Gazze ateşkesi: Arabulucular yeni görüşmelerde anlaşmanın düğümlerini nasıl çözecek?

İsrail medyası, ‘anlaşma’ sağlanması ve genişletilmiş operasyonun engellenmesi olasılığından bahsediyor

Gazze şehrinin güneyindeki ez-Zeytun mahallesinde İsrail'in düzenlediği hava saldırıları sırasında yükselen dumanı izleyen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinin güneyindeki ez-Zeytun mahallesinde İsrail'in düzenlediği hava saldırıları sırasında yükselen dumanı izleyen Filistinliler (AFP)
TT

Gazze ateşkesi: Arabulucular yeni görüşmelerde anlaşmanın düğümlerini nasıl çözecek?

Gazze şehrinin güneyindeki ez-Zeytun mahallesinde İsrail'in düzenlediği hava saldırıları sırasında yükselen dumanı izleyen Filistinliler (AFP)
Gazze şehrinin güneyindeki ez-Zeytun mahallesinde İsrail'in düzenlediği hava saldırıları sırasında yükselen dumanı izleyen Filistinliler (AFP)

Gazze Şeridi'nde ateşkes konusunda durgunlaşan görüşmelerde yeni tartışmalar yaşandı. İsrail'den ateşkes olasılığı ve Gazze Şeridi’nin tamamını işgal etme operasyonunun engellenmesi konusunda sızıntılar geldi.

Bu tartışmalar, ABD'nin Ortadoğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ile Katar Başbakanı Şeyh Muhammed bin Abdurrahman Al Sani arasında yapılan görüşmeyle başladı. Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, bu tartışmaların arabulucuların önceki anlaşmazlıkları giderme çabalarının bir parçası olduğunu düşünüyor. Bunların başında Hamas'ın silahsızlandırılması ve İsrail'in Gazze Şeridi'nden çekilmesi geliyor. Uzmanlar, bu görüşmeleri müzakerelerin kaybedilen zamanında yeni bir fırsat olarak değerlendiriyorlar. Söz konusu görüşmelerde, savaşın iki tarafı arasında uzlaşma sağlamak için önceki önerilerde değişiklikler yapılabilir veya görüşmeler yeniden çökebilir ve ardından tansiyon yükselebilir.

Gazze Şeridi'nde ateşkes konusunda yeni görüşmeler yapılacağına dair söylentiler yeniden gündeme geldi. İsrail Yayın Kurumu dün İsrailli bir kaynağa atıfta bulunarak, Gazze konusunda ‘anlaşma sağlanması ihtimalinin kapısının kapalı olmadığını’ bildirdi. Kaynak, ABD yönetiminin arabulucular aracılığıyla Hamas ve İsrail'e, kabinenin cuma günü onayladığı Gazze işgal operasyonu başlamadan önce müzakerelere dönmeleri için baskı uyguladığını belirtti.

İsrail Bakanlar Kurulu savaşı sona erdirmek için beş kuralı onayladı. Bu kurallar şunlar: ‘Hamas'ın silahsızlandırılması, tüm esirlerin geri getirilmesi (yaşayan ve ölenler), Gazze Şeridi'nin silahsızlandırılması, İsrail'in Gazze Şeridi üzerinde güvenlik kontrolü sağlaması ve Hamas'a veya Filistin Yönetimi'ne bağlı olmayan alternatif bir sivil yönetim kurulması.’

Arabulucular, ‘önümüzdeki iki hafta içinde İsrail ve Hamas'a sunulması beklenen kapsamlı bir anlaşma hazırlamak’ için çalışıyor. İsrail Yayın Kurumu, ‘arabulucuların bir anlaşma sağlanabileceğine ve İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki operasyonunun engellenebileceğine inandığını’ belirtti, ancak Hamas'ın silahsızlandırılması, Gazze Şeridi'nden tamamen çekilmesi ve savaşın sona erdirilmesine ilişkin garantilerle ilgili önceki anlaşmazlıkların nasıl çözüleceği konusunda bir açıklama yapmadı.

İsrail Kanal 12 televizyonu da bilgi sahibi bir kaynağa dayanarak, “Yakında kısmi bir anlaşma olasılığı var” ifadesine yer verdi. Bu açıklama, İsrail Maliye Bakanı Bezalel Smotrich'in, Başbakan Binyamin Netanyahu'yu aldatmakla suçlayarak, hükümetten çekilme ve onu devirme tehdidinde bulunduğu uzun bir açıklama yayınlamasının ardından geldi.

