MÖ 6. yüzyılda, tüm sosyal ve ahlaki davranış geleneklerini içeren bir doktrin oluşturmayı başaran ilk Çinli olan filozof Konfüçyüs şöyle der: Uçsuz bucaksız ve çok geniş bir ülkeyi yönetenler, politikalarında ciddi olmaya çalışmalı ve vatandaşlarına güven vermeliler. Meclislerinde en değerli ve bilge olanlara yer vermeliler.
Mevcut Sudan'ımızda, 2018 Aralık Devrimi”, dünyanın farklı bölgelerinden liderler, düşünürler ve medya çalışanlarından takdir ve övgü topladı. Örneğin, eski Mali cumhurbaşkanı Profesör Ömer Konare şunları yazdı: “Sudan halkı, bireyci eğilimleri ve dar bencillikleri aşarak büyük gruplar halinde harekete geçti, gökyüzünü kucakladı ve daha geniş ufukların, özgürlük, adalet ve barış yönetiminin önünü açtı. Sudan halkının tarihi devriminin karşısında büyük bir saygıyla eğiliyoruz, ama bu devrimin bizzat kendisini örgütleyenler tarafından başarısızlığa uğratılmasından da korkuyoruz.”
Devrimden 3 yıl sonra ülke, kimlik ve aidiyet düzeyinde aktif ve kesin dönemeçlerden geçiyor ve etkileşimler yaşıyor. Bu bazılarının gözünde eski Sudan'dan yeni Sudan'a geçiş aşamasıdır. Bu noktada, yükselmenin ve yaratıcılığın temeli olan değişimin ancak ilahi kanuna göre gerçekleşebileceğine dikkat çekmeliyiz; “Şüphesiz ki, bir kavim kendi durumunu değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez.”
Değişim bayrağını taşıyan akımların talep ettiği değişim, bizi iyi yönetişimi uygulamaya yöneltmeli. İyi yönetişimin sütunları ise: Açık bir vizyon ve herkes için bağlayıcı bir programa göre hukukun üstünlüğü, şeffaflık, halkın kararlara katılımı, adalet, başarı, yönetimde verimlilik, hesap sormak ve hesap vermektir.
Gerçekten de, görkemli Aralık Devrimi" Sudan'daki siyasi gidişatta köklü bir değişim yarattı. Ancak bu dönüşümün döngülerinin tamamlanması için değişim güçleri şunları yapmalı; siyasi iklimi sürdürülebilir bir demokratik sisteme sorunsuz geçiş için hazırlamak, vatanseverliği ve ülke çıkarlarını her şeyin üstünde tutmak, ki bu da, hataları kabul etmeyi, gözden geçirmeyi, eleştirmeyi ve faillerinden hesap sormayı gerektirir. Ayrıca, anlaşmazlıkları yönetmek ve ötekini kabullenmek konusunda yeni ve yenilikçi yöntemler benimsemeyi, en önemli özellikleri geniş katılım, iyi yönetişim, şeffaflık, katılımcı bir ruhla çalışmak olan merkezi olmayan bir demokratik sistem kurma taahhüdüne bağlı kalmayı da icap ettirir.
Değişim güçleri, nedenlerini ortadan kaldırarak, adil ve sürdürülebilir bir barışı sağlayarak savaş dosyalarını kalıcı olarak kapatmalıdır. Bunu başarmak için ülkenin çeşitli sorunlarına hitap eden yenilikçi ve geleneksel olmayan çözümler aramalıdır. Farklı olma hakkı ve hoşgörü değerlerini derinleştirmelidir. Ardından, vatandaşın haklarını geri alacağı, herkesin bağlı olduğu onurlu bir anlaşma aracılığıyla görevlerini yerine getireceği yeni bir sosyal sözleşme üzerinde anlaşmalıdır. Bu, ülkenin ilerlemesi demektir. Halkın sorumlulardan hesap sorduğu yeni bir kültürün ışığında geleneksel toplumdan modern topluma, askeri toplumdan sivil topluma geçiş için yeni bir vizyona dayanan, çığır açan ve kalkınmacı bir ulusal proje üzerinde uzlaşılması anlamına gelmektedir.
Acil gereksinimler arasında ayrıca şunlar da yer alıyor:
1.Tüm anti-demokratik kalıpların ortadan kaldırılması.
2. Devlet kurumlarının bağımsız, demokratik ve kurumsal temeller üzerinde yeniden inşası.
3. Tek parti devletinin yıkılması ve ulus-devletin kurulması.
4. Yolsuzlukla mücadele, yozlaşmışların yargılanması ve yağmalanan fonların iadesi.
5. Hakikate ulaşmak için geçiş dönemi adaletinin sağlanması, bireysel ve toplu tazminat yoluyla zararların tazmin edilmesi.
6. Suçlunun pozisyonu veya makamı ne olursa olsun cezadan kurtulmasına izin verilmemesi.
Sudan toplumumuzda demokrasi çağrısı, siyasi ve ideolojik düzeylerdeki gerçek kanaatlerden kaynaklandığı için, iktidar mücadelesi, bazı yüzlerin uzaklaştırılması ve onların yerine yenilerinin getirilmesi değil, aksine, rejimde gerçek bir değişiklik anlamına gelmektedir. Başka bir deyişle, önemli olan Sudan'ı kimin yönettiği değil, Sudan'ın nasıl yönetildiğidir. Burada, Ocak 1956'daki bağımsızlığından bu yana Sudan'ın, özellikle çok partili parlamenter demokrasinin benimsenmesini talep eden kitlesel halk devrimleri yoluyla üç askeri rejimi (1964, 1985 ve 2019'da) devirdiğini belirtmeliyiz. Söz konusu demokratik sistemi aslında 3 kez kurmayı başardı ama hepsi de askeri darbelerle yıkıldı.
Bu hedefe ulaşmak için üzerinde durulması gereken önemli noktalar vardır. Bunlar; Aralık Devrimi'nin sloganlarının (özgürlük, barış ve adalet) üçüncü sütunu ve demokratik dönüşümde başarı derecesini ölçmekte önemli bir kriter haline gelecek adalete bağlılıktır. Vatandaşlığın hakların ve görevlerin temeli olduğunu kabul ederek, vatandaşlık bağını, kabilevi, bölgesel veya mezhepsel olsun diğer herhangi bir bağ üzerinde tutmaktır. Arap dünyasının gıda sepeti olması gereken bir ülkeyi kıtlıklar çeken bir ülkeye dönüştüren ağır ekonomik kriz ele alınmalıdır. Ekonomi, modernize edilip, devrik devlet başkanı Ömer el-Beşir rejimi altında 30 yıllık uluslararası izolasyonun ardından küresel ekonomiye yeniden bağlanarak reforme edilmelidir. Yolsuzlukla uzlaşmaz bir şekilde mücadele edilmelidir. Sudan'ın farklı bölgelerinde dengeli bir kalkınma sağlamak için, iş bölümü ile servet tekeli arasındaki ilişkiyi kıran ekonomik bir oluşum içinde sosyal politikalar kristalize edilmelidir. Dengeli kalkınmanın en önemli özellikleri şu olmalıdır: Kırsal bölgelerin, gerek ürün ekimi gerek besicilik olsun tarım sektörünün gelişimine önem vermek, ülkenin tükenmekte olan kaynaklarını korumak.
Son olarak, istenilen hedeflere ulaşmak için hakiki bir federasyon sistemi hayata geçirilmeli ve yerel yönetim sistemi geliştirilmelidir. Dış politikada ise, bölgesel ve uluslararası eksenlerden uzak, ülkenin yüksek çıkarlarının yönettiği dengeli dış ilişkiler kurulmalıdır. Bu büyük devrimin fitilini ateşleyen ve onun için çokça kan döken gençlik üzerindeki vesayet de kaldırılmalıdır. Gençler, kendilerinden önceki nesillerin mücadelelerinden uzak duran gençlik örgütleriyle saflarını birleştirmeliler. Sudan'daki Aralık Devrimi’nde kadınlar da öncü bir rol oynadılar, milyonluk mitinglere büyük bir yoğunlukla katıldılar. Bu ise kadınları, arzu edilen kalkınmanın önemli bir unsuruna dönüştürmektedir. Devletin ve toplumun çeşitli alanlarında liderlik pozisyonlarını ve üst düzey mevkileri üstlenebilecek duruma getirmektedir.
TT
Sudan'da siyaset sahnesini yeniden düzenlemek
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة