Salih Yoluç ve Ayhancan Güven'in yarışacağı WEC nedir?

Serinin en ünlü ve prestijli yarışı, Fransa'da gerçekleştirilen Le Mans 24 Saat (WEC)
Serinin en ünlü ve prestijli yarışı, Fransa'da gerçekleştirilen Le Mans 24 Saat (WEC)
TT

Salih Yoluç ve Ayhancan Güven'in yarışacağı WEC nedir?

Serinin en ünlü ve prestijli yarışı, Fransa'da gerçekleştirilen Le Mans 24 Saat (WEC)
Serinin en ünlü ve prestijli yarışı, Fransa'da gerçekleştirilen Le Mans 24 Saat (WEC)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta Racing Team Turkey'nin Asian Le Mans Series'te yarışacağını açıklaması, motor sporları hayranlarının gözünü Dünya Dayanıklılık Şampiyonası'na (WEC) çevirdi. Biz de bu hafta WEC'i inceleyeceğiz.

FIA WEC, 2012'de FIA (Uluslararası Otomobil Federasyonu) ve Automobile Club de l'Ouest (ACO) tarafından kuruldu. Şampiyona, 6 saatten 24 saate kadar sürebilen uzun mesafeli yarışları içeriyor. Serinin temel özelliği, aracın performansıyla birlikte dayanıklılığı, yakıt stratejisini, lastik yönetimini ve pilot değişim temposunu aynı anda test eden bir format sunması.

WEC, yıllar içinde üretici katılımı açısından da motor sporlarının en yoğun rekabetçi alanlarından biri haline geldi. 2026 sezonunda 14 üretici mücadele edecek:
Alpine, Aston Martin, BMW, Cadillac, Corvette, Ferrari, Ford, Genesis (yeni katılım), Lexus, McLaren, Mercedes-AMG, Peugeot, Porsche ve Toyota.

Bu geniş üretici listesi, serinin teknoloji geliştirme açısından önemini de yansıtıyor. Yarışlarda kullanılan aerodinamik paketler, hibrit sistemler, dayanıklılık parçaları ve güvenlik çözümleri daha sonra üreticilerin yol araçlarına adapte ediliyor. Bu nedenle WEC, hem pist hem de ticari otomotiv sektörü için bir inovasyon laboratuvarı niteliğinde.

WEC'te yarışan arabalar temelde iki sınıfa ayrılıyor: Hypercar ve LMGT3. Bu ayrım ilk bakışta karmaşık görünebilir ama aslında basit bir mantığa dayanıyor. Hypercar sınıfı, şampiyonanın zirvesi kabul ediliyor.

Bu sınıftaki araçlar tamamen yarış için tasarlanmış, ileri mühendislik ürünleri. Onları yollarda görebileceğimiz bir otomobille karşılaştırmak mümkün değil. Üreticiler, Ferrari'den Porsche'ye, Toyota'dan Peugeot'ya kadar, kendi özel tasarımlarını geliştirip dayanıklılık yarışlarının sınırlarını zorlayan araçlar ortaya koyuyor.

Bu sınıfın amacı hız, teknoloji ve mühendislik üstünlüğü. Le Mans 24 Saat gibi dev bir yarışı genel klasmanda kazanan ekip de her zaman Hypercar kategorisinden çıkıyor. Yani bu sınıf, hem marka prestiji hem de teknik rekabet açısından şampiyonanın kalbi.

LMGT3 ise çok daha tanıdık bir görüntü sunuyor. Bu araçlar, herkesin günlük hayatta gördüğü veya bildiği spor otomobillerin yarışa uyarlanmış versiyonları.

Porsche 911, Ferrari 296, BMW M4 veya Aston Martin Vantage gibi modeller, LMGT3 sınıfında ciddi bir dönüşüm geçirmiş halleriyle piste çıkıyor. Bu dönüşüm; daha hafif gövde, artırılmış aerodinamik parçalar, yarış frenleri ve güvenlik ekipmanları gibi birçok değişikliği içeriyor.

