Suriye ordusundan Lübnan ve Irak sınırlarına asker takviye

Suriye ordusu askerleri Haseke kırsalında devriye gezerken (EPA)
Suriye ordusu askerleri Haseke kırsalında devriye gezerken (EPA)
TT

Suriye ordusundan Lübnan ve Irak sınırlarına asker takviye

Suriye ordusu askerleri Haseke kırsalında devriye gezerken (EPA)
Suriye ordusu askerleri Haseke kırsalında devriye gezerken (EPA)

Suriye ordusu tarafından bugün yapılan açıklamada, Lübnan ve Irak ile olan Suriye sınırındaki birliklere takviye yapıldığı belirtildi.

Bu gelişme ABD ile İsrail ve İran arasında dört gündür süren savaşın şiddetlenmesiyle birlikte yaşandı.

Suriye Ordusu Harekat Komutanlığı’ndan Şarku’l Avsat gazetesine yapılan yazılı açıklamada, bu takviyenin, bölgede devam eden savaşın tırmanmasıyla birlikte sınırları korumak ve kontrol etmek amacıyla yapıldığı ifade edildi.

Açıklamada, konuşlandırılan birliklerin sınır muhafız güçleri ve keşif taburlarından olduğu, sınır faaliyetlerini izlemek ve kaçakçılıkla mücadele etmek için görevlendirildikleri aktarıldı.

Reuters, dün akşam Suriye ve Lübnan’dan sekiz kaynağa dayandırdığı haberinde İsrail ile Lübnan'daki Hizbullah arasındaki çatışma da dahil olmak üzere bölgedeki çatışmaların yayılması üzerine Suriye'nin Lübnan sınırını füze birimleri ve binlerce askerle güçlendirdiğini bildirdi.

Kimliklerinin gizli kalması şartıyla konuşan kaynaklar arasında beş Suriyeli subay, bir Suriyeli güvenlik yetkilisi ve iki Lübnanlı güvenlik yetkilisi yer alıyordu.

Aralarında üst rütbeli bir subayın da olduğu Suriyeli subaylar, bu hamlenin silah ve uyuşturucu kaçakçılığını önlemek ve İran destekli Hizbullah veya diğer silahlı grupların Suriye'ye sızmasını engellemek amacıyla yapıldığını söylediler.

Subaylardan biri, 52. ve 84. tümenler de dahil olmak üzere Suriye ordusunun çeşitli tümenlerinden askeri birliklerin, Humus'un batı kırsalında ve Tartus'un güneyinde sınırdaki varlıklarını güçlendirdiğini söyledi.

Subay, takviye kuvvetlerin piyade birlikleri, zırhlı araçlar ve kısa menzilli Grad ve Katyuşa roketatarlarıyla donatıldığını açıkladı.

Suriyeli subaylar, Suriye'nin takviye güçlerinin şubat ayında başladığını, ancak son günlerde hızlandığını aktardı.

Suriyeli güvenlik yetkilisi, Şam'ın komşu ülkelere karşı askeri harekat planı olmadığını belirtirken, “Ancak Suriye, kendisine veya müttefiklerine yönelik her türlü güvenlik tehdidiyle başa çıkmaya hazırdır” diye ekledi.

Fakat bu gelişme, bazı Avrupalı ve Lübnanlı yetkililer arasında bir işgal olasılığı konusunda endişe yarattı.

Suriye ordusu yetkilileri, bu tür planların olduğu iddialarını şiddetle yalanladı.

Aynı yetkililer, Suriye'nin Lübnan'da önemli bir nüfuza sahip olması ve Hizbullah'ın 14 yıllık iç savaş sırasında eski Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esed'in hükümetine destek vermesi nedeniyle on yıllardır süren gerginliğin ardından Suriye'nin Lübnan ile dengeli ilişkiler kurmaya çalıştığını vurguladılar.

Suriye ordusu, 1990 yılında sona eren Lübnan iç savaşı dönemi de dahil olmak üzere 1976-2005 yılları arasında Lübnan'da konuşlanmıştı.

