Red Sea International, 5G hizmeti sunan firmalar arasında ön sıralarda

Red Sea International, sürdürülebilirliği destekleyen yüksek hızlı internet ve yenilikçi iletişim kuleleri ile lüks turizm destinasyonları geliştiriyor (Red Sea International)
Red Sea International, sürdürülebilirliği destekleyen yüksek hızlı internet ve yenilikçi iletişim kuleleri ile lüks turizm destinasyonları geliştiriyor (Red Sea International)
TT

Red Sea International, 5G hizmeti sunan firmalar arasında ön sıralarda

Red Sea International, sürdürülebilirliği destekleyen yüksek hızlı internet ve yenilikçi iletişim kuleleri ile lüks turizm destinasyonları geliştiriyor (Red Sea International)
Red Sea International, sürdürülebilirliği destekleyen yüksek hızlı internet ve yenilikçi iletişim kuleleri ile lüks turizm destinasyonları geliştiriyor (Red Sea International)

Red Sea International, inovasyon ve sürdürülebilirliğe olan bağlılığını yansıtan bir adımla, Kızıldeniz destinasyonunda beşinci nesil (Gigabit 5G) teknolojisini kullanan ve tamamen yüzde 100 yenilenebilir enerjiyle çalışan yüksek hızlı internet hizmetlerinin başlatıldığını duyurdu. Bu öncü adım, ziyaretçiler için dijital iletişim deneyiminde büyük bir değişime işaret ediyor ve destinasyonun turizm alanında küresel bir lider olarak konumunu gözler önüne seriyor.

Bu kilometre taşına ulaşmak için destinasyon genelinde 100'den fazla yüksek hızlı dördüncü ve beşinci nesil (Gigabit 5G) telekom kulesi aktivasyonu ve yükseltmesi gerçekleştirildi. Söz konusu kulelerin çevresel bütünlüğü, Red Sea International'ın katı çevre standartlarına olan bağlılığını yansıtan benzersiz tasarımlar, malzemeler ve teknolojiler kullanılarak onaylandı.

‘Speedtest by Ookla’ platformuna göre 2023'ün ikinci yarısında yapılan internet hız testlerinin sonuçları ortalama 702,4 Mbps indirme hızı göstererek, Aralık 2023'te firmanın internet hızı dünyadaki en yüksek şehri yüzde 86 oranında aştı. Bu rakamlar, bölgedeki iletişim ve dijital altyapısındaki muazzam ilerlemeyi yansıtıyor.

Fotoğraf Altı: 2023'ün üçüncü ve dördüncü çeyreğinde çeşitli cihazlarda ve operatörlerde indirme ve yükleme hızları için ‘Speed Test Intelligence’ verilerinin Ookla analizi. (Red Sea International)
2023'ün üçüncü ve dördüncü çeyreğinde çeşitli cihazlarda ve operatörlerde indirme ve yükleme hızları için ‘Speed Test Intelligence’ verilerinin Ookla analizi. (Red Sea International)

Şarku’l Avsat’ın edindiği bilgilere göre Six Senses Red Sea Resort, beşinci nesil (5G) ağda 1.446,04 Mbps'lik ortalama indirme hızıyla başı çekerek ziyaretçiler için lüks ve yüksek hızlı bağlantı sağlıyor. Kızıldeniz Uluslararası Havalimanı ise 1.276,65 Mbps'lik ortalama indirme hızıyla bölgenin yolculara yüksek kaliteli bir deneyim sunma konusundaki kararlılığını yansıtıyor. Regis Red Sea Resort ve yıldızlarını ve Ritz Carlton Reserve'ü içeren Mother Islands da 992,33 Mbps indirme hızına sahip. Kızıldeniz Uluslararası çalışanlarının yerleşim bölgesi olan Turtle Bay'de de ortalama 980,58 Mbps indirme hızı kaydedildi. Bu da yalnızca ziyaretçiler ve misafirler için değil, aynı zamanda bölgedeki çalışanlar ve bölge sakinleri için de yüksek hızlı bağlantı sağlamaya olan ilgiyi gösterdi.

