Yeşim Çetir'in ölümüne neden olan sahtekar cerrahın Netflix belgeseli dehşete düşürdü

"Nedenini sormayın. Sadece izleyin"

Sahtekar cerrah, nişanlandığı gazeteciye belgeselini de çektirmiş (Netflix)
Sahtekar cerrah, nişanlandığı gazeteciye belgeselini de çektirmiş (Netflix)
TT

Yeşim Çetir'in ölümüne neden olan sahtekar cerrahın Netflix belgeseli dehşete düşürdü

Sahtekar cerrah, nişanlandığı gazeteciye belgeselini de çektirmiş (Netflix)
Sahtekar cerrah, nişanlandığı gazeteciye belgeselini de çektirmiş (Netflix)

Netflix izleyicileri, yayın platformunun yeni belgesel dizisinin anlattığı "akıllara durgunluk veren" hikaye karşısında şaşkına döndü.

Korkunç Cerrah: Bıçak Altında Aşk (Bad Surgeon: Love Under the Knife), rejeneratif tıbbın öncüsü olarak görülen ünlü cerrah Dr. Paolo Macchiarini'nin bilim suistimallerini merkeze alıyor.

8 hastasından 7'si hayatını kaybetti

Netflix, süreleri 48 ve 58 dakika arasında değişen üç bölümlük belgeselin konusunu kısaca şöyle özetliyor:

Dr. Paolo Macchiarini yaptığı kök hücre destekli nefes borusu nakilleriyle tüm dünyada adını duyurdu. Ama bir sorun vardı: Hastaları ölüp duruyordu.

Macchiarini'nin yaptığı soluk borusu nakillerinin 8 alıcısından 7'sinin ölmesi, deneysel ameliyatları etik dışı bir şekilde gerçekleştirdiği iddialarına yol açmıştı.

Bunlar arasında plastikten bir nefes borusu yapmak ve ardından bunu hastanın kendi kök hücreleriyle kapladığını iddia etmek de vardı.

Clinton ve Obama'yı ameliyat ettiğini ileri sürdü

Tüm bunlar olurken Macchiarini, gazeteci ve televizyon yapımcısı Benita Alexander'la tanıştı ve nişanlandı.

Ben Steele'in yönettiği belgeselde, Alexander'ın nişanlısının ünlü arkadaş ve müşterileri olduğu yönündeki iddialarıyla kandırıldığına dair itirafları da yer alıyor.

Macchiarini, Clinton ve Obama'nın ameliyatlarını gerçekleştirdiğini iddia etmenin yanı sıra Elton John, John Legend ve Vladimir Putin'i Alexander'la düğünlerine getireceğini de söylemişti.

Türk kurban

Doktorun kandırarak ameliyat ettiği kurbanları arasında Türkiye seyahatinde tanıştığı Yeşim Çetir de vardı. Solunum yolları hasar görmüş olan Çetir, Stockholm'de Karolinska Üniversite Hastanesi'nde gelmiş ve operasyon geçirmişti. 

Belgeselde Macchiarini'nin, operasyondan sonra "Yeşim Çetir'i kaderine terk ettiği" ifadeleri yer alıyor. 

Macchiarini, verileri yanlış beyan ettiği ve tekniğinin etkinliğini abarttığı için akademik sahtekârlıktan suçlu bulundu.

Belgeselde "insanlara laboratuar faresi muamelesi yapan tam bir dolandırıcı" olarak tanımlanan Macchiarini, İtalya'da 16 ay hapis cezasına çarptırıldı.

Gözden düşen cerrah daha sonra İsveç'te görülen duruşmada, bir hasta üzerinde deneysel prosedür uyguladığı için suçlu bulundu ve iki yıl ertelenmiş hapis cezası aldı.

Belgeseli seyreden bir izleyici, dizinin benzersiz hikayesi hakkında yorum yaparak "şaşkınlık içinde" kaldığını söyledi.

"Aklım başımdan gitti"

Bir diğeriyse belgeselden çok etkilendiğini belirlerek şunları ekledi: 

Netflix'te Korkunç Cerrah'ı izliyorum ve aklım tamamen başımdan gitti.

