Körfez ülkelerinde depremzedeler için toplanan yardımlar 370 milyon doları aştı

AA
AA
TT

Körfez ülkelerinde depremzedeler için toplanan yardımlar 370 milyon doları aştı

AA
AA

Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından Türkiye'ye taziye ve destek mesajları gönderen Arap ülkeleri, depremzedelere yönelik yardımlarını sürdürüyor.
Deprem bölgesine çok sayıda arama kurtarma ekibi gönderen Arap ülkeleri, ayni ve nakdi yardımların yanı sıra dua ve gıyabi cenaze namazlarıyla dayanışma örneği sergiliyor.
Türkiye ve Suriye'deki depremzedeler için sadece Körfez ülkelerinde toplanan yardımlar 370 milyon doları aştı.
AA muhabiri, depremin ilk gününden itibaren Türkiye'nin yardımına koşan 18 Arap ülkesinin yaraların sarılmasında üstlendikleri role ilişkin gelişmeleri derledi.
- Suudi Arabistan
Suudi Arabistan, Türkiye'deki depremzedelere destek için 11 yardım uçağı, enkaz çalışmaları için de arama kurtarma ekibi gönderdi.
Tıbbi malzeme, battaniye, çadır ve gıda maddeleri taşıyan uçaklarda yaklaşık 90 tonluk yardım malzemesi bulunuyordu.
Suudi Arabistan kamu kurumu Kral Selman Yardım ve İnsani Çalışmalar Merkezi Başkanı Abdullah bin Abdülaziz er-Rabia da devlet televizyonu El-İhbariye'ye yaptığı açıklamada, Türkiye ve Suriye'de depremden etkilenen bölgelerde 3 bin konteyner ev yapacaklarını duyurdu.
Suudi Arabistan'ın Ankara Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Muhammed el-Harbi de yürütülen kampanyalarda toplanan yardımların şu ana kadar 350 milyon riyali (1 milyar 760 milyon lira) aştığını aktardı.
Suudi Arabistan'dan 95 kişilik arama kurtarma ekibi, 55 kişilik sağlık personeli ve Suudi Kızılayından oluşan heyet, Kral Selman Yardım Kuruluşu temsilcileri, yanlarında getirdikleri insani yardım malzemeleri ve sıhhi teçhizatla deprem bölgesinde hizmet verdi.
- Katar
Katar devlet televizyonunda 10 Şubat'ta canlı yayında düzenlenen yardım kampanyasında, Katar Emiri Şeyh Temim bin Hamed Al Sani, 50 milyon riyal (14 milyon dolar) bağışta bulundu. Kampanyada toplanan toplam yardımlar ise 168 milyon riyali (yaklaşık 46 milyon dolar) buldu.
Katar Hayır Kurumu (Qatar Charity) da 12 Şubat'ta, deprem bölgelerine yardım için başlattığı bağış kampanyasının ilk aşamasında toplanan yardımların 6 milyon riyali (1,6 milyon dolar) aştığını duyurdu.
Doha yönetimi ayrıca Türkiye ve Suriye'de deprem felaketinden etkilenen bölgelere yardım kapsamında taahhüt ettiği 10 bin konteyner evlerin ilk bölümünü göndermeye başladı.
Katar Kızılayı, Türk Kızılay ile koordineli olarak depremzedelere ulaştırılmak üzere 10 milyon dolarlık insani yardım kampanyası başlattı.
Doha'daki Türk Büyükelçiliğinin 8-15 Şubat'ta düzenlediği yardım kampanyasında da depremzedeler için yaklaşık 400 ton ayni yardım toplandı.
Türkiye'nin Doha Büyükelçisi Mehmet Mustafa Göksu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Katar Emiri Şeyh Temim'in talimatıyla, yaklaşık 600 ton insani yardım sağlandığını söyledi.
