Yeni tip koronavirüsü salgını korkusuyla dünyanın kapıldığı dehşet, hükümetlere siyaset ile sağlık arasında ayrım yapmaları gerektiğine dair bir derstir. İnsan güvenliğinin, işbirliği, şeffaflık, çevre koruma kültürü ve toplum sağlığını gerektiren birbirine bağlı bir zincirden oluştuğu konusunda bir örnektir. Ülkelerin insan sağlığına yönelik tehditlerle tek başlarına savaşamayacakları ve gizleme çabalarının tehlikenin daha çok yayılmasına neden olabileceğine yönelik bir derstir. Yeni bir salgın olmasına rağmen bu tehlike ile yüzleşmekte başarısız oldukları için şimdi tüm suçlamalar hükümetlere yöneltilmiş durumda.
Öfkenin artması ile komplo teorileri de ortaya çıkmaya başladı. Virüsün biyolojik silah çalışmaları yapan askeri bir laboratuvarda üretildiği ve buradan yayıldığı öne sürüldü. Yıllardır ne zaman tehlikeli bir salgın ortaya çıksa hemen bu tür komplo teorileri gündeme geliyor. Oysa virüsler eski zamanlardan beri insanlığa eşlik ediyor. Günümüzde ulaşım ve iletişim araçlarının gelişmesi, çevreye verilen zararlar ve nüfusun artması ile virüslerin insanlığa karşı sürekli yeni saldırılarda bulunması da kaçınılmaz oluyor. Dolayısıyla, planlı bir askeri eylem olduğuna ya da bilim kurgu filmlerinde olduğu gibi laboratuvardan kaçmış bir virüs olduğuna inanmak zorunda değiliz.
Hükümetler, tehlikeleri önemsemedikleri ya da vatandaşlarının güvenliği yerine kendi itibar ve saygınlıklarına öncelik verdikleri zaman kınanabilirler. Çin güvenlik güçlerinin bu tehlikeye ilk dikkati çeken Çinli doktora, yeni tip koronavirüsüne karşı uyaran açıklamaları nedeniyle tepki gösterdiği öne sürülüyor. Maalesef doktorun bu uyarıları doğru çıktı ve bizzat kendisi yeni virüs nedeniyle hayatını kaybetti.
Salgınlar dünyayı her zaman savaşlardan ve doğal afetlerden daha fazla dehşete düşürmüştür. Şimdiye kadar alınan en iyi haber ise, Çin’de ilk kez salgının yayılmasının yavaşlamaya başladığına dair haberdi. Tablonun daha çok netleşmesi ile karantina işlemlerinin paranoya seviyesine ulaştığına, bunların abartılı ticari hileler olduğuna, bu salgının da kontrol altına alınabilecek bir başka hastalıktan ibaret olduğuna dair medya ve politikacılara yöneltilen eleştiriler ve alaycı dil kayboldu.
Dünya ülkelerinin neredeyse yarısında bu hastalığa yakalananların tespit edildiği şeklinde haberler gelmeye başladı. Ölenlerin sayısı eski tip koronavirüsü nedeniyle hayatlarını kaybedenlerin sayısının iki katına ulaştı. Kriz hak ettiği boyuttta ele alınmaya başladı. Bu, küçümsenmemesi gereken tehlikeli bir salgındı. Uluslararası ilişkiler düzeyinde ne kadar zor ve utanç verici olursa olsun kendisine karşı azami düzeyde korunma önlemleri alınmalıydı.
Çin Devlet Başkanı Şi Cinping, korona sebebiyle 7 yıl önce Çin’in yönetimini üstlenmesinden bu yana karşılaştığı en tehlikeli sorun ile yüzleşiyor. Devlet Başkanı, gazeteciler eşliğinde sokağa çıktı. Maskeli bir şekilde insanları selamladı. Hastanelerdeki hastaları ziyaret etti. Ateşini ölçtü ve insanlara tokalaşmadan ve öpmeden birbirleri ile selamlaşmalarını tavsiye etti.
Hastalığa yakalananlar arasında ölüm oranları %2’den az olmasına rağmen insanların kapılmış olduğu korku hali, hastalığın kendisinden daha tehlikeli. Korkunun nedeni ise, hastalığa yakalanmayı engelleyecek ya da tedavi için bir ilacın bulunmaması ve hastalığa yakalananların üç hafta içinde hayatlarını kaybetmeleri.
Halkın öfkesi, korku ve çaresizliğin doğal bir sonucudur. Tedavi ve aşı konusundaki bilimsel çaresizliğin geride bıraktığımız birkaç aydaki gibi devam etmesi halinde işler, uluslararası ilişkiler düzeyinde daha kompleks bir hal alabilir. Ekonomik çöküşler ve sivil isyanlar yaşanabilir. Hükümetler boykot, seyahat ve ticareti sınırlandırma, tıbbi malzeme ve ürünlerin tükenmesi nedeniyle bazı yaşam bölgelerini tamamen karantina altına alma konusunda daha sıkı önlemlere başvurmak zorunda kalabilir.
Yeni tip koronavirüsün ilk kurbanı olan Çin’de hastanelerde yatak eksikliği, enfeksiyona yakalananlar için tıbbi maske temin etmek gibi sorunlar yaşanıyor. Her hükümet hastalığın kendi ülkesinde yayılması korkusu ile en kötü senaryoları düşündüğü için dünyada Çin’e yardım etmeye hazır bir ülke de bulunmuyor. Çin’in Wuhan şehri, Japon sularındaki gemi ile Kamboçya limanındaki bir başka gemi örneklerinde görüldüğü gibi hükümetler enfeksiyona yakalananları karantina altına alarak hastalığın yayılmasını engellemek için katı önlemlere başvuruyor. Hayatta kalmayı garanti eden bu sert gerçekliktir.
TT
İtibar ve güvenlik arasında korona
Daha fazla makale YAZARLAR
لم تشترك بعد
انشئ حساباً خاصاً بك لتحصل على أخبار مخصصة لك ولتتمتع بخاصية حفظ المقالات وتتلقى نشراتنا البريدية المتنوعة