Pakistan: Artan Hindu milliyetçiliği dalgası uluslararası toplum için endişe konusu

Pakistan'da geçici hükümet Başbakanı Anvarul Hak Kakar, Müslüman karşıtlığından esinlenen artan Hindutva veya Hindu milliyetçiliğinin, ABD dahil uluslararası toplum için derin bir endişe meselesi olduğunu söyledi

Pakistan’da geçici hükümet Başbakanı Anvarul Hak Kakar(solda), Birleşmiş Milletler'in (BM) 78. Genel Kurulu için bulunduğu New York’ta düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyinde (CFR) açıklamalarda bulundu (AA)
Pakistan’da geçici hükümet Başbakanı Anvarul Hak Kakar(solda), Birleşmiş Milletler'in (BM) 78. Genel Kurulu için bulunduğu New York’ta düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyinde (CFR) açıklamalarda bulundu (AA)
TT

Pakistan: Artan Hindu milliyetçiliği dalgası uluslararası toplum için endişe konusu

Pakistan’da geçici hükümet Başbakanı Anvarul Hak Kakar(solda), Birleşmiş Milletler'in (BM) 78. Genel Kurulu için bulunduğu New York’ta düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyinde (CFR) açıklamalarda bulundu (AA)
Pakistan’da geçici hükümet Başbakanı Anvarul Hak Kakar(solda), Birleşmiş Milletler'in (BM) 78. Genel Kurulu için bulunduğu New York’ta düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyinde (CFR) açıklamalarda bulundu (AA)

Dawn gazetesindeki habere göre, Kakar, Birleşmiş Milletler'in (BM) 78. Genel Kurulu için bulunduğu New York'ta, düşünce kuruluşu Dış İlişkiler Konseyinde (CFR) açıklamalarda bulundu.

Kakar, Müslüman karşıtlığından esinlenen artan Hindutva veya Hindu milliyetçiliğinin ABD dahil uluslararası toplum için derin bir endişe meselesi olduğunu ifade ederek, Hindutva ideologlarının bölgenin ötesine geçerek cesaretlendiklerini ve Kanada'da "Sih lider Hardeep Singh Nijjar'ın" öldürülmesinin bu uğursuz eğilimin bir yansıması olduğunu ifade etti.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi'nin Hindu milliyetçiliği ideolojisini, Kanada'da öldürülen ayrılıkçı Sihler ile ilişkilendiren Kakar, Batı başkentlerinin ekonomik ve stratejik nedenlerden dolayı bu gerçeği görmezden gelmeyi tercih ettiğini vurguladı.

Kakar, Pakistan’ın Hindistan ile barışçıl ilişkiler kurma arzusunun devam ettiğine dikkati çekerek, bu arayışın Yeni Delhi hükümetinin karşılıklı samimiyetini gerektirdiğini belirtti.

Hindistan'ın 5 Ağustos 2019'da Cammu Keşmir’in özel statüsünü kaldırmasına atıfta bulunan Kakar, Yeni Delhi’nin adımlarının tüm bölgeyi karanlığa sürüklediğini dile getirdi.

Kakar, Cammu Keşmir'de kötüleşen insan hakları ihlallerinden endişe duyduklarını ifade ederek, ABD'ye Cammu Keşmir sorununun barışçıl ve bölge halkının istekleri doğrultusunda çözümü için Hindistan üzerindeki nüfuzunu kullanma çağrısında bulundu.

"Herhangi bir politik kampta yer almak istemiyoruz"

Güçlü Pakistan-ABD ilişkisinin Güney Asya ve ötesinde istikrar ve ilerleme için bir güç olabileceğini belirten Kakar, İslamabad'ın, Washington ve barışçıl, müreffeh dünya vizyonuna sahip tüm partnerler ile çalışmaya hazır olduğunu vurguladı.

Pakistan'ın hem ABD hem de Çin ile ilişkilerini sürdürme kararlılığına dikkati çeken Kakar, ülkesinin herhangi bir politik kampta yer almak istemediğini kaydetti.



Kuzey Kore liderinin kız kardeşinden Seul'e ‘dron olaylarını’ soruşturma çağrısı

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un kız kardeşi Kim Yo Jong (AP)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un kız kardeşi Kim Yo Jong (AP)
TT

Kuzey Kore liderinin kız kardeşinden Seul'e ‘dron olaylarını’ soruşturma çağrısı

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un kız kardeşi Kim Yo Jong (AP)
Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un kız kardeşi Kim Yo Jong (AP)

Kuzey Kore lideri Kim Jong Un'un kız kardeşi Kim Yo Jong, resmi Kore Merkez Haber Ajansı KONA’nın yayınladığı açıklamasında, Güney Kore'yi son dron olaylarını araştırarak ayrıntılı açıklamalar elde etmeye çağırdı.

