Gotik, gizemli ve karanlık : Wednesday tadında 8 dizi

Wednesday'in tekinsiz havası ve sırlarla örülü hikayelerini sevdiyseniz, aynı karanlık çekiciliği taşıyan bu 8 dizi size yol arkadaşı olabilir

Kariyerine çocuk yaşta başlayan ve komedi dizisi Jane the Virgin'le şöhrete ulaşan Jenna Ortega, Wednesday Addams rolündeki performansıyla hem Altın Küre hem de Emmy'ye aday gösterildi (Netflix)
Kariyerine çocuk yaşta başlayan ve komedi dizisi Jane the Virgin'le şöhrete ulaşan Jenna Ortega, Wednesday Addams rolündeki performansıyla hem Altın Küre hem de Emmy'ye aday gösterildi (Netflix)
TT

Gotik, gizemli ve karanlık : Wednesday tadında 8 dizi

Kariyerine çocuk yaşta başlayan ve komedi dizisi Jane the Virgin'le şöhrete ulaşan Jenna Ortega, Wednesday Addams rolündeki performansıyla hem Altın Küre hem de Emmy'ye aday gösterildi (Netflix)
Kariyerine çocuk yaşta başlayan ve komedi dizisi Jane the Virgin'le şöhrete ulaşan Jenna Ortega, Wednesday Addams rolündeki performansıyla hem Altın Küre hem de Emmy'ye aday gösterildi (Netflix)

Bir cinayet dosyası, biraz kara mizah ve dozunda ürperti... İşte Wednesday'in bağımlılık yaratan formülü. Bu üçünü aynı potada eriten Wednesday, kısa sürede bir kült mertebesine erişti. Ama ikinci sezonun yeni bölümleri için beklemek, hayranlara ister istemez Nevermore'un kapısında volta atmak gibi bir sabırsızlık yaratıyor.

İşte tam da bu yüzden, Wednesday'in bıraktığı boşluğu dolduracak dizileri bir araya getirmek istedik. Cinayet sırları, doğaüstü bilmeceler, kayıp ruhlar ve biraz da gotik kahkaha... Bu yapımların hepsi Wednesday'in yarattığı o eşsiz atmosferi farklı biçimlerde hatırlatıyor.

Kimi diziler aile olmanın tuhaflığını sorguluyor, kimileri dostlukların en karanlık anlarda nasıl sınandığını gösteriyor. Bazıları fantastik güçlerle bezeli, bazıları ise sıradan hayatın içinde saklı kabusları gün yüzüne çıkarıyor. Ama hepsinin ortak noktası, izleyiciyi gölgelerle dolu bir dünyanın içine çekmesi.

Wednesday'in sivri dili, keskin zekası ve merakının peşinde koşarken hissettiğiniz o tatlı ürpertiyi bu dizilerde de bulacaksınız. Çünkü gerçek şu ki, karanlığa duyulan merak bir kez içinize düştü mü, kolay kolay sönmüyor.

Öyleyse Nevermore'un kapıları yeniden açılana dek bu hikayeler size yol arkadaşı olsun. Unutmayın, bazen en iyi kaçış yolu, daha da karanlık bir dünyanın içine adım atmaktır.

The Haunting of Hill House

Gotik havası ve karanlık aile dramıyla The Haunting of Hill House, Wednesday hayranlarının ilgisini çekecek güçlü bir alternatif. Mike Flanagan'ın Shirley Jackson romanından uyarladığı dizi, lanetli bir malikanede başlayıp yıllar sonra bile etkisini sürdüren bir hikayeyi işliyor. Crain ailesi yeni evlerinde kısa süre içinde korkunç olaylara maruz kalıyor, bu travmalar ise yetişkinliklerinde bile peşlerini bırakmıyor.

fghy
Fotoğraf:Netflix

Tıpkı Wednesday'de olduğu gibi burada da karanlık mekânlar, tekinsiz bir atmosfer ve peşine düşülen gizemler ön planda. Hill House’u farklı kılan ise doğaüstü korkuyu aile bağları ve yasla iç içe işlemesi. Her karakterin travmasıyla başa çıkma biçimi izleyiciyi bambaşka duygusal katmanlara sürüklüyor. Wednesday'in kara mizahı burada yerini daha derin bir melankoliye bırakıyor ancak gotik korkunun izleyici üzerindeki büyüsü hiç eksilmiyor.

