Suudi Arabistan gaz piyasalarındaki varlığını pekiştiriyor

Küresel piyasalarda dengeyi sağlayabileceği düşünülüyor

Axel Rangel Garcia (Fotoğraf)
Axel Rangel Garcia (Fotoğraf)
TT

Suudi Arabistan gaz piyasalarındaki varlığını pekiştiriyor

Axel Rangel Garcia (Fotoğraf)
Axel Rangel Garcia (Fotoğraf)

Faysal el-Fayık

Suudi Arabistan’da yeni gaz keşiflerinin son yıllarda istikrarlı bir şekilde artması, Krallığın gaz rezervlerini artırdı. Bu keşifler, yükselen yurt içi talep ve elektrik üretimindeki Suudi enerji karışımında gaz ve yenilenebilir enerjinin rolünün artmasıyla Krallık'ta gaz üretimini artırmaya yönelik devam eden çabaların bir sonucu.

Riyad’ın doğal gaz sahalarını keşfetmeye olan ilgisi, petrol sonrası ekonomi için gelecek vaat eden bir yön çizen Suudi 2030 Vizyonu’na dayanıyor. Bu vizyon kapsamında, birincil gelir kaynağı olarak petrole olan bağımlılığı azaltmak, elektrik üretimi için petrol ve geleneksel sıvı yakıtları azaltmak ve enerji verimliliğini artırmak için çalışılıyor.

Suudi Arabistan, karbon emisyonu salmadığı için enerji geçişinin anahtarı olarak görülen mavi hidrojen üretimine yardımcı olacak büyük gaz rezervlerine dayanarak küresel açıdan büyük bir temiz hidrojen tedarikçisi olmayı planlıyor.

Bölgedeki en büyük doğalgaz tüketicisi Suudi Arabistan

Suudi gaz üretimi, büyük yerel talep nedeniyle şuan bölgesel ve küresel ihracat pazarına giremeyebilir. Bu durum Suudi Arabistan'ı, elektrik üretimi ve sürekli büyüyen petrokimya endüstrisi açısından Ortadoğu'nun en büyük gaz tüketicisi haline getiriyor. Dolayısıyla Suudi Arabistan'ın kendi ihtiyacını karşılayabilmek için bu büyük miktarlara ihtiyacı var.

Suudi Arabistan, karbon emisyonu salmadığı için enerji geçişinin anahtarı olarak görülen mavi hidrojen üretimine yardımcı olacak büyük gaz rezervlerine dayanarak küresel açıdan büyük bir temiz hidrojen tedarikçisi olmayı planlıyor

Gaz üretimindeki artışa, yerel gaz tüketimine yönelik devasa altyapının genişletilmesi yönündeki çalışmalar eşlik ediyor. Bu, gaz dağıtımı için ana gaz ağında kullanılan dört bin kilometrelik gaz boru hatlarının eklenmesini içeriyor.

Bu devasa gaz boru hattı ağı, ekonomik çeşitlendirme konusunda sahada gördüğümüz büyük hareketlere, ayrıca petrol ve sıvı yakıtlardan elektrik üretimini gaza dönüştürme ve Suudi enerji karışımındaki kullanımını artırma planlarının uygulanmasına da ayak uyduruyor.

Suudi Arabistan'daki yerel gaz talebinin karşılanması yönünde gaz boru hatlarının yerelde geliştirilmesine yönelik yatırımlar, üretimin Suudi Arabistan'ın yurtdışına ihracat yapabileceği seviyelere çıkması durumunda, gelecek planı olarak komşu ülkelere bölgesel genişlemeyi de mümkün kılıyor.

Suudi Arabistan gaz boru hattının geliştirilmesi, Cafurah gaz projesini geliştirme çalışmalarına paralel olarak başlayabilir. Gaz tüketen birçok komşu ülkenin bu boru hattına katılımı memnuniyetle karşılaması ve ekonomileri üzerindeki olumlu etkisi nedeniyle yatırıma teşvik edilmesi bekleniyor. Üretim öncesi satışı yapılan bir projenin fizibilitesi, yabancı yatırımların ilgisini büyük ölçüde çekecek.