Katar'ın deprem bölgesine 110 kişiden oluşan arama kurtarma ekibi, 25 kişilik sağlık ekibi gönderdiğini aktaran Göksu, Katar Silahlı Kuvvetlerinin 1000 kişilik 3 büyük çadır, Katar Hayır Kurumunun 500, Katar Kalkınma Fonunun 712 çadır gönderdiğini belirtti.
Büyükelçi Göksu, Katar'dan yapılan yardımlar kapsamında Hatay'da 250 kişilik sahra hastanesinin kurulmasının planlandığını ifade etti.
Katarlılar, "Yardım Ediyoruz, Yardımlaşıyoruz" kampanyası kapsamında da Türkiye ve Suriye'deki depremzedeler için ayni ve nakdi yardımlarını sürdürüyor.
- Kuveyt
Kuveyt, depremin meydana geldiği ilk günden itibaren arama kurtarma ekipleri gönderdi. Ayrıca hem hükümet hem Kuveytliler depremzedelere destek verdi.
Kuveyt Sosyal İşler Bakanlığının Türkiye ve Suriye'deki deprem bölgeleri için "Kuveyt yanınızda" temasıyla düzenlediği yardım kampanyasında 130 bini aşkın kişi ve kuruluşun desteğiyle 70 milyon dolar yardım toplandı.
- Birleşik Arap Emirlikleri
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayid Al Nahyan'ın talimatıyla, BAE Silahlı Kuvvetleri, İçişleri Bakanlığı, Dışişleri ve Uluslararası İşbirliği Bakanlığı, Khalifa bin Zayed Al Nahyan Vakfı ve Emirlikler Kızılayı tarafından aynı gün başlatılan müşterek operasyon kapsamında tonlarca insani yardım Türkiye'ye getirildi.
BAE Devlet Başkanı Al Nahyan, 7 Şubat'ta yaptığı açıklamada, deprem nedeniyle Türkiye'ye 50 milyon dolar (yaklaşık 941 milyon Türk lirası) nakdi yardım yapılacağını duyurdu.
Al Nahyan'ın annesi Şeyha Fatıma binti Mubarek de depremzedeler için 13 milyon 600 bin dolar (yaklaşık 256 milyon Türk lirası) yardımda bulundu.
BAE Kızılayı, Türkiye ve Suriye'ye yönelik kapsamlı bir yardım kampanyası başlattı. "İyilik Köprüleri Girişimi" yardım kampanyası kapsamında 2 hafta süreyle Abu Dabi ve Dubai'deki merkezlerde nakdi ve ayni yardımlar toplanıyor.
BAE merkezli El-Ensari Exchange şirketi, felaketten etkilenenlere yönelik yardımlar kapsamında 1 milyon dolar (yaklaşık 19 milyon Türk lirası) bağışta bulunduğunu duyurdu.
BAE ulusal hava yolu şirketi Emirates, Türkiye ve Suriye'deki depremzedelere acil yardım malzemesi ulaştırmak için Dubai'den İstanbul'a hava köprüsü kurdu. Deprem bölgesine 134 kişilik 3 arama kurtarma ekibi sevk edildi.
BAE Savunma Bakanlığı tarafından 7 Şubat'tan itibaren deprem bölgelerine yardım için başlatılan "Yiğit Süvari 2" operasyonu kapsamında bugüne kadar Türkiye'ye gıda, tıbbi malzeme ve çadırlardan oluşan 32 yardım uçağı gönderildi.
Uçaklarla depremzedeler için büyük kışlık çadırlar getirildi. Her birinde 16 kişinin konaklayabileceği çadırların 600'den fazlası Türkiye'ye ulaşırken, bu çadırların toplam sayısının 2 bin 115'e, toplam kapasitesinin ise 33 bin kişiye ulaşması bekleniyor.
Abu Dabi, 13 Şubat'ta Gaziantep'te 4'ü yoğun bakım olmak üzere 54 yatak kapasiteli sahra hastanesi kurduğunu duyurdu.
Sahra hastanesinde 15 doktor, 60 hemşire ve idari personelinin görev yaptığı, depremzedelere acil müdahalelerin yanı sıra psikolojik ve sosyal destek hizmet verildiği ifade edildi.