Kısacası The Haunting of Hill House, ürpertici hayalet hikayeleriyle olduğu kadar kalbe işleyen duygusal derinliğiyle de benzersiz ve gotik bir deneyim sunuyor.

Nereden izlenir: Netflix
IMDb: 8.5

Buffy the Vampire Slayer

Buffy the Vampire Slayer, gençlik dizilerini gerilimle harmanlayan türün kapısını aralayan en önemli yapımlardan biri. Sarah Michelle Gellar'ın hayat verdiği Buffy, gündüzleri sıradan bir lise öğrencisi, geceleri ise vampirlerin ve türlü canavarların korkulu rüyası. Sunnydale Lisesi teknik olarak büyülü sayılmasa da şeytani müdürler veya tuhaf sınıf arkadaşlarıyla Nevermore'u andırıyor.

Tıpkı Wednesday gibi Buffy de karanlık kaderiyle boğuşurken, gençliğin beraberinde getirdiği kimlik arayışını ve yalnızlığı yaşıyor. Onu yalnız bırakmayan sadık arkadaşları, Wednesday'in Enid ve diğer dostlarını akla getiriyor. Dışlanmışların dayanışması dizinin kalbini oluşturuyor. İkisinde de güçlü kadın karakterin kararlılığı, zekası ve sivri dili öne çıkıyor. Buffy, televizyon anlatımında çığır açarak karanlık fanteziyi mizah ve duygusal hikayelerle harmanlayan gerçek bir kült klasik.

dfgthy
Fotoğraf:The WB

Wednesday'in gotik estetiğiyle Buffy'nin 90'ların pop kültür ruhu bambaşka görünebilir ama özünde ikisi de bir genç kızın karanlıkla baş etme hikayesi. Üstelik Buffy'nin Angel ve Spike arasında sıkıştığı aşk üçgeni, Wednesday'in duygusal çatışmalarına farklı bir yankı katıyor.

Sonuç olarak Wednesday'i seviyorsanız Buffy the Vampire Slayer'a göz atmak, türün nasıl doğduğunu ve neden hâlâ böylesine sevildiğini görmek için kaçırılmayacak bir fırsat. Çünkü bazen bir nesli şekillendiren hikayeler, yalnızca şeytanlarla değil büyümekle de ilgilidir.

Nereden izlenir: Disney+
IMDb: 8.3

The Umbrella Academy

Kaosun, tuhaflığın ve aile çatışmalarının buluştuğu adres The Umbrella Academy. Netflix'in en ilginç yapımlarından biri olan dizi, süper güçlere sahip ama yolları ayrılmış kardeşlerin, babalarının ölümüyle yeniden bir araya gelişini anlatıyor. Wednesday'de Addams ailesinin gotik mizahını görürken, burada Hargreeves kardeşlerin eksantrik ve sorunlu bağlarına tanık oluyoruz. Her iki dizide de aile kavramı hem bir güç kaynağı hem de ağır bir yük; karakterler kendilerini bulurken aynı zamanda birbirlerinden kaçamıyor.

vfgh
Fotoğraf: Netflix

The Umbrella Academy, gizem çözmekten çok kıyameti engellemeye odaklanıyor ama atmosferindeki tuhaflık Wednesday'in karanlık mizahına yakın duruyor. Netflix’in "dans sahnesi geleneği" burada da sürüyor: Wednesday'in ikonik dansı gibi Umbrella Academy de unutulmaz anlarıyla hafızalara kazınıyor. Hikaye süper kahramanlara ve bilimkurguya kayıyor olsa da dizinin kalbinde aile dramı ve absürt bir mizah var. Wednesday daha gotik, Umbrella Academy daha çizgi romanvari ama ikisinin de izleyiciye sunduğu his aynı: Sıradışı bir dünyada "normal"i arayış.

Neticede The Umbrella Academy, Wednesday hayranlarına farklı bir türün penceresinden aynı tuhaflığı ve eğlenceyi sunuyor. Çünkü ister Addams ister Hargreeves olun, sıradışı ailelerin hikayeleri her zaman ilgiyi hak ediyor.

