Gerçekler ve rakamlar... Savaşın başlangıcının üzerinden 3 yıl geçtikten sonra Gazze ve halkı ne durumda?

74 binden fazla ölü ve 13 bin kayıp... Yaklaşık bin 800 sağlık tesisi tamamen veya kısmen tahrip edildi

Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Gazze şehrindeki yıkımı gösteren uydu görüntüsü (AFP)
Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Gazze şehrindeki yıkımı gösteren uydu görüntüsü (AFP)
TT

Gerçekler ve rakamlar... Savaşın başlangıcının üzerinden 3 yıl geçtikten sonra Gazze ve halkı ne durumda?

Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Gazze şehrindeki yıkımı gösteren uydu görüntüsü (AFP)
Gazze Şeridi’nin kuzeyinde bulunan Gazze şehrindeki yıkımı gösteren uydu görüntüsü (AFP)

Hükümet, sivil toplum kuruluşları ve uluslararası kuruluşların verileri, İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik savaşının başlamasından 3 yıl sonra bölge halkının yaşadığı sıkıntının boyutlarını ortaya koyuyor. Durmaksızın artan can kayıplarının yanı sıra insani ve ekonomik krizler de Filistin-İsrail çatışmasının tarihindeki en ağır seviyelere ulaştı.

Gazze Şeridi’ndeki Sağlık Bakanlığı tarafından dün, 7 Ekim’in üçüncü yıl dönümü dolayısıyla yayımlanan güncel verilere göre, toplam can kaybı 74 bin 250’ye, yaralı sayısı ise 175 bin 278’e ulaştı. Toplam can kaybı içinde, 10 Ekim 2025’te yürürlüğe girmesi öngörülen ateşkes anlaşmasının ilan edilmesinin ardından İsrail’in sistematik ihlalleri sonucu hayatını kaybedenlerin sayısı bin 467 olarak kaydedildi.

cdfvgbth
Ekim 2023’te İsrail’in saldırısına maruz kalan bir binanın enkazından çıkarılan Filistinlilerin toplu cenaze töreninden (Reuters)

Sağlık Bakanlığı ve Sivil Savunma Müdürlüğü ekiplerinin belgelenmiş verilerine göre yaklaşık 13 bin kişi hâlâ kayıp. Bunlardan 8 bininin İsrail güçlerinin bombalayarak yıktığı ev ve binaların enkazı altında bulunduğu tahmin ediliyor. Diğer 5 bin kişinin akıbeti ise bilinmiyor. Bu kişilerin yollarda hayatını kaybedenler arasında bulunup cesetlerinin ortadan kaybolmuş olabileceği ya da gözaltına alınarak İsrail hapishanelerinde zorla kaybedilmiş olabileceği belirtiliyor.

Uzuv kaybı, engellilik ve yetimlik

Yayımlanan istatistiklere göre savaş, 5 bin ampütasyon vakasına ve 300 sinir sistemi ile omurilik yaralanmasına yol açarken, 10 bin kişinin zorlu koşullar altında yoğun ve uzun süreli rehabilitasyona ihtiyaç duyduğu belirtiliyor. Hastaneler ise tekrarlanan saldırıların yanı sıra çeşitli tıbbi ekipman ve kaynak eksikliği nedeniyle ağır koşullarla karşı karşıya bulunuyor.

Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi’nin (OCHA) raporunda, savaşın başlamasından bu yana Gazze’de yaralanan her dört Filistinliden birinin ampütasyon, omurilik yaralanması ve travmatik beyin hasarı da dahil olmak üzere hayatını değiştirebilecek bir yaralanmayla yaşamını sürdürdüğü tahmin ediliyor. Raporda çocukların ampütasyon vakalarının yüzde 18’ini, omurilik ve travmatik beyin yaralanmalarının ise yüzde 31’ini oluşturduğu kaydediliyor.

Gazze Şeridi’ndeki Sosyal Kalkınma Bakanlığı verilerine göre savaş koşulları nedeniyle özel gereksinimli kişi sayısı 16 bin 963’e ulaştı. Bu kişilerin, özel ihtiyaçlarına yönelik gereksinimlerin karşılanmasındaki eksiklikler nedeniyle savaş, yerinden edilme ve tesislerin yıkılmasından en fazla etkilenen gruplar arasında yer aldığı belirtiliyor.

cvfgbhju
Geçtiğimiz şubat ayında Han Yunus’taki bir hastanede Gazze Şeridi’nden tahliye edilmeyi bekleyen hastalar (AFP)

Savaş, babalarını veya annelerini kaybeden 71 bin 846 çocuğu yetim bıraktı. Sosyal Kalkınma Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, bu çocukların uzun vadeli koruma ve bakıma en fazla ihtiyaç duyan gruplar arasında yer aldığı belirtildi.

Eşlerini kaybeden dul kadınların sayısı ise 64 bin 413’e ulaştı. Bu kadınlar, istihdam ve gelirlerin gerilediği, yaşam maliyetlerinin arttığı koşullarda ağırlaşan ekonomik ve ailevi sorumluluklarla karşı karşıya kaldı.

Bakanlık verileri, savaş sırasında Gazze Şeridi’nde kadınların geçimini sağladığı hane sayısında büyük artış yaşandığını gösteriyor. Bu hanelerin sayısının yaklaşık 86 bine ulaştığı ve bunun bölgedeki hanelerin yaklaşık dörtte birine denk geldiği tahmin ediliyor. Bakanlık, bu ailelerin yalnızca acil yardımlarla sınırlı kalmayan kapsamlı programlara ihtiyaç duyduğuna dikkat çekerek düzenli nakdi yardım, gıda, barınma, sağlık hizmetleri, psikolojik destek, kadınların ekonomik açıdan güçlendirilmesi ve çocukların ihtiyaçlarının karşılanması gibi desteklerin sağlanması gerektiğini belirtti. Bu ailelerin korunmasının, toplumu uzun vadeli sosyal ve ekonomik bozulmadan korumanın en önemli yollarından biri olduğu ifade edildi.

