Suriye’nin kuzeybatısındaki çiftçiler bu yılki hasat mevsiminden mutlu

Hasat mevsiminin iyi geçmesi, bol yağış ve Asi Nehri’nin su seviyesinin yüksekliğinden kaynaklandı.

Asi Nehri. (Sosyal Medya)
Asi Nehri. (Sosyal Medya)
TT

Suriye’nin kuzeybatısındaki çiftçiler bu yılki hasat mevsiminden mutlu

Asi Nehri. (Sosyal Medya)
Asi Nehri. (Sosyal Medya)

Suriye’nin kuzeybatısında bulunan İdlib ve Halep kırsalındaki çiftçiler, iki yıllık kuraklık ve azalan üretimin ardından bol yağışlı bir sezonun ardından birkaç gün önce, bu yıl ümit verici görünen kimyon, mercimek, kişniş ve diğer yağış alması gereken tarım ürünlerini toplamaya başladı.

İdlib ile Halep kırsalı arasında mercimek, kimyon, nohut, çörek otu ve yağmurla beslenen diğer ürünlerin ekildiği binlerce hektarda çalışmalar aralıksız sürdürüldü. Herkes olgunlaşan mahsulü toplamaya ve tahılları günlerce güneşte kuruttuktan sonra yarı modern makinelerde ayıklamaya hazırlanıyor. Şiddetli kış yağmurlarının ürünleri sulaması, bunun bereketli bir mahsulü müjdelemesi ve kuraklığın yaşanmaması sayesinde ürünlerin geçmiş yıllardaki mevsimlerde görülmeyen olgunluk ve kaliteye ulaşması nedeniyle tarla sahiplerinin yüzü gülüyor. Çiftçiler arasında iyimserlik hakim.

Atarib şehrinden bir çiftçi olan 62 yaşındaki Hac Sabri, yıllarca kuraklıkla geçen, ürünlerin verimini düşürerek yüksek maliyetlere neden olan mevsimlerden sonra, bu yıl mahsulün bol olduğunu aktardı. 200 dönüm kimyon arazisinde çalışan işçileri denetleyen Sabri şunları söyledi:

“Elhamdülillah, büyük bir umut var. Bu yıl Allah bize yağmur lütfettikten sonra şubat ve mart aylarında ekinler hayat buldu. Çok güzel büyümeye başladılar. Mahsul bol. Bir dönümün 250 kilogramın üzerinde ürün vermesi bekleniyor. Ürünler önceki sezonlara göre daha kaliteli.”

Aynı şekilde, İdlib kırsalındaki Killi bölgesinde yaklaşık 150 dönümlük arazisi olan 58 yaşındaki Ebu Cemil de şu açıklamada bulundu:

“Önceki üç sezonun üzerinde bir yeni sezon daha kaybetmediğimiz için çok mutluyum. Bu sene nohut, mercimek ve kimyon genel beklentilere göre iyi. Hasada başlamak için birkaç gün daha bekleyeceğiz.  Bu yıl ürünlerin bolluğunun yanı sıra önceki yıllara kıyas daha iyi kalite ve biraz uygun fiyatlar da olacak. Son zamanlarda bir ton yeşil kimyonun fiyatı 4 bin 500 dolar ve yeşil anason yaklaşık 3 bin dolardı. Kuru anason da aynı fiyattı. Elenmiş çörek otunun ton fiyatı ise bin 550 ile bin 600 dolar arasında değişiyor. Yeşil kişnişin yanı sıra yerli nohutun ton fiyatı bin 100 doları buluyor. Bu fiyatlar bizi sevindiriyor. Yıllarca süren kuraklık, kuraklık ve maddi kayıplardan sonra çiftçinin toprağa ve tarıma olan güveni tazeliyor.”

Halep kırsalındaki Atarib bölgesinde hasat sürüyor. (Şarku’l Avsat)
Halep kırsalındaki Atarib bölgesinde hasat sürüyor. (Şarku’l Avsat)

Şarku’l Avsat’ın gözlemlerine göre İdlib’in batısındaki Cisr eş-Şuğur bölgesinde ve Gab Ovası’nın kuzey kesiminde çiftçiler, bu bölgelerden geçen Asi Nehri’ndeki suyunun çokluğu sayesinde sulanan hasadı topladıktan sonra topraklarını yeniden işlemeye hazırlanıyor.

