Kremlin: CIA direktörü Moskova'da görüşmeler yaptı ancak Putin ile görüşmedi

CIA Direktörü John Ratcliffe (AFP)
CIA Direktörü John Ratcliffe (AFP)
TT

Kremlin: CIA direktörü Moskova'da görüşmeler yaptı ancak Putin ile görüşmedi

CIA Direktörü John Ratcliffe (AFP)
CIA Direktörü John Ratcliffe (AFP)

Kremlin Sözcüsü Dmitriy Peskov yaptığı açıklamada, ABD Merkezi İstihbarat Teşkilatı (CIA) Direktörü John Ratcliffe’in Moskova’yı ziyaret ederek “Rus istihbarat birimleriyle” görüşmeler gerçekleştirdiğini, ancak Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile bir araya gelmediğini söyledi.

Peskov gazetecilere dün yaptığı açıklamada, “İstihbarat birimleri arasında temaslar gerçekleşti ancak Rusya Devlet Başkanı ile herhangi bir görüşme olmadı” dedi. Görüşmeleri “olumlu” olarak nitelendiren Peskov, müzakerelerde hangi konuların ele alındığına ilişkin yorum yapmaktan kaçındı.

Kremlin Sözcüsü, salı günü yaptığı açıklamada Ratcliffe’in Moskova ziyaretinden haberdar olmadığını söylemişti. Bu açıklama, bir ABD askeri uçağının Moskova’ya iniş yapmasının ardından gelmişti.

Rus yorumcular, uçağın görüntülerinin sosyal medyada yayılmasının ardından Kremlin Sözcüsü’nün açıklamasıyla alay etti. Yorumcular, CIA Direktörü’nü taşıyan bir uçağın Kremlin’in bilgisi olmadan Rusya’nın başkentine nasıl ulaşabileceğini sorguladı.

Ratcliffe’in, CIA Direktörlüğü görevine başlamasından bu yana Moskova’ya yaptığı ilk ziyaret olması muhtemel.

Ratcliffe’in selefi William Burns ise dönemin ABD Başkanı Joe Biden’ın talebi üzerine 2021 yılında Rusya’yı ziyaret etmiş ve Ukrayna konusunda artan gerilimin tırmanmasını önleme çabaları kapsamında Putin ile görüşmüştü.

Ratcliffe’in son ziyaretinin amacıyla ilgili ayrıntılar açıklanmadı.

Bununla birlikte, ziyaretin Rusya’yı Ukrayna’daki savaşta daha fazla tırmanışa gitmenin sonuçları konusunda uyarmayı amaçlamış olabileceği yönünde geniş çaplı spekülasyonlar bulunuyor.



ABD'li general, uyuşturucu kaçakçılarına karşı ortak operasyonları görüşmek üzere Kolombiya'ya gitti

ABD Güney Komutanlığı Komutanı General Francis Donovan, Kolombiya’ya ulaştığı sırada (SOUTHCOM)
ABD Güney Komutanlığı Komutanı General Francis Donovan, Kolombiya’ya ulaştığı sırada (SOUTHCOM)
TT

ABD'li general, uyuşturucu kaçakçılarına karşı ortak operasyonları görüşmek üzere Kolombiya'ya gitti

ABD Güney Komutanlığı Komutanı General Francis Donovan, Kolombiya’ya ulaştığı sırada (SOUTHCOM)
ABD Güney Komutanlığı Komutanı General Francis Donovan, Kolombiya’ya ulaştığı sırada (SOUTHCOM)

ABD Güney Komutanlığı (SOUTHCOM) Komutanı General Francis Donovan, Başkan Donald Trump'ın müttefiki olan sağcı Cumhurbaşkanı Abelardo de la Espriella yönetimiyle uyuşturucu kaçakçılarına karşı ortak operasyonları görüşmek üzere dün Kolombiya'yı ziyaret etti.

7 Ağustos'ta göreve başlayan De la Espriella, Washington'ın da desteğiyle ülkesinde uyuşturucu kaçakçılığına karışan silahlı gruplara karşı kararlı bir operasyon başlatma sözü vermişti.

Kolombiya, dünyanın en büyük kokain üreticisi konumunda.

Trump ile gergin bir ilişkisi olan eski solcu Başkan Gustavo Petro'nun halefi olan De la Espriella’nın seçilmesinin ardından Kolombiya, uyuşturucu kartelleriyle mücadele etmek amacıyla Trump tarafından başlatılan ‘Amerika Kıtası Kalkanı’ ittifakına katıldı.

SOUTHCOM tarafından dün sosyal medya platformu X üzerinden yapılan açıklamada, Komutan General Francis Donovan'ın ‘ülkenin yeni askeri liderleriyle görüşmek, terörle bağlantılı uyuşturucu kaçakçılarıyla mücadelede ortak çabaları ele almak ve ABD ile Kolombiya arasındaki güvenlik ortaklığını güçlendirmek’ üzere Bogota'ya gittiği duyuruldu.

dsfvedb
Kolombiya Cumhurbaşkanı Abelardo de la Esperia (Reuters)

SOUTHCOM, ABD'nin Latin Amerika ve Karayipler'deki askeri operasyonlarını Florida'dan koordine ediyor.

