İsrail, ateşkes şansı giderek zayıflarken uzun soluklu bir savaşa hazırlanıyor

Gazze'deki operasyon şeklinin değiştirilmesi, Batı Şeria'daki saldırıların sürdürülmesi ve Lübnan'da bir harekata hazırlanılması bekleniyor

Gazze'nin orta kesimlerindeki Deyr el-Belah'ta İsrail tarafından düzenlenen bombardımanda öldürülenlerin cenaze namazına katılan yaralı bir Filistinli, 7 Eylül 2024 (AFP)
Gazze'nin orta kesimlerindeki Deyr el-Belah'ta İsrail tarafından düzenlenen bombardımanda öldürülenlerin cenaze namazına katılan yaralı bir Filistinli, 7 Eylül 2024 (AFP)
TT

İsrail, ateşkes şansı giderek zayıflarken uzun soluklu bir savaşa hazırlanıyor

Gazze'nin orta kesimlerindeki Deyr el-Belah'ta İsrail tarafından düzenlenen bombardımanda öldürülenlerin cenaze namazına katılan yaralı bir Filistinli, 7 Eylül 2024 (AFP)
Gazze'nin orta kesimlerindeki Deyr el-Belah'ta İsrail tarafından düzenlenen bombardımanda öldürülenlerin cenaze namazına katılan yaralı bir Filistinli, 7 Eylül 2024 (AFP)

İsrail, Gazze Şeridi'nde ateşkes anlaşmasın varılamadığına dair bilgilerin gelmesinin ve tahminlerin yapılmasını ardından çok cepheli yoğun ve uzun soluklu bir savaşa hazırlanıyor. İsrail, Gazze'deki askeri operasyonun şeklinin değiştirilmesini, Batı Şeria'da operasyonların sürdürülmesini ve Lübnan cephesinde bölgesel bir çatışmaya dönüşebilecek olası bir savaşa hazırlanmayı planlıyor.

İsrail’in Yedioth Ahronoth gazetesi, İsrail'in uzun bir süre ateşkes anlaşmasına varılamaması halindeki senaryosuna şimdiden hazırlandığını, bu yüzden Hamas Hareketi üzerindeki askeri baskıyı arttırmak için Gazze Şeridi'ndeki askeri operasyonun şeklinin değişeceğini yazdığı haberde de bunu teyit etti. Gazete, İsrail Hava Kuvvetleri’nin büyük bir savaşa hazırlık olarak Lübnan'daki bombardıman uçaklarını sistematik olarak imha etmeye devam edeceğini ve Batı Şeria'nın tüm bölgelerinde askeri operasyonların sürecini de kaydetti.

İsrail devlet televizyonu KAN, ABD'nin yeni bir ateşkes planı sunmayı birkaç gün ertelediğini, çünkü şu an planın başarı şansı konusunda iyimser olmadığını bildirdi. KAN'ın haberine göre ABD yönetimi Hamas'ın anlaşmaya varmak isteyeceğine ve müzakerelerin ilerleme olasılığın dair kötümser.

Bu gelişmeler, Gazze Şeridi'ndeki İsrailli rehinelerden altısının öldürülmesinin ardından yaşanırken KAN, son günlerde Hamas'ın ateşkes anlaşması için daha fazla sayıda Filistinli tutuklunun serbest bırakılmasını talep ettiğini, oysa serbest bırakılabilecek daha az sayıda İsrailli rehine olduğunu vurguladı. Öte yandan ABD yönetimi Hamas'ın kısa süre önce öldürülen İsrailli rehinelerin videolarını yayınlaması karşısında duyduğu şaşkınlığı ifade etti.

xsdcfvgbr
Philadelphia Koridoru olarak bilinen Gazze Şeridi ile Mısır arasındaki sınırın bir bölümü (DPA)

KAN’a göre tüm bunlar Beyaz Saray'ın teklifinin ana hatlarını sunmayı ertelemesine neden oldu. Kaynaklar, arabulucuların sürekli olarak bir çözüme ulaşmak için öneri sunmaya çalıştıklarını, ancak şu an hem İsrail hem de Hamas'ın diğer tarafın bir anlaşma istemediğine inandığını, bu yüzden ufukta bir ateşkes anlaşması görünmediğini söylediler.