Kim, Seul'un provokasyon yapma niyetinde olmadığını açıklayan resmi tutumunu takdir ettiğini belirterek, herhangi bir provokasyonun ‘korkunç’ sonuçlara yol açacağı uyarısında bulundu.

Kuzey Kore ordusu dün, geçtiğimiz eylül ayında yaşanan bir başka ihlalin ardından bu ayın başlarında Güney Kore'den Kuzey Kore'ye dronların uçtuğunu açıkladı. Güney Kore ise ordunun bu olayla ilgisi olmadığını belirterek yanıt verdi.

Güney Kore ayrıca, dronların bir sivil tarafından uçurulma olasılığını kapsamlı bir şekilde araştıracağını belirterek, provokasyon niyetinin olmadığı açıklamasını yineledi.

Kim açıklamasında, “Güney Kore Cumhuriyeti'nden gelen dronların ülkemizin hava sahasını ihlal ettiği oldukça açık” ifadelerini kullandı.

Kim ayrıca “Faillerin kimliği ve bu eylemin sivil bir kuruluş veya bir birey tarafından gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği ne olursa olsun, ulusal güvenlikten sorumlu makamlar bu konudaki sorumluluklarından asla kaçamazlar” diye ekledi.


İran, olası bir saldırıya karşı İsrail’i ve ABD üslerini hedef almakla tehdit etti

İran’ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestolardan bir kare  (Reuters)
İran’ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestolardan bir kare  (Reuters)
TT

İran, olası bir saldırıya karşı İsrail’i ve ABD üslerini hedef almakla tehdit etti

İran’ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestolardan bir kare  (Reuters)
İran’ın Meşhed kentinde hükümet karşıtı protestolardan bir kare  (Reuters)

İran Meclis Başkanı Muhammed Bakır Galibaf, bugün (Pazar) ABD Başkanı Donald Trump’ı uyararak, İran’a yönelik herhangi bir saldırıya İsrail’i ve bölgedeki ABD askeri üslerini “meşru hedefler” olarak vurarak karşılık vereceklerini söyledi.

Şarku’l Avsat’ın Reuters’tan aktardığı habere göre bu uyarı, İran Parlamentosu’nun ülkede devam eden protestoları görüşmek üzere bugün kapalı oturumda toplanmasının ardından geldi. Oturum sırasında milletvekilleri, genel kurul salonunda “Amerika’ya ölüm!” sloganları atarak hükümet yanlısı tezahüratlarda bulundu.

Rehberlik rejimine yakın isimlerin çoğunlukta olduğu parlamentodaki bu tablo, yüksek enflasyonun tetiklediği ve iki haftadır süren gösterileri kontrol altına almakta zorlanan İran hükümetinin baskı altında olduğu bir dönemde yaşandı.

Galibaf, “Sürdürülebilir güvenlik, ekonomik istikrarın temel şartıdır. İran’a karşı savaş çıkaranlar, halkın geçimini hedef almış olur” dedi.

İran yönetiminin protesto ve itiraz hakkını tanıdığını söyleyen Galibaf, buna karşın “terörizm ve DEAŞ unsurlarıyla mücadele edeceklerini” vurguladı. Galibaf, önümüzdeki günlerde güvenliğin yeniden tesis edileceğini, dün ise ülkede “terörist savaşta gerileme” yaşandığını savundu. Bu ifadelerle, geçen ayın sonlarından bu yana ülkeyi sarsan olaylara atıfta bulundu.

Son protesto dalgasının üçüncü haftasına girilirken, İran makamları güvenlik ve yargı alanındaki uyarıların dozunu yükseltti. Tahran ve diğer kentlerde gösteriler sürerken, uluslararası tepkiler de ABD’den gelen uyarılar ile Avrupa’dan gelen kınamalar arasında çeşitlendi.

İran Devrim Muhafızları, cumartesi günü yaptığı açıklamada, güvenliğin korunmasının “kırmızı çizgi” olduğunu vurguladı. Ordu ise kamu mallarını koruma sözü verdi. Bu açıklamalar, yetkililerin son yılların en geniş çaplı protestolarını bastırmaya yönelik çabalarını artırdığı bir dönemde geldi.