19 binden fazla öğrenci hayatını kaybetti

Savaş, eğitim süreçlerini de farklı boyutlarıyla ağır şekilde etkiledi. Ramallah’taki Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan verilere göre, savaşın 3 yılı boyunca 19 bin 189’dan fazla okul öğrencisi ile bin 386 üniversite öğrencisi hayatını kaybetti. Yaralananların sayısı ise okul öğrencilerinde 28 bin 586, üniversite öğrencilerinde 3 bin 82 olarak kaydedildi.

Okullardaki eğitim ve idari personelden 805 kişi hayatını kaybederken, 3 bin 298 kişi yaralandı. Üniversitelerde ise öğretim görevlileri ve çalışanlardan 246 kişi yaşamını yitirdi, bin 493 kişi yaralandı.

İsrail güçleri Gazze Şeridi’nde 179’dan fazla devlet okulunu tamamen yıkarken, Birleşmiş Milletler Filistinli Mültecilere Yardım ve Bayındırlık Ajansı’na (UNRWA) bağlı 105’ten fazla okul bombalanarak yıkıldı. Ayrıca 63’ten fazla üniversite binası tamamen tahrip edildi.

ş9o0
Filistinli Yusuf Selman, Gazze şehrindeki Cibaliye Mülteci Kampı’na düzenlenen İsrail saldırısında hayatını kaybeden 8 yaşındaki oğlu Cad’ın okul çantasına sarılırken (Reuters)

İsrail okulları hedef almakla kalmadı; hastaneler, klinikler ve çeşitli sağlık merkezlerini de bombalayarak ve yıkarak sağlık altyapısını hedef aldı. Gazze Şeridi’nin en önemli sağlık merkezlerinden Şifa Tıp Kompleksi de neredeyse tamamen yıkıldı.

Sağlık Bakanlığı’na göre savaş sırasında bin 800’den fazla sağlık tesisi tamamen veya kısmen yıkılarak hasar gördü.

OCHA’nın verilerine göre, Gazze Şeridi’ndeki sağlık tesislerinin yaklaşık yüzde 42’si şu anda faaliyet gösteriyor ve bunların çoğu yalnızca kısmi hizmet sunabiliyor. Sağlık sisteminin yeniden rehabilite edilmesi için gerekli ekipman ve malzemelerin bölgeye girişine yönelik kısıtlamalar da süreci engelliyor.

Sağlık Bakanlığı’na göre ilaç ve tıbbi ekipman konusunda son derece ciddi bir eksiklik yaşanıyor. Bölgedeki ilaçların yüzde 50’sinin stokları tamamen tükendi. Kronik hastalıkların tedavisinde kullanılan 300’den fazla ilaç çeşidi bulunamazken, tıbbi sarf malzemelerinde yüzde 70, laboratuvar malzemelerinde ise yüzde 80 oranında açık bulunuyor.

Hasar gören camiler ve kiliseler

Camiler ve kiliseler de saldırılardan kurtulamadı. Savaş öncesinde Gazze Şeridi’nde bulunan bin 275 camiden bin 77’si tamamen yıkılırken, 191 camide kısmi hasar meydana geldi. Ayrıca 3 kilise hedef alınarak ağır hasar gördü.

Barınma merkezlerinde yerinden edilmiş 258 bin 927 aile bulunuyor. Bu aileler, Gazze Şeridi’ndeki tüm vilayetlere yayılan 2 bin 90 barınma merkezinde yaşıyor. Kış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte bu kamplar ve merkezler büyük risklerle karşı karşıya bulunuyor.

Sosyal Kalkınma Bakanlığı, yerinden edilmiş kişilerin acil müdahaleye ve barınma için gerekli tüm ihtiyaçların karşılanmasına ihtiyaç duyduğunu belirtiyor. Bakanlık, bu kişilerin çoğunun yoksul ve düşük gelirli ailelerden oluştuğuna dikkat çekerek, gelir kaynaklarının kaybedilmesi, yaşam maliyetlerinin artması ve konutların zarar görmesi nedeniyle biriken sorunlarla karşı karşıya olduklarını ifade ediyor.

cdfvghyj
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının yeniden başlamasından bir gün sonra, Beyt Hanun’dan Cibaliye’ye doğru yola çıkan yerlerinden edilmiş Filistinliler (AP)

Gazze’deki hükümet medya ofisinin verilerine göre, 1,5 milyon yerinden edilmiş kişi yıpranmış çadırlarda yaşıyor. Gazze Şeridi’nde yaklaşık 270 bin çadır bulunurken, bunların 162 bini yıpranmış ve kullanılamaz durumda. Bu oran yüzde 60’ı aşarken, kış mevsiminin yaklaşmasıyla insani bir krizin daha yaşanabileceği belirtiliyor.

Ofis ayrıca, aralarında bazı kişilerin mecburen yaşamaya devam ettiği 255’ten fazla çatlak ve yıkılma riski bulunan binanın bulunduğunu belirtti. Bu binaların bazılarının çökerek can kayıplarına yol açmasından endişe ediliyor.

Hastalıklar ve salgınlar

Savaş sırasında özellikle yerinden edilmiş kişiler arasında çeşitli hastalık ve salgınlar yayılırken, bunların bazıları yerinden edilme kamplarındaki aşırı kalabalık ve diğer olumsuz koşullar nedeniyle onlarca yıldır görülmüyordu.

