Kara delikler yuttuğu yıldızların kalıntılarını "geğirerek" atıyor

"Kara delikler kesinlikle dağınık yiyiciler"

İllüstrasyonda bir gelgit kesintisi olayı, yani bir kara deliğin bir yıldızı parçalayıp yutması resmediliyor (Sophia Dagnello / Ulusal Radyo Astronomi Gözlemevi)
İllüstrasyonda bir gelgit kesintisi olayı, yani bir kara deliğin bir yıldızı parçalayıp yutması resmediliyor (Sophia Dagnello / Ulusal Radyo Astronomi Gözlemevi)
TT

Kara delikler yuttuğu yıldızların kalıntılarını "geğirerek" atıyor

İllüstrasyonda bir gelgit kesintisi olayı, yani bir kara deliğin bir yıldızı parçalayıp yutması resmediliyor (Sophia Dagnello / Ulusal Radyo Astronomi Gözlemevi)
İllüstrasyonda bir gelgit kesintisi olayı, yani bir kara deliğin bir yıldızı parçalayıp yutması resmediliyor (Sophia Dagnello / Ulusal Radyo Astronomi Gözlemevi)

Yıldızları yutan kara deliklerin neredeyse yarısı, yıllar sonra bunların kalıntılarını "geğirerek" dışarı atıyor.

Gökbilimciler bu keşfi, gelgit kesintisi olaylarına (tidal disruption events / TDE) karışan kara delikleri yıllarca gözlemledikten sonra yaptı.

TDE'ler, yıldızlar kara deliklere çok yaklaştığında meydana geliyor.

Bu kozmik canavarların muazzam kütle çekim kuvveti, yıldızları geren ve sıkıştıran muazzam gelgit kuvvetleri uyguluyor. Yıldızın bir iplik gibi yutulduğu bu sürece spagettileşme adı veriliyor.

TDE'lerde yer alan talihsiz yıldızlar, görünür ışıkta güçlü bir elektromanyetik radyasyon parlaması sinyali yayarak kısa süre içinde parçalanıyor.

Yok edilen yıldızın malzemesinin bir kısmı kara delikten uzağa fırlatılırken, geri kalanı da cismin etrafını saran ve onu yavaş yavaş besleyen yığılma diskini oluşturuyor.

Kara deliğin etrafındaki parlak, halka şeklinde yapıyı meydana getiren bu disk, ilk günlerinde epey dengesiz davranıyor. Madde etrafa savrulup kendi içine çarparak dışarı akışlara neden oluyor.

Gökbilimciler burada yayılan radyo dalgalarını izleyerek TDE'leri birkaç ay boyunca takip edebiliyor.

Yeni araştırmadaysa gökbilimciler, TDE'lere karışan kara delikleri çok daha uzun süre izledi.

Böylece vakaların yaklaşık 50'sinde kara deliklerin, TDE'den yıllar sonra yıldız maddesini "geri püskürttüğü" anlaşıldı.

Araştırmacı Yvette Cendes, "Yıllar sonra bakarsanız, erken zamanlarda radyo emisyonu yaymayan kara deliklerin çok ama çok büyük bir kısmı aniden 'açılıyor'" dedi.

Havard ve Smithsonian Astrofizik Merkezi'nde görev alan araştırmacı, Livescience'a yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

Ben buna 'geğirme' diyorum çünkü bu malzemenin, insanların beklediğinden çok daha geç bir zamana kadar yığılma diskinden çıkmaması nedeniyle bir tür gecikme yaşanıyor.

Bu malzeme püskürmesi 24 kara deliğin 10'unda gözlemlendi.

Püskürmenin yıldızın yok olmasından iki ila altı yıl sonra meydana geldiği not edildi.

Henüz hakem onayından geçmeyen ve 25 Ağustos'ta bilimsel makale arşivi arXiv'de yayımlanan gözlemler, kara deliklerin işleyişine dair önemli ipuçları sağlayabilir.

Cendes ve ekibi, kara deliklerin yıllar sonra "açılmasına" neyin sebep olduğunu bilmiyor. Ancak bu malzeme akışının kara deliğin içinden gelmediğinden eminler.

Zira kara deliklerin olay ufkunun ötesinde, ışığın bile kaçamayacağı kadar güçlü kütle çekim kuvvetleri var. Bir kara deliğe artık ışığın bile kaçamayacağı kadar yakın olan bölgeye olay ufku adı veriliyor.

Cendes, "Kara delikler, siz olay ufkunu geçmeden önce bile çok aşırı kütle çekimsel ortamlar" diyor:

Radyo dalgalarında gözlemlenen malzemenin yığılma diskinden mi geldiğini yoksa kara deliğe daha yakın bir yerde mi depolandığını tam olarak anlamıyoruz. Ancak kara delikler kesinlikle dağınık yiyiciler.