Ancak araçların temel silueti ve karakteri hâlâ yol versiyonunu hatırlatıyor. Bu nedenle LMGT3 yarışları genellikle çok yakın mücadelelere sahne oluyor çünkü araçların performansları birbirine epey yakın.

Bu iki sınıfın en ilginç yanıysa aynı anda, aynı pistte yarışmaları. Hypercar'lar daha hızlı olduğundan yarış boyunca LMGT3 araçlarına tur bindiriyorlar.

Bu durum, izleyenler için sürekli hareket, trafik yönetimi ve strateji gerektiren çok katmanlı bir yarış deneyimi oluşturuyor. Sürücüler sadece kendi içinde rekabet etmiyor, aynı zamanda farklı sınıflardan gelen tempolara uyum sağlamak zorunda kalıyor. İşte dayanıklılık yarışlarının hem karmaşık hem de büyüleyici olmasının nedeni bu.

WEC'teki sınıf ayrımı aslında şampiyonanın ruhunu oluşturan çeşitliliğin ta kendisi. Hypercar sınıfı üreticilerin teknoloji gösterisi, LMGT3 ise tanıdık spor otomobillerin yarış ruhunu temsil ediyor. Bu iki dünyanın tek bir yarışta buluşması, WEC'i diğer tüm motor sporlarından farklı ve benzersiz kılıyor.

WEC’de her yarış hafta sonu, belirli bir akışa sahip programla ilerliyor. Hafta sonu antrenman seanslarıyla başlıyor. Bu seanslarda takımlar araç ayarlarını denerken, yakıt tüketimini, lastik davranışlarını ve pist koşullarını analiz ediyor.

Ardından sıralama turları başlıyor. 2025’te yenilenen ve 2026’da da devam edecek bu formatta, her sınıf için önce 12 dakikalık bir sıralama bölümü yapılıyor. Bu bölümde en hızlı turları atan ilk 10 araç, Hyperpole adı verilen final seansına kalıyor. Hyperpole kısa, stresli ve tamamen hız odaklı bir mücadele; burada atılan en hızlı tur, yarışa kimin pole pozisyonundan başlayacağını belirliyor.

Tüm bu yapı hem rekabeti sıkı tutmak hem de seyirciye heyecan dolu bir hafta sonu sunmak için tasarlanmış durumda.

csdfgth
Takvim, WEC'in küresel görünürlüğünü artırmak amacıyla farklı pazarlara hitap edecek şekilde planlanmış durumda (WEC)

Türk motor sporları tarihinde uluslararası başarılarıyla bilinen Salih Yoluç, 2026'da WEC'e resmi dönüş yapacağını açıkladı. Daha önce Le Mans dahil birçok dayanıklılık yarışında zafer kazandı ve GT kategorilerinde önemli dereceler elde etti. 2026 sezonu için hedefi, LMGT3 sınıfında istikrarlı bir performans ortaya koymak.

Geçen yılın DTM şampiyonu Ayhancan Güven ise 2026'da Manthey Racing'le WEC'te yarışacak. Porsche destekli kariyerinin ardından dayanıklılık arenalarına geçişi, onun için yeni bir profesyonel sayfa anlamına geliyor. Sprint yarışlarındaki agresif ve kontrollü sürüş stilini uzun mesafe formatına nasıl adapte edeceği merakla bekleniyor.

Her iki pilotun da aynı sezon WEC'te yer alması, Türk motor sporları camiası adına tarihi bir gelişme. 

Racing Team Turkey'nin mücadele edeceği Asian Le Mans Series (ALMS), dayanıklılık yarışlarının Asya ayağını temsil eden FIA onaylı bir şampiyona.

Genellikle 4 saatlik yarışlardan oluşan bu seri LMP2, LMP3 ve GT sınıflarını içeriyor.

Takımların WEC öncesi araçlarını test etmeleri için önemli bir hazırlık kategorisi Asian Le Mans Series'te gösterilen başarılar, ekiplerin Le Mans 24 Saat için davet alma şansını doğrudan etkiliyor. Racing Team Turkey'nin katılımı, hem sportif hem de uluslararası görünürlük açısından ciddi önem taşıyor.