Philadelphia Koridoru ve rehineler

Yedioth'un baş askeri muhabiri ve stratejik analisti Roni Ben-Yishai, ABD'nin savaşı sona erdirecek bir anlaşma için sunduğu uzlaşma teklifinin Hamas'ın yeni talepleri nedeniyle şu anda beklemede olduğunu yazdı.

Yedioth Ahronoth gazetesinde askeri analist olan Ron Ben-Yishai, ABD'nin savaşı sona erdirecek bir anlaşma için sunduğu uzlaşı teklifinin Hamas'ın yeni talepleri nedeniyle şimdilik beklemede olduğunu yazdı. Ben-Yishai’ye göre Hamas lideri Yahya Sinvar’ın İsrail hapishanelerinden salıverilecek Filistinli tutuklu sayısının, serbest bırakılacak İsrailli rehinlerin sayısıyla ilişkilendirilmeden belirtilmesinde ısrar etmesi ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'nun Philadelphia (Salahaddin) Koridoru konusunda tam bir uzlaşmaya varmayı reddetmesi de bir anlaşmaya varılmasının önündeki en önemli engeller haline geldi.

Ben-Yishai, İsrail'in siyaset ve emniyet kurumlarının, altı haftalık uzun bir ateşkesin sağlanacağı bir anlaşmaya varma şansının yok denecek kadar az olduğu konusunda görüş birliğine vardığını ve bunun sonucunda Netanyahu’nun, uzun bir süre boyunca anlaşma sağlanamaması ve savaşın tüm cephelerde devam etmesi senaryosuna hazırlanmak üzere geçtiğimiz perşembe günü müzakere ekibi ve üst düzey güvenlik yetkilileriyle bir güvenlik görüşmesi gerçekleştirdiğini belirtti.

hyjuk
Gazze'nin merkezindeki Deyr el-Belah'ta İsrail tarafından düzenlenen bombardımanda yaralanan ve hastaneye kaldırılan yaralı bir çocuk (AFP)

Yedioth Ahronoth gazetesine göre İsrail, ABD'nin arabuluculuk önerisinden pek umutlu değil ve bu önerinin tek amacının İran ve müttefiklerinin bölgedeki hamlelerini arttırmalarını engellemek için müzakerelerin ivmesini korumak olduğunu düşünüyor. İsrail de bu nedenle tüm cephelerde yoğun ve uzun soluklu bir savaşa hazırlanıyor. Böyle bir askeri hareketliliğin başlaması durumunda İsrail ordusunun karşılaşacağı temel zorluk, yedekler askerler de dahil olmak üzere insan gücünü en üst düzeye çıkarmak zorunda kalacak olması.

Dördüncü aşama

İsrail'in planına göre İsrail ordusu Gazze'de dördüncü aşamaya geçecek ve burada istihbarata dayalı olarak öncelikle yer üstünde faaliyet gösterecek. Netzarim Koridoru’nda konuşlu İsrail askerleri, bölge sakinlerinin ve silahlı unsurların Gazze'nin kuzeyine geri dönmesini engelleyecek. Ancak Hamas’ın saldırılarına açık hedef haline gelmemeleri için kalıcı konuşlandırmalar yapılmayacak.

İsrail ordusu, Hamas'ın fiilen çöktüğünü, ancak hala gerilla savaşına devam edebildiğini tahmin ediyor. Bundan dolayı esasen yer üstünde ve yer altında İsrailli rehinelerin tutulmadığını tahmin ettiği yerlerde mobil operasyonlar yürütmesi ve Filistinli silahlı grupların üyelerine baskı yapmak için yeryüzüne çıkmalarına izin vermemesi bekleniyor.

Plan çerçevesinde siyasetçiler ve askeri yetkililer savaşın ertesi günü meselesini, özellikle de insani yardımların dağıtımı konusunu ele aldılar.  Bu görevi İsrail ordusunun yürütmesi önerildi. İsrail ordusu yardımların Hamas ve İslami Cihad hareketlerinin liderleri ve üyeleri için bir can simidi haline gelmemesi amacıyla ABD ile iş birliği yaparak insani yardımların dağıtım sürecini kontrol etmenin yollarını araştırmaya başladı bile.

Diğer plan

Yedioth Ahronoth gazetesine göre tartışılan bir diğer plan ise Gazze Şeridi'nin kuzeyinde yaşayanların orta kesimlerdeki güvenli bölgelere taşınması. İsrail ordusunun Gazze Şeridi’nin kuzeyinde nüfus azaltıldıktan sonra Beyt Lahiye, Beyt Hanun, Zeytun, Derec ve diğer bölgelerde kalan ve sayılarının 5 bin ya da daha az olduğu tahmin edilen silahlı unsurlara karşı agresif bir şekilde hareket etmesi bekleniyor.