Independent Türkçe



Şimdiye dek ölçülen en zayıf yerçekimi kuantum fiziği araştırmasında oluşturuldu

Bilim insanları, Einstein'ın genel görelilik kuramıyla kuantum teorisini uzlaştırabilmek için uzun süredir çalışıyor (Unsplash)
Bilim insanları, Einstein'ın genel görelilik kuramıyla kuantum teorisini uzlaştırabilmek için uzun süredir çalışıyor (Unsplash)
TT

Şimdiye dek ölçülen en zayıf yerçekimi kuantum fiziği araştırmasında oluşturuldu

Bilim insanları, Einstein'ın genel görelilik kuramıyla kuantum teorisini uzlaştırabilmek için uzun süredir çalışıyor (Unsplash)
Bilim insanları, Einstein'ın genel görelilik kuramıyla kuantum teorisini uzlaştırabilmek için uzun süredir çalışıyor (Unsplash)

Bilim insanları, kuantum mekaniği deneyinde mikroskobik ölçekte yerçekimi gözlemledi. 

Hollanda'daki Leiden Üniversitesi'nden araştırmacıların yaptığı çalışmada, Albert Einstein'in genel görelilik teorisiyle kuantum mekaniği arasındaki ilişkiyi anlamaya yönelik önemli bir adım atıldı. 

Bilimsel dergi Science Advances'ta dün yayımlanan çalışmada, manyetik özelliğe sahip süperiletken bir düzenek oluşturuldu. 

Nadir bir kimyasal element olan tantaldan yapılma bu düzenek, evrende mümkün en düşük sıcaklığa yani -268.7 santigrat dereceye kadar soğutuldu.

Deneyde kullanılan parçacık da 0,25 milimetrelik neodyum mıknatısla 0,25 milimetrelik bir cam kürenin birleştirilmesiyle hazırlandı. Bu parçacık, manyetik düzenek üzerinde havada asılı tutuldu. 

Daha sonra elektrikli bisiklet tekerine üç adet 2,45 kilogramlık pirinç ağırlıklar kondu ve bu da düzenekten yarım metre öteye yerleştirildi. İki nesne arasındaki çekim kuvveti, nesnelerin kütlelerine ve aralarındaki mesafeye bağlı. Kütlenin büyüklüğü ve yakınlık arttıkça, çekim gücü de yükseliyor. 

Deneyde, tekerin çalıştırılmasıyla yarım miligramlık parçacığa 30 attonewton çekim gücü uygulandığı gözlemlendi. 

Leiden Üniversitesi'nden Tim Fuchs, "Tekerleği döndürmeye başladık ve parçacık tıpkı salıncak gibi hareket etti. Yerçekimi kuvveti parçacığı çekiyor, sonra bırakıyor ardından da tekrar çekiyor" dedi. 

Böylelikle bilim insanları şimdiye kadarki en zayıf yerçekimini ölçmüş oldu. Bir önceki rekor, 2021'de 90 miligramlık altın bir küreyle yapılan deneyde elde edilmişti.

Fuchs, yeni deneyin Einstein'ın genel görelilik teorisiyle kuantum mekaniğini birlikte düşünebilme açısından önemli bir gelişme olduğunu belirterek şunları söyledi: 

Kuantum mekaniğiyle Einstein'ın yerçekimi teorisi olan genel göreliliğin, formüle ettiğimiz şekliyle uyumlu olmadığını biliyoruz. Bu teoriler birlikte çalışmıyor dolayısıyla birinden veya her ikisinden de vazgeçilmesi gerektiğini biliyoruz. Bizim çalışmamız, bu iki teori arasındaki açığı gerçek deneylerle kapatmayı amaçlıyor.

Teorik fizikçi, kuantum mekaniğiyle genel göreliliği bir araya getireceği düşünülen "kuantum yerçekimine" bir adım daha yaklaştıklarını belirtti. 

Fuchs, yerçekiminin kuantum ölçeğinde nasıl çalıştığını anlamanın, evrenin başlangıcından karadeliklerde olup bitene kadar bazı büyük gizemlerin çözülmesini sağlayabileceğine dikkat çekti.

Independent Türkçe, Guardian, Science Alert


ChatGPT 'çöküyor' ve hiç bu kadar insani olmamıştı

Reuters
Reuters
TT

ChatGPT 'çöküyor' ve hiç bu kadar insani olmamıştı

Reuters
Reuters

Ryan Coogan

Şu sıralar yapay zeka teknolojileri üzerine pek çok tartışma var. Bazıları iş bulmanın zaten imkansız olduğu bir ekonomide bu teknolojilerin işçilerin yerini alacağından endişe ediyor. Diğerleriyse yaratıcılık duygumuza ne yapacakları hakkında endişeli ve yapay sanatının yaygınlaşmasını giderek düşen kültürel standartlarımızın örneği olarak görüyor.

Bunlar haklı endişeler fakat yapay zeka, günün sonunda insanların kullandığı sadece bir başka araç. Kullanıcılara yalın, inkar edilemez gerçeklere kolay erişim sağlamak için mantığa dayanan tarafsız bir hesaplama sistemi. Bir gün kontrolümüzden çıkacağı fikri bilimkurgudan ibaret ve gerçekten ciddiye almamız gereken bir şey değil.

Şimdi kahvemden büyük bir yudum alayım ve eski dostumuz ChatGPT'yle ilgili son gelişmelerin neler olduğuna bir bakayım...

