‘Gazze Görev Gücü’... Filistinli gruplar arasındaki ‘anlaşmalar’ görev gücünün konuşlandırılmasını hızlandıracak mı?

ABD ve Mısır'ın, uluslararası mutabakat sağlanmasının önemine dair açıklamaları

Gazze Şeridi'ndeki yerinden edilmiş Filistinlilerin kaldığı çadırlar (AFP)
Gazze Şeridi'ndeki yerinden edilmiş Filistinlilerin kaldığı çadırlar (AFP)
TT

‘Gazze Görev Gücü’... Filistinli gruplar arasındaki ‘anlaşmalar’ görev gücünün konuşlandırılmasını hızlandıracak mı?

Gazze Şeridi'ndeki yerinden edilmiş Filistinlilerin kaldığı çadırlar (AFP)
Gazze Şeridi'ndeki yerinden edilmiş Filistinlilerin kaldığı çadırlar (AFP)

Gazze Şeridi’nde istikrarı yeniden tesis etmeyi amaçlayan uluslararası güç, önemine dair uzlaşıların artmasıyla birlikte yeni bir aşamaya giriyor. Bu durum, güçlerin katılımını öngören ateşkes anlaşmasının uygulanmasıyla eş zamanlı gerçekleşiyor. Bu süreçte Filistin tarafı, söz konusu güçlerin Gazze’nin içinde değil, sınırlarında konuşlanması şartını öne sürerken; İsrail tarafı ise Türkiye’nin bu güce katılımını ‘veto’ ediyor.

Mısır ve ABD’nin, bu gücün Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararıyla onaylanmasının önemini vurguladığı belirtilirken, Şarku’l Avsat’a konuşan uzmanlar, Filistinli gruplar arasındaki uzlaşının bu gücün konuşlandırılmasını hızlandırabileceğini ifade ediyor. Ancak bu gücün konuşlandırılması, İsrail’in muhtemel engelleriyle karşılaşarak bir süre ertelenebilir. Buna karşılık, gücün bir an önce konuşlandırılmasını destekleyen ve Arap bakışına yakın olan Amerikan tutumu bu konuda belirleyici olacaktır. Öte yandan, gelecekte görevlerini başarıyla yerine getirip getiremeyeceği konusunda farklı görüşler bulunuyor.

9 Ekim'de İsrail ve Hamas tarafından onaylanan ve ertesi gün yürürlüğe giren Trump'ın 20 maddelik planı, Gazze Şeridi'nde ‘derhal konuşlandırılacak geçici bir uluslararası istikrar gücü’ kurulmasını öngörüyor.

Bu bağlamda, Filistinli grupların Kahire'de günlerce süren görüşmelerin ardından gerçekleştirdiği toplantı, ‘Gazze Şeridi genelinde güvenlik ve istikrarın sağlanması için gerekli tüm önlemlerin alınması’ kararıyla sona erdi.

Katılımcı gruplar, ‘ateşkesi izlemek üzere oluşturulacak geçici BM gücüyle ilgili bir BM kararının çıkarılmasının önemini vurguladı ve tüm Filistinli güçlerin ve grupların ulusal bir strateji üzerinde anlaşmak için acilen bir araya gelmesi çağrısında bulundu.’

Bu, Cumhurbaşkanı Abdulfettah Sisi ve Dışişleri Bakanı Bedr Abdulati'nin son günlerde yaptıkları açıklamalarda yineledikleri, gücün BM Güvenlik Konseyi tarafından onaylanması yönündeki Mısır'ın talebiyle uyumlu. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, cuma günü İsrail'i ziyareti sırasında bu talebi yineledi. Şarku’l Avsat’ın AFP'den aktardığına göre Rubio, “Washington, bazı ülkelerin talebi üzerine bu güç için BM'den yetki isteyebilir” dedi.

xsdfr
Gazze şehrinin ez-Zeytun mahallesinde, yerinden edilmiş ailelerin sığındığı hasarlı bir caminin önünde oynayan Filistinli çocuklar (AFP)

Filistinli siyasi analist Dr. Abdulmehdi Mutava, uluslararası güçlerin şu anda iki farklı bakış açısına sahip olduğunu düşünüyor. Birincisi, Arap ve Avrupa yaklaşımı: Bu görüş, söz konusu gücün belirli görevlerle sınırlı, iç çatışmalara karışmayan bir BM gücüne dönüştürülmesini istiyor. Ayrıca, İsrail’in Gazze Şeridi’ne saldırmasını engellemeyi ve güvenliği sağlamak üzere Filistinli polis güçlerini eğitmeyi hedefliyor. İkinci görüş ise öncelikle İsrail tarafından savunuluyor; bu yaklaşım, söz konusu gücün silahsızlanma ve tünellerin ortadan kaldırılması yetkilerini içermesini, ancak uluslararası (BM) nitelikte olmamasını istiyor.

