Ülkenin farklı bölgeleri birleştiğinde mesafeler günlerle ölçülüyor, telgraf ise devletin ülkenin uzak noktaları arasındaki iletişimi sağlayan araçlarından biri olarak kullanılıyordu. Bugün Suudi Arabistan Milli Günü'nü kutlarken bilgiler saniyenin çok küçük bir bölümünde aktarılıyor, vatandaşlar geçmişte yolculuk, evrak ve bekleme gerektiren işlemleri telefonları üzerinden gerçekleştirebiliyor. Günlük hayatın arka planında ise dijital ekonominin ağırlığı giderek artıyor. Suudi Arabistan İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı verilerine göre dijital ekonominin gayrisafi yurt içi hasılaya katkısı 2025'te yüzde 16'ya ulaştı. Bu oran, Suudi ekonomisinin yaklaşık altıda birine denk geliyor.
Milli Gün kutlamaları, Suudi Arabistan'ın 2026'yı Yapay Zeka Yılı ilan ettiği bir döneme denk geliyor. Bu durum, ülkenin birleşme sürecini hatırlamakla gelecekteki ekonomik güç kaynaklarına odaklanmayı aynı çatı altında buluşturuyor. Mevcut dönüşüm, Kral Selman bin Abdülaziz ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın öncülük ettiği kalkınma sürecine dayanıyor. Bu süreçte teknoloji; yönetişimde verimlilik, iş dünyasının büyümesi ve insan kaynağının geliştirilmesinin yanı sıra Suudi Arabistan'ın bilgi ekonomisinden daha büyük pay alma hedefinin de merkezinde yer alıyor.
Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, Nisan 2016'da Kral Selman'ın başkanlığında Suudi Arabistan 2030 Vizyonu’nu onayladı. Vizyonun hazırlanmasını ve uygulanmasının takibini Veliaht Prens Muhammed bin Selman yürüttü. Vizyon, dijital dönüşümü ekonomiyi çeşitlendirme, harcamaların ve hizmetlerin verimliliğini artırma hedeflerini içeren daha geniş kapsamlı bir projenin parçası haline getirdi. Böylece ağ altyapısına yapılan yatırımların yanı sıra prosedürlerin reformu, sistemlerin geliştirilmesi ve özel sektöre alan açılması da gündeme geldi. Bu süreçlerin birikmesiyle kurumlar birbirine bağlı hizmetler oluşturabilir hale gelirken kullanıcılara sağlanan zaman ve emek tasarrufu da ölçülebilir hale geldi.

Kovid-19 salgını ise bu yatırımları pratik bir sınavdan geçirdi. 26 Mart 2020'de Kral Selman, Riyad'dan G20 liderlerinin olağanüstü sanal zirvesine başkanlık etti. Dünyanın dört bir yanında seyahat kısıtlamaları havalimanlarını ve toplantı salonlarını kapatırken ekrandaki bu sıra dışı diplomatik buluşma, yüz yüze görüşmenin mümkün olmadığı bir dönemde dijital altyapının çalışmanın ve iletişimin sürdürülmesine destek olabileceğini gösterdi.
Aynı yıl Veliaht Prens Muhammed bin Selman, Ulusal Veri ve Yapay Zeka Stratejisi'ni Suudi Arabistan'ın bu alanda küresel bir model olma hedefiyle ilişkilendirdi. Ardından çeşitli girişimler, kurumlar ve şirketler hayata geçirildi. Son olarak Suudi Arabistan Bakanlar Kurulu, geçen mart ayında 2026'nın Yapay Zeka Yılı olarak adlandırılmasını onayladı. Bu süreklilik, büyük ölçekli hedeflerin hükümet, yatırım ve eğitim alanlarına yayılan programlara dönüştüğünü ve ülkenin teknoloji üretme ve kullanma kapasitesini artırma hedefinde buluştuğunu ortaya koyuyor.
Vatandaşlar bu dönüşümü Absher platformu üzerinden belge yenilerken, Najiz aracılığıyla adli işlemlerini takip ederken ve Nafath üzerinden farklı kurumların hizmetlerine erişirken doğrudan deneyimleyebiliyor. Bu hizmetler, kullanıcının kamu hizmetleriyle ilişkisini değiştirdi. Çok sayıda işlem artık kamu ve özel sektörün çalışma saatleri dışında da gerçekleştirilebiliyor, belgeleri bir ofisten diğerine taşıma ihtiyacı azalıyor ve kurum merkezlerinden uzakta yaşayanların işlemlere erişimi kolaylaşıyor.