Beşgesi izleyen bir diğer sosyal medya kullanıcısı Korkunç Cerrah'la ilgili şunları söyledi: 

Olağanüstü ve sarsıcı belgesel Netflix'te. Dehşet verici, üzücü ve dudak uçuklatıcı. İzleyin. Nedenini sormayın. Sadece izleyin.

Bir canavarla nişanlı olduğunu anladığını itiraf eden gazeteci Benita Alexander, New York Post'a şunları söylemişti: 

Utanç verici ama Paolo tarafından kandırıldım. Birçoğu ölümle sonuçlanan hastaları gibi ben de yanlış bir vaatle baştan çıkarıldım.

Independent Türkçe



20 yaşındaki yönetmenin rekortmen korku filmi bir sınırı daha aştı

48 yaşındaki Chiwetel Ejiofor, 2013 yapımı 12 Yıllık Esaret'teki (12 Years a Slave) Solomon Northup rolüyle Oscar'a aday gösterilmişti (A24)
48 yaşındaki Chiwetel Ejiofor, 2013 yapımı 12 Yıllık Esaret'teki (12 Years a Slave) Solomon Northup rolüyle Oscar'a aday gösterilmişti (A24)
TT

20 yaşındaki yönetmenin rekortmen korku filmi bir sınırı daha aştı

48 yaşındaki Chiwetel Ejiofor, 2013 yapımı 12 Yıllık Esaret'teki (12 Years a Slave) Solomon Northup rolüyle Oscar'a aday gösterilmişti (A24)
48 yaşındaki Chiwetel Ejiofor, 2013 yapımı 12 Yıllık Esaret'teki (12 Years a Slave) Solomon Northup rolüyle Oscar'a aday gösterilmişti (A24)

A24 imzalı korku filmi Backrooms, bilet satışlarında 200 milyon dolar sınırını aşarak bağımsız sinema stüdyosu adına bir ilki gerçekleştirdi.

Timothee Chalamet'nin başrolünde oynadığı, Josh Safdie imzalı Muhteşem Marty'yi (Marty Supreme) geçmeyi başaran film, A24'ün en fazla küresel gişe hasılatı yapan projesi oldu.

Türkiye'de 1 Ocak'ta vizyona giren Muhteşem Marty, 191 milyon dolarla sinemalardan ayrılmıştı. 

29 Mayıs'ta sinemaseverlerle buluşan Backrooms ise yalnızca 10 gün içinde 212 milyon dolara ulaştı. 

Backrooms, açılış hafta sonunda Kuzey Amerika'da 81,4 milyon dolar, dünya genelinde ise 118 milyon dolara ulaşarak beklentilerin çok üzerine çıkmıştı.

En büyük açılışı yapan özgün korku filmi olarak sinema tarihine geçen Backrooms, yönetmen Kane Parsons'a ABD gişesinde zirveye çıkan tarihteki en genç yönetmen unvanını getirdi. 

Henüz 20 yaşındaki Parsons, 2012 yapımı Doğaüstü'yle (Chronicle) 22 milyon dolarlık açılış yaparak 27 yaşında bu rekoru elinde tutan Josh Trank'i geride bıraktı.

İnternette tekinsiz bir video serisi olarak başlayan ve kısa sürede rekortmen bir gişe canavarına dönüşen Backrooms, son yılların en özgün korku projelerinden biri kabul ediliyor. 

Parsons, yalnızca 10 milyon dolar bütçeyle çekilen bu yapımla korku sinemasında rüştünü ispatladı.

Backrooms, yönettiği mobilya mağazasında ucu bucağı görünmeyen gizemli odalara açılan gizli bir kapı keşfeden ve burada kaybolan bir mimarı (Chiwetel Ejiofor) ve onu kurtarmak için bu tekinsiz bilinmeyene adım atan terapistini (Renate Reinsve) konu alıyor. 

Gizemli liminal mekanları ve barındırdıkları sırları bilimkurgu ögeleriyle harmanlayan Parsons, kısa filmlerindeki tekinsiz atmosferi Backrooms'da da korumayı başardı.

Yakaladığı ticari başarının ardından henüz resmi bir devam filmi duyurulmamış olsa da Parsons, Backrooms'u bir seriye dönüştürme fikrine sıcak baktığını ima etti.

