Iraklı Şii örgütler olası ABD misillemesine hazırlanıyor

Iraklı örgütler karargahlarını boşaltıyor ve akıllı telefon kullanımını yasaklıyor

Ürdün’deki bir askeri tesiste eğitim programı sırasında bir ABD’li subay (CENTCOM)
Ürdün’deki bir askeri tesiste eğitim programı sırasında bir ABD’li subay (CENTCOM)
TT

Iraklı Şii örgütler olası ABD misillemesine hazırlanıyor

Ürdün’deki bir askeri tesiste eğitim programı sırasında bir ABD’li subay (CENTCOM)
Ürdün’deki bir askeri tesiste eğitim programı sırasında bir ABD’li subay (CENTCOM)

Saha kaynakları, Irak silahlı gruplarının geçtiğimiz saatlerde, askeri operasyonlarında yıllardır kullandıkları tekerlekleri değiştirme kararı aldığını ayrıca tahliye ve mevzi değiştirme dahil olmak üzere ‘acil’ çalışmalar yürüttüklerini belirtti.

Kaynaklar Şarku’l Avsat’a Haşdi Şabi (Halk Seferberlik Güçleri) gruplarının ve silahlı diğer grupların hareketlerinin gerilim ve ihtiyatla kontrol edildiğini’ belirtti. Ayrıca “ABD güçlerinin Irak’ta beklenen saldırısı karşısında saha komutanlarına aşırı dikkatli olunması gerektiğine ilişkin emirler ulaştığı” da aktarıldı.

Politico haber sitesi 30 Ocak’ta adı açıklanmayan ABD’li bir yetkiliden, ABD Başkanı Joe Biden’ın, danışmanlarına, Suriye-Irak sınırındaki ABD askerlerini hedef alan ve üç ABD ordusu mensubunun hayatına mal olan saldırıya yanıt vermeye yönelik seçenekleri sunmaları için talimat verdiği bildirildi.

Şarku’l Avsat’ın Arap Dünyası Haber Ajansı’ndan (AWP) aktardığı habere göre Pentagon’un önündeki seçenekler arasında Suriye veya Irak’taki İranlı unsurları veya Körfez’deki İran deniz varlıklarının hedef alınması da yer alıyor.

Tahliye ve değiştirmeler

Iraklı kaynaklar Şarku’l Avsat’a ‘bazı Şii örgütlerin her zamanki mevzilerini boşaltarak alternatif bölgelere taşındığını ve militanlarını yeni noktalara dağınık bir şekilde yaydığını’ söyledi.

Yeni talimatlar, mevki içinde cep telefonu kullanımının yasaklanmasını içeriyordu. Ayrıca korunma ve kamuflaj amacıyla militanların askeri ulaşım için kullandıkları araçları bırakarak, sivil araçları kullanmaları zorunlu tutuldu.

Haşdi Şabi çatısı altındaki alt-örgütleri ve birimleri genellikle, bu yapılar arasında ‘Husi aracı’ olarak bilinen Toyota kamyonetini kullanıyor.

Fotoğraf altı: Toyota, Haşdi Şabi tarafından yaygın olarak kullanılıyor (Arşiv - Reuters)
Toyota, Haşdi Şabi tarafından yaygın olarak kullanılıyor (Arşiv - Reuters)

Kaynaklar, hareketlerin Irak’ın çeşitli şehirlerinde Şii kontrol bölgelerine yayıldığını ve hatta silahlı kişilerin işgal ettiği sivil binaları kapsadığını açıkladı.

Kaynaklar, saha komutanlarının ABD saldırılarının el-Nuceba Hareketi, Hizbullah Tugayları ve daha az ölçüde Bedir Örgütü’ne ait tesislere odaklanmasını öngördüklerini bildirdi.

Kaynaklara göre, öte yandan hükümet koalisyonunun kutuplarından biri olan ve Kays el-Hazali liderliğindeki Asaib Ehli’l Hak hareketi ise ‘hazırlık emirleri’ karşısında sessiz kaldı.

Sakinliği sağlamak için başarısız girişimler

ABD’nin mesajının 24 Ocak’ta Bağdat’a ulaşmasından bu yana, siyasi güçler ‘bu ani adımla’ başa çıkmanın uygun yolunu bulmak amacıyla yoğun bir diyalog içine girdi.

Konu ile ilgili bilgi sahibi olan üç kaynak Şarku’l Avsat’a ‘Koordinasyon Çerçevesi içinde etkili bir Şii partinin, ABD’lilere karşı gerilimi artıran grupları biraz geri adım atmaya ikna etmeye çalıştığını’ belirtti.