DFRGT
Nuseyrat'taki bir yemek dağıtım noktasında sıcak yemek almak için sıraya giren Filistinli çocuklar (AFP)

Yedioth Ahronoth gazetesi dün, “Smotrich gerçekten yeni bir ateşkesin kokusunu alıyor; bu yüzden bu şekilde davranıyor. Çünkü ABD, Katar ve Mısır müzakere masasına dönmek için çaba sarf ediyor; savaşı siyasi bir anlaşma ile derhal sona erdirmek için çalışıyorlar” diye yazdı.

Netanyahu'ya yakın bir kaynağa göre, Netanyahu bu konuda ilk etapta onay verdi, çünkü Hamas’ın daha sonraki bir aşamada müzakereleri tekrar patlatacağından ve İsrail'in Gazze Şeridi'ni işgal etme planına geri döneceğinden tamamen emin.

El-Ahram Siyasi ve Stratejik Araştırmalar Merkezi'nde İsrail uzmanı olan Dr. Said Ukkaşe, arabulucuların savaşı sona erdirmek için müzakereleri sürdürmekten başka çareleri olmadığını düşünüyor. Anlaşmazlık konularında her iki tarafı da tatmin edecek değişikliklerle orta yol çözümleri sunabileceklerini ve herhangi bir başarısızlığın Gazze Şeridi'nin yeniden işgal edilmesine yol açacağını vurgulayan Ukkaşe, İsrail'in ortaya koyduğu önerilerin manevra amaçlı olmadığını, iç baskıları önlemek ve topu Hamas’ın sahasına atmak için yapılan hamleler olduğunu ve bunun da Hamas'ın öneriyi reddetmesine yol açarak İsrail'in Gazze Şeridi'ni işgal etme konusunda daha büyük bir birliktelik sergilemesine neden olacağını düşünüyor.

Filistinli siyasi analist Nizar Nazzal ise arabulucuların hamlesinin askeri operasyonu durdurmak ve bir anlaşmaya varmak için zaman kaybetmek olduğunu, ancak önceki anlaşmazlıkların, özellikle silahsızlanma maddesi konusunda bir anlaşmaya varılmasını engelleyeceğini söyledi. Nazzal, İsrail'in bu hamlesinin, özellikle Avrupa'dan gelen baskıları önlemek için yapıldığını belirtti.

DFRGTY6
İsrail'in Gazze şehrinin güneyindeki ez-Zeytun mahallesine düzenlediği hava saldırısının yol açtığı yıkımı inceleyen Filistinliler (AFP)

Söz konusu İsrail sızıntıları, Amerikan Axios sitesinin, Witkoff ve Katar Başbakanı'nın İspanya'da ‘Gazze savaşını sona erdirmek ve esirleri serbest bırakmak için bir plan görüşmek’ amacıyla bir araya geldiğini doğrulamasının ardından geldi. Bu gelişme, Tel Aviv sokaklarında binlerce kişinin Gazze Şeridi'ndeki savaşın sona ermesini talep eden gösteriler düzenlemesiyle aynı zamanda yaşandı.

Arabulucular, İsrail ile Washington'un geçtiğimiz temmuz ayı sonunda müzakerelerden çekilmesinden bu yana yeni bir tutum açıklamadı. Hamas liderlerinden Usame Hamdan ise dün arabulucuların çabalarının devam ettiğini söyledi.

Witkoff geçen hafta İsrail'i ziyaretinde, Trump yönetiminin ‘her şey ya da hiçbir şey’ şeklinde savaşı sona erdirecek kapsamlı bir anlaşma istediğini; ‘parçalı bir anlaşma’ istemediğini bildirdi. Müzakerelere katılan bir İsrailli yetkili ise birkaç gün önce Axios’a yaptığı açıklamada, ‘oyunun sonu’ planına ulaşılmasında bir sorun olmadığını, ancak bu planın Hamas tarafından kabul edilmeyeceğini ve bu nedenle anlamsız olacağını, özellikle de İsrail ile Hamas arasında savaşın sona erdirilmesi konusunda büyük bir uçurum olduğunu belirtti. Bu nedenle, bu aşamada kapsamlı bir anlaşma hakkında konuşmak muhtemelen anlamsız olacak.

Bu bekleyiş sırasında Netanyahu dün televizyonda yaptığı konuşmada, Hamas silahlarını bırakırsa Gazze savaşının yarın sona ereceğini söyledi ve Hamas'ı yenmekten başka seçenek olmadığını vurguladı.

