Oteller, Mekke’deki gayrimenkul yatırım haritasını yeniden şekillendiriyor

Uzmanlar Şarku’l Avsat’a konuştu: Umre yapanların sayısındaki artış, artan arza rağmen talebin devamlılığını destekliyor

Kâbe ve Mekke’nin bir bölümünü gösteren hava fotoğrafı (SPA)
Kâbe ve Mekke’nin bir bölümünü gösteren hava fotoğrafı (SPA)
TT

Oteller, Mekke’deki gayrimenkul yatırım haritasını yeniden şekillendiriyor

Kâbe ve Mekke’nin bir bölümünü gösteren hava fotoğrafı (SPA)
Kâbe ve Mekke’nin bir bölümünü gösteren hava fotoğrafı (SPA)

Mekke’deki gayrimenkul piyasası, hac ve umre ziyaretçilerinin sayısının artması ve kentin kapasitesinin genişlemesiyle birlikte otel varlıklarına yönelik yatırımlara doğru artan bir dönüşüme sahne oluyor. Bu durum, otellerin birden fazla gayrimenkul geliştiricisi için ana faaliyet geliri kaynağı olarak varlığını güçlendiriyor.

Söz konusu gelişme; özellikle hac ve umre sezonlarında doluluk oranları ile ortalama oda fiyatlarında yaşanan artışın etkisiyle, otel gelirlerindeki iyileşmenin gayrimenkul şirketlerinin finansal sonuçlarına daha net bir şekilde yansıdığı bir dönemde gerçekleşiyor.

Sürekli talep, konaklama sektöründeki patlamayı destekliyor

Bu kapsamda Finans ve Ekonomi Danışmanı Dr. Hüseyin el-Attas, Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, Mekke’deki konaklama sektörünün ‘tarihinin en güçlü dönemlerinden birini’ yaşadığını belirtti. El-Attas, sektörde gözlenen büyümenin; umre ziyaretçisi ve turist sayısındaki sürekli artış, hac kapasitesinin kademeli olarak genişletilmesi ve Vizyon 2030 kapsamındaki projeler başta olmak üzere yapısal faktörlere dayandığına dikkat çekti.

Mescid-i Haram’ın genişletilmesi, ulaşım ve yol ağları ile tren hatlarının geliştirilmesi ve ziyaretçi deneyiminin iyileştirilmesinin konaklama sisteminin verimliliğini artırdığını ekleyen el-Attas, bu durumun doluluk oranlarına ve ortalama oda fiyatlarına yansıdığını ifade etti. Mekke’deki otellere olan talebin, umre programlarının gelişmesiyle birlikte yıl geneline yayılarak daha sürdürülebilir hale geldiğini ve artık yalnızca yoğun sezonlarla sınırlı kalmadığını belirtti.

Bu dönüşüm, Mekke’de faaliyet gösteren gayrimenkul şirketlerinin iş modellerinde otelcilik faaliyetlerinin artan önemini yansıtırken, geliştiricilerin ilgisinin bir kısmının arsa ve konut satışından, uzun vadede elde tutulabilecek ve işletilebilecek gelir getirici varlıkların geliştirilmesine kaydığını gösteriyor.

Oteller, kârlılığın itici gücü haline geliyor

Jabal Omar Development şirketinin performansı, Mekke’deki gayrimenkul geliştiricilerinin finansal sonuçlarında otelcilik faaliyetlerinin artan önemine bir örnek teşkil ediyor. Şirket, 2026 yılının ikinci çeyreğinde yeniden kâra geçerek, geçen yılın aynı çeyreğinde kaydettiği 42,1 milyon riyallik zarara kıyasla hissedarlara ait 158,1 milyon riyal net kâr açıkladı. Bu dönemde şirketin gelirleri ise yüzde 42,5 artışla 715,1 milyon riyale yükseldi.

Şirket, Suudi Arabistan Menkul Kıymetler Borsası’nın (Tadawul) resmî sitesinde yayımladığı açıklamada, gelirlerdeki artışın temel nedenini, özellikle hac sezonunda otel performansının iyileşmeye devam etmesine ve bu yılın başında hizmete giren Rotana Oteli’ne bağladı.

cdfrgthy
 Kâbe’nin yanındaki Jabal Omar Otel Kuleleri’nin bir fotoğrafı (Jabal Omar Development)

Dr. el-Attas, daha önce ağırlıklı olarak arsa satışına veya geleneksel gayrimenkul projelerinin geliştirilmesine dayanan Mekke’deki birden fazla gayrimenkul şirketinin kârlılığında, otelcilik faaliyetlerinin artık temel itici güç haline geldiğini belirtiyor.

