Abdullah Utaybi
Suudi Arabistanlı yazar. İslami akımlar araştırmacısı
TT

Suudi Arabistan medeniyeti ve Riyad Expo 2030

Suudi Arabistan'da harika bir şey oluyor; ışığın başkenti Paris'te, "Uluslararası Sergiler Bürosu Genel Kurulu", 180 ülkeyi kapsayan gizli oylamayla, Expo 2030 Fuarı’nın ev sahibi olarak Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’ı seçti. Riyad bu oylamayı kazanarak bir emsal oluşturdu, zira oylamayı ilk turda kazanan ilk şehir oldu. Güney Kore ve İtalya'dan iki rakip şehri büyük bir farkla geride bırakarak 119 oyla kazandı.

Sadece iki yıl önce Suudi Arabistan, fuara 2030 yılında ev sahipliği yapma arzusunu açıkladı. Vizyon oluşturuldu ve geçen iki yıl boyunca tüm sorumlu taraflarca çaba gösterildi. Pratikte yeni Suudi Arabistan'a, etkileyici vizyonuna ve gelecek planlarına uluslararası düzeyde duyulan neredeyse sınırsız güveni yansıtan ses getiren bir başarı ile de sonuca ulaşıldı.

“Muhammed bin Selman’ın çabaları Expo 2030’u Suudi Arabistan’ın kazanmasını sağladı” açıklaması, Suudi Arabistan Bakanı Ahmed el-Hatib'in, olayın tam merkezinde söylediği ve tüm Suudi Arabistanlılar adına bir dizi üstün başarılar arasında yer alan bu başarıda asıl pay sahibini tarif ettiği doğru ve spontane bir ifadeydi.

Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman, bu zaferi "Suudi Arabistan'ın öncü, merkezi rolünü ve sahip olduğu uluslararası güveni pekiştirdiğini" söyleyerek yorumladı. Ülkesinin "bu küresel forumu en yüksek düzeyde yenilikle düzenleyerek tarihinde olağanüstü ve benzeri görülmemiş bir versiyonunu sunmaya" kararlı olduğunu vurguladı. Yıllar içinde tüm dünya, Suudi Arabistan Veliaht Prensi'nin bir şey söylediğinde bunu gerçekten kastettiğini, sözü eylemle birleştirenler için uluslararası bir sembol haline geldiğini öğrendi. Onun sözleri eylem, fikirleri proje olur. Veliaht Prens Riyad'ın Expo 2030’da dünyayı kucaklamaya ve fuarın “Değişim Çağı: Dünyamızı geleceğe taşımak” şeklindeki ana temasını, “daha iyi bir yarın”, “iklim eylemleri”, “herkes için refah” ve “tüm potansiyellerin kullanılması” gibi yan konularını gerçekleştirmek için katılımcı ülkelerin dosyasında yer alan yükümlülüklerini yerine getirmeye hazır olduğunu da vurguladı.

Veliaht Prens Muhammed, 7 yıl önce, bazılarının imkansız veya gerçekleşmesi mümkün olmayan iddialı bir vizyon olarak gördüğü "Suudi Arabistan 2030 Vizyonu"nu, ana eksenlerini, destekleyici programlarını ve yaratıcı hedeflerini duyurmuştu. Bugün Suudi Arabistan halkı vizyonun nasıl hayata geçmeye başladığını, deklare edilen tarihten yıllar önce proje ve programlarının nasıl büyük projelerde ve günlük hayatın detaylarında her gün tezahür ettiğini yaşıyor ve tüm dünya onunla birlikte bunu görüyor. Bugün Suudi Arabistan tüm bu ivme ve başarısıyla “Expo Riyad 2030”a ev sahipliği yapacağını duyuruyor. Bu, vizyonuna ve tamamlanacağı yıla (2030) önemli bir katkıdır. İçinde bulunduğumuz yıldan (2023) yedi yıl sonra tüm dünya bizimle birlikte bir tarihin yazılışına, imkansıza boyun eğdirilmesine, anavatanın inşasının ve ilham veren liderin vizyonunun tamamlanmasına tanıklık edecek.

Tarihin mantığına göre, elde edilen başarılar ve bunlara eşlik eden ivme katlanarak artacak, henüz tamamlanmamış projelerin tamamlanma süreleri kısalacak. Yedi yıl önce, gelecek yedi yılın en iyi öngörüsüdür ve yeni Suudi Arabistan, “Vizyon 2030” ve sonrasında, ardından “Vizyon 2040” ve sonrasındaki uzun gelecek boyunca uzun iyilik ve cömertlik yılları vaat ediyor.

