Japonya Dışişleri Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Gazze'deki insani durum felaket boyutunda

Japonya Dışişleri Bakanı Takeshi Iwaya, Suudi Arabistan ile iki ülke liderlerinin başkanlık edeceği Stratejik Ortaklık Konseyi'nin kurulduğunu açıkladı

Japonya Dışişleri Bakanı Takeshi Iwaya, Suudi mevkidaşı Prens Faysal bin Ferhan'ı Tokyo'ya yaptığı son ziyarette kabul etti. (Şarku’l Avsat)
Japonya Dışişleri Bakanı Takeshi Iwaya, Suudi mevkidaşı Prens Faysal bin Ferhan'ı Tokyo'ya yaptığı son ziyarette kabul etti. (Şarku’l Avsat)
TT

Japonya Dışişleri Bakanı Şarku’l Avsat’a konuştu: Gazze'deki insani durum felaket boyutunda

Japonya Dışişleri Bakanı Takeshi Iwaya, Suudi mevkidaşı Prens Faysal bin Ferhan'ı Tokyo'ya yaptığı son ziyarette kabul etti. (Şarku’l Avsat)
Japonya Dışişleri Bakanı Takeshi Iwaya, Suudi mevkidaşı Prens Faysal bin Ferhan'ı Tokyo'ya yaptığı son ziyarette kabul etti. (Şarku’l Avsat)

Japonya Dışişleri Bakanı Takeshi Iwaya, Gazze Şeridi'ndeki insani durumun felaket boyutlara ulaşması ve ABD Başkanı'nın Ortadoğu Özel Temsilcisi’nin baskısı altında esirlerle ilgili müzakerelerin sonucuna ilişkin temkinli uluslararası beklentiler karşısında, bölgede uzun vadeli istikrarın sağlanması için anlaşmanın tüm hükümleriyle uygulanmasının sağlanması ve ikinci aşamaya geçilmesi gerektiğini belirtti. Iwaya, iki devletli çözümün uluslararası barış ve güvenlik için önemini vurguladı.

Iwaya, ülkesinin karşı karşıya olduğu güvenlik tehditlerini kabul ederek, Başkan Donald Trump başkanlığındaki ABD yönetimiyle ‘özgür ve açık Hint-Pasifik bölgesine’ ulaşmak için yakın bir şekilde çalışmak üzere bir anlaşma imzalamaya ve iki ülke arasındaki ikili ittifakı yeni zirvelere taşımaya çalışacaklarını söyledi. Iwaya ayrıca, Çin'in askeri gücüne ve Kuzey Kore'nin füzelerine karşı koyacak bir Asya ittifakı fikrine atıfta bulundu.

Iwaya Şarku’l Avsat’a verdiği röportajda şunları söyledi: “Japonya, nükleer ve füze yeteneklerinin güçlendirilmesi de dahil olmak üzere askeri silahlanmadaki hızlı gelişmeler ve statükoda tek taraflı ve güç kullanarak değişiklik yapılması için artan baskı ile İkinci Dünya Savaşı'ndan bu yana en karmaşık güvenlik ortamı ile çevrili.”

(foto altı) Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Krallığa yaptığı son ziyaret sırasında Japonya Başbakanı’nı kabul etti. (SPA)Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Krallığa yaptığı son ziyaret sırasında Japonya Başbakanı’nı kabul etti. (SPA)

Japonya-Suudi Arabistan ilişkileri

Diğer taraftan Iwaya, Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan'ın ziyareti sırasında Tokyo'nun Riyad'la, iş birliğini her alanda daha geniş ufuklara taşımak amacıyla kısa bir süre önce başlatılan ikili stratejik diyaloğu güçlendirmek için iki ülke liderlerinin başkanlık edeceği Stratejik Ortaklık Konseyi'nin (SPC) kurulmasına yönelik bir mutabakat imzaladığını açıkladı.