BAE tarafından toplamda 171 çeşit ilaç gönderilirken, ayrıca Hatay'da 200 yataklı bir mobil hastane inşa ediliyor.
Türkiye'nin Dubai Büyükelçiliği tarafından başlatılan kampanyası kapsamında da 198 bin 223 ton yardım malzemesi gönderildi.
- Umman
Umman’daki insani yardım kuruluşları ve hayır dernekleri de Umman Yardım Faaliyetleri Kurumu aracılığıyla bağış ve yardım topladı.
Umman medyasında yayımlanan haberlerde ülke yönetimi ve halkın, Türkiye ve Suriye'deki depremzedelere destek için seferber olduğu aktarıldı.
Başkent Muskat'ta Türkiye'deki depremzedeler için düzenlenen ayni yardım kampanyasına da yoğun katılım sağlandı. Kampanyada yaklaşık 4,5 ton ayni yardım toplandı.
Umman gazetelerinden Şeybe de, Suriye ve Türkiye'deki depremzedelere destek için başlattığı bağış kampanyasında 48 saat içinde yaklaşık 250 bin riyal (yaklaşık 650 bin dolar) toplandığını açıkladı.
- Bahreyn
Bahreyn'de Kraliyet İnsani Çalışmaları Kurumu, Türkiye ve Suriye'deki depremzedeler için acil insani yardım yapılması talimatı verdi.
Kurum, tüm kuruluşlara, özel sektördeki firmalara ve halka kampanyaya katkıda bulunma çağrısı yaptı.
Bahreyn Ulusal Güvenlik Danışmanı Şeyh Nasser bin Hamad Al Halife'nin sponsorluğunda 14 Şubat'ta yardım kampanyası başlatıldı.
Türkiye'nin Manama Büyükelçisi Esin Çakıl da aynı gün 11,6 milyon TL değerinde insani yardımı taşıyan uçağın Adana'ya gönderildiğini açıkladı.
Çakıl, depremlerin meydana geldiği 6 Şubat'ta başlattıkları acil yardım kampanyası kapsamında ise 60 ton ayni yardım toplandığını ifade etti.
- Filistin
Filistin acil müdahale ve kurtarma çalışmalarına destek için Türkiye'ye 27 kişilik ekip gönderdi.
Filistin Vakıflar ve Din İşleri Bakanlığı da işgal altındaki Batı Şeria'da bulunan camilerde cuma namazı sonrası Türkiye ve Suriye'deki depremzedeler için toplanan yardımın yaklaşık 1 milyon dolara ulaştığını açıkladı.
İşgal altındaki Batı Şeria'nın El-Halil kentinde yer alan Filistinlilere ait tekstil fabrikası da depremzedelere yardım için 22 bin uyku tulumu hazırlıyor.
Depremzedeler için kan bağışında da bulunan Filistinliler, başta Mescid-i Aksa olmak üzere camilerde gıyabi cenaze namazları kıldı.
- Irak
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından acil yardım ve sağlık ekibiyle kurtarma çalışmaları için ekipman gönderme talimatı vererek, ülkesinin her türlü yardıma hazır olduğunu aktardı.
Irak, arama kurtarma çalışmalarına destek için 150 kişilik ekip gönderdi. Ayrıca Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) 70, Duhok'ta bulunan Kavin Grup şirketi de arama kurtarma çalışmaları için deprem bölgesine 100 iş makinesi gönderdi. IKYB, Şanlıurfa'daki afetzedelere de 2 tır insani yardım malzemesi ulaştırdı.
Irak'ın Kerkük kentindeki tüm camilerde Türkiye'deki depremzedeler için yardım kampanyası düzenlendi.