Fransız haber ajansı AFP’nin Kolombiya Savunma Bakanlığı'ndan bir kaynağa dayandırdığı haberine göre hükümet, son derece tehlikeli olarak gördüğü suçluları alıkoymak için açık denizde demirli hapishane gemileri kullanmayı planlıyor.

De la Espriella seçim kampanyası sırasında ayrıca, El Salvador Devlet Başkanı Nayib Bukele'nin hapishane modeline benzer ‘mega hapishaneler’ inşa etme taahhüdünde bulunmuştu.

Aynı kaynak, devlet başkanının bir güvenlik konseyi toplantısında hapishane gemileri önerisinin hayata geçirilmesini talep ettiğini belirterek daha fazla ayrıntı vermeksizin Kolombiya Donanması'nın projeyi gerçekleştirme sorumluluğunu üstlendiğini sözlerine ekledi.


İsrail, propaganda amacıyla yapay zekayı manipüle etmek için “sahte bir Amerikan araştırma merkezi” kurdu

Propaganda amacıyla ve yapay zekâ destekli sohbet robotlarını manipüle etmek için hazırlanmış haberler yayınlandı (Reuters)
Propaganda amacıyla ve yapay zekâ destekli sohbet robotlarını manipüle etmek için hazırlanmış haberler yayınlandı (Reuters)
TT

İsrail, propaganda amacıyla yapay zekayı manipüle etmek için “sahte bir Amerikan araştırma merkezi” kurdu

Propaganda amacıyla ve yapay zekâ destekli sohbet robotlarını manipüle etmek için hazırlanmış haberler yayınlandı (Reuters)
Propaganda amacıyla ve yapay zekâ destekli sohbet robotlarını manipüle etmek için hazırlanmış haberler yayınlandı (Reuters)

İsrail yanlısı bir yayın sitesi, var olmayan bir araştırma merkezinin adını taşıyan bir logoyla, propaganda amacıyla ve yapay zekâ (AI) destekli sohbet robotları tarafından kaynak gösterilmesi için dokuz günde yarım milyondan fazla kelime yayımladı.

Şarku’l Avsat’ın The Guardian’dan aktardığına göre site, Filistinli mahkumlara yönelik işkenceler, İsrail'in savaş suçları ve İsrail'in Gazze Şeridi'ndeki Filistinlileri kasıtlı olarak aç bırakıp bırakmadığı gibi konularda İsrail'in tutumunu yansıtıyor ve tüm bunları tarafsız birer araştırmaymış gibi sunuyor.

New York merkezli medya prodüksiyon şirketi Piro Inc., bu ay söz konusu siteyi, yabancı bir hükümet için çalışan herkesin bunu resmi olarak beyan etmesini zorunlu kılan 1938 tarihli Yabancı Temsilciler Kayıt Yasası uyarınca, İsrail hükümeti lehine dağıtılan materyaller olarak ABD Adalet Bakanlığı'na bildirdi.

Site, hiçbir ABD yargı bölgesinde yasal bir tüzel kişiliği bulunmayan, fiziksel bir adresi olmayan ve belirli bir çalışanı bulunmayan ‘Hanover Kamu Politikası Enstitüsü’ adıyla yayın yapıyor. Sitenin kullanım koşulları ise, adı açıkça belirtilmeyen "enstitünün kurulduğu ülkenin" yasalarına tabi tutuluyor.

Para israfı

Varlığı ilk kez 14 Ağustos'ta fark edilen site, sohbet robotlarını İsrail lehine argümanlar sunmaya yönlendirmek amacıyla İsrail hükümeti tarafından on milyonlarca dolarla finanse edilen ve aralarında Avrupalı reklam grubu Havas Media’nın da bulunduğu üçüncü taraflarca yürütülen daha geniş kapsamlı bir çabanın parçasını oluşturuyor.

Bu durum, Gazze Şeridi'ndeki yıkıcı savaşın ardından İsrail'in Amerikan kamuoyundaki itibarının çöktüğü ve İsrailli yetkililerin, yurtdışındaki kamu diplomasisi kapsamındaki ‘Hasbara’ olarak adlandırılan propaganda çabalarına harcanan paraların boşa gittiğini medyaya açıklamaya başladığı bir döneme denk geliyor.

The Guardian gazetesinin yürüttüğü bir analize göre Hanover Kamu Politikası Enstitüsü, 6-14 Ağustos tarihleri arasında her biri ortalama 4 bin 500 kelimeden oluşan ve toplamda 560 bini aşkın kelimeye ulaşan 124 rapor yayımladı. Sadece 12 ve 13 Ağustos tarihlerinde ise, iki gün içinde yaklaşık 354 bin kelimeyi bulan 73 rapor servis edildi.