OCHA’nın aktardığı verilere göre, bulaşıcı hastalıklar son aylarda sağlık tesislerine yapılan toplam tıbbi başvuruların yüzde 18’inden fazlasını oluşturdu. Bildirimi zorunlu hastalık vakalarının yüzde 52’sini akut solunum yolu enfeksiyonları oluştururken, bunu yüzde 28 ile cilt enfeksiyonları ve yüzde 20 ile akut sulu ishal izledi. Son dönemde bir yeni akut flask paralizi vakası tespit edilmesiyle, 2026’nın başından bu yana toplam vaka sayısı 22’ye yükseldi.

cvgtrhyju
Gazze Şeridi’nin orta kesimindeki Deyr el-Balah’ın kuzeyinde yağan şiddetli yağmurların ardından, çadırlarına su taşıyan yerinden edilmiş Filistinli kadınlar (AFP)

Bundan birkaç gün önce OCHA, 2 Ağustos ile 12 Eylül tarihleri arasında 45 bin 190 impetigo vakası kaydedildiğini belgeledi. Özellikle çocuklarda görülen, son derece bulaşıcı bakteriyel bir cilt enfeksiyonu olan impetigo, söz konusu dönemdeki toplam tıbbi başvuruların yüzde 2,5’ini oluşturdu.

Bu vakalar, Gazze’deki su ve kanalizasyon koşullarıyla da bağlantılı. Ağustos ayında sağlık kuruluşları, bölgenin farklı noktalarından 938 su numunesi topladı. Sonuçlar, numunelerin yüzde 73’ünden fazlasının Dünya Sağlık Örgütü’nün (WHO) önerdiği bakiye klor seviyelerini karşılamadığını, yüzde 18’inde ise mikrobiyal kirlilik bulunduğunu ortaya koydu.

Bu kapsamda Gazze Belediyesi, kentteki 6 atık su arıtma tesisinin tamamının hizmet dışı olduğunu, pompa istasyonlarının yüzde 70’inin ise çalışmadığını açıkladı. Her gün 150 bin metreküpten fazla arıtılmamış atık suyun çevreye bırakıldığını belirten belediye, yağış mevsiminin yaklaşmasıyla birlikte bu durumun özellikle yerinden edilme bölgelerinde kirlilik ve hastalıkların yayılma riskini artırdığı uyarısında bulundu.

Gıda güvenliği

Gıda güvenliğine ilişkin veriler, Gazze Şeridi’nde 1,2 milyondan fazla kişinin kriz düzeyinde veya daha kötü seviyede gıda güvensizliğiyle karşı karşıya olduğunu gösteriyor. Sosyal Kalkınma Bakanlığı verilerine göre, ulusal yardım sistemi kapsamında 530 bin hane yardım ihtiyacıyla kayıtlı bulunuyor.

Gazze Şeridi nüfusunun yaklaşık yüzde 59’una denk gelen 1,2 milyon kişi, Nisan-Haziran 2026 döneminde kriz düzeyinde veya daha kötü seviyede gıda güvensizliği yaşadı. Bu sayının yıl sonuna kadar 1,4 milyonun üzerine, yani nüfusun yüzde 67’sine ulaşması bekleniyor. Bakanlık, bu rakamların Gazze’deki yoksulluğun artık yalnızca gelir kaybıyla sınırlı olmadığını; gıda, barınma, sağlık, eğitim, korunma ve temel hizmetlere erişimle de doğrudan bağlantılı hale geldiğini belirtti.

thyju
Gazze şehrinin kuzeyinde, bir aşevinden yemek almak için bekleyen yerinden edilmiş Filistinliler (EPA)

Hükümet medya ofisinin verilerine göre, kırılgan ateşkesin ilan edilmesinin ardından İsrail, anlaşma kapsamında bölgeye girmesi öngörülen 210 bin 600 insani yardım, yardım malzemesi ve yeniden imar ekipmanı taşıyan tırdan yalnızca 72 bin 826’sının girişine izin verdi. Bu rakam, anlaşmaya uyum oranının yüzde 35’in altında kaldığı anlamına geliyor.

Ekonomik çöküş

Savaş, sivil hizmetlerin yanı sıra ekonomiyi de ağır şekilde etkilerken, ekonomik işletmelerin yüzde 92’sinden fazlası yıkıldı veya hasar gördü.

Filistin Merkezi İstatistik Bürosu ve Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı’nın (UNCTAD) verilerine göre savaş öncesinde ticaret, ekonomik işletmelerin yaklaşık yüzde 56’sını oluşturuyor ve çalışanların yaklaşık yüzde 45,5’ini istihdam ediyordu. 2023’ün üçüncü çeyreğinde işsizlik yüzde 45 seviyesindeyken, yoksulluk oranı yüzde 63’ü aşmıştı.

cvfbgh
Geçtiğimiz şubat ayında, Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta savaşın yol açtığı yıkımın ortasında alışveriş yapan Filistinliler (DPA)

Büyük çaplı yıkımın yaşandığı 3 yılın ardından reel gayrisafi yurt içi hasıla (GSYİH) 2024’te yaklaşık yüzde 83 küçüldü. Kişi başına düşen GSYİH 2025’te 212 dolara gerilerken, işsizlik oranı savaş öncesindeki yüzde 45 seviyesinden 2026’da yaklaşık yüzde 80’e yükseldi.

Üretim sektörlerinde tarım ve sanayi üretimi ayrı ayrı yaklaşık yüzde 94 azalırken, inşaat sektöründeki faaliyet 2022’ye kıyasla yüzde 99 geriledi. Eylül 2026’da fiyatlar, Ekim 2023 öncesindeki seviyelerin yaklaşık yüzde 207 üzerine çıkarken, Gazze’de toplam tüketim 2025’te 2023’e kıyasla yüzde 81 azaldı.



