Sudan’ın en büyük kenti Omdurman’da çatışmalar sürüyor

Cumhurbaşkanlığı Sarayı yıkıldı, Hartum’daki çatışmalar büyüdü

Sudan’ın Omdurman şehrindeki bir pazarda 17 Mayıs 2023’te yükselen siyah dumanın havadan çekilmiş fotoğrafı (Reuters)
Sudan’ın Omdurman şehrindeki bir pazarda 17 Mayıs 2023’te yükselen siyah dumanın havadan çekilmiş fotoğrafı (Reuters)
TT

Sudan’ın en büyük kenti Omdurman’da çatışmalar sürüyor

Sudan’ın Omdurman şehrindeki bir pazarda 17 Mayıs 2023’te yükselen siyah dumanın havadan çekilmiş fotoğrafı (Reuters)
Sudan’ın Omdurman şehrindeki bir pazarda 17 Mayıs 2023’te yükselen siyah dumanın havadan çekilmiş fotoğrafı (Reuters)

Sudan ordusu, ülkenin en büyük şehri olan Omdurman’ın kuzeyindeki Karari askeri bölgesinden şehrin güney ve batısındaki Hızlı Destek Kuvvetleri’nin (HDK) noktalarını hedef alan top atışları gerçekleştirdi.

HDK ise Hartum’un güneyindeki Zırhlı Birlikleri, Omdurman’ın güneyindeki Mühendisler Birliği’ni ve Hartum’un doğusundaki Genel Komutanlık karargahını kuşattı.

Şarku’l Avsat’ın Arap Dünyası Haber Ajansı’ndan (ANA) aktardığı habere göre görgü tanıkları üç başkent arasında Hızlı Destek Kuvvetleri’nin ana ikmal hattı olan ‘Şambat’ köprüsüyle Kuzey Hartum’a bağlanan Omdurman’ın merkez mahallelerinde çatışmaların yeniden başladığını söyledi. Omdurman’daki Vad Nubavi Direniş Komiteleri, eski Omdurman bölgesinde ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında şiddetli çatışmaların sürdüğünü ve yerleşim bölgelerine top mermilerinin düştüğünü bildirdi. Ayrıca bir bebekle birlikte aynı aileden 3 kişinin de yaralandığı belirtildi.

Komiteler, Omdurman’daki Aburof bölgesine iki gün boyunca aralıksız bombardıman gerçekleştirilmesinin evlerden birinin iki odasının çökmesine ve 15 yaşındaki erkek çocuk ile 6 yaşındaki kız çocuğunun yaralanmasına yol açtığını açıkladı. Hızlı Destek Kuvvetleri, Hartum şehrinin çoğunu kontrol ediyor. Ordu ise üç başkent olan Omdurman, Kuzey Hartum ve Hartum şehirlerini birbirine bağlayan köprülerdeki ikmal yollarını kesmeye çalışıyor. Görgü tanıkları, Mühendisler Birliği çevresinin batı kesiminde de iki taraf arasında çatışmaların yaşandığını bildirdi

xsa
Sudan’ın başkenti Hartum’daki çatışmalarda dumanlar yükseliyor (AP)

Pazarda yağma

Görgü tanıkları, pazarların ve küçük dükkanların çoğunun yağma korkusuyla kapılarını kapattığını söylerken, sebze getirdikleri küçük pazarın artık tamamen boş olduğuna işaret etti. Ayrıca Hızlı Destek Kuvvetleri’ne tüccarların ve vatandaşların hareket edip merkez pazara ve Kalakla Lafa pazarında gıda ürünleri satın almalarına ve fırınları işletmek için mahalle pazarlarına sebze ve un sağlanmasına izin verme çağrısında bulunurken, aksi taktirde insanların aç kalacağına dikkati çekti. Nisan ortalarında çatışmaların patlak vermesinden bu yana başkent, özellikle batıdaki Darfur bölgesinde etnik temelli başka bir çatışmanın patlak vermesiyle birlikte, uzun vadeli bir iç savaş uyarısı yapılacak şekilde günlük çatışmalara tanık oluyor. Uluslararası Göç Örgütü, çatışma nedeniyle yaklaşık 3 milyon kişinin Sudan içinde yerinden edildiğini tahmin ediyor. Örgüt, yaklaşık 930 bin kişinin komşu ülkelere kaçtığını söyledi. Birleşmiş Milletler (BM), Sudan’daki çatışmaların akut gıda güvensizliğinden mustarip vatandaşların sayısını 20 milyondan fazla kişiye yükselttiğini söyledi. Çatışmanın orta ve uzun vadede gıda güvensizliğini şiddetlendirmesinin muhtemel olduğunu da dile getirdi.