Suudi Arabistan’ın varil başına yaklaşık 3 dolar ile dünyadaki en düşük petrol üretim maliyetine sahip ülke olması, Aramco'nun dünyadaki en büyük kârlı enerji şirketi ve finansal esneklik açısından en güçlü enerji şirketi olmasına imkan sağladı. Ayrıca petrol sahalarından elde edilen gazın maliyeti de oldukça düşük. Kaya gazı üretiminin maliyeti ise tamamen farklı olacak.

Farklı bir üretim modeli

Üretimin başa baş maliyeti, bir üreticinin yatırımını değerli kılmak için ihtiyaç duyduğu ortalama gaz fiyatı sayılıyor. ABD’de kaya gazı üretiminin maliyeti, belirli bir başabaş noktasıyla net değil. Kaya petrolü üretiminin maliyeti sürekli değişiyor. Bu yönde net bir fiyat aralığı bulunmuyor. Bu nedenle yatırım çekmek ve yatırımın geri dönüşünü bilmek önemli.

Suudi Arabistan'ın doğusunda, Dammam'ın yaklaşık 95 kilometre kuzeyinde, Körfez'e bakan Cubeyl Sanayi Şehri’nde bir rafineri (AFP)
Suudi Arabistan'ın doğusunda, Dammam'ın yaklaşık 95 kilometre kuzeyinde, Körfez'e bakan Cubeyl Sanayi Şehri’nde bir rafineri (AFP)

Jadwa tarafından daha önce yapılan bir araştırma, dünyanın tek büyük ölçekli kaya gazı üreticisi olan ABD'de kaya gazı geliştirme maliyetinin milyon İngiliz termal birimi (MMBtu) başına 2,3 ila 6 dolar arasında değiştiğini gösterdi.

Jadwa, Suudi Arabistan’da kaya gazı geliştirme maliyetinin, ABD’deki kaya gazı maliyetinin üst sınırı dahilinde, yani MMBtu başına 6 dolar olacağı beklentisinde. Gaz üretiminin başabaş maliyeti henüz bilinmiyor. Bu hususta kesin olmayan araştırma ve hesaplar baz alınıyor. Ancak Suudi Arabistan’da kaya gazı üretiminin maliyet modeli açısından ABD'den farklı olması bekleniyor.

Cafurah sahasından kaya gazı üretimi maliyetinin ve uluslararası fiyat seviyelerinin belli olması, sahanın geliştirilmesine yönelik yatırımların çekilmesinde rol oynayacak. Ancak mevcut altyapı, lojistik hizmetler, ulaşım, depolama ve ihracat tesisleri ile dünyanın en büyük konvansiyonel petrol sahası olan devasa el-Gavar petrol sahasının bitişiğindeki konumu gibi rekabet avantajı sağlayacak birçok faktör mevcut. Bu, veri toplama maliyetinin azaltılacağı anlamına geliyor.

Cafurah sahası, üretime başlanmasının hemen ardından kuyu suyu enjeksiyon tesislerinden mevcut su temini altyapısından faydalanarak Suudi Arabistan'daki yerel gaz dağıtım ağının (MGS) ana gaz sistemini kullanabiliyor. Böylece yerel Suudi şirketleri kullanıldığında işletme maliyeti de önemli ölçüde azalacak.

