Siz bu makaleyi okurken "Birim 8200" sizi gözetliyor olabilir

İsrailli üyeler işten ayrıldıktan sonra en önemli Amerikan şirketlerinde iş buluyor

IDF Siber Savunma Birimi kursundaki öğrenciler, Haziran 2013 (IDF)
IDF Siber Savunma Birimi kursundaki öğrenciler, Haziran 2013 (IDF)
TT

Siz bu makaleyi okurken "Birim 8200" sizi gözetliyor olabilir

IDF Siber Savunma Birimi kursundaki öğrenciler, Haziran 2013 (IDF)
IDF Siber Savunma Birimi kursundaki öğrenciler, Haziran 2013 (IDF)

Sevsan Mehanna 

İsrail'in üç temel istihbarat teşkilatı var: İsrail Genelkurmay Başkanlığı'na bağlı ve devlet bütçesindeki en büyük paya sahip ve en pahalı istihbarat teşkilatı "Aman" veya "Askeri İstihbarat Teşkilatı".

İstihbarat çalışmaları yoluyla bilgi toplamak ve İsrail sınırları dışında gizli operasyonlar yürütmekle görevli Dış İstihbarat Teşkilatı (Mossad).

Mossad, devlet liderlerinin rehberliğinde resmi bir kurum olarak faaliyet yürütüyor.

Doğrudan başbakana bağlı ve istihbarat servislerinin en küçüğü olarak kabul edilen İsrail'in iç istihbarat servisi Şin Bet.

Bu servis iç güvenliğin yanı sıra, Filistinli hareketleriyle mücadele etme ve onların İsrail'e yönelik operasyonlarını engelleme konusunda uzmanlaşmış durumda. 

"Birim 8200"

İsrail İstihbarat Teşkilatı, Birim 8200 olarak bilinen İsrail sinyal istihbarat teşkilatını içeriyor.

İsrail Ordu Sözcüsü Avichai Adraee'nin internet sitesine göre, bu birim, İsrail Savunma Kuvvetleri'nin (IDF) SIGINT sinyalini toplama, kod çözme ve elektronik casusluktan sorumlu istihbarat teşkilat birimi.

Bu birim, İsrail ordusunda elektronik savaşa liderlik etmekten sorumlu.

Askeri yayınlarda istihbarat teşkilatının merkezi toplanma birimi olarak Birim 8200'e atıflar yer alıyor.

Bu birim Askeri İstihbarat Müdürlüğü Aman'a bağlı. Sitede Birim 8200, muhtemelen dünyadaki ilk teknik istihbarat teşkilatı olarak değerlendiriliyor ve ABD'nin Ulusal Güvenlik Dairesi NSA ile her bakımdan eşit konumda duruyor.

Kraliyet Birleşik Hizmetler Enstitüsü (RUSI) Askeri Bilimler Direktörü Peter Roberts, Birim 8200'ü veya İbranice'deki adıyla Shmone Matayim'i şöyle tanımlıyor:

Dünyanın en önemli teknik istihbarat teşkilatıdır ve kapsam dışında ABD Ulusal Güvenlik Teşkilatıyla aynı seviyededir ve operasyonları başka hiçbir yerde bulunamayacak bir azimle yürütülmektedir. Elit bir kurum olarak kabul edilmektedir. Öyle ki mezunları görevden ayrıldıktan sonra gelişmiş ve modern hackleme becerilerini İsrail'deki, Silikon Vadisi'nde veya ABD'nin Boston'daki yüksek teknoloji koridorundaki işlerde kullanabilir.

İsrail'in startup kültürüyle ilgili 2009 tarihli bir kitap olan Start-up Nation'ın yazarları, Birim 8200'ü ve İsrail ordusundaki diğer seçkin birimleri "Harvard, Princeton ve Yale Üniversitelerinin eşdeğeri" olarak tanımlıyor.

Bu üniversiteler, öğrencilerinin mükemmelliği ve birçok teknolojik buluşu tanıtmalarıyla ünlü üniversiteler.

"Birliğin doğuşu"

Ez-Zeytune Araştırma ve Danışma Merkezi'nden araştırmacı Fatıma Itani'nin "İsrail Birimi 8200 ve İsrail Casusluk Teknolojisine Hizmet Vermedeki Rolü" başlıklı çalışmasına göre Birim 8200, 1948'den önce teknolojik becerilerini geliştirmeye çalışan bir grup insanla İngiliz ve Arap muhaliflerin kodlarını toplayıp deşifre etmekle çalışmalarına başladı.