Independent Türkçe, Variety, Hollywood Reporter


Yeni John Wick projesinin kadrosuna usta oyuncu da eklendi

Nighy, 2022 tarihli Yaşamak'ın (Living) başrolündeki performansıyla övgü toplayarak Oscar'a aday gösterilmişti (Lionsgate)
Nighy, 2022 tarihli Yaşamak'ın (Living) başrolündeki performansıyla övgü toplayarak Oscar'a aday gösterilmişti (Lionsgate)
TT

Yeni John Wick projesinin kadrosuna usta oyuncu da eklendi

Nighy, 2022 tarihli Yaşamak'ın (Living) başrolündeki performansıyla övgü toplayarak Oscar'a aday gösterilmişti (Lionsgate)
Nighy, 2022 tarihli Yaşamak'ın (Living) başrolündeki performansıyla övgü toplayarak Oscar'a aday gösterilmişti (Lionsgate)

Britanyalı aktör Bill Nighy, John Wick'in yeni yan projesi Caine'in kadrosuna katıldı.

76 yaşındaki oyuncu, Harry Potter ve Ölüm Yadigarları: Bölüm 1'de (Harry Potter and the Deathly Hallows: Part One) Büyü Bakanı Rufus Scrimgeour karakterini, Karayip Korsanları (Pirates of the Caribbean) serisinin iki ve üçüncü filmlerindeyse Davy Jones'u canlandırmıştı.

Tiyatro sahnelerinin ustası; Aşk Her Yerde (Love Actually), Karanlıklar Ülkesi (Underworld) serisi ve Zamanda Aşk (About Time) gibi filmleriyle de biliniyor.

Önceki aylarda Jason Statham filmi Sığınak'ta (Shelter) da görünmüştü. 

Caine'de Siyah Telefon (The Black Phone) serisindeki performansıyla dikkat çeken ve 637 milyon dolar hasılat elde eden canlı çekim Ejderhanı Nasıl Eğitirsin (How to Train Your Dragon) uyarlamasında başrolü üstlenen genç oyuncu Mason Thames'in de yer alacağı önceki günlerde açıklanmıştı. 

Stranger Things yıldızı Dacre Montgomery ve John Wick 4'teki (John Wick: Chapter 4) Akira rolünü yeniden canlandıracak şarkıcı ve oyuncu Rina Sawayama da çekimleri Budapeşte ve Hong Kong'da süren projenin yıldızları arasında.

Keanu Reeves'in başrolünde olduğu serinin 4. filminde, Yüksek Şura tarafından zorla eski dostu John Wick'i öldürmesi istenen kör suikastçı Caine rolünde olan Donnie Yen, karakteriyle aynı adı taşıyan filmde kamera arkasına da geçti. 

Dövüş sanatları ustasının hem yönetip hem başrolünü üstleneceği filmin konusu şimdilik sır gibi saklanıyor. 

Ancak yapım, Yüksek Şura'yla bağlarını koparan Caine'in hikayesini sürdürecek. Karakterin özgürlüğüne kavuşmasının ardından kızıyla yeniden bağ kurmaya çalışacağı tahmin ediliyor. 

Japon sinemasının efsanevi kahramanı Zatoichi'ye açık bir saygı duruşu niteliğindeki Caine karakterinin bu yeni macerası, Donnie Yen'in Ip Man, Flash Point ve Kahraman (Hero) gibi kült filmlerden aşina olduğumuz, hassas dövüş koreografilerini duygusal anlatımla harmanlayan imza tarzını taşıyacak.

Çekimleri devam eden filmin senaryosu, The Batman Part II ve Keanu Reeves'in yarattığı BRZRKR çizgi romanından uyarlanan filmin senaristi Mattson Tomlin'le Michael McGrale ve Robert Askins tarafından kaleme alındı.

John Wick evreninin gedikli yapımcıları Basil Iwanyk ve Erica Lee, yönetmen Chad Stahelski ve Keanu Reeves, projenin yapımcılığını üstleniyor. 

Lionsgate, heyecanla beklenen Caine için henüz bir vizyon tarihi açıklamadı ancak filmin 2027'de sinemalarda olması bekleniyor.