WEC, modern motor sporlarının en teknik, en stratejik ve en çok dayanıklılık gerektiren platformlarından biri. 2026 sezonuna girerken hem üretici sayısının artması hem de sınıflardaki rekabet dengesi, şampiyonayı daha çekişmeli bir hale getiriyor. Yoluç ve Güven'in aynı sezonda yer alması ve Racing Team Turkey'nin ALMS programı ise Türkiye adına tarihi bir dönem başlatıyor.

2026 sezonu, Türk motor sporları tutkunları için kaçırılmaması gereken bir dönem olacak.

Kaynaklar: WEC, ALMS



Olimpiyat efsanesi UFC yolunda: İlk maç tarihi belli

Gable Steveson, Tokyo 2020 Olimpiyatları'nda altın madalyasıyla (AP)
Gable Steveson, Tokyo 2020 Olimpiyatları'nda altın madalyasıyla (AP)
TT

Olimpiyat efsanesi UFC yolunda: İlk maç tarihi belli

Gable Steveson, Tokyo 2020 Olimpiyatları'nda altın madalyasıyla (AP)
Gable Steveson, Tokyo 2020 Olimpiyatları'nda altın madalyasıyla (AP)

Olimpiyat güreş şampiyonu Gable Steveson, UFC'nin son üst düzey transferi olarak açıklandı ve temmuzda ilk maçına çıkmaya hazırlanıyor.

Seyircilerin arasında Jon Jones'un yanında oturan Steveson (3-0-0, 3 nakavt), UFC 327'nin yayınında tanıtıldı. ABD Başkanı Donald Trump'ın da katıldığı UFC 327'de Carlos Ulberg, ciddi bir diz sakatlığı yaşamasına rağmen Jiri Prochazka'yı nakavt ederek boştaki hafif ağırsıklet kemerini kazandı

Spiler Jon Anik'in doğruladığı üzere 25 yaşındaki Amerikalı güreşçi, Uluslararası Dövüş Haftası kapsamında 11 Temmuz'da Las Vegas'ta düzenlenecek UFC 329'da ilk maçına çıkacak. Rakibiyse henüz açıklanmadı.

Steveson, 2020 Tokyo Olimpiyatları'nda ABD takımı adına altın madalya kazanıp amatör güreşçi olarak adını duyurmuş ve ardından WWE'yle profesyonel güreş sözleşmesi imzalamıştı.

WWE'yle olan anlaşmasına rağmen Steveson amatör güreşte yarışmaya devam etmişti. Hatta geçen yaz NFL'in Buffalo Bills takımıyla sözleşme imzalamış ancak sadece üç ay sonra Amerikan futbolu takımı tarafından serbest bırakılmıştı.

Steveson geçen mayısta WWE tarafından da serbest bırakılmıştı ancak kafes içinde yeni bir kariyer bulmuş gibi görünüyor.

Steveson, eylülden bu yana karma dövüş sanatlarında (MMA) üç maça çıktı ve üçünü de ilk rauntta nakavtla kazandı.

Kasımdaki ikinci maçında Kevin Hein'ı acımasız bir sol kroşeyle 24 saniyede nakavt ederek zafere ulaştı.

İlk iki MMA maçı arasında Steveson, Dirty Boxing'de Billy Swanson'a karşı 15 saniyelik bir nakavt zaferi de kazandı.

Bu zaferin ardından Steveson, seyirciler arasında oturan UFC maç organizatörü Mick Maynard'a bir mesaj gönderdi.

25 yaşındaki dövüşçü, "Sanırım özel bir konuk (Maynard) beni izlemek için buradaydı" dedi.

Mick, birazını gördün, sana çok daha fazlasını göstermek isterim. Sana minnettarım, umarım bana inanırsın.

Bu ricanın işe yaradığı açıkça görülüyor; Steveson artık dünyanın en büyük MMA organizasyonunun çatısı altında.

Steveson'ın tüm MMA maçları ağırsıklette gerçekleşti; burada Tom Aspinall, UFC şampiyonu ancak Britanyalı dövüşçü ciddi bir göz yaralanmasının iyileşme sürecinde. Alex Pereira ve Ciryl Gane bu yaz Beyaz Saray'daki etkinlikte geçici şampiyonluk için mücadele edecek.