Duhok'a bağlı Zaho Özel İdaresi Sorumlusu Guhdar Şeyho da Türkiye'deki depremzedeler için 12 tırlık yardım toplandığını belirtti.
Erbil'de düzenlenen kampanyada ise 14 tırdan oluşan soba yardımı Türkiye'ye ulaştırıldı.
Irak hükümeti, Türkiye'ye kükürt oranı yüksek 30 bin ton akaryakıt desteğinde bulunma kararı aldı.
- Libya
Libya Ulusal Birlik Hükümeti, Türkiye’ye gönderilen kurtarma ekibinin yanı sıra insani yardım kampanyaları yürütüyor.
Libya Savunma Bakanlığı Ofis Müdürü Tuğgeneral Cibril Şitivi, Türkiye ve Suriye’de yaşanan depremin ardından Ulusal Birlik Hükümeti Başbakanı Abdulhamid Dibeybe’nin yardım gönderilmesi talimatı verdiğini söyledi.
Bu yönde gereken çalışmaların derhal başlatıldığını ifade eden Şitivi, “İmkanlar dahilinde hava yardım koridoru oluşturularak, tıbbi gereçler, giyecek ve gıdadan oluşan yardım malzemeleri Türkiye ve Suriye’ye gönderildi." dedi.
Libyalı yetkili, şimdiye kadar bu kapsamda 5 uçak yardım gönderdiklerini ifade etti.
- Tunus
Tunus Başbakanlığı deprem felaketi için yardım kampanyası başlattı.
Hükümete ait sosyal medya hesabından yapılan açıklamada, "Cumhurbaşkanlığının verdiği özel izinle, iki kardeş ülke Türkiye ile Suriye’yi vuran yıkıcı depremden etkilenenler için başta yurt dışında ikamet eden vatandaşlarımız olmak üzere tüm Tunusluları bağış yapmaya davet ediyoruz." ifadeleri kullandı.
Tunus, depremlerin ardından 7 Şubat’ta Cumhurbaşkanı Kays Said’in talimatıyla hazırlanan iki askeri uçakla Türkiye ile Suriye’ye arama kurtarma ekibi ve acil yardım malzemesi gönderdi.
Gıda maddesi, ilaç, bebek maması, battaniye ve hijyen bezinin yer aldığı 14 tonluk acil yardım malzemesiyle yola çıkan uçaklarda, 41 kişiden oluşan arama kurtarma ekibi Türkiye’ye, 20 kişiden oluşan diğer bir ekip ise Suriye’ye hareket etti.
Tunus, son olarak Türkiye ve Suriye'deki depremzedelere destek için 20 ton tıbbi malzeme, gıda ve battaniye gönderdi.
- Cezayir
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ı telefonla arayarak geçmiş olsun dileklerini ileten Cezayir Cumhurbaşkanı Abdülmecid Tebbun başta olmak üzere tüm devlet kadroları, taziye ve destek mesajları yayımlayarak Türkiye ile dayanışma içinde olduklarını ifade etti.
Türkiye'ye gönderilen 86 kişilik arama-kurtarma ekibinin yanı sıra Cezayir Kızılayından bir tıbbi heyet ile 95 tonluk insani yardım malzemesi de Türkiye'deki deprem bölgesine ulaştı.
Cezayir, 10 Şubat’ta da Türkiye'ye 30 milyon dolarlık destekte bulunulacağını duyurdu.
- Yemen
Yemen'de tüm siyasi ve resmi yetkililerin yanı sıra halkın farklı kesimleri, Türkiye'de 11 vilayetin yanı sıra Suriye'de de yıkıma yol açan depremlerin meydana geldiği 6 Şubat'tan bu yana dayanışma mesajları verdi.
Yemenli Gazeteciler Ulusal Örgütü (SADA), Yemenli Kadınlar Birliği ve Yemen İnsan Hakları Gözlemevinin de aralarında bulunduğu 47 sivil toplum kuruluşu, depremzedelere destek için ortak açıklama yayımladı ve felakete karşı uluslararası çabaları birleştirme çağrısında bulundu.