Söz konusu partinin önerisinde, grupların Irak’taki operasyonlarını durdurması, Gazze savaşı çerçevesinde gerilimin devam etmesi gerekiyorsa İsrail’in hedef alınması ve ona yönelik saldırıların Irak toprakları dışından yapılmasını içeriyor. Kaynaklara göre militan grupların şu ana kadar bu çağrılara yanıt vermeyi reddetti.

Fotoğraf altı: Irak Hizbullah Tugayları bir etkinliğe katılırken (Aşiv-Şarku’l Avsat)
Irak Hizbullah Tugayları bir etkinliğe katılırken (Aşiv-Şarku’l Avsat)

Irak hükümeti ile Şii Koordinasyon Çerçevesi koalisyonunun himayesindeki örgütler arasında bir diyalog masası açmayı amaçlayan eski bir yaklaşım yeniden harekete geçti. Bu girişimin tarafları, ABD’lilere müzakerelere başlamadan önce gruplarla bir anlaşmaya varmaları gerektiğini bildirdi.

Kaynaklar, ‘Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani’ye siyasi kazanımlar sağlayacağını düşünen çerçeve içindeki liderlerin bu girişime soğuk ve ilgisizlik davrandığından’ da bahsetti.

Asaib Ehli’l Hak hareketine bağlı es-Sadıkun parlamento bloğunun sözcüsü Muhammed Kerim el-Baldavi, Temsilciler Meclisi’nin yabancı güçleri geri çekme kararının olup bitenlere karşı ‘en iyi tepki’ olduğunu belirtti.

Ayrıca “Parlamentonun yabancı güçleri uzaklaştırma kararı yürürlükte ve Irak hükümeti bu güçleri ortadan uzaklaştırmayı taahhüt etmelidir” ifadelerine yer verdi.

Baldavi son olarak “Hükümet, bu kuvvetleri ve yerlerini yeniden yapılandırarak ve belirli alanlarla sınırlandırarak bu kararın hükümlerini uygulamaya başladı” ifadelerini kullandı.



Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası, İsrail’in Batı Şeria üzerinde egemenlik kurma girişimini reddediyor

İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)
İşgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinin batısında, Filistinlilere ait evler ve dükkanlar İsrail buldozerleri tarafından enkaz yığınlarına dönüştürüldü. (AFP)

Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da yasa dışı İsrail egemenliğini dayatmayı, yerleşimleri pekiştirmeyi ve yeni bir hukuki ve idari fiili durum oluşturmayı hedefleyen karar ve uygulamalarını en sert ifadelerle kınadı. Söz konusu adımların, Batı Şeria’nın yasa dışı ilhakına yönelik girişimleri hızlandırdığı ve Filistin halkının zorla yerinden edilmesine yol açtığı vurgulandı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan ortak bildiride, İsrail’in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde herhangi bir egemenliğinin bulunmadığı bir kez daha yinelendi. Bakanlar, İsrail’in Batı Şeria’da sürdürdüğü yayılmacı politikalar ve hukuka aykırı uygulamaların bölgede şiddeti ve çatışmayı körüklediği uyarısında bulundu.

fevfev
İsrail ordusuna ait buldozerler, Batı Şeria’nın Ramallah kentinin batısındaki Şukba köyünde Filistinlilere ait üç evi yıktı. (AFP)

Bakanlar, bu hukuka aykırı uygulamaları kesin bir dille reddettiklerini belirterek, söz konusu adımların uluslararası hukukun açık bir ihlali olduğunu, iki devletli çözümü baltaladığını ve Filistin halkının 4 Haziran 1967 sınırları içinde, başkenti Kudüs olan, bağımsız ve egemen bir devlet kurma yönündeki devredilemez hakkına saldırı niteliği taşıdığını vurguladı. Açıklamada, bu uygulamaların bölgede barış ve istikrarın sağlanmasına yönelik devam eden çabaları da sekteye uğrattığı ifade edildi.