Suudi Aramco mühendisleri, 2021'de gazetecilerin turu sırasında Hureys petrol sahasındaki bir gaz türbini jeneratörünün önünde yürüyor (AP)
Suudi Aramco mühendisleri, 2021'de gazetecilerin turu sırasında Hureys petrol sahasındaki bir gaz türbini jeneratörünün önünde yürüyor (AP)

Suudi Arabistan, gaz ihraç etmeye başladığında, küresel gaz piyasasının istikrara kavuşturulmasında kilit bir rol oynayacak. Diğer yandan gaz arzının kıtlığı dünya ekonomileri üzerinde olumsuz bir etki yaratırken bu durum gaz piyasalarının etkili ve sürdürülebilir bir şekilde kontrol altına alınmasını gerektiriyor. Bu durum petrol piyasalarında, dikkatini her zaman üretimi kontrol etmeye ve ardından piyasaları, fiyatları ve arzı istikrara kavuşturmaya odaklayan OPEC aracılığıyla gerçekleşiyor. Gaz piyasalarında ise durum tamamen istikrarsız.

2001 yılında kurulan Gaz İhraç Eden Ülkeler Forumu’nun (GECF) Gaz arzını talebe göre düzenleyen, üzerinde anlaşmaya varılan bir tüzüğe sahip etkili bir organizasyon haline gelebilmesi için mevcut forum biçiminden dönüşmesi gerekiyor. Nitekim doğal gaz ve sıvılaştırılmış gaz piyasaları, bilhassa ısıtma ve soğutma talebinin yüksek olduğu dönemlerde, enerji güvenliğinin ve enerjinin elektrik üretiminde kullanımının sağlanması için etkili düzenlemelere ihtiyaç duyulduğunu kanıtladı.

Küresel gaz piyasalarına yönelik bir organizasyon oluşturmak, OPEC Plus üreticilerine liderlik etmeyi başaran dünyanın en büyük petrol ihracatçısı ve en büyük yedek kapasitesinin sahibi Suudi Arabistan gibi ağırlığı olan bir üretici gerektiriyor

GECF, üyeleri dünya doğal gaz rezervlerinin yüzde 70'inden fazlasını, pazarlanan üretiminin yüzde 46'sını, boru hatlarıyla taşınan gazın yüzde 55'ini ve dünya çapındaki sıvılaştırılmış doğal gaz ihracatının yüzde 61'ini kontrol etse de gaz piyasalarını düzenleyerek istikrara kavuşturamıyor.

Küresel gaz piyasalarına yönelik bir organizasyon oluşturmak, OPEC Plus üreticilerine liderlik etmeyi başaran dünyanın en büyük petrol ihracatçısı ve en büyük yedek kapasitesinin sahibi Suudi Arabistan gibi ağırlığı olan bir üreticinin piyasaları dengeleme yönünde yoğun çabalarıyla örnek teşkil etmesini gerektiriyor. Ağırlığı olan bir üretici, küresel piyasaların dengesini koruyabilmesi ve ani şokları absorbe edebilmesi nedeniyle, farklı zamanlarda küresel enerji arzı için bir emniyet vanası görevi gören en önemli unsur sayılıyor.

Örneğin Rusya ve ABD'nin dünyadaki en büyük gaz ihracatçıları olduğunu görüyoruz. Ancak Rusya-Ukrayna savaşının neden olduğu küresel enerji krizi sırasında, Avrupa'ya gaz tedarikinin kıtlığından Rusya sorumlu tutulmuştu.

Diğer yandan ABD ise Avrupa'nın en büyük sıvılaştırılmış doğal gaz tedarikçilerinden biri olmasına rağmen, yeterli miktarda tedarik sağlayamıyor. Dünyanın en büyük gaz ihracatçıları kış talebinin zirve yaptığı dönemde gaz arzında sıkışıp kaldığı taktirde, küresel gaz piyasalarını yeniden dengelemesi en muhtemel gaz üreticisi hangi ülke olacak?