تحديث من «سامسونغ» يجعل المنزل الذكي أقل اعتماداً على السحابة

تحديث جديد يتيح التحكم بأجهزة المنزل الذكي عند انقطاع الإنترنت (سامسونغ)
تحديث جديد يتيح التحكم بأجهزة المنزل الذكي عند انقطاع الإنترنت (سامسونغ)
TT

تحديث من «سامسونغ» يجعل المنزل الذكي أقل اعتماداً على السحابة

تحديث جديد يتيح التحكم بأجهزة المنزل الذكي عند انقطاع الإنترنت (سامسونغ)
تحديث جديد يتيح التحكم بأجهزة المنزل الذكي عند انقطاع الإنترنت (سامسونغ)

من يملك منزلاً ذكياً يعرف جيداً أن انقطاع الإنترنت قد يعني فقدان القدرة على التحكم ببعض الأجهزة المتصلة، حتى وإن كانت موجودة داخل المنزل وعلى الشبكة نفسها. وهي واحدة من أبرز المشكلات التي تواجه الأنظمة المعتمدة على الخدمات السحابية.

ولمعالجة هذه المشكلة، أعلنت «سامسونغ» تحديثاً جديداً لمنصة المنزل الذكي «SmartThings»، يتيح التحكم محلياً بالأجهزة المضافة حتى عند انقطاع الإنترنت أو اضطرابه، دون الحاجة إلى إرسال الأوامر عبر السحابة.

وتعتمد الميزة الجديدة على إنشاء اتصال مباشر داخل شبكة المنزل بين الهاتف ومركز خدمة «SmartThings Hub». فعندما يكون الهاتف والمركز متصلين بشبكة «Wi-Fi» نفسها، تنتقل أوامر المستخدم محلياً إلى المركز بدلاً من إرسالها إلى خوادم الشركة عبر الإنترنت ثم إعادتها إلى الجهاز في المنزل.

تحكم أسرع دون إنترنت

لا تقتصر فائدة التغيير على استمرار التحكم أثناء اضطرابات الإنترنت أو انقطاعه، إذ تقول «سامسونغ» إن تنفيذ الأوامر محلياً عبر الميزة الجديدة يمكن أن يحسن زمن الاستجابة بنحو 30 في المائة مقارنة بالتحكم المعتمد على السحابة، وفق اختبارات أجرتها الشركة في ظروف محكومة وأجهزة معينة، مع اختلاف الأداء الفعلي بحسب بيئة المستخدم وظروفها.

وتنتقل المنصة تلقائياً بين طريقتي الاتصال. فعندما يكون المستخدم داخل المنزل وعلى نفس الشبكة «Wi-Fi» يمكنه الاعتماد على ميزة التحكم المحلي، أما عند مغادرة المنزل، فيعود النظام تلقائياً إلى الاتصال السحابي لإتاحة التحكم بالأجهزة عن بُعد.

ولا يعني ذلك أن جميع وظائف المنزل الذكي ستعمل من دون إنترنت في جميع الظروف، إذ تتطلب الميزة وجود شبكة المنزل المحلية ومركز «SmartThings» وجهاز متوافق معها. وتدعم «سامسونغ» التحكم المحلي عبر أجهزة «آيفون» و«أندرويد»، مع «SmartThings Station» ومراكز «SmartThings» من الجيل الثاني وحتى الجيل الرابع، إلى جانب بعض تلفزيونات «سامسونغ» الذكية وثلاجات «Family Hub» المزودة بمركز مدمج فيها.

واجهة تتكيف مع طريقة استخدامك (سامسونغ)

اقتراحات ذكية حسب وقت الاستخدام

يحمل التحديث أيضاً ميزة جديدة ظهرت باسم «SmartThings Now»، تظهر أعلى الصفحة الرئيسية وتقدم للمستخدم معلومات واقتراحات وأدوات تحكم مخصصة وفق السياق وعادات المستخدم.

وتهدف «سامسونغ» من ذلك إلى تقليل الحاجة إلى البحث يدوياً عن الأجهزة والوظائف داخل التطبيق، بحيث تظهر المعلومات والتحكمات المناسبة للمستخدم في الوقت الذي قد يحتاج إليها فيه. كما أعادت الشركة تصميم الصفحة الرئيسية لتسهيل الوصول إلى الأجهزة والإجراءات المتكررة.

وأضافت الشركة تحسينات إلى صفحة تشخيص الأجهزة غير المتصلة، تتيح تحديث معلومات الشبكة الجديدة للأجهزة المسجلة دفعة واحدة، بدلاً من التعامل مع كل جهاز بصورة منفصلة.

دعم المعيار العالمي «Matter 1.6»

وسعت «سامسونغ» في التحديث نفسه دعم معيار المنزل الذكي «Matter» إلى الإصدار 1.6، مع تحسينات في الاستقرار وأداء التحكم الجماعي بالأجهزة.

ويضيف الإصدار دعماً لفئات جديدة تشمل عدادات الطاقة لمراقبة استهلاك الكهرباء لحظياً، وبعض أنواع الأبواب والبوابات، وأنظمة الري، إلى جانب حساسات التربة، ما يوسع نطاق الأجهزة التي يمكن دمجها ضمن منظومة المنزل الذكي.

ويمثل التوسع في التحكم المحلي تحولاً مهماً في تجربة المنزل الذكي لدى «سامسونغ»، إذ لن يعني انقطاع الإنترنت بالضرورة توقف الأوامر المنزلية الأساسية للأجهزة، مع إمكانية تنفيذها محلياً بسرعة أكبر واعتماد أقل على السحابة.


