Müziğiyle yaraları sarıp travmaları iyileştiren grup: Oi Va Voi

Oi Va Voi'la Türkiye turnesi öncesinde, yeni albümün ortaya çıkış sürecini, 6 Şubat depremlerinin acısıyla doğan şarkılarını ve ülkemizle bağını konuştuk.

"Her sanatçının isteği aynıdır" diyen Oi Va Voi üyeleri, "Yaptığımız işin yıllar sonra da hâlâ bir anlam taşımasını, insanlara dokunmasını ve ebedi kalmasını umut ederiz" diyor (Oi Va Voi)
"Her sanatçının isteği aynıdır" diyen Oi Va Voi üyeleri, "Yaptığımız işin yıllar sonra da hâlâ bir anlam taşımasını, insanlara dokunmasını ve ebedi kalmasını umut ederiz" diyor (Oi Va Voi)
TT

Müziğiyle yaraları sarıp travmaları iyileştiren grup: Oi Va Voi

"Her sanatçının isteği aynıdır" diyen Oi Va Voi üyeleri, "Yaptığımız işin yıllar sonra da hâlâ bir anlam taşımasını, insanlara dokunmasını ve ebedi kalmasını umut ederiz" diyor (Oi Va Voi)
"Her sanatçının isteği aynıdır" diyen Oi Va Voi üyeleri, "Yaptığımız işin yıllar sonra da hâlâ bir anlam taşımasını, insanlara dokunmasını ve ebedi kalmasını umut ederiz" diyor (Oi Va Voi)

2000'de Londra'da kurulan Oi Va Voi, dünya müziğiyle çağdaş tınıları buluşturan, türler arasında gezinen ve kendine has müzikal kimliğini yıllar içinde ustalıkla inşa eden çeyrek asırlık bir grup. Farklı coğrafyaların zengin müzikal ve kültürel mirasından beslenen grup, dans ritimleriyle indie rock, alt-folk ve Londra kulüplerinin elektronik ses dünyasını bir araya getirerek her daim ebedi ve özgün işlere imza atıyor.

Grubun ismi kadim bir deyimden geliyor: "Oi Va Voi!" yani "Aman Tanrım!" Bu unvan, onların sürprizlerle dolu, içten ve sahici müziğini de çok iyi tarif ediyor. Oi Va Voi, bugüne dek Avrupa'nın dört bir yanında tıklım tıklım salonlarda konserler verdi, büyük festivallerin başrolünde sahne aldı ve kendine sadık, geniş bir dinleyici kitlesi oluşturdu.

Müziklerinde tür kaygısından uzak, insani ve sosyal değerleri önceleyen grup, son albümleri The Water's Edge'le yine güçlü bir duygu dünyasına davet ediyor dinleyicisini. Albüm, acının içinden geçen iyimserliği, geçmişin yüklerini suya bırakıp yeniden başlama umudunu taşıyor. Adını geçmişin yüklerinden arınıp yeni başlangıçlara yönelme fikrinden alan bu albüm, aynı zamanda grubun kendi plak şirketi Parallel Skies'dan çıkan ilk çalışma olma özelliğini taşıyor.

Hasret 4 duraklı Türkiye turnesiyle bitiyor

Oi Va Voi, bu albümle hem kültürel mirasını selamlıyor hem de 21. yüzyılın sesleriyle yeni hikayeler anlatıyor. Ve bunu yaparken, geçmişin melodileriyle bugünün ritimlerini, insan hikayeleriyle evrensel duyguları ustalıkla harmanlamayı sürdürüyor.

Oi Va Voi, The Water's Edge'in 2 Mayıs'ta yani bugün yayımlanmasının hemen ardından Türkiye turnesine çıkacak. Grup 7 Mayıs'ta Ankara, 8 Mayıs'ta Eskişehir, 9 Mayıs'ta İstanbul ve son olarak 10 Mayıs gecesi İzmir'de dinleyicileriyle buluşmaya hazırlanıyor. Son kavuşmamızın üzerinden epey zaman geçmişti. Davulcu Josh Breslaw, buraya kendilerini geri getiren şeyin dinleyicilerin ta kendisi olduğunu söylüyor. "Müziğimizi çalıp dinleyen insanlar oldukça biz de oralara gidiyoruz" diyen Breslaw ekliyor:

Türkiye bizim için özel ve kendimizi şanslı hissettiğimiz bir yer çünkü burada müziğimiz sahipleniliyor. Klarnet ve keman gibi enstrümanlarla şarkıların dramatik yapısı Türkiye'de bir karşılık buluyor.