Bakanlar ayrıca, işgal altındaki Batı Şeria’da hayata geçirilen bu yasa dışı uygulamaların hükümsüz ve geçersiz olduğunu, Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi’nin özellikle 1967’den bu yana, Doğu Kudüs dahil olmak üzere işgal altındaki Filistin topraklarının demografik yapısını, karakterini ve statüsünü değiştirmeyi amaçlayan tüm İsrail uygulamalarını kınayan 2334 sayılı kararı başta olmak üzere BM kararlarının açık ihlali anlamına geldiğini kaydetti. Açıklamada, 2024 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD) tarafından yayımlanan danışma görüşüne de atıf yapılarak, İsrail’in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki politika ve uygulamalarının ve bu topraklardaki varlığının hukuka aykırı olduğu hatırlatıldı.

sdfrg
İsrailli askerler, işgal altındaki Batı Şeria’nın El Halil kentinde yerleşimcilerin yaptığı bir tur sırasında nöbet tutuyor. (Reuters)

Bakanlar, uluslararası topluma yasal ve ahlaki sorumluluklarını üstlenmesi çağrısını yineleyerek, İsrail’i işgal altındaki Batı Şeria’da tehlikeli tırmanışı ve yetkililerinin kışkırtıcı açıklamalarını durdurmaya zorlaması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, Filistin halkının kendi kaderini tayin etme hakkının ve iki devletli çözüm temelinde, uluslararası meşruiyet kararları ile Arap Barış Girişimi doğrultusunda devletini kurma yönündeki meşru taleplerinin karşılanmasının, bölgede güvenlik ve istikrarı garanti altına alacak adil ve kapsamlı bir barışa ulaşmanın tek yolu olduğu ifade edildi.


Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
TT

Irak: Cumhurbaşkanlığı seçim oturumu için tarih belirleme konusunda yine karar veremedi

Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)
Meclis Başkanı, Cumhurbaşkanı seçiminin sonuçlandırılmasını görüşmek üzere 1 Şubat'ta bir toplantı düzenledi (X)

Irak parlamentosu, bugün gündemine yeni bir cumhurbaşkanı seçimini dahil etmeyi başaramadı; bu, parlamento seçimlerinin üzerinden iki aydan fazla zaman geçmesine rağmen yaşanan üçüncü başarısızlık oldu.

Bu geri adım, Şii ve Kürt güçleri arasında devam eden siyasi anlaşmazlıkların ortasında geldi; bu anlaşmazlıklar, cumhurbaşkanı adayı konusunda uzlaşmaya varmalarını engelledi ve ülkedeki siyasi çıkmazın devam etmesine neden oldu.

Mevcut Başbakan Muhammed Şiya es-Sudani, yeni bir hükümet kurma ve cumhurbaşkanı seçme için anayasal sürelerin aşılmasının ardından geçici hükümete liderlik ediyor; bu durum Irak siyasi sahnesini daha da karmaşıklaştırarak, anayasal kurumların etkinliğini zayıflatmaktadır.

Gözlemciler, bu durumun devam etmesinin, siyasi güçler arasındaki gerilim ve bölünme ortamında, devlet çalışmalarında daha fazla olumsuzluğa yol açabileceğine ve diğer anayasal hakların tamamlanmasını geciktirebileceğine dikkat çekiyor.


Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
TT

Meşal: Hamas, silah bırakmayı ve yabancı yönetimi reddediyor

Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)
Gazze Şeridi'nin kuzeyindeki Cibaliye mülteci kampında, dün yıkılan binaların enkazı arasında oynayan çocuklar (AFP)

Hamas'ın yurt dışı siyasi bürosunun başkanı Halid Meşal, hareketin silahlarından vazgeçmeyi ve Gazze Şeridi'nde "yabancı yönetimi" kabul etmeyi reddettiğini teyit etti.

Meşal, dün 17. Doha Forumu'nda yaptığı konuşmada, "direnişi, direniş silahlarını ve direnişi gerçekleştirenleri suçlu ilan etmenin" kabul edilemez bir şey olduğunu ifade etti. Şarku'l Avsat'ın AFP'den aktardığına göre Meşal konuşmasına şöyle devam etti: "İşgal olduğu sürece direniş de vardır. Direniş, işgal altındaki halkların hakkıdır ve uluslararası hukukun, ilahi yasaların, ulusların hafızasının bir parçasıdır ve uluslar bununla gurur duyarlar."

Meşal, ABD Başkanı Donald Trump başkanlığındaki “Barış Konseyi”ne, Gazze Şeridi'nin yeniden inşasına ve yaklaşık 2,2 milyon sakinine yardım ulaştırılmasına olanak sağlayacak “dengeli bir yaklaşım” benimsemesi çağrısında bulundu.

Fetih ise İsrail'i, Gazze'yi yönetmekle görevli ulusal komitenin Şeride girişini engellemeye devam etmekle suçladı ve bunu, İsrail'in ateşkes anlaşmasının bir sonraki aşamasını uygulamaya geçmeyi reddetmesi olarak değerlendirdi.