Bir grup gizemli saldırgan, teleskopları hackledi: 10 gözlemevi hizmet dışı

Bazı araştırmalar için artık çok geç olabilir

Çok sayıda uluslararası projenin yanı sıra doktora tezleri ve makaleler, teleskoplardan elde edilen verilere dayanıyor (Wikimedia Commons)
Çok sayıda uluslararası projenin yanı sıra doktora tezleri ve makaleler, teleskoplardan elde edilen verilere dayanıyor (Wikimedia Commons)
TT

Bir grup gizemli saldırgan, teleskopları hackledi: 10 gözlemevi hizmet dışı

Çok sayıda uluslararası projenin yanı sıra doktora tezleri ve makaleler, teleskoplardan elde edilen verilere dayanıyor (Wikimedia Commons)
Çok sayıda uluslararası projenin yanı sıra doktora tezleri ve makaleler, teleskoplardan elde edilen verilere dayanıyor (Wikimedia Commons)

Bilgisayar korsanları son üç haftadır Hawaii ve Şili'deki büyük teleskopları hedef alarak tam 10 gözlemevini hizmet dışı bıraktı.

Bu durum, aralarında doktora tezleri ve diğer makalelerin de bulunduğu bir dizi uluslararası projeyi sekteye uğrattı.

Bu ayın başlarında, ABD'li araştırma kurumu NOIRLab, Hawaii'deki Gemini North teleskobunun bir "siber olay" sonucu kapatıldığını duyurmuştu. Bu teleskobun ikizi niteliğindeki Gemini South da onu takip etmişti.

Kısa süre önce yine NOIRLab, gökbilimcilerin Şili'deki Orta Ölçekli Gözlemevleri adı verilen başka bir teleskop ağının uzaktan kontrolünü kaybettiklerini bildirdi. Bunun ardından 8 teleskop daha faaliyetlerini askıya almak zorunda kaldı.

Şaşkına dönen araştırmacılar siber güvenliği sıkılaştırmanın ve gözlemlere devam etmenin yollarını bulmak için yarışıyor.

Birçok teleskobun uzaktan kontrolü artık mümkün olmadığı için bazı kurumlar, son 2 haftayı doğrudan oradaki aletleri çalıştırmaya çalışmakla geçiren personele yardım etmesi için lisansüstü öğrencileri Şili'ye yönlendirmeyi planlıyor.

Saldırılardan etkilenen Şili teleskoplarından birini kullanarak yeni süpernovaları gözlemleme şansını korumaya çalışan Illinois Urbana-Champaign Üniversitesi'nden gökbilimci Gautham Narayan, "Hepimiz bu işte birlikteyiz" dedi.

Science.org'a konuşan bilim insanı, ekibinin "zor koşullara rağmen araştırmalara devam etmeye kesinkes kararlı olduğunu" vurguladı.

Öte yandan birçok araştırma için artık çok geç olabilir. Zira gözlemlerin çoğu için çok sıkı programlar yapılıyor.

Bunların bir kısmı zaten dar bir zaman aralığında gözlemlenmesi mümkün olan olguları konu ediniyor.

NOIRLab, ilginç şekilde siber saldırılara dair ayrıntılı bilgi vermeyi veya hackerların fidye isteyip istemediğini açıklamayı reddediyor.

Hackerların neden teleskopları ve uzay gözlemlerini hedef aldığı halen tartışma konusu.

ABD Ulusal Bilim Vakfı'na bağlı Siber Güvenlik Mükemmeliyet Merkezi'nin emekli başkanı Von Welch, "Büyük ihtimalle saldırgan, bir gözlemevine saldırdığının farkında bile değil" diye konuştu.

Siber saldırılar genellikle iş tanımlarının bir parçası olmadığı için bu, gökbilimciler açısından alışılmadık bir durum. 

Üstelik bu saldırılar nedeniyle bilimsel verilerin zarar görme ihtimali de var.

