Doha Forum 2023, küresel sorunlara acil çözüm çağrısı yaparak çalışmalarını sonlandırdı

Ürdün Başbakanı Bişer el-Hasavneh, Doha Forumu’nun son gününde konuşuyor.
Ürdün Başbakanı Bişer el-Hasavneh, Doha Forumu’nun son gününde konuşuyor.
TT

Doha Forum 2023, küresel sorunlara acil çözüm çağrısı yaparak çalışmalarını sonlandırdı

Ürdün Başbakanı Bişer el-Hasavneh, Doha Forumu’nun son gününde konuşuyor.
Ürdün Başbakanı Bişer el-Hasavneh, Doha Forumu’nun son gününde konuşuyor.

Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamad Âl Sânî’nin himayesinde Katar’ın başkenti Doha’da düzenlenen 21’inci Doha Forumu dün (11 Aralık Pazartesi) akşam sona erdi. Forum, ‘Ortak Bir Gelecek İnşa Etmek’ sloganı altında, iki gün boyunca dünyanın karşı karşıya olduğu bir dizi acil zorluk ve sorun hakkında üst düzey diplomatlar, dünyadaki en önde gelen uzmanlar, kanaat önderleri ve değişim yaratıcıları arasında derinlemesine tartışmalara ve diyaloglara sahne oldu.

Bu yıl, yıllık foruma 120’den fazla ülkeden 270’den fazla konuşmacı dahil 3 bin 500 misafir katıldı.

Forum, Katar Dışişleri Bakanlığı Devlet Bakanı Dr. Muhammed bin Abdulaziz bin Salih el-Halifi’nin konuşmasıyla sona erdi. Dr. Muhammed, konuşması sırasında “Tartışmalarımızın zenginliği ve Orta Doğu ve dünya için daha dayanıklı, daha işbirlikçi bir gelecek inşa etme kararlılığımız için minnettarım” ifadelerini kullandı.

Doha Forumu faaliyetlerinden
Doha Forumu faaliyetlerinden

Forumun oturumları ve etkinlikleri üst düzey bir diplomatik varlığa sahne oldu. Öyle ki bu yılki forumda, Zanzibar Devlet Başkanı Hüseyin Ali Mwinyi, Filistin Başbakanı Muhammed Iştiyye, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres, İran Dışişleri Bakanı Hüseyin Emir Abdullahiyan, Ürdün Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Eymen es-Safadi, Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Sri Lanka Dışişleri Bakanı Ali Sabri, Kazakistan Ulusal Ekonomi Bakanı Alibek Kuantırov, Uluslararası Barış Enstitüsü Başkanı Prens Zeyn bin Raad el-Hüseyin, Filistin’in İngiltere’deki misyonunun başkanı Büyükelçi Hüsam Zomlot, Lübnan Çevre Bakanı Naser Yasin ve dünyadan çok sayıda politikacı yer aldı.

İnsani diplomasi

Forumun ikinci gününde, insani çalışmaları engelleyen en son eğilimler, analizler ve zorluklar ile bu konuda istenilen farkı oluşturabilecek fırsatların gözden geçirildiği ‘Önce İnsan: Zorluklarla Dolu Bir Dünyada İnsani Diplomasi’ başlıklı bir tartışma oturumuna düzenlendi. Oturum, Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA) ortaklığıyla gerçekleştirildi.

Katar Dışişleri Bakanlığı’nda Devlet Bakanı Dr. Muhammed bin Abdulaziz bin Salih el-Halifi, yaptığı açıklamada “Benzeri görülmemiş zorlukların olduğu bir dünyada yaşıyoruz. Bu nedenle ihtiyacı olanlara yardım sağlama yeteneğimizi önleyen engellerin üstesinden gelmek için bir araya gelmeliyiz” ifadelerini kullandı.

BM İnsani İşlerden Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı ve Acil Yardım Koordinatörü Martin Griffiths ise, “2024 yılının başlangıcına yaklaştığımız şu günlerde dünya genelinde insani yardıma muhtaç 300 milyona yakın insan bulunuyor. Bu sayı, dünyanın en kalabalık üçüncü ülkesinin nüfusuna eşdeğer. İnsani yardımın kapsamlı çözüm olamayacağı doğrudur” dedi.

