Korona uzlaşısı çağı

Korona uzlaşısı çağı

Cumartesi, 28 Mart, 2020 - 13:15
Muhammed el-Arabi
Mısır Eski Dışişleri Bakanı

Bir virüsün yaygınlaşmasından ya da bir salgının dünyayı etkisi altına almasından bahsettiğimizde; her zaman, daha çok kimin neden olduğu sorusuna yanıt arayan tipik analizlere yöneliriz. Dolayısıyla, komplo teorilerinin esiri olmamak için gelin bunu analitik bir biçimde tartışmaya çalışalım.

Bu tür tehditler bizleri alışılmışın dışında bir güvenlik kavramına başvurmaya sevk eder. Burada tehdit, ülkelerin ulusal güvenliğine yöneliktir. Askeri ya da geleneksel bir savaş tehdidi değildir. Siyasi sınırların fiili olarak kendilerine çözüm bulmakta aciz kaldığı yasadışı göç ve terörün de bu tür tehditler arasında olduğunu söyleyebiliriz. Son olarak ortaya çıkan koronavirüs sorunu da kendisi ile birlikte yeni varsayımları gündeme getirdi.

Ancak, söz konusu küresel krizin bir dizi siyasi, ekonomik, sosyal ve ticari çatışmalarla iç içe geçmesi ışığında sorularımızı Kovid-19 virüsünün yayılmasının etkilerini anlama çabası kontrol etmelidir.
Birincisi: Hızlı etkiler

Yeni tip koronavirüs tehlikesi ülkeler arasında işbirliğinin gerekliliğinin yanı sıra halklar arasında yeni nefretleri de ortaya çıkardı. Sosyal medyada görülen gerilim, hızla yayılan haber ve bilgilerin ışığında dünyadaki görsel ve işitsel medya organları belirli tutumlara odaklandı ve tartışmalar aşağıdaki noktalar etrafında döndü:

-Hükümetler tarafından alınan koruyucu tedbirler

-Halkların bu tedbir ve önlemlere verdiği tepki

-Aşıyı bulmaya yönelik uluslararası çabalar

Öte yandan haberler ile sosyal medyadaki paylaşımlar, kimisi ırkçı, kimisi de en çok vakaların görüldüğü ülke vatandaşlarına yönelik -kader ve insani yönü görmezden gelen- seçici davranışların yol açacağı ve uzun yıllar sürebilecek insani felaketleri haber veren bir dizi olumsuzluğu da gün yüzüne çıkardı.

Krizi aşmak için birbirleri ile eşgüdümlü hareket etme yoluna giden ülkeler de oldu. Koronavirüs salgını, uluslararası bir boyuta sahip olduğu için bu tür koordinasyon ve işbirlikleri, krizle yüzleşmekte daha başarılı politikalar takip etmek için gereklidir. Sorun, krizin felaket düzeyine ulaşmış olması, şu veya bu ülke vatandaşı ayrımı yapmaması ve şimdiye kadar sorunun gerçek boyutunu bilemememizdir.

Korona sorunu, öncesi ve sonrası ile yeni bir takvimin başlangıcı olacak. Yeni takvim daha insancıl olup bazı sorunların özellikle de kronik bölgesel çatışmaların bir kenara bırakılmasına neden olabilir. Diğer bir deyişle, herkesin hayatını tehdit eden daha büyük bir tehlike nedeniyle bazı dar siyasi hedeflerin gözden geçirilmesinin önünü açabilir.

Mevcut insani sahne, herkese ideolojik önyargıları ve anlık çıkarları bir yana bırakmayı ve başkalarının hayatlarıyla ilgilenmeyi dayatıyor. Çünkü eğer insan varlığını tehdit eden gerçek bir tehlikeye karşı duramıyorsa ideolojinin ve çıkarların ne anlamı var.
İkincisi: Ayırt edici köklü etkiler

Dünya halklarının ve ülkelerinin çoğuna genelleştirilebilecek tedbirlerin çoğu zengin ve fakir olsun tüm ülkelerde olası bir ekonomik çöküşü haber veriyor. Buradan ortaklık, işbirliği ve birlikte yaşama dayalı yeni bir ekonomik sistem ortaya çıkabilir. Aşıya ulaşma alanındaki rekabetin boyutu, önümüzdeki dönemde silah harcamalarının azalmasına, bilimsel araştırma, sağlık hizmetleri ve halkların gıda güvenliği için daha fazla kaynak ayrılmasına neden olabilir.          

Söz konusu kriz, daha katılımcı olması, nerede olursa olsun insan hayatını korumaya daha çok katkıda bulunması için uluslararası kurumsal mekanizmaların güncellenmesi gibi bir sonuç doğurabilir. Gündemini bölgesel ve küresel olarak yeniden formüle etmesi için bu kriz altın bir fırsat olabilir. Bunun yanında bazı ülkelerin koruyucu tedbirleri, diğer ülkeler için olumsuz bir etki yaratabilir. Bazı ülkelerin katı tedbirleri, bunlara uymayanların cezalandırılmasını da içeriyor. Bunlar küreselleştiğinde daha katı ve tavizsiz bir hal alabilirler. Keza araştırma komitelerinin önlemlerin etkili olup olmadığı veya başkalarına zarar verip vermediği konusundaki rolleri de daha çok ön plana çıkacaktır. Halklar ve hükümetler arasında kurulacak iletişim köprüleri, aralarındaki bazı krizleri aşmak ve safları birleştirmek ve sorunla yüzleşmek için bir umut ışığı olabilir.

Dünyanın bir varlık sorunu ile meşgul olmasını fırsat bilip kendi planlarını sahada uygulamaya geçirmek isteyenler gibi sahada bazı değişimlerin önünü açanlara da tanık olabiliriz ki, ABD girişimi buna iyi bir örnek olabilir.

Sözün özü; insani müdahaleler gerektiren kimi durumlarda taraflı tavırlar benimsedikleri ve bazı tarafların çıkarlarını üstün tuttukları için uluslararası kurumların uygulayamadıkları, insan hayatını koruyan ilkeleri destekleyen daha ince kavramların yeni bir formülasyonu ile karşı karşıya bulunuyoruz. Sakin olmak güvenliğin doruk noktasıdır. Halihazırda tüm dünyanın yüzleştiği krizde en önemlisi sükunetimizi korumaktır. Oysa şu ana kadar tüm devletler, karantina, izolasyon vb. yasal, anayasal araçları ve gücü kullanmak için adeta seferber olmuş durumda.

Diğer yandan bu kriz, doğanın her düzeyde günlük faaliyetlerimizi yerine getirmemizi önleyerek kendisine yönelik saldırılarımıza bir son vermemiz için bizlere göndermiş olduğu bir uyarıdır.


DİĞER KÖŞE YAZILARI

Editörün Seçimi

Multimedya