Mişari Zeydi
Suudi Arabistanlı gazeteci- yazar
TT

Husiler ve Yemen'in zavallı çocukları

Dünya genelinde milislerin işlediği en menfur eylemlerden biri, zihinlerini karanlık ideolojileriyle zehirledikten (beyin yıkama demeyeceğim) sonra 12 yaşındaki çocukları bile kendi saflarına katmalarıdır.

İran, sözde bir devlet olmasına rağmen, bu milislere benzer davranışlarda bulunuyor. Bu suçlama, yalnızca Yemen'deki İslam Devrim Muhafızları ile Husi milisleri bu suçla itham eden ABD Dışişleri Bakanlığı'nın insan kaçakçılığıyla ilgili son raporuna dayanmıyor, aynı zamanda bizzat şahit olunanlara da dayanıyor.

Videolar, çocukların AK-47 saldırı tüfekleri de dahil olmak üzere silah taşıdığını veya Tahran, Meşhed ve Kirmanşah'taki kontrol noktalarında, devriyelerde ve devlet tarafından düzenlenen askeri mitinglerde Devrim Muhafızları ile diğer güçlerin unsurları yanında durduğunu gösteriyor.

Bu yılın Mart ayında, Tahran'daki İran Devrim Muhafızları Birliği'nde görevli Rahim Nad Ali, “İran için vatan savunucuları” adlı bir kampanya başlatıldığını duyurarak, 12 yaş ve üzeri gönüllüleri başkentteki Besic üslerine kaydolmaya çağırdı.

Yemen'de ise Husiler aynı şeyi bazı Arap lehçelerinde (Yemen lehçesi de dahil) “cahiller” olarak tanımlanan çocuklara yapıyor. Yakalanan Husi savaşçılarını gösteren videoları izleyen herkes, yaklaşık 12 ila 16 yaşlarındaki bu cahil çocukların silahlı olduğunu ve Husi sloganlarını tekrarladığını görecektir.

Bunlar Husilerin kontrolündeki bölgelerde büyüdüler, ideolojik ve eğitimsel kontrol ile zihinleri ve ruhları en az on yıldır sıkıca kontrol ediliyor. Bu, onların bebeklikten itibaren Husi döneminde yaşadıkları anlamına geliyor. Bunlar, Yemen'i, halkını, tarihini veya komşularını, Abdulmelik el-Husi, Muhammed Ali el-Husi, Hamza el-Husi, el-Hakim, el-Acri, el-Buhayti ve benzerlerinin gözüyle tanıdılar.

2007 yılında, İslam İşbirliği Teşkilatı İslam Fıkıh Akademisi, dini yükümlülük yaşı hakkındaki görüşünün bir özetini yayınladı, ancak buna bazı kısıtlamalar getirdi. Bu kısıtlamalardan biri, dini yükümlülüklerin farz olduğu yaşı 15 olarak belirlemesi ama ardından şunu da eklemesiydi: “Mali ve cezai konularda, yönetici, kamu yararı ve mevcut koşullara uygun olarak yeterli olgunluk yaşı belirleme yetkisine sahiptir.”

Bu, zihinsel ve psikolojik olgunluk koşullarının zamana ve çağa göre değişebileceği, sabit bir yaş olmadığı anlamına geliyor. Örneğin, bugün 18 yaşında olan biri, 40 yıl önceki biriyle aynı olmayabilir. Olgunluk, psikolojik kapasite ve sosyal beceriler farklıdır.

Ancak asıl meseleye dönecek olursak, Husiler ve benzerlerinin, tıpkı DEAŞ’ın Suriye ve Irak'ın bazı bölgelerini kontrol ettiği birkaç yıl boyunca yaptığı gibi yarattıkları tehlike, kaderin bu gerici örgütlerin etkisi altına girmelerine yol açtığı bir neslin bilincini ve kültürünü şekillendirebilmeleridir.

Bu, Yemen'deki bir silah veya kılıç savaşından önce, bir farkındalık savaşı ve eğitim mücadelesidir. Ve açıkçası, Yemen'deki eğitim ve medyatik içeriğin bu cephede zayıf olduğunu düşünüyorum.