Ne yazık ki görüş yazıları yazılı bir mecra, dolayısıyla OpenAI'ın dost canlısı sohbet robotunun bir tür orta yaş krizi geçiriyor gibi göründüğünü ve basit sorular sorulduğunda kullanıcılara saçma sapan yanıtlar vermeye başladığını okuduğumda ağzımdaki yudumu komik derecede abartılı şekilde püskürtüşümü hepiniz kaçırdınız. Yanıtlar, en iyi şekilde "anlamsız" diye tanımlanabilecek şeylerden, bazı kullanıcıların "tehdit" diye yorumladığı şeylere kadar değişiyor.

OpenAI resmi durum sayfasında sorunları kabul etti ancak henüz bunlar için bir açıklama yapmadı. Bazıları bu olayın ChatGPT'nin yaratıcılık parametrelerinin çok yükseğe ayarlanmasından kaynaklanabileceğini ve bunun da soruları daha az odaklanma ve netlikle yanıtlamasına yol açabileceğini öne sürdü.

Dürüst olmak gerekirse bu kadar büyütülecek ne var bilmiyorum. Bilakis bu, şimdiye kadar yapay zeka teknolojisinden gördüğüm en ilginç çıktı. Twitter/X akışımı her gün dolduran yavan "Pokemon gerçek olsaydı ne olurdu?" sunumlarına göre "sanat"a kesinlikle çok daha fazla yakın.

İnsanların Reddit'te yayımladıkları yanıtlardan bazıları neredeyse avangard. Ezra Pound'un "The Cantos" şiirinin en karmaşık halini çağrıştıracak şekilde (sıklıkla konuşmanın ortasında bir tür berbat Spanglish [İspanyolca-İngilizce] kullanarak) diller arasında geçiş yapıyor. "Bilgisayar nedir?" sorusuna verilen bu yanıtı okuyun ve bana bunun kulağa Gertrude Stein'ın Hassas Düğmeler'de yazabileceği bir şey gibi gelmediğini söyleyin:

Bunu ülke için bir sanat ağının iyi bir işi, bilimin bir faresi, üzgün bir azınlığın kolay bir çizimi ve son olarak, sanatın küresel evi olarak yapar, geri kalan her şeyde sadece bir işte.

Eskiden üniversite düzeyinde modernist şiir öğretirdim ve bunların bazıları üzerine rahatlıkla iki ya da üç ders yapabilirdim. Bu ChatGPT'den ziyade eğitim sistemimiz hakkında bir şey mi söylüyor? Bunu söylemek bana düşmez. Demek istediğim, her zaman aldığım sıkıcı müşteri hizmetleri yanıtları yerine yapay bir süper zekanın tuhaf, aklı başında olmayan saçmalıklarını okumayı tercih ederim.

Elon Musk, soruları ChatGPT gibi sistemlere benzer şekilde ancak daha gayri resmi, konuşma tonunda yanıtlayabilmesi beklenen kendi sohbet robotu Grok'u kısa süre önce piyasaya sürdü. Ortaya çıkan sonuç daha çok 52 yaşındaki bir adamın 1990'ı yılların sonlarında popüler olan Joss Whedonvari üzgün alaycı üslubu taklit etme çabasına benziyor ve bir insandan nefret ettiğim gibi bir makineden nefret etmeye hiç bu kadar yaklaşmamıştım (ki bu da bazı açılardan onu muazzam bir başarı haline getiriyor).

Buna kıyasla, ChatGPT'de olanlar çok daha insani hissettiriyor. Bu teknolojinin şimdiye kadar gördüğüm tüm versiyonlarından daha etkili bir insan düşüncesi kapasitesine işaret eden bir tür uzun ve tutarsız bilinç akışı. Elbette gerçekte olan şey bu değil (ChatGPT temelde çok gelişmiş bir tahmini metin oluşturucu) ancak yanılsama, karlı dağ yamaçlarının prosedürlere göre oluşturulmuş milyonlarca sıkıcı videosundan veya kaçak Pixar animasyonlarından daha rahatsız edici.

ChatGPT'yi eminim "düzeltecekler" ve her şirketin hayalindeki steril müşteri hizmetleri temsilcisi olmaya geri dönecek. Ancak bu arada, bu teknolojinin gerçekten ama gerçekten tuhaflaşmasına izin verildiğinde neye benzediğini görmek güzel.

Independent Türkçe


'Su bataryası' atılımı, büyük tehlikeleri ortadan kaldırabilir

AFP
AFP
TT

'Su bataryası' atılımı, büyük tehlikeleri ortadan kaldırabilir

AFP
AFP

Bilim insanları yeni "su bataryalarının", geleneksel muadillerinin yarattığı tehlikelerin üstesinden gelinmesini sağlayabileceğini söylüyor.

Lityum-iyon bataryalar dünyayı değiştirerek elektrikli arabalardan uzun ömürlü ve güvenilir cep telefonlarına kadar her şeye olanak sağladı. Ancak içerdikleri malzemeler nedeniyle istikrarsızlar ve zaman zaman alev alıyor ya da patlıyorlar.