Forumun ikinci gün etkinlikleri kapsamında haber yapımcılarına yönelik ilk oturumda ise BM Politikadan Sorumlu Genel Sekreter Yardımcısı Guy Bernard Ryder, “Bugün birden fazla eşzamanlı zorlukla karşı karşıya kalan bir dünyada yaşıyoruz. Çevresel zorluklar ve kalkınma sorunlarının yanı sıra benzeri görülmemiş savaş ve insani krizlerle karşı karşıyayız. Çabalarımıza rağmen hala bu krizlere etkili çözümler bulmakta başarısızız” şeklinde konuştu.

Doha Forumu, insanlık için sürdürülebilir ve ortak bir gelecek inşa edilmesini sağlamak amacıyla küresel sorunlara acil çözüm çağrısında bulunarak çalışmalarını tamamladı.
Doha Forumu, insanlık için sürdürülebilir ve ortak bir gelecek inşa edilmesini sağlamak amacıyla küresel sorunlara acil çözüm çağrısında bulunarak çalışmalarını tamamladı.

“BM, özünde üye devletlerinin irade ve eylemlerini yansıtır. Bundan daha fazlası olamaz. Bu gerçeğe rağmen uluslararası iş birliği için hayati bir platform olmaya devam etmektedir” diyen Ryder, BM’nin örgütün yeniden canlandırılması amacıyla gelecek eylül ayında bir zirve yapılması çağrısında bulunduğuna dikkat çekti.

Filistin, küresel bir krizdir

Orta Doğu Uluslararası İlişkiler Konseyi ve ABD’nin Orta Doğu Projesi ortaklığında düzenlenen oturumda, ‘Filistin küresel bir krizdir; Küresel bir çözüm var mı?’ başlığı da yer aldı. Bu bağlamda Filistin Devleti’nin İngiltere’deki misyonunun başkanı Büyükelçi Hüsam Zomlot, çoğunlukla savaş sonrası döneme odaklanan siyasetçilerin Gazze’nin bugün en acil sorununu görmezden geldiğini söyledi. Zomlot, “Konuşmamızı şu ana odaklamamız ve acil ve kalıcı bir ateşkes sağlanması gerekiyor. Kriz, her geçen gün daha da kötüleşiyor. Bu da maliyetleri artırıyor. Durum zaten kontrolden çıkmış durumda” dedi.

Zomlot, “Ayrıca ertesi günü değil, geçmiş günü konuşmalıyız. Görüşmelerimiz kuşatma, yerleşim yerleri, işgal ve şiddete ve iki devletli çözümün her türlü unsurunu baltalayan Netanyahu rejimine odaklanmalıdır” diyerek, Filistin Devleti’ni tanımadan iki devletli çözüm konusunda ders veren hükümetleri eleştirdi. Hüsam Zomlot ayrıca, “İktidarın dizginlerini kimin elinde tutacağına yalnızca Filistin halkı karar verir. Tarihimizde halkının seçmediği bir başkan olmamıştır” ifadelerini kullandı.

Dünya genelinde ateşkes ve işgalin sona ermesini talep eden hareketlerin emsalsiz olduğuna dikkat çeken Zomlot, “Bu zor zamanları tarihi bir dönüm noktası haline getirebilir, mevcut trajediyi önemli bir değişim fırsatına dönüştürebiliriz. Bu mümkündür, çünkü dünya halkları dayanışma ve çabalarıyla bu işgalin soluduğu oksijeni kendisine çekecektir” dedi.

Öte yandan ABD- Orta Doğu Ortaklık Girişimi Başkanı Daniel Levy, “Durum her geçen gün daha da kötüleşiyor. İsrail’e silah tedarikinin devam etmesi ve BM Güvenlik Konseyi’ndeki veto hakkının İsrail lehine kullanılmasıyla İsrail’in daha aşırı ve tehlikeli önlemler alması bekleniyor. Sorumluluğun sıkı bir şekilde uygulanması gerekiyor” uyarısında bulundu.