Nobel ödüllü Yemenli aktivist Tevekkül Karman da Türkiye ve Suriye'deki depremzedelere 1 milyon TL bağışta bulundu. Karman ayrıca başında bulunduğu "Tawakkol Karman Foundation" tarafından Kahramanmaraş merkezli depremlerden etkilenen afetzedeler için 50 ev yaptıracaklarını açıkladı.
- Ürdün
Deprem sonrasında Ürdün'den Türkiye'ye insani yardım uçakları ulaştı, ayrıca Kahramanmaraş'ta tam donanımlı bir askeri sahra hastanesi kuruldu.
Ürdün, daha önce de depremlerden etkilenen afetzedelere ulaştırılmak üzere içinde 480 çadır bulunan 2 askeri uçağın Adana'ya gönderildiğini, depremzedeler için hazırlanan toplam 10 bin çadırın, bu şekilde peyderpey Türkiye'ye ulaştırılacağını duyurmuştu.
Ürdün ayrıca Türkiye'ye 75 kişilik arama kurtarma ekibi ile 30 kişilik bir sağlık ekibi gönderdi.
- Lübnan
Lübnan Başbakanı Necib Mikati, Kahramanmaraş merkezli depremlerin ardından 6 Şubat'ta Türkiye'ye 83 kişilik arama ve kurtarma ekibi gönderilmesi talimatı verdi.
- Mısır
Türkiye’nin Kahire Maslahatgüzarı Büyükelçi Salih Mutlu Şen, depremlerden etkilenen bölgelere destek için Mısır’dan 144 ton yardımı temin ettiklerini, bunlardan 122 tonluk yardımı Türk Hava Yolları uçağıyla Türkiye'ye gönderdiklerini söyledi.
Yardımların, 32 bin 500 battaniye, 204 çadır, 232 ısıtıcı, 271 yer matı, 10 ton konserve ve bir jeneratörden oluştuğunu aktaran Şen, Türk-Mısır İş Konseyi üyesi yatırımcıların yeni yardım paketleri üzerinde çalıştığını kaydetti.
- Sudan
Sudan, depremlerin ardından afet çalışmalarına destek için 40 kişilik arama kurtarma ekibini Türkiye'ye gönderdi.
Beraberinde çok sayıda arama kurtarma ekipmanının yanı sıra 1000 battaniye, 250 çadır ve gıda malzemesi taşıyan ekip, Türkiye'deki yetkililerin yönlendirmesiyle arama kurtarma faaliyetlerine destek sağladı.
"Doctors World Wide Organization” uluslararası sivil toplum kuruluşunun (STK) Sudan temsilciliği de Sudan Sosyal Kalkınma Bakanlığı himayesinde, Türkiye ve Suriye’deki depremzedelere yönelik destek ve dayanışma etkinliği düzenledi.
Sudan Sağlık ve İnsani Acil Durum Komitesi ile koordinasyon halinde depremzedelere acil yardım ulaştırmak için 4 adımdan oluşan insani hava köprüsü kampanyası başlatan STK, kampanyanın ilk ayağının 120 kişilik sağlık ekibi ve 10 ton ilaç desteğinden oluştuğunu, buna ek olarak 30 tondan fazla battaniye, giysi ve 60 tonun üzerinde gıda maddesi gönderileceğini duyurdu.
- Fas
Depremlerde zarar görenlerin acısını paylaşan Faslılar, sosyal medyada destek çağrılarını sürdürüyor.
Fas Kralı 6. Muhammed de depremlerin ardından Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a taziye telgrafı göndererek "derin üzüntüsünü" aktardı. Fas Kralı, bu zor zamanlarda kardeş Türk halkının yanında olduklarını vurguladı.
- Moritanya
Moritanya Cumhurbaşkanı Muhammed Vild Şeyh el-Gazvani, hükümete Türkiye ve Suriye'de depremden etkilenen bölgelere acil destek talimatı verdi.
Moritanya'daki muhalefet partisi de depremzedelere destek için halka çağrı yaptı.



Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
TT

Suudi Arabistan, HDK'nin Kordofan'daki saldırılarını şiddetle kınadı

 Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)
Doğu Darfur'daki HDK Unsurları (videodan ekran görüntüsü)

Suudi Arabistan, Hızlı Destek Kuvvetleri'nin (HDK) el-Kuvek Askeri Hastanesi'ne, Dünya Gıda Programı'na (WFP) ait bir yardım konvoyuna ve yerinden edilmiş sivilleri taşıyan bir otobüse yönelik gerçekleştirdiği suç teşkil eden saldırıları şiddetle kınadı. Bu saldırılar, aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu onlarca silahsız sivilin ölümüne ve Sudan'ın Kuzey ve Güney Kordofan eyaletlerindeki yardım tesislerine ve konvoylarına zarar verilmesine yol açtı.

Suudi Arabistan, Dışişleri Bakanlığı tarafından dün yayınlanan açıklamada, bu eylemlerin tamamen haksız ve tüm insani normların ve ilgili uluslararası anlaşmaların açık bir ihlali olduğunu teyit etti. Krallık, HDK'nin bu ihlallere derhal son vermesini ve uluslararası insani hukuk ve 11 Mayıs 2023'te imzalanan Cidde Deklarasyonu (Sudan'daki Sivillerin Korunmasına İlişkin Taahhüt) uyarınca, ihtiyaç sahiplerine yardım ulaştırılmasını sağlama konusundaki ahlaki ve insani yükümlülüğüne uymasını talep etti.

Suudi Arabistan, Sudan'ın birliğini, güvenliğini ve istikrarını, meşru kurumlarının korunmasını ve yabancı müdahaleyi reddettiğini yineledi. Ayrıca, siyasi bir çözümü desteklediklerini iddia etmelerine rağmen, bazı tarafların yasadışı silah, paralı asker ve yabancı savaşçıların sürekli akışını kınadı. Bu davranış, çatışmayı uzatmanın ve Sudan halkının acılarını artırmanın önemli bir faktörüdür.

Sudan Doktorlar Ağı'na göre, HDK'nin Dubeyker bölgesinden Kuzey Kordofan Eyaleti'ndeki el-Rahad şehrine yerinden edilmiş insanları taşıyan bir araca saldırması sonucu, aralarında sekiz çocuk ve birkaç kadının da bulunduğu 24 kişi öldü.


Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
TT

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Selman ile görüştü

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman Cidde’deki bir görüşmede (Arşiv_SPA)

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman bin Abdülaziz ile Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Görüşmede Türkiye ile Suudi Arabistan ikili ilişkileri, bölgesel ve küresel konular ele alındı.

Suudi Veliaht Prensi’nin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’dan aldığı telefon görüşmesi sırasında iki ülke arasındaki ikili ilişkiler gözden geçirilirken, bölgesel ve uluslararası gelişmeler hakkında da görüş alışverişinde bulunuldu.


Yaser Ebu Şebab'ın öldürülmesinden sonra Gazze'deki çeteler çöktü mü?

Yaygın olarak paylaşılan bir videodan alınan bir karede, Ebu Şebab'ın ölümünden sonra Halk Güçleri’nin komutasını devralan Gassan el-Dahini görülüyor (sosyal medya)
Yaygın olarak paylaşılan bir videodan alınan bir karede, Ebu Şebab'ın ölümünden sonra Halk Güçleri’nin komutasını devralan Gassan el-Dahini görülüyor (sosyal medya)
TT

Yaser Ebu Şebab'ın öldürülmesinden sonra Gazze'deki çeteler çöktü mü?

Yaygın olarak paylaşılan bir videodan alınan bir karede, Ebu Şebab'ın ölümünden sonra Halk Güçleri’nin komutasını devralan Gassan el-Dahini görülüyor (sosyal medya)
Yaygın olarak paylaşılan bir videodan alınan bir karede, Ebu Şebab'ın ölümünden sonra Halk Güçleri’nin komutasını devralan Gassan el-Dahini görülüyor (sosyal medya)

İzzeddin Ebu Ayşe

İsrail, Gazze Şeridi'nde kimliği belirsiz saldırganlar tarafından Halk Güçleri olarak bilinen silahlı milis grubunun lideri Yaser Ebu Şebab'ın öldürüldüğünü duyurur duymaz, grubun birçok üyesi onlara af kapısını açan Gazze hükümetine teslim olmaya başladı.