İdlib kırsalındaki Cisr eş-Şuğur bölgesinde yaşayan Ebu Ferid duruma ilişkin şu açıklamada bulundu:

“Bölge halkı geçimi için ağırlıklı olarak tarımla ilgileniyor, çok azı başka bir geçim kaynağıyla uğraşıyor. Son üç yılda yağış miktarının azalmasının yanı sıra binlerce çiftçinin arazisini sulamak için umut bağladığı Asi Nehri’nin su seviyesinin de azalması büyük kayıplara neden oldu. Ancak bu yıl ise kış mevsiminde yağışlar boldu ve yağmurla beslenen ürünlerin hasatları başarılı oldu. Birçok çiftçi sulama yoluyla yetiştirilen yaz mevsimi ürünleri için topraklarını yeniden işlemeye karar verdi. Topraklarında sebze (patlıcan, hıyar ve yeşil biber) yetiştirmek isteyenler var. Bazıları ise binlerce hektar olduğu tahmin edilen alanlarda şeker pancarı ekmeye hazırlanıyor. Bu yılki sonuçlar üretim miktarları, çeşitlilik ve kalite açısından önceki yıllara göre çok iyi olabilir.”

Gab Ovasının kuzey kesimi, 59 bin 795 hektarlık bir alan olduğu tahmin edilen el-Roj Ovası’nın ekilebilir bölümü ve İdlib'deki diğer alanların yanı sıra Afrin’deki tarım arazileri ve Halep’in kuzey kesimi uzun yıllardır beş buçuk milyondan fazla Suriyeli için ana gıda üretim ambarını oluşturuyor.



ABD yetkilileri Bingazi saldırısının kilit isimlerinden birini gözaltına aldı

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)
TT

ABD yetkilileri Bingazi saldırısının kilit isimlerinden birini gözaltına aldı

ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)
ABD Adalet Bakanı Pam Bondi, FBI Direktörü Kash Patel ve Columbia Bölgesi ABD Başsavcısı Jeanine Pirro ile birlikte (AP)

ABD Başsavcısı Pam Bondi, FBI'ın 2012'deki Bingazi'deki ABD konsolosluğuna yapılan saldırının kilit isimlerinden birinin gözaltında alındığını duyurdu.

Bondi, Zubeyr al-Bakouş'un ABD'ye iade edildiğini ve cinayet, kundaklama ve terörle ilgili suçlamalarla karşı karşıya kalacağını açıkladı. Bondi, " Bingazi' saldırısına karışan kilit isimlerden biri yakalandı. Zubeyr el-Bakouş bugün sabah saat 3:00'te Andrews Hava Kuvvetleri Üssü'ne getirildi ve şu anda gözaltında" dedi.

FBI Direktörü Kash Patel, şüphelinin "on yıldan fazla süren bir takibin ardından Virginia'ya getirildiğini, şu anda gözaltında olduğunu ve bugün mahkemeye çıkarılacağını" söyledi.

Columbiya Bölgesi Başsavcısı Jeanine Pirro, el-Bakouş'un birinci derece cinayet, cinayete teşebbüs, kundaklama ve teröristleri destekleme de dahil olmak üzere sekiz suçlamayla karşı karşıya olduğunu belirtti.

11 Eylül 2012 saldırısında Amerikan misyonunun dört üyesi öldürüldü; saldırının daha sonra Libyalı aşırılıkçılar tarafından gerçekleştirilen kasıtlı bir eylem olduğu belirlendi ve bu aşırılıkçılardan bazılarının el Kaide ile bağlantılı gruplarla ilişkisi olduğu ortaya çıktı.

El-Bakouş, saldırıyla ilgili suçlamalarla karşı karşıya kalan üçüncü kişi. Diğer ikisi, Ahmed Abu Hattala ve Mustafa el-Imam, uzun hapis cezalarını çekiyor; bir diğer şüpheli Ali el-Avni el-Harzi ise 2015 yılında Irak'ta bir hava saldırısında öldürüldü.

ABD konsolosluğuna yapılan saldırıda Büyükelçi Chris Stevens de dahil olmak üzere dört Amerikalı hayatını kaybetti ve bu olay, Ekim 2011'de Muammer Kaddafi'nin devrilmesi ve öldürülmesinin ardından Libya'yı saran kaosun ortasında gerçekleşti.

Saldırı, Bingazi'deki ve genel olarak Libya'daki kaosun sembolü haline geldi. Bu olay, Amerika Birleşik Devletleri'nde bir dizi soruşturmaya yol açtı ve bu soruşturmalar sırasında Kongre'deki Cumhuriyetçiler, 2016 başkanlık kampanyası öncesinde Demokrat aday Hillary Clinton ile çatıştı.


Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
TT

Gazze'nin iç kesimlerindeki baskınlar "demirci atölyelerini" hedef aldı

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)
Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta, İsrail hava saldırısıyla yıkılan beş katlı bir binanın enkazının üzerinde yürüyen bir Filistinli adam, (AFP)

İsrail ordusu, Gazze Şeridi'nin derinliklerindeki metal atölyelerine (tornalama tezgahlarına) yönelik baskınlarını yoğunlaştırdı; bu gelişmeyi, Hamas ve diğer Filistinli grupların Gazze Şeridi'nde silahlanmasını durdurma çabalarıyla ilişkilendiriyor. Bir haftadan kısa bir süre içinde, İsrail uçakları üç metal atölyesini hedef aldı. Atölyelerden ikisi Gazze Şehrinde, biri ise Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus'ta bulunuyordu.

İsrail ordusu, saldırılarının silah üretim tesislerini ve Hamas altyapısını hedef aldığını belirtti.

İsrail ordusunun sadece demirci atölyesini bombalamakla kalmayıp, bulunduğu binanın tamamını yıktığı ve sakinlerine tahliye emri verdiği, bu durumun Lübnan'da verilen tahliye emirlerini hatırlattığı kaydedildi.

Şarku’l Avsat’ın aldığı bilgiye göre İsrail'in bu yeni hamleleri, Gazze Şeridi'nde yeni bir operasyonel planı işaret ediyor ve gelecekteki saldırıların sadece suikastları değil, Filistinli grupları silahsızlandırma bahanesiyle yapılacak operasyonları da içerebileceğini gösteriyor.

Altı gün önce onlarca Filistinlinin ölümüne yol açan İsrail'in tırmanışında, roket üretimi gibi askeri sanayilerde çalışan aktivistler hedef alınmıştı.


Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)
TT

Vefik Safa yetkilerinin azaltılmasının ardından Hizbullah'tan istifa etti

Vefik Safa (AP)
Vefik Safa (AP)

Hizbullah'ın "Koordinasyon ve İrtibat Birimi" başkanı Vefik Safa istifasını sundu. Bu, partinin iki genel sekreterinin ve üst düzey askeri liderlerinin öldürüldüğü İsrail'in sert saldırılarının ardından yapısını yeniden kurmaya çalışan parti liderliği için bir ilk oldu.

Şarku'l Avsat'ın Reuters'ten aktardığına göre konuyla ilgili bilgili kaynaklar, Hizbullah liderliğinin bugün üst düzey güvenlik yetkilisi Vefik Safa'nın istifasını kabul ettiğini bildirdi.

Lübnan güvenlik kurumlarıyla irtibattan sorumlu olan Safa, Ekim 2014'te İsrail'in düzenlediği bir suikast girişiminden sağ kurtulmuştu.

Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)Vefik Safa, Hizbullah'ın siyasi danışmanı Hüseyin Halil ile birlikte (Reuters)

İstifa, partinin Safa'nın yetkilerini azaltmasının ardından geldi. Bu durum, geçen yılın sonlarında başlayan ve bazı isimlerin görevden alınması ve yerlerine yeni isimlerin atanmasıyla sonuçlanan yapısal değişiklikle eş zamanlı olarak gerçekleşti.

Safa'nın halefinin kimliği konusunda çelişkili haberler ortaya çıktı, ancak kaynaklar partinin bazı gruplar için daha az kışkırtıcı ve devlet ve yabancı güçlerle ilişkilerinde farklı bir üslup benimseyecek bir isim aradığı konusunda hemfikirdi. Potansiyel halefler olarak adı geçen en öne çıkan isimler arasında Hüseyin Barada, Hüseyin Abdullah ve Muhammed Muhanna yer alıyordu.

Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)Geçtiğimiz eylül ayında Beyrut sahil şeridindeki Raouche bölgesinde Hizbullah destekçileri, Nasrallah ve Safiyuddin'in suikastlarını anmak için bir araya geldi (AP)

Safa'nın son görünümü, Hizbullah Genel Sekreteri Hasan Nasrallah'ın suikastının yıldönümü olan 25 Eylül'de Raouche Kayası'nda, Başbakan Nevvaf Selam'a hakaretler yağdıran parti destekçilerinden bazılarıyla birlikte gerçekleşti.