Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi, Gazze Şeridi’nin yönetimini devraldıktan sonra birçok zorlukla karşı karşıya. Bu zorluklar, sadece İsrail’in Refah Sınır Kapısı üzerinden girişlerine veto koymasıyla sınırlı kalmıyor; Hamas’tan devralınan yönetimle birlikte güvenlik başta olmak üzere pek çok konuyu da kapsıyor.
Nasman ve İçişleri Bakanlığı dosyası
Hamas, komitenin kurulması sürecinde ve üyelerinin belirlenmesinin ardından, Filistin Genel İstihbarat Servisi’nden emekli subay Sami Nasman’ın Gazze Şeridi’ndeki güvenlikten sorumlu içişleri görevine getirilmesini engellemeye çalıştı. Ancak arabulucular ve ABD’nin kararlı tutumu sayesinde bu girişim başarılı olamadı. Bu süreçte, Hamas ve diğer Filistinli grupların talebi doğrultusunda din işleri ve vakıflardan sorumlu Rami Halis görevden alınmıştı.
Gazze Şeridi’nin güneyindeki Han Yunus’ta bulunan bir mülteci kampının üzerinde uçan uçurtma, 14 Şubat 2026 (AFP)
Komiteye yakın kaynaklar, Hamas’ın hâlâ kendi güvenlik personelini komitenin denetleyeceği kurumlar içinde görevde tutmakta ısrar ettiğini belirtiyor. Bu durum yalnızca komite yönetimi tarafından değil, aynı zamanda Barış Konseyi’nin yürütme organı ve ABD ile İsrail gibi taraflarca da reddedilmiyor.
Kaynaklar, bu durumun komitenin görevlerini sağlıklı bir şekilde devralmasını zorlaştırdığını, Hamas’ın güvenlik personeli ve polis güçleriyle ilgili taleplerinde ısrar ederek, komite çalışmalarına dolaylı da olsa kendi varlığını dayatmayı amaçladığını ifade ediyor.
Komiteye yakın diğer kaynaklar, Hamas’ın yeni yönetim sisteminde kendi unsurlarını her türlü yolla tutmak istediğini ve güvenlik birimlerinin lider kadrosunda sürekli yeni atamalar yaptığını belirtiyor. Bu adımların, Sami Nasman’ın güvenlik dosyasını yönetme planlarını bozma girişiminin bir parçası olarak değerlendirildiği aktarılıyor.
Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi’nin yeni logosu (X)
Hamas yalanladı
Hamas kaynakları ise söz konusu suçlamaları reddetti. Kaynaklar, Şarku’l Avsat’a yaptıkları açıklamada, “Anladığımız kadarıyla Sami Nasman’ın şu aşamada Gazze Şeridi’ne gelme planı yok. Bu durum, içişleri dosyasını yönetme konusundaki ciddiyeti hakkında soru işaretleri doğuruyor. Bölgede bulunmadan yetkilerini kullanması mümkün değil; aksi takdirde bu bir başarısızlık olur” ifadelerini kullandı.
Aynı kaynaklar, Hamas’ın Nasman hakkında geçmişte ciddi çekinceleri bulunduğunu, hareketin hükümeti tarafından daha önce ‘yıkıcı planların arkasında olduğu’ gerekçesiyle hakkında yargı kararları çıkarıldığını belirtti. Ancak mevcut koşullarda Gazze Şeridi’ne gelmesi ve görevini üstlenmesi konusunda bir sorunları olmadığını ifade etti.
Kaynaklar, Gazze Şeridi’ndeki kamu kurumlarının devir sürecine hazır olduğunu ve her bakanlığın sürecin sorunsuz tamamlanması için ayrıntılı bir plan ve düzenlemeye sahip bulunduğunu aktardı. Hamas’ın, Gazze Şeridi’nin yönetimi için kurulan ulusal komitenin çalışmalarının başarıya ulaşmasını istediği vurgulandı.
Bununla birlikte, bazı üst düzey politikaların ulusal komiteye dayatılabileceği ve bunun da komitenin Gazze içindeki görev ve yetkilerini etkileyerek, onu yalnızca bu politikaları uygulayan bir araca dönüştürebileceği ihtimali de göz ardı edilmedi.
Kahire’de gerçekleşen Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi toplantısından (Arşiv – Mısır Enformasyon Kurumu)
Hamas, komitenin çalışmalarını sık sık kamuoyuna açık bir şekilde memnuniyetle karşılamış ve komitenin görevlerini tam olarak yerine getirmesini kolaylaştıracağını belirtmişti.
Komitenin tutumu
Gazze Şeridi’nin yönetimi için kurulan Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi bugün yayımladığı açıklamada, Gazze Şeridi içinden kamu kurumları ve tüm kamu tesislerinin yönetiminin devrine hazır olunduğuna ilişkin yapılan açıklamaların vatandaşların yararına bir adım olduğunu bildirdi. Komite, bu durumun geçiş sürecini yönetme sorumluluğunu tam olarak üstlenmesinin önünü açacağını belirtti. Komite, düzenli bir geçişe hazır olunduğunun ilan edilmesini, geçici yönetim sıfatıyla görevlerini fiilen üstlenmeye başlaması açısından kritik bir aşama olarak nitelendirdi. Açıklamada, bunun insani kötüleşmenin durdurulması ve son dönemde ağır bedeller ödeyen halkın direncinin korunması için gerçek bir fırsat sunduğu ifade edildi.