İsrail'in Hamas’a karşı mücadele etmek için Gazze Şeridi'nde kurulmasını denetlediği silahlı bir milis grubun lideri olan Ebu Şebab, aralık ayı başında öldürüldü. Ölümü, grubunun üyeleri arasında iç anlaşmazlıklara yol açtı.

Af ve diğer girişimler

Gazze'de Hamas yönetimindeki İçişleri Bakanlığı bu durumdan yararlanarak, silahlı milis gruplar ile iş birliği yapanlara “af kapısını” açtı ve onlara af sözü verdi. Bu durum, Filistinli ailelerin ve aşiretlerin, Tel Aviv'in yönlendirmesiyle Gazze sakinlerine karşı suçlar işleyen çetelere katılan evlatlarına verdikleri desteklerini geri çekmeleriyle aynı zamana denk geldi. Hamas’a bağlı güvenlik güçleri de silahlı grupların üyelerine karşı çeşitli operasyonlar düzenledi.

sd
Yaygın olarak paylaşılan bir videodan alınan, Husam el-Astal'ın Hamas'ı tehdit ettiği bir görüntü (sosyal medya)

Tüm bu faktörler, silahlı milis grupların bir dizi üyesinin Gazze hükümetine teslim olmasına katkıda bulundu. Peki bu, İsrail ordusu tarafından korunan Gazze'deki çetelerin dağılmasını hızlandıracak mı? Mevcut bilgilere göre, İsrail destekli bir çetenin 60 üyesi, Gazze'deki güvenlik güçlerine gönüllü olarak teslim oldu ve güvenlik güçleri davalarını yasal çerçevede işleme koydu. Bu haber İsrail Yayın Kurumu tarafından da doğrulandı.

Teslim olma eylemi, aranan kişilerin ailelerinin doğrudan teması ve aşiret liderlerinin açık desteğiyle gönüllü olarak gerçekleşti. İçişleri Bakanlığı, davalarını ele almak ve yargılama süreçlerini kolaylaştırmak için çalışacağına dair söz verdi.

Ebu Şebab'ın öldürülmesinin ardından

Şarku’l Avsat’ın Independent Arabia’dan aktardığı analize göre Siyasi analistler, Yaser Ebu Şebab'ın öldürülmesinin ardından, yerel çeteleri savaşta alternatif araçlar olarak kullanmaya dayanan İsrail projesinde önemli bir değişimin yaşandığına inanıyor.

Gazze'deki hükümetin Medya Ofisi Müdürü İsmail es-Sevabite, “Bu suç çetelerinin başarısızlığına katkıda bulunan faktörler her geçen gün artıyor ve İsrail'in hedeflerini gerçekleştirmekte başarılı olamayacaklar. Bu çeteler, sadece güvenlik güçleriyle değil, Filistin toplumunun tüm kesimleriyle çatışmaya giriyor. Bu da zamanla dağılan bu çetelerin zayıflamasına yol açtı. Güvenlik güçleri, teslim olan tüm üyelerle sorumlu bir şekilde ve hukuka uygun olarak ilgileniyor” dedi.

Aşiret denetimi

Gazze Şeridi'ndeki Yüksek Aşiret Komitesi Başkanı Hüsnü el-Muğni, “Halk Güçleri” grubuna mensup yaklaşık 60 silahlı kişinin Hamas'a teslim olduğunu belirtti. Teslim olma süreci, Ebu Şebab'ın öldürülmesinin ardından birkaç aşamada gerçekleşti. Muğni, “Yüksek Aşiret Komitesi bu sürecin organizasyonunu denetledi, onlara af sağladı ve güvenliklerini garanti altına aldı. İsrail, sabıkalı bir grup kişiyi kullanarak onlara kabile veya aşiret temelli bir görünüm kazandırmaya çalıştı, ancak bu başarısız oldu” diye ekledi.

Muğni, “Aşiretler, bu çetelere katılanların tümünün aileleriyle iletişime geçti ve halklarına dönmek isteyenlere yardım teklif etti. Aileleri ve aşiretleri aracılığıyla birçoğunu geri getirmeyi başardılar” diye açıkladı.

