İsrailli esirlerin aileleri, “tünellere su pompalama” yöntemine karşı Netanyahu’ya çıkıştı

İsrailli bazı kadınlar ve esir yakınları, Tel Aviv yönetiminin Filistinlilerin elindeki kişilerin kurtarılmalarına ilişkin tutumları ve son dönemde orduları tarafından esirlerin bulunduğu tünellere “su pompalanması” planına karşı, Netanyahu'ya tepkili

(AA)
(AA)
TT

İsrailli esirlerin aileleri, “tünellere su pompalama” yöntemine karşı Netanyahu’ya çıkıştı

(AA)
(AA)

İsrail basını, Başbakan Binyamin Netanyahu ile Gazze Şeridi'ndeki İsrailli esirlerin yakınlarının yaptığı görüşmede, yaşanan tartışmalara ilişkin yeni detaylar paylaştı.

Walla ve Ynet sitelerinin haberine göre, kendisi yakın zamanda serbest bırakılan ancak kocası hala Gazze’de esir tutulan bir kadın, görüşme sırasında, İsrail ordusunun Gazze’de esirlerin bulunduğu tünellere "deniz suyu pompalama" planına ilişkin çıkan haberler üzerine İsrailli yetkililere tepkilerini dile getirdi.

Adı belirtilmeyen İsrailli kadın, “İsrail'e geri dönmemden 3 gün önce kocam benden ayırılarak tünellere götürüldü. Onlar (İsrailli esirler) tünellerdeyken siz orayı deniz suyuyla doldurmaktan mı bahsediyorsunuz? Tam onların (esirlerin) bulunduğu yerdeki tünel yollarını bombalıyorsunuz.” ifadelerini kullandı.

“Siz siyaseti, kaçırılanların geri getirilmesinin önüne koydunuz. Hamas'ı devirmek dışında bir şey düşünmüyorsunuz.” diye konuşan kadın, “kimsenin kendileri için bir şey yapmadığını hissettiklerini” söyledi.

"Bizi Hamas'ın değil İsrail'in öldürmesinden korkuyorduk"

Gazze’den serbest bırakılan, ismi paylaşılmayan bir başka İsrailli kadın ise “Esirler İsrail ordusunun bombalamasından sağ çıkamayacak. Bizi Hamas'ın değil İsrail'in öldürmesinden korkuyorduk." diye konuştu.

Bir başka serbest bırakılan İsrailli esir de benzer şekilde, “"Esaretle karşılaştım ve zorluklarını anlıyorum. Tünellerdeydik, bizi Hamas'ın değil İsrail'in öldüreceğinden korkuyorduk. Sonra da (öldürülseydik) bizi Hamas'ın öldürdüğünü söyleyeceklerdi." ifadelerini kullandı.

Bu nedenle esir takası sürecinin bir an önce başlamasını ve herkesin evlerine geri getirilmesini önemle rica ettiğini” vurgulayan İsrailli ,“Herkes eşit derecede önemlidir." dedi.

Netanyahu ile İsrailli esir yakınları arasında tartışma

İsrail basınına dün yansıyan haberlere göre, Netanyahu ile esir yakınları arasındaki görüşmede tartışma yaşandı.

Haberlerde, Netanyahu'nun esir yakınlarına, "Şu anda herkesi eve getirme imkanı yok. Eğer bu bir seçenek olsaydı herhangi birinin bunu reddedeceğini gerçekten hayal edebilen var mı?" ifadesini kullandığına yer verilmişti.

Bu sözlere tepki gösteren esir yakınları ile İsrail Başbakanı arasında tartışma yaşandığı, Netanyahu'nun görüşmedeki konuşmasını elindeki kağıttan okuduğu ve hiçbir soruya cevap vermediği kaydedilmişti.

Bir kişinin Netanyahu'ya, "İsrailli esirlerin evlerine dönmesinin Gazze'ye yönelik saldırılardan daha öncelikli olması gerektiği" sözleriyle tepki gösterdiği aktarılmıştı.

"Hamas'ın tünelleri"ne deniz suyu pompalama planı

ABD basınında çıkan haberlerde, İsrail'in, Hamas'ın askeri karargah olarak kullandığı iddia edilen "tünelleri" deniz suyuyla doldurmayı planladığı aktarılmıştı.

The Wall Street Journal gazetesinin haberine göre, ABD'li yetkililer, İsrail'in Hamas'ın tünel ağını deniz suyuyla doldurmak için büyük bir pompa sistemi kurduğunu belirtti.

İsrail'in bu sistemle tünelleri yok etmeyi ve Hamas üyelerini sığınaklardan çıkarmayı hedeflediği kaydedildi.



Avustralya'nın güneydoğusunda çıkan orman yangınları nedeniyle ‘afet durumu’ ilan edildi

Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)
Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)
TT

Avustralya'nın güneydoğusunda çıkan orman yangınları nedeniyle ‘afet durumu’ ilan edildi

Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)
Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harkort kasabasında yangın sonucu yıkılan bir ev (EPA)

Avustralya, ülkenin güneydoğusunda etkili olan ve geniş ormanlık alanları küle çeviren yangınlar nedeniyle bugün ‘afet durumu’ ilan etti.

Victoria eyaletinde (başkenti Melbourne) hava sıcaklıklarının 40 dereceyi aşması ve kuvvetli rüzgârların etkili olması, orman yangınlarının yayılması için elverişli koşullar oluşturdu. Yetkililer, mevcut durumun 2019’un sonu ile 2020’nin başında yaşanan ve ‘kara yaz’ olarak anılan büyük yangınları hatırlattığını belirtti.

En yıkıcı yangınlardan birinin, ormanlarla kaplı Longwood yakınlarında çıktığı ve yaklaşık 150 bin hektarlık alanı etkilediği bildirildi.