Girişimlere rağmen savaş devam ediyor

İki savaş tarafı, Suudi Arabistan ve ABD’nin arabuluculuğunda çok sayıda ateşkes anlaşması imzaladı. Ancak Cidde’de gerçekleştirilen müzakereler, ordu ve Hızlı Destek arasında ateşkesi ihlal etmekle ilgili karşılıklı suçlamalarının ardından Haziran ayı başlarında askıya alındı. Sudan ordu heyeti, istişareler için geçen çarşamba günü Cidde’den Sudan’a döndü.

Egemenlik Konseyi Başkan Yardımcısı Malik Agar, birkaç Sudanlı kilise lideriyle yaptığı son görüşmede, çok sayıda girişimin savaşı sona erdirmeyi başaramadığını belirtti. Agar, savaşı Sudanlıların vicdanını birleştirmek, silah sesini sonsuza kadar durdurmak ve ileriye gidilebilecek ve Sudanlıların övünebileceği bir devlet kurmak için bir nedene dönüştürmeye çalışmak konusunda hemfikir olduklarını belirtti. Malik Agar, kilise liderleriyle yaptığı toplantıda, ‘insani yardım çekerek, uluslararası kuruluşlardan insani yardım sağlayarak ve bunu ayrım gözetmeksizin tüm Sudanlılara dağıtma mekanizmalarını tartışarak’ kilise topluluğunun oynayabileceği role değindiklerine dikkat çekti.

fr
Sudan Ordusu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında yaşanan çatışmalar sonucunda Omdurman’ın üzerinden dumanlar yükseldi (AFP)

Cumhurbaşkanlığı Sarayı yıkıldı

Başkent Hartum’da Sudan ordusu ile HDK arasında ağır ve hafif silahlar, top ve hava saldırıları ile çatışma çemberi genişledi. Bu da Cumhurbaşkanlığı Sarayı, Uluslararası Afrika Üniversitesi ve bir dizi hayati tesis ve şehrin ana simge yapıları dahil olmak üzere stratejik tesislerin yok olmasına yol açtı.

Sudan medyası, savaşın başlamasının 114. gününde ordu ile Hızlı Destek Kuvvetleri arasında bölge çevresinde ayrım gözetmeyen hava ve topçu bombardımanına ek olarak aralıksız devam eden çatışmalar sonucunda Cumhurbaşkanlığı Sarayı’nın görüntüsünü değiştiren kapsamlı yıkımın görüntülerini yayınladı.

Silahlı çatışmalar, başkent Hartum’un güneyinde, özellikle ‘zırhlı birlikler’ ve çevre mahallelere sıçradı. Nisan ortasında savaşın başlamasından bu yana Hızlı Kuvvetler, bölgedeki stratejik önemi nedeniyle Zırhlı Birlikleri kontrol etmeye çalışıyor.

Çatışan iki taraf arasında devam eden savaş, başkent Hartum’da altyapının, özellikle hükümet tesislerinin, bankaların, elektrik ve su istasyonlarının ve Arap pazarının büyük ölçüde tahrip olmasına neden oldu.

fer
Sudan Silahlı Kuvvetleri askerlerinin, Omdurman’da bir sokakta askeri araçlar kullanırken çekilen bir videodan bir kare (AFP)

Sivilleri ayrılmaya zorlama

Görgü tanıklarına göre başkent Hartum’un güneyindeki eş-Şacara, es-Sahafa, Cabra, er-Rumaylah Kalakla ve Gazze mahalleleri ve diğer mahalleler bölgede devam eden şiddet olaylarından doğrudan etkilendi.