İsrail uzmanı Dr. Said Ukkaşe, Mısır'ın öncülüğündeki Filistin anlaşmalarının, özellikle de ABD'nin bu güçleri konuşlandırma isteği ile birlikte, ‘uluslararası güçlerin oluşumunu hızlandırabileceğini ve bu güçlerin yakında uluslararası alanda kabul göreceğini’ düşünüyor.

Bu hamleye gösterilen hoşgörü, Filistinlilerin çekinceleriyle karşılanıyor. El Fetih tarafından dün yapılan açıklamada, “Herhangi bir uluslararası güç, eğer var olacaksa, Gazze Şeridi’nin içinde değil, sınırda bulunmalıdır” denildi. Açıklamada ayrıca, bu gücün Filistin egemenliğine ya da resmî kurumlarının rolüne zarar vermeyecek şekilde, BM Güvenlik Konseyi’nden açık ve belirli bir yetkiyle hareket etmesi gerektiği vurgulandı.

Rubio cuma günü yaptığı açıklamada, ‘uluslararası güç’ konusuna ilişkin yeni bir engel ortaya koydu. Birçok ülkenin görev gücüne katılmaya hazır olduğunu belirtirken, ‘bu gücün, İsrail’in kabul edeceği ülkelerden oluşması gerektiğini’ vurguladı. Rubio, İsrail’in bu gücün oluşumuna dair veto hakkına sahip olacağını ve özellikle Türkiye’nin katılımına karşı çıkabileceğini de açıkladı. Bu açıklama, yaklaşık iki yıl önce başlayan Gazze savaşından bu yana iki taraf arasında süregelen derin anlaşmazlıklara işaret ediyor.

dfrgt
ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, cuma günü İsrail'in güneyindeki Sivil-Askeri Koordinasyon Merkezi'ni ziyaretinde askerlerle konuştu. (AP)

Bu engeller ve gelişmelerin ortasında Mısır, ‘Gazze anlaşmasının şartlarının tam olarak uygulanmasının önemini’ yineledi. Bu gelişme, Abdulati'nin Romanya Dışişleri Bakanı Oana Toiu ile yaptığı görüşme sırasında gerçekleşti. Mısır Dışişleri Bakanlığı'nın bugün yaptığı açıklamaya göre söz konusu görüşme, Mısır Dışişleri Bakanı'nın Belçika'nın başkenti Brüksel'de düzenlenen Mısır-Avrupa Birliği (AB) zirvesine katılımının bir parçası olarak gerçekleşti.

Ukkaşe’ye göre, genellikle faaliyet alanında BM güçlerinin bulunmasını tercih etmeyen İsrail, bu kez de söz konusu güçlerin konuşlanmasını geciktirmeye çalışabilir. Özellikle bu güçler bir BM Barış Gücü statüsü kazanacaksa böyle bir tutum sergileyebilir. Ukkaşe, Mısır’ın yürüttüğü diplomatik girişimler arasında Amerikan tutumunun bu konuda belirleyici olabileceğini ve Washington isterse bu güçlerin konuşlandırılmasının hızlanabileceğini ifade ediyor.

Filistin Yönetimi'nin bu anlaşmanın oluşumunu engelleme yetkisi olmadığını vurgulayan Ukkaşe, ancak Filistin Yönetimi'nin, gelecekte kendisine engel teşkil etmemesi için Gazze Şeridi'ne yabancı güçlerin kabul edilmesinin getireceği utançtan kaçınmak için tutumunu sürdürdüğünü belirtti. Ukkaşe, özellikle silahsızlanma konusunda henüz çözülmemiş büyük sorunlar olduğu için, bu güçlerin başarıdan çok engellerle karşılaşacağını tahmin ediyor.

Mutava, Washington'un bu engeller konusunda son sözü söyleyeceğini ve Arapların tarafına eğilip anlaşmanın şartlarına uygun olarak bu uluslararası güçleri oluşturmaya çalışacağını düşünüyor.



Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
TT

Irak'ta hükümet kurma çalışmaları durma noktasına geldi

El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)
El-Alimi, Şeya el-Zindani hükümetinin ilk toplantısına başkanlık etti, (Saba)

Irak hükümetinin kurulması çabaları durma noktasına geldi; cumhurbaşkanı seçimi ve hükümetin başına geçecek kişi konusunda siyasi güçler arasındaki anlaşmazlığın karmaşıklığı nedeniyle siyasi çıkmazın aylarca süreceği tahmin ediliyor.

