik krizin ağırlığı altında inlerken Nijer'in sadık bir müttefiki idi.

Fransız çevreleri, özellikle Bazoum'un, Paris ve diğer Batı başkentleri için benzeri görülmemiş bir gerileme oluşturabilecek bir adımla düşmesinden duydukları endişeyi gizlemiyor.

2021'de Fransa, Afrika Sahel bölgesinde büyük zorluklarla karşılaştı. Ancak en şiddetlisi, Nijer Devlet Başkanı ile birlikte orada güçlü adamı olarak kabul edilen Çad Devlet Başkanı Idriss Deby'nin düşüşüydü. Bu nedenle, Paris ve diğer Batılı başkentler önceki gün Niamey'de Bazoum'u alıkoyan cumhurbaşkanlığı muhafızlarının hareketini kınamak için acele etti.

Fransa, Sahel bölgesindeki Barkhane askeri operasyonuna öncülük etti. Barkhane, Ağustos 2022 yılına kadar bölge ülkelerinden orduların katıldığı bir operasyon süreciydi daha sonra Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, bu bölgede güç dengelerini Rusya lehine alt üst eden askeri darbelere tanık olan Mali, Burkina Faso ve diğer ülkelerde ülkesine karşı artan düşmanlığın ardından operasyonların sona erdiğini açıkladı.

Deby'nin devrilmesiyle Bazoum, Fransa'nın sadık ortakları ve müttefiklerinin sonuncusu haline geldi, bu nedenle bugünkü olası düşüşü, Paris'in suratına yeni ve güçlü bir tokat olabilir. Barkhane Harekatı'nın sona ermesi ve Fransız kuvvetlerinin Mali'den çıkarılmasının ardından Paris, son çare olarak Nijer'i buldu. Bu yaz itibariyle, Niamey askeri üssünde en az bin 500 Fransız askeri bulunuyor.

Fransız Le Monde gazetesi dün, Nijer'deki  Fransız askeri varlığının kalıcı olarak kapatılan Barkhane Operasyonu aracılığıyla olmadığını bilakis Niamey'deki yetkililerle yapılan ikili anlaşma kapsamında olduğunu bildirdi. Bu güçler, Mali ve Burkina Faso ile sınır bölgeleri de dahil olmak üzere Nijer'in birçok yerinde aşırılık yanlılarına karşı operasyonlar yürütüyor.

Gazete, Nijer'deki olayların Afrika kıyılarındaki dengeleri ve bölgedeki aşırılık yanlılarıyla mücadelede Nijer'i bir merkez haline getiren Batı'ya hizmet etmeyecek şekilde değiştirebileceğini vurguladı.

 

Independent Arabia - Independent Türkçe



İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
TT

İran Yargı Erki Başkanı: Washington’la müzakerelere güven yok

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)
İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, ülkenin orta kesimindeki Arak kentinde Merkezi (Markazi) Eyaleti yargıçlarına hitap ederken (IRNA)

İran Yargı Erki Başkanı Gulam Hüseyin Muhsini Ejei, bugün (pazar) yaptığı açıklamada, ABD’nin müzakereleri “aldatma, hile ve zaman kazanma aracı” olarak kullanmayı hedeflemesi halinde bunun bir “yanılsama” olacağını söyledi. Ejei, “Müzakerelere dair hiçbir umut ve güven yoktur” dedi.

Washington ile Tahran arasında ilk tur görüşmeler cuma günü Umman’da yapılmış, taraflar görüşmeleri “olumlu” olarak nitelemiş ve yakın zamanda sürdürme niyetlerini açıklamıştı.

