Suudi Arabistan Savunma Bakanı, bölgedeki gerginlik nedeniyle Washington'u ziyaret etti

Suudi Arabistanlı stratejik araştırmacı Ahmed el-Karni, Gazze savaşından sonra "sahnenin Riyad lehine değiştiğini" söyledi

Suudi Arabistan Savunma Bakanı ABD'li mevkidaşı ile önceki görüşmesinde (Suudi Bakanın resmi "X" hesabı)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı ABD'li mevkidaşı ile önceki görüşmesinde (Suudi Bakanın resmi "X" hesabı)
TT

Suudi Arabistan Savunma Bakanı, bölgedeki gerginlik nedeniyle Washington'u ziyaret etti

Suudi Arabistan Savunma Bakanı ABD'li mevkidaşı ile önceki görüşmesinde (Suudi Bakanın resmi "X" hesabı)
Suudi Arabistan Savunma Bakanı ABD'li mevkidaşı ile önceki görüşmesinde (Suudi Bakanın resmi "X" hesabı)

Mustafa Ensari 

Bölgede devam eden savaşa yönelik Suudi hareketliliği, siyasi, diplomatik ve askeri olmak üzere her düzeyde artışa tanık oldu.

Suudi Arabistan 7 Ekim saldırılarının zaten hararetli olan bölgede aşırı gerginlik ve şiddete yol açmaması beklentisiyle harekete geçti.

Bu saldırılar öncesinde Riyad'ın öncülüğünde bölgede sükunet ve uzlaşma sağlanmıştı. 

Bu bağlamda kaynaklar, ABD'de yayın yapan Axios haber sitesinin üç bilgili kaynaktan alıntı yaparak Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman'ın bugün (30 Ekim Pazartesi) ABD yönetiminden üst düzey yetkililerle görüşmek üzere Washington'u ziyaret edeceğini Independent Arabia'ya doğruladı.

Kaynaklar, ziyaretin uzun zaman önce planlandığını ancak İsrail'in Gazze savaşının ikinci aşamasına denk geldiğini aktardı.

İsrail kara kuvvetleri Filistin İslami Direniş Hareketi'nin (Hamas) savaşçılarına karşı operasyonlar yürütürken, Suudi Arabistan, Tel Aviv'in "yerin altındaki ve üstündeki düşmanı yok etme" taahhüdünü kınadı.

Uluslararası topluma, Birleşmiş Milletler Genel Kurulu kararının uygulanması için İsrail'e baskı yapılması çağrısında bulunan Riyad, Gazze Şeridi'ne insani yardım ulaştırmanın ve Filistin halkına uluslararası koruma sağlamanın yanı sıra bu hafta, "çatışmaların sona ermesine yol açacak acil ve kalıcı bir insani ateşkes" çağrısında bulundu. 

Arap Birliği'nin BM'ye sunduğu "Gazze'de kalıcı insani ateşkes çağrısı" ile ilgili karar tasarısı Filistin için uluslararası bir çığlığı temsil etti.

Karar tasarısı  lehine 121 oy verilirken; 14 üye karşı karara çıktı, 45 üye ise çekimser kaldı.

Axios haberinde, Suudi Arabistan Savunma Bakanı'nın ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan, Savunma Bakanı Lloyd Austin, Dışişleri Bakanı Anthony Blinken ve bazı senatörlerle görüşmesinin beklendiği belirtildi.

ABD Ulusal Güvenlik Konseyi, Reuters'in olası ziyaretle ilgili sorusuna yanıt olarak, bunu doğrulayacak hiçbir şeyin olmadığını söyledi.

İsrail'e yönelik eleştiriler arttı

Suudilerle beklenen toplantı öncesinde Beyaz Saray, Filistinli sivilleri koruma isteğini ifade ederek İsrail'e karşı tavrını yükseltti.

ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jack Sullivan, Pazar günü CNN'e yaptığı açıklamada şunları söyledi:

Yönetim İsraillilerle sivillerin korunması konusunda konuştu ancak Hamas sivilleri rehin aldı ve sivillerin arasına top yerleştirdi. Ama bu bir mazeret değil ve siviller korunmalı. Sivilleri korumak için her türlü adımı atmak İsraillilerin görevi. Biden da Netanyahu ile bu konuyu konuşacak.