Arizona Eyalet Üniversitesi'nden astronomi alanında doktora sonrası araştırmacı Luis Welbanks, "İnsanlar 'Veriler nerede?' diye sorduğunda O zaman şunu söylemek zorunda kalacağım: 'Eh, elimde hiçbir veri yok çünkü bir yerlerdeki bir bilgisayar korsanı bilgisayarı çökertti''' ifadelerini kullandı.

Welbanks ve meslektaşları, gezegenlerin atmosferlerini incelemek için yer tabanlı gözlemevlerini kullanıyor.

Üstelik Welbanks gibi kariyerinin başındaki araştırmacılar için bir yıllık olası gecikme pahalıya mal olabilir.

Independent Türkçe



ChatGPT'nin tuhaf takıntısının nedeni ortaya çıktı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

ChatGPT'nin tuhaf takıntısının nedeni ortaya çıktı

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

OpenAI, yapay zeka sohbet botu ChatGPT'nin mitolojik yaratıklara takıntılı hale gelmesine neden olan "goblin gizemini" çözdü.

ChatGPT'de alakasız sorulara verilen yanıtlarda bile "goblin" kelimesinden bahsedilme sıklığı son 6 ayda hızla arttı. Bu durum nedeniyle bir soruşturma başlatan OpenAI araştırmacıları, hatanın geçen kasımda yeni ChatGPT modelinin piyasaya sürülmesinin ardından "sinsice sızdığını" saptadı.

Öncüllerine kıyasla "daha akıllı ve daha konuşkan" olacak şekilde tasarlanan yeni model, "Meraklı", "İçten" ve "Sıradışı" gibi çeşitli kişilik ayarları içeriyordu.

Bu modelin yayımlanmasından kısa süre sonra ChatGPT kullanıcıları ve araştırmacılar; goblinler, gremlinler ve diğer fantastik yaratıklardan tekrar tekrar bahsedildiği bir örüntü fark etmeye başladı.

OpenAI konuyla ilgili blog yazısında, "GPT-5.1'den itibaren modellerimiz tuhaf bir alışkanlık geliştirmeye başladı: Metaforlarında giderek daha fazla goblin, gremlin ve diğer yaratıklardan bahsediyorlardı" diye belirtiyor.

Yaratıkların yer aldığı metaforlara bilmeden özellikle yüksek ödüller verdik. Goblinler de buradan yayıldı.

Şirketin güvenlik araştırmacıları GPT-5.1'in yayımlanmasının ardından, modelin eğlenceli metaforlar kullanmaya teşvik edilmesi sonucu "goblin" kelimesinin kullanımında yüzde 175'lik artış olduğunu bildirdi.

Eğitim yöntemi sonraki modeller için düzeltilmedi ve martta GPT-5.4 piyasaya sürüldüğünde "goblin" kullanımı, Meraklı kişilik tipinde neredeyse yüzde 4000 artarken diğer modellerde de aynı oranda artış görüldü.

OpenAI, "Ödüller yalnızca Meraklı kişilik ayarında uygulandı ancak pekiştirmeli öğrenme, öğrenilen davranışların onları üreten koşulla sınırlı kalmasını garanti etmez" ifadelerini kullanıyor.

Bir üslup alışkanlığı ödüllendirildiğinde daha sonraki eğitimler bunu başka yerlere yayabilir veya pekiştirebilir; özellikle de bu çıktılar denetimli ince ayar veya tercih verilerinde yeniden kullanılıyorsa.

Bu örnekteki aksaklık nispeten zararsızdı ancak önde gelen yapay zeka modelleri ve bunların eğitilme ve geliştirilme biçimindeki daha geniş bir kusuru gösteriyor.

Pekiştirmeli öğrenme ve ödül sinyallerinin kullanımı, yapay zeka modellerinin beklenmedik ve istenmeyen biçimlerde davranış değiştirmesine yol açabilir.

OpenAI, araştırma ve güvenlik ekibinin hatalı kalıpları araştırmak için yeni yollar geliştirdiğini ve gelecekte model davranışını daha fazla denetleyeceğini belirtiyor.