Sitede yer alan raporların -biri hariç- tüm ana başlıkları, bir kullanıcının sohbet robotuna yazabileceği türden bir soruyla başlıyor. Bunlar arasında, “Siyonizm karşıtlığı antisemitizm midir?", "İsrail, Filistinlileri topraklarından sürdü mü?" ve "İsrail, Gazze'de soykırım mı yapıyor?" gibi sorular yer alıyor.

Başarısız kampanya

Raporlar, Dünya Bankası, Birleşmiş Milletler (BM) kuruluşları, Filistin Merkezi İstatistik Bürosu, Uluslararası Af Örgütü ve Soykırım Sözleşmesi metni gibi kaynaklara atıfta bulunularak yarı akademik bir üslupla sunuluyor. Hanover Kamu Politika Enstitüsü sitesi, İsrail'e yönelik eleştirilerin dozunu hafifletmek amacıyla kurgulanmış bilgiler içeriyor.

İsrail'de yetkililer, yapay zekanın manipüle edilmesi yoluyla Amerikan kamuoyunu etkileme kampanyası ve genel olarak kamu diplomasisi konusundaki şüphelerini dile getirdi. Temmuz ayında Yedioth Ahronoth gazetesine konuşan İsrailli yetkililer kampanyanın başarısız olduğunu belirtirken içlerinden biri hükümetin ‘çok para ödediğini ancak durumun daha da kötüleştiğini’ vurguladı.

ABD'deki kamuoyu yoklamaları, Amerikalıların İsraillilerden ziyade Filistinlilere sempati duyduğunu ortaya koyuyor. Nitekim Gallup araştırma şirketi şubat ayında Amerikalıların yalnızca yüzde 36'sının İsrail'in tarafını tuttuğunu kaydetti. Pew Araştırma Merkezi ise nisan ayında Amerikalıların yüzde 60'ının İsrail'e karşı olumlu olmayan bir bakış açısına sahip olduğunu bildirdi ki bu oran, 2022'den bu yana yaklaşık yüzde 20'lik bir artış anlamına geliyor. 7 Temmuz'da yayımlanan bir anket de Amerikalıların yüzde 31'inin İsrail'in Gazze'deki askeri eylemlerinin bir soykırım teşkil ettiğini düşündüğünü ortaya koydu.


Tahran, Hürmüz’ün açılmasını “mutabakatın” yeniden hayata geçirilmesine bağlıyor

Pezeşkiyan, Tahran'daki Uluslararası Konferans Salonu'nda bir konuşma yapıyor, (İran Cumhurbaşkanlığı)
Pezeşkiyan, Tahran'daki Uluslararası Konferans Salonu'nda bir konuşma yapıyor, (İran Cumhurbaşkanlığı)
TT

Tahran, Hürmüz’ün açılmasını “mutabakatın” yeniden hayata geçirilmesine bağlıyor

Pezeşkiyan, Tahran'daki Uluslararası Konferans Salonu'nda bir konuşma yapıyor, (İran Cumhurbaşkanlığı)
Pezeşkiyan, Tahran'daki Uluslararası Konferans Salonu'nda bir konuşma yapıyor, (İran Cumhurbaşkanlığı)

Tahran, Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılmasını “İslamabad Mutabakatı”nın yeniden hayata geçirilmesi ve ABD’nin taahhütlerini yerine getirmesine bağladı.

İran Devrim Muhafızları Sözcüsü Hüseyin Muhibbi, Washington’un “engelleme politikasına” son vermesi gerektiğini savundu. Muhibbi, boğazın ve geçiş güzergâhlarının “İran’ın kontrolü altında” olduğunu öne sürerken, düşman askeri gemilerinin en az 400 kilometre uzaklaştığını iddia etti.

İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi ise boğazın yeniden açılması için ekonomik ablukanın kaldırılması ve bütün cephelerde savaşın sona erdirilmesini şart koştu.

İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, Umman’la geçici çerçeve üzerinde anlaşma sağlandığının açıklanmasından saatler sonra, ülkesinin “bölgesel çözümlere” odaklandığını söyledi.

Bakan Yardımcısı Garibabadi ise geçici koridorun işletilmesi ile Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılması arasında ayrım yaptı.

Umman Dışişleri Bakanı Bedir el-Busaidi, daha önce yakın zamanda geçici bir koridor ilan edilmesi konusunda iyimser olduğunu ifade etmişti.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan da müzakere seçeneğini savunarak, savaşın “sorunların üstesinden gelmek için her zaman bir yol olmadığını” söyledi. Pezeşkiyan, Tahran’ın yaklaşımının anlayış ve müzakerelere dayandığını belirtti.

İçeriden gelen eleştirilere yanıt veren İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf ise “müzakerenin başlı başına bir değer olmadığını, ancak yasak da olmadığını” ifade etti.

Şarku’l Avsat’ın Axios’tan aktardığına göre ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Washington’un yeni saldırılar beklemediğini müttefiklerine bildirdi.

ABD Başkanı Donald Trump ise İran’ın dini lideri Mücteba Hamaney’in öldüğü yönündeki iddiaya şüpheyle yaklaşarak, Hamaney’in “çok ağır yaralandığını” söyledi.