Eski UFC yıldızı ve Olimpiyat güreşçisi Ben Askren daha önce Steveson'ın UFC'de hızla yükseleceğini tahmin ederek, "Gable 18 ay içinde şampiyon olabilir" demişti.

Independent Türkçe


Yıllardır beklenen maç geliyor mu? Tyson Fury'den Anthony Joshua iddiası

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters
TT

Yıllardır beklenen maç geliyor mu? Tyson Fury'den Anthony Joshua iddiası

Fotoğraf: Reuters
Fotoğraf: Reuters

Tyson Fury, Anthony Joshua'yla ringe çıkmak için sözleşme imzaladığını ancak "AJ"in aynı şeyi yapmadığını iddia etti.

Boks kariyerinde 5. kez emeklilikten dönen Fury, cumartesi gecesi Tottenham Hotspur Stadyumu'nda Arslanbek Makhmudov'u puanla yendi.

Ve Joshua ön sırada oturuyordu, dolayısıyla Fury'nin eli kalktıktan sonra ona meydan okuması şaşırtıcı değildi.

36 yaşındaki Joshua'nın, 37 yaşındaki bir diğer Britanyalı Fury'yle ringe çıkması bekleniyordu ancak AJ bunu reddetti ve Fury'nin meydan okumasına verdiği yanıt, arızalı bir mikrofon nedeniyle anlaşılmadı.

Yine de Joshua'nın, Fury maçının henüz kesinleşmediğini ima ettiği duyuldu; "Çingene Kral" da maç sonrası basın toplantısında bunu doğruladı.

Fury, "İmzayı attım" diye iddia etti.

Bu anlaşmada kaç dövüş olduğu gerçekten önemli değil, sadece birini halledelim. Bu gece buraya, ring kenarına getirilmesinin bir sebebi vardı: Dövüşü ayarlamak. Ben aylar önce imzaladım, onun imzalayıp imzalamadığını bilmiyorum ve görünüşe göre imzalamayacak. İstemedi, şoke olmuştu, ne diyeceğini bilemedi. Ben olsaydım, ringe atlardım, yüzleşirdim, hadi başlayalım derdim. Bunca zamandan sonra bile bu dövüşün gerçekleşip gerçekleşmeyeceği konusunda hâlâ belirsizlik var. Daha fazlasını yapamam. Tek bildiğim 'evet' demediği.

Mali detaylar sorulduğunda Fury, "[Ödül paylaşımının] ne olduğunu bilmiyorum, bu saçmalıklarla ilgilenmiyorum. Eğer 600 milyon sterlin (yaklaşık 36 milyar TL) alıyorsa, ona bol şans, eğer 50 peni (yaklaşık 15 TL) alıyorsam, bana bol şans" dedi.

Öte yandan Fury'nin menajeri Frank Warren ve yöneticisi Spencer Brown, Wembley Stadyumu yetkilileriyle herhangi bir görüşme yapılmadığı konusunda ısrar etti.

Ancak Netflix, belki de erken davranarak, dövüşün kesinleştiğini ve sonbaharda platformda canlı yayımlanacağını, karşılaşmanınsa Birleşik Krallık'ta gerçekleşeceğini tweetledi.

Fury sözlerini şöyle tamamladı:

Kim olursa olsun, bu yıl üç dövüş istiyorum.

Independent Türkçe


UFC 327: Hafif ağırsıklette kemer kimin olacak?

Procházka’nın düzensiz, öngörülemez ve anlık patlamalara dayalı stili, Ulberg’in mesafeye, zamana ve sabra dayalı kickboks disiplinine karşı (UFC)
Procházka’nın düzensiz, öngörülemez ve anlık patlamalara dayalı stili, Ulberg’in mesafeye, zamana ve sabra dayalı kickboks disiplinine karşı (UFC)
TT

UFC 327: Hafif ağırsıklette kemer kimin olacak?