Levy, “İsrail’in tutumlarında değişiklik yaratmak istiyorsanız, onun eylemlerine açık ve somut sonuçların dayatılması gerekir. Ne yazık ki ABD, bu sorumluluğu üstlenmek konusunda dikkate değer bir yetersizlik gösteriyor” dedi.

Daniel Levy ayrıca, “‘Benim adıma değil’ sloganını yükselten, bu çatışmanın dini bir savaş olamayacağını ileri süren ve bu nedenle onlar adına hareket edilmesini veya konuşulmasını reddeden Yahudi seslerinin olması önemli” ifadelerini kullandı.

Aynı şekilde Uluslararası Kriz Grubu CEO’su Dr. Comfort Ero, “Barış sürecinin kendisinde bir krizle karşı karşıyayız. Gazze, bunun en iyi kanıtıdır ve BMGK’nın etkili bir rolü yoktur. Bu sorun sadece İsrail- Filistin sorununda değil, Ukrayna krizinde ve diğer birçok çatışmada da birdenbire ortaya çıktı. Etkin bir liderlik konusunda açık bir eksiklik var. Hem ABD hem de BM için er ya da geç bir hesaplaşma zamanı gelecek. İki devletli çözüme yönelik etkili adımlar atmadan kenarda kalanlar da sorumlu tutulacak” dedi.

Yapay zeka

Bilgi güvenliği alanında ise yapay zeka sistemlerinde gizliliğin nasıl sağlanacağına ilişkin zorluklar ve stratejilerin gözden geçirildiği, aynı zamanda teknik garantiler ve etik hususların tartışıldığı ‘Yapay Zekanın Hakim Olduğu Bir Çağda Verilerin Güvenliğini Sağlama’ başlığı altında bir tartışma oturumu düzenlendi. Katar Ulusal Siber Güvenlik Ajansı Başkanı Mühendis Abdurrahman Ali el-Maliki, yapay zekanın şu anda yasallaştırma ve düzenleme süreçlerini aştığını açıkladı. Maliki, “Yapay zekanın hızla gelişip değiştiği göz önüne alındığında, yakın gelecekte yapay zekanın kullanımına ilişkin düzenlemeler üzerinde anlaşmaya varmak zor olacak” dedi.

Lübnan Çevre Bakanı Naser Yasin, Doha Forumu’nda konuşuyor
Lübnan Çevre Bakanı Naser Yasin, Doha Forumu’nda konuşuyor

Vectara CEO’su Mühendis Amr Avadallah, “Yeni yapay zeka sistemlerinin temel sorunlarından biri de halüsinasyonlardır. Bu modeller bilgi üretiyor ve ikna edici bir şekilde yalan söylüyor. Bu, bu teknolojinin iş kurmada kullanılmasının önündeki en büyük engeldir” şeklinde konuştu.

Bölgesel güvenlik

‘Bölgesel güvenlik ve diplomasi konusunda çok taraflı diyalog’ başlığı altında düzenlenen oturumda ise Çin ve. Küreselleşme Merkezi’nin Kurucusu ve Çin Devlet Konseyi'nin eski danışmanı Wang Huiyao ve Paris Barış Forumu’nun kurucusu ve yöneticisi Dr. Justin Weiss, Orta Doğu ve Kuzey Afrika bölgesinde artan çatışma ve gerilimlerle mücadele etmek için çok taraflı ve kapsamlı bir diyaloğun başlatılmasına acil ihtiyaç olduğunu dile getirdi.

Dr. Wang, “Çözüme ulaşma olasılığı konusunda tüm büyük oyuncularda güven kaybı var. Çin, artık daha büyük bir rol oynayabilir. Ekonomik iş yapar, ülkeleri işgal etmez ve bu sorunlarla hiç karşılaşmamıştır. Suudiler ve İranlılar rekabete son vermekten bahsediyorlardı ama onları bir araya getirecek bir barış anlaşmasını kim yapmayı başardı? Çin masaya oturduğunda anlaşmaya varıldı” dedi.