“Koordinasyon Çerçevesi” güçlerinden önde gelen bir kaynak, Şarku’l Avsat'a verdiği demeçte, hükümetin kurulmasındaki gecikmenin muhtemelen bölgesel gerilimlerin sona erme biçimi ve Washington ile Tahran arasında bir çatışma olasılığıyla ilgili olduğunu belirterek, siyasi güçlerin, özellikle Şii güçlerin, hükümet kurma sürecinde Amerikan ve İran'ın rolünün etki boyutunun farkında olduklarını kaydetti.

Siyasi değerlendirmelere göre, hükümet kurma süreci beklenenden daha uzun sürebilir.


Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
TT

Birleşmiş Milletler: İsrail'in Batı Şeria ile ilgili kararı "yasa dışı" ve iki devletli çözüm şansını baltalıyor

Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)
Filistinliler, Batı Şeria'daki Nur Şems mülteci kampının girişini kapatan İsrail askerlerinin önünde gösteri yaptı (AFP)

Birleşmiş Milletler Genel Sekreteri Antonio Guterres, dün İsrail Güvenlik Kabinesi'nin işgal altındaki Batı Şeria'nın A ve B bölgelerinde bir dizi idari ve yürütme tedbirini onaylama kararına ilişkin ciddi endişelerini dile getirerek, bu kararın iki devletli çözüm olasılığını baltaladığı uyarısında bulundu.

Genel Sekreter yaptığı açıklamada, İsrail'in işgal altında bulunan Filistin topraklarındaki varlığını sürdürmesi de dahil olmak üzere bu tür eylemlerin, Uluslararası Adalet Divanı'na göre yalnızca istikrarsızlaştırıcı değil, aynı zamanda yasadışı olduğunu belirtti.

Açıklamada ayrıca, "Doğu Kudüs de dahil olmak üzere işgal altındaki Batı Şeria'daki tüm İsrail yerleşimlerinin ve bunlarla ilişkili yerleşim sistemi ve altyapısının hiçbir yasal meşruiyeti olmadığı ve ilgili Birleşmiş Milletler kararları da dahil olmak üzere uluslararası hukukun açık bir ihlalini oluşturduğu" yinelendi.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Guterres, İsrail'i bu önlemleri geri almaya çağırdı ve tüm taraflara, Güvenlik Konseyi kararları ve uluslararası hukuka uygun olarak iki devletli çözüm olan kalıcı barışın tek yolunu savunmaları çağrısında bulundu.

Şarku’l Avsat’ın İsrail haber sitesi Ynet’ten aktardığına göre İsrail hükümeti, Batı Şeria'daki arazi kayıt ve mülkiyet prosedürlerinde temel değişiklikleri onayladı ve Filistinlilere ait evlerin yıkılmasına izin verdi.

İnternet sitesi, yeni kararların İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'nın A Bölgesi'ndeki Filistinlilere ait binaları yıkmasına izin vereceğini, ayrıca Batı Şeria genelinde yerleşim faaliyetlerinin önemli ölçüde genişlemesine yol açacağını vurguladı.

Ramallah'ta Filistin başkanlığı, İsrail hükümetinin Batı Şeria ile ilgili kararlarını "tehlikeli ve Filistin varlığını hedef alan" kararlar olarak nitelendirdi.

Filistin haber ajansı, cumhurbaşkanlığının bu kararları "Filistin halkına karşı yürütülen kapsamlı savaş ve ilhak ile yerinden etme planlarının uygulanması" çerçevesinde atılan adım olarak nitelendirdiği ifade edildi.


Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
TT

Arap ve İslam dünyası "Batı Şeria'yı ilhak etme" girişimlerini reddetti

Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)
Ramallah'ın batısındaki Şukba köyünde dün İsrail tarafından yıkılan bir evin enkazı arasında oturan iki kişiyi teselli etmeye çalışan bir Filistinli (AFP)

Arap ve İslam ülkelerinin dışişleri bakanları, Batı Şeria'da yeni bir yasal ve idari gerçeklik dayatmayı ve böylece ilhakı hızlandırmayı amaçlayan son İsrail kararları ve önlemlerini kınadı. Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı tarafından yayınlanan açıklamada, Suudi Arabistan, Ürdün, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Endonezya, Pakistan, Mısır ve Türkiye dışişleri bakanları, İsrail'in işgal altındaki Filistin toprakları üzerinde egemenliğinin olmadığını teyit ederek, İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria'da yayılmacı politikalarının ve yasadışı önlemlerinin devam etmemesi konusunda uyardı.

Ürdün Kralı II. Abdullah ve Filistin Devlet Başkanı Mahmud Abbas, Amman'da yaptıkları açıklamada, "Batı Şeria'da yerleşim yerlerini güçlendirmeyi ve İsrail egemenliğini dayatmayı amaçlayan" yasadışı önlemleri reddettiklerini ve kınadıklarını yinelediler.