"Türkiye'de o kadar çok anımız var ki"

Grubun Türkiye'yle ilgili hafızalara yer eden çok fazla hatırası var. "Eski Babylon'da 4 gece üst üste çaldığımız zamanlar vardı, resmen İstanbul'da yaşıyorduk" diyen Breslaw, o dönemi uzaklara dalarak hatırlarken yüzünde bir gülümseme beliriyor. Gözlerine bakınca o günlere gittiğinden emin oluyorsunuz.

O kadar çok anımız var ki... İzmir'de deniz kenarında harika festivallerde sahne aldık. Ankara'da bize Boksör lakaplı çok özel biri eşlik etmişti.

Tabii ki Türkiye'ye her gelişlerinde bir-iki kilo alarak dönüyorlar: 

Ve şunu da söylemeliyiz ki Türkiye'de gittiğimiz her yerde yemekler inanılmaz!

Peki yaklaşan konserlerde sadık Oi Va Voi hayranlarını neler bekliyor? Yeni albümlerinin 2 Mayıs'ta, tam turne öncesinde çıktığını hatırlatan vokalist Steve Levi-Kallin, "Dolayısıyla ağırlıklı olarak oradan parçalar çalacağız" diyor. Grubun unutulmaz klarnet ezgilerine de imza atan Levi-Kallin, "Ama kimse evine en sevdiği Oi Va Voi şarkılarını dinlemeden dönmeyecek" diye garanti veriyor: 

Elbette eski favorileri de unutmuyoruz.

"Deprem görüntülerini izlediğimizde çok sarsıldık"

Gülbaba Records etiketiyle bugün dinleyicileriyle buluşan The Water's Edge'de, grubun 6 Şubat depremlerinden etkilenerek yazdığı Sad Dance de var. Bu şarkının duygusal sürecini anlatırken Levi-Kallin, "Türkiye, her zaman kalbimize yakın bir yer olmuştur" diyor. 

Haberleri alıp görüntüleri izlediğimizde çok sarsıldık. Türkiye'ye karşı böyle bir yakınlığımız varken, yaşananlara en iyi müzikle yanıt verebileceğimizi hissettik.

Parçanın yaratım aşamasından bahseden vokalist şöyle diyor: 

Şarkı çok doğal bir şekilde gelişti. Önce hipnotik bir keman partisiyle başladık, ardından parçayı yavaş yavaş ve özenle inşa ettik. Her zamankinden daha fazla boşluk bırakarak, müziğin nefes almasına izin verdik. Sanırım bu şarkının biraz nefes alması gerekiyordu.

Oi Va Voi, hep Türkiye'yi hem de Suriye'yi vuran trajediden o kadar etkilenmiş ki depremin hemen ertesi günü stüdyoya girmiş. "Böyle bir anda müzik yaparken, travma yaşayan bir halka, koca bir millete seslendiğinizin farkına varıyorsunuz" diyor Josh Breslaw:

O yüzden şarkıyı çok fazla doldurmadan, büyük fırça darbeleriyle anlatmanız gerekiyor. Dinleyenlerin üstüne bir dalga gibi gelsin, onları biraz olsun yatıştırsın istedik.