Gazze için planlar yapılırken, gerektiğinde Batı Şeria'nın kuzeyine ve muhtemelen Batı Şeria'nın güneyine saldırmaya devam edilmesi kararlaştırıldı. Ayrıca Lübnan sınırı yakınlarında yer alan kuzey bölgelerinde yerlerinden edilen İsraillilerin geri dönmeleri için harekete geçilmesi gerektiği konusunda da mutabık kalındı. Gazete, ordunun halihazırda Lübnan'ın güneyinde geniş çaplı bir hava ve kara harekatı için hazırlık yaptığını belirtti.

zaxsdcfvgb
Devam eden savaşın ortasında Deyr el-Belah'ta bir sokakta çöp toplayan yerlerinden edilmiş Filistinli iki çocuk (AP)

Hizbullah’ın halen İsrail’i roketlerle hedef alabilme yeteneğine sahip olduğunun altını çizen gazete, bu yüzden İsrail’in Lübnan'ın güneyinde büyük bir harekata hazırlanırken bir yandan da istihbarat bilgilerine ve roketatarları imha etmek için geliştirilen bir yönteme dayanarak roketatarları sistematik olarak imha ettiğini aktardı.

Şu an yapılan görüşmelerde özellikle kara ve hava operasyonunun kapsamı ele alınıyor. Konuyla ilgili olarak İsrailli bir yetkili, hem diplomatik müzakereler yoluyla bir çözüme ulaşmada hem de özellikle çok yakında Lübnan'da bir harekata girişmek zorunda kalırsak kuzeyde Amerikalıların yanımızda olmasına ihtiyacımız olacak” dedi. Yedioth Ahronoth gazetesi, İsrail'de siyasi ve güvenlik düzeyinde böyle bir harekata karar verme noktasının her zamankinden daha yakın olduğunun tahmin edilebileceğini ve Kuzey Komutanlığı'nın buna yoğun bir şekilde hazırlandığını bildirdi.



Topçu takviyesi... İsrail, Güney Lübnan’daki işgalini genişletmeyi mi planlıyor?

Güney Lübnan’daki Litani Nehri yakınlarında bulunan İsrail askerleri (Arşiv – İsrail ordusu)
Güney Lübnan’daki Litani Nehri yakınlarında bulunan İsrail askerleri (Arşiv – İsrail ordusu)
TT

Topçu takviyesi... İsrail, Güney Lübnan’daki işgalini genişletmeyi mi planlıyor?

Güney Lübnan’daki Litani Nehri yakınlarında bulunan İsrail askerleri (Arşiv – İsrail ordusu)
Güney Lübnan’daki Litani Nehri yakınlarında bulunan İsrail askerleri (Arşiv – İsrail ordusu)

İsrail, Güney Lübnan’daki işgalini genişletme tehditlerinin dozunu artırdı. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz, Hizbullah’ın İsrail ile İran arasında yaşanabilecek olası bir çatışmaya dahil olması halinde Nebatiye ve Litani bölgelerinin de İsrail’in ‘kalıcı güvenlik bölgesi’ olarak tanımladığı alana dahil edilebileceğini söyledi. Bu tehditler, İsrail güçlerinin hangi bölgeleri kontrol altına almaya çalışabileceği ve daha geniş çaplı bir kara harekâtı düzenlemeye ne ölçüde hazır olduğu konusunda soru işaretlerine yol açtı. Söz konusu gelişmeler, İsrail’deki Knesset seçimleri yaklaşırken bölgede askeri hareketliliğin sürdüğü bir dönemde yaşanıyor.

Katz daha önce, güneyde geniş bir bölgenin sakinlerinin Zahrani ve Avali nehirlerine kadar uzanan alanlardan, ayrıca Beyrut’un güney banliyölerinden tahliye edilebileceği tehdidinde bulunmuştu. Bir milyondan fazla kişinin yerinden edilebileceğini belirten Katz, İsrail ordusunun bir kara harekâtı düzenlemeye hazır olduğunu da vurgulamıştı.