1948 yılında İsrail ordusu Yafa şehrinde "Tavşan" kod adlı bir elektronik harp birimi kurdu.

ABD, Birleşik Krallık ve Sovyetler Birliği'nin iletişimi çözebilen ve kodlayabilen az sayıda ülke arasında olduğu bir dönemde, bu birimin misyonu Filistinliler arasındaki aramaları dinlemek ve şifreleri çözmekti.

Araştırmacı Itani'ye göre bazı kaynaklar, Batı'nın mevcut teknolojik uzmanlığından ve yeteneklerinden yararlanıldığını ve bir kısmı Sovyetler Birliği'nden göç eden İsrailli bilgisayar mühendisleri tarafından söz konusu birimin geliştirildiğini belirtiyor.

Bu birim, teknik uzmanlık ve insan gücü eksikliği gibi bazı sorunlarla karşı karşıya kaldı. Bu yüzden ilkel dinleme tekniklerine başvurdu. Daha sonra 1949'da bunu geliştirdi.

Itani'ye göre bu birim 1950'de 15bin dolar (2019 fiyatıyla 478bin dolar) ve elektronik alımlar için 110 bin dolar (2019 fiyatıyla 305 milyon dolar) bütçe elde etti.

Bu rakam, gelişmiş dinleme teknikleri açısından çok büyük sayılmaz, ancak İsrail, kendi istihbarat servislerini dahili olarak geliştirmeye bel bağladı.

Bu onu elektronik hackleme ve karmaşık kodları çözme konusunda en iyi ve en gizli birimlerden biri yaptı.

Üyeleri nasıl seçiyorlar?

Birim ağırlıklı olarak 18-21 yaş arası genç erkek ve kızlardan oluşuyor.

Avichai Adraee'nin internet sitesine göre, 18 yaşındakiler birimi öncelikle çok hızlı öğrenme yetenekleri nedeniyle seçiyorlar.

Birim, askerlik hizmetinin bitiminden önce yalnızca kısa bir süre için gençlerin hizmetlerine erişebilecek.

Gençler genellikle liseden sonra yapılan bir taramanın ardından 18 yaşında birime alınırlar.

Birim aynı zamanda okul sonrası bilgisayar dersleri aracılığıyla potansiyel genç adayları da araştırıyor.

Bu dersler birim için besleyici programlar olarak 16-18 yaş arası öğrencilere bilgisayar becerileri ve bilimi öğretiyor.

Forbes'a göre birim, lisedeki teknoloji yenilikçileri ve bilgisayar korsanları için potansiyel işe alımları izlemeye başlıyor.

Daha küçük yaşta Magshimim adlı okulla ilgili bir program kullanılarak gizlice işe alımlar oluyor.

İletişimden elektrik mühendisliğine ve Arapça diline kadar her şeyi kapsayan röportajlar, testler ve sıkı dersler bu program kapsamında yer alıyor ve program altı aydan fazla sürebiliyor.

Matematik, bilgisayar ve yabancı dil bilgisi elbette büyük bir artı; ancak 8200'ün asıl peşinde olduğu şey, hızlı öğrenme, değişime uyum sağlama, bir takımda başarılı olma ve başkalarının imkansız bulduğu şeylerin üstesinden gelme becerisiyle ölçülen potansiyel.

İsrailli yazılım şirketi Wix'in kurucusu ve birimin eski üyelerinden Avichai Abrahami, Mayıs 2016'da Forbes'a yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Kendimi 1990'ların başlarında İsrail ordusuna askere alınmış ve anne babama bile bahsetmeme izin verilmeyen bir bölüme, 'Birim 8200' olarak bilinen bir elektronik güvenlik ve istihbarat ekibine atanmış buldum. İmkansız gibi görünen bir görev verildi: İsrail'e düşman olan bir ülkenin bilgisayarlarına sızmak. Görev bazı engeller içeriyordu: İlk olarak bu bilgisayarlara nasıl girileceğini bulmak. İkincisi, şifrelemenin nasıl kırılacağı. Son olarak, verilerin şifresini çözmek için gereken 'devasa miktardaki' hesaplama gücüne nasıl erişileceğine dair muazzam zorluk.

Abrahami'nin hedef bilgisayarlara sızmak için yaptığı şey, iki "düşman" ülkenin bilgisayarlarına sızmak ve ilk hedefin elindeki verileri absorbe etmek için onların işlem gücünü ele geçirmekti.