Fotoğraf Altı: Red Sea International tarafından geliştirilen iletişim kuleleri, projenin doğal çevresiyle uyum içinde olan yenilikçi ve pitoresk tasarımlarla ön plana çıkıyor. (Red Sea International)
Red Sea International tarafından geliştirilen iletişim kuleleri, projenin doğal çevresiyle uyum içinde olan yenilikçi ve pitoresk tasarımlarla ön plana çıkıyor. (Red Sea International)

Red Sea International Teknoloji Sektörü Başkanı Ahmed bin Ali es-Süheyli, beşinci nesil ağın misafirlerin verimli bir şekilde iletişim kurmasına ve deneyimlerini sorunsuz bir şekilde paylaşmasına olanak tanıdığını ve bunun da destinasyonun sunduğu benzersiz turizm deneyimini geliştirdiğini kaydetti.

Fotoğraf Altı: Beşinci nesil güneş enerjili istasyonlar, şebeke kulelerinin paylaşımını sağlamak ve mümkün olan en yüksek performansı elde etmek için operatörlerle iş birliği içinde çalışıyor. (Red Sea International)
Beşinci nesil güneş enerjili istasyonlar, şebeke kulelerinin paylaşımını sağlamak ve mümkün olan en yüksek performansı elde etmek için operatörlerle iş birliği içinde çalışıyor. (Red Sea International)

Red Sea International büyük telekomünikasyon şirketleriyle iş birliği yaptı. Kule tasarımında yeniliğe odaklanarak ve bunları tamamen yenilenebilir enerjiyle işleterek hizmetleri etkinleştirmek ve yükseltmek konusunda büyük gelişim kaydetti. Söz konusu iş birliği, şirketin sürdürülebilirlik ve çevrenin korunması konusundaki kararlılığını da ortaya koyuyor.

Kızıldeniz destinasyonu 2023 yılında ilk misafirlerini ağırlayarak Kızıldeniz Uluslararası Havalimanı'nın fiilen faaliyete geçtiğini ve iki otelinin açıldığını duyurdu. Lüks ve sürdürülebilir bir turizm deneyimi sunmak üzere projenin 2030 yılına kadar tamamlanmasını bekliyor.

Fotoğraf Altı: Red Sea International çalışanlarının yerleşim bölgesinde ortalama 980,58 Mbps indirme hızı kaydedildi. (Red Sea International)
 Red Sea International çalışanlarının yerleşim bölgesinde ortalama 980,58 Mbps indirme hızı kaydedildi. (Red Sea International)

Red Sea International, sürdürülebilir ve sorumlu bir kalkınma gerçekleştirme olasılığının canlı bir örneği olup, ekonomiyi çeşitlendirmek ve turizmi ekonomik büyümenin temel bir ayağı olarak geliştirmek için Suudi Arabistan’ın 2030 vizyonuna ulaşılmasına katkıda bulunuyor.



Yapay zeka güvenliğinde çığır açan gelişme: Nöron dondurma

Araştırmacılar, OpenAI'ın ChatGPT'si ve Google'ın Gemini'ı gibi uygulamalara güç veren büyük dil modelleri için yeni bir güvenlik önlemi yöntemi keşfetti (Unsplash)
Araştırmacılar, OpenAI'ın ChatGPT'si ve Google'ın Gemini'ı gibi uygulamalara güç veren büyük dil modelleri için yeni bir güvenlik önlemi yöntemi keşfetti (Unsplash)
TT

Yapay zeka güvenliğinde çığır açan gelişme: Nöron dondurma

Araştırmacılar, OpenAI'ın ChatGPT'si ve Google'ın Gemini'ı gibi uygulamalara güç veren büyük dil modelleri için yeni bir güvenlik önlemi yöntemi keşfetti (Unsplash)
Araştırmacılar, OpenAI'ın ChatGPT'si ve Google'ın Gemini'ı gibi uygulamalara güç veren büyük dil modelleri için yeni bir güvenlik önlemi yöntemi keşfetti (Unsplash)

Yapay zeka araştırmacıları, ChatGPT ve diğer popüler sohbet botlarını daha güvenli hale getirmek için yenilikçi bir teknik geliştirdi.

"Nöron dondurma" adı verilen bu yöntem, kullanıcıların yapay zeka araçlarının temelindeki büyük dil modellerine (BDM) yerleştirilen güvenlik filtrelerini atlatmasını engelliyor.

