Eski İsrail Başbakanı'ndan "Gazze'ye NATO güçleri getirilsin" önerisi

"Netanyahu'nun kana susamış hükümetini göndermekten başka seçenek yok"

İsrail ordusunun Gazze'ye düzenlediği operasyonlarda şu ana kadar en az 15 bin kişi hayatını kaybetti (AFP)
İsrail ordusunun Gazze'ye düzenlediği operasyonlarda şu ana kadar en az 15 bin kişi hayatını kaybetti (AFP)
TT

Eski İsrail Başbakanı'ndan "Gazze'ye NATO güçleri getirilsin" önerisi

İsrail ordusunun Gazze'ye düzenlediği operasyonlarda şu ana kadar en az 15 bin kişi hayatını kaybetti (AFP)
İsrail ordusunun Gazze'ye düzenlediği operasyonlarda şu ana kadar en az 15 bin kişi hayatını kaybetti (AFP)

Eski İsrail Başbakanı Ehud Olmert, Haaretz gazetesi için kaleme aldığı köşe yazısında savaş sonrasında Gazze'ye NATO güçlerinin girmesi gerektiğini yazdı.

Olmert yazısında, "İsrail, Gazze'de kalamaz ve kalmamalı. Ancak İsrail'in müttefikleri 'Sırada ne var?' diye sorduğunda, Netanyahu ve onun hükümetinin kana susamış kavgacı haydutlarının verecek bir cevabı yok. Benim planımsa NATO müdahale gücünü ve iki devletli çözüm müzakerelerini yeniden başlatmayı içeriyor" ifadelerini kullandı.

Gazze'de yürütülen operasyonun ne kadar süreceğini kestirmenin kolay olmadığını belirten Olmert buna karşın savaşın Batı ülkeleri ve halklarının tolore edebileceğinden daha fazla sürmesinin muhtemel olduğuna dikkat çekti.

Olmert bu nedenden ötürü, İsrail'in şimdiden savaş sonrası için senaryosunu hazırlaması gerektiğini savundu.

İsrail'in Gazze'de kalmak gibi bir "niyeti ve yeteneği olmadığını" vurgulayan Olmert, Gazze'de NATO güçlerinin konuşlanması için ABD'yle anlaşmaya varılması gerektiğini belirtti.

Eski İsrail lideri, Filistin Yönetimi'ne bağlı askeri bir gücün İsrail ordusunun yardımıyla bölgeye girmesinin ihtimal dışı olduğunu belirterek, bölgeye NATO güçlerini göndermekten başka bir seçenek olmadığını savundu.

İsrail'in eş zamanlı olarak Filistin Yönetimi'yle "iki halk için iki devletli çözüm" için görüşmelere başlaması gerektiğini belirten Olmert, İsrail'le Filistin arasında istikrar ve işbirliğini geliştirmenin tek yolunun bu olduğunu öne sürdü.

Netanyahu hükümetinin böyle bir adım atmaya gönülsüz olacağını aktaran Ehud Olmert yazısına şöyle devam etti:

Netanyahu'nun başbakanlığı, geçen yılın çoğunu meydanlarda onu protesto ederek geçiren yüzbinlerce kişinin beklediği gibi utançla bitecek. Onun hükümeti ve radikal, kavgacı siyasi ortakları, İsrail'in geleceğini Batı Şeria'yı ilhak etmekte ve orada yaşayanları kovmakta görüyor. Filistinlilerin kendi kaderini tayin hakkını tanımayan ve eşit haklar vermek istemeyen bir hükümet kurulmasını istiyorlar. Hükümeti ele geçiren bu haydutlar çetesi topyekün savaş istiyor. Onlar için Gazze'deki savaş Batı Şeria ve kuzeyde patlak verecek bir savaşın başlangıcı.

İsraillilerin, yeni kurulacak bir devletle birlikte barış ve huzur içinde yaşayabileceğini ve yaşamak istediğini söyleyen Olmert, "Netanyahu'nun kana susamış hükümetini göndermekten başka seçenek yok. İlk adım, Gazze'deki askeri harekatın sonuçlanmasından hemen sonra atılmalı. Belki de daha erken" ifadelerini kullandı.

İsrail’de 7 Ekim’deki saldırılarda 310'dan fazlası asker olmak üzere 1200 İsraillinin öldüğü, 5 bin 132 kişinin yaralandığı duyuruldu. İsrail ordusuna göre, 7 Ekim’den bu yana Gazze'deki çatışmalarda 70, Lübnan sınırında da 6 İsrail askeri öldürüldü.

Gazze’deki hükümete göre, 7 Ekim'den bu yana Gazze Şeridi’nde İsrail saldırılarında öldürülen Filistinlilerin sayısı 6 bin 150'den fazlası çocuk ve 4 binden fazlası kadın olmak üzere 15 bini aştı.

İşgal altındaki Batı Şeria ve Kudüs’te de 7 Ekim'den bu yana İsrail güçleri ve Yahudi yerleşimcilerin saldırılarında 246 Filistinli hayatını kaybetti.