Dr. Weiss ise, “İbrahim Anlaşması'ndan sonra istikrarın sağlanabileceğine dair bir his vardı. Ancak şu an bunun gerçekleşmediğini görüyoruz. İsrailliler ile Araplar arasındaki barış, İsrail tarafı ile Filistin tarafı arasında barış olduğu anlamına gelmiyor. Bu, Mısır ile İsrail arasında uzun zaman önce yaşandı. Arapların İsrail’le barışmasının, Filistin’le de barış olması gerektiği anlamına geldiği düşüncesi her zaman vardı, ama durum böyle değildi” açıklamasında bulundu.

Yönetişim reformu

Stratejik ve Uluslararası Çalışmalar Merkezi tarafından düzenlenen ‘Kırılgan Devletlerde Sürdürülebilirliğin Artırılması ve Yönetişimin Reform Edilmesi’ oturumunda da çeşitli konular ele alındı. Bunların arasında iklim hedeflerini ilerletmek, sivil altyapıyı güçlendirmek, ekonomik kalkınmayı hızlandırmak ve kırılgan ülkelerde barış inşası süreçlerini desteklemek için küçük ölçekli çözümler sağlamak amacıyla enerji inovasyonunu ve teknolojisini kullanmanın yolları da vardı.

Afrika Kalkınma Bankası’nda iklim değişikliği ve yeşil büyüme konusunda üst düzey uzman olan Dr. Belkıs Osman el-Aşa, “Dünya genelinde yenilenebilir enerji kaynaklarına iyi yatırımlar yapılıyor. Ama Afrika’ya geldiğinizde bu paranın çok küçük bir kısmının Afrika’ya ulaştığını görüyorsunuz. Dünya çapında 444 milyar dolarlık yatırımın yapıldığı 2021 yılında, Sahra altı Afrika küresel güneş enerjisi potansiyelinin yüzde 44'üne sahip olmasına rağmen Afrika kıtasının payı sadece yüzde 0,6 oldu” açıklamasında bulundu.

Paylaşılan bir gelecek

‘Paylaşılan Bir Gelecek İnşa Etmek’ başlıklı son oturum, etkili işbirliğini geliştirmek için gerekli kapsamlı sistemlere, standartlara ve teknolojilere gereken önemi vererek gelecekteki zorluklarla başa çıkabilmek için çok taraflı kurumlar geliştirme ihtiyacının altını çizdi.

Forumun son oturumunda Ürdün Başbakanı Bişer el-Hasavneh, “Nasıl ki Gazze’nin kitlesel olarak sürgün edilmesi, yeniden işgal edilmesi ve Batı Şeria’da yerleşimciler tarafından uygulanan yüksek şiddet oranı kabul edilmiyorsa, iki devletli çözümü de görmezden gelmek ve reddetmek kabul edilebilir bir seçenek değildir. İsrail’in Gazze’ye yönelik saldırganlığının, işleri tekrar yoluna koyacak bir uyandırma çağrısı olmasını umuyoruz” ifadelerini kullandı.

Doha Forumu etkinlikleri kapsamında Sudan’daki savaşa ilişkin sempozyumdan bir fotoğraf

Yaqeen Enstitüsü'nün kurucusu ve başkanı Ömer Süleyman ise “Bir Filistin asıllı Amerikalı olarak, ABD’nin son üç haftadan bu yana insan haklarının ne olduğunu anlama konusunda inandırıcılığını çoktan kaybettiğini söyleyebilirim. Dünyada nerede durduğumuza dair her ahlaki iddiada başarısız olduk. Forumlarda barıştan söz edildiğini sıklıkla duyduğumuz, siyasi gücün doğrudan adalet yollarını boğmak için kullanıldığı bir dönemde yaşıyoruz” dedi.

Süleyman, “İslam’ın, Hristiyanlığın ya da Yahudiliğin günah keçisi haline getirilmesine izin vermemek bizim için önemli. Dini sesler, dinin nefreti körükleyen bir mekanizma veya araç haline gelmesine izin vermek yerine, insanların acı çeken bir çocuğu hala net bir şekilde görebilmesini, bu görüntüden etkilenmesini ve kitleleri bunun için harekete geçirebilmesini sağlayacak vizyonu dile getirmeye devam edebiliyor” ifadelerini kullandı.

