Osman Mirgani
Şarku'l Avsat'ın eski editörü
TT

Kovid-19’u yenen Brezilya kasabası

Dünya öncekilerden daha tehlikeli üçüncü bir yeni tip koronavirüs (Kovid-19) dalgasından bahsederken ve Hindistan varyantında (şu anda Delta olarak biliniyor) endişe verici yeni bir mutasyon olduğu duyulurken bazı insanlar hala salgını, tehlikesini ve hatta varlığını sorgulayıcı hikayeler yaymaya devam ediyor.
Geçtiğimiz günlerde aşı karşıtı grupların ve komplo teorisyenlerinin öncülüğünde yürütülen bir sosyal medya kampanyası geniş yankı uyandırdı. Bu kişiler, virüs konusunda kaos yaratmak ve aşılanma ile maske gibi bazı koruyucu önlemlerin faydasına ilişkin şüphe uyandırmak için ABD yönetiminin üst düzey sağlık danışmanı Dr. Anthony Fauci’nin yakın bir zamanda yayınlanan e-maillerini kullandılar.
Fauci’yi neden hedef aldıklarına gelince. Bunun sebebi Fauci’nin ABD’nin Kovid-19 ile mücadele ve aşı kampanyasının yüzü olmasından kaynaklanıyor.
Fauci’ye saldırmak, Kovid-19 hakkında komplo teorileri üreten ve aşılar da dahil olmak üzere tüm koruyucu önlemlere karşı çıkan bağnaz akımın hedeflerine hizmet ediyor.
Fauci’ye saldıranlardan biri de ABD yönetiminin salgını kontrol altına almak için aldığı tedbirlere karşı aşırı derecede katı tutumuyla bilinen Cumhuriyetçi Marjorie Taylor Greene’di.
Greene birkaç gün önce bir basın toplantısı düzenleyerek Fauci’yi Beyaz Saray Danışmanı ve ABD Ulusal Alerji ve Bulaşıcı Hastalıklar Enstitüsü Başkanı -bu makam Fauci’nin ABD Başkanından daha çok maaş almasını sağlıyor- görevinden almaya yönelik bir kanun çıkarılması çağrısında bulundu. Ancak basın toplantısının geniş çapta ses getirmesine rağmen böyle bir kanunun Kongre’nin her iki kanadından da geçmeyeceği ve bu kanunu destekleyen üyelerin sayısının dokuzu geçmeyeceği konusunda bir görüş birliği var.
Fauci'nin The Washington Post, BuzzFeed News ve CNN tarafından Bilgi Edinme Özgürlüğü Yasası talepleriyle elde edilen e-mail adresindeki yaklaşık 3 bin sayfalık yazışmaların tarihi, geçen yılın başlarına ve ortasına uzanıyor.
Söz konusu medya kuruluşları insanların salgına karşı ilk dönemde gösterdikleri tepkilerinde öne çıkan kafa karışıklığı ve keşmekeşin boyutunu gözler önüne seren bu yazışmaları yayınlarken, komplo teorileri üreten bağnaz akımın eline Fauci ile koruyucu önlemlere ve aşılara karşı karalama kampanyasını genişletmek için bir fırsat geçmiş oldu.
Yazışmaların getirdiği gürültü patırtı hızla kaybolacak çünkü insanların çoğu virüsün gerçek olduğunu, Kovid-19 hastalığının oldukça tehlikeli olduğunu görüyorlar.
İnsanlar vaka ve ölüm sayılarının şüphecilerin kuruntularını alt etmek için yeterli olduğuna kani olmuş durumdalar.
Önemli olan şey bu tür olayların tereddüt eden bazı kişilerde şüphe uyandırmaması ve imkanları varken aşı yaptırmamaya itmemesi.
Zira aşıların faydaları bilimsel ve tıbbi görüşler ile onaylanmış durumda.
Aşı yaptıran 2,6 milyardan fazla insan var. Ancak dünya nüfusunun yüzde 70 ila 80'ini aşılamak ve virüsü kontrol altına almayı sağlayacak sürü bağışıklığına ulaşmak için önümüzde daha uzun bir yol var.
Brezilya’da sürü bağışıklığında bu yüzdelere ulaşıldığında Kovid-19’un tekrar o korkunç hastalığa yol açmayacağını ve koronavirüsün kontrol altına alınabileceğini gösteren önemli bir deney yapıldı. Sonuçları bu ay açıklanan deney, geçtiğimiz Şubat ve Nisan ayları arasında Sao Paulo eyaletinin Serrana kasabasında gerçekleştirildi. Deney, Çin merkezli Sinovac şirketi ile anlaşarak CoronaVac aşısını yerel olarak üreten Butantan Enstitüsü tarafından denetlendi. "S Projesi" adı verilen deney, komşu illerden insanlar aşının olduğunu duyunca akın ederlerse diye 45 bin nüfuslu kasabayı korumak için sıkı bir gizlilik içinde yürütüldü.
Serrana'da ne oldu?
Araştırmacılar, sürü bağışıklığının ne zaman oluştuğunu ve Kovid-19’a karşı etkili olup olmadığını tespit etmek için dünyada ilk kez yapılan bu deney kapsamında kasabadaki 30 bin yetişkinin tamamının aşılanmasına karar verdiler. Aşılama sürecinin sonucunda Kovid-19 kaynaklı ölümlerin yüzde 95 oranında düştüğü ve vaka sayılarının hızla arttığı başka şehirlerle çevrili olmasına rağmen Serrana kasabasındaki vaka sayılarında gözle görülür bir düşüş olduğu bildirildi.
Deney sırasında kasaba, virüsün ne kadar oranda kontrol alındığını tespit etmek için dört alana bölündü. Araştırmacılar, 18 yaş üzeri nüfusun yaklaşık yüzde 75’ine tekabül eden üç bölgede aşının her iki dozunu uyguladıktan sonra sürü bağışıklığının oluştuğunu tespit ettiler.
Deneyin gözetmenliğini yapan Ricardo Palacios yüzde 75’lik orandan elde edilen önemli sonucun, virüsün tüm popülasyonu aşılamaya gerek kalmadan kontrol altına alınabileceği olduğunu söyledi. Palacios elde edilen diğer önemli bir sonucun da aşı yaptırmayan kişilerin de virüsün yayılma oranının düşmesiyle birlikte emniyette olması olduğunu belirtti. Ayrıca aşılanmayan çocuklar arasında vaka sayısında azalma gözlemlendi. Bu da yetişkinlerin çoğu aşı olduğu sürece okulların yeniden açılması için çocuklara aşı yapılmasına gerek olmadığı anlamına gelebilir.
Aslında üç değil dört bölgede tam sonuca bakarsak Serrana deneyi büyük bir başarı elde etti. Zira sonuçlar, yetişkinlerin yüzde 95'inin iki dozla aşılandığında kasabadaki ölümlerin yüzde 95, hastanede tedavi görenlerin yüzde 86 ve hastalık semptomlarının görülme sıklığının yüzde 80 azaldığını gösterdi.
Buna ek olarak yapılan deneyin sonuçları, aşıların ciddi bir yan etkisi olmadığını ve özellikle aşının ikinci dozunu aldıktan 14 gün sonra aşıyı alanlar arasında Kovid-19 kaynaklı ölüm olmadığını ortaya koydu. “S Projesi”ndeki araştırmacılar daha fazla gözlem yapmak ve özellikle Serrana sakinlerinin vaka sayılarının fazla olduğu komşu kentlerin sakinleri ile karışmasıyla birlikte aşının etkinliğinin ne kadar süreceğini tespit etmek için Serrana sakinlerinin durumunu bir yıl boyunca takip etmeye devam edecekler.
Brezilya, salgın yüzünden çok acı çekti. Yaklaşık 463 bin kişi Kovid-19 yüzünden yaşamını yitirdi. Böylece Brezilya dünya çapında ABD’den sonra en yüksek Kovid-19 ölümü görülen ikinci ülke oldu. 16,5 milyon vaka sayısıyla ise dünya listesinde üçüncü sıraya oturdu. 34 milyon vaka ile ABD birinci, 30 milyon vaka ile ise Hindistan ikinci sırada geliyor.
Brezilya'nın başka bir şehrinde Serrana'ya benzer bir deney daha yapılacak. 148 bin nüfuslu Botucatu’da yapılacak bu deneyde araştırmacılar bu sefer AstraZeneca aşısını kullanacaklar. Brezilya deneylerindeki gelişmeler, nüfusunun yüzde 75'inden fazlasını aşılamayı başaran ülkelerde ve hatta aşılamanın her ülkeyi kapsayacak şekilde devam etmesi durumunda tüm dünyada salgının geleceğine ilişkin bir ipucu verebilir.
Bu tür deneylerin başarılı olması, aşıların yararından şüphe duyanlara verilecek en güzel cevap.
Kulaktan kulağa yayılması gereken şey bu başarılar, komplo teorisyenlerinin kuruntuları değil.