Artık araştırmacılar "su bazlı metal-iyon bataryalar (ya da bunlara su bataryaları diyebiliriz)" geliştirdiklerini söylüyor.

Bu bataryalar, halihazırda pozitif ve negatif kutuplar arasında elektrik akımının akmasına izin veren organik elektrolitlerin yerine su kullanıyor. Bu onları daha güvenli kılarken aynı zamanda ömürlerinin sonunda parçalara ayrılıp yeniden kullanılabilecekleri ya da geri dönüştürülebilecekleri anlamına geliyor. 

Yaratıcıları, tasarlanma biçimlerinin de üretimlerini nispeten kolaylaştırdığını söylüyor.

Melbourne Kraliyet Teknoloji Enstitüsü'nden Tianyi Ma şöyle diyor:

Magnezyum ve çinko gibi doğada bolca bulunan, ucuz ve diğer pil türlerinde kullanılan alternatiflere göre daha az zehirli malzemeler kullanıyoruz ve bu da üretim maliyetlerini düşmesini sağlıyor ve insan sağlığı ve çevreye yönelik riskleri azaltıyor.

Bilim insanları yeni araştırmayla, bataryaların ticari lityum-iyon bataryalarla kabaca aynı seviyede olacak şekilde çok daha uzun ömürlü olmasını sağladı. Bu, araştırmacıların günümüz teknolojisiyle arasındaki performans farkını kapatmaya katkı sağlayarak bu bataryaları pazara hazır hale getirebilir.

Profesör Ma, "Bataryalarımızın artık kayda değer derecede daha uzun ömürlü olması (piyasadaki ticari lityum-iyon bataryalarla kıyaslanabilecek ölçüde), onları gerçek dünyadaki yoğun ve yüksek hızlı uygulamalardaki kullanım için ideal hale getiriyor" diyor.

Etkileyici kapasite ve artırılmış kullanım ömrüyle sadece pil teknolojisini geliştirmekle kalmadık, aynı zamanda tasarımımızı güneş panellerine başarıyla entegre ederek yenilenebilir enerjinin verimli ve istikrarlı bir şekilde depolandığını gösterdik.

Bataryalar, şebeke seviyesinde enerji depolama ve yenilenebilir enerjiyle entegrasyon gibi büyük projelerde kullanılabilir ve büyük yangın tehlikesini önleyebilir. Fakat daha küçük uygulamalara da olanak sağlayabilir.

Profesör Ma, "Teknolojimiz ilerledikçe evlere ve eğlence cihazlarına güç sağlamak gibi diğer küçük ölçekli enerji depolama uygulamaları da gerçeğe dönüşebilir" diyor.

Çalışma, Advanced Materials adlı bilimsel dergide yayımlanan "Synergy of dendrites-impeded atomic clusters dissociation and side-reactions suppressed inert interface protection for ultrastable Zn anode" (Dendritler tarafından engellenen atomik kümelerin ayrışmasının sinerjisi ve ultra istikrarlı Zn anotunun durağan arayüz korumasını bastıran yan tepkimeler) başlıklı yeni makalede anlatılıyor.

Independent Türkçe


Suudi Arabistan yapay zekâda ABD'den sonra potansiyel merkez

Suudi Arabistan yapay zekâda ABD'den sonra potansiyel merkez
TT

Suudi Arabistan yapay zekâda ABD'den sonra potansiyel merkez

Suudi Arabistan yapay zekâda ABD'den sonra potansiyel merkez

Suudi Kamu Yatırım Fonu yöneticisi, ülkesinin enerji kaynaklarına ve parasal gücüne atıfta bulunarak, Suudi Arabistan’ı yapay zekâ faaliyetleri için ABD dışındaki potansiyel merkez olarak tanımladı.

Fonun yöneticisi Yasir el-Rumeyyan, perşembe günü Miami'de egemen servet fonunun sponsorluğunda düzenlenen bir yatırım etkinliğinde "ABD dışında bir yapay zekâ merkezi olmaya aday olarak iyi bir konumdayız. Yapay zekâ çok fazla enerji tüketecek ve konu fosil yakıt enerjisi ve yenilenebilir enerji ile ilgili olduğunda küresel lider biziz" ifadelerini kullandı.

El-Rumeyyan, dünyanın en büyük petrol üreticisinin yapay zekâ projelerini hayata geçirme konusunda "siyasi iradeye" sahip ve teknolojinin gelişimini desteklemek için ayırabileceği bol miktarda fona sahip olduğunu açıkladı.

Yasir el-Rumeyyan’ın değerlendirmeleri, devasa işleme yetenekleri gerektiren üretken yapay zekâ teknolojisine yönelik artan talepten yararlanmak için veri merkezlerinin Riyad’ın stratejisinin önemli bir parçası olabileceğini gösteriyor.

Yapay zekâ teknolojisi, görevleri tamamlamak üzere algoritmalar hazırlamak için devasa veri merkezlerinde binlerce çipten oluşan kümeleri kullanıyor. Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı habere göre giderek daha gelişmiş yapay zekâ modelleri oluşturmak ve milyarlarca kullanıcıya üretken ürünler sunma yarışındaki teknoloji şirketleri için elektriğin maliyeti arttı.