Yüksek doluluk oranlarının ve ortalama oda fiyatlarındaki iyileşmenin otellerin faaliyet gelirlerini desteklediğini açıklayan el-Attas, bu tür tekrarlayan gelirlerin yapısı gereği şirketlere varlık satışından elde edilen getirilere kıyasla daha istikrarlı bir nakit akışı sağladığını vurguluyor.

Menassat Realty CEO’su Halid el-Mubeyyid ise Şarku’l Avsat’a yaptığı özel açıklamada, Mekke’nin konaklama sektöründe sürdürülebilir bir talep gibi olağanüstü bir avantaja sahip olduğunu dile getirdi. El-Mubeyyid; hac ve umre ziyaretçilerinin akınının sürmesinin ve Vizyon 2030 hedeflerinin, özellikle Mescid-i Haram’a yakın konumlarda ve ulaşım ile hizmetlerle bağlantılı projelerde otel yatırımlarına diğer gayrimenkul varlıklarına kıyasla daha fazla cazibe kazandırdığını açıkladı.

Geliştiricilerin eğilimlerinin gayrimenkul birimi satışına odaklanmaktan, oteller ve rezidanslar gibi gelir getiren varlıkların geliştirilmesine ve uluslararası otel markalarından yararlanmaya doğru kaydığına dikkat çeken el-Mubeyyid; projenin değerinin artık sadece geliştirme maliyetiyle değil, işletme performansıyla da ilişkilendirilmesiyle birlikte geliştiricilerin ilgisinin yalnızca inşaatla sınırlı kalmayıp işletme kalitesi ve varlık yönetimine kadar uzandığını ifade etti.

Arz artışı, piyasanın büyümeyi karşılama kapasitesini sınıyor

Mekke’de otel yatırımlarının genişlemesi, oda arzındaki artışla eş zamanlı olarak gerçekleşiyor. Bu durum, özellikle yeni projelerin girişine sahne olan segmentlerde işletmeciler arasındaki rekabeti kızıştırabilir.

Dr. el-Attas, yeni arzların aynı otel kategorisinde yoğunlaşması halinde bu artışın kısa vadede bazı segmentlerde fiyatlar üzerinde sınırlı bir baskı oluşturabileceğini belirtti. Ancak el-Attas, umre ziyaretçisi ve turist sayısını artırmaya yönelik hükümet hedefleri ve Mekke’nin yıl boyunca artan sayıda ziyaretçi ağırlayan bir destinasyona dönüşmesi sayesinde, talebin orta ve uzun vadede bu genişlemenin büyük bir kısmını absorbe edebileceğini öngörüyor.

El-Attas’a göre belirleyici tek faktör arz miktarı olmayacak; otel ürününün kalitesi, konumu, hizmet seviyesi ve gelir yönetimindeki verimlilik de otellerin yüksek doluluk oranlarını ve getirilerini koruma yeteneğinde kilit rol oynayacak.

El-Mubeyyid ise kızışan rekabet ortamında oda sayısındaki artışın projelerin kârlılığını garanti etmeye yetmeyeceğine işaret ederek, pazara yeni projelerin girmesiyle birlikte otellerin oda başına geliri azami seviyeye çıkarma ve operasyonel verimlilik sağlama kabiliyetinin daha da önem kazanacağını vurguladı.

Operasyonel verimlilik, kâr marjlarını korumanın anahtarı

Öte yandan Mekke’deki konaklama sektörü, önümüzdeki dönemde yatırımcıların kâr marjlarını sınayabilecek bir dizi zorlukla karşı karşıya bulunuyor. Arsa, inşaat ve işletme maliyetlerinin yanı sıra işçilik, enerji, bakım ve finansman maliyetlerindeki artış ile otel tesislerini verimli bir şekilde yönetecek nitelikli personele duyulan ihtiyaç bu zorlukların başında geliyor.

Bu çerçevede Dr. el-Attas; artan işletme maliyetleri ve yüksek seviyelerini koruyan faiz oranlarının şirketler üzerinde baskı oluşturabileceğini, artan rekabetin ise kâr marjlarını korumak adına işletmecileri operasyonel verimliliğe ve konuk deneyimini iyileştirmeye daha fazla odaklanmaya zorlayacağını ifade etti.