الزوبة لـ«الشرق الأوسط»: اليمن لن يكون ورقة إيرانية

أفراج الزوبة وزير الخارجية وشؤون المغتربين اليمنية (الخارجية اليمنية)
أفراج الزوبة وزير الخارجية وشؤون المغتربين اليمنية (الخارجية اليمنية)
TT

الزوبة لـ«الشرق الأوسط»: اليمن لن يكون ورقة إيرانية

أفراج الزوبة وزير الخارجية وشؤون المغتربين اليمنية (الخارجية اليمنية)
أفراج الزوبة وزير الخارجية وشؤون المغتربين اليمنية (الخارجية اليمنية)

أكدت وزيرة الخارجية وشؤون المغتربين اليمنية، الدكتورة أفراح الزوبة، أن الحكومة اليمنية دخلت مرحلة استعادة الدولة بعد استنفاد فرص التهدئة، مشددة على أن أي عملية سياسية مقبلة يجب أن تنتهي بعودة المؤسسات، وحصر السلاح وقرار الحرب والسلم بيد الدولة، وليس تقاسم السلطة مع جماعة مسلحة.

وقالت الزوبة، في حوار مع «الشرق الأوسط»: «لم نتخلَّ عن السلام، بل عن وهم سلامٍ يُبقي السلاح خارج الدولة»، مؤكدة أن هدف المرحلة الراهنة إنهاء الانقلاب، وبسط سلطة الدولة على كامل التراب الوطني. وأضافت: «لا يمكن أن يبقى حق اليمنيين في دولتهم معلقاً على إرادة جماعة مسلحة».

وربطت الوزيرة بين استعادة الدولة وأمن المنطقة والملاحة الدولية، قائلة إن «أمن باب المندب يبدأ من الساحل، وإن حماية السفن في عرض البحر ستظل معالجة منقوصة ما دام البر منطلقاً لتهديده».

وأشادت وزيرة الخارجية بالإسناد السعودي السياسي، والعسكري، والاقتصادي، فيما شددت على أن نجاح المرحلة «لن يُقاس بعدد المدن المستعادة، بل بعدد المواطنين الذين يستعيدون أمنهم، والأسر التي تعود إلى بيوتها».

الدكتور رشاد العليمي رئيس مجلس القيادة الرئاسي اليمني (سبأ)

استعادة الدولة طريق السلام

أوضحت الزوبة أن قرار دخول مرحلة استعادة الدولة أعلنه رئيس مجلس القيادة الرئاسي، الدكتور رشاد العليمي، انطلاقاً من المسؤولية الدستورية، ووفق قرارات مجلس الدفاع الوطني، وبعد استنفاد فرص التهدئة، بهدف صون وحدة اليمن، وسيادته، واستقلال قراره، وسلامة أراضيه.

واستحضرت تأكيد الرئيس أن «فجر اليمن» ليس اسم عملية عسكرية فحسب، بل وعد بأن الحرب ستنتهي بدولة، وأن اليمنيين سيستعيدون جمهوريتهم، ومستقبلهم، مشيرة إلى أن خلف القوات المسلحة قوى سياسية ومجتمعية تلتف حول مشروع الدولة، وتسند مؤسساتها.

وقالت الوزيرة إن الدولة منحت جهود السلام وقتها وفرصها كاملة، لكن الحوثيين قابلوا ذلك بمزيد من التحشيد، والتصعيد، ووسّعوا اعتداءاتهم على المدنيين، والمنشآت الوطنية، ودول الجوار، والممرات الدولية.

وأضافت أن التجربة أثبتت هشاشة التهدئة ما دامت الجماعة قادرة على إعادة التسلح، وفرض إرادتها على المجتمع، مؤكدة أن «كل تسوية تُبقي قرار الدولة رهينة السلاح تؤجل الحرب ولا تنهيها».

وشددت الزوبة على أن القوة التي تستخدمها الدولة وسيلة لحماية المواطنين، وإنفاذ القانون، وليست بديلاً عن السياسة، أما الدبلوماسية، فوصفتها بأنها «مبادِرة لا تكتفي بردّ الفعل»، إذ تشرح أهداف العملية، ومشروعيتها، وتحشد الإسناد لها، وتواكب الاستجابة الإنسانية، وتحول دون التعامل مع الحوثيين بوصفهم سلطة موازية للدولة.

الزوبة خلال لقاء أخير مع السفيرة البريطانية لدى اليمن (الخارجية اليمنية)

دعم دولي ينتظر برامج عملية

تحدثت الوزيرة عن دعم متزايد لمؤسسات الدولة اليمنية، وإدراك أوسع للترابط بين قدرتها على بسط سلطتها، وأمن المنطقة، وسلامة الملاحة، قالت إنه تجلّى في اتصالاتها ولقاءاتها على هامش الدورة الحادية والثمانين للجمعية العامة للأمم المتحدة الشهر الماضي.

وإلى جانب الإسناد السعودي، والخليجي، أشارت الوزيرة إلى دعوة أعضاء مجلس الأمن للتعاون العملي مع الحكومة لمنع حصول الحوثيين على السلاح، والمساعدة التقنية، والتدريب، والتمويل، وتأكيد لندن حق اليمن والسعودية في الدفاع عن أمنهما وسيادتهما وفق القانون الدولي، وتجديد الاتحاد الأوروبي دعمه للحكومة والشعب اليمني، واستمرار اليابان في بناء قدرات خفر السواحل.

لكنها شددت على أن «المعيار الحقيقي هو أثر هذه المواقف في قدرة الدولة على حماية مواطنيها، واستعادة مؤسساتها»، محددة ثلاثة مسارات للأولويات: تعزيز القدرات الدفاعية والأمنية براً وبحراً، وإنفاذ حظر السلاح بموجب القرار 2216 لقطع الإمداد الإيراني، وإسناد الحكومة اقتصادياً وتنموياً وإنسانياً.