Japon-Suudi ilişkileri ve iki ülkenin dışişleri bakanları düzeyindeki stratejik diyaloğun sonuçları hakkında Iwaya şunları söyledi:

“Japonya, Suudi Arabistan Krallığı'nın Arap ve İslam ülkeleri arasındaki lider rolü göz önüne alındığında, bu ülkeyle stratejik ortaklığına büyük önem atfetmektedir. Son yıllarda Japonya ve Suudi Arabistan arasındaki iş birliği, Japonya-Suudi Arabistan 2030 Vizyonu doğrultusunda çeşitli alanlarda hızlı bir büyümeye tanık oldu ve artık ham petrole odaklanan geleneksel enerji sektörüyle sınırlı kalmayıp temiz enerji, turizm, kültür, spor, eğlence ve diğer çeşitli alanları da kapsayacak şekilde genişledi.”

Iwaya sözlerine şöyle devam etti: “Suudi Arabistan siyasetten ekonomiye, ileri teknolojiden kültür ve spora kadar her alanda ilerleme kaydettikçe, iki ülke arasında umut vaat eden iş birliği alanları da genişliyor. Örneğin, ileri Japon teknolojileri, zengin Japon kültürel içeriği ve konaklama sektöründeki Japon uzmanlığı, Krallığın şu anda üzerinde çalıştığı akıllı şehirler, turizm ve eğlence gibi çeşitli mega projelerin başarısına katkıda bulunabilir.”

Japonya Dışişleri Bakanı Takeshi Iwaya (Şarku’l Avsat)Japonya Dışişleri Bakanı Takeshi Iwaya (Şarku’l Avsat)        

Iwaya, “Diğer yandan bu yıl Japonya'da Osaka-Kansai Expo 2025 yılı. Meşaleyi Riyad Expo 2030'a devredeceğiz. Suudi Arabistan'ın Ortadoğu'ya barış ve istikrar getirmede oynadığı artan rolle birlikte, bu çerçevede ikili iş birliğini güçlendirmeliyiz” ifadelerini kullandı.

Suudi-Japon stratejik diyaloğu

Iwaya sözlerini şöyle sürdürdü: “Şubat ayında Suudi mevkidaşım Prens Faysal bin Ferhan'ı Tokyo'da kabul etmekten onur duydum. Burada ikili ilişkilerimizi çok çeşitli alanlarda güçlendirmenin, bölgesel ve uluslararası meseleleri ele almak üzere iş birliğini arttırmanın yollarına ilişkin verimli görüşmeler içeren ikinci stratejik diyaloğu gerçekleştirdik. Bu vesileyle, iki ülke liderlerinin başkanlık edeceği Stratejik Ortaklık Konseyi'nin (SPC) kurulmasına yönelik bir memorandum imzaladık. Bu konsey bir liderlik kulesi olarak hizmet verecek ve ikili ilişkileri güçlendirmek ve yeni zirvelere taşımak için çalışacaktır.”

Japonya Dışişleri Bakanı ayrıca, “Bu yıl Japonya ile Suudi Arabistan arasındaki diplomatik ilişkilerin tesisinin 70. yıldönümü. Bu özel yıl boyunca Suudi-Japon ilişkilerini geliştirmek için her türlü çabayı göstereceğim” dedi.

Bölgeyi istikrara kavuşturmanın yolu ‘iki devletli çözüm’

Iwaya, Japonya'nın Filistin meselesi, ateşkes ve esir takası konularındaki tutumuna ilişkin olarak ise şunları söyledi: “Japonya Gazze Şeridi'ndeki durumu yakından takip ediyor; ilgili ülkeler ve uluslararası örgütlerle yakın temas halinde.”