Yoğun sezonların dışında da yüksek doluluk oranlarını korumak sektörün önündeki bir diğer zorluk olarak öne çıkarken; bu durum, umre programlarındaki artış ve Vizyon 2030 hedefleri doğrultusunda hedef pazarların çeşitlendirilmesini ve yeni ziyaretçi segmentlerinin çekilmesini gerektiriyor.

Gelecekteki kârlılığın ürün kalitesine, operasyonel verimliliğe ve oda başına geliri en üst düzeye çıkarmaya bağlı olduğunu belirten el-Mubeyyid; otel kategorilerinin çeşitlendirilmesinin, gelir yönetiminde modern teknolojilerden yararlanılmasının, işletme maliyetlerinin düşürülmesinin ve üstün bir konaklama deneyimi sunulmasının önemini vurguladı.

Talep ve arzın eş zamanlı olarak genişlemeye devam etmesiyle birlikte Mekke’deki otel yatırımlarının geleceği, yalnızca otel kapasitesini artırmaktan ziyade varlıkların operasyonal verimliliğine, ürün kalitesine ve konuma daha fazla dayanmaya doğru ilerliyor. Bu durum, geliştiricilerin varlıkları yönetme ve artan ziyaretçi sayısını sürdürülebilir nakit akışına dönüştürme yeteneğini önümüzdeki dönemdeki rekabetin belirleyici faktörü haline getiriyor.



Suudi hava savunmasının etkinliği Cruise tehditlerini engelliyor

Suudi Kraliyet Hava Savunma Kuvvetleri, seyir füzelerinin oluşturduğu tehditlere karşı yüksek etkinlikle müdahale ediyor (Savunma Bakanlığı)
Suudi Kraliyet Hava Savunma Kuvvetleri, seyir füzelerinin oluşturduğu tehditlere karşı yüksek etkinlikle müdahale ediyor (Savunma Bakanlığı)
TT

Suudi hava savunmasının etkinliği Cruise tehditlerini engelliyor

Suudi Kraliyet Hava Savunma Kuvvetleri, seyir füzelerinin oluşturduğu tehditlere karşı yüksek etkinlikle müdahale ediyor (Savunma Bakanlığı)
Suudi Kraliyet Hava Savunma Kuvvetleri, seyir füzelerinin oluşturduğu tehditlere karşı yüksek etkinlikle müdahale ediyor (Savunma Bakanlığı)

Suudi hava savunma kuvvetleri, başta seyir füzeleri olmak üzere çeşitli hava saldırılarını hedef alınan birçok bölgede başarıyla önledi. Bu durum, Suudi Arabistan’ın yüksek muharebe hazırlığını ve ülkenin güvenliğini koruma konusundaki üstün kapasitesini ortaya koyarken sivil hedefleri ve kritik altyapıyı sınır ötesinden gelen tehditlere karşı koruyan kapsamlı bir güvenlik sistemi oluşturduğunu gösterdi.

Son dönemde çok sayıda seyir füzesi havada imha edildi. Bunların sonuncusu perşembe günü Medine semalarında engellenirken, bir başka füze El-Harç vilayeti üzerinde etkisiz hale getirildi. Ayrıca başkent Riyad’ı hedef alan 5 füze de önlendi. Bunlardan biri Kral Halid Uluslararası Havalimanı çevresini hedef aldı.

Yerleşim bölgeleri üzerinde gerçekleştirilen başarılı önleme operasyonları sırasında füze parçaları ve enkazın düşmesi sonucu yaklaşık 15 evde sınırlı maddi hasar meydana geldi ve bazı siviller hafif şekilde yaralandı. Ancak hava savunma sistemlerinin yüksek muharebe hazırlığı sayesinde bu tehditler hedefledikleri yıkımı gerçekleştiremedi.