وقالت وزيرة الخارجية إن تعزيز القدرات البحرية يستند إلى الشراكة الدولية للأمن البحري اليمني، والتنسيق مع التحالف البحري الدفاعي متعدد الجنسيات الذي تقوده السعودية، والأطر القائمة ذات الصلة. كاشفة أن الحكومة ستقدم احتياجات تفصيلية لشركائها، متطلعة إلى ترجمة الدعم إلى «برامج عملية بجداول زمنية واضحة».

وبحسب الزوبة، استهدف الحوثيون منذ نوفمبر (تشرين الثاني) 2023 أكثر من 100 سفينة تجارية، وأغرقوا عدداً منها، وألحقوا أضراراً بعشرات أخرى، واختطفوا سفينة، واحتجزوا عشرات من أفراد الطواقم، وتسببت هجماتهم في مقتل بحارة، ومنقذين يمنيين، مبينة أن الدول التي تتحمل تكلفة اضطراب التجارة وارتفاع أعباء الشحن والتأمين لها مصلحة مباشرة في تمكين اليمن من تأمين سواحله.

الوزيرة خلال مشاركتها في اجتماعات الجمعية العامة للأمم المتحدة (الخارجية اليمنية)

واشنطن... دعم معلن وتنسيق قائم

وصفت الزوبة الموقف الأميركي المعلن بأنه يقف بوضوح إلى جانب الحكومة اليمنية، مشيرة إلى تأكيد واشنطن أن الحوثيين بدأوا المواجهة، وعليهم تحمل عواقبها، وأن الحكومة الشرعية لها الحق في الدفاع عن شعبها، وإنهاء قدرة الجماعة على ممارسة الإرهاب.

وقالت إن واشنطن طالبت في مجلس الأمن بانسحاب الحوثيين من المناطق التي استولوا عليها، ووقف الدعم الإيراني، والتنفيذ الكامل لحظر السلاح. كما أشارت إلى تجديد مساعد وزير الخارجية الأميركي لشؤون الشرق الأدنى، خلال لقائها به في نيويورك، دعم الحكومة، ومجلس القيادة، ومواصلة التنسيق في أمور الأمن، والاستقرار، ومكافحة الإرهاب.

ونقلت عن وزير الخارجية الأميركي ماركو روبيو أن العمليات تأتي رداً على هجوم الحوثيين، واستعادة لأراضٍ سيطروا عليها، وأن الحكومة اليمنية والسعودية لن تقبلا بتحكم الجماعة في باب المندب. فيما تحفظت على تناول تعهدات عسكرية أو استخباراتية محددة، قائلة: «ألتزم في الحديث عنها بما يُعلن رسمياً عبر القنوات المختصة».

وأكدت الوزيرة أن الحكومة تعمل مع واشنطن على تعاون ملموس يتناسب مع التهديد: «فلسنا نطلب أن يحلّ أحد محلّها، بل أن تُمكَّن من أداء واجبها بتعزيز قدرات مؤسساتها، وإسناد استقرارها الاقتصادي».

وحذّرت من التطمينات الحوثية الانتقائية بعدم استهداف سفن دول بعينها، معتبرة أنها تُبقي القدرة على الاعتداء على غيرها، وتمنح الجماعة وقتاً لإعادة التسلح، وتكريس سيطرتها على الساحل. وقالت: «حرية الملاحة حق يكفله القانون الدولي لجميع الدول، لا امتياز تمنحه جماعة مسلحة، وتحجبه وفقاً لأجندتها الإرهابية، وبما يخدم النظام الإيراني».

آلية عسكرية تابعة لقوات «ألوية العمالقة» في مديرية ذوباب (إعلام عسكري)

الإمداد الإيراني ومسؤولية المساءلة

قالت الزوبة إن ما تعرضه الحكومة على شركائها بشأن الدعم الإيراني «شواهد موثقة لا تقديرات سياسية»، ووصفت العلاقة بأنها عسكرية واستراتيجية ممتدة سبقت الانقلاب، مستشهدة بضبط السفينة «جيهان 1» في قضية تهريب أسلحة أعلنت عنها الحكومة مطلع عام 2013.

وأشارت إلى خلاصات فريق خبراء الأمم المتحدة بشأن دور فيلق القدس و«حزب الله» وخبراء وفنيين عراقيين في نقل العتاد والتدريب والمساعدة إلى الحوثيين، وأن الجماعة لا تستطيع تطوير منظومات معقدة دون دعم خارجي.

وأضافت أن القوات اليمنية ضبطت، في عملية واحدة العام الماضي، أكثر من 750 طناً من الأسلحة والمعدات المتجهة إلى الحوثيين، بينها صواريخ مضادة للسفن والطائرات ومحركات للمسيّرات ومعدات رادار، أظهر بعضها خصائص مشابهة لمنظومات مصنّعة في إيران، وعُثر معها على كتيبات تشغيل بالفارسية.

واستشهدت الزوبة بحديث قائد فيلق القدس، في يونيو (حزيران) الماضي، عن «حزام أمني» يمتد من هرمز إلى باب المندب، معتبرة الربط بين الممرين خطراً مضاعفاً على أمن الطاقة والتجارة، وبإشارة روبيو إلى رحلات مباشرة من طهران إلى اليمن تقل عناصر من الحرس الثوري.

ومع ذلك، شددت وزيرة الخارجية على عدم اختزال الملف اليمني في المواجهة مع إيران، لأن للحوثيين مشروعهم ومصالحهم في الاحتفاظ بالسلطة والسلاح والموارد، ولن ينتهي خطرهم تلقائياً بأي تهدئة مع طهران. مشيرة إلى ترتيبات قال فريق الخبراء إنه وثّقها مع حركة «الشباب» الصومالية في تهريب السلاح والتدريب، ومع «القاعدة» في التنسيق الأمني واستمرار وقف المواجهات بينهما.