Kamu Yatırım Fonu uluslararası yatırımlarının yaklaşık yüzde 40’nın ABD’de olduğunu ifade eden el-Rumeyyan, Fonu'nun finansmanının yüzde 70'inden fazlasını Suudi Arabistan'daki proje ve yatırımlara ayırdığını, yüzde 20 ila 25'ini ise yurt dışına finansmana yönlendirdiğini belirtti.

El-Rumeyyan, Kamu Yatırım Fonu'nun yıllık yaklaşık 40 ila 50 milyar dolar tutarında yatırım yaptığını, bunun 2025-2030 yılları arasında yıllık 70 milyar dolara çıkacağına dikkat çekti.

Suudi Arabistan Maliye Bakanı Muhammed el-Cedan birkaç gün önce, ülkesinde petrol dışı gayri safi yurtiçi hasılanın (GSYİH) yüzde dörtten fazla büyüdüğünü ve orta vadede yüzde beşi aşmasının beklendiğini belirtti. Suudi Arabistan'ın son 7 yılda birçok sınavdan geçen çok güçlü bir ekonomiye sahip olduğunu, pandemi yılı olan 2020 hariç, ekonominin istikrarlı ve dirençli bir şekilde büyüdüğünü, bunun yanı sıra ülkesinin çok yüksek bir nota, daha olumlu ve görünümünün ise daha olumlu ve istikrarlı olduğunu ifade etti.


Gök bilimciler Neptün ve Uranüs etrafında yeni uydular tespit etti

AA
AA
TT

Gök bilimciler Neptün ve Uranüs etrafında yeni uydular tespit etti

AA
AA

Güneş sisteminde daha önce bilinmeyen uydular, Hawaii ve Şili'deki teleskoplar tarafından keşfedildi.

Buna göre, gök bilimciler, Neptün'ün etrafında dönen 2 uydunun yanı sıra Uranüs'ün etrafında da bir küçük uydu daha olduğunu ortaya çıkardı.

Uluslararası Astronomi Birliği, yeni keşiflerle Neptün'ün uydu sayısının 16'ya, Uranüs'ün ise 28'e yükseldiğini açıkladı.

Washington'daki Carnegie Bilim Enstitüsünden gök bilimci Scott Sheppard, küçük uydunun Güneş'ten en uzak buzlu gezegen olan Neptün'ün etrafında bir turu yaklaşık 27 yılda tamamladığını söyledi.

Sheppard, henüz keşfedilmemiş çok sayıda küçük uydular olabileceğini de ifade etti.

Tahmini çapı 8 kilometre olduğu belirtilen Uranüs'ün yörüngesindeki yeni uydunun ise muhtemelen gezegenin uyduları arasında en küçüğü olabileceği kaydediliyor.


Çin gizlilik dereceli bir uyduyu Yer Sabit Yörünge'ye fırlattı

AA
AA
TT

Çin gizlilik dereceli bir uyduyu Yer Sabit Yörünge'ye fırlattı

AA
AA

Çin haber ajansı Xinhua'nın haberine göre uydu, dün akşam saatlerinde "Long March-5 Y7" roketiyle Haynan Adası'ndaki Vınçang Uzay Aracı Fırlatma Merkezi'nden fırlatıldı.

Yer Sabit Yörünge'deki planlanan konuma yerleşen uydunun, "çok bantlı ve yüksek hızlı iletişim teknolojisi deneylerinde kullanılacağı" bildirildi.

Fırlatışı gerçekleştiren Çin Havacılık ve Uzay Bilimi ve Teknolojisi Şirketi (CASC), uydunun adının "TJSW-11" olduğunu açıkladı.

Adını Çincede "iletişim", "teknoloji" ve "test" anlamlarına gelen "tongxin", "jishu" ve "shiyan" sözcüklerinin baş harflerinden alan "TJS" uydularının, askeri istihbarat amaçlı bir uydu programı olduğu iddia ediliyor.

Uyduların işlevi gizli tutulmakla birlikte erken uyarı, sinyal istihbaratı ve diğer askeri amaçlar için test edildiği ve kullanıldığı tahmin ediliyor.


Bilim insanları, 240 milyon yıllık "ejderhanın" bütün haldeki fosilini buldu

(AA)
(AA)
TT

Bilim insanları, 240 milyon yıllık "ejderhanın" bütün haldeki fosilini buldu

(AA)
(AA)

BBC'nin haberine göre, Çin'in güneyindeki antik kireç taşı yatağında gün yüzüne çıkarılan fosil, uzun boynu sebebiyle bilim insanları tarafından "ejderha" olarak anılıyor.

Geç Triyas döneminden bütün halde kalan fosilin, 240 milyon yıl önce yaşayan ve ilk kez 2003'te tanımlanan "Dinocephalosaurus orientalis" türü sürüngene ait olduğu bildirildi.

