BAE Dışişleri Bakanı: Türkiye, BAE'nin dünyadaki en büyük 10 ticaret ortağından biri

BAE Dışişleri Bakanı Sani bin Ahmed ez-Zuyudi, Independent Türkçe Genel Koordinatörü Muhammed Zahid Gül'ün sorularını yanıtladı
BAE Dışişleri Bakanı Sani bin Ahmed ez-Zuyudi, Independent Türkçe Genel Koordinatörü Muhammed Zahid Gül'ün sorularını yanıtladı
TT

BAE Dışişleri Bakanı: Türkiye, BAE'nin dünyadaki en büyük 10 ticaret ortağından biri

BAE Dışişleri Bakanı Sani bin Ahmed ez-Zuyudi, Independent Türkçe Genel Koordinatörü Muhammed Zahid Gül'ün sorularını yanıtladı
BAE Dışişleri Bakanı Sani bin Ahmed ez-Zuyudi, Independent Türkçe Genel Koordinatörü Muhammed Zahid Gül'ün sorularını yanıtladı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Körfez turunun son durağı Birleşik Arap Emirlikleri'ne (BAE) geldi.

Erdoğan, bugün, BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed El Nahyan tarafından El Vatan Sarayı'nda resmi törenle karşılanacak.

Baş başa görüşme gerçekleştirecek iki lider, anlaşmaların imza törenine katılacak.

Peki, iki ülke arasında gerçekleştirilen anlaşmaların kapsamı ne, ne zaman yürürlüğe girecek?

BAE Dışişleri Bakanı Sani bin Ahmed ez-Zuyudi, Independent Türkçe Genel Koordinatörü Muhammed Zahid Gül'ün sorularını yanıtladı.

İşte o röportajın tamamı;

Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması ne zaman yürürlüğe girecek? İki taraf arasındaki mallar için gümrük muafiyeti oranı nedir?

Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Türkiye, iki ülkenin geçen mayıs ayı sonunda anlaşmayı resmi olarak onaylamasının ardından, yakında yürürlüğe girmesine hazırlık olarak, Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşmasının kabulü ve etkinleştirilmesi ile ilgili prosedürleri şu anda ilerletmeye devam ediyor. Anlaşmanın önümüzdeki Eylül ayında yürürlüğe girmesi bekleniyor. 

Anlaşma, 5 yıl içinde ikili ticareti 18 milyar dolardan 40 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Bu, her iki ülke arasındaki gümrük tarifelerinin yüzde 82'sinin kaldırılmasıyla ve ticaretin yüzde 96'sını oluşturan malların gümrüksüz hale getirilmesiyle mümkün olacak.

BAE ve Türkiye ekonomilerinin bölge toplam ekonomisi içindeki büyüklüğü nedir? Bu, iki ülke, bölge ve dünya arasındaki ticaret hareketini geliştirir mi?

BAE ve Türkiye'nin şu anda yaklaşık 100 milyon nüfusu var. Her iki ülke de dünyanın en önemli 30 ekonomisi arasında yer alıyor ve toplam gayri safi yurt içi hasılaları yaklaşık 1,5 trilyon dolara yaklaşıyor. Başta hizmetler olmak üzere sektörlerin GSYH'ye katkılarının yapısı yüzde 50'nin üzerinde bir oranda oldukça benzer.

Taraflar arasında ekonomik işbirliğini artırmak için sınırsız fırsatlar var. Bu, turizm, ticaret ve teknolojiyi destekleyen hizmet sektörleri, sanayi, tarım, altyapı ve daha birçok sektörü içeriyor. Bu sektörler, BAE ve Türkiye'nin bölgesel ve küresel olarak liderlik ettiği ve öne çıktığı sektörlerdir.

Yatırım alanında ise 2022 yılı sonu itibarıyla her iki ülke, yaklaşık 360 milyar dolar tutarında doğrudan yatırım çekti. Bu, Batı Asya'ya gelen toplam doğrudan yabancı yatırımın yüzde 38'ini oluşturuyor.

Dışarıya yapılan yatırımlar açısından BAE ve Türkiye'nin toplam portföyü yaklaşık 300 milyar dolardır. Bu da Batı Asya'nın dünya çapında yaptığı yatırımların yaklaşık yüzde 50'sini oluşturuyor. 

BAE ile Türkiye arasındaki ekonomik işbirliğinin en öne çıkan alanları neler? Bu konudaki öngörüleriniz nedir?

Her iki ülke, aralarında entegrasyon ve ortak büyüme sağlamalarını sağlayan umut verici bileşenlere sahip olduğundan, BAE-Türkiye ekonomik ortaklığını tüm ekonomik sektörleri içerecek şekilde yükseltmeyi hedefliyoruz. BAE, bölge ve dünya çapında bir ticaret, yatırım, turizm ve lojistik merkezidir.

Ticaretin akışını kolaylaştıran bir koridor ve kapı görevi görür. Ayrıca, dünyanın en önemli yatırım destinasyonları arasında yer alır ve dünyadaki en önemli yatırım ihracatçılarından biridir.

Kapsamlı Ekonomik Ortaklık Anlaşması'nın yakında yürürlüğe girmesiyle, önemli bölgesel ve küresel iş merkezleri olarak iki ülkenin stratejik konumlarından yararlanarak, iki ülkedeki iş toplulukları arasında büyüme, refah ve genişleme için uzun vadeli ortaklıklar kurulmasına katkıda bulunmasını bekliyoruz.

BAE ile Türkiye arasındaki kapsamlı ekonomik ortaklığın önemini yansıtan en belirgin istatistikler neler? Bu ortaklığın iki ülkedeki Gayri Safi Yurtiçi Hasıla'yı desteklemeye katkısı nedir?

Türkiye, BAE'nin petrol dışı dış ticaretinde yüzde 3'lük payla, BAE'nin dünyadaki en büyük 10 ticaret ortağından biridir. 2022 rakamlarına yansıyan büyüme oranları, 2022'de net petrol dışı ticaretteki büyümenin 2021'e kıyasla yüzde 40'ı aşarak 18,9 milyar dolar rekor seviyeye ulaştığını gösteriyor.

Türkiye, BAE'nin petrol dışı ihracatında altıncı en önemli destinasyondur ve Türkiye, BAE'nin ithalat yaptığı ilk 5 ülke arasında yer almaktadır.

BAE, Türkiye'nin dünyadaki en büyük 15’inci, Arap dünyasında ikinci ve Körfez'de birinci ticaret ortağıdır. Türkiye'nin Körfez ülkeleri ile ticaretinin yaklaşık yüzde 50'si, Arap ülkeleri ile ticaretinin yaklaşık yüzde 15'i BAE ile gerçekleştiriliyor.

 

Independent Türkçe



El-Hureyf Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın çabaları madencilik sektörüne sermaye yatırımı çekiyor

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
TT

El-Hureyf Şarku’l Avsat’a konuştu: Suudi Arabistan'ın çabaları madencilik sektörüne sermaye yatırımı çekiyor

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, basın toplantısında Şarku’l Avsat’ın sorusunu yanıtlarken (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Suudi Arabistan’ın gerek Uluslararası Madencilik Konferansı aracılığıyla gerekse sektörle ilgili olumsuz algıyı değiştirmeye yönelik çabalarıyla, dünya genelindeki yatırımcıları özellikle Afrika’da madenciliğe yatırım yapmanın önemini yeniden değerlendirmeye teşvik etmeyi hedeflediğini söyledi.

El-Hureyf bugün Riyad’da, İki Kutsal Caminin Hizmetkârı Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde düzenlenen Uluslararası Madencilik Konferansı kapsamında Şarku’l Avsat’a yaptığı açıklamada, madencilik sektörünün karşı karşıya olduğu en büyük zorluklardan birinin yatırım akışı olduğunu vurguladı. Bu konunun, Geleceğin Madenleri Konferansı ile yuvarlak masa girişiminin başlatılmasından bu yana gündemde olduğunu hatırlattı.

Dünya Bankası’nın Uluslararası Madencilik Konferansı’na katılımının, sektöre yatırımı destekleyecek çözümler bulunmasının önemine güçlü bir işaret olduğunu belirten el-Hureyf, madenciliği tamamlayıcı sektörlerin desteklenmesine yönelik başka girişimlerin de bulunduğunu ifade etti. Bu kapsamda özellikle lojistik sektörüne, hükümet ortaklıkları, uluslararası kuruluşların desteği ve kalkınma bankaları aracılığıyla destek sağlandığını kaydetti.

Öte yandan, madencilikten sorumlu bakanların katıldığı bakanlar toplantısı, bugün Uluslararası Madencilik Konferansı çerçevesinde gerçekleştirildi. Toplantı, 100’den fazla ülke ile 70’i aşkın uluslararası ve sivil toplum kuruluşunun yanı sıra iş dünyası birlikleri ve küresel ölçekte sektörün önde gelen isimlerinin katılımıyla, madencilik ve maden sektörünün geleceğinin ele alındığı dünyanın en büyük ve en önemli platformu olarak öne çıkıyor.

Toplantıda, ‘üç bakanlık girişimi’ kapsamında kaydedilen ilerlemenin gözden geçirilmesi, bir sonraki çalışma aşamalarının belirlenmesi, uluslararası ortaklarla kapasite geliştirme ve beceri kazandırma alanlarında iş birliğinin ele alınması ve küresel düzeyde vizyon birliği ile iş birliğini güçlendirmeyi amaçlayan Geleceğin Madenleri Çerçevesi’nin bilimsel bir yol haritası olarak hayata geçirilmesi hedefleniyor.


El-Hureyf, Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu: Güvenli maden tedariki olmadan endüstriyel hedefler gerçekleşemez

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
TT

El-Hureyf, Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu: Güvenli maden tedariki olmadan endüstriyel hedefler gerçekleşemez

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, Uluslararası Madencilik Konferansı'nın açılışında konuştu. (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Sanayi ve Maden Kaynakları Bakanı Bender bin İbrahim el-Hureyf, ülkelerin ekonomi ve sanayi hedefleri ile enerji planlarını gerçekleştirmesinin, güvenli ve esnek metal tedariklerine bağlı olduğunu vurguladı. El-Hureyf, bu tedariklerin sağlanabilmesi için geniş çaplı yatırımlar ve yüksek maliyetli yenilikçi teknolojilerin benimsenmesinin şart olduğunu belirtti.

Bu açıklama, el-Hureyf’in Kral Selman bin Abdulaziz’in himayesinde Riyad’da düzenlenen beşinci Uluslararası Madencilik Konferansı’ndaki açılış konuşmasında geldi. El-Hureyf, maden kaynaklarının elektrik dönüşümü ve dijitalleşmeyi yönlendiren teknolojilerin özünü oluşturduğunu, aynı zamanda sanayi gelişimi ve hem üretici hem de tüketici ülkelerde geleceğin istihdam alanlarının temelini teşkil ettiğini ifade ederek, bu kaynakların küresel büyümenin başlıca itici güçlerinden biri olduğunu söyledi.

El-Hureyf, son beş yılda yürütülen ortak çalışmaların beklenenden fazla ilerleme sağladığını belirtti ve bu ilerlemenin detaylarının katılımcılara sunulan kitapçıkta yer aldığını kaydetti. Öne çıkan örnekler arasında, maden keşfi finansmanındaki boşluğu gidermek amacıyla Dünya Bankası ile iş birliği ve altyapı finansmanının küresel gündeme güçlü biçimde dahil edilmesi yer aldı.

El-Hureyf ayrıca, şeffaflık ve tedarik zincirinin izlenmesine odaklanan yeni bir diyaloğun başlatıldığını, mevcut durumu yansıtan standartların geliştirildiğini ve yetenek, sürdürülebilirlik ve teknik kapasite alanlarında bir ‘mükemmellik merkezleri ağı’ oluşturulduğunu belirtti. Bu girişimlerin, tedarikçi ve tüketici ülkeler arasındaki zorlu konularda ortak bir zemin sağlama ve hükümetler, sanayi kuruluşları ve çok taraflı örgütleri tek çatı altında buluşturma amacını yansıttığını ifade etti.

El-Hureyf, konferansa katılan çok sayıda bakan ve temsilcinin, ister ilk kez ister düzenli katılımcı olarak bulunmalarını, uluslararası iş birliğinin önemini yansıtan bir işaret olarak değerlendirdi.

El-Hureyf, 2022’de düzenlenen ilk Bakanlar Yuvarlak Masası’nın 32 ülkeyi ağırladığını ve o dönemde Afrika ile Batı ve Orta Asya’yı kapsayan büyük bölgeye odaklandığını hatırlattı. Bugün ise 100’ün üzerinde ülke ve 70 uluslararası kuruluşun üst düzey temsilcilerinin katılım gösterdiğini belirtti.

Katılımcı sayısındaki bu genişlemenin, Latin Amerika gibi diğer bölgelerden gelen taleplerin bir yanıtı olduğunu ve küresel diyaloğun önemini, çözüm geliştirme kapasitesini ortaya koyduğunu vurguladı. El-Hureyf, bugün masada bulunan temsilin rakamların ötesine geçtiğini; G20 ülkeleri, tedarikçi ve tüketici devletleri kapsadığını, bu sayede diyaloğun doğru taraflarla, doğru zamanda ve doğru yerde yürütüldüğünü ifade etti.

El-Hureyf, bu katılımın, metallere dayalı yeni bir küresel kalkınma, refah ve istikrar çağının şekillendirilmesinde ortak sorumluluğu temsil ettiğini belirterek, madenlerin küresel kalkınmanın temel dayanağı olduğunu vurguladı.

Öte yandan el-Hureyf, proje geliştirme süreçlerinin yavaşlığı, küresel politika parçalanması, altyapı boşlukları, finansman kısıtları ve sektöre yönelik güven eksikliği gibi mevcut zorlukları da kabul etti. Ancak bu sorunların tek başına çözülemeyeceğini, ülkeler arası gerçek ve planlı iş birliğinin fark yaratabileceğini ifade etti.

Konuşmasını, ortak zamanı akıllıca kullanma, uzun vadeli bir bakış açısıyla hareket etme ve gezegenin geleceği için somut ve aktif tartışmalarla canlı bir eylem planı oluşturma çağrısıyla tamamlayan el-Hureyf, kolektif çalışmanın dünya için gerekli metal tedariklerinin temelini oluşturduğunu vurguladı.


Suudi Arabistan, Kiev'deki Katar büyükelçiliği binasına bombalı saldırı sonucu verilen zarardan dolayı üzüntü duyduğunu açıkladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku’l Avsat)
TT

Suudi Arabistan, Kiev'deki Katar büyükelçiliği binasına bombalı saldırı sonucu verilen zarardan dolayı üzüntü duyduğunu açıkladı

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku’l Avsat)
Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı logosu (Şarku’l Avsat)

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanlığı, Ukrayna'nın başkenti Kiev'de meydana gelen bombalı saldırı sonucunda kardeş ülke Katar'ın büyükelçilik binasına verilen zarardan dolayı Krallık'ın derin üzüntüsünü dile getirdi.

Bakanlık’ın yaptığı açıklamada, “Krallık, Viyana Diplomatik İlişkiler Sözleşmesi uyarınca diplomatik misyonların üyelerine ve merkezlerine koruma sağlanması gerektiğini teyit eder ve (Rusya-Ukrayna) krizini barışçıl yollarla çözmeyi amaçlayan diplomatik çabaları desteklediğini yineler” ifadeleri yer aldı.