Hizbullah, 2024 yılında İsrail ile ateşkesin sağlanmasından ve aylar süren savaşın sona ermesinden bir yıl sonra pazartesi günü İsrail'e yönelik saldırılarına yeniden başladı. O günden bu yana İsrail de Lübnan'a neredeyse her gün hava saldırıları düzenliyor.

İsrail, bu hafta Lübnan'ın güneyindeki çoğu bölgenin tahliye edilmesini emretti ve on binlerce kişi yerinden edildi. İsrail'in Lübnan'ın güneyi ve Beyrut'un güneyine düzenlediği hava saldırılarında onlarca kişi öldü.

Lübnanlı üst düzey bir güvenlik yetkilisi, Suriye makamlarının Beyrut'a, Hizbullah'ın Suriye'ye karşı başlatabileceği herhangi bir eylem veya saldırıya karşı savunma önlemi olarak Lübnan'ın doğu sınırını oluşturan dağlar boyunca roketatarlar konuşlandırıldığının bildirdiğini söyledi.



Putin ve Şi iki ülke arasında kapsamlı ortaklığın güçlendirilmesinin çerçevesini çiziyor

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Rusya Devlet Başkanı Putin'i Pekin'e gelişinde karşılarken (AP)
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Rusya Devlet Başkanı Putin'i Pekin'e gelişinde karşılarken (AP)
TT

Putin ve Şi iki ülke arasında kapsamlı ortaklığın güçlendirilmesinin çerçevesini çiziyor

Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Rusya Devlet Başkanı Putin'i Pekin'e gelişinde karşılarken (AP)
Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Rusya Devlet Başkanı Putin'i Pekin'e gelişinde karşılarken (AP)

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in dün başlayıp iki gün sürecek resmi Çin ziyareti, iki ülke arasındaki ortaklığın güçlendirilmesinin ana hatlarını ortaya koydu.

Kremlin'in dış politikasının mimarı olarak bilinen Rusya Devlet Başkanı’nın Dış Politika Danışmanı Yuri Uşakov, Putin ile Çin Devlet Başkanı Şi Cinping'in bugünkü zirvede kapsamlı stratejik ortaklığı genişletmeye ve bölgesel ve uluslararası dosyalarda politikaların koordinasyonu için yeni ve kalıcı mekanizmalar oluşturmaya yöneldiklerini vurguladı.

Rusya-Çin zirvesi, İran savaşı ve Pekin'in enerji ithalatının üçte birinin geçtiği Hürmüz Boğazı'nın kapanmasının yarattığı baskılar nedeniyle acil çözüme ihtiyaç duyan jeo-ekonomik boyutlar kazandı.

Öte yandan görüşmelerin gündemini yılda 50 milyar metreküp doğalgaz taşıması beklenen Sibirya'nın Gücü 2 Boru Hattı projesinin kesinleştirilmesi belirliyor. Bu proje, Moskova'nın yitirdiği Avrupa ihracatını telafi etmeyi hedefliyor. Bunun yanı sıra dolara bağımlılığı azaltmak ve Batı yaptırımlarını aşmak amacıyla iki yerel para birimi olan ruble ve yuan cinsinden ticaretin genişletilmesi de masada.

İki liderin huzurunda Rusya ile Çin arasındaki ortaklığı pekiştirmek ve Batı'nın finans sistemine bağımlılığı azaltan çok kutuplu bir ekonomik düzeni yerleştirmek amacıyla 40 ortak belgenin imzalanması bekleniyor.


Trump: İran anlaşma için yalvarıyor, önümüzdeki günlerde saldırmak zorunda kalabiliriz

Trump: İran anlaşma için yalvarıyor, önümüzdeki günlerde saldırmak zorunda kalabiliriz
TT

Trump: İran anlaşma için yalvarıyor, önümüzdeki günlerde saldırmak zorunda kalabiliriz

Trump: İran anlaşma için yalvarıyor, önümüzdeki günlerde saldırmak zorunda kalabiliriz

ABD Başkanı Donald Trump, salı günü yaptığı açıklamada, ABD’nin İran’a yeniden saldırmak zorunda kalabileceğini ve böyle bir saldırı kararı almaya çok yaklaştığını söyledi.