Victoria Eyaleti Başbakanı Jacinta Allan tarafından ilan edilen afet durumu, itfaiye ve acil durum ekiplerine zorunlu tahliye dahil olmak üzere geniş yetkiler tanıyor.

Allan, alınan önlemlerin amacının ‘Victoria halkının hayatını korumak’ olduğunu vurgulayarak, “Bu çok net bir mesaj: Eğer sizden bölgeyi terk etmeniz istenirse, derhal ayrılın” dedi.

Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harcourt'ta alevler içinde kalan bir ormana helikopterle su bırakılıyor. (EPA)Avustralya'nın Victoria eyaletindeki Harcourt'ta alevler içinde kalan bir ormana helikopterle su bırakılıyor. (EPA)

Allan, eyaletteki en şiddetli yangınlardan biri sonrası kayıp olarak aranan üç kişinin sağ olarak bulunduğunu açıkladı.

Victoria Acil Durum Yönetimi Direktörü Tim Wiebusch ise eyalet genelinde en az 130 yapının tamamen tahrip olduğunu bildirdi. Wiebusch, 10 büyük yangının halen kontrol altına alınamadığını ve bunların bir kısmının ‘günler, hatta haftalar’ boyunca sürebileceğini söyledi.

Yetkililer, şimdiye kadar en ağır hasarın, nüfusu birkaç yüz kişiyi geçmeyen, seyrek yerleşimli kırsal bölgelerde meydana geldiğini belirtti. Yangınlarla mücadele için ülkenin dört bir yanından yüzlerce itfaiyeci bölgeye sevk edildi.

Araştırmacılar ise Avustralya’da iklim kaynaklı ısınmanın 1910 yılından bu yana ortalama 1,51 derece arttığını, bunun da karada ve denizde giderek daha sık görülen aşırı hava olaylarını körüklediğini vurguladı.


Washington ve Karakas, bir petrol tankerini Venezuela sularına geri götürmek için ortak operasyon düzenledi

Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
TT

Washington ve Karakas, bir petrol tankerini Venezuela sularına geri götürmek için ortak operasyon düzenledi

Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)
Venezüella'nın Maracaibo limanında bir petrol tankeri, (AP)

Venezuela Petrol Bakanlığı ve devlet petrol şirketi PDVSA, dün yaptıkları ortak açıklamada, ABD ve Venezuela'nın Minerva petrol tankerini Venezuela sularına geri getirmek için ortak bir operasyon gerçekleştirdiğini bildirdi.

Açıklamaya göre gemi “Venezüella makamlarına herhangi bir ücret ödemeden veya izin almadan” limandan ayrılmıştı.


Avrupa ülkeleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı

Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
TT

Avrupa ülkeleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı

Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)
Tahran'da düzenlenen gösteride protestocular yolları kapattı (Arşiv-AFP)

Fransa, İngiltere ve Almanya liderleri İran'da protestocuların öldürülmesini kınadı ve İranlı yetkililere itidal gösterip şiddete başvurmaktan kaçınmaları çağrısında bulundu.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, İngiltere Başbakanı Keir Starmer ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz’in yaptıkları ortak açıklamada, “İran güvenlik güçlerinin şiddet uyguladığına dair haberlerden derin endişe duyuyoruz ve protestocuların öldürülmesini şiddetle kınıyoruz... İranlı yetkilileri itidal göstermeye çağırıyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Açıklamada, “İranlı yetkililer halkını korumakla yükümlüdür ve misilleme korkusu olmadan ifade özgürlüğünü ve barışçıl toplanma özgürlüğünü sağlamalıdır” denildi.

Daha önce, Avrupa Birliği'nin dış politika şefi Kaja Kalas, İran halkının “gelecekleri için mücadele ettiğini” belirterek, rejimin meşru taleplerini göz ardı etmesinin “gerçek yüzünü ortaya çıkardığını” belirtmişti.

X platformunda yaptığı paylaşımda, Tahran'dan gelen görüntülerde güvenlik güçlerinin “orantısız ve aşırı tepki” gösterdiğini belirterek, “barışçıl protestoculara yönelik her türlü şiddet kabul edilemez” diye vurguladı.

 İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde bir protesto yürüyüşü (Reuters)İran'ın kuzeydoğusundaki Meşhed kentinde bir protesto yürüyüşü (Reuters)

“İnterneti kesmek ve protestoları şiddetle bastırmak, kendi halkından korkan bir rejimi ortaya koyuyor” ifadelerini kullandı.

Uluslararası tepkiler artarken, çok sayıda Avrupa Parlamentosu üyesinin protestoculara açık destek verdiğini açıklaması üzerine Tahran ile Avrupa Birliği kurumları arasındaki anlaşmazlık daha da keskinleşti.

Avrupa Parlamentosu Başkanı Roberta Metsola, “dünya bir kez daha cesur İran halkının ayağa kalktığına tanık oluyor” diyerek “Avrupa halkın yanında” olduğunu vurguladı.

Buna karşılık, İran'ın Avrupa Birliği nezdindeki misyonu, Avrupa Parlamentosu'nu çifte standart ve iç işlerine müdahale etmekle suçladı.

Belçika Başbakanı Bart De Vever, “cesur İranlıların yıllarca süren baskı ve ekonomik sıkıntılardan sonra özgürlüğü savunmak için ayaklandıklarını” belirterek, onların “tam desteğimizi hak ettiklerini” ve “şiddet yoluyla onları susturma girişimlerinin kabul edilemez olduğunu” vurguladı.

İsveç ve Avusturya, İran büyükelçisini dışişleri bakanlığına çağırdıklarını açıkladı.