Bu tehditler, İsrail güçlerinin stratejik öneme sahip yüksek kesimlere doğru konuşlanmasını genişletmesinin ardından geldi. Nebatiye yakınlarındaki Şakif Kalesi ve Ali et-Tahir Tepesi, bu bölgelerin başında geliyor. Reyhan, Saced ve Cebel er-Refi tepeleri de İsrail hava saldırılarına maruz kaldı. Bu gelişmeler, İsrail’in yüksek kesimler ve coğrafi geçiş güzergâhları üzerindeki kontrolünü genişletme ihtimaline ilişkin soru işaretlerini artırıyor.

İsrail, doğal coğrafi engeller oluşturmaya çalışıyor

Emekli Tuğgeneral Fadi Davud, İsrail’in tehditlerinin Hizbullah’ı hedef almak ve askeri yapısını dağıtmakla sınırlı olmadığını, başka siyasi ve coğrafi hedeflerle de bağlantılı olduğunu söyledi. Davud, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, “Askeri mevziler ve kara operasyonları, kapsamı veya derinliği ne olursa olsun, sahadaki askeri manevra anlayışına hizmet etmelidir. Bu manevra da kendi başına büyük bir siyasi hedefe hizmet eder” dedi. İsrail’in hedefinin Hizbullah’ın merkezlerini vurmak ve askeri yapısını dağıtmakla sınırlı kalmadığını belirten Davud, bunun ötesinde coğrafya ve toprak üzerindeki kontrolle bağlantılı hedefler bulunduğunu ifade etti.

ascfghyv
Litani Nehri’nin güneyinde İsrail güçlerinin kontrolündeki bölgelerde sistematik yıkım ve tahribat operasyonları… Bint Cubeyl, 22 Nisan 2026 (AFP)

Davud, “Lübnan’ın güneyindeki İsrail hareketliliğini değerlendirmek için Suriye’nin güneyinde, özellikle Kuneytra kırsalı ve Cebel eş-Şeyh bölgesinde yaşananlara da bakmak gerekiyor. Görünen o ki iki süreç birbiriyle bağlantılı ve birbirini tamamlıyor. İsrail, güvenlik bölgeleri oluşturmak için coğrafyayı kullanmaya dayalı bir yaklaşım izliyor” diye konuştu.

İsrail’in niyetlerinin yalnızca açıklamalardan hareketle değil, sahadaki gelişmeler temelinde değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayan Davud, “İsrail henüz ulaşmayı hedeflediği aşama hattına varmış değil. İlerleme mesafesi ne kadar olursa olsun, her askeri ilerleyiş birbirini izleyen aşamalar doğrultusunda gerçekleşir” dedi.

Davud, “İstenen ilerleme yalnızca 100 metreyle sınırlı olsa bile her askeri operasyon aşamalara ayrılır. Önce ateş hazırlığı yapılır ve kanatlar güvence altına alınır, ardından saldırı başlatılır ve mevziler tahkim edilir” ifadelerini kullandı. Askeri aşama hatlarının genellikle saldıran güçlerin konuşlanmalarını sağlamlaştırmasına ve savunmalarını düzenlemesine olanak tanıyan doğal coğrafi engellere dayandığını belirtti.

gbh
İsrail bombardımanı sonucu hasar gören ve yıkılan binaların arasında nargile içen bir vatandaş… Nebatiye, 23 Haziran 2026 (AFP)

Davud, “Önemli olan İsrail’in ne söylediği değil, sahada ne yaptığı ve hangi noktalara ulaşmaya çalıştığı” diyerek, İsrail güçlerinin belirgin bir coğrafi hatta ulaşmayı hedeflediğini belirtti. Davud, İsrail’in varlığını sağlamlaştırmasına imkân verecek coğrafi bir engele dayanmadan bir bölgenin ortasında duramayacağını ifade etti.

İsrail’in askeri hedeflerinin Sayda’nın kuzeyindeki Avali Nehri’ne kadar uzanabileceği ihtimalini gündeme getiren Davud, “İsrail güçlerinin Avali Nehri hattına ulaşması ve bu hattı kontrol altına alması, güvenlik kuşağının Lübnan topraklarının derinliklerine doğru genişletilmesi anlamına gelir. Bu hattın kontrol altına alınması, güneyinde kalan bütün bölgeleri, et-Tuffah bölgesi ve çevresindeki köyler de dahil olmak üzere, etkileyecektir” değerlendirmesinde bulundu.