Dijitalleşme sağlık alanına da Sehhaty hizmetleriyle, belgeler ve çeşitli hizmetlere ise Tawakkalna platformuyla yayıldı. Kullanıcının ekranda gördüğü her işlemin arkasında kayıtların birbirine bağlanması, kimlik doğrulama, bilgilerin korunması ve sistemlerin kesintisiz çalışmasının sağlanması gibi daha az görünür çalışmalar bulunuyor. Dijital devlet bu nedenle ekonomik bir etki de yaratıyor. İşlem maliyetlerini bireyler ve işletmeler açısından azaltırken yazılım, siber güvenlik, işletme ve Suudi uzmanlığına yönelik talep oluşturuyor.
Mağazalarda elektronik ödemeler de satış faaliyetlerinin bir bölümünü değiştirdi. Ödeme, teslimat ve platformların entegrasyonu elektronik ticaretin büyümesine katkı sağladı. Artık küçük bir işletme ürünlerini mahallesinin ve şehrinin dışındaki müşterilere sunabiliyor, stok ve ödemelerini dijital araçlarla yönetebiliyor. Bu uygulamalar, dijital ekonominin ticaret, taşımacılık, finans ve sağlık gibi alanlara nasıl yayıldığını ve etkisinin yalnızca teknoloji şirketleriyle sınırlı kalmadığını gösteriyor.
Suudi Arabistan İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı, ülkedeki iletişim ve bilgi teknolojileri pazarının büyüklüğünü 2025'te yaklaşık 53 milyar dolar (199 milyar riyal) olarak tahmin ediyor. İletişim ve bilgi teknolojileri pazarının büyüklüğü ile dijital ekonominin gayrisafi yurt içi hasılaya katkısı birbirinden farklı. Zira dijital ekonomi, farklı ekonomik sektörlere yayılan çok sayıda dijital faaliyeti kapsıyor. Bu etki, şirketlerin ağları, yazılımları ve dijital hizmetleri daha fazla kullanmasında görülüyor. Bu araçlar şirketlerin üretimlerini artırmasına ve müşterilere ulaşmasına yardımcı oluyor. Küçük ve orta ölçekli işletmeler ise daha önce daha büyük yatırımlar ve uzmanlık gerektiren araç ve teknolojilere erişebildikleri için bu dönüşümden özellikle faydalanıyor.
Güveni koruyan ve hizmetleri birbirine bağlayan kurumlar
Bu faaliyetlerin genişlemesi, ilişkileri düzenleyen ve sektörü koruyan kurumsal yapıların oluşturulmasını gerektirdi. Ulusal Siber Güvenlik Kurumu, siber güvenlik alanında ulusal referans makam olarak görev üstlendi. Suudi Veri ve Yapay Zeka Kurumu (SDAIA) veri ve yapay zeka alanlarını yönetirken Dijital Hükümet Kurumu da kamu hizmetlerinin dijitalleştirilmesini ve entegrasyonunu düzenliyor. Bu rollerin birbirini tamamlaması sayesinde hizmetler kimlik, veri ve güvenlik sistemleriyle bağlantılı hale geliyor ve kurumların kullanıcılara güvenilir hizmet deneyimleri sunma kapasitesi artıyor.

Bu dönüşümün mekansal bir karşılığı da bulunuyor. Başkent Riyad'ın kuzeyindeki «Dijital Şehir», aralarında Suudi Arabistan İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı'nın da bulunduğu çeşitli kurum ve şirketlerin ofislerini ve kulelerini bir araya getiriyor. Bu kentsel yapı, çok sayıda işlemin kağıda ihtiyaç duyulmadan yürütüldüğü ekonominin somut bir görüntüsünü sunuyor. Dijital hizmetlerin arkasında çalışan ekipler, bir arada faaliyet gösteren şirketler ve bilgi paylaşımıyla uzmanlıkların entegrasyonuna dayanan bir sektörün ihtiyaç duyduğu ekosistem bulunuyor.
Üretim kapasitesini geliştiren Suudi şirketleri
Pazarın olgunlaşmasıyla yatırımlar dijital sektörün farklı aşamalarında ulusal kapasite oluşturmaya yöneldi. Bu noktada Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın başkanlığındaki Suudi Arabistan Kamu Yatırım Fonu'nun ekonomiyi çeşitlendirmeyle bağlantılı fırsatları hedefleyen şirketlerin kurulmasındaki rolü öne çıkıyor.