"Geçmişin yüklerini bırakıp, hayata umutla bakabilme düşüncesi"

The Water's Edge, ayrışmaya karşı durup dayanışmayı savunan insani bir mesaj taşıyor. Bu temanın nasıl ortaya çıktığını ve albüme nasıl yansıdığını tüm içtenliğiyle anlatıyor Steve Levi-Kallin:

İnsanların hayatlarında, geçmişin ağırlığını geride bırakıp yeni bir başlangıç yapma ihtiyacı duyduğu anlar olur. Bu geçmişi bırakıp ilerleme hali, albümdeki Dance Again'in sözlerinde de var. Geçmişin yüklerini bırakıp, hayata umutla bakabilme düşüncesi.  

sfgthy
Oi Va Voi, Türkiye'deki hayranlarına "Geri geliyoruz ve birlikte yine harika anılar biriktirmek istiyoruz" diyor (Oi Va Voi)

Albüm, Avrupa'daki sosyo-politik atmosferden de etkilenmiş. Değişen dünya, Oi Va Voi'un müziğini ister istemez şekillendirmiş. "Albümün yarısına gelmiştik ki 7 Ekim olayları yaşandı" diyor Levi-Kallin ve ekliyor:

Savaşın etkisi, sadece Ortadoğu'daki değil, tüm dünyadaki topluluklara yayıldı. Biz de buna, Dance Again'i yazarak yanıt verdik. Sosyal medyada kaybolan sesimizi, müzikle yeniden bulduk ve duygularımızı bu yolla ifade edebildik.

"Müzik, siyasetin ulaşamadığı yerlere dokunur"

Oi Va Voi, politik bir albüm yapmak istemese de bir dayanışma mesajı vermek istediğini söylüyor. Çünkü gruba göre müzik, kriz anlarında insanları bir araya getirme gücüne sahip. Levi-Kallin, "Müzik, siyasetin ulaşamadığı yerlere dokunur" diyerek ekliyor: 

İnsanlar siyaset için şarkı söyleyip dans edemez ama müzik hissettirir, bağ kurdurur. Hele ki canlı müzikte bu daha güçlü. Dinleyici sizin siyasi bir amacınız olmadığını bilirse, o müziğe daha güvenle bağlanır.

Oi Va Voi, 20 yılı aşkın süredir Doğu Avrupa ve Ortadoğu ezgilerini modern müzikle harmanlıyor. Grup, kurulduğu ilk yıllardan beri aynı derdi taşıyor: Kendi seçtikleri müzikal paletle kişisel hikayeleri anlatmak. Levi-Kallin, "Artık daha deneyimliyiz" diyerek ekliyor: 

Fikirlerimizi daha uzun sürede, daha fazla açıdan değerlendiriyoruz. Eskiden bir fikri hızla işlerdik. Şimdiyse hikayesi, ritmi, atmosferi, kültürü ve duygusu derken her parçanın yerini bulması için daha çok uğraşıyoruz.

Grubun çok sevilen ve içinde Refugee, Yesterday's Mistakes, Ladino Song gibi hit parçalarını barındıran 2003 çıkışlı albümü Laughter Through Tears, duygusal derinliği ve müzikal harmanıyla tanınıyor. Dumanı üstünde yeni albüm The Water's Edge için onun manevi devamı demek mümkün. Levi-Kallin, "Kesinlikle öyle" diyor ve Josh Breslaw ona katılıyor: 

İki albüm de köklerimizden besleniyor ve geçmişle geleceğe aynı anda bakmanın nasıl bir his olduğunu anlatıyor. Geleneksel melodilerle, modern sesleri ve prodüksiyonu harmanlıyoruz.

Grup, geleneksel etkilere sadık kalırken, yeni sesleri keşfetmekten de korkmuyor. Bu dengeyi nasıl kurduklarına gelince... "İşte işimizin en önemli kısmı bu!" diyor Breslaw:

Biz her parçayı titizlikle, bütün unsurlar birbirine yakışana kadar harmanlıyoruz. Çok fazla "Hayır" deyip, doğru "Evet"i bulana kadar bekliyoruz.

fvdgbhtyj
Oi Va Voi, farklı kültürleri harmanlayan bir grup olarak, sosyal ve insani meseleleri ele alma sorumluluğu hissettiklerini söyleyerek "Bazen geçmişteki bir hikaye, bugünü anlamamıza ya da yarını daha iyi görmemize yardımcı oluyor" ifadesini kullanıyor (Oi Va Voi)

Oi Va Voi'un müziği, sürekli taze ve yenilikçi kalırken, kültürel ögeleri harmanlamaktan vazgeçmiyor. Onların sound'u her döneme, her coğrafyaya, her yaşa ve her tarza hitap ediyor.