Bunu Tel Aviv'deki sandalyesinden ayrılmadan başarabildi.

Forbes'la yaptığı bir röportajda, bir günde yapılabildiği halde, bir bilgisayar araştırmacısıyla yapmak zorunda kalınsaydı bu işlemin bir yıl zaman alabileceğini söyledi.  

50 yaşındaki Abrahami, Birim 8200'den ayrılana kadar tanınmıyordu. Birimden ayrıldıktan sonra Wix'in kurucularından biri oldu.

Wix şu anda 1 milyar doları aşan piyasa değeriyle dünyanın köklü web sitesi geliştirme platformlarından biri.

Birim 8200'ün üyelerinden biri de Ron Reiter.

Startup şirketi Oracle (ABD'nin en büyük ve en önemli bilgi teknolojisi şirketlerinden biri) onun girişimini 50 milyon dolara satın aldı.

Reiter, Forbes'a yaptığı açıklamada ise meslektaşlarından birinin girişimini 300 milyon dolara Apple'a sattığını söyledi.

Eylül 2010'da Fransız Le Monde Diplomatique gazetesinin "İsrail'in Bilgili Kulakları" başlıklı bir raporunda Birim 8200'ün Negev Çölü'nde dünyanın en büyük dinleme üslerinden biri olan büyük bir SIGINT üssü işlettiğine dikkat çekildi.

Bu üs Ortadoğu, Avrupa, Asya ve Afrika'daki telefon görüşmelerini, e-postaları ve diğer iletişimleri izlemenin yanı sıra, gemileri de izleyebiliyor.

Rapora göre Birim 8200'ün yurtdışındaki İsrail büyükelçiliklerinde de gizli dinleme merkezleri bulunuyor.

Birim denizaltı kablolarını gizlice dinliyor, Filistin topraklarında gizli dinleme birimleri bulunduruyor ve elektronik gözetleme ekipmanıyla donatılmış jet uçaklara da sahip.

Aynı yıl, ABD gazetesi The New York Times, "Eski bir Amerikan istihbarat üyesinin" şu sözlerini aktardı:

Bu birim, İsrail'in Deyrizor Valiliği'nde nükleer reaktör olduğu iddia edilen yere hava saldırıları gerçekleştirdiği sırada, Suriye hava savunmasını devre dışı bırakmak için gizli bir anahtar kullandı. O zaman bu operasyona 'Orchard Operasyonu' denildi.

Independent Arabia - Independent Türkçe



İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

İsrail kabinesi, Batı Şeria topraklarının ilhakını genişletme kararlarını onayladı

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Ynet haber sitesi bugün, İsrail kabinesinin Batı Şeria’daki arazi tescili ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladığını bildirdi. Yeni düzenlemeler, Filistinlilere ait bazı evlerin yıkılmasına izin veriyor.

Yedioth Ahronoth’un internet sitesi Ynet, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria’nın A Bölgesi’nde Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini ve Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını doğruladı.

zsdcfgt
Batı Şeria’daki İsrail askerleri (Reuters)

Şarku’l Avsat’ın Ynet’ten aktardığına göre İsrail kabinesinin aldığı kararlar, Oslo Barış Anlaşmaları kapsamında ilk asker çekilme dalgasında İsrail ordusunun çekilmediği tek şehir olan El Halil’de İsrail-Filistin çatışmasını çözmeye yönelik geçici bir adım olması amaçlanan 1997 El Halil Protokolü’nün ilkelerine aykırı.


Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
TT

Rusya'da 15 yaşındaki saldırgan dehşet saçtı: Nazi sembolü çizdi

Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)
Moskova'da bir polis aracı (Temsili/Reuters)

Rusya'nın Başkurdistan Cumhuriyeti'nde cumartesi günü bir üniversite yurdunda bir gencin bıçaklı saldırı dizisi sonucu en az 6 kişi yaralandı. Yaralananlar arasında öğrenciler de var.

Haberlere göre bıçak taşıdığı belirtilen 15 yaşındaki çocuk, cumartesi günü Ufa'daki Devlet Tıp Üniversitesi'nin yurduna girip öğrencilere saldırmaya başladı. Gencin milliyetçi sloganlar attığı ve Nazi sembolü çizdiği bildirildi.

Rusya İçişleri Bakanlığı Sözcüsü Tümgeneral Irina Volk, RTVI haber sitesine yaptığı açıklamada, "Saldırgan gözaltına alınmaya direndi ve bu sırada iki polis memuru bıçaklandı. Ayrıca şüpheli kendine de zarar verdi" dedi. Şüpheli, ağır yaralı halde yerel bir çocuk hastanesine kaldırıldı.