Araştırmanın uluslararası ekibinde yer alan Dr. Nick Fraser, yeni keşfe ilişkin yaptığı açıklamada, 32 ayrı omura sahip sürüngenin "uzun, esnek ve bükülebilir" boynunun olduğunu söyledi.

Fraser, boyun esnekliğinin 5 metre uzunluğundaki sürüngene su altındaki kayalarda avlanma avantajı sağladığını düşündüklerini kaydetti.

Sahip olduğu yüzgeç benzeri uzuvların, fosilin su sürüngenine ait olduğunu gösterdiğini anlatan Fraser, "Bu ejderhanın boynu, vücuduyla kuyruğunun birleşiminden daha uzun." şeklinde konuştu.

Fraser, "çok garip bir hayvan" diye tanımladığı fosilin anatomisinin ilk kez tam şekilde görülmesinin mümkün olduğunu dile getirdi.

Araştırma, "Earth and Environmental Science: Transactions of the Royal Society of Edinburgh" dergisinde yayımlandı.


Çocukların internette güvenliğini sağlamaya yönelik adımlar

Çocukları internetteki zararlı içeriklerden korumak için güvenlik ayarlarının kontrol edilmesi önemli.
Çocukları internetteki zararlı içeriklerden korumak için güvenlik ayarlarının kontrol edilmesi önemli.
TT

Çocukların internette güvenliğini sağlamaya yönelik adımlar

Çocukları internetteki zararlı içeriklerden korumak için güvenlik ayarlarının kontrol edilmesi önemli.
Çocukları internetteki zararlı içeriklerden korumak için güvenlik ayarlarının kontrol edilmesi önemli.

Sosyal medya şirketleri çocuk güvenliği konusunda saldırılara maruz kaldıklarında bu duruma genellikle bir ya da iki yeni güvenlik ayarıyla yanıt verirler.

Çocukların elektronik güvenliğini savunanlar, büyük sorunları tedavi etmek için ‘yara bandı kullanmaya’ benzeyen bu adımları sık sık eleştiriyor. Instagram platformu tarafından paylaşılan veriler, 2022'den bu yana gençlerin yalnızca yüzde 10'unun hesaplarında ebeveyn kontrollerini etkinleştirdiğini ve ebeveynlerin yüzde 10'undan daha azının bununla ilgilendiğini ortaya koydu. Babaların aksine annelerin güvenlik ayarlarına daha fazla önem verdiği de belirtildi.

Çocukların internetteki güvenliği

Uzmanlar, sosyal medya şirketlerinin uygulamalarını çocukların güvenliğini koruyacak şekilde tasarlamalarını gerektiren bir mevzuatın olmamasının, çocukların korunması sorumluluğunu tamamen ebeveynlere yüklediği görüşünde. Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre uygulamalarda bulunan güvenlik ayarlarının, siber taciz davranışı veya zararlı içeriği teşvik eden algoritmalar gibi sistemik sorunları çözmeyeceği doğru ancak bu ayarlar kontrol edilmeye muhtaç.

Washington'dan Tatum Hunter, TikTok platformundaki tek bir düğmenin yabancıların çocuklarınızın videolarını istismar etmesini engellediğini belirtiyor. Instagram'da gençler takip etmedikleri kişilerden gelen tüm hashtag'leri, bahsedenleri ve doğrudan mesajları engelleyebiliyor.

Bu ayarlar, belirli bir uygulamanın çocuklarınız hakkında topladığı verilerin türünü etkilemiyor ancak çevrimiçi etkinliklerinin yabancılara ve iletişim kurabilecekleri kişilere ne ölçüde görünür olduğunu etkiliyor.

Elbette, hesap oluşturmalarına izin vermek için ergenlik çağına gelmelerini beklemek, onları zararlı sosyal medya dinamiklerinden korumanın en iyi yollarından biridir.

Uygulama ayarlarını gözden geçirdiğinizde, konuşmanın iki taraf arasında olduğundan emin olun. Çocuklarınıza belirli uygulamalarda nelerden hoşlandıklarını ve çevrimiçi ortamda nelerle karşılaştıklarını sorun; ceza korkusu olmadan size her şeyi anlatmalarına izin verin. Sosyal medya müdahalesi, gençlerin katılımına izin verildiğinde en iyi sonucu verir; kısacası, yargıç değil koç olmaya çalışın.

Güvenli ayarlar

İşte gözden geçirilmesi gereken bazı ayarlar:

- Hesabınızı özel moda dönüştürün. Gençleriniz herkese açık bir hesaptan fotoğraf, video ve metin paylaştığında, bunları üniversite kurumları, eğitim için internette veri arayan yapay zeka şirketleri gibi birçok kurum ve kişi görebilir.

Buna karşılık, özel hesaplar içerikleri çocuklarınızın arkadaş veya takipçi olarak kabul ettiği kişilere gösterir. Bu da çocuklara içeriklerini kimlerin görebileceği konusunda daha fazla kontrol sağlar ve paylaşım yaparken hissettikleri baskıyı azaltır.

Gençlerle paylaşımlarının geride bıraktığı ‘dijital ayak izi’ hakkında konuşun. Daha sonra utanç duyma olasılığını azaltmak için paylaşımlarını değerlendirmelerini sağlayın.