İran’la bağlantılı bir gerginlik

Emekli Tuğgeneral Naci Melaib ise İsrail’in tehditlerini, yaklaşan İsrail seçimleri çerçevesinde İran’la olası bir çatışmaya yönelik askeri hazırlıklarla ilişkilendirdi.

Melaib, Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz’ın Avali Nehri’ne kadar ulaşılabileceğine ilişkin sözlerinin, tehditlerin artık Nebatiye veya Litani bölgesiyle sınırlı kalmadığını, Sayda ve çevresini de kapsayan daha geniş bir coğrafyaya yayıldığını gösterdiğini söyledi. Tehditlerin yalnızca güney bölgelerini değil, Beyrut’un güney banliyölerini de kapsadığına dikkati çeken Melaib, bunun seçimler yaklaşırken İsrail söyleminde ciddi bir tırmanış yaşandığını ortaya koyduğunu belirtti.

Melaib, tehditlerin sahadaki önemli bir askeri hareketlilikle eş zamanlı gerçekleştiğini ifade ederek, 282. Topçu Tugayı’nın Hizbullah’ın kullandığı insansız hava araçlarına (İHA) karşı mücadele ve çatışmalar sırasında tahliye operasyonları gibi konuları kapsayan geniş çaplı tatbikatlarını tamamladığını söyledi. Melaib, “Tugay, tatbikatların sona ermesinin hemen ardından Lübnan’ın güneyine geçti. Bu durum, İsrail’in mevcut birliklerine ek olarak, askeri emir verilmesi halinde harekete geçmeye hazır ilave bir topçu gücüne sahip olduğu anlamına geliyor” dedi.

İsrail’in askeri operasyonlarını genişletme ihtimalinin belirli coğrafi noktalarla sınırlı olmadığını vurgulayan Melaib, bunun daha çok İsrail’in alacağı karara ve İsrail ile İran arasında yaşanabilecek yeni bir çatışmaya Hizbullah’ın ne ölçüde dahil olacağına bağlı olduğunu belirtti. Gelişmelerin farklı yönlerde ilerleyebileceğini kaydeden Melaib, İran’ın İsrail seçimleri dönemini saldırılar düzenlemek veya seçimlerin seyrini etkilemek için değerlendirmesi ya da İsrail’in seçimlerden önce veya seçimler sırasında İran’a karşı savaşı genişletme yoluna gitmesi ihtimallerine işaret etti.

Melaib, İran’la çatışmanın genişletilmesi ihtimalinin ABD ile İsrail arasında da ele alındığını belirtti. İsrail Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’in, İsrail açısından ağır sonuçlar doğurabilecek bir çatışmaya girilmesinin olası etkilerine ilişkin çekincelerini dile getirdiğini aktaran Melaib, özellikle İsrail’in askeri açıdan böyle bir çatışmaya hazır olmaması ve seçimlerin yaklaşması nedeniyle bu endişelerin önem taşıdığını ifade etti.

Hizbullah’ın hazırlıklarına ilişkin değerlendirmesinde ise Melaib, Lübnan güvenlik güçlerinin örgütle bağlantılı patlayıcı yüklü bir kamyonu ele geçirmesinin, ülkeye giren tek kamyonun bu olduğu anlamına gelmediğini söyledi. Başka kamyonların da denetimlere takılmadan geçmiş olabileceğini belirten Melaib, bunun yeni bir bölgesel çatışmanın başlaması halinde Hizbullah’ın olası bir askerî harekâta hazırlanıyor olabileceği ihtimalini gündeme getirdiğini kaydetti. Melaib, “Bugün asıl soru, İsrail’in hangi noktaları kontrol altına almaya çalışacağı değil, operasyonları genişletmeye yönelik siyasi ve askeri kararın alınıp alınmayacağıdır” dedi.