Gelişmiş kapasite ve entegre savunma

Suudi Kraliyet Hava Savunma Kuvvetleri, seyir füzeleri ve alçak irtifadan gelen hava tehditlerinin oluşturduğu zorluklarla yüksek etkinlikle mücadele ediyor. Bu kapasite, bölgenin en güçlü ve en modern hava savunma ağlarından biri olarak nitelendirilen entegre ve birbirine bağlı bir savunma ağına dayanıyor.

rtnyj6
Riyad’da iki seyir füzesinin önlenmesi sonucu şarapnel parçaları düştü (SPA)

Suudi Arabistan, söz konusu tehditlere karşı koymak için yıllar içinde geliştirdiği çok katmanlı kapasitelere sahip. Sistem, gizli tehditleri tespit eden erken uyarı ve gözetleme katmanlarından başlayarak seyir füzeleri ile insansız hava araçlarını yüksek hassasiyetle takip ve önleme kabiliyetine sahip gelişmiş önleme sistemlerine, oradan da kritik tesisleri, havalimanlarını ve kent merkezlerini olası sızmalara karşı koruyan kısa ve orta menzilli hava savunma sistemlerine uzanıyor.

Tehdidin niteliği ve teknik takipteki zorluklar

Seyir füzesi, yapısal açıdan küçük savaş uçaklarını andıran, tek yönlü saldırı amacıyla kullanılan bir insansız hava aracı olarak tanımlanıyor. Jet motoruyla, yani turbofan veya turbojet motorla çalışan bu füzeler uzun mesafeler kat edebiliyor ve binlerce kilometre uçabiliyor.

Seyir füzeleri, küçük radar izleri ve çok alçak irtifalarda uçabilmeleri nedeniyle hava savunma ağları açısından karmaşık bir güvenlik tehdidi oluşturuyor. Bu özellikleri, füzelerin geleneksel radar ufkunun altında kalmasına ve uçuş güzergâhlarının son aşamalarına kadar tespit edilememesine yol açabiliyor.

Askeri analist ve uzman Tuğgeneral Hasan eş-Şehri, seyir füzesinin atmosfer içinde uçan, jet motoru ve kanatları bulunan güdümlü bir füze olduğunu belirterek bunun tek yönlü saldırı amacıyla kullanılan bir insansız hava aracına benzediğini söyledi. Eş-Şehri, füzenin radarlar tarafından tespit edilmesini zorlaştıracak şekilde çok alçak irtifada uçtuğunu ifade etti.

Eş-Şehri, “Seyir füzesinin güçlü yönleri arasında yüksek isabet hassasiyeti, savunma sistemlerinin etrafından dolaşacak bir güzergâh programlama kabiliyeti ve küçük radar izi bulunuyor” dedi. Uzman, farklı ülkelerin çeşitli seyir füzesi aileleri ürettiğini belirterek bunların başında ABD, Çin, Fransa ve İngiltere’nin geldiğini kaydetti.

Seyir füzelerine karşı koyabilen başlıca hava savunma sistemlerine ilişkin değerlendirmesinde eş-Şehri, Suudi Arabistan ve diğer Körfez ülkelerinde bulunan Patriot sistemine işaret etti. Patriot’un uçakları, alçaktan uçan seyir füzelerini ve taktik balistik füzeleri önlemek üzere tasarlanmış mobil bir sistem olduğunu belirten eş-Şehri, bunun yanı sıra başka hava savunma sistemlerinin de bulunduğunu söyledi.

ghyju
Husilerin Kral Halid Uluslararası Havalimanı’na yönelik terör saldırısında kullandığı seyir füzesine ait parçalar (Şarku’l Avsat)

Eş-Şehri, “Sistemden daha önemli olan, havadan taşınan erken uyarı uçaklarıdır. Bunlar da Suudi Arabistan’da bulunuyor. Ayrıca alçak irtifada, karadaki radarların radar ufkunun altında uçan seyir füzeleriyle mücadele eden savaş uçakları var. Böyle bir füzenin erken tespit edilmesi için hava radarı gerekiyor” diye konuştu.

Tuğgeneral eş-Şehri, Suudi hava savunmasının bu tür füzelere karşı yüksek kapasiteye sahip olduğuna dikkat çekti. Suudi Arabistan’ın farklı tehdit türleriyle mücadele edebilen çok katmanlı bir hava savunma sistemine sahip olduğunu belirten eş-Şehri, savaş uçakları ve erken uyarı uçaklarının yanı sıra Suudi hava savunmasının zaman içinde kazandığı muharebe tecrübesinin de önemli rol oynadığını söyledi.

Eş-Şehri, söz konusu tecrübelerin büyük bölümünün Husiler, İran ve Irak’tan gelen tehditlerin önlenmesinde başarıyla kullanıldığını belirtti.