Kuzey Hartum’daki görgü tanıklarına göre şehir, ağır ve hafif silahlarla şiddetli çatışmalara tanık oldu. Görgü tanıkları, Hızlı Destek Kuvvetleri’nin Şark en-Nil mevkiindeki çevre yolunda askeri güçler ve savaş araçları konuşlandırdığını bildirdi.

Güney Darfur Eyaleti’nin başkenti Nyala şehri de Sudan ordusu ile HDK arasında şehrin mahallelerindeki vatandaşların evlerinin yıkılmasına yol açan sürekli çatışmalara tanık oluyor. Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan liderliğindeki Sudan ordusu ile Muhammed Hamdan Daklu (Hamideti) liderliğindeki HDK, çatışmayı başlatmaktan ve ihlaller yapmaktan sorumlu olmakla suçlanıyor.



İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
TT

İsrail ordusu, Gazze'de kendi adına çalışan 5 milis gücüne sahip olmakla övünüyor

 Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)
Gazze'nin güneyindeki Refah'ta, Hamas'ın silahlı kanadı olan İzzeddin el-Kassam Tugayları mensupları (Arşiv- Reuters)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi’nde Hamas’a karşı faaliyet gösteren 5 Filistinli milis grubun oluşturulmasıyla övünürken, iktidardaki sağ çevreler bu grupların rolü konusunda uyarılarda bulunuyor. Sağcı çevreler, bu tür yapılanmaların en iyi ihtimalle para hırsıyla hareket ettiğini, daha fazla ödeme yapan bir taraf bulmaları hâlinde İsrail’e karşı da dönebilecekleri görüşünü dile getiriyor.

Ordu bu eleştirilere verdiği yanıtta, söz konusu güçlerin yakından izlendiğini ve dikkatli davranıldığını vurguladı. Açıklamada, bu milislerin bugün “sarı hat” olarak adlandırılan bölgede Hamas hücrelerine karşı görevler yürüttüğü, bu görevlerin İsrail ordusu tarafından yapılması hâlinde askerlerin hayatının ciddi risk altına gireceği ifade edildi.

Ordu, bu grupların Hamas’a yönelik suikastlar gerçekleştirdiğini ve onları kamuoyu önünde küçük düşürdüğünü ileri sürdü.

Ancak sağ kanat bu değerlendirmelere temkinli yaklaşıyor. Bu milislerin kişisel çıkarlara, aşiretler arası çatışmalara ve suç çeteleri arasındaki rekabete dayandığını savunan sağcılar, bu yapılarla güvenli ilişkiler kurulamayacağını belirtiyor.

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

Gazze’de silahlı bir milis gruba liderlik eden ve yakın zamanda öldürülen Yasir Ebu Şebab (Yediot Aharonot)

İsrailli kaynaklara göre Gazze’de hâlihazırda faaliyet gösteren 5 silahlı milis grubu bulunuyor: İlki kuzeyde Beyt Lahiya bölgesinde ve Eşref el-Mansi tarafından yönetiliyor. İkincisi Gazze kentinin kuzeyindeki Şucaiyye Mahallesi yakınlarında, lideri Rami Adnan Halis. Üçüncüsü orta kesimde Deyr el-Belah civarında ve Şevki Ebu Nasira tarafından yönetiliyor. Dördüncüsü Han Yunus’ta, lideri Husam el-Esdal. Beşinci milis ise Refah’ta faaliyet gösteriyordu ve Yasir Ebu Şebab tarafından yönetiliyordu; Şebab’ın öldürülmesinin ardından yerini Gassan ed-Dehini aldı. Gazze’de son dönemde ed-Dehini’nin bir suikast girişiminde yaralandığına dair söylentiler yayıldı.