Nereden izlenir: Netflix
IMDb: 7.8

Dead Boy Detectives

Ölü olabilirler ama merakları diri: Dead Boy Detectives işte bu fikrin üzerine kurulu bir hikaye. Edwin Payne ve Charles Rowland, ölümü kabullenmek yerine dünyada kalmayı seçmiş iki hayalet dedektif. Ölü ya da diri fark etmez, yollarına çıkan her gizemi birlikte çözmeye koyuluyorlar. Wednesday'in karanlık merakıyla benzer şekilde, onlar da tehlikeye ve bilinmeyene çekiliyor.

cdvfgth
Fotoğraf: Netflix

Neil Gaiman'ın DC Comics evreninden gelen bu karakterler, hem gotik bir atmosfer hem de eğlenceli bir kara mizah sunuyor. Wednesday'in gözü kara bağımsızlığını andırır şekilde, Edwin ve Charles da toplumun dışında kalmış iki yabancı. Fakat Nevermore'un gizemlerinden farklı olarak Dead Boy Detectives, daha çok doğaüstü suçlara ve hayalet vakalarına yöneliyor. Dizinin gotik görselliği, karanlık mizahı ve uyumsuz karakterleri Wednesday hayranlarının tanıdık bulacağı öğelerle dolu.

Sonuçta Wednesday'i seviyorsanız, Dead Boy Detectives de aynı karanlık çekiciliği farklı bir pencereden size sunacaktır. Çünkü en ilginç dedektifler, kimi zaman yaşayanlar değil ölülerdir...

Nereden izlenir: Netflix
IMDb: 7.5

The Chilling Adventures of Sabrina

The Chilling Adventures of Sabrina, tıpkı Wednesday gibi karanlık bir büyüme hikayesi anlatıyor; odağında ise toplumda "öteki" görülen bir genç kız var. Sabrina Spellman da Wednesday gibi gotik bir atmosferde kimliğini arıyor; yarı cadı, yarı ölümlü olmasıysa onu iki dünya arasında sıkışmaya zorluyor. Dizideki dışlanmışlık teması, Nevermore Akademisi'ni çağrıştıracak kadar belirgin; hatta Sabrina'nın arkadaşları, Wednesday'in çevresine rahatlıkla karışabilir. Ama Sabrina'nın yolculuğu daha fantastik ve doğaüstü bir yön taşıyor; yalnızca ergenlik sıkıntılarıyla değil, şeytana bağlılık yemini edip etmeme gibi karanlık bir seçimle de yüzleşiyor.

htyju
Fotoğraf: Netflix

Wednesday tek bir okulun sorunlarıyla uğraşırken, Sabrina hem Baxter Lisesi hem de Gizli Sanatlar Akademisi arasında mekik dokuyor. Karanlık mizah, gotik atmosfer ve güçlü bir kadın başrol ortak payda olsa da Wednesday daha çok kara komediye, Sabrina ise doğaüstü korku ögelerine yaslanıyor. Kiernan Shipka'nın etkileyici performansı, izleyiciyi görsel olarak da tatmin ediyor. Sadede gelecek olursak The Chilling Adventures of Sabrina, Wednesday sevenler için aynı gotik büyünün farklı bir tınısını sunuyor.

Nereden izlenir: Netflix
IMDb: 7.4

İyi Bir Kızın Cinayet Rehberi (A Good Girl's Guide to Murder)

İyi Bir Kızın Cinayet Rehberi, Wednesday'in hayranlarını ilk dakikadan yakalıyor. Zira dizinin başrolünde Wednesday'in sevimli kurt kızı Enid'i canlandıran Emma Myers var. Ancak iki yapımı birbirine bağlayan şey yalnızca ortak oyuncular değil; gizemli atmosferi ve dedektiflik tutkusu da onları aynı dünyada buluşturuyor. Myers bu kez Britanya'da yaşayan lise öğrencisi Pip Fitz-Amobi'yi canlandırıyor; yıllar önce işlenmiş ve üzeri kapatılmış bir cinayetin ardındaki gerçeği ne pahasına olursa olsun ortaya çıkarmaya çalışan bir genç kızı.

cdsfgth
Fotoğraf: Netflix

Wednesday gibi zeki, kararlı ve asla pes etmeyen Pip, izleyiciyi sürükleyici bir dedektif yolculuğuna çıkarıyor. 6 bölümlük kısa süresi, hikayeyi hem tempolu hem de kolayca izlenebilir kılıyor. Üstelik tıpkı bir bulmaca gibi izleyicinin de çözümün parçası olmasını sağlıyor. Wednesday'in bilmece ve gizemlere olan ilgisi düşünüldüğünde, onun da Pip'in izini sürmekten büyük keyif alacağını hayal etmek zor değil.