وأكدت: «نحن نميّز بين توثيق منظومة الدعم وإثبات الإدارة المباشرة لاعتداء بعينه، فلكلٍّ منهما أدلته». وطالبت بملاحقة الموردين والوسطاء والممولين، وتفكيك شبكات الشراء والنقل والتهريب، ووقف انتقال التقنيات والخبرات العسكرية، وتعزيز تبادل المعلومات والمساءلة عن انتهاك حظر السلاح.

اليوم التالي... مؤسسات وخدمات بلا انتقام

حددت الوزيرة رؤية الحكومة للمناطق المستعادة بعودة الأمن والإدارة المدنية والخدمات وسيادة القانون، موضحة أن الرئيس وجّه بإعداد خطة موازية للعمليات تباشر بموجبها المؤسسات عملها في كل مدينة ومديرية تُستعاد.

وتشمل الأولويات استئناف صرف المرتبات ومعالجة المستحقات المتأخرة، وبرنامجاً عاجلاً للتعافي وإعادة الإعمار يشمل الطرق والكهرباء والمياه، وتهيئة عودة النازحين وإنعاش الاقتصاد، بدعم الأشقاء والأصدقاء.

وأكدت الزوبة أن حماية المدنيين واحترام القانون الدولي الإنساني وتيسير المساعدات التزامات أثناء العمليات وبعدها، قائلة: «فهذه ليست حرباً على أبناء صنعاء أو صعدة أو أي محافظة، ولا على مذهب أو قبيلة».

وشددت على مسؤولية الدولة تجاه المواطنين في مناطق سيطرة الحوثيين، وأنه «لا مكان للانتقام أو العقاب الجماعي، وباب العفو والعودة الآمنة مفتوح وفق الإجراءات المعلنة».

وأبقت الوزيرة المسار السياسي مفتوحاً لسلام عادل وشامل يستند إلى المرجعيات المعتمدة والشرعية الدستورية والمواطنة المتساوية، لكنها أكدت أن جوهره «إنهاء الانقلاب وعودة المؤسسات، لا تقاسم السلطة مع السلاح»، وأن المشاركة حق لكل من يلتزم الدستور والقانون.

الإسناد السعودي وشراكة استعادة الدولة

وصفت الزوبة التنسيق مع السعودية بأنه وثيق، ومتواصل سياسياً، وعسكريا، وتنموياً، وإغاثياً، وتحكمه شراكة استراتيجية، وهدف واحد: إنهاء الانقلاب، واستعادة الدولة. مثمّنة تجديد مجلس الوزراء السعودي، في جلسته الأخيرة، الدعم الكامل لمجلس القيادة، والحكومة، والشعب اليمني.

وقالت إن الدعم السعودي أسهم في صمود المؤسسات، وتعزيز التوافق الوطني، وتماسكها، وإن دعم الموازنة، وإمدادات الوقود لمحطات الكهرباء، والمساندة الإنسانية، والتنموية، كلها تساعد الحكومة على الوفاء بالتزاماتها، وتخفيف معاناة المواطنين.

وفي الميدان، أوضحت وزيرة الخارجية أن تحالف دعم الشرعية يقدم إسناداً جوياً وعملياتياً منذ انطلاق «فجر اليمن»، وأكد استمراره حتى استعادة المؤسسات، لافتة إلى أن تقدم القوات في الساحل الغربي ومحيط باب المندب والجبهات الأخرى حصيلة تضحياتها، وتماسكها، والإرادة الوطنية، إلى جانب «هذا الإسناد المؤثر».

وجدّدت التضامن مع السعودية في مواجهة الاعتداءات الحوثية التي قالت إنها بلغت حد تهديد المقدسات، وتأييد حقها في حماية أمنها، وسيادتها، مرحبة بانتقال «حلف مكة الدفاعي» إلى التنفيذ العملي لالتزامات الدفاع المشترك. وأكدت أن الحوثيين لا يمثلون الجمهورية اليمنية، ولا إرادة شعبها، وأن استعادة الدولة ركيزة لأمن اليمن، وجواره.

دخان يتصاعد إثر هجوم سابق للحوثيين استهدف مطار عدن الدولي (رويترز)

مطار عدن... اعتداء على حياة اليمنيين

وصفت الزوبة استهداف مطار عدن بأنه «اعتداء إرهابي استهدف منفذاً مدنياً يخدم اليمنيين من مختلف المحافظات»، وطال حقهم في السفر، والعلاج، والعودة إلى أسرهم.

وقالت، استناداً إلى إعلان السلطات المختصة، إن أحد الصاروخين سقط قرب المدرج قبل دقائق من هبوط رحلة قادمة من القاهرة اضطرت إلى التحويل إلى جدة، بينما كان مسافرون وعاملون وطواقم جوية في دائرة الخطر. وأضافت أن التحرك لحماية الأرواح لا يخفف جسامة اعتداء «كان يمكن أن يحوّل رحلة مدنية في لحظات إلى كارثة إنسانية».

وربطت الوزيرة الهجوم بقصف المطار عند وصول الحكومة أواخر عام 2020، والذي أسفر عن أكثر من مائة قتيل وجريح، واحتجاز أربع طائرات لـ«اليمنية» عام 2024، وتعطل عودة أكثر من ألف حاج، فضلاً عن اعتداءات على مطاري جازان، ونجران، وتهديد الطيران العابر للأجواء السعودية.