Independent Türkçe


SpaceX'e toplu dava: Evlerimiz zarar gördü

Güney Teksas'taki bazı sakinler, roket fırlatmalarından kaynaklanan ses patlamalarının evlerine zarar verdiğini iddia ederek Elon Musk'ın SpaceX şirketine dava açtı (AFP)
Güney Teksas'taki bazı sakinler, roket fırlatmalarından kaynaklanan ses patlamalarının evlerine zarar verdiğini iddia ederek Elon Musk'ın SpaceX şirketine dava açtı (AFP)
TT

SpaceX'e toplu dava: Evlerimiz zarar gördü

Güney Teksas'taki bazı sakinler, roket fırlatmalarından kaynaklanan ses patlamalarının evlerine zarar verdiğini iddia ederek Elon Musk'ın SpaceX şirketine dava açtı (AFP)
Güney Teksas'taki bazı sakinler, roket fırlatmalarından kaynaklanan ses patlamalarının evlerine zarar verdiğini iddia ederek Elon Musk'ın SpaceX şirketine dava açtı (AFP)

ABD'nin Teksas eyaletinde onlarca ev sahibi, roket testlerinden kaynaklanan ses patlamalarının evlerine zarar verdiğini iddia ederek Elon Musk'ın SpaceX şirketine dava açtı.

Dava, Güney Teksas'ta yaşayan 80 kişi tarafından geçen hafta federal mahkemeye sunuldu. Texas Tribune'a göre davacılar, SpaceX'i Nisan 2023'le Ekim 2025 arasında gerçekleştirilen 11 roket testinde meydana gelen ses patlamaları nedeniyle ağır ihmal ve izinsiz girişle suçladı.

Dava dilekçesine göre SpaceX testlerinde roketler hem fırlatılıp hem geri döndüğü için evler zaman zaman uzun süre hasar verici düzeyde gürültüye maruz kaldı.

Ses patlaması, ses hızını aşan bir nesne tarafından oluşturulan bir dalgadır. ABD Hava Kuvvetleri'ne göre bazı güçlü ses patlamaları cam kırılması gibi hasarlara neden olabilir.

SpaceX, dava hakkında Tribune'a yanıt vermedi. The Independent da SpaceX'le iletişime geçti.

Sakinler, 2023'teki bir Starship roket fırlatması sırasında, 33 motorlu iticinin yarattığı kuvvetin fırlatma rampasını tahrip ettiğini ve enkazın yaklaşık 1,2 kilometre uzağa fırladığını söylüyor.

Tribune'a göre dava dilekçesinde evlerdeki somut hasarların ayrıntılarına yer verilmedi. Ancak dilekçede ses patlamalarının duvarlara, pencerelere ve çatılara zarar verebileceği belirtildi.

Dilekçede, belirtilmeyen bir miktarda tazminat talep ediliyor.

Tribune'a göre ABD Federal Havacılık İdaresi, 2025'te SpaceX'e Güney Teksas'tan yılda 25'e kadar roket fırlatma yetkisi vermişti. Bu, bir önceki yıla göre 5 kat daha fazlaydı.

SpaceX ayrıca son yıllarda Güney Teksas bölgesinde devasa bir büyüme kaydetti. Şirket çalışanları Mayıs 2025'te Teksas'ta Starbase şehrini kurdu.

Tribune'un belirttiğine göre roket fırlatmaları Güney Teksas'taki fırlatma rampasının yakınındaki sahilin yaklaşık 13 kilometrelik şeridini kapatmış durumda. Bu sorun, şirketin bölgeyi ne sıklıkla kapatabileceği konusunda ayrı bir davaya yol açmıştı.

SpaceX 2002'de kuruldu ve Musk şu anda şirketin CEO'su olarak görev yapıyor. Yakın zamanda ABD Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonu'na (SEC) yapılan bir başvuru, Musk'ın kendisini şirketten görevden alabilme yetkisine sahip tek kişi olduğu ortaya çıkmıştı.