* Şarku’l Avsat tarafından Al Majalla dergisinden tercüme edilmiştir



Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan’dan iş birliği ve ortaklığı güçlendirme hamlesi

Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Katar dışişleri bakanları, 20 Mart'ta Riyad'da düzenlenen dörtlü toplantıda bir arada. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Katar dışişleri bakanları, 20 Mart'ta Riyad'da düzenlenen dörtlü toplantıda bir arada. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan, Mısır, Türkiye ve Pakistan’dan iş birliği ve ortaklığı güçlendirme hamlesi

Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Katar dışişleri bakanları, 20 Mart'ta Riyad'da düzenlenen dörtlü toplantıda bir arada. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan, Mısır, Pakistan ve Katar dışişleri bakanları, 20 Mart'ta Riyad'da düzenlenen dörtlü toplantıda bir arada. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Kahire, Washington ile Tahran arasında şubat sonu başlayan savaşı durdurmaya yönelik mutabakat zaptının şekillenmesinden birkaç gün sonra; Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan dışişleri bakanlarının katılacağı dörtlü bir toplantıya ev sahipliği yapıyor.

Mısır resmi haber ajansı MENA’nın Perşembe akşamı aktardığı bilgilere göre Mısır Dışişleri Bakanı Bedir Abdülati, Pazar günü Kahire’de Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan, Türkiye Dışişleri Bakanı Hakan Fidan ve Pakistan Dışişleri Bakanı Muhammed İshak Dar ile kapsamlı bir görüşme gerçekleştirecek. Toplantının ardından ortak bir basın toplantısı düzenlenecek.

Şarku'l Avsat’a konuşan eski bir Mısırlı diplomat, zirvenin "bölgesel iş birliğini pekiştirme, ortaklığı derinleştirme ve bölgesel konularda koordinasyonu sağlama" amacını taşıdığını belirtti. Diplomata göre görüşmelerde, bölgede sükuneti kalıcı hale getirme çabalarının sürdürülmesi ve Washington ile Tahran arasında önümüzdeki 60 gün boyunca yürütülecek müzakerelerde ortak bir zemin oluşturulması hedefleniyor.

İran savaşını durduran dörtlü mekanizma

"Dörtlü mekanizma", birkaç gün önce Washington ile Tahran arasında varılan anlaşmada kritik bir rol oynadı. Grubun çalışmaları resmi olarak ilk kez geçtiğimiz Mart ayında Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’daki toplantıyla başlamış, ardından İran’daki savaşı durdurma çabaları kapsamında İslamabad ve Antalya’da iki toplantı daha gerçekleştirilmişti.

Bu kritik zirve, İsviçre hükümetinin Cuma günü yapılması planlanan ABD-İran müzakerelerini, ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in ziyaretinin iptal edilmesinin ardından süresiz olarak ertelediğini duyurmasından iki gün sonra gerçekleşiyor.

xvfbghy
Mısır Dışişleri Bakanı, Eylül 2025'te Kahire'de İranlı mevkidaşını ağırlarken. (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Öte yandan İran Dini Lideri Mücteba Hamaney, Perşembe günü yaptığı açıklamada, bazı çekinceleri olmasına rağmen Washington ile Tahran arasında imzalanan mutabakat zaptını onayladığını duyurdu. ABD güçleri de Çarşamba günü iki ülke başkanlarının mutabakatı imzalamasının ardından İran limanlarına uyguladığı deniz ablukasını kaldırdığını açıkladı.

Stratejik dönüşüm ve bölgesel güvenlik arayışı

Mısır Dışişleri Konseyi Üyesi ve eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Muhammed Hicazi, Şarku'l Avsat’a yaptığı değerlendirmede, bu dörtlü toplantının Orta Doğu’da derin stratejik dönüşümlerin yaşandığı bir dönemde bölgesel istişareler açısından oldukça önemli bir adım olduğunu vurguladı. Hicazi, özellikle ABD ile İran arasındaki askeri çatışmanın durdurulması, ateşkesin sağlanması, Gazze’deki savaşın sürmesi ve bunun bölgesel güvenlik üzerindeki yansımalarının masada olduğunu ifade etti.