Chatham House (Kraliyet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü) Direktörü ve İcra Kurulu Başkanı Bronwen Maddox, “Birçok ülkenin daha fazla gücü ve söz hakkı vardı ve bunu ifade etmek istiyorlardı. Bu, dünyanın artık eskisi gibi basit bloklara bölünmediği anlamına geliyor. Onlarca yıllık küreselleşmenin tersine döndüğünü görüyoruz. Kaydedilen ilerleme yeterli değil. Ancak bir kriz çıktığında ülkelerin anlaşmaya varabilme yetenekleri konusunda umutsuzluğa kapılmayacağım” açıklamasında bulundu.



Muhammed bin Selman ve Sisi bölgedeki gelişmeleri görüştü

TT

Muhammed bin Selman ve Sisi bölgedeki gelişmeleri görüştü

Muhammed bin Selman ve Sisi bölgedeki gelişmeleri görüştü

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman ile Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, Ortadoğu’daki gelişmeleri ve bu çerçevede yürütülen çabaları ele aldı. Görüşmede özellikle bölgenin güvenliği ve istikrarıyla ilgili dosyalar üzerinde duruldu.

İki lider, Pazartesi akşamı Cidde’deki Selam Sarayı’nda iftar sofrasında bir araya geldikleri görüşmede, iki ülke arasındaki köklü ve tarihi ikili ilişkileri ve bunların farklı alanlarda geliştirilmesine yönelik yolları ele aldı. Ayrıca Arap ve İslam dünyasını ilgilendiren bir dizi konu da masaya yatırıldı.

frgtyh
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi karşılarken (SPA)

Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Pazartesi öğleden sonra Cidde’deki Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’nda, Cumhurbaşkanı Sisi’yi karşılamıştı. Ziyaretin, “iki ülke arasındaki tarihi kardeşlik ilişkilerini güçlendirme ve ortak ilgi alanına giren bölgesel ve uluslararası meselelerde istişare ve koordinasyonu sürdürme” çerçevesinde gerçekleştiği belirtildi.

Mısır Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü Büyükelçi Muhammed eş-Şennavi, Veliaht Prens’in görüşmede iki ülke arasındaki köklü ilişkilerin merkezi önemini vurguladığını ve bunları iki kardeş halkın çıkarları doğrultusunda daha ileri ufuklara taşımayı arzu ettiğini ifade ettiğini aktardı. Sisi’nin ise Mısır ile Suudi Arabistan arasındaki kardeşlik ilişkilerinde kaydedilen büyük gelişmeye işaret ederek, ikili iş birliğinin farklı alanlarda ilerletilmesinin önemini vurguladığını kaydetti.

dfrthy
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi karşılarken (SPA)

Sözcü, görüşmede Gazze’deki durumun da ele alındığını belirterek, tarafların savaşın durdurulmasına ilişkin anlaşmaya tüm tarafların bağlı kalmasının ve ABD Başkanı Donald Trump’ın barış planının uygulanmasının gerekliliğini teyit ettiğini söyledi. Ayrıca Gazze’ye insani yardımların engel olmaksızın ulaştırılmasının artırılması ve erken toparlanma ile yeniden imar sürecinin hızla başlatılmasının önemine dikkat çekildi.

Açıklamada, Filistin halkının toprakları dışına zorla göç ettirilmesine yönelik her türlü girişimin reddedildiği vurgulanarak, çözümün iki devletli çözümün hayata geçirilmesine götürecek kapsamlı bir siyasi sürecin başlatılmasında yattığı ifade edildi.

xscdfgt
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi kabulü sırasında (SPA)

Görüşmede ayrıca ortak ilgi alanına giren bir dizi bölgesel ve uluslararası dosya ele alındı. Bölgede gerilim ve tırmanıştan kaçınılmasının, krizlerin diyalog yoluyla barışçıl çözümlerle ele alınmasının ve Arap dayanışmasının güçlendirilmesinin önemi vurgulandı. Devletlerin egemenliğine, birliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterilmesi ile iç işlerine müdahale edilmemesi gerektiğinin altı çizildi.