Bu bağlamda Biden'ın, "Netanyahu'nun Batı Şeria'daki Araplara saldıran yerleşimcileri kontrol etme sorumluluğu var ve biz de orada hesap verebilirlik bekliyoruz" açıklaması, Amerikan resmi söyleminin dilinde önemli bir değişiklik olarak okundu.

ABD Başkanı Joe Biden ve Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçen salı günü, İsrail ile Hamas arasındaki çatışmanın genişlemesini engellemeye yönelik çabaları tartıştılar.

Suudi Arabistan, İsrail'in şiddetli bombardımanına maruz kalan Gazze'de "sivillerin hedef alınmasını ve uluslararası hukukun açıkça ihlal edilmesini" kınayan Arap ülkelerinden biri.

Barış yolunu yeniden inşa etmek

Biden, Hamas savaşçılarının 7 Ekim'de İsrail'e yönelik saldırısının, İsrail ile Suudi Arabistan arasında olası bir ilişkinin kurulmasını bozmayı amaçladığını söyledi.

Bu saldırıların ardından, Riyad bu düzeydeki görüşmeleri askıya aldı ve gerilimin artmasından İsrail'i sorumlu tuttu.

Suudi Arabistan, "Filistin halkının topraklarına yönelik devam eden işgal, Filistinlilerin meşru haklarından mahrum bırakılması ve kutsallarına karşı sistematik provokasyonların tekrarlanması" konusunda uyardı.

Suudi Arabistanlı stratejik araştırmacı Ahmed el-Karni, ziyaretin bir süredir planlanmış olmasına rağmen göz ardı edilemeyecek bir krizin ortasında gerçekleştiğini belirterek şunları söyledi:

Bu, ABD, İsrail ve Suudi Arabistan arasında bir anlaşmayla sonuçlanmak üzere olan müzakereler de dahil tüm bölgesel düzenlemeleri değiştiren bir olay. ABD, Suudi tutumundaki değişiklikten rahatsız. Riyad devam eden çatışmada, Filistinlilerin kazanımları da dahil olmak üzere gelecekte müzakerelerin yenilenmesi durumunda stratejik kazanımları yeniden konumlandırma ve pekiştirme fırsatını buldu. Çatışma Washington'un hesaplarını altüst etti ve Biden yönetimi, Krallığın tutumundaki değişimin boyutunu keşfetmeye çalışacak.

Son dönemde Gazze ve çevresinde yaşanan çatışma öncesinde hızla sakinleşmeye meyleden bölgede yeniden çatışma çemberinin genişlemesinin önlenmesine yönelik çabalar kapsamında Suudi Arabistan Savunma Bakanı, aralarında Fransız, İngiliz ve İtalyanların da bulunduğu uluslararası mevkidaşlarıyla görüşmelerde bulundu.

Birkaç gün önce "X" platformundaki hesabından yayınladığı blog yazısında, İngiltere Savunma Bakanı Grant Shapps'ı kabul ettiğini belirten Prens Halid bin Selman açıklamasında, "Suudi-İngiliz stratejik ilişkilerini ve bunları askeri ve savunma alanında güçlendirmenin ve geliştirmenin yollarını gözden geçirdik. Gazze'deki durumun sakinleştirilmesinin gerekliliğini vurguladık" ifadelerine yer verdi.

Suudi Bakan, Fransa Savunma Bakanı Sébastien Lecornu ile yaptığı ayrı görüşmelerde, "bölgedeki durumu sakinleştirmeyi amaçlayan ortak koordinasyon" konusunu ele aldı.

İkilinin görüşmesinde "Askeri operasyonların durdurulması, sivillerin korunması, uluslararası insani hukuka bağlı kalınması ve barış yolunun yeniden tesis edilmesinin gerekliliği" vurgulandı.

Bu şekilde sahne Riyad lehine döndü

Aynı zamanda Suudi Arabistan Silahlı Kuvvetleri'nde eski üst düzey subay olan Karni, Independent Arabia'ya yaptığı açıklamada Savunma Bakanı'nın gündeminin, Washington ile Riyad arasındaki ilişkilerin mevcut çatışmanın patlak vermesinden önce izlediği ana yolla bağlantılı olacağını belirtti.

Karni, "Ancak yeni değişkenlere göre, ulaşılabilecek olası normalleşme ve ABD'liler ile İsraillilerin beklediği tarihi anlaşma artık bir öncelik değil. ABD'liler ile İsraillilerin müzakerelerde marjinalleştirmeye çalıştığı Filistin meselesi de artık böyle" diye konuştu.