Bu satırların yazarı iki yıl önce “Expo 2020 ve Suudi Arabistan standı” başlıklı bir makale yazmıştı. Expo deneyimi ve Suudi Arabistanlı katılımcılarla ilgili makalede şunları söylemişti: "Herkesle ayrıcalıklı ve profesyonel bir şekilde ilgilenmekle görevlendirilenler, eğitimli, seviyeli ve seçkin genç Suudi Arabistanlı kadın ve erkeklerdi. Bu profesyonellik, teknolojilere, inşaata ve hizmetlere yapılan tüm yatırımlara rağmen insana yapılan yatırımın en başarılı, en kalıcı ve en etkili yatırım olduğunu kanıtlıyor." Makale şu sözlerle sona eriyordu: "Dubai'deki Expo 2020'nin ve Suudi Arabistan standının sembolizmi, BAE ile Suudi Arabistan'ın başarılarda rekabet ettiğini, kazanmak için yarıştığını, daha iddialı olmaya gayret ettiğini,  gelecekteki çatışmaların Arap, bölgesel ve uluslararası düzeyde geçmişteki ideolojilerle hiçbir ilgisi olmadığını gösteriyor.”

İlerleme atağı içinde olan ülkelerde zaman uçup gider ve “Expo 2020”nin Dubai'de, “Expo 2030”un ise Riyad'da olması şaşırtıcı değil. Bu, iki kardeş ülkenin ilerleme ve refaha yönelik rekabetinin doğal bir sonucu ve zirve için rekabet etmek, başka bir şey için rekabet etmekten daha iyidir. Bilinçli liderler ülkeleri ve halkları için umutlarının doğasını seçer, vizyonlar çizer ve onları gerçekleştirmek için çabalarlar. Bir lider ile diğeri arasında, bir ülke ile diğeri arasındaki farklılık ve anlaşmazlık bu noktada baş gösterir.

Ülkeler de insanlar gibidir ve her biri ilerleme ile geri kalma, geçmiş ile gelecek arasında kendi tercihini yapar. Bölgemizde iki egemen görüş var; birincisi, tüm kompleksleri ve afetleriyle geçmişe ait olan, onu yanlış bir zamana getirmek isteyen, yaşamı ve doğal gelişimini engellemek için onu kullanan görüştür. Söz konusu görüş ayrıca, nüfuzunu yaymak ve hegemonya kurmak için de geçmişi kullanıyor, onun ve hurafeleri uğruna kan döküyor, öldürüyor ve iğrenç mezhepçilik, ölümcül ideoloji ve sahte kutsallıklar adına yıkım ve tahribatı yayıyor. Geçmişin eşiğinde bugünü katlediyor, geleceği ayaklar altına bir kurban olarak sunuyor. Bu görüşün, kendisine sponsor olan, vizyonunu, stratejisini, iç ve dış politikasını kendisine dayandıran ülkeleri vardır.

Diğer görüş ise Suudi Arabistan'ın temsil ettiği, geçmişi geride bırakmayan, aksine onun içinde kimliği koruyan, aidiyeti pekiştiren ve asaleti onaylayan şeyleri seçerek koruyan bir görüştür. Bu görüşte din insanlara yol gösterici, tarih ise kurulmakta olan yeni medeniyetin ruhunun ve yaratılacak nesillerin umudunun önemli bir kaynağıdır. Ne kadar kamufle edilmiş ve geliştirilmiş olursa olsun, ölümcül veya mayınlı kavramlardan ziyade inşaat, gelişme, ilerleme ve yükselme ile meşguldür. Sonuçlar da bunun en iyi delilidir.

Yeni Suudi Arabistan, bu görüşün hakim olması, yayılması ve zafer kazanması gereken görüş olduğunu kanıtlamak için mükemmel bir modeldir. Dünya onlarca yıl önce Japonya'nın İkinci Dünya Savaşı sonrası tecrübesini, Singapur'un kalkınma tecrübesini konuştu, şimdi ise yeni Suudi Arabistan’dan bahsetmeye başladı, hem de modeli henüz tamamlanmadan ve projelerinin tamamı gerçekleşmeden önce. Zira zeki bir gözlemci, dikkatli bir analist ve parlak bilim insanı, başlangıçlardan sonuçları bilebilir ve başlangıçlarını anlayarak sonları okuyabilir. Tarih sadece saçmalıklar değil bir birikimdir. Müspet bilimlerdeki uzmanlar geleceği öngörebilir ve tahmin edebilirler. Burada gaybı bilme iddiası yoktur, fakat bilim ve bilgi ile akıl ve mantık vardır.

Tüccarlar ve iktisatçılar paralarını nereye koyacaklarını, servetlerini nereye yatıracaklarını çok iyi bilirler ve başkalarına da öncülük ederler. Suudi Arabistan, ilgi alanları ne olursa olsun bu sınıfların ilgisini çekmeye başladı ve birçoğu Suudi Arabistan'da mevcut olan yeni fırsatları araştırmaya ve keşfetmeye başladı. Modern dünyada; bu kişiler, yeni gelişmiş alanları keşfetme, izleme ve yönelme konusunda diğer politikacı ve aydınların önüne geçmektedirler ve Suudi Arabistan her gün bu sınıflarla dolup taşıyor.

Son olarak Suudi Arabistan, başkenti Riyad'da Expo 2030’u ağırlayacak ve 2030 Vizyonu’nun gerçekleşmesiyle örtüşecek bu fuar için benzeri görülmemiş bir versiyon vaat ediyor. Suudi Arabistan için 2030 bir başarı ve mutluluk yılı olacak.