Büyükelçi Hicazi, bölgenin etkin aktörlerinden oluşan bu "İstişari Dörtlü"nün, krizlerin çözümünde, bölge ülkeleri ve küresel güçlerle koordinasyon içinde gerilimi düşürmede etkili bir bölgesel ve uluslararası mekanizma olduğunu kanıtladığını belirtti.

Hicazi’ye göre zirvede; Washington-Tahran anlaşmasının kalıcı hale getirilmesi, müzakerelerin tamamlanması, Gazze ve Lübnan dosyalarının ele alınarak bölgede sürdürülebilir bir barışın desteklenmesi planlanıyor.

Ortadoğu için yeni bir güvenlik mimarisi

Toplantının, Dörtlü arasındaki ortaklığı derinleştireceğini belirten Hicazi, gelecekte Ortadoğu’da Güvenlik ve İş Birliği başlığı altında bölgesel veya uluslararası bir konferans düzenlenmesinin önünün açılabileceğini ifade etti. Diğer bölgelerdeki başarılı örneklerden yola çıkılarak;

Bölgesel ilişkileri düzenleyecek bir ilkeler bildgesinin kaleme alınması,

Diyalog ve kurumsal uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının kurulması,

Ekonomik, güvenlik ve insani iş birliğinin geliştirilmesi hedefleniyor.

Yoğun diplomasi trafiği

Mısır Dışişleri Bakanlığı’ndan Cuma günü yapılan açıklamada, Bakan Bedir Abdülati’nin, ABD-İran mutabakatının ardından bölgesel gelişmeleri ele almak üzere Pakistanlı mevkidaşı Muhammed İshak Dar ve İranlı mevkidaşı Abbas Arakçi ile telefon görüşmeleri gerçekleştirdiği bildirildi.

Resmi açıklamaya göre, Mısırlı ve Pakistanlı bakanlar, mutabakat zaptının uygulanmasını sağlamak ve tüm tarafların çıkarlarını gözeten, diplomatik çözümleri teşvik eden kalıcı bir nihai anlaşmaya varmak için önümüzdeki süreçte koordinasyonun sürdürülmesinin önemini vurguladı.

Bakan Abdülati, İranlı mevkidaşı Arakçi ile yaptığı görüşmede ise bu mutabakatın bölge güvenliği ve istikrarı için önemli bir dönüm noktası olmasını, tüm sorunların diyalog yoluyla çözülmesine katkı sağlamasını temenni ettiğini dile getirdi.

Kriz yönetiminden istikrarlı kalkınmaya

Büyükelçi Hicazi, bölge ülkeleri arasındaki ilişkileri gelecekte yönetecek bölgesel sistemin şekli konusunda, ana bölgesel güçler arasında ciddi bir diyaloğun sürdürülmesinin şart olduğunu vurguladı. Hicazi, bölgenin sürekli tekrarlanan krizleri yönetme mantığından sıyrılarak; güvenlik, iş birliği ve kalkınmaya dayalı istikrarlı bir sisteme geçmesi gerektiğini belirtti.

Mevcut sürecin, Basra Körfezi’nin güvenliği konusunda İran ile karşılıklı anlayış birliğine varılmasını zorunlu kıldığını ifade eden Hicazi; bunun tüm taraflara güvence vereceğini, iyi komşuluk ilişkileri, ortak çıkarlar ve güç kullanmama ilkelerine dayalı normal ilişkilerin temelini atacağını sözlerine ekledi.


Suudi Arabistan'dan bölgesel istikrar için kalıcı barış vurgusu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
TT

Suudi Arabistan'dan bölgesel istikrar için kalıcı barış vurgusu

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif (Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, cuma günü yaptığı açıklamada, ülkesinin Pakistan'ın arabuluculuk girişimleriyle ABD ile İran arasında askerî operasyonların sona erdirilmesine yönelik bir anlaşmaya varılmasını memnuniyetle karşıladığını ifade etti.