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Krallığa yaptığı son ziyaret sırasında Japonya Başbakanı’nı kabul etti. (SPA)Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Krallığa yaptığı son ziyaret sırasında Japonya Başbakanı’nı kabul etti. (SPA)

Ülkesinin Gazze Şeridi'ndeki insani durumun iyileştirilmesi ve yeniden inşasına yönelik uluslararası çabalara katıldığını belirten Iwaya, Tokyo’nun iki devletli çözüme ulaşılması ve uzun vadeli bölgesel barış ve istikrarın sağlanması için diplomatik çabaları yoğunlaştırmaya devam ettiğini vurguladı.

Iwaya'ya göre Japonya, Gazze Şeridi'ne insani yardım sağlanması için sarf edilen çabaları takdir ediyor ve ocak ayında yürürlüğe giren ateşkes anlaşmasının ardından esirlerin serbest bırakılması konusunda kaydedilen somut ilerlemeye büyük değer veriyor. Iwaya bunun, Japonya'nın sürekli olarak çağrıda bulunduğu insani koşulların iyileştirilmesi ve durumun gerginliğinin azaltılması için çok önemli bir adım olduğunu söyledi.

Japonya Dışişleri Bakanı, “Bölgenin uzun vadede istikrara kavuşması için anlaşmanın bütünüyle uygulanmasının ve ikinci aşamaya geçilmesinin gerekli olduğuna inanıyoruz” dedi.

Japonya'nın Suriye'deki duruma ilişkin tutumu

Iwaya, Japonya'nın yeni Suriye'nin karşı karşıya olduğu zorlukları ele alma vizyonu konusunda ise şunları söyledi: “Suriye'deki gelişmeleri büyük bir endişeyle yakından izliyoruz. Japonya Hükümeti, Suriye’deki yeni yönetimle temas halinde ve Suriye'deki duruma nasıl karşılık verileceğini değerlendiriyor.”

Iwaya şöyle devam etti: “Japonya, tüm Suriyelilerin desteklenmesi gerektiği inancına dayanarak Suriye'deki duruma bütüncül bir yaklaşımla bakıyor. Tokyo, orta ve uzun vadede destek olmak amacıyla birçok alanda ihtiyaç sahiplerine insani yardım sağladı.”

Ülkesinin Suriye'nin geleceğinde kilit rol oynayacak insan kaynaklarının gelişimine katkıda bulunduğuna dikkat çeken Iwaya, Tokyo'nun yeni Suriye devletinin inşasına katkıda bulunacak olanları desteklemeye devam edeceğini vurguladı.

Tüm tarafların Suriye halkı arasında diyalog yoluyla kapsamlı bir siyasi çözüme ulaşılmasında yapıcı bir rol oynamasını ümit eden Iwaya, “Bu perspektiften bakıldığında Japonya bunu başarmak için uluslararası toplumla yakın bir şekilde çalışacak” dedi.

Çin ve Kuzey Kore'ye karşı Asya ittifakı

Japonya daha önce Çin'in askeri gücüne ve Kuzey Kore'nin füzelerine karşı koymak için bir Asya ittifakı oluşturma fikrini ortaya atmıştı. Iwaya bu konu hakkında şu ifadeleri kullandı: “Zorlu güvenlik durumuyla karşı karşıya olan Japonya, ulusal güvenlik stratejileri temelinde savunma kabiliyetlerini güçlendirmek için her türlü çabayı gösterirken aynı zamanda müttefikleri ile iş birliğini geliştiriyor.”

Iwaya, ülkesinin özellikle Japonya-ABD ittifakının caydırıcılık ve karşılık verme kabiliyetlerini güçlendireceğini, dayanıklılığını ve sürdürülebilirliğini artıracağını, ayrıca Japonya'nın ‘özgür ve açık Hint-Pasifik bölgesine’ ulaşmak için iş birliğini genişletmeye devam edeceğini vurguladı.