Liderliğin ardından çöküş

Siyasi araştırmacı İlham Kreys, “Yaser Ebu Şebab'ın öldürülmesi bu çeteler için bir iç sarsıntı oluşturdu, ancak bu mutlaka tam bir dağılmanın başlangıcı anlamına gelmez. Bununla birlikte, bu, yapılarının kırılganlığının açık bir göstergesi çünkü doğaları gereği bir ideoloji veya gerçek bir örgütlenmeden yoksun gruplardır” diye ekliyor. “Bu çeteler kilit figürlere dayanır, bu nedenle ağırlık merkezini oluşturan liderin öldürülmesi içsel bir boşluğa ve güç mücadelelerine yol açar. Birleşik bir vizyonun yokluğu da buna katkıda bulunurken, liderlik yapısının zayıflığı içsel bir boşluğa ve güç mücadelelerine yol açarak bağların hızla çözülmesine neden olur.”

Kreys, “milislerin saflarındaki hızlanan çöküş, İsrail'in vekalet savaşlarına oynadığı bahsin sınırlarını ortaya koyuyor ve Filistin toplumunda sosyal bir temel veya destekleyici bir ortam oluşturmada yapısal bir başarısızlığı gösteriyor” diye açıklıyor. “Ebu Şebab'ın öldürülmesi, güvenlik ortamını yeniden şekillendiren ve sahada yeni bir gerçeklik yaratan, bu milislerin saflarında psikolojik bir çöküşe yol açan ve birçok üyesinin teslim olmasına neden olan çok önemli bir an oldu. Teslim olanların sayısının artması bekleniyor” diye ekliyor.

Kreys, “Ebu Şabab'ın öldürülmesine yönelik halkın tepkisi, bu gruplara yönelik toplumsal desteğin eksikliğini yansıtıyor. Bu durum da silahlı grup üyelerinin birçoğunun, genel ortamın kendilerine herhangi bir koruma sağlamayacağını fark ettikten sonra teslim olmalarına yol açtı” diye açıklıyor.

Silahlı gruplar güçlerini koruduklarını vurguluyorlar

Buna karşılık, “Halk Silahlı Gücü” Gassan el-Dahini'yi yeni lideri olarak atadığını duyurdu. Dahini, Hamas'a karşı grubunun mücadelesine devam edeceğine söz vererek, “Hamas'tan korkmuyorum. Halk ve özgür kimseler adına, onlarla savaşıyorum, evlatlarını tutukluyorum ve teçhizatlarına el koyuyorum. Liderinin ölümüne rağmen grup halen aktif. Yokluğu acı verici, ancak terörle mücadeleyi durdurmayacak” dedi.

Han Yunus'taki bir diğer silahlı grubun lideri Hussam el-Astal da Yaser Ebu Şebab'ın mezarı başında Dahini ile birlikte bir videoda göründü. Hamas'ı tehdit ederek, “Yaser Ebu Şebab'ın mezarından Hamas'a ve yandaşlarına mesajımızı gönderiyoruz: Mücadeleye devam edeceğiz ve Yaser'in ölümü bizi zayıflatmadı, aksine gücümüzü ve birliğimizi artırdı. Devam edeceğiz ve Hamas'ın sonu gelecek” dedi.

İsrail Ordusu Sözcüsü Nadav Şoşani ise, “Hamas'ın sözde İçişleri Bakanlığı, kendisine karşı çıkmaya cesaret eden her Gazzeliye işkence uyguluyor, infaz ediyor ve zorla kaybettiriyor. Tel Aviv, daha iyi bir gelecek isteyen ve Hamas'ın zulmünü reddeden Gazellilerle birlikte çalışacak. Uzun zamandır Hamas'ın baskıcı pençesinden kurtulmak isteyen birçok Filistinli var” dedi. Şoşani, “Hamas karşıtı grupların başarısız olduğu iddiaları, gerçekliği yeniden yazmaya çalışan çökmekte olan bir hareketin son çırpınışlarından ibarettir” diye de ekledi.