Yediot Aharonot gazetesine konuşan güvenlik kaynakları, kuzey ve güneyde faaliyet gösteren milislerin aşiretlere dayandığını ve suç geçmişi olan kişiler tarafından kontrol edildiğini belirtirken, orta kesimdeki iki grubun liderlerinin geçmişte Filistin Kurtuluş Örgütü (FKÖ) ile bağlantılı isimler olduğunu belirtti. Bu nedenle söz konusu iki grubun ulusal saiklerle hareket ediyor olabileceği ve İsrail ordusunun aslında Filistin çıkarları doğrultusunda kullanılıyor olabileceği ihtimali dile getirildi.

Gazete, İsrail çevrelerinde bu silahların kontrolden çıkabileceği ve ister milis liderlerinin elinden çıksın isterse bölgedeki diğer tarafların eline geçsinler, işgal ordusuna karşı kullanılmaları olasılığı konusunda endişeler olduğunu belirtti.

Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)Han Yunus’ta İsrail yanlısı bir milis grubuna liderlik eden Husam el-Esdal (Filistin Basın Ağı sayfası)

Gazete ayrıca, işgal ile iş birliği yapan Gassan ed-Dehini’nin yayımladığı ve Hamas ile direniş güçlerini tehdit ettiği videoya da değindi. Videoda ed-Dehini’nin, Refah’ta İsrail hava desteği altında esir alınan Kassam Tugayları saha komutanı Edhem el-Aker’e hakaret ettiği görülüyor. Videoda ed-Dehini’nin, Gazze’de daha önce bulunmayan kamuflajlı askeri üniforma ve kurşun geçirmez yelek giydiği, nadir ve pahalı bir sigara içtiği, arka planda ise modern “pick-up” araçların ve yakın mesafede İsrail askeri mevzisi olduğu tahmin edilen bir binanın yer aldığı ifade edildi.

Öte yandan, CNN ve Wall Street Journal, İsrail kaynaklarına atıfta bulunarak, İsrail’in bu milisleri çok sayıda tüfek ve mühimmatla silahlandırdığını yazdı. Bu durum, Oslo Anlaşmaları döneminde İsrail’in Filistin Yönetimi’ne silah edinme izni vermesini ve sağ kesimin o dönemde dile getirdiği “Onlara silah vermeyin” sloganını hatırlattı.

Wall Street Journal, yedek subaylara dayandırdığı haberinde, İsrail’in Hamas’a karşı faaliyet gösteren bu milislere yaptığı yatırımları artırdığını, askeri teçhizat sağladığını, üyelerini İsrail’deki hastanelerde tedavi ettirdiğini ve ailelerine destek verdiğini belirtti. Gazete, bu kişilerin bazılarının Filistin Yönetimi ile bağlantılı olduğunu, özellikle Refah’taki bazı unsurların ise suç kayıtlarının bulunduğunu yazdı.

Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)Gazze’deki Cibaliye Mülteci Kampı’nda Hamas’a bağlı Kassam Tugayları mensuplarının önünde duran Filistinli bir çocuk (Arşiv – EPA)

Haberde, İsrail’in bu gruplara yakıt, gıda, araç, hatta sigara sağladığı; onları İsrail askerlerine yakın “sarı hat” bölgesinde konuşlandırmaya yardımcı olduğu ve bu desteğin maliyetinin İsrail güvenlik bütçesinden on milyonlarca şekele ulaşabileceği ifade edildi.

Şarku’l Avsat’ın Yediot Aharonot'tan aktardığına göre İsrail güvenlik kurumları içinde bu milislerin desteklenmesi konusunda görüş ayrılığı bulunuyor. Destekleyenler, bu yaklaşımın Hamas’a karşı taktiksel fayda sağladığını ve askerler üzerindeki riski azalttığını savunurken; karşı çıkanlar, silahların başka ellere geçmesi ya da bazı unsurların Filistin toplumuna yeniden entegre olabilmek için İsrail’e karşı dönmesi ihtimaline dikkat çekiyorlar.