Suudi Bilgi Teknolojileri Şirketi (SITE), güvenli teknoloji çözümleri, siber güvenlik ve bulut hizmetleri alanlarındaki faaliyetleriyle bu sürecin bir bölümünü ortaya koyuyor. Sistemleri koruma ve işletme konusundaki uzmanlık böylece iş, eğitim ve ürün geliştirme alanlarına dönüşüyor.
Mayıs 2025'te kurulan ve yönetim kuruluna Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın başkanlık ettiği Humain şirketi ise veri merkezleri ve bulut bilişimi modeller ve uygulamalarla buluşturuyor. Bu kapsamda Allam gibi dil modelleri ve Humain Chat gibi sohbet uygulamalarının yanı sıra küresel teknoloji şirketleriyle ortaklıklar bulunuyor. Arapça burada ekonomik bir boyut da kazanıyor. Arapçayı anlama ve içeriklerini işleme kapasitesi, kurumların ve kullanıcıların ihtiyaçlarına uygun hizmetlerin geliştirilmesine katkı sağlarken Arapça bilginin yapay zeka ürünlerindeki varlığını da genişletiyor.
Bu ürünlerin geliştirilmesi veri kalitesi, yanıtların doğruluğu ve yerel bağlamların anlaşılması üzerine araştırmaların yanı sıra kurumlarda kullanım testlerini de gerektiriyor. Bu durum araştırmacılar, üniversiteler ve özel sektör arasında işbirliği için alan açıyor. Sağlık, sanayi ve hizmetler alanındaki uzmanlığın yararlı uygulamalara dönüştürülmesine imkan sağlarken Arapçaya yapılan yatırımlar da daha geniş Arap pazarlarına hizmet verebilecek Suudi uzmanlığının geliştirilmesine katkıda bulunuyor.
Hızlı yanıtın arkasında büyük bir sektör var
Telefon ekranında kolay görünen yapay zeka hizmetlerinin arkasında geniş bir altyapı ve uzmanlık bulunuyor. Saniyeler içinde ekrana gelen bir yanıt; işlemciler, ağlar, depolama sistemleri, elektrik ve soğutma altyapısına dayanıyor. Bu nedenle veri merkezleri yapay zeka ekonomisinin temel altyapılarından biri olarak öne çıkıyor. Suudi Arabistan bu merkezleri çekmek için enerji kaynaklarının yanı sıra sermaye, konum ve giderek büyüyen iç talebe güveniyor ve gelişmiş teknolojilere erişim sağlayan ortaklıklar kuruyor.
Riyad'da bu yılın başında SDAIA'ya ait Hexagon veri merkezinin temeli atıldı. Merkezin planlanan kapasitesi 480 megavat. Uygulama aşamasına geçen proje, sistemlerin ve bilgi işlem kapasitesinin barındırılmasında hedeflenen büyümenin boyutunu ortaya koyuyor. Aynı zamanda dijital devlet ve yapay zekanın geliştirilmesinin inşaat, enerji, iletişim ve uzmanlaşmış işletme faaliyetlerinin bir arada yürütüldüğü büyük ölçekli maddi yatırımlar gerektirdiğini gösteriyor.
Önümüzdeki aylarda yerel bulut bilişim seçeneklerinin genişlemesi bekleniyor. Microsoft, Doğu Suudi Arabistan veri merkezi bölgesini gelecek kasım ayından itibaren kullanıma açacağını duyurdu. Amazon Web Services (AWS) ise ülkedeki ilk bulut bölgesini bu yıl aralık ayında hizmete sunacağını açıkladı. Bu bölgeler kurumlara verilerini yerel olarak barındırma ve uygulamalarını çalıştırma konusunda daha geniş seçenekler sunarken dünya genelinde işletmeler tarafından kullanılan platform ve araçlardan yararlanma imkanı sağlayacak.
Bu yatırımların yerli üretimle bağlantısı, Amazon ile Humain arasındaki işbirliğinin genişlemesinde de görülüyor. İşbirliği, Allam modelinin Bedrock platformu üzerinden kullanıma sunulmasını da kapsıyor. Bu ortaklık, yerel geliştiriciyi küresel dağıtım platformlarına bağlıyor. Bu bağlantının değeri ise müşterilerin belirgin ihtiyaçlarına cevap veren ürünlerle birleştiğinde daha da artıyor.
LEAP... yatırımlar pazara yöneliyor
Riyad'da bu ayın başında sona eren beşinci LEAP konferansı, bu hareketliliğin yoğunlaştığı bir tablo sundu. Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'nın nihai bilançosuna göre yatırımlar ve yeni projelerin toplamı yaklaşık 15 milyar dolara ulaştı. Bu toplam, farklı vadelere ve niteliklere sahip duyuruları bir araya getiriyor. Bunların ekonomik etkisi ise uygulamaya geçmeleri ve ürün ve projelerin pazara girmesiyle ortaya çıkacak.