"Klarnet, keman, trompet gibi akustik enstrümanlarla elektronik sesleri, davul, bas ve gitarı bir araya getirmemiz..." diyor Levi-Kallin:

İşin sırrı burada. Üzerine toplumsal duyarlılığı olan ve insani duyguları işleyen sözleri eklediğinizde ortaya, zamanı olmayan bir bütün çıkıyor.

"Büyük travmalar yaşansa da bir gün yeniden dans edeceğiz"

Son olarak Oi Va Voi'un, hayranlarına vermek istediği bir mesaj olup olmadığını sorduğumda, tıpkı grubun pek çok şarkısı gibi tüylerimi diken diken eden bir yanıtla karşılaşıyorum.

Vokalist Levi-Kallin, "Yeni albümdeki 5. parçamız Dance Again'de bu var" diyor: 

Ne olursa olsun, büyük travmalar yaşansa da bir gün yeniden dans edeceğiz.

Türkiye Turnesi Takvimi

7 Mayıs 2025, Ankara
Mekan: 6:45 Kaybedenler Kulübü
Kapı Açılışı: 20:00
Konser Başlangıcı: 22:00
Biletler: Biletix

8 Mayıs 2025, Eskişehir
Mekan: F Stop Salon Eskişehir
Kapı Açılışı: 21.00
Konser Başlangıcı: 22.00
Biletler: Gişe

9 Mayıs 2025, İstanbul
Mekan: Babylon
Kapı Açılışı: 21.00
Konser Başlangıcı: 22.00
Biletler: Tükendi​

10 Mayıs 2025, İzmir
Kapı Açılışı: 20.00
Konser Başlangıcı: 21.30
Mekan: ​SoldOut Performance Hall
Biletler: Biletix 



Cillian Murphy'nin oğlu, babasına benzerliğiyle gündem oldu

Fotoğraf: HBO
Fotoğraf: HBO
TT

Cillian Murphy'nin oğlu, babasına benzerliğiyle gündem oldu

Fotoğraf: HBO
Fotoğraf: HBO

Cillian Murphy'nin oğlu, ünlü babasına olan çarpıcı benzerliğiyle sosyal medyadakileri dönüp bir daha bakmaya yöneltti.

19 yaşındaki Aran Murphy, yeni HBO komedi dizisi Youth'un cuma günü Londra'da düzenlenen özel gösteriminde ilk kez tek başına kırmızı halıya çıktı. Aran, flört dünyasının iniş çıkışları, aile hayatı ve yaşlanan ebeveynlerinin bakımıyla uğraşan 50 yaşındaki boşanmış bir kadını konu alan dizide, Sharon Horgan'ın canlandırdığı karakterin genç oğlunu oynuyor.

Aran'ın fotoğrafları ve röportaj videoları sosyal medyada dolaşmaya başladığında, görenlerin aklına aynı şey gelmiş gibiydi.

Aran'ın kırmızı halıdaki fotoğrafını X'te paylaşan bir kişi, "Adını söylemeye gerek yok, babasının kim olduğunu hepiniz biliyorsunuz" diye yazdı.

İnsanların dikkatini çeken sadece Aran'ın dış görünüşü değildi. İzleyiciler ayrıca onun konuşma tarzı ve duruşuyla da Oscar ödüllü babasına şaşırtıcı derecede benzediğini belirtti.

X'teki popüler bir gönderide, "Sesi, yüz ifadesi, her şeyi tıpkı babası gibi. Cillian Murphy resmen 'kopyala-yapıştır' yapmış" ifadeleri yer aldı.

İskoç sunucu Jodie McCallum, Aran'la yaptığı kırmızı halı röportajını TikTok'ta paylaştı ve bu video şimdiden 4 milyondan fazla izlendi.

Yorumlarda bir kişi, "Armut düşmemiş bile" diyerek espri yaptı.