Kısacası İyi Bir Kızın Cinayet Rehberi, oyuncu kadrosuyla tanıdık bir sıcaklık verirken gizem çözmeyi seven Wednesday hayranları de biçilmiş kaftan.

Nereden izlenir: Netflix
IMDb: 6.8

The Midnight Club

The Midnight Club, ölümü enselerinde hisseden gençlerin hayalet hikayelerini paylaştığı bir buluşma noktası. Brightcliffe adlı gizemli bir bakımevinde kalan gençler, her gece yarısı toplanıp korku hikayeleri anlatıyor. Aslında bu, onlar için kendi sonlarıyla yüzleşmenin de bir yolu... Wednesday'in gotik havasını sevenler için bu hikayeler hem ürpertici hem de dokunaklı bir deneyim yaşatıyor. Çünkü burada sadece hayaletler değil, ölümle yüzleşen gençlerin dostluğu da izleyiciyi içine çekiyor.

sfrgt
Fotoğraf: Netflix

Dizinin atmosferi Wednesday gibi kasvetli ve gizemli. Ama The Midnight Club daha çok yaşamın anlamına ve ölümden sonra iletişim kurma fikrine yoğunlaşıyor. Gençlerin birbirine, öldükten sonra bir şekilde haber göndereceklerine dair verdikleri söz, dizinin kalbine dokunan en güçlü anlardan biri. Anlatılan hikayeler ürpertici olsa da malikanenin karanlık geçmişi asıl dehşeti yaratıyor. Kısacası The Midnight Club, izleyicisini ürkütmekle kalmayıp hüzünlü bir masal gibi içine çekiyor.

Nereden izlenir: Netflix
IMDb: 6.5

Riverdale

Riverdale, lise koridorlarının gölgesinde başlayan bir cinayet hikayesini gotik bir gizem atmosferine büründürüyor. Jason Blossom'ın ölümüyle başlayan sır perdesi, kısa sürede kasabanın her köşesine yayılan karanlık ilişkiler ağını gözler önüne seriyor. İlk sezonlarda kara film tadındaki cinayet soruşturmaları öne çıkarken, ilerleyen bölümlerde doğaüstü öğeler hikayeyi bambaşka bir boyuta taşıyor. Cinler, büyücülük ve paralel evrenler de Wednesday izleyicisinin kolayca içine çekileceği detaylardan.

dfvgthyj
Fotoğraf: Netflix

Tıpkı Nevermore Akademisi'nde olduğu gibi Riverdale Lisesi de entrikalar, sırlar ve gruplar arasındaki çatışmalarla kaynayan bir ortam. Kara mizahın, melodramın ve zaman zaman absürtlüğün iç içe geçtiği hikaye, genç karakterlerin kimlik arayışını da sahneye taşıyor. Wednesday'deki gotik kara komedi havasına karşılık Riverdale daha çok melodram ve abartılı anlatımla öne çıkıyor. Sonuç olarak, kasabanın sırlarla dolu labirentine adım atan herkes, Wednesday'in gotik büyüsünden farklı ama aynı derecede bağımlılık yaratan bir karanlıkla yüzleşiyor.

Nereden izlenir: Netflix
IMDb: 6.4

Independent Türkçe



Brad Pitt'in yeni Netflix filmi sosyal medyayı karıştırdı

62 yaşındaki Brad Pitt, kendisine En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandıran dublör Cliff Booth rolüne bu yıl izleyiciyle buluşacak filmle geri dönüyor (Sony Pictures Releasing)
62 yaşındaki Brad Pitt, kendisine En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandıran dublör Cliff Booth rolüne bu yıl izleyiciyle buluşacak filmle geri dönüyor (Sony Pictures Releasing)
TT