Iwaya, “Japonya, ABD, Avustralya ve Hindistan arasındaki Dörtlü İttifak; Japonya, ABD ve Güney Kore arasındaki ittifak, Japonya-ABD-Avustralya arasındaki ittifak ve Japonya-ABD-Filipinler İttifakı gibi benzer düşünen müttefiklerle iş birliğini geliştirerek bu konuda çalışıyoruz” ifadesini kullandı.

Japonya-ABD ilişkilerinin geleceği

Iwaya, Başkan Donald Trump yönetimindeki ABD ile Japonya arasındaki ilişkilerin geleceğine ilişkin şunları söyledi: “Trump'ın göreve başlamasının ardından Japonya-ABD zirve toplantısı düzenlendi. Ben de ABD’li mevkidaşım ile şahsen görüşmelerde bulunarak, ülkemizin diplomatik ve güvenlik politikasının temel taşı olan ikili ittifakın güçlendirilmesi gerektiğini vurguladım. Şubat ayında benim de katıldığım Japonya-ABD zirve toplantısında Başbakan Ishiba ve ABD Başkanı Trump, güvenlik ve ekonomik konular ile mevcut uluslararası durum hakkında şeffaf bir şekilde görüş alışverişinde bulundular.”

“Bu bağlamda iki lider zorlu ve karmaşık güvenlik koşullarını ele aldılar; özgür ve açık Hint-Pasifik'e ulaşmak için yakın bir şekilde çalışma konusunda mutabık kaldılar” diyen Iwaya, iki lider arasındaki zirvenin karşılıklı güvenin inşasında önemli bir adım ve gelecek için büyük bir kazanım olduğunu kaydetti.

Iwaya sözlerini şöyle noktaladı: “Mevcut uluslararası durumda Japonya ve ABD'nin birlikte ele alması gereken pek çok zorluk var. ABD'li mevkidaşım Marco Rubio ile iş birliği içinde çeşitli düzeylerde karşılıklı güven ve iş birliği tesis ederek ikili ittifakı yeni zirvelere taşımaya kararlıyım.”



Eylül ayında Mescid-i Nebevî’yi 21 milyondan fazla kişi ziyaret etti

Mescid-i Nebevî ziyaretçilerine yönelik kapsamlı hizmet ağı (SPA)
Mescid-i Nebevî ziyaretçilerine yönelik kapsamlı hizmet ağı (SPA)
TT

Eylül ayında Mescid-i Nebevî’yi 21 milyondan fazla kişi ziyaret etti

Mescid-i Nebevî ziyaretçilerine yönelik kapsamlı hizmet ağı (SPA)
Mescid-i Nebevî ziyaretçilerine yönelik kapsamlı hizmet ağı (SPA)

Mescid-i Nebevî’yi ziyaret edenlerin sayısı, geçen eylül ayında 21 milyonu aştı. Haremeyn İşleri Genel Başkanlığı tarafından açıklanan istatistik raporuna göre, söz konusu dönemde camiyi ziyaret edenlerin sayısı 21 milyon 615 bin 977’ye ulaştı.

Kurumun dün yayımladığı raporda, Hz. Muhammed’e (s.a.v.) selam veren ziyaretçilerin sayısının 21 milyon 615 bin 977 olduğu, 1 milyon 449 bin 791 kişinin ise Ravza-i Mutahhara’da namaz kıldığı belirtildi.

Şarku’l Avsat’ın açıklamadan aktardığına göre 355 bin 130 ziyaretçi yön bulma ve mekânsal rehberlik hizmetlerinden, 287 bin 886 ziyaretçi ise misafir hizmet merkezlerinden yararlandı. Açıklamada, bu hizmetlerin, Mescid-i Nebevî ziyaretçilerinin ihtiyaçlarını karşılamaya yönelik kapsamlı bir hizmet sistemi çerçevesinde sunulduğu ifade edildi.