Trump, Beyaz Saray’da gazetecilere yaptığı açıklamada, Tahran’ın sunduğu yeni barış önerisinin ardından saldırıları yeniden başlatma planını askıya aldığını duyurmasından bir gün sonra konuştu. “Bugün saldırı kararı almaya sadece bir saat uzaklıktaydım” diyen Trump, İran liderlerinin anlaşmaya varabilmek için “yalvardığını” öne sürdü. Ancak anlaşmaya ulaşılamaması halinde ABD’nin önümüzdeki günlerde yeni bir saldırı düzenleyeceğini ifade etti.

ABD Başkanı, iç politikada Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını sağlayacak bir anlaşmaya varması yönünde yoğun baskı altında bulunuyor. Benzin fiyatlarının yüksek seyretmeye devam ettiği belirtilirken, kasım ayında yapılacak Kongre seçimleri yaklaşırken Trump’ın kamuoyu yoklamalarındaki destek oranlarının da ciddi şekilde gerilediği kaydedildi.

ABD Başkan Yardımcısı J. D. Vance ise Beyaz Saray’daki basın toplantısında, İran yönetimi içindeki görüş ayrılıklarının müzakereleri zorlaştırdığını kabul etti. Vance, “Ekibin müzakere pozisyonu bazen tam olarak net olmuyor” ifadelerini kullanarak, ABD’nin kendi kırmızı çizgilerini netleştirmeye çalıştığını söyledi.

Öte yandan İran Parlamentosu Ulusal Güvenlik Komisyonu Başkanı Ebrahim Azizi, X platformundaki paylaşımında saldırının ertelenmesinin, Trump’ın İran’a yönelik herhangi bir adımın “kesin bir askeri karşılıkla” yanıtlanacağını anlamasının sonucu olduğunu belirtti.

 


Şi ve Putin Pekin'de görüşmelere başladı

Şi ve Putin Pekin'de görüşmelere başladı
TT

Şi ve Putin Pekin'de görüşmelere başladı

Şi ve Putin Pekin'de görüşmelere başladı

Rus medyasında yer alan görüntülere göre, Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, bugün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'i Pekin'deki Büyük Halk Salonu önünde karşıladı ve iki lider arasında zirve görüşmeleri başladı. Bu kritik görüşme, ABD Başkanı Donald Trump'ın Çin'in başkentine gerçekleştirdiği ziyaretten bir haftadan kısa bir süre sonra gerçekleşti.

Rusya Devlet Başkanı, Rusya ve Çin arasındaki iş birliğinin "güçlü ve olumlu" ivmesinden övgüyle bahsetti. Rus medyasının yayınladığı video kaydına göre Putin, "Olumsuz dış faktörlere rağmen, ortaklığımız ve ekonomik iş birliğimiz güçlü ve olumlu bir dinamik sergiliyor" ifadelerini kullandı.

Çin Devlet Başkanı Şi Cinping ise Çin ile Rusya arasındaki "sarsılmaz ilişkiyi" överek karşılık verdi. Çin resmi haber ajansı Şinhua'nın aktardığına göre Şi, "Karşılıklı siyasi güvenimizi ve stratejik koordinasyonumuzu, karşılaştığımız sınamalara ve zorluklara rağmen sarsılmaz kalan güçlü bir temel üzerinde sürekli olarak derinleştirmeyi başardık" ifadelerini kullandı.

Görüntülerde, Şi Cinping'in Büyük Halk Salonu önünde Putin ile el sıkışmasının ardından askeri bandonun iki ülkenin milli marşlarını çaldığı görüldü. Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre iki liderin yapacağı görüşmelerde; Trump'ın Çin ziyaretinin yanı sıra Ortadoğu'daki savaş, enerji arzı ve uluslararası sistemin karşı karşıya olduğu zorluklar gibi ortak çıkar konularına odaklanması bekleniyor.