Husilerin yerli üretim iddiası

Tuğgeneral Hasan eş-Şehri, sahadaki verilerin ve göstergelerin Husilerin bu silahları Yemen’de ürettiği yönündeki iddialarının gerçeği yansıtmadığını ortaya koyduğunu savundu.

Eş-Şehri, Birleşmiş Milletler uzmanlar ekibinin 2020’den bu yana sunduğu kanıtların, “Kudüs-1” füzesinin bazı parçalarının lisanssız bir Çek yapımı küçük jet motorunun kopyasına dayandığını gösterdiğini belirtti. Füzenin gelişiminde gelişmiş Çin teknolojilerinin kullanıldığına ilişkin bilgilerin de bulunduğunu aktaran eş-Şehri, “Kudüs-1”in şekil ve tasarım bakımından tamamen aynı olması nedeniyle Husilerin İran yapımı “Paveh” füzesine verdiği isimden ibaret olduğuna ilişkin değerlendirmelere dikkat çekti.

Eş-Şehri, bu füzelerin yüksek üretim kalitesinin tamamının Yemen dışında üretildiklerine işaret ettiğini söyledi. Motorlar ve güdüm sistemleri gibi kritik tasarım ve bileşenlerin başta İran, Çin ve Rusya olmak üzere farklı kaynaklara dayandığını belirtti.

Askeri uzman, Husilerin bu derece karmaşık üretim kapasitesinden tamamen yoksun olduğunu savunarak fiili işletme ve fırlatma süreçlerinin İran Devrim Muhafızları ve Lübnan Hizbullahı mensupları tarafından yürütüldüğünü söyledi. Eş-Şehri, daha önce İran ve Lübnan’ın güneyinde yoğun eğitimlerden geçirilen bazı Husi unsurların da bu süreçlerde kullanıldığını belirtti.

Silahların Yemen’e ulaştırılması

Bu silahların Yemen’e nasıl ulaştığı konusunda ise Tuğgeneral eş-Şehri, sürecin organize kaçakçılık ve finansman ağlarına dayandığını söyledi.

Eş-Şehri, füzelerin yurt dışında üretildikten sonra parça ve bileşenler halinde Yemen’e sevk edildiğini, ardından gizli atölye ve özel bölgelerde bir araya getirildiğini belirtti. Bu yöntemin bazı Husi unsurlarına montaj ve birleştirme teknikleri konusunda pratik deneyim kazandırdığını, ancak bu kişilerin kapasitesinin fırlatma operasyonlarına kıyasla sınırlı kaldığını ifade etti.

Askeri analist, açıklamalarının sonunda Husilerin son dönemde ağır insan ve teknik kayıplara uğradığını söyledi. Bu kayıplar arasında söz konusu sistemleri yöneten bazı İranlı uzmanların öldürülmesinin de bulunduğunu belirten eş-Şehri, bunun Husilerin sahadaki kapasitesine doğrudan yansıdığını kaydetti.

Eş-Şehri, yalnızca geçen hafta içerisinde 4’ten fazla füzenin başarısız şekilde fırlatıldığını ve rotasından saparak Yemen toprakları içine düştüğünü belirtti.


Suudi Arabistan’ın önlediği balistik füzenin parçaları Riyad’da bir kişiyi yaraladı

Suudi hava savunmasının önlediği balistik füzenin parçalarının düşmesi sonucu Riyad’da bir konutta meydana gelen hasar (SPA)
Suudi hava savunmasının önlediği balistik füzenin parçalarının düşmesi sonucu Riyad’da bir konutta meydana gelen hasar (SPA)
TT

Suudi Arabistan’ın önlediği balistik füzenin parçaları Riyad’da bir kişiyi yaraladı

Suudi hava savunmasının önlediği balistik füzenin parçalarının düşmesi sonucu Riyad’da bir konutta meydana gelen hasar (SPA)
Suudi hava savunmasının önlediği balistik füzenin parçalarının düşmesi sonucu Riyad’da bir konutta meydana gelen hasar (SPA)

Suudi Arabistan Sivil Savunma Müdürlüğü, çarşamba günü yaptığı açıklamada, Husiler tarafından fırlatılan ve Suudi hava savunma sistemlerince önlenerek imha edilen balistik füzenin parçalarının Riyad’da bir konuta ve araca düşmesi sonucu Arap uyruklu bir kişinin yaralandığını ve sınırlı maddi hasar meydana geldiğini bildirdi.