Brad Pitt'in yeni Netflix filmi sosyal medyayı karıştırdı

62 yaşındaki Brad Pitt, kendisine En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandıran dublör Cliff Booth rolüne bu yıl izleyiciyle buluşacak filmle geri dönüyor (Sony Pictures Releasing)
62 yaşındaki Brad Pitt, kendisine En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu Oscar'ını kazandıran dublör Cliff Booth rolüne bu yıl izleyiciyle buluşacak filmle geri dönüyor (Sony Pictures Releasing)

Netflix, Super Bowl sırasında sürpriz bir "ilk bakış" videosu yayımlayarak Brad Pitt'in dublör Cliff Booth rolüne The Adventures of Cliff Booth'ta geri döndüğünü gösterdi. Yapım, Bir Zamanlar… Hollywood'da (Once Upon a Time... in Hollywood) evreninde geçen yeni bir film.

Kısa tanıtım, retro bir müzik eşliğinde Cliff'in bir barda keyif yaptığı, bir film setinin perde arkasında dolaştığı ve toprak pistte bir yarış arabasının direksiyonunda görüldüğü sahnelerden oluşuyor. 

Video, dublörün dizini buzlayıp Elizabeth Debicki ve Yahya Abdul-Mateen II’nin canlandırdığı karakterlerle tanışmasıyla açılıyor; ikili, gösterişli "eski Hollywood" tarzı kıyafetler içinde. Tanıtım boyunca çıplaklık, sigara, orta parmak, silahlar ve küfürlü replikler kısa kısa beliriyor; görüntüler, "şakacı" bir sansür numarasıyla anlık olarak kapatılıyor.

Finalde ise Cliff'in masasının üzerine bir Oscar koyduğu bir plan var. Bu da Pitt'in, Bir Zamanlar… Hollywood'da filmindeki rolüyle kazandığı ilk oyunculuk Oscar'ına gönderme diye yorumlandı.

Pitt'in canlandırdığı "havalı ve karizmatik" dublör Cliff Booth'u ilk kez 2019'da filmde tanımıştık.

Devam filminde yönetmen koltuğunda David Fincher oturuyor. Senaryoyu Quentin Tarantino kaleme aldı ancak yönetmenliği Fincher'a bıraktı. Tarantino'nun ise hâlâ çekmek istediği 10. ve "son" film projesi üzerinde çalıştığı belirtiliyor. 

Fincher'ın Netflix'le ilişkisi Mindhunter dönemine uzanıyor. Yönetmenin platform için çektiği The Killer ve Mank de bu ortaklığın son örnekleri.

Super Bowl'u evde izleyenler ise, tanıtımda filmin adının hiç görünmemesiyle şaşkınlık yaşadı. Sosyal medyada bir kullanıcı "O Brad Pitt'li fragman da neyin nesiydi, biri açıklasın" derken, bir başkası şöyle yazdı: 

Brad Pitt'li Netflix filminin adını öğrenmemize resmen izin yok mu?

Başka bir kullanıcı ise Netflix'in filmin ismini bilinçli olarak vermediğini, insanların internette aratmasını sağlamak istediğini savundu.

Bir Zamanlar… Hollywood'da, 1969'da Charles Manson tarikatı mensuplarının Sharon Tate ve arkadaşlarını öldürdüğü geceyi "alternatif tarih" kurgusuyla yeniden yazmış; Cliff Booth'la yakın arkadaşı, Rick Dalton saldırganları durdurup öldürmüştü. 

The Adventures of Cliff Booth'un hikayesi 1970'lerde geçecek. Dalton'ı canlandıran Leonardo DiCaprio'nun bu devam filminde geri dönmesi beklenmiyor. 

Cliff Booth'a; Scott Caan, Elizabeth Debicki, Yahya Abdul-Mateen II, Carla Gugino ve Holt McCallany'nin canlandırdığı yeni karakterlerin eşlik edeceği açıklandı. Ayrıca Timothy Olyphant'ın, ilk filmdeki James Stacy rolüyle geri döneceği de doğrulandı.