Prens Muhammed bin Selman, Pakistan Başbakanı Muhammed Şahbaz Şerif ile gerçekleştirdiği telefon görüşmesinde, bölgenin güvenlik ve istikrarını güçlendirecek kalıcı bir anlaşmaya ulaşılması yönündeki temennisini dile getirdi.

Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ise Suudi Veliaht Prensi'ne, ABD ile İran arasında mutabakat zaptına ulaşılmasını desteklemek amacıyla Krallığın gösterdiği çabalardan dolayı teşekkür etti.

Görüşmede ayrıca Suudi Arabistan ile Pakistan arasındaki ikili ilişkiler ve ortak iş birliğinin geliştirilmesi yolları ele alındı.

Öte yandan Şahbaz Şerif, sosyal medya platformu X'teki resmî hesabından yaptığı açıklamada, telefon görüşmesinin "samimi ve takdir dolu bir atmosferde" gerçekleştiğini belirterek, Prens Muhammed bin Selman'ı "İslamabad'ın tarihi barış anlaşmasının imzalanması" dolayısıyla tebrik ettiğini söyledi.

dfrg
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, geçen nisan ayında Cidde'de Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'i karşılarken (SPA)

Pakistan Başbakanı, Suudi Veliaht Prensi'nin liderliği ile Suudi Arabistan'ın Ortadoğu'da güvenlik, istikrar ve barışı destekleme konusundaki kararlı tutumunun, bölgesel krizin aşılmasına yönelik çabalara önemli katkı sağladığını vurguladı.

Şahbaz Şerif açıklamasında, "Önümüzdeki dönemde diyalog ve diplomasinin temel yaklaşım olarak sürdürülmesi gerektiği konusunda mutabık kaldık. Aynı zamanda barış sürecini baltalamayı veya varılan uzlaşmayı engellemeyi amaçlayan girişimlere karşı en üst düzeyde teyakkuzun korunmasının önemini de değerlendirdik. Pakistan-Suudi Arabistan ilişkilerinin ulaştığı seçkin düzeyden duyduğum memnuniyeti dile getirdim. Prens Muhammed bin Selman'ın vizyonu ve liderliği doğrultusunda iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığın daha da güçlendirilmesi için birlikte çalışmayı sürdürmeyi sabırsızlıkla bekliyorum" ifadelerini kullandı.


Suudi Arabistan, savunma sanayisinde nitelikli yatırım fırsatlarının önünü açtı

Suudi Arabistan'ın fuardaki pavilyonu, ülkenin savunma sanayisi alanında önde gelen yatırım merkezi konumunu pekiştirdi. (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan'ın fuardaki pavilyonu, ülkenin savunma sanayisi alanında önde gelen yatırım merkezi konumunu pekiştirdi. (Şarku'l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, savunma sanayisinde nitelikli yatırım fırsatlarının önünü açtı

Suudi Arabistan'ın fuardaki pavilyonu, ülkenin savunma sanayisi alanında önde gelen yatırım merkezi konumunu pekiştirdi. (Şarku'l Avsat)
Suudi Arabistan'ın fuardaki pavilyonu, ülkenin savunma sanayisi alanında önde gelen yatırım merkezi konumunu pekiştirdi. (Şarku'l Avsat)

Suudi Arabistan, Paris'te düzenlenen Eurosatory 2026 Uluslararası Savunma ve Güvenlik Fuarı'nda sunduğu yatırım fırsatları ve yatırımcı dostu düzenleyici ortam sayesinde savunma sanayisinde nitelikli yatırım alanlarının önünü açmayı başardı. Bu kapsamda ülkenin savunma sanayisi daha cazip hale gelirken, yerelleştirme hedeflerini destekleyecek stratejik ortaklıklar kurmak isteyen dünyanın önde gelen şirketlerinin ilgisi de arttı.

15-19 Haziran tarihleri arasında Paris'te gerçekleştirilen fuarda yer alan Suudi Arabistan pavilyonu, ülkenin savunma sanayisinde öncü yatırım merkezi konumunu pekiştirdi. Organizasyonu gerçekleştiren Askeri Sanayiler Genel Otoritesi (GAMI) ile birlikte fuarda 10 kamu ve özel sektör kuruluşu yer aldı.