Karni, sözlerini şöyle sürdürdü:

Sahne değişti. Suudi Savunma Bakanı artık Krallığın Filistin meselesine gerçek bir çözüm talebi yönündeki argümanlarını destekleyen bir gerçekliğe sahip. Görünen Riyad hesabına herhangi bir normalleşme ve barışın ne şimdi ne de gelecekte verimli olmayacağı.

Bölge ülkeleri, İsrail'in Gazze Şeridi'ne kara harekatı başlatmasının ardından çatışmaların tırmanmasından korkuyor.

ABD de İran'a bağlı güçlere devam eden savaşı daha fazla kışkırtmak adına istismar etmemeleri konusunda uyarıyor.

Ancak Arap Birliği, diplomatik ve siyasi hamlesinde bunu önlemenin en önemli yolunun İsrail'in Gazze halkını zorla yerinden etmesini engellemek olduğunu ifade ediyor.

İran'la bile Suudi hattı

Washington, bölgeye kaydırdığı güçlerin savaş amaçlı değil, caydırıcılık amaçlı olduğunu ancak yine de geçtiğimiz günlerde Irak'taki güçlerinin hedef alınmasına tepki olarak Suriye'de Devrim Muhafızları güçlerine karşı hava saldırısı düzenlediğini açıkladı.

Ayrıca Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Farhan Al Saud, İranlı mevkidaşı Hüseyin Abdullahyan ile yaptığı telefon görüşmesinde, "Gazze Şeridi ve çevresindeki tehlikeli durumdaki gelişmeleri ve askeri operasyonların tırmanması karşısında uluslararası toplumun ateşkes sağlama ve sivilleri koruma rolünü oynamasının önemini" ele aldı.

Görüşmede "bölgedeki ve dünyadaki tüm aktif güçlerin yer aldığı bir Suudi yardım hattı çerçevesinde, İsrail'e baskı yapmak için uluslararası ivme oluşturma" konusu da yer aldı.

Suudilerin ABD'nin Orta Doğu'daki Gazze ve diğer bölgelerdeki krizi ele alma biçiminden duyduğu memnuniyetsizliğe rağmen Riyad, bölgeyi şiddet döngüsünden kurtarmak için neler yapılabileceği konusunda hâlâ Washington ile iletişim hatlarını korumayı tercih ediyor.

ABD Senatosu'ndan bir heyetin 21 Ekim'de Riyad'ı ziyaret ederek, Savunma Bakanı da dahil buradaki yetkililerle görüştüğü, ancak Beyaz Saray üzerindeki baskıların yoğunlaşmasının henüz Gazze'deki ihlallerin sona ermesi yönünde netlik kazanmadığı ifade edildi. Suudi gazeteleri bu sabah kara operasyonu ile gerilimi tırmandırmayı "İsrail'in BM yönetimine meydan okuması" olarak gördü.

Independent Arabia - Independent Türkçe 



İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
TT

İtalya Savunma Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan ile ilişkilerimiz stratejik açıdan benzeri görülmemiş bir güç seviyesine ulaştı

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ve Riyad’ın Washington ile Tahran arasında devam eden müzakerelerin başarıya ulaşması için çalıştığını doğruladı. (İtalya Savunma Bakanlığı)

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Roma ile Riyad arasındaki ilişkilerin bugün benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında olduğunu belirterek, iki ülkenin tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasite geliştirmeye dayalı gerçek ortaklıklar inşa etmek için çalıştığını söyledi.

Crosetto, Şarku’l Avsat’a verdiği demeçte, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel bir unsur haline geldiğini ifade etti. İki ülkenin, bölgesel gerilimin tırmanmasını önlemek amacıyla ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşması için birlikte çalıştığını kaydetti.

Crosetto, Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı’na (WDS 2026) katılımı kapsamında yaptığı değerlendirmede, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamını ‘son derece cazip’ olarak nitelendirdi. Crosetto, söz konusu etkinliğin, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki giderek artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar ile yeni teknolojilerin ele alınmasına olanak sağlayan bir platform sunduğunu ifade etti.