Procházka’nın düzensiz, öngörülemez ve anlık patlamalara dayalı stili, Ulberg’in mesafeye, zamana ve sabra dayalı kickboks disiplinine karşı (UFC)
Procházka’nın düzensiz, öngörülemez ve anlık patlamalara dayalı stili, Ulberg’in mesafeye, zamana ve sabra dayalı kickboks disiplinine karşı (UFC)

Adrenalin'den herkese merhaba. Bu hafta UFC 327'deki hafif ağırsıklet kemer mücadelesini inceliyoruz.

UFC'de hafif ağırsıklette yeni bir sayfa açılıyor. UFC 327, sadece bir kemer maçı değil, aynı zamanda bir dönemin kapanıp yenisinin başlamasını temsil ediyor. Eski şampiyon Jiří Procházka ve yükselişini adım adım sürdüren Carlos Ulberg, boşta olan kemer için Miami'de karşı karşıya geliyor.

Bu hikayeyi asıl güçlü kılansa sadece istatistikler değil; iki dövüşçünün kafasından geçenler.

Jiří Procházka'nın kariyeri inişli çıkışlı ama hiçbir zaman sıradan olmadı. Glover Teixeira karşısında kazandığı kemer, ardından gelen sakatlık ve Alex Pereira karşısında yaşadığı iki mağlubiyet… Bunların hepsi onu bu noktaya taşıyan sürecin parçaları.

Ama bu kez farkı yaratan şey fiziksel değil, tamamen zihinsel:

Bebeğimiz olacak. Bu, yaptığım her şeyde beni ileri iten büyük bir enerji oldu, özellikle de hazırlık sürecinde.

Procházka bu sürecin başında ciddi bir tereddüt yaşadığını da saklamıyor:

İlk başta bunun gücümü alacağını düşündüm. Hazırlığımı zayıflatacağını düşündüm. Ama hissettiğim şey tamamen farklıydı. Yaptığım her şeyde daha güçlü bir odak geliştirdim. Her görüntülü konuşmamızda daha güçlü olmak için yeni bir sebep vardı. Ailem için kral olmak istiyorum, gerçek bir erkek olmak istiyorum. Bu benim hayatımdaki büyük temalardan biri.

Onun hayat tarzı her zaman sınırda oldu. Risk almak, korkuyu zorlamak, konfor alanını yok etmek… Bunlar Procházka'nın kimliğinin bir parçasıydı. Meksika'da halatsız tırmanış yapması bunun en uç örneklerinden biri.

Ama artık o tarafını kontrol altına alıyor:

Meksika'da yaptığım şey… Evet, biraz tehlikeliydi. Bu tür şeyleri bırakmam gerekiyor. Kendime güvenimi böyle şeylerle beslemeyi bırakıp, şu ana ve önümdeki dövüşe odaklanmam lazım. Evde beni bekleyen bir aile olduğunu unutmamam gerekiyor.

Bu değişim, onun antrenman yaklaşımını da kökten değiştirmiş:

Her şey daha ciddi. Her antrenman, her nefes, her hareket… Hepsine daha fazla odaklanıyorum. Bu hazırlık sürecindeki en önemli şey bu olabilir. Hayatı biraz daha ciddiye almak.

Procházka'nın belki de en çarpıcı dönüşümüyse dövüşe bakışında:

Bu artık sadece eğlence değil. Antrenman sadece gücümü göstermek için değil. Bu bir iş. Bir sanatçı gibi her gün işimi yapıyorum. Sanat sadece keyif değil; profesyonellik gerektirir. Ben de her gün o sanatçı olmak zorundayım.

Rakibiyle ilgili sözleriyse onun zihnindeki savaşı net şekilde ortaya koyuyor:

Bu tam olarak ihtiyacım olan rakip. Hızlı, ayaklarıyla çok iyi hareket ediyor, sol elini iyi kullanıyor. Böyle rakipleri seviyorum. Onu tehlikeli bir hayvan gibi görüyorum. Ve bu benim doğamda var… Avlamak istiyorum. Ama çok dikkatli olmalıyım. Sabırlı olmalıyım. Her hareketine yüzde 200 dikkat etmeliyim. Onu asla küçümsememeliyim.