SEC başvurusu, SpaceX'in şirket hisselerini halka arz etmeye hazırlandığı bir dönemde geldi; Wall Street Journal'a göre bu süreç en erken bu yaz başlayabilir.

Independent Türkçe


SpaceX roketi Ay'a çarpma yolunda

Roket parçasının Ay'ın yakın tarafının sınırına çarpacağı öngörülüyor  (Reuters)
Roket parçasının Ay'ın yakın tarafının sınırına çarpacağı öngörülüyor (Reuters)
TT

SpaceX roketi Ay'a çarpma yolunda

Roket parçasının Ay'ın yakın tarafının sınırına çarpacağı öngörülüyor  (Reuters)
Roket parçasının Ay'ın yakın tarafının sınırına çarpacağı öngörülüyor (Reuters)

SpaceX'e ait bir roketin enkazının bu yazın sonunda ses hızının 7 katıyla Ay'a çarpması bekleniyor.

Dünya'ya yakın cisimleri izlemek için geniş çapta kullanılan Project Pluto yazılımının üreticisi Bill Gray, SpaceX'in Ocak 2025'te fırlattığı bir Falcon 9 roketi üzerine kapsamlı bir rapor yayımladı.

Roket geçen yıl Ay'a Blue Ghost ve Hakuto-R uzay araçlarını götürmüş, bunlardan ilki başarılı bir iniş yaparken diğeriyse Dünya'yla bağlantısını kaybedip haziranda uyduya düşmüştü.

Gray'in raporuna  göre geçen yıl boyunca 1053 kez gözlemlenen Falcon 9'un üst kademesi, Dünya yörüngesinde dönmeye devam ediyor.

Bu verilere dayanarak yapılan tahminlere göre roketin 13,8 metre uzunluğa ve 3,7 metre çapa sahip üst kademesi, 5 Ağustos'ta TSİ 09.44'te Ay'ın Dünya'ya dönük yüzünün kenarındaki Einstein kraterine çarpacak. Cismin saniyede 2,43 kilometre hızla, yani sesin Dünya'daki hızının 7 katı hızla çarpacağı öngörülüyor.

Ay'ın atmosferi olmadığı için roket tek parça halinde yüzeye ulaşacak. Ancak bölgede yaşam veya insan yapımı cihazlar olmadığı için uzmanlar bu çarpışmanın bir risk yaratmadığını belirtiyor.

Gray raporda "Bu durum bilimsel açıdan bir miktar (muhtemelen küçük çaplı) ilgi çekebilir ve buradan bazı şeyler öğrenebiliriz" diyerek ekliyor: 

Kimseye herhangi bir tehlike arz etmiyor ancak uzayda kalan donanımların (uzay çöpü) elden çıkarılma şekliyle ilgili belirli bir dikkatsizliği ortaya koyuyor.

Çarpışmanın düşük şiddetinden dolayı Dünya'daki teleskoplarla görülemeyeceği düşünülüyor. Bu nedenle bilim insanlarının bir şeyler öğrenmek için ardında bıraktığı krateri incelemesi gerekecek.

Gray, 2022'de de bir roket parçasının Ay'a çarpacağını tahmin etmiş ve sadece birkaç saniye ve kilometreyle yanılmıştı. 

Falcon 9'un parçası halihazırda bir risk yaratmasa da gelecek yıllarda durum değişebilir. Artemis II görevini başarıyla tamamlayan NASA, gelecek yıllarda Ay'a daha sık gitmeyi planlıyor. Çin de 2030'da taykonotlarını uyduya indirme hazırlığı yapıyor.

Ay'da kalıcı üsler kurma planları nedeniyle kısa süre içinde çeşitli noktalar mürettebat ve uzay araçlarıyla dolup taşabilir.

Bu nedenle roketlerin kullanılmış kısımlarının Ay veya Dünya'ya çarpma ihtimalini ortadan kaldırmak için Güneş'in yörüngesine gönderilmesi öneriliyor. 

Independent Türkçe, Live Science, Ars Technica, Project Pluto