Bu BDM'ler halihazırda güvenliği, bir yanıt oluşturmaya başlarken ikili bir kontrol noktası olarak ele alıyor; bir sorgu güvenli görünüyorsa yapay zeka devam ediyor ancak tehlikeli görünüyorsa yanıt vermeyi reddediyor.

Kullanıcılar, zararlı komutları farklı bağlamlarda sunarak bu kontrolleri atlatmanın yollarını bulmayı başarıyor. Örneğin geçen yıl yapılan bir araştırma, kötü niyetli bir komutun şiir biçiminde yeniden yazılmasıyla yapay zeka güvenlik önlemlerinin atlatılabileceğini saptamıştı.

Bu atlatma yöntemlerinin düzeltilmesi için aracın yeniden eğitilmesi veya tek tek yamalar yapılması gerekiyor ancak yeni araştırma, kötüye kullanımı önlemek için etik sınırları BDM'lere kalıcı olarak kodlamanın yolunu sunuyor.

North Carolina Eyalet Üniversitesi'nden bir ekibin geliştirdiği çığır açıcı yöntem, sinir ağı içindeki güvenlik açısından kritik öneme sahip belirli "nöronları" tespit edip kullanıcı görevi nasıl tanımlarsa tanımlasın, modelin güvenlik özelliklerini koruyacak şekilde bu nöronları sabitlemeyi içeriyor.

North Carolina Eyalet Üniversitesi'nden araştırmayı yöneten doktora öğrencisi Jianwei Li, "Bu çalışmadaki amacımız, mevcut güvenlik uyumu sorunlarını daha iyi anlayarak BDM'ler için yüzeysel olmayan bir güvenlik uyumunun nasıl uygulanacağına dair yeni bir rota çizmekti" diyor.

İnce ayar sürecinde belirli nöronları 'dondurmanın', modelin spesifik bir alandaki yeni görevlere adapte olurken orijinal modelin güvenlik özelliklerini korumasına olanak tanıdığını tespit ettik.

North Carolina Eyalet Üniversitesi'nde bilgisayar bilimi alanında yardımcı doçent olan Jung-Eun Kim şöyle ekliyor: 

Buradaki genel tablo şu: BDM'lerde güvenlik uyumuyla ilgili zorlukları anlamada kavramsal bir çerçeve görevi gören bir hipotez geliştirdik, bu çerçeveyi kullanarak bu zorluklardan birini çözmemizi sağlayacak bir teknik belirledik ve ardından bu tekniğin işe yaradığını gösterdik.

Araştırmacılar, bu çalışmanın yapay zeka modellerinin yanıt üretirken akıl yürütmelerinin güvenli olup olmadığını sürekli değerlendirebilmesini sağlayacak yeni tekniklerin geliştirilmesine temel oluşturmasını umuyor.

Bu çığır açıcı gelişme, gelecek ay Brezilya'da düzenlenecek 14. Uluslararası Öğrenme Temsilleri Konferansı'nda (ICLR2026) sunulacak "Superficial safety alignment hypothesis" (Yüzeysel güvenlik uyumu hipotezi) başlıklı makalede detaylandırılıyor.

Independent Türkçe


Yapay zeka güvenliğinde çığır açan gelişme: "Nöron dondurma"

Araştırmacılar, OpenAI'ın ChatGPT'si ve Google'ın Gemini'ı gibi uygulamalara güç veren büyük dil modelleri için yeni bir güvenlik önlemi yöntemi keşfetti (Unsplash)
Araştırmacılar, OpenAI'ın ChatGPT'si ve Google'ın Gemini'ı gibi uygulamalara güç veren büyük dil modelleri için yeni bir güvenlik önlemi yöntemi keşfetti (Unsplash)
TT

Yapay zeka güvenliğinde çığır açan gelişme: "Nöron dondurma"

Araştırmacılar, OpenAI'ın ChatGPT'si ve Google'ın Gemini'ı gibi uygulamalara güç veren büyük dil modelleri için yeni bir güvenlik önlemi yöntemi keşfetti (Unsplash)
Araştırmacılar, OpenAI'ın ChatGPT'si ve Google'ın Gemini'ı gibi uygulamalara güç veren büyük dil modelleri için yeni bir güvenlik önlemi yöntemi keşfetti (Unsplash)

Yapay zeka araştırmacıları, ChatGPT ve diğer popüler sohbet botlarını daha güvenli hale getirmek için yenilikçi bir teknik geliştirdi.