Independent Türkçe, Variety, Mirror


Netflix'e sessiz sedasız eklenen Alman dizisi listeleri altüst etti

Unfamiliar'ın başrollerinde 53 yaşındaki Susanne Wolff'a (solda) Dogs of Berlin ve Dark gibi dizilerle de tanınan Felix Kramer (sağda) eşlik ediyor (Netflix)
Unfamiliar'ın başrollerinde 53 yaşındaki Susanne Wolff'a (solda) Dogs of Berlin ve Dark gibi dizilerle de tanınan Felix Kramer (sağda) eşlik ediyor (Netflix)
TT

Netflix'e sessiz sedasız eklenen Alman dizisi listeleri altüst etti

Unfamiliar'ın başrollerinde 53 yaşındaki Susanne Wolff'a (solda) Dogs of Berlin ve Dark gibi dizilerle de tanınan Felix Kramer (sağda) eşlik ediyor (Netflix)
Unfamiliar'ın başrollerinde 53 yaşındaki Susanne Wolff'a (solda) Dogs of Berlin ve Dark gibi dizilerle de tanınan Felix Kramer (sağda) eşlik ediyor (Netflix)

Netflix izleyicileri platforma yeni eklenen gerilim dizisini tek oturuşta bitiriyor.

6 bölümlük Unfamiliar, neredeyse hiç tanıtım yapılmadan Netflix kataloğuna eklendi. Ancak bu sessiz sedasız çıkışına rağmen kısa sürede izleyicinin ilgisini çekti ve platform listelerinde üst sıralara tırmandı.

Dizi, Birleşik Krallık'ta en çok izlenenler listesinde 9. sıraya yükseldi. Yayına girer girmez büyük ilgiyle karşılanan Unfamiliar, Türkiye'deyse ikinci sıraya yerleşti. Hem izleyiciler hem de eleştirmenler, bağımlılık yapan temposu nedeniyle gerilim dizisini türün meraklılarına öneriyor.

Almanya yapımı Unfamiliar, Simon ve Meret adlı iki eski casusun Berlin'in merkezinde gizli bir "güvenli ev" işletmesiyle açılıyor.

Netflix, 18 yaş altı izleyicilere uygun olmadığını belirttiği dizinin konusunu resmi özetinde şöyle anlatıyor:

İki eski casusun geçmişleri peşlerini bırakmayınca, en büyük dertleri araba kovalamacaları, silahlı çatışmalar veya yumruklaşmalar değil; birbirlerine gerçeği söylemek olur.

Bir değerlendirmede Unfamiliar'ın "kedi-fare" kovalamacası üzerine kurulu olduğu ve Netflix'in önceki casusluk hitleri The Night Agent, The Recruit ve Black Doves'u hatırlattığı belirtiliyor. Aynı yorumda dizi "görsel olarak etkileyici" bulunuyor. İzleyiciyi daha ilk bölümden yakaladığı ve aksiyon sevenler için "tek oturuşta bitirilecek" bir seçenek sunduğu vurgulanıyor.

Başka bir izleyici ise dizinin ilk bölümde merak uyandıracak kadar ipucu verip, bazı ayrıntıları karanlıkta bırakırken bunu "seyirciyle oynuyormuş" hissi yaratmadan yapmasını övdü.

Diziyi şimdiden bitirdiğini söyleyen bir izleyici de "Duramadım; gece 02.30'a kadar tüm bölümleri arka arkaya izledim" diyerek, yapımı "alışıldık Hollywood prodüksiyonlarından çok daha iyi" bulduğunu dile getirdi. 

Bir başka yorumda da aksiyon sahnelerinin sertliğine dikkat çekildi. Ana karakterin telefonda eşiyle tartışırken bir yandan da saldırganlarla boğuştuğu sekansı hatırlatan bir izleyici şöyle dedi:

Kulağa tuhaf geliyor ama sahne müthiş akıyor.

Bazı izleyiciler, başroldeki Susanne Wolff'un performansını "müthiş" diye nitelerken, dizinin klişelere düşmediğini belirtiyor. 

Çekimleri Berlin'de gerçekleşen Unfamiliar, 5 Şubat'tan bu yana Netflix'te izlenebiliyor.