İİT ülkeleri, ilk Siber Güvenlik Bakanlar Kurulu Konseyi’nin merkez üssü olarak Riyad’ı seçti

Bağdat’ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin dışişleri bakanları toplantısından, (İİT)
Bağdat’ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin dışişleri bakanları toplantısından, (İİT)
TT

İİT ülkeleri, ilk Siber Güvenlik Bakanlar Kurulu Konseyi’nin merkez üssü olarak Riyad’ı seçti

Bağdat’ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin dışişleri bakanları toplantısından, (İİT)
Bağdat’ta düzenlenen İslam İşbirliği Teşkilatı üyesi ülkelerin dışişleri bakanları toplantısından, (İİT)

İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) üyesi ülkelerin dışişleri bakanları, 51. dönem toplantılarında, Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da ilk Siber Güvenlik Bakanlar Konseyi’nin kurulmasını onayladı.

Suudi Arabistan’ın sunduğu teklif doğrultusunda kurulan konseyin hedefleri arasında, üye ülkelerin hayati çıkarlarını ve ulusal güvenliklerini korumak amacıyla siber güvenliğin güçlendirilmesi, iş birliğinin geliştirilerek pekiştirilmesi ve siber güvenlikle ilgili uluslararası kuruluşlarda üye ülkelerin çıkarlarının korunması yer alıyor.

Dışişleri bakanlarının aldığı karara göre konsey, İİT bünyesinde faaliyet gösteren bağlı bir organ ve siber güvenlikle ilgili bütün konularda başvuru mercii olacak. Konseyin genel sekreterliği ve yürütme ofisi Riyad’da bulunacak. Her iki birimin başkanlığını da ev sahibi ülkenin bir temsilcisi üstlenecek. Konsey, İİT üyesi ülkelerin siber güvenlikten sorumlu kurumlarından oluşacak.

Suudi Arabistan Siber Güvenlik Kurumu Başkanı Mühendis Macid el-Mezid, ülkesinin konsey kurulmasına yönelik teklifinin, uluslararası alanda siber tehditlerin giderek arttığı bir dönemde sunulduğunu belirtti. Bu tehditlerin, ülkelerin hayati çıkarları, kritik altyapıları, öncelikli sektörleri, kamu hizmetleri ve devlet faaliyetleri açısından risk oluşturduğunu ifade etti.

El-Mezid, İİT üyesi ülkelerde siber güvenliğin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekerek, bunun ekonomik büyümenin, toplumsal refahın ve bireylerin gelişiminin temel unsurlarından biri olduğunu vurguladı. Siber güvenliğin aynı zamanda uluslararası barış ve güvenliğin korunmasına yönelik sistemin ayrılmaz bir parçası olduğunu kaydetti.

Suudi Arabistan’da siber güvenlik sektörünün ülke yönetiminden gördüğü güçlü destek ve himayeye değinen El-Mezid, Dr. Müsait el-Ayban başkanlığındaki kurum yönetim kurulu üyelerine de sürekli takipleri ve ilgileri dolayısıyla teşekkür etti.

El-Mezid, Suudi Arabistan’ın siber alanın istikrarını güçlendirmeyi amaçlayan uluslararası girişimlere liderlik etme konusunda uzun bir geçmişe sahip olduğunu belirtti. Ülkenin siber güvenlik alanında faaliyet gösteren bölgesel ve uluslararası kuruluşlara ev sahipliği yaptığını, stratejik girişimlerin desteklenmesi konusunda da önemli başarılara imza attığını ifade etti.

Birleşmiş Milletler’den sonra dünyanın en büyük ikinci hükûmetler arası kuruluşu olan ve 57 üye ülkeyi bünyesinde barındıran İİT’nin Siber Güvenlik Bakanlar Konseyi için Riyad’ı merkez seçmesinin, İslam dünyası ülkelerinin Suudi Arabistan’ın uluslararası nitelikteki girişim ve projelere liderlik etme kapasitesine duyduğu güveni yansıttığını belirten El-Mezid, bu tercihin stratejik hedeflerin gerçekleştirilmesine ve siber güvenlik dâhil bütün alanlarda ortak iş birliğinin güçlendirilmesine katkı sağlayacağını söyledi.