Moskova'nın yaklaşık 1200 km doğusundaki Ufa'daki yetkililer, olayla ilgili üst düzey soruşturma başlattı. Saldırıda yaralanan en az 4 kişi hastaneye kaldırıldı ve birinin durumunun kritik olduğu düşünülüyor. Yaralananlar arasında Hintli öğrenciler de bulunuyor.

Moskova'daki Hindistan Büyükelçiliği, "Ufa'da talihsiz bir saldırı yaşandı. Aralarında 4 Hintli öğrencinin de bulunduğu birçok kişi yaralandı" açıklamasını yaptı.

Büyükelçilik, yetkililerle temas halinde olduğunu ve "Kazan'daki konsolosluktan yetkililerin yaralı öğrencilere yardım etmek üzere Ufa'ya hareket ettiğini" belirtti.

Görgü tanıkları, kaotik anları "her yer kan içindeydi" diyerek anlattı. Ren TV, yaralıların ambulanslarla hastaneye taşındığını gösteren görüntüleri yayımladı.

Yerel Baza kanalına göre, şüpheli yasaklı bir neo-Nazi örgütüne mensuptu. Economic Times'a göre Rusya'daki üniversitelerde 30 binden fazla Hintli öğrencinin eğitim gördüğü tahmin ediliyor.

Independent Türkçe


New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
TT

New START anlaşmasının sona ermesinin ardından büyük nükleer güçler arasındaki gerilim tırmanıyor

Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)
Pekin'de İkinci Dünya Savaşı'nın sona ermesini anmak için düzenlenen askeri geçit töreninden bir kare, 3 Eylül 2025 (Reuters)

Rusya ve ABD arasında her iki ülkedeki nükleer silahları sınırlandırmak için imzalanan New START anlaşmasının bu hafta sona ermesinden bu yana, dünyanın önde gelen nükleer güçleri arasındaki gerilim tırmanıyor. Washington, gelecekteki herhangi bir anlaşmaya Pekin'i de dahil etmek isterken, Moskova ise Paris ve Londra'nın nükleer silahlanma konusunda yapılacak çok taraflı müzakerelere katılmasını talep ediyor. İki nükleer güç New START anlaşmasının kısıtlamalarından kurtulduğundan, uzmanlar her iki tarafın da taviz vermeden kazanç elde etmeye çalışacağı yeni bir silahlanma yarışından endişe duyuyor.

Çin'in belirsiz tutumu

Çin, nükleer silahların yayılmasını sınırlamak için yeni bir antlaşma müzakerelerine katılma fikrini reddetti. Batılı bir diplomat, Pekin'in iki büyük nükleer güce yetişmenin ne kadar zor olacağı konusunda ‘kasıtlı olarak belirsiz’ kalmayı tercih ettiğini söyledi. Çin'in toplamda yaklaşık 600 nükleer savaş başlığı var. Bu sayı, ABD ve Rusya'nın şu anda sahip olduğu toplam bin 700 savaş başlığından çok daha az ve iki büyük nükleer gücün cephaneliklerindeki toplam nükleer savaş başlığı sayısından da çok daha az. Ancak çoğu gözlemci, Çin'in nükleer savaş başlığı üretimini artırdığı konusunda hemfikir. ABD'nin tahminlerine göre bu sayı 2030 yılına kadar bine, 2035 yılına kadar ise bin 500'e ulaşabilir.

Eski ABD Stratejik Komutanlığı (STRATCOM) Komutanı emekli Amiral Charles A. Richard, ABD Senatosu Silahlı Kuvvetler Komitesi'nde verdiği ifadesinde, Çin'in yeteneklerinin ‘istihbarat topluluğunun raporlarından’ daha yüksek tahmin edilmesini istedi. Emekli Amiral, bu rakamın gerçeklere daha yakın olması için ‘iki veya üç katına çıkarılması gerektiğini’ de sözlerine ekledi.

Öte yandan Singapur Ulusal Üniversitesi'nden Siyaset Bilimci Ja Ian Chong, Çin'in bu konudaki şeffaflık eksikliğinin birçok soruna yol açtığını savundu.

Fransız Haber Ajansı AFP’ye konuşan Ja Ian Chong, “Bu şeffaflık eksikliği ve gizlilik, yanlış hesaplama riskini artırıyor” dedi.