Ukkaşe, İsrail'in önümüzdeki dönemde müzakere süreci ile askerî harekât hazırlıkları arasında paralel bir çizgi izleyeceğini öngörüyor ve Netanyahu hükümetinin Hamas'ın silahlarını bırakmayı reddetmesini Gazze Şeridi'ni yeniden işgal etmek ve harekete sorumluluk yüklemek için kullanacağını tahmin ediyor. Nazzal, Washington'un Arap dünyasının, özellikle Suudi Arabistan ve Mısır'ın öfkesine ve Arapları yatıştırma çabasına rağmen müzakerelere geri döndüğünü, ancak savaşı sona erdirmek konusunda ciddi olmadığını belirtti.



Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
TT

Kasım, Hizbullah üzerindeki kontrolünü sıkılaştırıyor

Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)
Lübnan Başbakanı Nevaf Selam, ülkenin güneyine gerçekleştirdiği tarihi ziyareti sırasında Ayta eş-Şaab beldesinde konuşma yaparken (Şarku’l Avsat)

Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, örgütün idari kurumları üzerindeki kontrolünü sıkılaştırmaya çalışıyor. Bu yüzden söz konusu kurumlara, eski Genel Sekreter Hasan Nasrallah'ın liderliği döneminde marjinalleştirilen yakın arkadaşları ve din adamı olmayan politikacıları getirdi.

Şarku’l Avsat’a konuşan kaynaklara göre yapılan en önemli değişiklikler arasında, eski bakan ve milletvekili Muhammed Fneyş’in Hizbullah’ın ‘hükümeti’ olarak kabul edilen yürütme organının başına geçmesi, milletvekili ve parlamento grubu başkanı Muhammed Raad'ın ise genel sekreter yardımcılığına atanmasının bekleniyor.

Kaynaklar, Kasım'ın, daha önce partinin yürütme organının sorumluluğunda olan ayrıntılara girmeden liderliği elinde tutan genel sekreterlik ile örgütün tüm kurumlarını birbirine bağlayarak Hizbullah’ı kontrol etmeye çalıştığına işaret etti.

Öte yandan, Başbakan Nevaf Selam, çok sayıda kişinin İsrail'in tekrarlanan saldırılarının ardından halen yeniden inşa edilmesini beklediği güney bölgesine tarihi bir ziyaret başlattı. Başbakan Selam'ın, Hizbullah tarafından kendisine karşı başlatılan ihanet kampanyasına rağmen tüm köylerde sıcak bir şekilde karşılanması dikkati çekti.


Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
TT

Mısır, bölgesel istikrar için İran ve ABD arasında Umman'da yapılan müzakerelerin önemini vurguladı

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)
Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panele katıldı (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır, Umman Sultanlığı’nın ABD ile İran arasındaki müzakerelere ev sahipliği yaparken oynadığı önemli ve yapıcı rolü takdir ettiğini ifade ederken ‘gerilimi azaltmak ve bölgesel ve uluslararası güvenlik ve istikrarı güçlendiren anlaşmaların sağlanmasını desteklemek için yorulmak bilmez çabalarını sürdüreceğini’ vurguladı.

Mısır, dün Dışişleri Bakanı Bedir Abdulati ile Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi ve Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Genel Direktörü Rafael Grossi arasında yapılan iki telefon görüşmesi sırasında güvence veren açıklamasını yaptı.

ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yapılan, nükleer konulu dolaylı görüşmeler sona erdi. İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, görüşmelerin ‘çok olumlu’ geçtiğini söyledi. İranlı bakan, iki tarafın ‘müzakerelere devam etme konusunda anlaştığını’ da sözlerine ekledi.

Öte yandan Umman Dışişleri Bakanı Busaidi dün, Mısırlı mevkidaşına Umman'da ABD ile İran arasında yürütülen müzakerelerin ilerleyişi hakkında bilgi verdi. Mısır'ın son haftalarda ilgili taraflar arasında yürüttüğü yorulmak bilmeyen çabaları ve yoğun iletişim faaliyetlerini öven bakan, bu çabaların tarafların görüşlerini yakınlaştırmaya ve müzakerelerin önünü açmaya yardımcı olduğunu belirtti. Bakan, ‘Mısır'ın bölgedeki krizleri yatıştırmaya yönelik diplomatik adımlarına’ övgüde bulundu.