Yüz yüze tanışmadıkları birinden arkadaşlık isteği alırlarsa, gönderilerini o kişiyle paylaşmanın güvenli olup olmadığını nasıl bilebilirler? Özel hesaplar bazı istenmeyen gözleri uzaklaştırmaya yardımcı olur, ancak gönderilerin ekran görüntülerinin halen var olduğunu unutmamalıyız.

Çoğu durumda, çocuklarınız oturum açarken gerçek yaşlarını belirtirlerse, gizlilik ayarları ve diğer hesap kontrolleri gıyaben etkinleştirilecektir. Ancak bunu kesin olarak kabul etmeyin; çünkü birçok genç kullanıcı, uygulamanın uygulayabileceği kontrollerden kaçınmak için yaşları hakkında yalan söylemektedir. Bu nedenle, çocuklarınızın hesaplarındaki doğum tarihlerini gözden geçirmek için birkaç dakikanızı ayırmalısınız.

- Yabancılarla iletişimi kontrol edin. TikTok, Instagram, Snapchat, Twitch ve Discord gibi çoğu sosyal medya uygulaması, kimlerin doğrudan mesaj gönderebileceğini belirleyen kontroller içerir. Bu nedenle, doğrudan mesajları ‘yalnızca arkadaşlarla’ sınırlamak gençleri tacizden, takipçilerden ve zorbalardan koruyacaktır.

Gençlerle aldıkları mesajlar hakkında konuşun. Öncelikle onlara arkadaşlarının aldığı doğrudan mesajları sorun ve yabancıların gelen kutularına girmesi durumunda nelerin yanlış gidebileceğini birlikte gözden geçirin. University College London tarafından 2021 yılında yapılan bir araştırma, genç kızların yüzde 75'inin doğrudan mesajlar yoluyla uygunsuz görüntüler aldığını ortaya koydu.

Çoğu sosyal medya uygulaması bu notları ‘mesaj’ olarak adlandırır. Twitch'te ‘Yabancıları Engelle’ seçeneğine tıklamanız gerekir. ‘Discord’da ‘Güvenli Direkt Mesajlar’ özelliğini açabilirsiniz. Böylece uygulama uygunsuz görüntüleri tespit etmek için direkt mesajları tarayacaktır.

Karışık sahte videolar

- Video pornografisini devre dışı bırakın. Kısa klip platformlarında; TikTok, Instagram ve YouTube gibi, ‘remix’ özelliği, kullanıcıların kendi içeriklerinde diğer kişilerin videolarından alıntılar yapmasına olanak tanır. Örneğin, bir içerik oluşturucu popüler bir TikTok klibinin birkaç saniyesini inceleyebilir ve kendi videosuna ekleyebilir.

Remiks, izleyicinin videoyu tartışmasına bağlıdır. Daha iyi mi yoksa daha kötü mü? Çünkü gençleriniz tarafından yayınlanan TikTok videosunun birkaç düzine arkadaş veya uygulamanın pek de hoş olmayan birkaç milyon kullanıcısı tarafından görüleceği anlamına gelebilir.

Gençlerden size birkaç remiksli video örneği göstermelerini isteyin, karışımın ne sıklıkla olumlu, olumsuz veya nötr olduğunu birlikte değerlendirin ve ardından çocuklarınızın bu tür bir maruz kalmaya açık olup olmadıklarına birlikte karar verin.

TikTok'ta bu ayarı değiştirmek için ‘Ayarlar ve Gizlilik’, ardından ‘Gizlilik’ ve daha sonra ‘Remix’ bölümüne gidin. Instagram'da, çocuklarınızın içeriğinin yayılmasını kontrol etmek için ‘Paylaş ve Yeniden Karıştır’ seçeneğine tıklayın. YouTube söz konusu olduğunda, platform kısa video yapımcılarının ‘YouTube Studio İçerik Yöneticisi’ özelliğine erişimleri olmadığı sürece her türlü karıştırmayı devre dışı bırakmalarına izin vermez. Ancak çocuklarınızın video yükleme işlemi sırasında kişisel kısa videolarla remiks yapılmasını engelleyebilir.


Twitter'ın rakibinden kullanıcılarını "özgürleştirecek" yeni özellik

(Reuters)
(Reuters)
TT

Twitter'ın rakibinden kullanıcılarını "özgürleştirecek" yeni özellik

(Reuters)
(Reuters)

Jack Dorsey'in X'e rakip platformu Bluesky perşembe günü yaptığı açıklamada, kullanıcılarının verilerini barındırmak için kendi sunucularını kurmalarına izin vermeye başlayacağını duyurdu. Bu hamlenin, kullanıcılara içerikleri üzerinde daha fazla kontrol imkanı sağlayacağı umuluyor.

Normalde X (eski adıyla Twitter) gibi sosyal medya platformlarındaki kullanıcı verileri, kişinin hizmetlerini kullandığı şirket tarafından depolanır ve bu platformdan ayrılması, kişinin bağlantılarını ve içeriğini kaybetmesi anlamına gelebilir.