"Nöron dondurma" adı verilen bu yöntem, kullanıcıların yapay zeka araçlarının temelindeki büyük dil modellerine (BDM) yerleştirilen güvenlik filtrelerini atlatmasını engelliyor.

Bu BDM'ler halihazırda güvenliği, bir yanıt oluşturmaya başlarken ikili bir kontrol noktası olarak ele alıyor; bir sorgu güvenli görünüyorsa yapay zeka devam ediyor ancak tehlikeli görünüyorsa yanıt vermeyi reddediyor.

Kullanıcılar, zararlı komutları farklı bağlamlarda sunarak bu kontrolleri atlatmanın yollarını bulmayı başarıyor. Örneğin geçen yıl yapılan bir araştırma, kötü niyetli bir komutun şiir biçiminde yeniden yazılmasıyla yapay zeka güvenlik önlemlerinin atlatılabileceğini saptamıştı.

Bu atlatma yöntemlerinin düzeltilmesi için aracın yeniden eğitilmesi veya tek tek yamalar yapılması gerekiyor ancak yeni araştırma, kötüye kullanımı önlemek için etik sınırları BDM'lere kalıcı olarak kodlamanın yolunu sunuyor.

North Carolina Eyalet Üniversitesi'nden bir ekibin geliştirdiği çığır açıcı yöntem, sinir ağı içindeki güvenlik açısından kritik öneme sahip belirli "nöronları" tespit edip kullanıcı görevi nasıl tanımlarsa tanımlasın, modelin güvenlik özelliklerini koruyacak şekilde bu nöronları sabitlemeyi içeriyor.

North Carolina Eyalet Üniversitesi'nden araştırmayı yöneten doktora öğrencisi Jianwei Li, "Bu çalışmadaki amacımız, mevcut güvenlik uyumu sorunlarını daha iyi anlayarak BDM'ler için yüzeysel olmayan bir güvenlik uyumunun nasıl uygulanacağına dair yeni bir rota çizmekti" diyor.

İnce ayar sürecinde belirli nöronları 'dondurmanın', modelin spesifik bir alandaki yeni görevlere adapte olurken orijinal modelin güvenlik özelliklerini korumasına olanak tanıdığını tespit ettik.

North Carolina Eyalet Üniversitesi'nde bilgisayar bilimi alanında yardımcı doçent olan Jung-Eun Kim şöyle ekliyor: 

Buradaki genel tablo şu: BDM'lerde güvenlik uyumuyla ilgili zorlukları anlamada kavramsal bir çerçeve görevi gören bir hipotez geliştirdik, bu çerçeveyi kullanarak bu zorluklardan birini çözmemizi sağlayacak bir teknik belirledik ve ardından bu tekniğin işe yaradığını gösterdik.

Araştırmacılar, bu çalışmanın yapay zeka modellerinin yanıt üretirken akıl yürütmelerinin güvenli olup olmadığını sürekli değerlendirebilmesini sağlayacak yeni tekniklerin geliştirilmesine temel oluşturmasını umuyor.

Bu çığır açıcı gelişme, gelecek ay Brezilya'da düzenlenecek 14. Uluslararası Öğrenme Temsilleri Konferansı'nda (ICLR2026) sunulacak "Superficial safety alignment hypothesis" (Yüzeysel güvenlik uyumu hipotezi) başlıklı makalede detaylandırılıyor.

Independent Türkçe


NASA, Mars'ta akan suyun en eski kanıtlarından birini buldu

Perseverance, Mars'ta geçirdiği 5 yılda yaklaşık 40 kilometre yol kat etti (NASA)
Perseverance, Mars'ta geçirdiği 5 yılda yaklaşık 40 kilometre yol kat etti (NASA)
TT

NASA, Mars'ta akan suyun en eski kanıtlarından birini buldu

Perseverance, Mars'ta geçirdiği 5 yılda yaklaşık 40 kilometre yol kat etti (NASA)
Perseverance, Mars'ta geçirdiği 5 yılda yaklaşık 40 kilometre yol kat etti (NASA)

NASA'nın keşif aracı Perseverance, Mars'ta bir zamanlar akan su kütleleri olduğuna dair bugüne kadarki en eski kanıtlardan birini buldu.