Söz konusu mesajlar, ABD Başkanı Donald Trump’ın cuma günü İran liderliğine yönelik yeni bir uyarıda bulunarak ABD’nin müdahale edebileceğini ima etmesinin, ardından ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun cumartesi günü “ABD, cesur İran halkını desteklemektedir” açıklamasını yapmasının sonrasında geldi.

İran genelinde son iki haftada yaygınlaşan protestolar, başlangıçta yüksek enflasyona karşı ekonomik taleplerle ortaya çıktı; ancak kısa sürede yönetim sisteminin sona erdirilmesini isteyen siyasi taleplere dönüştü. İran makamları ise olayların arkasında ABD ve İsrail’in bulunduğunu öne sürerek, yaşananları “isyan” olarak nitelendiriyor. Buna karşılık, insan hakları grupları onlarca göstericinin hayatını kaybettiğini belgeliyor.

İran medyası, pazar günü protestolarla bağlantılı can kaybının 116’ya yükseldiğini duyurdu. İnternet kesintilerini izleyen sivil toplum kuruluşu NetBlocks ise ülkede 60 saati aşkın süredir internetin büyük ölçüde kesik olduğunu bildirdi.

NetBlocks, X platformu üzerinden yaptığı paylaşımda, “Bu sansür uygulaması, ülkenin geleceği açısından kritik bir anda İranlıların güvenliği ve yaşam kalitesi için doğrudan bir tehdit oluşturmaktadır” ifadelerini kullandı.

Söz konusu protestolar, zorlayıcı ekonomik koşullar ve geçen yıl İsrail ile yaşanan savaşın ardından, İran yönetiminin en az üç yıldır karşılaştığı en büyük iç meydan okuma olarak değerlendiriliyor.


Kaynaklar: Netanyahu ile Rubio, ABD’nin İran’a müdahale ihtimalini görüştü

Tahran’da hükümet karşıtı protestolardan bir kare (Reuters)
Tahran’da hükümet karşıtı protestolardan bir kare (Reuters)
TT

Kaynaklar: Netanyahu ile Rubio, ABD’nin İran’a müdahale ihtimalini görüştü

Tahran’da hükümet karşıtı protestolardan bir kare (Reuters)
Tahran’da hükümet karşıtı protestolardan bir kare (Reuters)

İsrailli kaynaklar, Reuters’a yaptıkları açıklamada, İran’da son yılların en büyük hükümet karşıtı protestolarının yaşandığı bir dönemde, ABD’nin olası bir müdahalesine karşı İsrail’in en üst düzey alarma geçtiğini söyledi.

ABD Başkanı Donald Trump, son günlerde defalarca müdahale tehdidinde bulunmuş, İran yönetimini göstericilere karşı güç kullanmaması konusunda uyarmıştı. Trump, dün (Cumartesi) yaptığı açıklamada, ABD’nin “yardım etmeye hazır olduğunu” ifade etti.

Hafta sonu güvenlik istişarelerine katılan kaynaklar, İsrail’in alarm seviyesini en üst düzeye çıkarmasının pratikte ne anlama geldiğine dair sorulara cevap vermedi.

İsrail ile İran, Haziran ayında 12 gün süren bir savaşa girmişti.

İsminin açıklanmasını istemeyen İsrailli bir kaynak dün (Cumartesi) yapılan bir telefon görüşmesinde, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu ile ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun, ABD’nin İran’a müdahale ihtimalini ele aldığının belirtti. Bir ABD’li yetkili, Rubio ile Netanyahu’nun görüştüğünü doğruladı; ancak görüşmenin içeriğine ilişkin bilgi paylaşmadı.

İsrail’den, protestoların ülkeyi sardığı bir dönemde İran’a müdahale etme niyetine işaret eden bir açıklama gelmedi. Buna karşın, İran’ın nükleer ve füze programlarına yönelik endişeler nedeniyle iki ülke arasındaki gerilim devam ediyor. Cuma günü yayımlanan The Economist dergisine verdiği röportajda Netanyahu, İran’ın İsrail’e saldırması halinde ağır sonuçlarla karşılaşacağını söyledi. Protestolara atıfla ise, “Diğer tüm konularda, İran’ın içindeki gelişmelerin nasıl seyredeceğini görmemiz gerektiğini düşünüyorum” ifadelerini kullandı.