Bir başkası ise, "Hayatımda birinin soyunu bu kadar hızlı anladığım başka bir an olmamıştı" diye ekledi.

Röportaj sırasında Aran, Y Kuşağı'nın "utanç verici" olup olmadığı sorulduğunda gayet kayıtsız bir yanıt verdi.

Basitçe, "Bizim nesil de en az onlar kadar 'utanç verici' şeyler yapıyor. Bu yüzden dürüst olmak gerekirse Y Kuşağı'nın yaptıklarından dolayı çok da rahatsızlık duyduğumu söyleyemem" diye cevap verdi.

McCallum'un gönderisine yorum yapan bir başkası, "Onlarınki İrlanda'daki en sakin ev olmalı" dedi. Cillian, röportajlarda rahat olmasıyla tanınıyor. Bu tavır, filmlerinin tanıtımı sözkonusu olduğunda bazen ilgisizliğe varan bir rahatlık olarak yorumlanıyor.

Christopher Nolan'ın Oscar ödüllü Oppenheimer filmi için çıktığı büyük çaplı basın turu sırasında Murphy, Hollywood'un basın turu sistemini "bozuk bir model" diye nitelemişti.

GQ'ya, "Sistem şöyle işliyor: Herkes çok sıkılmış durumda" demişti.

İnsanlar bana hep 'Çekinceleri var' ya da 'Röportaj yapması zor biri' derdi. Aslında hiç de öyle değil! İş ve sanat hakkında konuşmayı çok severim. Asıl zorlandığım, gereksiz bulduğum ve yapmak istediklerim açısından da pek bir faydası olmadığını düşündüğüm kısım şu: 'Bana kendinden bahset…'

Cillian'ın Aran'ın yanı sıra, 2004'ten beri evli olduğu eşi Yvonne McGuinness'ten Malachy adında 20 yaşında bir oğlu daha var.

Murphy, 2023'te Rolling Stone UK'e verdiği röportajda oğullarından "gerçekten iyi çocuklar" diye bahsetmiş ve "Birlikte çok gülüyoruz" demişti.

"'Baba'yla Film Gecesi' gibi bir adetimiz yok ama bazı filmlerimi seviyorlar. Hepsinin gerçekten çok yoğun filmler olduğunu söylüyorlar" diye ekledi.

Aran'ın izleyici karşısına çıkacağı bir sonraki yapım, Sienna Miller ve Dominic West'le birlikte rol aldığı, HBO'nun 1 Ekim'de yayımlanacak boşanma draması War.

Independent Türkçe


Yapay zekayla özgeçmiş hazırlamak ne kadar verimli?

Yalnızca yapay zekayla hazırlanan özgeçmişler en düşük performansı göstererek ilk aşamada yüzde 10 oranında olumlu yanıt aldı (Unsplash)
Yalnızca yapay zekayla hazırlanan özgeçmişler en düşük performansı göstererek ilk aşamada yüzde 10 oranında olumlu yanıt aldı (Unsplash)
TT

Yapay zekayla özgeçmiş hazırlamak ne kadar verimli?

Yalnızca yapay zekayla hazırlanan özgeçmişler en düşük performansı göstererek ilk aşamada yüzde 10 oranında olumlu yanıt aldı (Unsplash)
Yalnızca yapay zekayla hazırlanan özgeçmişler en düşük performansı göstererek ilk aşamada yüzde 10 oranında olumlu yanıt aldı (Unsplash)

İş arayanlar, iş başvurularında yapay zekayı giderek daha fazla kullanıyor ancak yeni bir araştırmaya göre başvurularınızın hazırlanmasını yapay zekaya bırakmak, yeni bir pozisyona girmenizi engelleyebilir.

Özellikle birden fazla kuruluşa başvuran adaylar formları doldurmak, ön yazıları kaleme almak ve ilk aşamadaki soruları yanıtlamak için yapay zeka kullanabiliyor.

Ancak yeni bir deney, bunun zamanınızın en iyi kullanımı olmayabileceğini ve hatta gerçekten istediğiniz bir rolü kaçırmanıza yol açabileceğini öne sürüyor.