Abdulati, Busaidi ile yaptığı görüşmede, Mısır'ın gerilimin azaltılması ve İran'ın nükleer meselesinde tüm tarafların endişelerini dikkate alan uzlaşmacı bir çözüme ulaşılmasına yönelik tüm çabaları desteklemeye devam edeceğini söyledi. Mısırlı bakan, bölgesel güvenlik ve istikrarı sağlamak ve bölgenin yeni bir istikrarsızlık dalgasına sürüklenmesini önlemek için bu müzakerelerde elde edilen kazanımların üzerine inşa edilmesinin önemini vurguladı.

rthy
Geçtiğimiz eylül ayında Kahire'de Grossi ile yapılan toplantı sırasında Mısır ve İran dışişleri bakanları (Mısır Dışişleri Bakanlığı)

Mısır tarafından geçtiğimiz cuma günü yapılan açıklamada, “Umman Sultanlığı'ndaki kardeşlerimizin arabuluculuğunda ABD ile İran arasında müzakerelerin yeniden başlamasına tam destek veriyoruz” denildi. Açıklamada, ‘bu soruna askeri bir çözüm bulunmadığı ve ilgili tüm tarafların çıkarlarını göz önünde bulundurarak diyalog ve müzakere yoluyla çözülmesi gerektiği’ vurgulandı.

Ayrıca Suudi Arabistan, Katar, Türkiye, Umman ve Pakistan'ın bu konuda gösterdiği yapıcı çabaları överek, ‘bu samimi çabaların, bölgede istikrar ve barış fırsatlarının artırılmasına katkıda bulunacak olumlu bir atılımla sonuçlanacağını’ umduğunu ifade etti.

Mısır Dışişleri Bakanı Abdulati, cumartesi günü Grossi ile yaptığı telefon görüşmesinde, bölgedeki gerilimi azaltmak için Mısır'ın sürdürdüğü çabalara da değindi. Mısırlı bakan, ‘bölgedeki gerilimi ve tırmanışı azaltmak ve diplomatik çözümleri teşvik etmek için bölgesel ve uluslararası çabaların sürdürülmesinin önemini’ vurguladı.

Mısır, geçtiğimiz yıl İran ile UAEA arasında arabuluculuk yaptı. Bu arabuluculuk sonucunda 9 Eylül'de Kahire'de İran Dışişleri Bakanı Arakçi ile UAEA Genel Direktörü Grossi arasında imzalanan ve ‘İran'ın nükleer tesislerine yönelik denetimlerin yeniden başlatılması da dahil olmak üzere iki taraf arasında iş birliğinin yeniden başlatılmasını’ öngören bir anlaşma ile sonuçlandı. Ancak Tahran, geçtiğimiz kasım ayında anlaşmanın askıya alındığını duyurdu.

Abdulati, cuma akşamı Slovenya'nın başkenti Lübliyana'da düzenlenen ‘Bled Stratejik Forumu’ndaki bir panelde, ‘bölgedeki gerilimin azaltılması, çatışmanın yayılmasının önlenmesi ve tartışmalı konuların çözümü için diplomatik çözümler ve diyaloga öncelik verilmesi, böylece bölgedeki güvenlik ve istikrarın korunmasına ve daha geniş çaplı çatışmalara sürüklenmesinin önlenmesine katkıda bulunulmasının önemini’ vurguladı.


DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
TT

DEAŞ mahkumları Irak'ın güvenliğini tehdit ediyor

7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)
7 Şubat 2026'da Suriye'nin kuzeydoğusundaki Haseke'nin banliyölerinde, DEAŞ tutuklularını taşıyan bir ABD konvoyu (AFP)

Güvenlik kaynakları, DEAŞ mahkumlarının Suriye'den Irak'a nakledilirken Iraklı gardiyanları tehdit ettiklerini ve hapishanelerden kaçtıktan sonra onları öldüreceklerine dair yemin ettiklerini açıkladı.

Bu durum, Irak'ın hükümetin ulusal güvenliği korumak için önleyici hamle olarak nitelendirdiği yeni bir grup tutukluyu kabul etmesiyle eş zamanlı olarak ortaya çıktı.

Güvenlik kaynakları Şarku’l Avsat'a, "tutukluların çoğunun Bağdat ve Hilla'daki hapishanelerde ve gözaltı merkezlerinde tutulduğunu" belirtti; bu iki bölge de ağır güvenlik önlemleriyle korunan gözaltı tesislerine sahip.

"Terörle Mücadele Servisi'nin nakil ve dağıtımı denetlediğini" belirten kaynak, "mahkumların ellerinin ve ayaklarının kelepçelendiğini ve yüzlerinin örtüldüğünü", "bazılarının kaçmayı başarmaları halinde gardiyanları ölümle tehdit ettiğini" açıkladı.

Kaynaklar, "mahkumlarla konuşmayı veya onlarla etkileşim kurmayı kesin olarak yasaklayan emirler olduğunu" ve "gardiyanların çoğunun mahkumların hangi milletlerden geldiğinden habersiz olduğunu" ifade etti.