Independent Türkçe



Rusya, İran-İsrail gerilimini azaltmaya yönelik bir adım attı

İranlılar, Tahran'da bir sokakta Farsça "Bu bir protesto değildir" yazan tabelanın önünden geçiyor (EPA)
İranlılar, Tahran'da bir sokakta Farsça "Bu bir protesto değildir" yazan tabelanın önünden geçiyor (EPA)
TT

Rusya, İran-İsrail gerilimini azaltmaya yönelik bir adım attı

İranlılar, Tahran'da bir sokakta Farsça "Bu bir protesto değildir" yazan tabelanın önünden geçiyor (EPA)
İranlılar, Tahran'da bir sokakta Farsça "Bu bir protesto değildir" yazan tabelanın önünden geçiyor (EPA)

Moskova, İran-İsrail gerilimini azaltmak için diplomatik çabalarını yoğunlaştırırken, bir yandan da İranlı yetkililerin yeni protestoları önlemek için sıkı güvenlik önlemleri aldığı bir dönemde, ABD'nin olası gerilim artırma endişelerini gidermeye çalışıyor.

Kremlin dün yaptığı açıklamada, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'in İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan ve İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu telefonla ayrı ayrı arayarak arabuluculuk rolünü sürdürme ve durumun doğrudan bir çatışmaya dönüşmesini önlemek için siyasi ve diplomatik çabaları yoğunlaştırma teklifinde bulunduğunu duyurdu.

Bu gelişme, İsrail'in Mossad istihbarat teşkilatının direktörü David Barnea'nın ABD başkanlık özel temsilcisi Steve Wittkoff ile görüşmek üzere Washington'a gelmesinin sonrasında yaşandı.

Trump dün, İran hükümetine protestoculara yönelik çarşamba günü planlanan 800 infazın tamamını iptal ettiği için teşekkür etti.

Beyaz Saray, Tahran'a yönelik uyarıların geçerliliğini koruduğunu, ABD ordusunun ise olası gelişmelere karşı bölgedeki hazırlığını güçlendirmeye devam ettiğini belirtti. Şarku’l Avsat’ın Axios'tan aktardığına göre İsrailli yetkililer, açıklanan ertelemeye rağmen, ABD'nin birkaç gün içinde İran'a karşı askeri bir harekat düzenlemesini bekliyor.

Bu durum, Başkan Trump'ın protestoların bastırılmasıyla bağlantılı ölümlerin azaldığını belirten açıklamalarının ardından ABD'nin saldırı düzenleyeceği yönündeki endişelerin azalmasıyla eş zamanlı olarak geliyor; Beyaz Saray ise "tüm seçenekler masada" diyerek, gerilimi azaltma ve baskıyı sürdürme arasında değişen çeşitli olasılıklara açık bir ortam yarattı.


Trump: Venezüela petrolü şu anda Amerika Birleşik Devletleri'ne sevk ediliyor

Venezuela petrolü artık Amerika Birleşik Devletleri'ne sevk ediliyor (AP)
Venezuela petrolü artık Amerika Birleşik Devletleri'ne sevk ediliyor (AP)
TT

Trump: Venezüela petrolü şu anda Amerika Birleşik Devletleri'ne sevk ediliyor

Venezuela petrolü artık Amerika Birleşik Devletleri'ne sevk ediliyor (AP)
Venezuela petrolü artık Amerika Birleşik Devletleri'ne sevk ediliyor (AP)

ABD Başkanı Donald Trump, “Venezuela'nın petrolünün şu anda ABD'ye taşındığını” vurgulayarak, “Venezuela'nın petrolünü elde etmek için kimseye danışmaya gerek duymadığını” belirtti.

Venezuela'nın 303 milyar varil ile dünyanın en büyük petrol rezervine sahip olduğu biliniyor. Ancak, on yıllardır süren kötü yönetim ve yetersiz yatırımlar nedeniyle üretim günlük 900 bin varilin altına düştü.


Beyaz Saray, Avrupa'nın Grönland'daki takviye birliklerinin önemini küçümsüyor

Trump, perşembe günü kendisine Nobel Barış Ödülü'nü takdim eden Venezuelalı muhalefet lideri Maria Machado ile görüştü (EPA)
Trump, perşembe günü kendisine Nobel Barış Ödülü'nü takdim eden Venezuelalı muhalefet lideri Maria Machado ile görüştü (EPA)
TT

Beyaz Saray, Avrupa'nın Grönland'daki takviye birliklerinin önemini küçümsüyor

Trump, perşembe günü kendisine Nobel Barış Ödülü'nü takdim eden Venezuelalı muhalefet lideri Maria Machado ile görüştü (EPA)
Trump, perşembe günü kendisine Nobel Barış Ödülü'nü takdim eden Venezuelalı muhalefet lideri Maria Machado ile görüştü (EPA)

ABD Başkanı Donald Trump dün, Grönland'ı ilhak etme planını desteklemeyen ülkelere gümrük vergisi uygulayabileceğini açıkladı. Trump, "Grönland'a ulusal güvenlik gerekçeleriyle ihtiyacımız olduğu için Grönland ile ilgili planı desteklemeyen ülkelere gümrük vergisi uygulayabilirim" ifadelerini kullandı.

NATO içinde ABD'nin geleneksel müttefiki olan Danimarka, Grönland'a yeterince önem vermediği yönündeki Amerikan eleştirilerine yanıt olarak, Grönland'daki askeri varlığını güçlendireceğini açıkladı. Öte yandan Beyaz Saray, Avrupa güçlerinin Grönland'a konuşlandırılmasının Başkan Trump'ın Arktik adasını kontrol etme planları üzerinde hiçbir etkisi olmadığını duyurdu.

Beyaz Saray sözcüsü Karoline Leavitt bir basın toplantısında şunları söyledi: "Avrupa'nın asker konuşlandırmasının, başkanın karar alma sürecini etkilediğine veya Grönland'ı ilhak etme hedefini etkileyeceğine inanmıyorum."