Sahadaki gelişmeler

Sahada ise İsrail savaş uçakları, Nebatiye’ye bağlı Kafr Tebnit’e şiddetli bir hava saldırısı düzenledi. Saldırılar, Sur ve Bint Cubeyl’de hava ve topçu ateşinin yoğunlaşmasıyla eş zamanlı gerçekleşti. Mansuri’ye üç, Zıbkin Vadisi’ne ise bir hava saldırısı düzenlendi. Topçu ateşi Beraşit, Haddase, Haris’in çevresi, Zıbkin ve Şakra çevresini hedef aldı. Şafak vakti ise Mansuri ve Mecdel Zevn bombalandı. İsrail savaş uçakları Sur ve çevresindeki köylerin üzerinde taciz uçuşları gerçekleştirirken Mansuri ve Beyt es-Seyyad üzerine aydınlatma fişekleri attı. Lübnan Sağlık Bakanlığı, Haddase’ye düzenlenen hava saldırısında 4 yaşındaki bir çocuk da dahil olmak üzere iki kişinin yaralandığını açıkladı. Kfar Şuba’da ise İsrail güçleri, Lübnanlı çiftçilerin zeytin hasadı yapmak üzere topraklarına girmesini engelledi. Sınır köylerinde yaşayanların tarım arazilerine ulaşmakta yaşadığı zorluklar da devam ediyor.


Trump, Denzel Washington'a atfedilen uydurma sözü paylaştı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Trump, Denzel Washington'a atfedilen uydurma sözü paylaştı

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

ABD Başkanı Trump, oyuncu Denzel Washington'a atfedilen uydurma bir sözü içeren X’teki gönderinin ekran görüntüsünü paylaştı. Uydurma sözde İlk Gün'ün (Training Day) yıldızı, televizyon sunucusuyken siyasete atılan Trump'tan daha "cesur" veya daha "zeki" birini görmediğini iddia ediyor.

Trump, pazartesi günü Truth Social'da, "Red Eagle Updates" adlı X kullanıcısının paylaşımının görselini yayımladı. Bu paylaşımda iki Oscar'lı Washington'ın Trump'ı "harika bir dost ve daha da iyi bir başkan" diye nitelediği, başkanın "sarsılmaz bir destekçisi" olduğunu ifade ettiği öne sürülüyordu.

Paylaşılan sözler şöyleydi:

Hayatım boyunca pek çok kişiyle çalıştım, Donald Trump'tan daha cesur, daha zeki ya da Amerika'yı daha fazla düşünen biriyle hiç tanışmadım. O harika bir dost ve daha da iyi bir başkan. Onun sarsılmaz bir destekçisi olmaktan gurur duyuyorum ve bunun için asla özür dilemeyeceğim. Tanrı Amerika'yı ve başkanımızı korusun.

Ancak Federal Seçim Komisyonu kayıtlarına göre yıllar içinde Demokrat adaylara onbinlerce dolarlık bağışta bulunan Washington, hiçbir zaman böyle bir şey söylemedi.

Doğrulama sitesi Snopes, kamuya açık bilgiler üzerinde kapsamlı bir araştırma yaptı ve Washington'ın sözkonusu ifadeleri kullandığına dair hiçbir kanıt bulamadı.

rgth5yj
Başkan Donald Trump, Akademi Ödüllü oyuncuya atfedilen sahte bir sözü paylaştı (Warner Bros.)

Aynı sözler, Rolling Stones'un solisti Mick Jagger ve oyuncu Matthew McConaughey gibi diğer tanınmış isimlere de yanlış bir şekilde atfedilmişti. Oysa bu isimlerin hiçbiri 47. başkana kamuoyu önünde destek vermedi.

Başkanın sosyal medya paylaşımı, gelecek ay yapılacak seçime kadar neredeyse her gün sahada olacağı yoğun bir ara seçim kampanyası sürecinde geldi.

Cumhuriyetçilerin, Temsilciler Meclisi'ndeki kontrolü kaybetmesi ve Senato'daki sayılarının, Demokratların o kanatta da çoğunluğu elde edeceği bir seviyeye düşmesi bekleniyor.

Trump'ın halk nezdindeki onay oranı ikinci döneminin en düşük seviyesinde seyrediyor. Pew Araştırma Merkezi'nin 28 Eylül'le 4 Ekim ​​arasında 5 bin 62 yetişkinle gerçekleştirdiği anket, onay oranını yüzde 30, onaylanmama oranını ise yüzde 68 olarak gösteriyor. Bu da temmuzdan bu yana 4 puanlık düşüş demek.

Reuters/Ipsos'un geçen pazartesi yayımladığı ankette de onay oranı yüzde 32 olarak belirlendi. Bu, ilk kez eylülde kaydedilen ve rekor düzeyde düşük olan oranla aynı seviye. CBS News/YouGov'un 30 Eylül'le 2 Ekim ​​arasında 2 bin 166 yetişkinle yaptığı ankette ise onay oranı yüzde 39 olarak tespit edildi.