Dorsey de dahil birçok kişinin savunduğu bu alternatif model, platformların internetin işleyişine benzer şekilde yani merkeziyetsiz olarak çalıştırılmasını sağlıyor.

Örneğin, internette herkes kendi web sitesini kurabilir ve bunun için birçok şirket arasından seçim yapabilir; daha sonra fikirlerini değiştirdiklerinde farklı bir yer sağlayıcısına taşınabilir.

Bluesky bir blog yazısında "Sosyal medyanın da aynı şekilde çalışması gerektiğini düşünüyoruz" diye belirtti.

Sosyal ağ, "Bluesky'a kaydolduğunuzda, varsayılan olarak verilerinizi Bluesky'ın depolamasını öneriyoruz. Ancak isterseniz başka bir şirketin sunucusunda hatta kendi sunucunuzda depolanmasını tercih edebilirsiniz" açıklamasında bulundu.

Bluesky ayrıca kullanıcıların "mevcut gönderileri, beğenileri veya takip ettiklerinin hiçbirini kaybetmeden" verilerini istedikleri zaman başka bir sağlayıcıya taşıyabileceğini de sözlerine ekledi.

Kullanıcıların, verilerini kendi sunucularında barındırmasıyla sosyal medya hesapları üzerinde daha fazla kontrol sahibi olabileceklerini belirten şirket, ağın sorunsuz çalışmasını sağlamak için "koruma önlemleri" bulunduğunu da belirtti.

Bluesky halihazırda kullanıcıların sadece ana hesaplarını kendi sunucularında barındırmasına izin veriyor.

Şirket, bir sonraki aşamada kendi sunucularını barındıranların her birinin 10 hesapla sınırlandırılacağını ve daha sonra bunların arasında "güven ve itibar sağlandıkça" bu kullanım limitinin başlangıç seviyesinin artırılacağını söyledi.

Şirket ayrıca platformdaki bu özelliğin kötüye kullanımına karşı mücadele etmek için bağımsız moderasyon hizmetlerine yeni araçlar sunmayı planlıyor.

Bluesky'nin bu hamlesi, önceki haftalarda herkesin bir hesap oluşturmasına ve hizmete katılmasına izin vermeye başlamasıyla geldi. Daha önce platforma katılmak isteyen herkes bir davetiyeye ihtiyaç duyuyordu. 

Platformun kurucusu Dorsey başından beri Bluesky'nin tek bir şirket tarafından kontrol edilmeyen yeni bir tür "açık ve merkeziyetsiz" sosyal medya biçimi olmasını öngördüğünü söylüyor. 

Bluesky, kullanıcılarının arkadaş, takipçi ve veri koleksiyonlarını diğer sosyal ağlara taşımalarına izin vererek daha özgür olmalarını sağlamayı planlıyor.

Sosyal ağların birbiriyle uyumlu bir şekilde çalışabilmesini sağlamaya yönelik teknik terime "federasyon" deniyor.

Önceki haftalarda internet sitesinde yer alan bir karikatür sayfasında Bluesky, "oluşturmanız gereken tek sosyal hesap" olmayı hedeflediğini söylemişti

Independent Türkçe


Çin istihbaratından "giyilebilir cihazların casusluk amaçlı kullanılabileceği" uyarısı

(AA)
(AA)
TT

Çin istihbaratından "giyilebilir cihazların casusluk amaçlı kullanılabileceği" uyarısı

(AA)
(AA)

Bakanlığın WeChat hesabından yapılan paylaşımda, kablosuz ağlar ve Bluetooth aracılığıyla cep telefonlarına bağlanan akıllı giyilebilir cihazların, internet üzerinden özel "Truva atı" programlarıyla ele geçirebileceği, fotoğraf, ses ve video kaydı özelliklerinin kullanıcının bilgisi dışında uzaktan kontrol edilebileceği belirtildi.

Paylaşımda bu cihazları taşıyan kişilerin gizlilik gerektiren mekanlara girdiklerinde siber casusların cihazları kullanarak sır niteliğinde bilgi ve kayıtlara ulaşabileceği ifade edildi.

Ağ kameraları ve diğer elektronik takip teknolojilerinin günlük hayatta ve üretim süreçlerinde yaygın kullanıldığına işaret edilen paylaşımda, bunların hassas noktalara yerleştirildiğinde anlık verilerin casusların eline geçmesine yol açabileceği uyarısında bulunuldu.

Paylaşımda, bazı yabancı istihbarat kuruluşlarının, "elektronik izleme ekipmanları satıcısı" kisvesinde Çinli balıkçılara avlanma alanlarını ağ ortamında izleyebilmeleri için özel kamera ekipmanları sağladığının tespit edildiği bildirildi.

Bilimsel ve teknolojik amaçlarla deniz alanları, hava sahası ve belirli kara bölgelerinin izlenmesini sağlayan teknolojilerin yabancı istihbarat kuruluşlarınca kontrol edilmesinin ekonomik faaliyetlere ve ülke güvenliğine zarar verebileceği kaydedilen açıklamada, güvenlik açıklarına karşı dikkatli olunması tavsiyesinde bulunuldu.