Dövüşün nasıl geçebileceğine dair de oldukça açık:

Eğer kaosa dönerse, bu benim oyunum. Ama bu kez daha profesyonel bir performans göstermek istiyorum. Daha iyi olmak beni en çok motive eden şey. Daha iyi hareket, daha iyi zamanlama, daha net vuruşlar… Ve daha iyi savunma, umarım bunu unutmam!

Carlos Ulberg cephesindeyse tamamen farklı bir atmosfer var. Gürültü yok, acele yok, panik yok.

Miami'ye gelişlerini anlatırken bile bu fark hissediliyor:

Takımla birlikte bir buçuk haftadır buradayız. Aynı evde kaldık. Kendi kültürümüzü yaşadık. Hatta bir noktada Küba'daymışız gibi hissettik. Bayside'da yürüyüş yaptım, ortamı hissetmek istedim. Burada ne yaptığımızı anlamak istedim. Çünkü bu büyük bir şey. Dünya şampiyonluğu için dövüşüyorum.

Onun hazırlık yaklaşımı neredeyse meditasyon gibi:

Bu zaman benim için kutsal. Yalnız kalıp her şeyi sindiriyorum. Olan biteni hissediyorum ama kendimi kaptırmıyorum. Çünkü orası tehlikeli. Her şeyi basit tutuyorum. Tekerleği yeniden icat etmeye çalışmıyorum.

Kickboksta 19-2'lik profesyonel kariyer, ardından hızlı bir UFC yükselişi… Ama Kennedy Nzechukwu karşısında aldığı yenilgi onun için bir dönüm noktası oluyor:

Bu yenilgi bana büyük resmi gösterdi. MMA çok zor bir spor. Her şeyde iyi olmak, oyunu anlamak gerekiyor. Bu sporun affı yok. Sadece fiziksel değil, duygusal olarak da zor. Bunların hepsini bir araya getirmek zorundasın ki sadece şampiyon değil, iyi bir şampiyon olabilesin.

Bu farkındalıktan sonra geri dönüyor ve bir daha kaybetmiyor. 9 maçlık galibiyet serisiyle bu noktaya geliyor.

Son kampını anlatırken özgüveni çok net:

Her kamp farklı ama bu kamp özeldi. Kısa sürede bu fırsatı almak, aileme yakın olmak… Hepsi bana ekstra bir ateş verdi. Şimdi yaptığımız şey aynı: Gidip işi bitirmek.

Procházka gibi öngörülemez bir rakibe hazırlanmak konusunda da dürüst:

Jiří gibi birine hazırlanmanın tam bir yolu yok. Çok öngörülemez. Ama bize gereken görüntüyü verebilecek çalışmalar yaptık. Bu dövüş kısa sürede geldi ama biz yıllardır buna hazırlanıyoruz. Onun bir noktada karşımıza çıkacağını biliyorduk.

Ve son noktayı çok net koyuyor:

Hazırız. Geriye içeri girip işi bitirmek kaldı.

Dövüşe bakışıysa tamamen emeğe dayanıyor:

Yapmam gereken her şeyi yaptım. Bu sadece bu kamp değil. Yılların emeği, yılların fedakarlığı. Kendine karşı dürüst olduğunda ve gerçekten çalıştığını bildiğinde, o zaman o an geldiğinde kimse seni inkar edemez.

UFC 327'nin hikayesi işte böyle. Bir tarafta kaosu kontrol altına almayı öğrenen bir savaşçı, diğer tarafta zaten kontrol üzerine kurulu bir sistem.

Ama bu basitlik, işin içindeki detayları daha da keskin hale getiriyor.

Procházka artık sadece içgüdüleriyle dövüşmek istemiyor; onları disipline etmeye çalışıyor. Ulberg ise zaten disiplinin içinde, sadece onu uygulamaya hazırlanıyor.

İki farklı yol, tek bir noktada kesişiyor.

Ve o noktada, sadece biri ayakta kalacak.

12 Nisan Pazar günü S Sport+ üzerinden izlenebilecek UFC 327'de alt kart 02.00, ana kartsa 04.00'da başlayacak. 

Kaynaklar: UFC, ESPN