Komite açıklamasında, “Şu anki önceliğimiz, yardımların engel olmaksızın ulaştırılmasını sağlamak, yeniden imar sürecini başlatmak ve halkımızın birliğini güçlendirecek koşulları hazırlamak. Bu sürecin, şeffaf, uygulanabilir ve takip edilebilir, açık ve belirli mutabakatlara dayanması; ayrıca 20 maddelik plan ve 2803 sayılı Birleşmiş Milletler (BM) Güvenlik Konseyi kararıyla uyumlu olması gerekmektedir” denildi.
1 Şubat 2025’teki esir takasından önce Hamas savaşçıları (EPA)
Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi, görevlerini etkin biçimde yerine getirebilmesi için gerekli idari ve sivil yetkilerin yanı sıra güvenlik yetkilerinin de tam olarak kendisine devredilmesi gerektiğini vurguladı. Açıklamada, “Sorumluluk, komitenin verimli ve bağımsız şekilde çalışmasına imkân tanıyacak gerçek bir yetkilendirmeyi gerektirir. Bu, yeniden imar çabalarına yönelik ciddi uluslararası desteğin önünü açacak, İsrail’in tamamen çekilmesine zemin hazırlayacak ve günlük hayatın normale dönmesine katkı sağlayacaktır” denildi.
Komite, bu görevi sorumluluk bilinci ve mesleki disiplinle, tüm çalışmalarında en yüksek şeffaflık ve hesap verebilirlik ilkeleri çerçevesinde yerine getirme taahhüdünde bulundu. Ayrıca arabuluculara ve ilgili tüm taraflara, bekleyen meselelerin gecikmeksizin çözülmesi çağrısı yaptı.
Hastanelerde silahlı adamlar
İlgili bir gelişmede, Hamas’a bağlı İçişleri ve Ulusal Güvenlik Bakanlığı bugün yaptığı açıklamada, hastane yerleşkelerinde herhangi bir silahlı unsurun bulunmaması için yoğun ve sürekli çaba gösterdiklerini bildirdi. Açıklamada, özellikle bazı aile mensuplarının hastanelere silahlı şekilde girmesinin engellenmesine odaklanıldığı, sağlık tesislerinin kutsallığının korunması ve tamamen insani alanlar olarak siyasi çekişmelerden ve silahlı görüntülerden uzak tutulmasının hedeflendiği ifade edildi.
Bakanlık, sahada denetim ve takip yapmak üzere özel bir polis gücü görevlendirildiğini ve ihlallerde bulunanlar hakkında gerekli yasal işlemlerin başlatıldığını duyurdu. Açıklamada, görevlerin icrası sırasında unsurlarının sık sık İsrail tarafından hedef alınmasının, bazı vakalara müdahalede gecikmelere yol açtığı belirtilirken, tüm zorluklara rağmen sorumlulukların kararlılıkla sürdürüleceği vurgulandı.
Öte yandan yerel Filistin basını, Sınır Tanımayan Doktorlar örgütünün, Han Yunus kentindeki Nasır Hastanesi’nde acil olmayan tüm tıbbi operasyonları 20 Ocak 2026 itibarıyla askıya alma kararı aldığını bildirdi. Kararın, hastane yönetimine ilişkin endişeler, tarafsızlığın korunması gerekliliği ve hastane yerleşkesinde yaşanan güvenlik ihlalleri nedeniyle alındığı aktarıldı.
ABD Başkanı Donald Trump, 27 Ocak 2026 tarihinde Davos’ta Barış Konseyi’ni kuran belgeyi elinde tutuyor. (Reuters)
Kuruluşa atfedilen ancak resmi internet sitesi ve platformlarında yayımlanmayan açıklamada, son aylarda sağlık ekipleri ve hastalar tarafından hastane yerleşkesinin farklı noktalarında, bazıları maskeli silahlı kişilerin görüldüğünün tespit edildiği belirtildi. Açıklamada ayrıca hastalara yönelik yıldırma vakaları, keyfi gözaltılar ve silah taşındığına dair şüphelerin bulunduğu, bunun da personel ve hastaların güvenliği için doğrudan tehdit oluşturduğu ifade edildi.
Şarku’l Avsat, söz konusu açıklamanın doğruluğunu teyit etmek üzere kuruluşla iletişime geçmeye çalıştı ancak herhangi bir yanıt alamadı.
Saha gelişmeleri
Sahada ise Gazze Şeridi’nde İsrail’e atfedilen ihlaller devam etti. Zırhlı araçlar ve insansız hava araçlarından (İHA) açılan ateş ile topçu atışları sonucu, güneyde Han Yunus’ta ve orta kesimde Nuseyrat’ın kuzeyinde yaralanmalar meydana geldi.
Ayrıca, sarı hat olarak bilinen hattın her iki tarafında kalan bölgelerde altyapı ve konutları hedef alan günlük yıkım operasyonlarının sürdüğü bildirildi. Bu operasyonların, Gazze Şeridi’nin farklı noktalarında gerçekleştirildiği aktarıldı.