Independent Türkçe, Hollywood Reporter, Screen Rant


183 yıllık mushaf, Mekke’de Kur’an-ı Kerim’e gösterilen özenin tarihini anlatıyor

Mushafın tarihi 1843 yılına kadar uzanıyor. (SPA)
Mushafın tarihi 1843 yılına kadar uzanıyor. (SPA)
TT

183 yıllık mushaf, Mekke’de Kur’an-ı Kerim’e gösterilen özenin tarihini anlatıyor

Mushafın tarihi 1843 yılına kadar uzanıyor. (SPA)
Mushafın tarihi 1843 yılına kadar uzanıyor. (SPA)

1843 yılına tarihlenen nadir bir mushaf, Mekke’deki Hira Kültür Bölgesi’nde bulunan Kur’an-ı Kerim Müzesi’nin koleksiyonunda yer alan en önemli eserlerden biri olarak öne çıkıyor. Eser, tarih boyunca Kur’an-ı Kerim’e gösterilen ihtimamın ve mushaf yazımı ile tezhip sanatlarının önemli tarihî tanıklarından biri kabul ediliyor.

Müze, Allah’ın kitabına gösterilen ilginin tarihî serüvenini belgeleyen çok sayıda nadir Kur’an nüshasını ziyaretçilere sunuyor. Bunlar arasında 1843 (H. 1259) tarihli söz konusu nadir mushaf da bulunuyor. Eser, 19. yüzyılda mushaf yazımında ulaşılan sanatsal ustalığı ve ilmî titizliği gözler önüne seriyor.

fefrb
Kur’an-ı Kerim Müzesi, Mekke’deki Hira Kültür Bölgesi’nde sunduğu bilgi ve kültür içeriği kapsamında Kur’an-ı Kerim sergisi düzenliyor. (SPA)

Mushaf, harekeleri titizlikle işlenmiş siyah mürekkeple yazılmış metniyle dikkat çekiyor. Sayfaları, ayetler arasına yerleştirilen altın yaldızlı çerçeveler ve ayraçların yanı sıra dönemin tezhip sanatındaki gelişmiş seviyeyi yansıtan ince bitkisel motiflerle süslenmiş durumda.

Eserde ayrıca Kur’an’ın bölümleri ve hiziplerine ilişkin işaretlere özel olarak yer verilmiş olması öne çıkıyor. Bu düzenleme, tilavet, ezber ve tekrar süreçlerini kolaylaştırırken, dönemin müstensihleri ve âlimlerinin ilmî doğruluk ile estetik unsurları bir arada koruma konusundaki hassasiyetini de ortaya koyuyor.

Eserle ilgili bilgilendirme notlarında, mushafın zaman içinde yıpranmasını önlemek amacıyla restorasyon ve yeniden ciltleme çalışmalarından geçirildiği belirtiliyor. Bu çalışmalar sayesinde nadir Kur’an nüshası korunarak günümüze ulaştırılırken, bir buçuk asrı aşan medeniyet ve kültür mirasının önemli bir tanığı olmayı sürdürüyor.

cdfghyju
Mushaf, bölüm ve kısım işaretlerini göstererek Kur’an’ın bölümlerine özel bir özen gösteriyor. (SPA)

Söz konusu mushaf, Hira Kültür Bölgesi’ndeki Kur’an-ı Kerim Müzesi’nin ziyaretçilere sunduğu kültürel ve bilgi içerikli koleksiyonun önemli parçalarından birini oluşturuyor. Müze, ziyaretçilere ve hacı adaylarına tarihî mushaflar ile nadir el yazması eserlerden örnekler sunarken, Kur’an-ı Kerim’in yazımı, çoğaltılması ve tezhip edilmesinin İslam tarihi boyunca geçirdiği aşamaları yakından tanıma imkânı veriyor.

Müze, Mekke’deki önde gelen kültür ve bilgi merkezlerinden biri olarak öne çıkıyor. Kurum, Müslümanların tarih boyunca Kur’an-ı Kerim’e hizmet etmek ve onu korumak için ortaya koyduğu çabaları gözler önüne sererken, Allah’ın kitabıyla bağlantılı İslami mirasın değerine ilişkin farkındalığın artırılmasına da katkı sağlıyor. Modern müzecilik uygulamaları ve etkileşimli eğitim deneyimleriyle ziyaretçilere zengin bir içerik sunan müze, onların Mushaf-ı Şerif’in tarihiyle bağlarını daha da güçlendirmeyi hedefliyor.