Su, yaşam için elzem olduğundan bilim insanları Mars'ın geçmişinde bu bileşiği özellikle arıyor. 

Son yıllarda giderek artan bulgular Kızıl Gezegen'in, yaklaşık 4,5 milyar yıllık ömrünün ilk dönemlerinde su ve belki de mikrobiyal yaşama ev sahipliği yaptığına işaret ediyor.

2021'den beri gezegenin Jezero Krateri'nde keşif çalışmaları yürüten Perseverance, yerin altında eski bir deltanın kalıntılarını tespit ederek bu kanıtlara bir yenisini ekledi. 

NASA'nın keşif aracındaki RIMFAX radarı, aşağıya gönderdiği dalgalarla yeraltındaki yapıların haritasını çıkarabiliyor.

Kaliforniya Üniversitesi Los Angeles kampüsünden araştırmacılar, cihazın Eylül 2023 ila Şubat 2024'teki verilerini inceleyerek 35 metre derinlikteki nehir deltasını ortaya çıkardı. RIMFAX daha önce bu kadar derinden veri sunmamıştı.

Bulgular, bir nehrin göl gibi daha büyük bir su kütlesine girdiği yerde oluşan, yelpaze şeklinde geniş bir tortu birikimine işaret ediyor.

rtgrt
RIMFAX, Mars yüzeyinin altındaki nehir sistemini ortaya çıkardı (NASA)

Bilim insanları deltanın yaklaşık 3,7 ila 4,2 milyar yıllık olduğunu tespit etti. Bu yapının yakınlarında, yüzeyde saptanan Batı Deltası isimli oluşum ise 3,5 ila 3,7 milyar yıl önceye tarihlenmişti.

Yeni keşfedilen delta, Mars'ın geçmişinde akan su olduğuna dair en eski kanıtlardan biri.

Bulguları hakemli dergi Science Advances'ta dün (18 Mart) yayımlanan çalışmanın başyazarı Emily Cardarelli şöyle diyor:

RIMFAX'in haritaladığı özelliklerden yola çıkarak Jezero Krateri'nin, Jezero'nun Batı Deltası'nın oluşumundan önce var olan ve biyoimzaların korunmasına elverişli, su açısından zengin eski bir ortama ev sahipliği yaptığına inanıyoruz.

Biyoimza, yaşamın varlığına işaret eden kimyasal veya fiziksel kanıtları ifade ediyor. Çalışma aynı zamanda gezegende yaşamın var olabileceği tarihi de geriye atıyor.

Cardarelli "RIMFAX, bugünkü deltadan daha eski bir yeraltı delta ortamını ortaya çıkardı ve bu, Jezero'daki potansiyel yaşanabilirlik dönemini daha da geriye götürüyor" ifadelerini kullanıyor.

Daha önce NASA'nın hem Perseverance hem de Curiosity araçları, Mars'ta antik yaşamın varlığına güçlü bir şekilde işaret eden bulgular tespit etmişti.

Çin'in Zhurong aracıysa Mars'ta yaklaşık 3,6 milyar yıl önce bir okyanusun yanı sıra "tatil yeri tarzı" plajlar olabileceğini bulmuştu. 

Cardarelli "Zaman içinde çeşitli araçların iniş alanlarında, geçtiğimiz bölgelerde ve yörünge görüntülerinde Mars yüzeyinde sıvı su olduğuna dair giderek daha fazla kanıt gördük. Suyun akmış olabileceği kanalları, bir zamanlar suyun biriktiği krater göllerini ve kaya çıkıntıları olarak biriken ve artık yerin altına gömülü kalıntılar olan delta tortularını bu araştırmayla gördük" diyerek ekliyor:

Mars çeşitliliğe sahip bir gezegen ve her keşif görevi, kayalık komşumuzun gizemli geçmişi ve erken gelişiminin bir başka parçasını ortaya çıkarıyor.

Independent Türkçe, Reuters, IFLScience, Science Advances