واعتبرت توقيت الهجوم محاولة لنقل المواجهة من الميدان إلى حياة المواطنين، وخدماتهم، مطالبة بإجراءات تتجاوز الإدانة، تشمل مساءلة المخططين، والمنفذين، وحرمان الحوثيين من الصواريخ، والمسيّرات، ومنع استخدام الرحلات المدنية غطاءً للدعم العسكري.

وقالت إن الحكومة رحّبت بالمبادرة الأردنية لتسيير رحلات بين عمّان وصنعاء لخدمة المواطنين، والمرضى، بينما رفضها الحوثيون، وسعوا إلى رحلات غير منسقة مع الدولة. ودعت منظمة الطيران المدني الدولي إلى إدانة الاعتداء، والمساعدة في تقييم المخاطر، وتعزيز السلامة، مؤكدة: «سيبقى مطار عدن بوابة مدنية لليمنيين، يعمل وفق مقتضيات السلامة».


أرباح «إكسترا» السعودية تنخفض 26.7 % في الربع الثالث

أحد فروع متاجر «إكسترا» في السعودية (الشركة)
أحد فروع متاجر «إكسترا» في السعودية (الشركة)
TT

أرباح «إكسترا» السعودية تنخفض 26.7 % في الربع الثالث

أحد فروع متاجر «إكسترا» في السعودية (الشركة)
أحد فروع متاجر «إكسترا» في السعودية (الشركة)

انخفض صافي أرباح شركة «إكسترا» للإلكترونيات بنسبة 26.7 في المائة خلال الربع الثالث من عام 2026، إلى 104.63 مليون ريال (27.9 مليون دولار)، مقارنةًً بـ142.75 مليون ريال (38.1 مليون دولار) في الربع المماثل من العام السابق.

وعزت الشركة تراجع الأرباح إلى انخفاض صافي ربح قطاع التمويل الاستهلاكي بنسبة 82.4 في المائة، نتيجة ارتفاع صافي خسائر الانخفاض في قيمة الموجودات المالية بمقدار 70.1 مليون ريال خلال الربع، في إطار النهج المتحفظ والاستباقي الذي تتبعه الشركة في إدارة مخاطر الائتمان.

في المقابل، ارتفع صافي ربح قطاع التجزئة بنسبة 10.6 في المائة، مدعوماً باستمرار نمو الإيرادات وتحسن هوامش الربح. كما ارتفع إجمالي ربح شركة «تسهيل» بنسبة 4.4 في المائة خلال الربع، مواصلاً تحقيق أداء تشغيلي إيجابي.

وعلى صعيد أداء السهم، انخفض سهم الشركة بنسبة 7.62 في المائة بعد إعلان النتائج المالية، ليصل إلى 53.95 ريال.

وارتفعت إيرادات «إكسترا» خلال الربع الثالث بنسبة 5.5 في المائة إلى 1.89 مليار ريال (504.3 مليون دولار)، مقارنةً بـ1.79 مليار ريال (478 مليون دولار) خلال الربع المماثل من العام السابق. وجاء النمو مدفوعاً بارتفاع إيرادات قطاع التجزئة بنسبة 5.8 في المائة، بدعم من ارتفاع متوسط قيمة السلة الشرائية، والأداء القوي لقطاع الأعمال، واستمرار نمو المعارض و«كليكس»، إلى جانب الإطلاق الناجح لهاتف «آيفون 18».

كما نمت إيرادات قطاع التمويل الاستهلاكي بنسبة 3.3 في المائة على أساس سنوي، مدعومةً بارتفاع محفظة التمويل بنسبة 7.3 في المائة مقارنةً بالفترة المماثلة من العام السابق.

وعلى أساس ربعي، ارتفع صافي ربح الشركة بنسبة 2.1 في المائة خلال الربع الثالث مقارنةً بالربع السابق، ليبلغ 104.63 مليون ريال، مقابل 102.47 مليون ريال، ويعود ذلك بشكل رئيسي إلى تحسن هامش إجمالي الربح.

وخلال الأشهر التسعة الأولى من عام 2026، انخفض صافي ربح «إكسترا» بنسبة 10 في المائة إلى 301.85 مليون ريال (80.5 مليون دولار)، مقارنةً بـ335.39 مليون ريال (89.4 مليون دولار) خلال الفترة المماثلة من العام السابق.

وسجل قطاع التجزئة ارتفاعاً في صافي الربح بنسبة 9.5 في المائة خلال الأشهر التسعة، مدعوماً باستمرار نمو الإيرادات وتحسن هوامش الربح، بينما انخفض صافي ربح قطاع التمويل الاستهلاكي بنسبة 36.2 في المائة، متأثراً بارتفاع صافي خسائر الانخفاض في قيمة الموجودات المالية بمقدار 83.1 مليون ريال.

وارتفعت إيرادات الشركة خلال الأشهر التسعة بنسبة 5.3 في المائة إلى 5.96 مليار ريال (1.59 مليار دولار)، مقارنةً بـ5.66 مليار ريال (1.51 مليار دولار) في الفترة المماثلة من العام السابق.

وأوضحت الشركة أن نمو الإيرادات جاء نتيجة ارتفاع إيرادات قطاع التجزئة بنسبة 5 في المائة، مدعوماً بارتفاع متوسط قيمة السلة الشرائية والأداء القوي لقطاع الأعمال واستمرار نمو المبيعات عبر القنوات الإلكترونية، إلى جانب نمو إيرادات قطاع التمويل الاستهلاكي بنسبة 8.8 في المائة، مع ارتفاع محفظة التمويل الاستهلاكي بنسبة 7.3 في المائة.

وأشارت الشركة إلى أن النتائج المالية التقديرية للفترة المنتهية في 30 سبتمبر (أيلول) 2026 أعدتها إدارة الشركة، ولم يتم فحصها أو مراجعتها من المراجع الخارجي.