Independent Türkçe, Express, Mirror


Zirve el değiştirdi: Timothée Chalamet'nin son filminden rekor

30 yaşındaki Timothée Chalamet'nin canlandırdığı Marty karakteri; masa tenisi şampiyonu, dolandırıcı, komedyen ve girişimci Marty Reisman'ın hayatından esinlenerek yaratılmış (A24)
30 yaşındaki Timothée Chalamet'nin canlandırdığı Marty karakteri; masa tenisi şampiyonu, dolandırıcı, komedyen ve girişimci Marty Reisman'ın hayatından esinlenerek yaratılmış (A24)
TT

Zirve el değiştirdi: Timothée Chalamet'nin son filminden rekor

30 yaşındaki Timothée Chalamet'nin canlandırdığı Marty karakteri; masa tenisi şampiyonu, dolandırıcı, komedyen ve girişimci Marty Reisman'ın hayatından esinlenerek yaratılmış (A24)
30 yaşındaki Timothée Chalamet'nin canlandırdığı Marty karakteri; masa tenisi şampiyonu, dolandırıcı, komedyen ve girişimci Marty Reisman'ın hayatından esinlenerek yaratılmış (A24)

Timothée Chalamet'nin başrolünü üstlendiği +18'lik spor filmi Muhteşem Marty (Marty Supreme), A24'ün dünya genelinde en yüksek hasılat yapan filmi oldu. 

Komediyle dramı buluşturan film, küresel gişede 147 milyon dolara ulaştı. Bunun 93 milyon doları ABD'den, 54 milyon dolarıysa uluslararası pazarlardan geldi. 

Bu rakamlar, daha önce A24'ün dünya çapındaki en büyük gişe başarıları arasında yer alan Oscarlı Her Şey Her Yerde Aynı Anda'nın (Everything Everywhere All at Once) 142 milyon dolarlık ve İç Savaş'ın (Civil War) 127 milyon dolarlık küresel hasılatını geride bıraktı.

Film, yılın başında 77 milyon dolarla A24'ün ABD gişesi rekorunu da kırmış ve Her Şey Her Yerde Aynı Anda'nın elindeki zirveyi devralmıştı. Yapımın dünya genelinde de liderliğe yükselmesi yalnızca birkaç hafta sürdü.

A24'e göre Muhteşem Marty'nin hasılatı daha da artacak. Zira film hâlâ bazı büyük uluslararası pazarlarda vizyona girmedi. 

Stüdyo, pazarlama giderleri hariç yalnızca prodüksiyon için 70 milyon dolar harcadı; bu, bağımsız/arthouse çizgisiyle bilinen şirketin bugüne kadar bir filme ayırdığı en yüksek yapım bütçesi. Sinema salonlarının bilet gelirinin yaklaşık yarısını aldığı hesaba katıldığında, filmin gişede uzun süre ayakta kalması stüdyo için rahatlatıcı.

Yapım, ABD ve Kanada'da Noel günü vizyona girerek uzun tatil döneminde 27 milyon dolarlık açılış yapmıştı. Başarıda Chalamet'nin payı büyük. Film, olumlu eleştiriler ve kulaktan kulağa yayılan övgü dolu yorumlar sayesinde sinemalarda izleyici çekmeyi sürdürüyor

Çin'de de vizyona girecek

Josh Safdie imzalı tempolu macerada Chalamet, masa tenisi şampiyonu Marty Mauser rolünde. Mauser, zirve hayalinin peşinde kendini sonuna kadar zorluyor. Filmde Chalamet'ye Gwyneth Paltrow, Odessa A'zion, Kevin O'Leary, Tyler Okonma, Abel Ferrara ve Fran Drescher eşlik ediyor.

Filmin uluslararası vizyon yolculuğu da sürüyor. A24, yapımın yıl içinde Çin'de vizyona gireceğini duyurdu ancak tarih henüz açıklanmadı. Chalamet, yılın başlarında yaptığı açıklamada "Çinli izleyicilerin Muhteşem Marty'yi deneyimlemesi ve filmin dünyanın dört bir yanındaki yolculuğunun bir parçası olması için sabırsızlanıyorum" ifadelerini kullanmıştı.

Muhteşem Marty aynı zamanda ödül sezonunda da güçlü bir performans sergiliyor. Chalamet, En İyi Erkek Oyuncu dalında Altın Küre ve Eleştirmenlerin Seçimi ödüllerini kazandı. Spor draması, En İyi Film dahil 9 dalda Oscar'a aday gösterildi.

Türkiye'de 1 Ocak'ta vizyona giren Muhteşem Marty halen gösterimde.

Independent Türkçe, Variety, The Playlist