Stratejik güç

Crosetto, Suudi Arabistan ile İtalya arasındaki ilişkilerin son derece iyi olduğunu ve ‘benzeri görülmemiş bir stratejik güç aşamasında’ bulunduğunu söyledi. Crosetto, “Liderlerimiz arasındaki siyasi anlayış, savunma alanında askerî ve sanayi boyutlarını kapsayan, somut ve kurumsal iş birliğine dönüşen bir güven çerçevesi oluşturdu. Ülkelerimiz; güvenilir ortaklıklar, verilen sözlere bağlılık, diplomasinin önemi ve uluslararası hukuka saygı gibi temel ilkeleri paylaşıyor. Bu da iş birliğimizi istikrarlı, öngörülebilir ve uzun vadeye yönelik kılıyor” ifadelerini kullandı.

Silahlı kuvvetler arasında diyalog

Crosetto, iki ülkenin silahlı kuvvetleri arasındaki diyaloğun sürdüğünü belirterek, bu kapsamda operasyonel tecrübe, askerî doktrinler, stratejik analizler ve bölgesel senaryo değerlendirmelerinin karşılıklı olarak paylaşıldığını söyledi. Crosetto, söz konusu temasların ‘birlikte çalışabilirliği ve karşılıklı anlayışı artırdığını’ ifade etti.

Crosetto, Kızıldeniz ile Arap Körfezi’nin birbirleriyle yakından bağlantılı iki stratejik bölge olduğunu belirterek, bu bölgelerin güvenliğinin İtalya ve Suudi Arabistan için ortak bir çıkar teşkil ettiğini kaydetti. Bu çerçevede Roma ile Riyad arasındaki iş birliğinin Ortadoğu’da barış ve istikrarın güçlendirilmesi açısından temel öneme sahip olduğunu vurgulayan Crosetto, Lübnan, Gazze Şeridi ve Suriye’de siyasi çözümlerin desteklenmesine özel önem verildiğini, ayrıca ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin başarıya ulaşmasının bölgesel gerilimin önlenmesi açısından kritik olduğunu dile getirdi.

vfgb
Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Ocak 2025'te El-Ula’daki kış çadırında İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’yi ağırladı. (SPA)

Bu siyasi taahhüdün pratik bir boyutunun da bulunduğunu belirten Crosetto, İtalya’nın tıbbi tahliyeler ve insani yardım sevkiyatları yoluyla Filistinli sivillere sağlık hizmeti sunan en aktif Batılı ülkeler arasında yer aldığını söyledi. Crosetto, bunun askerî imkânların istikrarı destekleyici hedefler doğrultusunda kullanılmasına somut bir örnek teşkil ettiğini ifade etti.

Veliaht Prens – Meloni görüşmesi

Crosetto, İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile gerçekleştirdiği görüşmenin, ikili ilişkilere güçlü bir ivme kazandırdığını söyledi. Crosetto, askerî alanda iş birliğinin eğitim, lojistik, askerî doktrin, teknolojik inovasyon, deniz güvenliği ve kritik altyapıların korunması gibi alanlarda güçlendiğini belirterek, siber alan, uzay ve gelişmiş sistemler başta olmak üzere yeni ortaya çıkan alanlara yönelik ilginin de giderek arttığını ifade etti.

Crosetto, sanayi alanında ise iki ülkenin geleneksel müşteri-tedarikçi ilişkisi anlayışını aştığını belirterek, tedarik zincirlerinin entegrasyonu, beceri transferi ve yerel kapasitenin güçlendirilmesine dayalı gerçek ortaklıklar kurmayı hedeflediklerini söyledi.

Suudi Arabistan, İtalya’nın enerji güvenliği için önemli bir ortak

Crosetto, İtalyan şirketleri ile Suudi muadilleri arasındaki savunma kapasitesi, teknoloji transferi, havacılık ve gemi inşa projelerindeki iş birliğinin, Suudi Arabistan’ın sanayi, teknoloji ve insan sermayesini güçlendirmeyi hedefleyen Vizyon 2030 planıyla tamamen uyumlu olduğunu vurguladı.

Crosetto, “İtalyan şirketlerinin katkıları yalnızca platform sağlamakla sınırlı değil; aynı zamanda uzmanlık, eğitim ve mühendislik desteğini de kapsıyor. Bu yaklaşım, savunma sektörünün ötesine geçerek altyapı, teknoloji ve turizm alanlarını da kapsıyor. NEOM gibi büyük projeler, ekonomilerimiz arasındaki entegrasyonu gözler önüne seriyor” ifadelerini kullandı.