Siyaset Bilimci, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Bazı analistler, Pekin'in gerçek kapasitesini gizlemeye çalıştığına inanıyor. Bu, nükleer silahlarını koruyabilir ve potansiyel düşmanlarının karşı önlemler geliştirmesini engellemede belirli bir avantaj sağlayabilir.”

Çin'in nükleer kapasitesini ulusal güvenlik için gerekli minimum düzeyde tuttuğunu ısrarla savunduğunu belirten Chong, “Ancak bu iddiayı bağımsız olarak doğrulamanın bir yolu yok” ifadelerini kullandı.

Sıcak hat... Ancak Çin'in durumu farklı

Rusya ile ABD arasında 1962 yılında neredeyse bir savaşın patlak vermesine yol açan Küba Füze Krizi'nden bir yıl sonra, iki ülkenin liderleri, olası benzer bir acil durumda hızlı bir şekilde iletişim kurabilmeleri için bir sıcak hat (kırmızı telefon) kurdular, ancak Çin'in durumu farklı.

ABD Senatosu komitesine “Rusya ve ABD'nin Soğuk Savaş sırasında öğrendiği şey, bu kadar büyük yıkıcı güce sahip sistemleri sorumlu bir şekilde yönetmekti” diyen emekli Amiral Richard, “Çin'in ise aynı dersleri alıp almadığını bilmiyoruz” diye ekledi.

Diğer taraftan Londra merkezli Chatham House'da araştırmacı olan Georgia Cole, “Çin'in nükleer silahları sınırlamayı amaçlayan görüşmelere katılmakta isteksiz olmasının nedenlerinden biri, diğer iki büyük gücün çok gerisinde kalmasıdır” yorumunda bulundu.

Trump'ın Pekin'in müzakere masasında olmasını istediğini söyleyen Georgia Cole, ancak ‘Çin, Washington ve Moskova ile eşit düzeye gelmedikçe resmi nükleer silah azaltma görüşmelerine katılmayacağını ısrarla vurguladığı için bunun şu anda olası olmadığını’ belirtti.

Rusya'nın manevrası

Rusya ise, ABD'nin Çin'in katılımında ısrarcı tutumuna karşılık olarak, BM Güvenlik Konseyi (BMGK) üyesi olan Avrupa’daki iki nükleer güç olan İngiltere ve Fransa'dan da aynı şeyi talep etti. Rusya'nın Cenevre'deki BM Ofisi Daimi Temsilcisi Gennady Gatilov geçtiğimiz cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin katılım isteğinin ‘ABD'nin NATO'daki askeri müttefikleri’ olan İngiltere ve Fransa'nın katılımına bağlı olduğunu söyledi.

Bu arada Fransa Uluslararası İlişkiler Enstitüsü'nün güvenlik uzmanı Elouaz Fayeh'e göre iki Avrupa ülkesinin toplam nükleer savaş başlığı sayısı 500'den az, ancak Rusya, hepsini Batılı güçler olarak görerek, bunların ABD ile aynı ‘kefeye’ konulmasını istiyor.

Fayeh, bunun iki ülkeyi ‘iki süper gücün pazarlık kozu’ haline getireceğini ve Fransa'nın bunu sık sık reddettiğini belirtti. Nükleer tehditler

Washington'da, New START anlaşmasının eski ABD baş müzakerecisi Rose Gottemoeller, ABD Senato Komitesi’ne verdiği ifadede Pekin'in gelecekteki nükleer müzakerelere katılmasının gerekliliğini vurguladı. Gottemoeller, Pekin'in nükleer tehditler konusunda ABD ile diyalog başlatmanın yollarını bulmaya büyük ilgi gösterdiğini” düşündüğünü söyledi.

Dolayısıyla Pekin silah kontrolü ile ilgili görüşmelere katılmayı reddetse bile, bu tehlikeler ele alınmalı. Silah cephanelerinin ABD’ninkinden çok daha küçük olduğunu belirten Gottemoeller, buna karşın füzelerin ateşlenmeden önceden bildirilmesinin ve acil hat düzenlemeleri gibi hususların, nükleer silahları müzakere masasına getirme ve modernizasyon programlarında yapılanlara dair bu düzeyde bir belirsizliğin sürdürülmemesi konusunda bir diyalog başlatmak için önemli araçlar olduğunu açıkladı.

Gottemoeller, bunun ‘niyetlerini öğrenmek için onlarla konuşmak’ şeklindeki başlıca ve en önemli hedef olması gerektiğinin de altını çizdi.