Suudi Arabistan’ın daha önce de uluslararası ve bölgesel kuruluşların oluşturulmasına öncülük ettiği hatırlatıldı. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre bu girişimler arasında Uluslararası Siber Güvenlik Forumu Vakfı’nın kurulması, ülkenin önerisiyle Arap Siber Güvenlik Bakanlar Konseyi’nin oluşturulması ve bu konseyin genel sekreterliği ile yürütme ofisinin Riyad’da konumlandırılması yer alıyor.

Ayrıca Uluslararası Siber Güvenlik Forumu Vakfı ile Dünya Ekonomik Forumu (WEF) ortaklığında Siber Ekonomi Merkezi’nin kurulması ve yakın zamanda Birleşmiş Milletler Eğitim ve Araştırma Enstitüsüne (UNITAR) bağlı ilk siber güvenlik ofisinin Riyad’da açılması da ülkenin bu alandaki girişimleri arasında bulunuyor.


Macron Abu Dabi’de... Muhammed bin Zayid ile stratejik ortaklık ve enerji güvenliğini görüştü

Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Abu Dabi’de (AFP
Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Abu Dabi’de (AFP
TT

Macron Abu Dabi’de... Muhammed bin Zayid ile stratejik ortaklık ve enerji güvenliğini görüştü

Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Abu Dabi’de (AFP
Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Abu Dabi’de (AFP

Birleşik Arap Emirlikleri Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan ile Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, dün iki ülke arasındaki stratejik ilişkilerin güçlendirilmesi ve ekonomik ve yatırım alanlarındaki iş birliğinin genişletilmesinin yanı sıra, bölgesel gelişmelerin deniz ulaşımının güvenliği ve küresel enerji arzı üzerindeki etkilerini görüştü.

Şarku’l Avsat’ın WAM’dan aktardığına göre bu konular, BAE Devlet Başkanı’nın resmî ziyaret kapsamında ülkeye gelen Fransız mevkidaşını kabulü sırasında ele alındı. Görüşmede özellikle enerji, ileri teknoloji ve yapay zekâ alanlarında ikili ortaklığın geliştirilmesine yönelik fırsatlar üzerinde duruldu. Bu iş birliğinin iki ülkenin ortak çıkarlarını ve sürdürülebilir kalkınma hedeflerini desteklemesi amaçlanıyor.

İki lider, hayati sektörlerde BAE-Fransa iş birliğini daha da güçlendirme ve ortak projelerin hayata geçirilme sürecini hızlandırma konusundaki kararlılıklarını vurguladı. Enerji, ileri teknolojiler ve yapay zekânın Abu Dabi ile Paris arasındaki stratejik ortaklığın temel başlıkları arasında yer aldığı belirtildi.

Bölgesel gelişmeler kapsamında iki lider, başta Ortadoğu’daki son gelişmeler olmak üzere çeşitli uluslararası meseleleri ve bunların etkilerini sınırlandırmaya yönelik çabaları değerlendirdi. Görüşmelerde özellikle deniz ulaşım yollarının güvenliği ve küresel piyasalara enerji arzının istikrarı üzerinde duruldu.

Muhammed bin Zayid ve Macron, bölgesel güvenlik ve istikrarın desteklenmesi, barışın tesis edilmesine yönelik fırsatların güçlendirilmesi ve bölge ülkeleri ile halklarının çıkarlarına hizmet edilmesi amacıyla iki ülke arasındaki eş güdüm ve iş birliğinin sürdürülmesinin önemini vurguladı.

Fransa Cumhurbaşkanı’na BAE’ye gelişinde, Havalimanında iki ülkenin millî marşlarının çalındığı ve onur kıtasının selamlandığı resmî karşılama töreni düzenlendi.