İş birliğinin enerji ve enerji dönüşümü sektörlerini de içerdiğini belirten Crosetto, Suudi Arabistan’ın İtalya’nın enerji güvenliği açısından kilit bir ortak olduğunu söyledi. Crosetto, hidrojen ve yenilenebilir enerji alanındaki iş birliğinin büyüdüğünü, ayrıca stratejik ve kritik hammaddelere yönelik Suudi yatırımlarının sanayi ve teknoloji alanındaki iş birliğinde önemli gelişmelere yol açabileceğini kaydetti.

Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamı cazip

Crosetto, İtalya ve Suudi Arabistan savunma bakanlıklarının iş birliğiyle Riyad’da düzenlenen Suudi Arabistan-İtalya Yatırım Forumu’nun iki taraf arasındaki iş birliğini güçlendirme açısından çok güçlü bir mesaj verdiğini belirtti. Crosetto, forumun küçük ve orta ölçekli şirketler ile büyük grupları bir araya getirerek somut ve pratik bağlantılar kurulmasını sağladığını söyledi.

Crosetto, Suudi Arabistan’ın ekonomik ortamının yüksek cazibeye sahip olduğunu vurgulayarak, ülkenin büyük kamu yatırımları, avantajlı vergi sistemi, malzeme ve ekipman teşvikleri ile çifte vergilendirmeyi önleyen anlaşmalarla stratejik bir sanayi ortağı olduğunu ifade etti.

sdbfrb
Suudi Arabistan Savunma Bakanı Prens Halid bin Selman, Ekim 2024'te Roma'da İtalyan sanayi şirketleriyle yaptığı toplantıda (SPA)

Ticaretin yalnızca savunma sektörüyle sınırlı olmadığını belirten Crosetto, makineler, moda, tasarım ve ilaç sanayi gibi alanlarda da İtalyan ürünlerine yüksek talep olduğunu aktardı. Crosetto, ikili anlaşmaların değeri 10 milyar euroyu aştığını ve bunların Leonardo ile Fincantieri gibi büyük şirketleri kapsadığını kaydetti.

Prens Halid bin Selman’ın ziyareti

İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto, Suudi mevkidaşı Prens Halid bin Selman’ın Roma ziyareti ile iki ülke arasındaki diyaloğun güçlendiğini belirtti. Crosetto, görüşmelerin uzaydan denizciliğe, havacılıktan helikopter projelerine kadar çeşitli sektörleri kapsadığını ve esas olarak askerî iş birliği, eğitim ve ortak stratejik analizlerin paylaşılmasına odaklandığını söyledi.

Riyad’da düzenlenen Dünya Savunma Fuarı

Crosetto, Suudi Arabistan’ın üçüncü kez düzenlediği Dünya Savunma Fuarı’nın, Krallığın teknolojik ve endüstriyel inovasyondaki artan merkezi rolünü yansıttığını ve geleceğe yönelik senaryolar, yeni teknolojiler ile iş birliği modellerinin tartışılabileceği bir platform sunduğunu belirtti.

Crosetto, “Yatırım açısından büyük potansiyele sahip bir ülkenin, sürekli büyüyen bir sektörde dünyanın en iyi şirketleriyle doğrudan diyaloğa imkân veren uluslararası bir etkinliğe ev sahipliği yapmasının önemli olduğunu düşünüyorum” dedi.

tryjyuj
İtalya Savunma Bakanı Guido Crosetto (İtalya Savunma Bakanlığı)

Crosetto sözlerini şu ifadelerle noktaladı: “Bu bağlamda, İtalya ile Suudi Arabistan arasındaki iş birliği modelinin, diyalog, karşılıklı güven ve uzun vadeli vizyona dayalı olarak stratejik çıkarların, inovasyonun ve sorumluluğun birlikte nasıl sağlanabileceğine örnek teşkil ettiğine inanıyorum. Bu ilke doğrultusunda, mevcutun ötesine geçen, bölgesel istikrara katkı sağlayan ve hem iki ülkeye hem de uluslararası topluma somut fırsatlar sunan bir ortaklığı güçlendirmek için birlikte çalışmayı sürdüreceğiz.”


Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Suudi Arabistan ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.

Suudi Veliaht Prensi’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan aldığı telefon görüşmesi sırasında iki ülke arasındaki ikili ilişkiler gözden geçirilirken, bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında da görüş alışverişinde bulunuldu.