Tarafların, bölgesel istikrarın korunması amacıyla siyasi istişare ve koordinasyonu sürdürme ve güçlendirme konusunda mutabık kaldıkları bildirildi.

Görüşmeye Suudi tarafından Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan, Devlet Bakanı ve Ulusal Güvenlik Danışmanı Musaid el-Ayban, Şura Konseyi İşlerinden Sorumlu Devlet Bakanı İsam bin Said ve Genel İstihbarat Başkanı Halid el-Humeydan katıldı. Mısır tarafından ise Cumhurbaşkanlığı Divan Başkanı Tümgeneral Ahmed Ali, Dışişleri ve Uluslararası İş Birliği ile Yurtdışı Mısırlılar Bakanı Bedr Abdülati, Genel İstihbarat Başkanı Tümgeneral Hasan Reşad ve Cumhurbaşkanlığı Ofis Müdürü Müsteşar Ömer Mervan hazır bulundu.

frgth
Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Cidde’de Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi kabulü sırasında (SPA)

Cumhurbaşkanı Sisi, Pazartesi akşamı Cidde’den ayrıldı. Sisi’yi Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’ndan Veliaht Prens Muhammed bin Selman uğurladı.

Riyad ile Kahire, bölgede gerilimin düşürülmesinin önemi konusunda görüş birliği içinde bulunuyor. Mısır eski Dışişleri Bakan Yardımcısı Büyükelçi Hüseyin Heridi, daha önce Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, Suudi Arabistan ve Mısır’ın gerilimi azaltmaya yönelik çabalara angaje olduklarını ve diğer ülkelerle birlikte bölgeyi ateşe atabilecek bir savaşın önüne geçmek için siyasi çözümler üzerinde çalıştıklarını söylemişti.

Heridi, iki ülke arasında Sudan’daki savaşın sona erdirilmesi konusunda da mutabakat bulunduğunu belirterek, tarafların ateşkese ulaşılması ve tüm güçlerin katılacağı siyasi çözümlerin hayata geçirilmesi için çalıştıklarını ifade etti.

Geçen Ocak ayı başında Cumhurbaşkanı Sisi, Suudi Dışişleri Bakanı Faysal bin Ferhan’ı Kahire’deki İttihadiye Sarayı’nda kabul etmişti. İki ülke, özellikle Sudan, Yemen, Somali ve Gazze Şeridi başta olmak üzere bölge krizlerine barışçıl çözümler bulunması, devletlerin birliği ve toprak bütünlüğünün korunması konusunda görüş birliği içinde olduklarını teyit etmişti.

67jı8
Suudi Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, Cidde’deki Kral Abdülaziz Uluslararası Havalimanı’nda Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi’yi uğurlarken (SPA)

İkili düzeyde ise Suudi Arabistan ile Mısır, Kahire ile Riyad arasındaki kapsamlı kurumsal iş birliği çerçevesini oluşturan ve stratejik ortaklığın tüm boyutlarının takibini sağlayacak olan Yüksek Koordinasyon Konseyi’nin ilk toplantısının düzenlenmesine yönelik hazırlıkları sürdürüyor.

Pazar akşamı Mısır Devlet Enformasyon Bakanı Diya Reşvan, Kahire’de Suudi Kraliyet Divanı Danışmanı ve Eğlence Otoritesi Yönetim Kurulu Başkanı Turki el-Şeyh’i kabulü sırasında, iki ülke arasındaki ilişkilerin kader birliği ve çıkarların örtüşmesine dayanan, köklü bir Arap bütünleşmesi ve stratejik ortaklık modeli teşkil ettiğini, Arap ulusal güvenliğini tehdit eden tüm meydan okumalar karşısında uzun bir koordinasyon ve dayanışma geçmişine sahip olduğunu söyledi.