Gazete, bu milislerin Hamas ve askeri kanadıyla baş edebilecek birleşik örgütsel yapıya sahip olmadığını, fiilen sadece İsrail ordusu ve Şin Bet’in denetimi altında hareket ettiklerini vurguladı.

Sonuç bölümünde Yediot Aharonot, bu grupların kısa vadeli taktik çözüm sunabileceğini, özellikle geniş çaplı yıkım operasyonları öncesinde Hamas mensuplarını tünellerde veya enkaz altında aramak için kullanılabileceğini belirtti. Ancak, örgütsel çatıdan yoksun bu yapıların Hamas’ın yerine geçme şansının bulunmadığını, Hamas’ın ateşkes sürecinde gücünü yeniden toparladığını ve kontrolünü pekiştirdiğini kaydetti.

Gazeteye konuşan sağcı bir siyasi kaynak, bu milislerin İsrail’e Lübnan Savaşı’nı hatırlattığını belirtti. O dönemde İsrail’in Filistin Kurtuluş Örgütü’ne ve daha sonra Hizbullah’a karşı Lübnanlı milisleri devreye soktuğunu hatırlatan kaynak, bu milislerin Sabra ve Şatilla mülteci kamplarında katliamlar gerçekleştirdiğini ve bunun sorumluluğunun İsrail’e yüklendiğini belirtti. Bu nedenle aşırıya kaçılmaması ve bu tür gruplara bel bağlanmaması gerektiğini vurguladı.


Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
TT

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı: Silahlarını bırakıp barış yolunu seçen herkesi memnuniyetle karşılıyoruz

Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)
Sudan'ın el Gedarif eyaletindeki Ebu el-Nece kampında bulunan yerinden edilmiş Sudanlılar (AFP)

Sudan Egemenlik Konseyi Başkanı Abdulfettah el-Burhan yaptığı açıklamada, devletin barışı veya ateşkesi reddetmediğini, ancak ateşkesin "düşmanı yeniden güçlendirmek için bir fırsat" olmaması gerektiğini söyleyerek, Hızlı Destek Kuvvetleri'ne (HDK) atıfta bulundu.

Egemenlik Konseyi tarafından dün yayınlanan açıklamada belirtildiği üzere, Burhan Cezire Eyaleti'ne yaptığı ziyarette, "silahlarını bırakıp barış yolunu benimseyen herkesi memnuniyetle karşıladığını" ifade etti. Ayrıca, "ülkeye ve orduya karşı kışkırtıcılık yapanların hesap vereceğini" vurguladı.

ABD Başkanı Donald Trump perşembe günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Sudan'daki savaşı sona erdirmek için yoğun çaba sarf ettiğini ve buna çok yaklaştığını söyledi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre Sudan ordusu ile HDK arasındaki savaş, sivil yönetime geçiş için seçimlere yol açması beklenen geçiş döneminde yaşanan iktidar mücadelesinin ardından 2023 Nisan ayının ortalarında patlak verdi.


Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
TT

Sudanlı doktorlar, Kuzey Kordofan'da HDK saldırısında 24 kişinin öldüğünü bildirdi

Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)
Hartum'da hasar görmüş bir binanın önünde insanlar mallarını satıyor (DPA)

Sudan Doktorlar Ağı'na göre Hızlı Destek Kuvvetlerinin (HDK yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırısı sonucu, aralarında sekiz 8 çocuğun ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi hayatını kaybetti.

Ağ, aracın Güney Kurdufan eyaletinden kaçan yerinden edilmiş insanları taşıdığını ve el-Rahad şehrine geldiğinde hedef alındığını, bunun sonucunda ikisi bebek olmak üzere 24 kişinin öldüğünü ve çok sayıda kişinin de tedavi için şehrin hastanelerine kaldırıldığını belirtti.

Doktorlar Ağı, bölgenin ciddi tıbbi kaynak sıkıntısı çektiği, bu durumun yaralı ve yerinden edilmiş kişilerin acılarını daha da artırdığı son derece karmaşık sağlık ve insani koşullar altında saldırının gerçekleştiğini ifade etti.