Katılım, savunma sanayisine yatırım yapmak isteyen dünyanın dört bir yanındaki yatırımcılara Suudi Arabistan'ın kapılarının açık olduğu mesajını verirken, 2030 yılına kadar askeri harcamaların yüzde 50'den fazlasının yerelleştirilmesine yönelik yürütülen çalışmalar da tanıtıldı.

sdvdfev
Suudi Arabistan'ın fuara katılımı, savunma sanayisine yatırım yapmak isteyen dünyanın dört bir yanındaki yatırımcılara ülkenin kapılarının açık olduğu mesajını verdi. (Şarku'l Avsat)

Fuar kapsamında GAMI Başkanı Mühendis Ahmed el-Ohali, Fransa Silahlanma Genel Müdürlüğü Genel Komiseri Patrick Baboulex ile dünyanın önde gelen savunma şirketlerinin temsilcileriyle bir dizi görüşme gerçekleştirdi. Görüşmelerde savunma sanayisinde ortak iş birliğinin geliştirilmesi ve bilgi birikiminin paylaşılması ele alındı. Taraflar, sürdürülebilir bir savunma sanayisi oluşturulması, askeri teçhizatın hazırlık seviyesinin yükseltilmesi, kendine yeterliliğin artırılması ve ulusal ekonomiye daha etkin katkı sağlanması konularını değerlendirdi.

Suudi Arabistan'ın fuara katılımı sırasında, savunma sanayisinin geliştirilmesi, tedarik zincirlerinin güçlendirilmesi ve stratejik ortaklıkların desteklenmesi amacıyla çeşitli anlaşmalar ve mutabakat zabıtları imzalandı. Ayrıca "Savunma Sanayisinde Tedarik Zincirlerinin Geliştirilmesi" başlıklı bir çalıştay düzenlendi. Çalıştayda, yerli ve yabancı yatırımcılar için cazip bir yatırım ortamı oluşturmanın sektörde çeşitlendirilmiş ve güçlü bir ekonomi inşa edilmesine sağlayacağı katkılar ele alındı.

Suudi Arabistan pavilyonunda kamu kurumları arasındaki koordinasyon çalışmaları, ülkenin sanayi ve hizmet alanındaki kabiliyetleri ile katılımcı Suudi şirketlerin geliştirdiği yenilikçi teknolojiler tanıtıldı. Ayrıca ülkedeki yatırım ortamının sunduğu avantajlar ve savunma sanayisinin kaydettiği hızlı gelişim vurgulandı.

rgthyu76j
Suudi Arabistan pavilyonu, yerelleştirme hedeflerini destekleyecek stratejik ortaklıklara yönelmeleri için dünyanın önde gelen şirketlerinin ilgisini çekmeyi başardı. (Şarku'l Avsat)

Savunma sanayisinin gayrisafi yurt içi hasılaya katkısı 2021 yılında 2,2 milyar riyalden (yaklaşık 587 milyon dolar) 2024 yılında 6,6 milyar riyale (yaklaşık 1 milyar 760 milyon dolar) yükseldi. Aynı dönemde askeri harcamalarda yerlilik oranı da yaklaşık yüzde 25'e ulaşırken, 2030 yılına kadar bu oranın yüzde 50'nin üzerine çıkarılması hedefleniyor.

Askeri Sanayiler Genel Otoritesi, Suudi Arabistan pavilyonunun fuardaki katılımının, ülkenin uluslararası alandaki güvenilir ortak konumunu güçlendirdiğini, küresel savunma şirketleriyle ilişkilerini genişlettiğini ve Suudi şirketlerine yeteneklerini sergileme, küresel pazarlarda büyüme ve yeni fırsatlar keşfetme imkânı sunduğunu belirtti.