Ramazan ve Umre ibadetini kolaylaştırmak için yapay zeka

Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))
Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))
TT

Ramazan ve Umre ibadetini kolaylaştırmak için yapay zeka

Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))
Organizasyon, hacıların güvenliğini sağlamak amacıyla dış kapılardan başlıyor (SPA))

Suudi Arabistan Hac ve Umre Bakanlığı, "Ramazan Umre Sezonu" için plan ve programlarını güçlendirdi.

Hac Bakanlığı, geçmiş verileri, çoklu operasyonel modelleri ve sosyal medya platformlarının metin analizlerini temel alarak, çeşitli giriş noktalarındaki hacı sayısını gerçek zamanlı olarak tahmin etmek için yapay zeka modellerini kullanıyor. Bakanlık sözcüsü Dr. Gassan el-Nuvimi'ye göre böylece, halkın etkileşimini izleyip hizmetleri değerlendirerek erken müdahale kapasitesini artırıyor ve deneyimin kalitesini sürekli iyileştiriyor.

Sözcü, Bakanlığın hacıların yolculuğunu entegre bir süreç olarak ele aldığını, yanıt süresi ve sunulan çözümlerin kalitesini ölçen kesin performans göstergeleriyle bağlantılı net eksikleri giderme ve işleme mekanizmaları dahilinde, sorular, şikayetler ve raporları almak için birleşik kanalları etkinleştirerek verimliliği artırdığını ve memnuniyet düzeyini yükselttiğini açıkladı.


Suudi Arabistan, Irak'ın Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme taahhüdünün önemini vurguladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu
TT

Suudi Arabistan, Irak'ın Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme taahhüdünün önemini vurguladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı aracılığıyla yaptığı açıklamada, Krallık ile Kuveyt arasında belirlenen sınırlarla ayrılan su altındaki alanda herhangi bir başka tarafın hak iddialarını kesin bir dille reddettiğini yineleyerek, Irak'ın Kuveyt'in egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı gösterme taahhüdünün önemini vurguladı.

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı yaptığı açıklamada, "Suudi Arabistan Krallığı Dışişleri Bakanlığı, kardeş Irak Cumhuriyeti'nin Birleşmiş Milletler'e sunduğu koordinat listelerini ve haritaları büyük ilgi ve endişeyle takip etmektedir. Bu listelerde ve haritalarda, Suudi Arabistan-Kuveyt sınır bölgesi ile komşu olan su altında kalan bölgenin büyük bir kısmının Kuveyt'e ait olduğu belirtilmektedir. Suudi Arabistan Krallığı, 1982 tarihli Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi hükümlerine dayanan ve aralarında imzalanan ve yürürlükte olan anlaşmalar uyarınca, bu bölgedeki doğal kaynakların mülkiyetini Kuveyt Devleti ile paylaşmaktadır. Bu koordinatlar ayrıca Fasht al-Qaid ve Fasht al-Aij gibi deniz alanları ve açık denizler üzerinde kardeş Kuveyt Devleti'nin egemenliğini de ihlal etmektedir” denildi.

Açıklamada ayrıca şu ifadeler yer aldı: "Krallık, Suudi Arabistan Krallığı ile Kuveyt Devleti arasında belirlenen sınırla bölünmüş su altı bölgesinde başka herhangi bir tarafın hak sahibi olduğu yönündeki iddiaları kesin bir şekilde reddettiğini yineler. Ayrıca, Irak Cumhuriyeti'nin Kuveyt Devleti'nin egemenliğini ve toprak bütünlüğünü saygı gösterme, ikili ve uluslararası taahhüt ve anlaşmaları ve özellikle Kuveyt Devleti ile Irak Cumhuriyeti arasındaki kara ve deniz sınırlarını belirleyen Güvenlik Konseyi'nin 833 (1993) sayılı kararı olmak üzere tüm ilgili Birleşmiş Milletler kararlarını saygı gösterme taahhüdünün önemini vurgulamaktadır. Dışişleri Bakanlığı, farklılıkların çözülmesi için akıl, bilgelik ve diyaloğun üstün gelmesini ve uluslararası hukukun kuralları ve ilkeleri ile iyi komşuluk ilişkilerine uygun olarak ciddi ve sorumlu bir şekilde hareket edilmesi çağrısında bulunmaktadır.