Pew anketi ayrıca kendisini Trump destekçisi diye tanımlayanların yüzde 67'sinin onun performansını onayladığını gösteriyor. Bu oran, göreve başlamasından sonraki haftalarda yapılan benzer bir ankete kıyasla yaklaşık 30 puanlık düşüşe işaret ediyor. Cumhuriyetçilerin yalnızca yüzde 39'u ülkedeki gidişattan memnun olduğunu belirtiyor. Oysa bu oran, Trump'ın göreve başladığı dönemde yüzde 65 seviyesindeydi.

Independent Türkçe


Grönland, Trump'ı yalanladı: Devasa maden faaliyetleri yok

Grönland, 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı (Reuters)
Grönland, 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı (Reuters)
TT

Grönland, Trump'ı yalanladı: Devasa maden faaliyetleri yok

Grönland, 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı (Reuters)
Grönland, 1979'da Danimarka'dan özerkliğini kazansa da dışişleri, güvenlik ve mali konularda bu ülkeye bağlı (Reuters)

Grönland yönetimi, ABD Başkanı Donald Trump'ın adada "devasa petrol, doğal gaz ve maden arama faaliyetlerine" başlanacağı duyurusunu yalanladı.

Trump, sosyal medyada 13 Ekim'deki paylaşımında adada "devasa petrol, doğal gaz ve maden arama faaliyetlerinin başlamak üzere olduğunu" yazmıştı.

ABD'ye yönelik gelecekte herhangi bir saldırının Grönland üzerinden geçmek zorunda kalacağını savunan Trump, adaya yerleştirilecek savunma sistemleriyle bunların hepsini etkisiz hale getirileceğini iddia etmişti.

Danimarka'ya bağlı özerk bir bölge olan Grönland'ın Madencilik Bakan Yardımcısı Jorgen Hammeken-Holm ise CNN'e açıklamasında adada ABD'li şirketlerin faaliyet yürüttüğünü fakat Trump'ın savunduğu gibi "büyük çaplı maden arama çalışmalarından çok uzak olunduğunu" ifade etti.

Hammeken-Holm, "Halihazırda birçok küçük çaplı keşif çalışması yürütülüyor ancak bunların faaliyete geçmesi yıllar alabilir" diye ekledi.

Danimarka Dışişleri Bakanlığı'ndan gönderilen açıklamada da ABD'nin Grönland'daki maden arama faaliyetlerini adanın yasal gereklilikleri çerçevesinde yapmak zorunda olduğunu bildirildi.

Bakanlık ayrıca ABD, Danimarka ve Grönland arasında geçen ay imzalanan anlaşmanın bu durumu değiştirmediğini vurguladı:

Anlaşma, Grönland'daki doğal kaynaklara erişim hakkında ABD'li yatırımcılara, diğer NATO ülkeleri, AB ülkeleri ve NATO ortaklarından gelen yatırımcılara kıyasla herhangi bir ayrıcalık tanımıyor.

Trump, Danimarka Başbakanı Mette Frederiksen ve Grönland Başbakanı Jens Frederik Nielsen'ın imzaladığı anlaşma kapsamında Beyaz Saray, adada "geniş çaplı askeri varlık oluşturma sürecine derhal başlanacağını" bildirmişti.

Anlaşmayla ABD'nin, adanın güneyindeki Narsarsuaq'ta ve doğu kıyısındaki Mestersvig'de iki askeri üs kurması öngörülüyor. Ayrıca Grönland'daki tek aktif Amerikan askeri tesisi olan Pituffik Uzay Üssü de genişletilebilir.

AB Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen ve NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de anlaşmadan memnuniyet duyduklarını açıklamıştı.

Ancak Amerikan medyasındaki analizlerde, Grönland'ı defalarca işgalle tehdit eden Trump'ın adayı ABD kontrolüne alma hedefine ulaşamayarak büyük bir geri adım attığı yazılmıştı.

Sözkonusu anlaşma, ABD'yle Danimarka arasında Grönland'ın savunmasına ilişkin 1951'de imzalanan sözleşmeyi genişletiyor. Ancak geçen ay düzenlenen anlaşma metninde petrol veya doğalgaz arama faaliyetlerine ilişkin açık maddeler bulunmuyor. Diğer yandan "maden alanında işbirliği" ve "ekonomik kalkınmayla ticaretin teşvikine" değinilirken, bunlar hakkında da ayrıntılara yer verilmiyor.

Independent Türkçe, CNN, NBC News