Örneğin Al Moammar Information Systems, konferansın ikinci gününde yaptığı açıklamada veri merkezlerindeki kapasitesini 192 megavata çıkarmak için 1,2 milyar dolarlık yatırım yapacağını duyurdu. Hesaplama kapasitesini içerikle buluşturan bir başka adımda ise Adobe, Suudi Arabistan İletişim ve Bilgi Teknolojileri Bakanlığı ile Humain arasındaki ortaklığını yapay zeka destekli yaratıcılığı desteklemek amacıyla genişletti.
Bu örnekler, dijital alandaki fırsatların altyapı inşasından tasarımcıların, içerik üreticilerinin ve işletmelerin kullandığı araçların geliştirilmesine kadar genişlediğini gösteriyor. Konferansın önemi aynı zamanda yatırımcıyı, geliştiriciyi, tedarikçiyi ve müşteriyi aynı yerde buluşturmasından kaynaklanıyor. Zira bir girişimin pazara ulaşmak için fırsata, üreticinin ortaklara ve alıcılara, bilgi işlem projesinin ise kapasitesini kullanacak uygulamalara ihtiyacı var. Bu ilişkiler sözleşmelere ve sürdürülebilir işlere dönüştüğünde konferansın etkisi etkinlik günlerinin ötesine taşınıyor ve şirketlerde, yerel uzmanlığın geliştirilmesinde kendini gösteriyor.
İnsan, ekonominin merkezinde
Merkezler ve projeler ilgi çekse de insan kaynağı bunların başarısında belirleyici unsur olmayı sürdürüyor. Dijital ekonomi; modeli geliştiren araştırmacıya, sistemi işleten mühendise, verileri koruyan uzmana, öğrenciyi hazırlayan öğretmene ve fikri bir hizmete dönüştüren girişimciye ihtiyaç duyuyor.
Bu açıdan eğitim ve öğretim programları ile üniversite ortaklıkları teknoloji yatırımlarıyla bağlantılı hale geliyor. Gençlerin dijital alanlara katılımı, beklenen kalkınma getirisinin bir parçasını oluşturuyor. Bu süreç mevcut meslek gruplarını da kapsıyor. Doktor, avukat, muhasebeci ve mağaza sahibi yeni araçlardan yararlanabilmelerini ve bunların ürettiği sonuçları değerlendirebilmelerini sağlayacak becerilere ihtiyaç duyuyor.
Bu bilgi birikimi genişledikçe teknolojinin günlük hayatta üretken biçimde kullanılma ihtimali de artıyor. Aynı zamanda Arapça içerik, araştırma-geliştirme ve Suudi şirketlerinin yerel pazarın ihtiyaçlarından hareketle çözümler geliştirerek bunları ülke dışına taşıma imkanları genişliyor.
2030'daki 100. Milli Gün'e doğru
Suudi Arabistan 2030'da 100. Milli Günü'nü kutlarken bu dönemin bilançosunu geliştirdiği ürünlerin niteliği, oluşturduğu istihdam, ülkeye kazandırdığı bilgi ve bunun insanların yaşamı ile şirketlerin rekabet gücü üzerindeki etkisi üzerinden değerlendirmek mümkün olacak.
Kral Selman ve Veliaht Prens Muhammed bin Selman'ın öncülüğündeki Vizyon 2030 ile hız kazanan süreç, Suudi ekonomisinin teknoloji üretimi ve kullanımında daha geniş bir rol üstlenmesinin önünü açıyor. Ülkenin uzak bölgelerine haber ulaştıran telgraftan bilgiyi işleyip ağlar üzerinden erişilebilir kılan Arapça modele uzanan süreçte iletişimin insanları bir araya getirme ve işlerini kolaylaştırma işlevi yeniden şekilleniyor.
Yapay Zeka Yılı'nda Suudi Arabistan Milli Günü'nü vatandaşların ve ülkede yaşayanların telefonlarında doğrudan hissettiği bir dönüşümün sonuçlarıyla karşılıyor. Bu dönüşümün daha da ilerlemesi için veri merkezlerinde çalışan mühendisler, laboratuvarlarda araştırma yapan bilim insanları ve yeni projeler kuran gençler çalışmalarını sürdürüyor. Kalkınmanın bir sonraki aşaması da bu ayrıntıların bir araya gelmesiyle şekilleniyor.