Söz konusu görüşmeler, İran’da rejim karşıtı geniş çaplı protesto dalgasının zirveye ulaşmasından yaklaşık bir ay sonra gerçekleşti. Protestolar sırasında yürütülen ve insan hakları örgütlerinin “benzeri görülmemiş” olarak nitelediği güvenlik operasyonlarında binlerce kişinin hayatını kaybettiği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, başlangıçta protestoların bastırılması nedeniyle Tahran’a karşı askeri seçenekleri gündeme getirmiş, hatta göstericilere “yardım yolda” mesajı vermişti. Ancak Trump’ın son günlerdeki söylemi, İran’ın nükleer programını dizginlemeye odaklandı. Bu çerçevede ABD, başını “USS Abraham Lincoln” uçak gemisinin çektiği bir deniz görev grubunu bölgeye sevk etti. İran yönetimi ise Trump’ın İran’a saldırı tehditlerini hayata geçirme ihtimalinden ciddi endişe duyuyor. Tahran, olası bir saldırı halinde bölgedeki ABD üslerini hedef alacağı ve Hürmüz Boğazı’nı kapatabileceği uyarısında bulundu.

Yargı Erki Başkanı, müzakere çağrısı yapan taraflara dair “ne umut ne de güven” olduğunu vurgulayarak, ABD’ye bu yolda güvenilemeyeceğini söyledi. Mevcut diyalog çağrılarının, “şiddeti kışkırtan ve sabotajcıları silahlandıran aynı taraflardan” geldiğini ifade etti.

dfwfde
Gösterici kalabalıkları, geçen 8 Ocak’ta başkent Tahran’ın batısındaki bazı yolları kapattı (AP)

Yargı erkinin resmi ajansı Mizan’ın aktardığına göre Ejei, pazar günü yaptığı konuşmada İran’ın hiçbir zaman savaş isteyen taraf olmadığını, ancak her türlü saldırgana karşı tüm gücüyle duracağını belirtti. Bazı ülkelerin geçmişte İran’ın yanında yer alırken, “İslam Cumhuriyeti’nin sonunun geldiğini düşündüklerini” de sözlerine ekledi.

Ejei, geçen yıl haziran ayında yaşanan ve 12 gün süren savaşa atıfta bulunarak, müzakereler sürerken savaşı başlatan tarafların, İran’ın “direncini” gördükten sonra ateşkes talep etmek zorunda kaldıklarını söyledi.

“İsyan eylemlerini kim başlattı? Provokatörleri kim silahlandırdı?” diye soran Ejei, “Onları silahlandıranlar bugün ‘gelin müzakere edelim’ diyenlerin ta kendileridir” ifadelerini kullandı.

Orta İran’daki Arak kentinde yargı yetkililerine hitap eden Ejei, “aldatılmış bireyler” ile “asıl unsurların” hesabının ayrı olduğunu belirterek, davaların “yargı usullerine uygun ve her vakanın niteliğine göre” ele alınacağını söyledi.

Son protestolardaki şiddetin benzeri görülmemiş boyutlara ulaştığını savunan Ejei, “sokaklarda ve geçiş noktalarında en vahşi suçları işleyenlerin sıradan vatandaşlar değil; ABD ve Siyonist rejim unsurları tarafından eğitilmiş, kalpsiz teröristler olduğunu” ileri sürdü.

Buna karşılık “aldatılmış unsurların” varlığını kabul eden Ejei, bunların “teröristler ve ayaklanmaların ana unsurlarından ayrı değerlendirileceğini” ve suçlamalarının “her birinin koşullarına göre” inceleneceğini söyledi.

ABD merkezli insan hakları örgütü Hrana, protestolar sırasında çoğu gösterici olmak üzere 6 bin 971 kişinin öldüğünü ve 51 binden fazla kişinin gözaltına alındığını belgelediğini açıkladı.

Ejei ayrıca, protestolar sırasında reform çağrısı yapan ve baskıların araştırılması için ulusal bir gerçekleri araştırma komisyonu kurulmasını isteyen bazı iç aktörleri ve kişileri de eleştirdi.

Velayet-i Fakih’in yanında durmamanın, savaş sırasında Saddam Hüseyin’e sığınanların ve bugün suçlu Siyonistlere yaslananların akıbetiyle sonuçlanacağını savunan Ejei, “Bir zamanlar devrimle birlikte olan, bugün ise bildiri yayımlayan bu kişiler acınacak ve sefil insanlardır” dedi.


İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe