Semir Ataullah
Lübnanlı gazeteci - yazar
TT

Liderlikte iki kadın

Bir televizyon mülakatında (Al Jadeed), başbakan olarak İndira Gandi’nin Margaret Thatcher’dan daha önemli bir figür olduğunu söylemiştim. Görünen o ki pek çok izleyici bu karşılaştırmadan ve vardığım sonuçtan rahatsız olmuş; hatta bazı yorumlarda beni cahillikle suçlayanlar bile çıktı. İtiraz edenlerin aklında hiç şüphesiz Birleşik Krallık ile Hindistan arasındaki büyük fark vardı.

İşin aslı, benim aklımdaki de tam olarak buydu. Bayan Thatcher, dünyanın en gelişmiş ülkelerinden birini yönetti ve yeryüzünün en köklü demokrasisine liderlik etti. İndira Gandi ise dünyanın en geri kalmış ülkelerinden birinde iktidarı devraldı. İnsanlarının 200 farklı dil konuştuğu, yoksul ve aç bir ülkede demokratik sistemi ayakta tutmayı başardı. Thatcher iktidara gelmek için dişini tırnağına takıp savaşırken, İndira ise uzun süre gücü ve otoriteyi reddetti.

Ancak koltuğa oturduğunda, Hindistan siyasetinin o karanlık labirentlerinde cesaretle yol aldı ve dönemin dev isimlerine meydan okudu. Bu açıdan bakıldığında iki lider birbirine benziyordu; zira Thatcher da İşçi Partisi ve Muhafazakârlar içindeki İngiliz siyasetinin devleriyle gözünü kırpmadan çarpışmıştı. Amacım, bir bakkalın kızı olarak yetişip Batı’nın en önemli liderlerinden biri haline gelen Thatcher’ın önemini küçümsemek değildi. Ne var ki, Nehru hanedanının yaşadığı dram, Thatcher’ın Winston Churchill ve diğer büyük isimlerin halefi olarak Downing Street’te sürdürdüğü o nispeten sıradan hayata tamamen ağır basıyordu. İndira, Londra’da taksitle bile olsa küçük bir ev satın almaya gücünün yetmediği ve bu yüzden bir oda kiralamaya karar verdiği günleri asla unutmamıştı.

İndira aslında her zaman kırılgan bir bünyeye sahipti ancak bu zayıflığını muazzam bir sabırla gizlemeyi bildi. Eşi Feroze Gandi vefat ettiğinde, Hindistan'ın o kendine has gelenekleri uyarınca onun bedenini kendi elleriyle yıkamakta ısrar etmişti. Sih korumaları tarafından suikasta uğradığında ise bedeninin yakıldığı odunları tutuşturma görevi büyük oğlu Rajiv’e düşecekti. Hayata gözlerini yumduğunda, üzerinde hâlâ Hindistan’da yasın rengi olan beyazlar vardı.