İş kaynakları sitesi Kickresume, bir dizi satış ve pazarlama pozisyonu için en iyi ve en kötü performans gösteren başvuruları belirlemek amacıyla bir test yaparak yapay zekanın yazdığı özgeçmişleri, tamamen insanlar tarafından hazırlananlarla karşılaştırdı.

İnsanların yazdığı özgeçmişler en başarılı sonuçları vererek 200 başvurunun neredeyse üçte birinde (yüzde 31) olumlu yanıt aldı.

Öte yandan yalnızca yapay zekayla hazırlanan özgeçmişler en kötü performansı gösterdi ve sadece 10'da biri (yüzde 10) olumlu bir ilk yanıt aldı.

Ancak insanların, yapay zekayla yazılan özgeçmişleri sonradan kişiselleştirmesi durumunda kayda değer bir artış (yüzde 18) görüldü.

Kickresume CEO'su Peter Duris "En etkili özgeçmişi bir insan yazmış olsa da yapay zekayla yazılan özgeçmişinizi iş tanımına uyacak şekilde biraz düzenlemek, performansını önemli ölçüde artırabilir. Testimizde, yapay zekayla hazırlanıp üzerinde düzenleme yapılan başvuruların yanıt alma oranı neredeyse iki kat arttı" diyor.

İlandaki ifadeleri özgeçmişinize dahil etmek, işe alım uzmanlarıyla yöneticilerine bu pozisyon için gerçekten uygun olduğunuzu gösterir ve özgeçmişinizin aday takip sistemi tarafından sorunsuz bir şekilde okunmasını sağlar.

Araştırma, iş ararken tekrar tekrar başvuru yapmaktan bunalmış ve otomatik yazılan toplu başvuruların daha iyi bir yöntem olup olmadığını merak eden kişiler için ufuk açıcı bir değerlendirme sunuyor.

Ön yazı gibi bir şey üzerine ek bir çalışma yapılmadı ve tek sektöre yönelik başvurular, farklı istihdam alanlarında aynı sonuçları vermeyebilir.

Ancak yine de çalışma, işe alım uzmanlarının ve işverenlerin adaylar arasında farklılık görmek istediğini ve iş arayanların, güçlü yanlarını ve kişiliklerini kendileri için özgeçmiş yazan bir yapay zeka modelinden her zaman daha iyi bileceğini hatırlatıyor.

Duris sözlerini, "Bu deneyi gerçekleştirmek gerçekten ilginçti ve umarız bu, insanları iş aramayı sürdürmeye ve kendi özgeçmişleriyle denemeler yapmaya teşvik eder" diye tamamladı.

Independent Türkçe


Barlar ve restoranlar zayıflama iğnelerinden şikayetçi

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash
TT

Barlar ve restoranlar zayıflama iğnelerinden şikayetçi

Fotoğraf: Unsplash
Fotoğraf: Unsplash

Yeni bir rapora göre bar ve restoranlar, zayıflama ilaçlarının kullanımındaki büyük artış nedeniyle müşterilerinin azaldığını düşünüyor.

İskoçya Lisanslı Ticaret Birliği (SLTA), 300 pub, bar, restoran ve otel üzerinde yaptığı araştırmada, işletmelerin 6'da birinin (yüzde 16) bu ilaçlar yüzünden daha az müşteri ağırladığını düşündüğünü tespit etti.

İşletmelerin yüzde 22'si ise müşterilerinin artık daha "seçici" davrandığını belirtti.

GLP-1 reseptör agonistleri diye de bilinen zayıflama iğnelerini Birleşik Krallık'ta (BK) yaklaşık 1,6 milyon yetişkin kullanıyor. Bu iğneler kan şekeri, iştah ve sindirimi düzenleyen doğal bir hormonu taklit ederek etki gösteriyor.

İşletmeler, iştahı azaltan ve sindirimi yavaşlatan bu ilaçların müşteri alışkanlıklarını değiştirdiğini ifade ediyor.

SLTA Genel Müdürü Colin Wilkinson şunları söyledi:

Dünya Kupası satışlarda kısa süreli bir artış sağladı ancak genel ekonomik görünüm hâlâ sıkıntılı. Üyelerimiz, küresel olayların ekonomik belirsizliği uzatması nedeniyle tüketici güveninin düşük seyrettiğini bildiriyor. Ayrıca yeni bir eğilim de ortaya çıktı. Katılımcıların yüzde 16'sı, kilo verme ilaçları olgusu nedeniyle işletmelerine yapılan ziyaretlerin azaldığını belirtiyor.

SLTA'nın sektör hakkındaki yaz dönemi piyasa raporunda, GLP-1 ilaçlarının konaklama ve ağırlama sektörünün karşı karşıya olduğu çeşitli zorluklardan biri olduğu belirtildi. Raporda, artan maliyetler ve ziyaretçilerin harcanabilir gelirlerinin azalması da diğer zorluklar arasında gösterildi.

FIFA Dünya Kupası ve Glasgow İngiliz Milletler Topluluğu Oyunları'nın ardından gerçekleştirilen araştırmada, işletmelerin yüzde 58'i iş hacimlerinin düştüğünü belirtti. Oysa üçte ikisi Dünya Kupası sayesinde artış yaşandığını ifade etmişti.

Yakın zamanda Glasgow'da düzenlenen İngiliz Milletler Topluluğu Oyunları da "pub ve barlardaki satışlara herhangi bir katkı sağlamadı".

Araştırma, işletmelerin yüzde 71'inin başa baş noktasına ulaşmayı veya kâr etmeyi beklediğini ortaya koydu. Bu oran kış aylarındaki araştırmada yüzde 63 seviyesindeydi.

Wilkinson, İskoçya'daki işletmelerin, BK'nin diğer bölgelerine kıyasla daha yüksek ticari mülk vergileri ve enerji maliyetleri gibi "kendilerine özgü zorluklarla" karşı karşıya olduğunu açıkladı.

Wilkinson şunları söyledi:

İskoçya'daki kendimize özgü zorluklardan biri daha yüksek maliyet yapısı. Zira buradaki konaklama ve ağırlama işletmeleri, BK'nin geri kalanındaki benzer işletmelere kıyasla daha yüksek ticari mülk vergileri ve enerji maliyetleriyle karşı karşıya. İşletme kârlılığı önemli bir endişe kaynağı olmayı sürdürüyor. Bu nedenle İskoç Parlamentosu'ndaki tüm tarafları, işletme vergisi oranlarında yapılacak erken bir reformu; Westminster Parlamentosu'ndaki tarafları ise ruhsatlı konaklama ve ağırlama sektörü için KDV indirimini ekonomik stratejilerinin tam merkezine almaya çağırıyoruz. Her iki hükümet de yakın zamanda ekonomiyi büyütmenin temel önceliklerinden biri olduğunu yineledi. İşte şimdi harekete geçme zamanı. Artık konuşmayı bırakıp icraat yapmalılar.

Wilkinson, BK hükümetine İrlanda örneğini izleyerek ülke genelindeki konaklama ve ağırlama işletmeleri için KDV'yi düşürme çağrısında bulundu.

Wilkinson ayrıca, Westminster hükümetinin konaklama ve ağırlama işletmeleri için KDV oranını yüzde 10'a indirdiğini görmek istediğini belirtti.

Hazine'den bir sözcü şunları söyledi:

Maliye Bakanı mali kurallara uyma taahhüdüne bağlı kalarak ailelere ve işletmelere bir nebze olsun nefes aldırmaya, Britanya'da istihdamı desteklemeye ve ülkenin her bölgesinde büyümeyi teşvik etmeye yönelik önceliklerine tamamen odaklanmış durumdadır. Her zaman olduğu gibi vergiye ilişkin kararlar; söylentiler, spekülasyonlar veya öneriler hakkında rutin yorumlar yapmak yerine, Maliye Bakanı'nın mali düzenlemeler veya bütçe açıklamaları sırasında ortaya koyacağı hususlardır.

Independent Türkçe