Sivil Savunma Müdürlüğü Sözcüsü, yaptığı açıklamada uzman ekiplerin olay yerine müdahale ettiğini ve bu tür durumlarda uygulanan prosedürleri yerine getirdiğini belirtti.

dfvgthyju
Suudi hava savunma sistemlerince önlenen balistik füzenin parçalarının düşmesi sonucu Riyad’da bir konutta meydana gelen hasar (SPA)

Yemen’de meşru yönetimi destekleyen koalisyon, çarşamba günü daha önce yaptığı açıklamada, Husiler tarafından Riyad’a doğru fırlatılan bir balistik füzenin önlenerek imha edildiğini duyurmuştu.

Bunun öncesinde Sivil Savunma Müdürlüğü, Riyad ve Harc vilayeti sakinlerini olası bir tehlikeye karşı uyarmak amacıyla Ulusal Acil Durum Erken Uyarı Platformu üzerinden alarm vermişti. Tehlikenin ortadan kalktığının duyurulmasının ardından halka güvenlik talimatlarına uymayı sürdürmeleri çağrısında bulunulmuştu.

cdf
Suudi hava savunma sistemlerinin önlediği balistik füzenin parçalarının düşmesi sonucu Riyad’da bir konutta meydana gelen hasar (SPA)

Olay, Suudi Arabistan’ın çeşitli bölgelerinin balistik ve seyir füzeleri ile insansız hava araçlarıyla hedef alındığı saldırıların tırmandığı bir dönemde yaşandı. Sivil Savunma Müdürlüğü, salı günü Riyad’da iki seyir füzesinin önlenmesi sırasında düşen parçalar nedeniyle 4 kişinin yaralandığını ve 15 konutta sınırlı maddi hasar meydana geldiğini açıklamıştı.

Erken uyarı mesajlarında halka en yakın güvenli alana geçerek tehlikenin ortadan kalktığı duyurulana kadar burada kalmaları, pencerelerden ve açık alanlardan uzak durmaları ve resmî kanallardan yayımlanan talimatları takip etmeleri tavsiye ediliyor.

dfgthy
Suudi hava savunma sistemlerince önlenen balistik füzenin parçalarının düşmesi sonucu Riyad’da bir konutta meydana gelen hasar (SPA)

 


Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Riyad’da Irak Başbakanı’nı kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi kabul etti. (SPA)
TT

Suudi Arabistan Veliaht Prensi, Riyad’da Irak Başbakanı’nı kabul etti

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi kabul etti. (SPA)
Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi kabul etti. (SPA)

Suudi Arabistan Başbakanı ve Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, ülkeye ziyaret gerçekleştirmek üzere başkent Riyad’a gelen Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi kabul etti.

Görüşmede bölgesel gelişmeler ve bölgenin güvenlik ve istikrarını güçlendirmek amacıyla bu konularda yürütülecek çalışmaların koordinasyonu ele alındı. Ayrıca Irak ile Suudi Arabistan arasındaki ilişkilerin çeşitli alanlarda geliştirilmesi ve özellikle bölgesel güvenlik tehditleriyle mücadele kapsamında iki ülke arasındaki güvenlik koordinasyonunun güçlendirilmesi yolları değerlendirildi.

Irak hükümeti tarafından yapılan açıklamada, Başbakan Ali ez-Zeydi’nin bugün Irak topraklarının Suudi Arabistan’ın ve bölge ülkelerinin güvenliğini hedef alan saldırılar veya eylemler için kullanılmasına izin verilmeyeceği yönündeki Irak’ın değişmez tutumunu yinelediği belirtildi. Ez-Zeydi ayrıca, iyi komşuluk ilkelerine bağlı kalınması, Irak’ın ve dost ülkelerin egemenliğine saygı gösterilmesi konusundaki kararlılığı vurguladı.

(foto altı) Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Riyad’da Irak Başbakanı Ali ez-Zeydi’yi kabul etti. (SPA)

Ez-Zeydi, Suudi Arabistan’daki Kral Halid Uluslararası Havalimanı’nın hedef alınmasını ve çatışmalar sırasında sivillere ve sivil tesislere zarar veren tüm eylemleri kınadıklarını belirtti. Bu tür saldırıların bölgesel güvenlik ve istikrarı tehdit ettiğini ifade etti.

Irak Başbakanı, daha önce resmi bir heyetle birlikte Suudi Arabistan’a resmi ziyarette bulunmak üzere Riyad’a gelmişti.